GENEL

ONLAR TÜRKİYE TARİHİNİ NUTUK’TAN DEĞİL, SAİD-İ NURSİ, NECİP FAZIL, FESLİ KADİR GİBİ İSLAMCI İDEOLOJİ SATANLARDAN ÖĞRENDİLER

Peki, Sadrazam DamatFerit’in Sivas’taki ihaneti ve alçakça kumpası nedir?

Sivas’ta Damat Ferit’in ihaneti

Erdoğan Saray bahçesinde konuştu. 100 sene önce Milli Mücadele sırasında “iç cephe”deki hainlere değindi. 1) Mandacılar…2) Çapulcular… dedi.

Ama 3) İşbirlikçiler… demedi. Oysa Milli Mücadele’yi arkadan hançerleyenler esas bu işbirlikçilerdi. Kaderlerini İngiliz emperyalizmine teslim eden, Yunanlıların Mustafa Kemal’i ve Milli Mücadele’yi tepelemesini bekleyen Padişah Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit gibi İngiliz işbirlikçisi hainlerdi…

Milli Mücadele sırasında İngiliz parasıyla Halife Ordusu kurup, KuvayiMilliye’yi ezmeye çalışan padişah ve sadrazamın ihanetini göz ardı ederseniz, Milli Mücadele hakkında ne söylerseniz söyleyin, İstiklal Caddesi’nde havaya sabun köpüğü üfleyen satıcılara benzersiniz…

Erdoğan aslında  “Milli Mücadele-iç cephe” derken, AKP’nin “iç cephe”sini kastediyor. Kendisine karşı bir siyasi hareketlenme içine giren AbdullahGül, Babacan ve Davutoğlu’na “Mandacılar, çapulcular” diye göndermeler yapıyor…

Gerek Erdoğan, gerek AbdullahGül, Babacan ve Davutoğlu iktidarda oldukları 17yıl boyunca Milli Mücadele sırasında “padişah ve sadrazamın ihaneti” hakkında tek laf etmediler. FETÖ de etmedi..

Çünkü hepsibirden Türkiye tarihini tersten okuyan, Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve Milli Mücadele’ye karşı çıkan, Osmanlı hayalleri kuran çevrelerin rahle-i tedrisinde yetiştiler.. Onlar Türkiye tarihini Nutuk’tan değil, Said-i Nursi, Necip Fazıl, Fesli Kadir gibi İslamcı ideoloji satanlardan öğrendiler..

Şimdi sanki ayrı siyasi kişiliklermiş, farklı ideolojiden, farklı davaların adamıymış gibi duran Erdoğan-Gül-Babacan-Davutoğlu takımı, hepsibirden “Milli Mücadele’de padişah ve sadrazamın ihanetini” görmezden gelen aynı çarpık ideolojinin, aynı siyasal İslamcı ideolojinin esirleridir..

Aynı ideolojik körlük içindedirler. Hepsi aynı yolun yolcusudur… 

“DAMAT FERİT’İN TUTTUĞU YOL

100 sene önceki ihanetsiyaseti, onların değinmekten bile kaçındıkları Damat Ferit’in güttüğü siyasettir… Mustafa Kemal 4-11Eylül’de Sivas Kongresi’ni toplarken, Sadrazam Damat Ferit ve bakanları, AliGalip adlı bir haine para ve güç vererek, Kürt aşiretleri toplayıp, İngiliz desteği ile Sivas Kongresi’ni bastırmaya çalışıyorlardı..

Evet, Mustafa Kemal’in önderliğindeki Milli Mücadele’nin enönemli dönüm noktalarından biri olan tarihi Sivas Kongresi’nin 100. yılını kutluyoruz.. Ne güzel…

İlgili gazetelerde Sivas Kongresi üzerine yazılar, analizler, anılar yayınlanıyor… CHP, Sivas’ta MKYK’yı toplayarak, Atatürk’ün CHP’nin asıl kuruluştarihi olarak vurguladığı 4Eylül 1919’a bir jest ve gönderme yapıyor… Bu da güzel… Yani CHP’nin Sivas’ta Mustafa Kemal’e saygı duruşu yapması…

PEKİ SİVAS KONGRESİ MUSTAFA KEMAL AÇISINDAN NEDİR? ÖNEMİ VE ANLAMI NEDİR?

“SİVAS KONGRESİ’NİN ÖNEMİ DAMAT FERİT’İN DÜŞMESİDİR

Mustafa Kemal açısından Sivas’ın anlamı, o sırada sadrazam olan DamatFerit’in ihaneti ve Mustafa Kemal’in bu ihaneti, bu alçakça kumpası açığa çıkarıp gözler önüne sererek, kongrenin songünü, Damat Ferit Hükümeti ile Anadolu’nun irtibatını kesmesi ve bunun sonucu Eylül ayı sonunda İngiliz işbirlikçisi Damat Ferit Hükümeti’ni düşürmesidir…

Bunun sonucunda Saray ve padişahın Anadolu’da millihareketi temsil eden Heyeti Milliye’yi, yani Mustafa Kemal’i resmen tanımasıdır…

Sivas’ın Mustafa Kemal açısından büyükbaşarısı ve anlamı budur… 

Peki, Sadrazam DamatFerit’in Sivas’taki ihaneti ve alçakça kumpası nedir?

Mustafa Kemal, Sivas Kongresi sırasında Saray’ın adamı, MilliMücadele düşmanı Harput Valisi Ali Galip’in Malatya’da, Sivas’a baskın yapmak için birtakım hazırlıklara giriştiğini öğrendi.. Derhal önlem aldı.. Kongreye fazla sezdirmeden, bu bölgeye çevreden bazı birlikler sevk etti.. Ayrıca Sivas’tan RecepZühtü ve Kılıç Ali gibi güvendiği isimleri o bölgeye yolladı..

Sonunda yakalanacağını anlayan AliGalip ve ekibi, Malatya’da hükümet konağı veznesini açarak aldıkları 6 bin lirayı, tümevrakları ve belgeleri ortada bırakarak apar topar kaçıyorlar.. Para ve evraklar, Sivas’a Mustafa Kemal’e getiriliyor..

İKİ BAKANIN ÇOK GİZLİ İHANET KUMPASI

Bu belgelerden biri “çok gizli” bir telgraf.? Telgrafta DamatFerit’in iki bakanı, İçişleri Bakanı Adil Bey ile, Harbiye Nazırı (Savunma Bakanı) Süleyman Şefik’in imzaları var.. Telgrafın başında, padişaha sunulup onayının alındığı ve bu konuda yönergenin de geleceği belirtiliyor.

Damat Ferit’in bu iki bakanı, çok gizli kaydıyla (ailesine bile haber vermeden), Harput Valisi AliGalip’in, Kürt aşiretlerden 100-150 kadar silahlı adam toplayarak, Sivas’ta kongreyi basmasını, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tutuklamasını istiyorlar..

Kürtlere verilecek parayı da vilayet kasasından temin edebileceğini söylüyorlar.. Ali Galip parayı kasadan alıyor, ancak telaştan orada bırakıp kaçıyor…

AliGalip’in Rakka’da Kürt aşiretler ve İngiliz istihbarat subayı Novil’in (Noel) desteği ile oluşturmaya çalıştığı çete, Mustafa Kemal’in karşı önlemleriyle kısa sürede dağılıyor..

Ancak bu belgeleri ele geçiren Mustafa Kemal, bakanların bu hain kumpasının DamatFerit ve Saray’ın bilgisi dahilinde yapıldığından hareketle, yeni bir siyasi hamle yapıyor..

Nutuk’ta bu sürece 50sayfa gibi kapsamlı bir yer ayıran Mustafa Kemal, bu olayda siyasi bir taktik uygulayarak, padişahı görmezden gelip, doğrudan Sadrazam DamatFerit’i hedef aldıklarını anlatır…

“MUSTAF KEMAL’DEN DAMAT FERİT’E ULTİMATOM

Mustafa Kemal, padişaha, bu hain kumpas nedeniyle, DamatFerit’in artık o görevde kalamayacağını belirten telgraflar çekmeye ve çektirmeye başlar..

Damat Ferit’e de 11Eylül gecesi, sabaha karşı saat 4’te bir ultimatom çekerek: “Eğer bir saat içinde bu telgrafları padişaha ulaştırmaz ve engeller ise, Anadolu ile tüm iletişimi” keseceğini belirtir.

12Eylül 1919 sabahı saat 5’te Mustafa Kemal, İstanbul’un ve Saray’ın Anadolu ile tüm telgraf haberleşmesini keser. İstanbul’da Saray ve hükümet artık sağır, kör ve dilsiz olmuştur…

Mustafa Kemal’e bu konuda, başta 15. Kolordu Komutanı KazımKarabekir olmak üzere bazı tepki ve eleştiriler de gelir. Ancak Mustafa Kemal “Sabredin, göreceksiniz” der…

VE DAMAT FERİT ÇEKİLMEK ZORUNDA KALIR

Eylül ayı sonuna kadar direnen Damat Ferit, 1Ekim 1919’da istifasını vermek zorunda kalır.

Bu Mustafa Kemal için büyük bir başarıdır.. Samsun’a çıktıktan 4ay, Sivas Kongresi’nden 18 gün sonra Damat Ferit Hükümetini düşürmüştür… Yerine Milli Mücadele’yi resmen tanıyan ve görüşmeler yapan AliRıza Paşa Hükümeti gelir…

Damat Ferit’in, Kürtleri kullanarak İngiliz desteği ile Sivas’ta Milli Mücadele’yi boğma planı suya düşmüş ve Mustafa Kemal bu silahı ters çevirip, hain Damat Ferit’i vurup yere sermiştir…

Erdoğan-Gül-Babacan-Davutoğlu söyleseler de, söylemeseler de Sivas Kongresi’nin gerçeği budur…

Umarız CHP yönetimi de, bugün siyasi ittifak yaptığı bazı Kürt siyasi çevrelere, 100 yıl önce Kürtler üzerinden tezgahlanan emperyalist kumpasları hatırlatarak, benzer tuzaklara 100 yıl sonra tekrar düşmemeleri konusunda onları uyarır. Yani Mustafa Kemal’in tuttuğu yoldan gider…

GÖZLERİ VAR GÖRMEZLER

1919 ve Mustafa Kemal’in Milli Mücadele tarihi, ders almasını bilenler için 100yıllık derslerle doludur…

Kendi tarihini, geçmişini bilmeyenler, öğrenmeyenler ve reddedenler ise o “kutsal söz”de tarif edildiği gibidirler…

Gözleri var, görmezler…

Kulakları var, duymazlar…

Ağızları var, söylemezler…   

İLGİLİ HABER

Odatv // Kerem Çalışkan

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top