GÜNDEM

TELEVİZYONLARDAKİ AHLAKSIZ GAZETECİLER

”İnşallah böyle bir ruh hastası da sizlere musallat olur”

“Herkes bu şerefsizleri afişe etmeli”

Fatih Altaylı:

“Hadi herkes konuşsun. Herkes bu şerefsizleri afişe etmeli.”

Son zamanlarda bazı ‘gazeteciler’ ile suç örgütü liderlerinin, kanun kaçaklarının ve birtakım siyasilerin beraber anılmasına gazeteci Fatih Altaylı’dan tepki geldi. 

Fatih Altaylı'dan çağrı: Herkes bu şerefsizleri afişe etmeli

Fatih Altaylı:

“Bu gazeteci kılıklı sahtekarların ortaya çıkmasını, çıkarılmasını istiyorum..İster Sezgin Baran Korkmaz olsun, ister Sedat Peker, ister siyasetçi ister iş adamı, ister sanatçı, ister ünlü, ister ünsüz, herkes ama herkes bu şerefsizleri afişe etmeli..

Gazetecilik kullanılarak iş takibi, şantaj gibi yöntemlerle kazanç elde etmenin, mesleği lobicilik için kullanmanın, kendini birilerine kullandırarak zengin olmanın özürü olamaz.”

Altaylı şunları yazdı:

“Bu gazeteci kılıklı sahtekarların ortaya çıkmasını, çıkarılmasını istiyorum. İster Sezgin Baran Korkmaz olsun, ister Sedat Peker, ister siyasetçi ister iş adamı, ister sanatçı, ister ünlü, ister ünsüz, herkes ama herkes bu şerefsizleri afişe etmeli. Danışmanlık adı altında parayı götürenleri, sözde konferanslarla malı indirenleri, avanta karşılığı yazılarında sürekli markaları kullananları dahil. Herkesi. ‘Temiz toplum temiz toplum’ diye bağıranlar. Hadi. Biliyorum anlatmayacaksınız. Pislik gazetecilerle yaptığınız işbirliklerini saklayacaksınız. Ama çocuklarınızı düşünüyorsanız anlatırsınız. Sedat Peker kadar bile mi olamıyorsunuz! Anlatın. Düşsün maskeler.”

ONLARA BAKINCA, BIRAKIN GAZETECİLİĞİMİ, İNSANLIĞIMDAN UTANIYORUM.

Onları tanıyorsunuz

Bu milletin önüne çıkacaksınız; sonra orada partizandan daha partizan biçimde iktidar militanlığı yapacaksınız. Onları tanıyorsunuz: Başta CNN Türk olmak üzere AKP televizyonlarında döndüre döndüre kullanılan tiplerdir.

Listelerini yapıp TV kanallarına yollayan ve “Sadece bunları çağırıp bunları konuşturacaksınız!” diyenler de “Aile”nin birinci derecede yakını olanlardır. 

Olağandır; AKP yönetimi iktidarda kalmak için her şeyi yapar. Sorun; onlardan çok onlara kapılanan gazeteci kılıklı satılmışlardır.

Bunlar öyle küstahlar ki… Tartışmalarda süs olsun diye karşılarına konulan biraz muhalif insanlara bile tahammül edemiyorlar. Hemen çemkirip onları susturmaya kalkışıyorlar.

Bu küstahlar daha düne kadar ülkemizdeki üçüncü sınıf gazeteciler sayılıp adam yerine konulmazlar iken şimdi seçkinler katına taşındılar.  Hepsi de cahildir.  Ya FETÖ’nün ya da AKP’nin desteği ile şuraya buraya yerleştirilmişlerdir.

FETÖ’NÜN MEDYA YAPILANMASI DEVAM EDİYOR

Hatırlayın: Bir zamanlar bunların pazarlanma yeri Taraf Gazetesi idi. Gazetenin başına oturtulan Ahmet Altan, kendisine CIA-FETÖ-AKP katlarından gelen isimleri “gazeteci yazar” diye piyasaya sürerdi. Ahmet Altan’a da burada imal edilen sözde gazetecilere de buradaki yıkıcı eylemleri nedeniyle bir dava açılmadı.

FETÖ, Fethullah’ın Gelinleri diye bilinen militan kadın gazetecileri de merkez medyanın şurasından burasından devreye soktu. FETÖ Soruşturması denilen süreçte bunlara da hiç dokunulmadı. Fethullah’ın Gelinleri’nden sadece Nazlı Ilcak başka bir uyduruk suçlama ile hapse konulmuş; öbürleri görmezden gelinmiştir.

Bunlardan birisi halen Haber Türk’ün prensesi olarak konuşturulmakta ve devletimizi de “katil devlet” diye suçlayabilmektedir. 

Siz bakmayın Sayın Erdoğan’ın FETÖ’cülerle mücadele ettiği yönündeki havalarına… Bugün Türk medyası; gazeteleriyle, televizyonlarıyla, internet siteleriyle büyük ölçüde Fethullah’ın Oğulları’nın ve Fethullah’ın Gelinleri’nin elindedir. 

FETÖ’nün Medya Yapılanması Operasyonu denilen yargılama süreci de tamamen bir göz boyamadır. Başta Taraf Gazetesi olmak üzere, FETÖ’nün medya örgütlerine soruşturma açılmamıştır.

FETÖ’cü Akın İpek’in malına el konulmuş ama gazetesinde ve televizyonlarında çalışan FETÖ’cülere dokunulmamıştır.

Bir zamanlar FETÖ operasyonlarının propagandasını yapan Beyaz TV halen AKP desteği ile çalışmaktadır.

FETÖ’den maddi destek bile gördüğü söylenen Işıkçıların Televizyonu TGRT ile Türkiye Gazetesi de asla sorgulanmadı. Ki burasının patronu olan tarikat lideri Mücahit Ören, 15 Temmuz darbesinden haberli olduğunu ABD’den yolladığı bir mesajda ortaya koymuştu. Amerikan vatandaşlığına geçen ve Amerikan çıkarları için çalışacağı üstüne yemin eden bu insanın bir dediğini iki etmeyen de bu iktidardır.

FETÖ’nün medya organlarında yıllarca spor programı yapanlar, bu programlarda Ergenekon, Balyoz, Fenerbahçe’ye Şike gibi FETÖ operasyonlarını övenler bugün de AKP kanallarında çalışmaya devam ediyorlar. 

Gerçek ortada: Bugünkü Türkiye’de FETÖ ile mücadele yok, AKP’nin muhalifleri ile mücadele var.

TERÖRİST OLURSUNUZ HA!

Bana bakmayın; ben hapse atılmaktan korkmayanlar taburundanım… Ama siz bu iktidarı sakın eleştirmeyin. Yoksa “halkı kin ve düşmanlığa yönlendirerek terör yaratmak” suçlamasıyla savcı kapınıza terörle mücadele polislerini yollayabilir.

Aynısı, oğlum Evren Devrim’in başına geldi. Kendisi ekonomisttir, yazılarında-konuşmalarında siyasi yorum yapmaz. Sadece ekonomi hakkında rakamları kullanarak konuşur.  İşte bu iktidar ona bile dayanamıyor.

AKP’nin medya ajanları var. Bunlar polisi, savcıları veya CİMER’i kullanarak hoşlanmadıkları her sesi kıstırmaya kalkışıyorlar. Cumhurbaşkanlığına şikâyet yeri olan CİMER olmuş bir Engizisyon… Savcılar korku içinde… Polis panikte… CİMER denildi mi akan sular duruyor.

Ve iktidar militanları da oradan vuruyor. Hemen terör polisi kapınızı çalıyor. Bakıyorlar ki konuşmanızda vatan demişsiniz, millet demişsiniz… Geçmişiniz pırıl pırıl… Hiçbir akçalı işe bulaşmamışsınız. Hele hele FETÖ’nün uzağından yakınından geçmemişsiniz. İfadenizi alıp bırakıyorlar. Ama bu bir işaret! İşaretten öte açık bir iktidar tehdidi: Kapınızdaki terör polisi… Polisin ne suçu var?… Emir büyük yerden… Onlar da mecburen gelip alıyorlar.

Efendiler! Söyleyene kızacağınıza, ekonomide yoksulluktan intihar edenler sistemi kurduğunuzu anlayın… Ve asıl siz kendinizi CİMER’i ihbar edin… Halkı kin ve nefrete yönlendiren bu sömürücü ve erkek egemen Arapçı düzeniniz değil mi?

İNŞALLAH SİZİN BAŞINIZA DA GELİR!

Şimdiye kadar hiç böyle bir şey yazmamıştım: Konu, Ordu’da katledilen üniversite öğrencimiz Ceren… Bu hükümetin il milli eğitim müdürü yaptığı birisi; caniyi kötülemek dururken, “Çocuklarımızı çok iyi yetiştirmeliyiz!” diyerek Ceren’i suçlu çıkarmaya kalkışmış.

Bunlara ne diyeyim? İnşallah böyle bir ruh hastası da sizlere musallat olur; o zaman çocukları iyi yetiştirmenin ne olduğunu anlarsınız…

TAHİR ELÇİ’YE ‘TERÖRİST’ DİYEREK CHP’li TANAL’I HEDEF GÖSTEREN SUNUCUYA TAKİPSİZLİK

Tanal karara itiraz etti.

Öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin cenaze törenine katılan CHP Milletvekili Mahmut Tanal’la ilgili A Haber’de “Terörist cenazesine katılan CHP’li” diyen Erkan Tan hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, A Haber’de Diyarbakır Barosu eski Başkanı Tahir Elçi’nin cenazesini “Terörist cenazesi” diye sunarak cenazeye katılan CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ı hedef gösteren Erkan Tan hakkında takipsizlik kararı verdi.

Tanal, A Haber’de sunduğu prgramda kendisini “PKK’lı teröristin cenazesine katıldığı” iddiasıyla hedef gösteren Erkan Tan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Tan programda “… sonra ikinci fotoğraf, yine bir PKK’lı teröristin cenazesinden. Burada da CHP’li vekiller… Mahmut Tanal var…” demişti.

SAVCI, TANAL’A SUÇ İSNADINDA BULUNMADI

CHP’li Tanal’ın şikayetini değerlendiren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, A Haber sunucusu Erkan Tan hakkında takipsizlik kararı verdi.

Tanal’a tebliğ edilen kararın gerekçesinde, ‘PKK’lı teröristin cenazesinde Tanal’ın da bulunduğunun’ belirtildiği, bunun dışında Tanal’ın adının zikredilmediği ve Tanal’a yönelik herhangi bir suç isnadında bulunulmadığı savunuldu.

Basının kamuyu ilgilendiren konularda geniş bir ifade özgürlüğüne sahip olduğu ifade edilen gerekçede, “İfade özgürlüğünün yalnızca lehte olduğu kabul edilen veya zararsız ya da ilgilenmeye değmez görülen bilgi veya düşünceler için değil, aynı zamanda devletin veya nüfusun bir bölümü için saldırgan, şok edici veya rahatsız edici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu” ifade edildi.

“İFADESİNİ ALMAYA GEREK YOK”

Gerekçede, AİHM kararı hatırlatılırken, “gazetecinin yapmış olduğu haber ve yazmış olduğu yazının açıkça basın özgürlüğü kapsamında kalıp suç unsuru içermemesi halinde, ifadeye çağırılmasının bile basını ve basın mensuplarını baskı altına alacağı, bu nedenle suç unsuru içermeyen habere dayalı olarak şüphelinin ifadesine başvurulmasına gerek görülmediği” dile getirildi.

“TANAL’IN ŞİKAYET HAKKI YOK, ELÇİ AİLESİNİN VAR”

Tanal’ın şikayet dilekçesinin içeriğinde yer verdiği “haber ile Tahir Elçi’nin cenaze töreninin terörist cenazesi gibi gösterilmeye çalışıldığına” ilişkin beyanına yönelik olarak ise Başsavcılık kararının gerekçesinde, “eylemin TCK’nın 130. maddesinde düzenlenen kişinin hatırasına hakaret suçuna vücut verebileceği, ancak bu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının TCK m. 131/1-2.maddesi gereğince şikayete bağlı olduğu ve şikayet hakkının ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından kullanılabileceği, müştekinin (Tanal) şikayet hakkının olmaması ve şikayet hakkına sahip olanlar tarafından yapılmış usulüne uygun şikayetin bulunmaması nedeniyle TCK m. 73/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma imkanının olmadığı” anlatıldı.

“TANAL KARARA İTİRAZ ETTİ”

Tanal, verilen kararın ardından itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, şahsını terör örgütüyle ilişkilendirmeye yönelik özel bir çabanın sarfedildiğini belirten Tanal, onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek ‘olgu isnadının’ olmasının hakaret suçunun oluşabilmesi için yeterli olduğunu vurguladı

NE OLMUŞTU?

A HABER, TAHİR ELÇİ’Yİ ‘TERÖRİST’ SAYDI, AİLESİNİ HEDEF GÖSTERDİ

CHP’nin hukukçu vekili Mahmut Tanal, öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin cenazesini “PKK’lı teröristin cenazesi” gibi sunan A Haber ve sunucu Erkan Tan’ı savcılığa, RTÜK’e ve Basın Konseyi’ne şikayet etti. Tanal ayrıca yasal hakkını kullanarak A Haber’e düzeltme ve cevap yazısı gönderdi..

A Haber kanalı, 3 Aralık tarihli yayınında, öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin cenaze törenine ilişkin haberi ‘terörist cenazesi’ ibaresiyle sundu. Haberde törene katılan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da ‘terörist cenazesine katılan CHP’li’ denilerek hedef alındı.

Tanal, öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin cenazesini “PKK’lı teröristin cenazesi” diye sunan A Haber ve sunucu Erkan Tan’ı savcılığa, RTÜK’e ve Basın Konseyi’ne şikayet etti. Tanal ayrıca Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 18. maddesine dayanarak, A Haber’in bağlı olduğu Turkuvaz Medya Grubu’na düzeltme ve cevap yazısı gönderdi.

Tanal, merhum Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, kızı ve oğlunun, en acı günlerinde çekilen fotoğraf karesinin A Haber’de çarpıtılmasıyla hedef gösterildiğine dikkat çekti.

“YAYINLANMASINI İSTEDİĞİ DÜZELTME VE CEVAP METNİ”

Tanal’ın A Haber’de Erkan Tan’ın sunduğu “Sabah Ajansı” programında okunmasını, yayınlanmasını istediği düzeltme ve cevap yazısı şöyle:

“Merhum avukat Tahir Elçi, Diyarbakır Barosu’nun eski başkanıdır. Türkiye’nin tanınmış saygın bir insan hakları aktivisti ve hukukçusudur. Avukat meslektaşımız Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde, sahip çıktığı, korunmasını talep ettiği Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare’nin önünde basın açıklaması yaparken kurşunlanarak katledildi.

Bir gün sonraki cenaze törenine, Türkiye’nin birçok yerinden gelen avukat meslektaşlarım ve siyasetçi ile birlikte katıldım. Merhum Elçi’nin cenaze töreninde ayrıca Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu da hazır bulunmuştur.

Ancak TV kanalınızda, A Haber’de yayınlanan “Ertan Tan ile Sabah Ajansı” programında, şahsımın da yer aldığı, Tahir Elçi’nin cenaze törenine ait fotoğraf karesi, “terörist cenazesi” gibi gösterilmiştir.

Programda Erkan Tan, söz konusu fotoğraf karesini, “…sonra ikinci fotoğraf, yine bir PKK’lı teröristin cenazesinden. Burada da CHP’li vekiller… Mahmut Tanal var…” şeklinde sunmuştur.

“EŞİ, KIZI, OĞLU DA HEDEF GÖSTERİLDİ”

A Haber’in Tahir Elçi’nin cenazesini, 3 Aralık 2020 tarihinde “PKK’lı teröristin cenazesi” diye haber yapmasını şiddetle kınıyorum!

Kendi şahsımı geçtim, merhum Tahir Elçi’nin kıymetli eşi Türkan Elçi, kızı ve oğlu, en acı günlerinde çekilen fotoğraf karesinin çarpıtılmasıyla hedef gösterilmiş oldu.

A Haber, yayın hayatına başladığı tarihten bu yana ilk defa gerçek manada gazetecilik yapmak istiyorsa, katledilişinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen Tahir Elçi’nin katillerinin neden hala bulunamadığını sorgulamalıdır.

Tahir Elçi’nin soruşturma dosyasının faili meçhul kalmaması için mesai harcamak, A Haber için isabetli bir karar olacaktır.

“BU ÇAMUR BİZE YAPIŞMAZ”

Son olarak belirtmek isterim ki: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün miras bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti’nin bir evladıyım. Her fırsatta terör örgütü PKK’yı ve diğer terör örgütlerini lanetleyen, terörü insanlık suçu olarak gören bir siyasetçiyim.

Algı operasyonlarıyla bizleri, ve birer neferi olmaktan gurur duyduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi’ni terör örgütleriyle yan yana göstermek beyhude bir çabadan ibarettir. Bu yafta, bu çamur bize yapışmaz!”

KENDİSİNE EDİLEN HAKARETLERDEN PARA KAZANAN GAZETECİ ORTAYA ÇIKTI

Korkusuz gazetesi yazarı Can Ataklı:

”’Şeytanın bile aklına gelmez’ dersiniz ama yandaş TV’cinin aklına geliyor işte..

Yandaş bir televizyon sunucusu kendisine hakaret ettiği iddiasıyla 18 bin kişi hakkında suç duyurusunda bulundu..

Uzlaşma bürolarına giden dosyalarda vatandaşlardan dava açılmaması için 3 bin lira istedi”

UYANIKLIK MI?

Can Ataklı:

”Uyanıklığı görüyor musunuz? 18 bin ‘sıradan insan’ bu tür bir ‘uzlaşma çağrısı’ alıyor. Karşısında çok tanınmış bir TV sunucusu ve avukat ordusu var. En azından öyle düşünüyor veya yakınları ‘Sen bununla uğraşamazsın’ diyor..

Kendisi ise muhtemelen maddi gücü bile olmayan, bir avukat tutmayı bile beceremeyecek sıradan biri. Ne yapar bu durumdaki biri. Hemen Uzlaştırma Kurulu’na koşar, ‘Aman’ der..

Muhtemelen avukatlar panik halinde gelen bu sıradan insanlardan ‘ne koparırlarsa’ alırlar artık. 18 bin kişi. Hepsi tuzağa düşüp 3’er bin lira ödeseler 54 milyon lira eder. Yarısı 27 milyon. Dörtte biri bile olsa 13.5 milyon eder..

Paranın yarısı avukatlarla kırışılsa bile bu sunucu ömrü hayatında bulamayacağı paraya kavuşuverir. Her şey hukuki, her şey yasalara uygun. Ahlaki ve vicdani değil.”

YANDAŞIN KİM OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Yandaş sunucuyu gazeteci Onur Dalar buldu.

Onur Dalar:

“Can Ataklı yazmıştı, isim vermemişti. Ben ismi araştırdım, buldum. Kendisine edilen hakaretlerden para kazanmak için avukat ordusu tutan ve uzlaşma aşamasında avukatları aracılığı ile insanlardan 3 bin tl talep eden kişi A HABER sunucusu Erkan Tan.

Bugün bir uzlaşmacı ile konuştum. Sadece kendisinde 7 tane Erkan Tan dosyası olduğunu söyledi. Toplamda 20 bin dosya olduğu tahmin ediliyor. Erkan Tan’ın avukat ordusu Ankara’da. Erkan Tan yediği küfürleri ranta çevirecek bir piyasa kurmuş. Bence ‘gazetecilik’ yapmasından iyi..”

İLGİLİ HABER

Yurt Gazetesi – Rıza Zelyut / Duvar

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top