BİLİM & TEKNOLOJİ

SİVRİSİNEKLER NEDEN KULAĞIMIZIN DİBİNDE VIZILDAR?

Sinir bozan vızıltı, erkek sineklere müzik gibi geliyor…

İnsanların sinirini bozan vızıltı, erkek sineklere müzik gibi geliyor

Yaz aylarında evleri istila eden sivrisinekler, birçok kişinin korkulu rüyası. Zira bu minik böcekler, bazı geceler vızıltılarıyla ev sakinlerini uykusuz bırakabiliyor.

Peki sivrisinekler neden özellikle insanların kulaklarının dibinde dolaşıyor? Ayrıca bu sinir bozucu vızıltıyı nasıl üretebiliyor?

Sivrisinekler Zika ve Batı Nil Virüsü gibi tehlikeli mikroplar taşıyabilir, sıtma gibi ciddi hastalıklara yol açabilir (Reuters)// cafemedyam

Aslında ayakları daha çok seviyorlar

Arizona Üniversitesi’nden entomoloji profesörü Michael Riehle:

“Kulaktaki uğultu, çoğunlukla sivrisineklerin kanat çırpmasının yan etkisi..

Bu sesin menzili uzun değildir. Bu nedenle onu, sineklerin en çok kulaklarınızın etrafında uçtuğu sırada fark edersiniz.”

Buna göre insanlar kulakları etrafında vızıldayan sivrisinekleri kolayca algılayabilse de sivrisineklerin çoğu, kafa yerine ayakları tercih ediyor olabilir. Zira ayaklar, sivrisinekleri cezbeden kokuları yayan bakterileri besliyor.

Trends in Parasitology isimli hakemli bilimsel dergide 1996’da yayımlanan bir araştırma, sıtma parazitini bulaştırmaktan sorumlu olan Anopheles cinsi dişi sivrisineklerin, insan ayaklarındaki bakterilere çekildiğini ortaya koymuştu.

Brevibacterium linens isimli bu bakteri, Limburger peynirine kendine özgü kokusunu veriyor. Bir diğer hakemli bilimsel dergi PLOS One’da 2013’te yaymlanan takip çalışması, sivrisineklerin aslında Limburger peynirine de çekildiğini doğrulamıştı.

Yine de Prof. Riehle’ya göre çoğu kişi, ayak bileklerinin etrafında vızıldayan sivrisineği fark etmiyor.

Duyduğunuz vızıltılar, çoğu zaman dişilerden geliyor

Bunun yanı sıra ev sakinlerini rahatsız eden o vızıltılar, genelikle dişi sivrisineklerden geliyor. Nedeni, erkek ve dişilerin çok farklı hayatlar yaşaması.

Erkekler çoğu zaman çiçeklerin nektarını yudumluyor ve ortalıkta dolaşan insanları daha az umursuyor. Ancak dişilerin yumurta üretmek için yeterli enerjiyi toplaması ve bu nedenle çiftleştikten sonra emecek kan bulması gerekiyor.

Prof. Riehle:

“Vücudumuzdan koni şeklindeki tüyler halinde dışarı attığımız karbondioksit, dişi sineklere sinyal verir. Karbondioksit dişi sivrisinekleri konak aramaya başlamaları için uyarır.”

Başka bir deyişle dişi sivrisinekler insanların başlarının etrafında da uçuşuyor çünkü en fazla karbondioksit bu bölgeden dışarı atılıyor. İşte bu esnada insanlar o rahatsız edici vızıltıları kulaklarının dibinde buluveriyor.

Sinir bozan vızıltı, erkek sineklere müzik gibi geliyor

Uzmanlara göre dişi bir hedefe doğru uçarken kanatlarını 450 ila 500 hertz frekansında saniyede yaklaşık 500 kez çırpıyor. Üstelik bu frekans, A notasına ayarlanıyor.

Bu ses insanlara sinir bozucu ve tiz bir uğultu gibi gelse de erkek sivrisinekler için adeta bir müzik. Aslında kanatları dişilere göre daha yüksek frekansta çırpan erkekler, eş ararken dişilerin tatlı seslerini dinliyor.

Keşif, yeni sinek kovucu ürünler geliştirilmesini sağlayabilir (Masao Miyazaki ve Reiko Uenoyama / Eurekalert) // cafemedyam

Yeni araştırmaya göre kediler, sivrisineklerden korunmanın yolunu çoktan bulmuş

Kedi nanesi ve gümüş asmanın kedileri yalnızca neşelendirmediği, aynı zamanda böcekler ve sineklerden koruduğu keşfedildi.

Bulgulara göre kediler, bu bitkilere kasten sürtünüyor…

Kedi nanesi ve gümüş asma, kedileri neşelendiren bitkiler olarak biliniyor. Ancak yeni bir araştırmaya göre, kedileri neşelendirip yerlerde yuvarlanmalarını sağlayan bu bitkiler, aynı zamanda sivrisinekleri uzak tutuyor.

Iwate Üniversitesi, Nagoya Üniversitesi, Kyoto Üniversitesi ve Liverpool Üniversitesi’nden araştırmacılar, öncelikle kedilerin söz konusu bitkilere verdiği neşe dolu tepkilerin biyololik temellerini ortaya koydu. Araştırmada hem kedi nanesi hem de gümüş asmadaki kimyasal bileşiklerin (sırasıyla nepetalakton ve nepetalaktol) söz konusu coşkuyu tetiklediği tespit edildi.

Bunun yanında uzmanlar, kedilerin sivrisineklere ve böceklere karşı korunmak için bu bileşikleri kürklerine bulaştırmak istediği ve hem kedi nanesi hem de gümüş asmaya bu nedenle sürtündüğünü düşünüyor.

Araştırmanın başyazarı Reiko Uenoyama:

“Kedi nanesi içindeki kedileri cezbeden nepetalakton maddesinin sivrisinek kovucu etkiye sahip olduğuna dair bazı raporlar vardı. Biz de kedilerin  sivrisineklerden korunmak için kürklerine bu bitkilerin özünü aktardığını düşündük. Güçlü bir hipotezimiz oldu ve nepetalaktolün sivrisinek kovucu etkisini keşfettik” 

Araştırmacılar, kedilerin bu bitkilere kasıtlı olarak sürtünüp sürtünmediğini görmek için leopar, jaguar ve vaşak gibi büyük kedilerin kafeslerinin farklı kısımlarına (zemin, tavan ve duvarlar) nepetalaktol içeren kağıt filtreler yerleştirdi. Bunun sonucunda kedilerin kağıtlara sürtünmeye başladıkları ve hatta bazılarının tavandaki kağıtlara ulaşabilmek için duvarlara tırmandığı görüldü.

Daha sonra birkaç ev kedisinin kafalarına aynı madde sürüldü veya maddeyi kendilerinin uygulamasına izin verildi. Bunun ardından kediler, sivrisineklerin erişebileceği bir noktaya yerleştirildi.

Böylece, gümüş asmadaki nepetalaktol isimli maddeye maruz kalan kedilerin başlarına konan Aedes albopictus cinsi sivrisinekler sayıldı. Sayıyı bileşiğe maruz kalmayan kedilerle karşılaştıran araştırmacılar, nepetalaktolün sinekleri uzak tutmada büyük fark yarattığını gördü.

Bulguların, insanlar için yeni sivrisinek kovucu ürünlerin geliştirilmesinde kullanılabileceği ifade edildi. Aedes aegypti, chikungunya ve dang virüsü taşıdığı düşünülürse bulguların insan sağlığı açısından yararlı olabileceği düşünülüyor.

Hakemli bilim dergisi Science Advances’da yayımlanan araştırmanın yazarları, kedigillerdeki sivrisinek savunmasını şöyle açıkladı:

“Evcil kediler ve diğer kedigiller yüzlerini ve başlarını kedi nanesi (Nepeta cataria) ve gümüş asmaya (Actinidia polygama) sürtüyor ve yerde yuvarlanıyor. Böylece gümüş asma ve kedi nanesi, kedinin kürküne nepetalaktol veya nepetalakton maddelerini aktararak, A. albopictus’u uzak tutuyor.”

Öte yandan araştırmacılar, bu kimyasalların neden köpek veya fare gibi diğer hayvanları kediler gibi coşkulandırmadığını merak ediyor.

Araştırmanın yazarlarından Masao Miyazaki, düşüncelerini şöyle dile getiriyor:

“Bu tepki neden kedilerle sınırlı? Neden diğer hayvanlar bitkiye tepki vermiyor? Cevap bulmak için reaksiyondan sorumlu geni belirlemek istiyoruz. Zira bu çalışmanın bulguları, yeni sivrisinek kovucu ürünlerin geliştirilmesi dahil olmak üzere çeşitli alanlarda kullanılabilir.”

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe, Livescience

Derleyen: Çağla Üren

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top