GÜNDEM

KILIÇDAROĞLU NE SÖYLEDİ

“Merkez’in kasasında şu an bir dolar bile yok”

KILIÇDAROĞLU: ‘NEREYE GİTTİ BU PARA?’

CHP lideri Kılıçdaroğlu:

“Nereye gitti bu para? ‘Merkez Bankası’nın parası nereye gittiği sorulur mu?’ diyorlar. Bütün demokrasilerde sorulur”

Kılıçdaroğlu: 'Nereye gitti bu para?'

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

Birbirimizi tanımak, önyargılarımızdan arınmak zorundayız. Ülkenin sorunları var mı? Evet var. Bir buhran var, bir buhran yaşıyoruz. Yüzbinlerce çocuk yardıma muhtaç, 21 yüzyılın Türkiye’sinde böyle bir tablo asla doğru değil.

“HALKINA SÜREKLİ YALAN SÖYLEYEN BİRİ…”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Esnaf geçim derdinde, sanayici önümü göremiyorum diyor. Üniversiteden mezun olan öğrenci nasıl iş bulacağım, dışarıya gideyim diyor. Gittiğim zaman orada daha mutlu olacağım diyor. Bu tablo Türkiye’nin hak ettiği bir tablo değil. Çıkaracak olan siyaset kurumudur..

Siyaset kurumu nasıl olmalı? Siyasetçi nasıl olmalı? Halkına sürekli yalan söyleyen biri mi yönetmeli yoksa halkına doğruları söylemekten korkmayan biri mi olmalı?

Sorunları söylersiniz, sorunları aşmak için şunları yapacağım dersiniz. Ağustos 2018’de İstanbul’da bir basın toplantısı yaptım. Kimseyi eleştirmedim. Ekonomik kriz geliyor dedim, 16 maddelik bir şey açıkladım bunları yapın dedim. Ben açıklamadım ama iktidar sahipleri beni eleştirdiler, söylediğim sıradan şeyler aslında. İsrafı önlemek doğru değil midir? Devlet katında oturanlar israf yapabilir mi? Onlara böyle bir hak mı verilmiş? Söylediğiniz zaman suçlu durumuna geliyorsunuz.”

YANIT ALAMIYORUZ?

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Pandemi başladığında ekonomik kriz gelmişti, pandemi de üstüne geldi. Çıktım yine hiç eleştirmeden maddeler halinde şunları yapın dedik. 27.5 yılımı devlete verdim. Herkes beni SSK’dan bilir, en az çalıştığım süre orada aslında. Uzun yıllar Maliye’de çalıştım. Para nasıl harcanır, tasarruf nasıl yapılır bütün hayatım bunlarla geçti. Para toplayan bir birimde yöneticiydim. Gönderiyorsunuz başka yere aman israf olmasın bu para diyor. Devleti yönetenler, milletine hesap vermek zorundadır.”

‘DEVLET SIRRI’ DENİLİYOR

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Demokrasinin gereğidir bu. Hesap vermeyen bir siyaset demokrat olamaz. Köprü, otoyol, hastane yapabilirsiniz. Biz kaça yaptınız diye soruyoruz cevap alamıyoruz. Yalnız ben değil, 600 milletvekili de alamıyor. ‘Devlet sırrı’ deniliyor. Ne oldu da devlet sırrı oldu? Bir soru sorduk, ‘128 milyar dolar nerede’ diye. Nereye gitti bu para? ‘Merkez Bankası’nın parası nereye gittiği sorulur mu?’ diyorlar. Bütün demokrasilerde sorulur.”

‘SANDIĞI KOYUN MİLLETİN ÖNÜNE’

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Çiftçide, esnafta sorunumuz var. Sanayici önünü göremiyor. Çok sayıda gencimiz işsiz, 10 milyonu aşkın işsizimiz var. Türk lirası eriyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde hükümet kendi vatandaşından dolar üzerinden borç alıyor. İktisatçılar buna ilk günah diyor. O günah işleniyor şimdi. İlk değil artık birden fazla kez devam ediyor. Hani milliyetçilik, hani vatanseverlik.”

BU BUHRANI NASIL AŞACAĞIZ?

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Bu tabloyu hep beraber yaşıyoruz. Nasıl çıkacağız? asıl soru bu. Biz bu buhranı nasıl aşacağız? Neler yapmalıyız? Bunun için ben çağrı yaptım. Sandığı koyun milletin önüne, seçim yapalım. Demokrasilerde kural bu…”

“HAYDİ ERDOĞAN, ER MEYDANINDA BEKLİYORUM SENİ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

“Erdoğan, ‘Her şeyin sorumlusu benim’ diyorsa, devleti mafyaya teslim eden de Erdoğan’dır.”

ÜNİVERSİTELER ÖZERK OLACAK

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Sevgili gençler, istediğiniz özgürlüğü size vereceğim. Öyle bir özgürlüğe kavuşacaksınız ki, iktidara getirdiğiniz kişiyi gerekirse en sert şekilde eleştireceksiniz. Sabahın köründe kapınız çalışıyorsa onun polis değil, sütçü olduğunu anlayacaksınız. Böyle bir özgürlük vadediyorum size..

KYK’dan kredi almışlar. Büyük bir kısmı işsiz. Erdoğan’ın iki eli onların yakasında. Onlara söz verdim. İktidara geldiğimizde faizlerin tamamını sıfırlayacağız. Sigortalı bir iş bulduktan sonra belli taksitler içinde onların kredi borçlarını ödemelerine imkân sağlayacağız..

19 yılda yurt sorununu çözemediler. Onlara söz verdim, en geç 1 yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti devletinde, öğrenciler için yurt sorunu kalmayacak..

2 milyon 400 bin hanede internet yok. Peki burada eğitim nasıl olacak? En geç iki yıl içinde internetsiz hiçbir hane kalmayacak. Bu rezalete son vereceğiz..

KPSS’de torpili bitireceğiz. Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, engelli kadrolarını tamamen dolduracağız..

Dijital ticaretin önündeki bütün engelleri kaldıracağız..

Bir Melih Bulu gibi dramatik bir tabloyla karşı karşıyayız. Orada öğretim üyesi olmayı bile hak etmeyen birini oraya rektör olarak atadınız. Üniversiteler de özerk olacak.”

ZAMMIN BİR TEK SORUMLUSU VAR ERDOĞAN

Kemal Kılıçdaroğlu:

 “Bir karar aldılar 1 milyon 150 bin esnafa bir defaya mahsus 3 bin lira, 235 bin esnafa da 5 bin lira hibe ödemesi yapılacak. Toplam 1 milyon 385 bin esnafa, bir sefere mahsus olmak üzere 4 milyar 625 milyon lira ödenecek. Parayı nereden karşılayacaklar? Bunun için oturdular düşündüler. Hazine tam takır, 128 milyar dolar da gitti. Yeni bir IBAN açtılar, Kılıçdaroğlu var, “Millete el avuç açtınız” diyecek. ‘O zaman ne yapalım en çok tüketilen ürünlere insafsız zam yapalım’ dediler. Kurşunsuz benzinde ÖTV’ye yüzde 54, motorinde yüzde 78, LPG’de yüzde 189 zam yaptılar. Zammın bir tek sorumlusu var Erdoğan şahsım hükümeti.

“MAFYAYA TESLİM OLAN BİR SİYASİ İKTİDAR”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Mafyanın satın aldığı bir siyasi iktidar. Talimatın koşulsuz yerine getiren bir siyasi iktidar. Hukuk devletinden uzaklaşırsanız ne olur? 29 Ağustos 2018, parti meclisi toplantısında şu cümleyi kullanmışım; “Devleti demokratikleştirmezseniz, devlet süratle organize suç örgütü haline dönüşebilir” 16 Ekim 2018 grup toplantısında, “Hukukun üstünlüğü ilkesinin gereğini yerine getirmezseniz, devlet hukuk devleti olmaktan çıkar, organize suç örgütü niteliğine bürünür” geldiğimiz nokta budur. Zamanında söyledik. Ama onlar geleceği görmüyorlar..

Öyle bir noktaya geldik ki, bugüne kadar hiç karşılaşmadığımız olaylarla karşı karşıyayız. Mafya liderleri bildiri yayınlıyorlar. Cumhur İttifakı’na destek olup, Millet İttifakı’nı eleştiriyorlar. Bildiriyle yapıyorlar. Gizli kapaklı değil. Türkiye böyle bir duruma hiç düştü mü? Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?”

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Merkez Bankası’nın 128 milyar doları arka kapıdan gitti. Kim çöktü 128 milyar doların üstüne? Bunların mafyadan ne farkı var? Yasa yok, kanun yok. Uydurma bir protokol. Merkez Bankası satmıyor. Arka kapıdan dolaşıyorsunuz, damada diyorsunuz ki; “Ver kardeşim 128 milyar doları” mafya da çöküyor, siz de çöküyorsunuz. Ne farkınız var mafyadan?..

Serik Belediyesi’nde bir rüşvet olayı. İki bakan, vali, AKP ve MHP vekilleri. 500 bin liralık rüşvet tartışılıyor. Kim çöktü bu paraya? İki bakan, sessiz kalan AKP ve MHP vekilleri çökmedi mi? Bu mafya düzeni değil de ne?.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, çöktü bakanlığa. Oturdular kocası ile birlikte şirket kurdular. Dezenfektan aldı, ortaya çıkınca da ucuza aldık dediler. Gerçek ortaya çıktı, pahalıya almış. Hesabını soran var mı? CHP dışında yok. Mafya düzeni ile arasında ne farkı var? Hırsızlığın araştırılmadığı bir Meclis olabilir mi?” 

“SİZİ DE Mİ BİRİLERİ ‘KEKLİYOR’ ACABA?

Kemal Kılıçdaroğlu:

 “Türkiye’nin İçişleri Bakanı açıklama yapıyor, devletin televizyonunda. Siyasetçiyi keklemişler… Mafya ağzı bu. “Ben ne yapayım kim keklemişse hesabını ondan sorsun. Ayda 10 bin dolar hangi siyasetçiye gönderiyorsa ondan sorsun” diyor. Yani bir siyasetçiyi ayda 10 bin dolarla keklemişler diyor… Bilgim var diyor… İyi dedik ‘araştıralım’. Buna da ‘hayır’ dediler. ‘Araştırmayın’ dediler. TBMM Başkanı’na dilekçe verdik. Meclis Başkanlığı Türkiye’nin itibarını koruma görevi vardır. Meclis’te reddedildi, kimin oylarıyla, AKP ve MHP milletvekilleri… Sizi de mi birileri kekliyor acaba? Birileri size de mi avantaj sağlıyor..

Meclis Başkanı’nın bu olay karşısında aciz olmaması lazım. Sessiz olma hakkı yoktur. Kim her ay 10 bin dolar rüşvet alıyorsa onu kamuoyu önünde açıklamak zorundadır. Şentop çağırmak zorundadır Süleyman Soylu’yu, eğer bir siyasetçi her ay 10 bin dolar rüşvet alıyorsa adını ver kardeşim. İçişleri Bakanı’nı çağıracaksın. Efendim savcı çağırırsa hesabını verecekmiş. Savcı mı kaldı? Mafya bir siyasetçiyi besliyorsa 10 bin dolar ile, yılda en az 100 bin dolar kazanıyordur. Hırsızlığın ayyuka çıktığı, rüşvetlerin sıradanlaştığı dönemi yaşıyoruz. Saray’da Bizans entrikaları yaşanıyor. Tam bir rezalet.”

TÜRKİYE’Yİ UYUŞTURUCU CENNETİNE ÇEVİRDİLER

Kemal Kılıçdaroğlu:

 “Mafya, yeraltı örgütleri oturuyorlar, çarşaf çarşaf açıklamalar. Herkes dikkatle dinliyor, niçin dikkatle dinliyor? Devlet saydam olmadığı için. Bir yeraltı çetesinin lideri dikkatle dinleniyorsa iktidarda sorun var demektir. Devleti yönetemiyor, devlete de çöreklenmiş bunlar, mafya gibi. Mafyayla siyasetçi el ele kol kola yürürse kaybeden Türkiye’nin itibarıdır.

Para için satmayacakları hiçbir şey yoktur. Türkiye’yi uyuşturucu cennetine çevirdiler. Büyük miktarda yakalanan uyuşturucular var. Kişiler belli, kurumlar belli bir cumhuriyet savcısı bile dava açamıyor. Milyar dolarlık uyuşturucu ticareti yapıyorsun, el üstünde tutuluyorsun iktidar sahipleri tarafından. Çünkü onların deyimiyle ‘kekleniyorlar’. Para veriyorlar. Memleket yangın yeri, Saray’a bak, sanki memlekette hiçbir şey yok. Ağzını açıp tek bir kelime etmiyor. E mafyadan izin alacak. ‘Bunu şimdi konuşmayayım, benim sırlarım da açığa çıkar mı çıkmaz mı…'”

“ERDOĞAN BİR MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR

Kemal Kılıçdaroğlu:

 “Bu ülkede bir barolar birliği vardı değil mi… Savunmayı temsil ediyor değil mi… Nerede? 128 milyar dolar gibi o da arazi. Eğer Erdoğan, her şeyin sorumlusu benim diyorsa devleti mafyaya teslim eden de Erdoğan’dır. Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bir milli güvenlik sorunudur.”

“RÜZGARLAR FIRTINAYA DÖNMEK ÜZERE

Kemal Kılıçdaroğlu:

 “Özel bir sunuş yapmak isterim size; sevgili halkımıza, yol arkadaşlarıma özel bir sunuş yapmak isterim. Milyonlarca aile geçimini sağlayamıyor, bir gerçek. Çok sayıda öğrencimiz yoksulluk içinde okulunu bitirmeye çalışıyor.  Kadınların hakları bir gece yarısı kararname ile ellerinden alınıyor. İktidar, ne kadar kadınının ölümü tolere edilebilir hesabı içinde. Çeteler gençlerimizin geleceğini çalmak istiyor.  Cumhuriyetimizin ruhunu tüketmenin hesabı içindeler hepsi. Ülkemiz derin bir karanlığa saplandı.  Hep birlikte, yol arkadaşlarımızla birlikte sokaklardayız, insanlarımızın yanındayız. Farkındaysanız o sokaklarda değişim rüzgarları esiyor.  Sırça köşklerden konuşan bir Cumhuriyet Halk Partisi uzun süredir yok.  İnsanlarımızı dinliyoruz. Endişelerini diniyoruz. Korkularını dinliyoruz. Güvenlerine ihanet eden bu iktidarı dinliyoruz.  Hayal kırıklıklarını dinliyoruz. Rüzgarlar fırtınaya dönüşmek üzere. Halkımız eski statükocu tartışmaları yeterince yaşadı, gördü ve dinledi. Açık konuşalım. Samimi olalım. Yıllarca biz de buna bir parça da olsa katkıda bulunduk. Bu halk daha iyisini hak ediyor sevgili dostlarım, hep hak etti. Bu yüzden değişiklik yapmaya, değişimi yönetmeye cesaret etmeliyiz. Cesareti olmayan şimdi söylesin ve aramızdan ayrılsın. Sizden halkımız için önemli olan konuları ele almanızı istiyorum.”

“HERKESİN MİDESİ KALKIYOR ORTAYA DÖKÜLEN PİSLİKLERDEN

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Bu ülke artık bu iktidarı taşıyamıyor.  Bu ülkenin namuslu, onurlu, çalışkan insanları, bu iktidarın yalanlarını ve çarpıtmalarını artık taşıyamıyor. Herkesin midesi kalkıyor ortaya dökülen pisliklerden..


Görevde geçirdikleri 19 yılın sonunda, her ay bir rezilliği bir diğer rezillikle unutturdular. Namuslu halkımız artık bunlara tahammül edemiyor. Ama soru şu. Biz hazır mıyız halkımızın taleplerine? Değişmeye ve değiştirmeye hazır mıyız?”

SEFERE ÇIKMAYA HAZIR MIYIZ?

Kemal Kılıçdaroğlu:

 “Artık bu ülke AKP ile vedalaşmaktadır. Bizim için de kiri temizleme zamanıdır. Beni tanıyorsunuz sevgili dostlarım. Sırtıma koymaya çalıştıkları tüm iftiralara, pisliklere ve saldırılara rağmen, hiç geri adım atmadım. Nerede durduğumu biliyorsunuz ve nasıl savaşacağımı da biliyorsunuz. Bu bir seferdir dostlar. Sefere çıkmaya hazır mıyız?  Cumhuriyetin ikinci yüzyılı için yeni seferimiz. Yeni bir siyasete, yeni fırsatlara, yeni ekonomiye, namusa, Allah’a bir seferdir bizim seferimiz.  Bu değişikliği Türkiye’ye getirmeye hazırım. Mücadeleye hazırım.  Siz de hazır mısınız bu sefere?”

“BARIŞMAYA HAZIR MISINIZ?”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Eski tartışmalara ve olumsuz siyasete dur demeye hazır mısınız? İnsanlarımızı birleştirmeye hazır mısınız? Sarılmaya hazır mısınız? Barışmaya hazır mısınız? Anlamaya ve anlatmaya hazır mısınız? Daha çok demokrasiye, hoşgörüye, şefkate, farklı fikirlere, fikirlerle gurur duymaya hazır mısınız? Yol bulmak kolay imiş, mesele gönül bulmakta. Hazır mısınız gönül bulmaya?”

“HAYDİ ERDOĞAN, ER MEYDANINA

 Vakit veda vaktidir, artık tamam. Tertemiz insanların güvenine ihanet etmiş bu iktidara veda etme vaktidir.  Haydi Erdoğan, vakit tamam; seçim zamanıdır şimdi bu zaman.  Allah’ını seversen seçimden kaçma, artık kaçma kardeşim. Korkunun ecele faydası yok, sen de farkındasın bu durumun.  Haydi Erdoğan, er meydanında bekliyorum seni. Zaman sandık zamanıdır.  Milletten korkma. Yakışmaz bize korkaklık, gel kardeşim seçimi yap, sandığı koy; Türkiye’yi, milleti, devleti namusuyla beraber aydınlığa çıkaralım.  Sözüm sözdür, bunu yapacağız.

“DÜNYANIN HANGİ ÜLKESİNDE MAFYA LİDERİNE DEVLET KORUMA VERİR?”

Kılıçdaroğlu:

“Mafyanın büyüyeceği ortamı siyasi iktidar zaten yaratmış. Kol kola geziyorlar, fotoğraf çektiriyorlar. Bir mafya liderinin İçişleri Bakanı ya da siyasi ile yan yana fotoğraf çektirmesi ne demektir? Dünyanın hangi ülkesinde mafya liderine devlet koruma verir?”

Kılıçdaroğlu, Sedat Peker’in iddiaları ve bununla ilgili iktidarın tutumu hakkında:

“Soruşturma başlatabilecek cesareti olan bir savcı çıktı mı? Savcıya araştır diye talimat veren var mı? Ben savcıysam, adım da Cumhuriyet Savcısı’ysa ben bunu araştıracağım diyip ortaya çıkan var mı? Biz mafyaya kızıyoruz. Mafyanın büyüyeceği ortamı siyasi iktidar zaten yaratmış. Kol kola geziyorlar, fotoğraf çektiriyorlar. Bir mafya liderinin İçişleri Bakanı ya da siyasi ile yan yana fotoğraf çektirmesi ne demektir? ‘Bana dokunma’ anlamına gelir. Sizin ne işiniz var onlarla? Düne kadar el bebek gül bebekti. Mitingler düzenlendi. Dünyanın hangi ülkesinde mafya liderine devlet koruma verir?”

Kılıçdaroğlu ayrıca ‘İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa eder mi?’ sorusu üzerine:

“Hiç istifa etmesine gerek yok. Kapı gibi yerinde dursun, ‘onların arkasındayım’ desin açıkça. Bahçeli de söylesin, ‘gittim mafya liderini ziyaret ettim, gerekirse hepsini kucaklayacağım’ desin” ifadelerini kullandı.

“ERDOĞAN’IN HELALLİK AÇIKLAMASI

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Vatandaş hibe bekliyor, dükkanı kapattı. Erdoğan ‘para yok’ diyemez, para var. ‘Para yok’ lafını kabul etmiyorum. Birileri için var. Dolar yükseldiği zaman kim seviniyor? 5’li çete. Çünkü dolar üzerinden para ödeyeceksin, hepsi dolar garantili. Bırak helalleşmeyi, geçinebilecekleri para sağla. Helalleşme olayı, insanları avutma, inançlarını, duygularını sömürmek amacıyla ‘nasıl unutturabilirim’ çabası. Beyhude çaba. Esnafı şöyle görüyor; ‘nasıl olsa bana oy verecek’. 

Erdoğan, Türkiye’yi seviyorsa süratle erken seçime gitmeli. Türkiye’yi daha sorunlu hale getirmek istemiyorsa, erken seçime gitmeli. Memnunsa vatandaş yeniden seçecektir.

Türkiye bugün savaşa girse Merkez Bankası’nın kasasında 1 Cent’i yok. Bütün dünya görüyor bunu. 

Doğrulara halka söylediğimiz ve güven verdiğimiz takdirde Türkiye erken seçime kaçınılmaz olarak gidecektir.”

“KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ PROJELERİ

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Kamulaştıracağız. Çağıracağız bunları. Bizden önceki hükümetin yapmış olduğu anlaşmayı içinize sindiriyor musunuz diyeceğiz. Ben içime sindiremiyorum. Gelin maliyetini çıkaralım diyeceğim. Bunlar 1 liralık işi 100 liraya mal ettiler devlete. Köprü, havaalanı kaç liraya mal edildi? Gerçek maliyetlerini çıkaracağız. Üzerine makul bir kar vereceğiz. Al paranı kardeşim, güle güle. Gerekirse bunun için kampanya da açacağım. Bunlara ne kadar dolar, avro ödendiğini bilmiyoruz.

Bir soygun düzeni var. Dünyanın hangi ülkesinde böyle bir soygun düzenini adalet doğrudur diye kabul etmiştir? Böyle bir soygun düzeni görülmemiştir. Bu soygun düzenine son vereceğiz.

Cumhurbaşkanlığı makamı ihale dağıtma makamı mıdır? Kamu ihalesini yapan, dağıtan, kişiyi, fiyatı, indirimi belirleyen bir kişi var. Adı Erdoğan. O ne yapıyor? Soygun düzenine çanak tutuyor. Türkiye resmen soyuluyor.

HDP’yi bir anlamda Cumhur İttifakı kendi yanında tutmak için özel bir çaba harcıyor. O kadar ki seçimlerde kırmızı bültenle aranan kişiyi TRT’ye çıkardılar. Ona benzer pek çok çaba harcadılar.

(Süleyman Şah Türbesi anımsatması) Kendi toprağını terör örgütüne veren devlet olur mu? Bu bir yüz karasıdır. Anıtkabir’e oradan toprak geldi. Sen kendi toprağını terk ediyorsun, bayrağını indiriyorsun, türbeyi kaçırıyorsun.”

“AT İZİNİN İT İZİNE KARIŞTIĞI BİR ÜLKEDE MAFYA NE YAPAR?”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Bir ülke rüşvet alanı büyükelçi atarsa, mafya ne yapar? Man Adası’nda, yani vergi cennetlerinde paralarınız var. Bu, Erdoğan ailesinin paraları. O paralar Türkiye’ye geldi. Bir kuruş vergi ödemediler ama esnaf, çiftçi, emekli, asgari ücretli ödüyor. Bir devleti yöneten aile, vergi cennetlerinde para tutar ve Türkiye’ye transfer ederse vergi ödememek için, mafya ne yapar? Devleti soyan bir Ticaret Bakanı. Mafya ne yapar? 

Devletin başında oturan kişi, mal varlığı nedeniyle tehdit ediliyor. ‘Mal varlığını araştırmayın’ diyemiyor, tehdite boyun eğiyor. Mafya ne yapacak? Hazine ve Maliye Bakanı. 128 milyar doları yok eden adam. Görevinden ayrılırken bir tweet atıyor, ‘at izi it izine karıştı’ diyor. At izinin it izine karıştığı bir ülkede mafya ne yapar? Devlet devlet olmaktan çıktı. Bunun tercümesi budur. 

Bütün bunlarla mafyanın at koşturabileceği bir devlet ülke yaratıyorsunuz. Mafya lideri ne diyecek: “Rüşvet alanı büyükelçi yaptı. Ben kokain satıyorum. Ne olacak?” Türkiye, uyuşturucu ve insan kaçaklığı merkezine adeta dönüştü.”

SEDAT PEKER’İN İDDİALARI 

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Soruşturma başlatabilecek cesareti olan bir savcı çıktı mı? Savcıya araştır diye talimat veren var mı? Ben savcıysam, adım da Cumhuriyet Savcısı’ysa ben bunu araştıracağım diyip ortaya çıkan var mı?..

Biz mafyaya kızıyoruz. Mafyanın büyüyeceği ortamı siyasi iktidar zaten yaratmış. Kol kola geziyorlar, fotoğraf çektiriyorlar. Bir mafya liderinin İçişleri Bakanı ya da siyasi ile yan yana fotoğraf çektirmesi ne demektir? ‘Bana dokunma’ anlamına gelir. Sizin ne işiniz var onlarla? Düne kadar el bebek gül bebekti. Mitingler düzenlendi.. 

Dünyanın hangi ülkesinde mafya liderine devlet koruma verir? Akıl alacak şey değil. Vallahi de billahi de bunlar devleti yönetmiyorlar, yönetemiyorlar, yönetemezler..

Devlet soyuluyor; kaçakçılar, kokainciler, insan kaçakçıları bir tarafta. Her taraf yol geçen hanına döndü. Polisi, bürokrasiyi kimsenin suçlamaya hakkı yok. Suçlanacak kişiler onlara talimat verenler. Bu ülkenin polisine, jandarmasına, savcısına güveniyorum.”

“DEVLETİ SOYULACAK, YANDAŞA PARA AKTARACAK MEKANİZMA OLARAK GÖRÜYORLAR”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Devleti yönetenler, devletin soyulması gerektiğine inanmışlar. Devleti soyulacak, yandaşa para aktaracak mekanizma olarak görüyorlar. Devlet aklı neden yok edilir? Devlet neden bir kişiye teslim edilir. O kişi devleti istediği gibi yönetiyor. Erdoğan bugün desin ki ‘falan kişiyi tutuklayın’, 10 dakika içinde tutuklanır. ‘Şu kişiyi atın hapse’, hemen atılır. ‘Savcılar nerede?’ sorusunu sorsun, savcı ordusu harekete geçer. Böyle bir devlet yönetimi olur mu?..

Kaçakçılık olurken MİT’in, Emniyet’in haberinin olmadığını mı düşünüyorsunuz? Elleriyle koymuş gibi bilirler..

Acı olan, meşru olan bir siyasi parti liderinin, bir mafya liderini hapishanede ziyaret etmesi, fotoğraf vermesi ve onun için özel af çıkması. Dünyada örneği var mı? Mafyayı niye suçluyorsun? Ona yaratılan bir iklim var, iklimi yaratan AKP iktidarı. Onlar bütün kapıları açmışlar. Herkes para kazanıyor, herkesin keyfi yerinde. 

Lağım patladı. Koku her tarafı sarıyor. Hepimiz hissediyoruz o kokuyu. “

‘SOYLU İSTİFA EDER Mİ?’

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Hiç istifa etmesine gerek yok. Kapı gibi yerinde dursun, ‘onların arkasındayım’ desin açıkça. Bahçeli de söylesin, ‘gittim mafya liderini ziyaret ettim, gerekirse hepsini kucaklayacağım’ desin. Millet gerçeği, bunlar yerlerinde kaldığı zaman gerçeği görecektir. Erdoğan da seçimlere kadar kalsın. Konuşmuyor. Ne söyleyecek? ‘Mafya düzenine, çetelere karşıyız’ diye eskiden söylüyordu. Bunlar ne Allah aşkına?”

“AKP’NİN ‘YALAN ÜRETİM MERKEZİ’ VİDEOSU”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Bana izlettiklerinde gülümseyerek izledim, ‘ne kadar güzel’ dedim. 128 milyar dolar unutulur mu derken bunu çıkardılar. Teşekkür ettim. ‘Kaldırmayın, bizim internet sitesine koyun, millet gerçeği görsün‘ dedim.”

KEMAL KILIÇDAROĞLU, İKTİDARA GELMELERİ HALİNDE İLK BİR HAFTADA YAPILACAKLAR AÇIKLADI

ilk bir haftada hayata geçirecekleri 8 temel konu

“MÜCADELENİZ ÇAĞDAŞLAŞMA AÇISINDAN ÇOK DEĞERLİ 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

‘YaşamHak’ Projesi var.

Bu proje çok önemli ve değerli mücadele. Şiddete uğrayan kadının rahatlıkla arayabileceği, hukuki veya psikolojik desteği alabileceği bir alan. Telefon gelir gelmez oraya derhal Kadın Kolları’nın hemen bir avukat gerekirse bir psikologla gitmesi, ilgilenmesi ve şiddete uğrayan kadına güç veren bir kadın örgütünün hemen yanı başında olduğunu hissetmesi son derece önemli.

BELEDİYELERİMİZ İNSAN ONURUNU KORUYARAK YARDIM YAPIYORLAR

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Belediye başkanları insan onurunu koruyarak sosyal yardım yapıyorlar. Kişinin yoksulluğunu afişe etmiyorlar, onurunu koruyorlar çünkü yoksulluk kader değildir, eğer bir kişiye sosyal devlet katkı vermemişse kabahat sosyal devlettedir, vatandaş da değildir..

Anayasa’da diyor ya ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sosyal hukuk devletidir.’ Sosyal hukuk devleti fakirin fukaranın yanında olan devlet demektir. Belediye başkanlarımız bulundukları beldelerde yoksulluk envanteri çıkarıyorlar. Kaç hanede yoksulluk var, bu yoksulluğun pozisyonu nedir, geliri var mı yok mu diye..

Fakat bizim belediyelerimizin olmadığı, fakat Kadın Kolları’mızın çalıştığı 81 il var. Dolayasıyla sizler bize, bulunduğunuz beldede kaç yoksul aile olduğunu yazarsanız, adres, telefon ve beklentileriyle. Belki biz buradan size yardım çeki gönderebiliriz, başka bir şey gönderebiliriz, oradaki ailelere göndermek üzere.

AİLE DESTEKLERİ SİGORTASI İLE KADININ HESABINA PARA YATACAK

Kemal Kılıçdaroğlu:

“CHP iktidarında Aile Destekleri Sigortası gelecek. Hiçbir çocuk bu coğrafyada yatağa aç girmeyecek. ‘Bir çocuk yatağa aç giriyorsa ben o gece uyumayacağım’ diyeceksiniz. Böyle kararlı, inançla bunu ifade edeceksiniz. Bunları elbette yaparız, niye yapmayalım? Son derece basit kurallar… Bir yasa çıkaracaksınız, Aile Destekleri Sigortası diye, nasıl işsiz kalan işsizlik sigortasından para alıyorsa, Aile Destekleri Sigortası’nda da yoksul hanede kadının banka hesabına para yatacak, her ay, düzenli. Kadın bankadan parasını çekecek, çoluk çocuğunun rızkını sağlayacak. Böylece onun yoksulluğunu afişe etmeyeceğiz. Onun yoksulluğunu sadece sosyal devlet bilmiş olacak. Biz yoksullukla mücadeleyi aynı zamanda inanç, hukuk, adalet temelli hayata geçirmiş oluyoruz.”

İLK BİR HAFTADA YAPILACAKLARI AÇIKLADI

Kemal Kılıçdaroğlu:

“CHP iktidarında ilk bir haftada yapacağımız 8 temel konu var. Bunlardan 8’incisi ilk bir haftada meşhur İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız. İlk bir haftada…

Başka ne yapacağız ilk bir haftada?

Esnafın kredilerinin faizlerini sıfırlayacağız. Çiftçinin Tarım Kredi Kooperatifleri’nden ve bankalardan aldıkları kredilerinin faizlerini sıfırlayacağız..

Süleyman Şah Türbesi’nin, bunu ülkücü kardeşlerim çok iyi bilir ve anlarlar, tekrar kaçırıldığı yere götüreceğiz..

KYK’dan üniversitede okurken kredi alan ama işi olmadığı için çalışamayan, çalışamadığı için devletin icrası ile karşı karşıya olan faiz yüklenen, babalarının mallarına haciz konulan uygulamadan gençleri kurtaracağız. Onların faizlerini sıfırlayacağız, çocuk iş bulduğu takdirde kredisini ödeyecek. Önce iş bulacaksın ki parasını ödesin..

İstanbul Sözleşmesi’ni anlatırken salt İstanbul Sözleşmesi olarak düşünmeyin. Kadına yönelik şiddeti engelleyen bir sözleşme olarak beyinlere kazınması lazım. Bu şekliyle anlatılması gerekiyor..

Vatandaş ‘bize göçmenler kadar değer vermiyorlar’ diyor. Doğru. ’40 yıldır vergi veriyorum, 40 gün bakamadı’ diyor. Doğru. Bütün bunların hepsi bir şekilde bizim hafızamıza kazındı. Milletvekili arkadaşlarımı görevlendirdim, gittiler, geldiler, salı toplantılarında ifade ettim. En son yaptığım bir konuşma var. En azından bayram öncesinde bu şekercilerin, pastacıların açık olması lazım. Berberlerin, kuaförlerin en azından iki gün açık olması lazım. İnsanlar en azından insanlar gidip çocuklarını oyuncak, ayakkabı, şeker alabilir. Bunu bile çok görüyorlar. Bu süreçte en büyük sıkıntıyı yaşayan esnaflar. Sanayicide bir sorun yok. Fabrika çalışıyor, üretim yapılıyor, ihracat tamam ama esnafta olağanüstü bir geriye gidiş var. Esnaf gerçekten perişan. Dolayasıyla en büyük tepki de esnaftan geliyor.”

UMUDU BÜYÜTMEK ZORUNDAYIZ

Umutsuzluğu değil umudu büyütmek zorundayız. Ben hepinize yürekten teşekkür ederim. İstanbul Sözleşmesi için asla üzülmeyin. O sözleşmeyi tekrar yürürlüğe koyacağız. Birlikte, kadınların gücü ile koyacağız.”

“SARAY OHAL İLAN EDİLSİN İSTİYOR

“Saray; olaylar çıksın, polis görevlendirilsin, çok sayıda insan hayatını kaybetsin ve OHAL ilan edilsin istiyor”

CHP lideri Kılıçdaroğlu:

“Sadece ekonomide değil, sosyal yaşamda, eğitimde, dış politikada Türkiye bir açmazlar ülkesine dönüştü. Sorunun olmadığı tek yer Saray.”

KEMAL KILIÇDAROĞLU, GÜNDEME İLİŞKİN AÇIKLAMALARDA BULUNDU.

Kılıçdaroğlu:

“Ben işi doğrudan doğruya esnaf açısından görüyorum. Esnafın dükkan açmaya yetkisi var mı, var. Çoluk çocuğunun nafakasını sağlayacak. Dükkanı kapatırsa nasıl geçinecek? Dükkanın pandemi döneminde kapanması gerekiyorsa kapanır ama sosyal devlet devreye girmeli ve insanların güvencesi olmalı..

Her türlü israfı yapıyorlar, esnafa gelince aç evinde otur diyorlar. Nerede oturacak bu adam? Türkiye çok zor bir süreçten geçiyor. Sadece ekonomide değil, sosyal yaşamda, eğitimde, dış politikada Türkiye bir açmazlar ülkesine dönüştü. Sorunun olmadığı tek yer Saray. Onlar kendi keyiflerine göre, kendi koydukları kurallara göre yaşıyorlar. Ama Türkiye coğrafyası öyle değil. Açlık var, yoksulluk var, işsizlik var. Eğer bu ülkede on binlerce çocuk yatağa aç giriyorsa bu hepimizin sorunudur.” 

“Kişinin özel yaşamına devlet müdahale edemez”

Tam kapanma döneminde getirilen alkol satışı yasağıyla ilgili de yorumlarda bulunan Kılıçdaroğlu:

“Özel hayatın gizliliği esastır. Sadece içki olayı değil bu. Kişinin özel yaşamına devlet müdahale edemez. Hangi kurala uydular ki, buna uysunlar?Kalkıyorsunuz yasak üzerinden kendinize haklı gerekçe yaratmaya çalışıyorsunuz. Yaratamazsınız.”

“Saray, OHAL ilan edilsin istiyor”

Hükümetin OHAL ilan edilmesini istediğini öne süren Kılıçdaroğlu:

“Bugün yapılan gösteriler Anayasal hak değil mi? 10 – 15 – 20 kişi gidecek Taksim’de 1 Mayıs’ı kutlayacak, bu Anayasal hak değil mi? Peki niye izin vermiyorsun? ..

İktidarın, Sarayın saldırısına uğruyor insanlar. İstiyor ki sokağa çıkalım, kitleleri harekete geçirelim, çok sayıda insan hayatını kaybetsin istiyor. OHAL ilan edip parlamentoyu kapatmak ve devleti böyle yönetmek istiyor. Saray’ın da tam istediği bu. Olaylar çıksın, polisleri görevlendireyim, çok sayıda insan hayatını kaybetsin, OHAL ilan edilsin istiyorlar.”

“Sözde aslan gibi kükreyecekti ama kedi gibi miyavlamadı bile”

ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelemesine karşı hükümetin sessiz kaldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı kastederek:

“Saray’da oturmuş, bütün dünyanın oyuncağı haline gelmiş. Her gelen bir şamar atıyor. En son Biden açıklama yaptı. Bütün Ak Partililer neyi bekliyordu? Erdoğan kürsüye çıkacak, “Eyyy Biden” diyecek. Aslan gibi kükreyecekti sözde ama kedi gibi miyavlamadı bile.”

“CHP’li belediyelere yetki versinler, aşı işini biz çözelim”

CHP’li belediyelerin salgın döneminde, ihtiyaç sahipleri için topladığı yardım paralarının bulunduğu banka hesaplarına bloke konulmasını da eleştiren Kılıçdaroğlu:

“CHP’li belediyelerin yoksullar için topladıkları yardımlara ipotek koydular, bunun acilen kaldırılması lazım?.

Saray CHP’li Belediyelere yetki versin, aşı işini biz çözelim. Aşıyı zamanında getirir herkesi aşılarız. Belediye Başkanlarımızla konuştum, bu işi biz çözeriz.”

“CHP’Lİ BELEDİYELER PANDEMİ SÜRECİNDE BİR TARİH YAZDI”

Kılıçdaroğlu’ndan belediye başkanlarına “askıda defter” talimatı: “En kralı 5 bin, 6 bin lirayı geçmiyor”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin belediye başkanlarına ihtiyaç sahiplerinin veresiye defterlerini kapatmaları için kampanya başlatmaları çağrısında bulundu.

KILIÇDAROĞLU, CHP’Lİ BÜYÜKŞEHİR VE İL BELEDİYE BAŞKANLARI İLE BİR ARAYA GELDİ

CHP’den yapılan açıklamaya göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP’li büyükşehir ve il belediye başkanları ile video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıda bir araya geldi.

Belediye başkanlarının Kovid-19 sürecinde ve 17 günlük tam kapanma sürecinde yapacakları çalışmalara dair bilgi alan Kılıçdaroğlu, vatandaşların mağdur edilmemesi için her türlü çalışmaların yapılması talimatında bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

“CHP’li belediyeler pandemi sürecinde bir tarih yazdı..Mevcut iktidar oturup kalksın CHP’li belediyelerin varlığına dua etsin..

Eğer CHP’li belediyeler olmasaydı, bugün Türkiye’de kaos olurdu, buhran olurdu, çok ciddi olaylar olurdu. Bunları engelleyen temel aktörlerin CHP’li belediye başkanları olduğunu her ortamda ifade ettim. Kendilerinin yaptıkları kongrelerden sonra bütün Türkiye kırmızıya boyandı, bazı iller kırmızının da ötesinde siyaha geçti..

Yapmamız gereken görevleri aşağı yukarı bütün belediye başkanlarım yapıyorlar. Suların kesilmemesi çok önemli, su hayati bir olay, çünkü insanlar evdeyken sularının kesilmemesi lazım..

İcra işlemlerinin bu süreç içerisinde kesinlikle durdurulması gerekiyor. Zaten dükkan kapalı, doğru düzgün çalışma yok. En azından bunları ertelediğinizi, icra işlemlerine başvurmayacağınızı da bir şekilde kamuoyuyla paylaşırsanız çok iyi olur”

“En önemli katkıyı bu şekliyle yapmış olursunuz”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Hiçbir çocuğun yatağa aç girmeyeceği bir Türkiye’yi inşa etmek istiyoruz..CHP’li belediyelerin bu kapsamda yaptıkları çalışmalara değinmek istiyorum..

Veresiye defterinin tutarı en kralı 5 bin lirayı, 6 bin lirayı geçmiyor. Dolayısıyla ‘askıda defter uygulaması’ diye bir şey başlatabilirseniz, bu gecekondu bölgelerinde bir kişinin yaptığı 300-400 liralık harcamasını ödediğiniz takdirde doğrudan doğruya yoksula hem ulaşmak hem de onun bütçesine katkıda bulunma imkanını yakalamış olacaksınız. Böyle bir uygulamayı başlatırsanız çok iyi olur. Bizim ulaşmak istediğimiz ve derin yoksulluğu yaşayan ailelere de en önemli katkıyı bu şekliyle yapmış olursunuz.”

Belediye başkanlarının düzenli olarak yaptıkları bilgilendirmeler için teşekkür eden Kılıçdaroğlu, grup toplantılarında belediye başkanlarının çalışmalarını kamuoyuyla paylaştığını söyledi.

Belediye başkanlarından bulundukları yerde, “tüm imkanlarımızla halkın hizmetindeyiz” şeklinde açıklama yapmasını isteyen Kılıçdaroğlu, bunun tam kapanma döneminde bir hatırlatma amacı taşıyacağına değindi.

“Hem esnafı hem de esnafın yanında gündelikçi olarak çalışan kişilerin korunması lazım”

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Hem esnafı hem de esnafın yanında gündelikçi olarak çalışan kişilerin korunması lazım. Yoksulluk envanteri çalışması sırasında bu konulara büyük ihtimalle girmiş olacaksınız. Günlük yaşayanlar var, sokak satıcıları. Bunlar da sokağa çıkamayacaklar. Bunlar günlük kazandıkları için ailelerinin çok daha büyük ihtiyaçları ortaya çıkabilir. Bunların da saptanması, bunlara da yardım edilmesi lazım.”

Bir başka önemli sorun alanının da düğün salonları ve burada çalışan sanatçılar olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, buralar kapandığı için özellikle yerel sanatçıların son derece sıkıntıda olduğunu, bunlara da ulaşılması gerektiğini söyledi.

“Pazarcı esnafının elinde kalan ürünler alınabilir

Tam kapanma döneminde pazarcıların ellerinde kalan ürünlerin alınıp yoksul ailelere dağıtılabileceğini de belirten Kılıçdaroğlu, böylece hem pazarcı esnafının hem de yoksul ailelerin korunacağını vurguladı.

Turizmcilerin sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu, kısa çalışma ödeneğinin devam etmesinin turizmcileri sevindirdiğini söyledi.

Tam kapanma ile birlikte İstanbul’dan büyük bir göç yaşandığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu:

“Umarım haziranda çok daha büyük bir felaketle Türkiye karşı karşıya kalmaz. Aşı konusunda ciddi haksızlıklar, torpiller var. Bu konuda şunu rahatlıkla ben söyleyebilir miyim, o konuda düşüncelerinizi almak isterim, ‘kardeşim siz aşı sorununu çözemiyorsanız bizim büyükşehir belediye başkanlarına yetkiyi verin, bu sorunu çözerler. Siz maske dağıtamadınız, biz maskeyi çözdük. Aşıyı yaptıramıyorsunuz, aşıyı da biz çözelim. Bize yetkiyi verin, bu konuda biz gerekli çalışmayı yaparız.’ diye. Bunu söylemek isterim. Çünkü gerçekten de biz bunu yapabiliriz, anlaşma yapabiliriz, aşıları alabiliriz. Bütün vatandaşları aşılayabiliriz herhangi bir sorunumuz olmaz, tabii parasını merkezi yönetim vermek kaydıyla. Bunu yapabiliriz, hem adaletli bir aşılamayı da hayata geçirmiş olabiliriz. Hepimizin önünde ciddi sorunlar var. Sorunları çözmek konusunda atacağınız her adım dolayısıyla bize de yansıyacaktır”

Kemal Kılıçdaroğlu, tüm belediye başkanlarının ve vatandaşların Ramazan Bayramı’nı da kutladı.

“Askıda aşı” önerisi

Kılıçdaroğlu’ndan önce konuşan eski Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman “askıda aşı projesi” önerdi.

Salman:

“Nasıl askıda çeşitli bir şeyler yaptıysak, ‘fatura, ekmek’ gibi ‘askıda aşı’yı da CHP’li belediyeler olarak devreye sokmamız gerekecek. O da bizim projemiz olsun. Belediye başkanlarımız siyasi ve teknik destek istedikleri anda ‘Vefa destek hattı’ hizmetlerinde” diye konuştu.

Salman’ın konuşması Kılıçdaroğlu ve belediye başkanlarını gülümsetti.

Toplantıda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan ile Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş eşlik etti.

“Bahçeli’den MB’nin bağımsızlığı için destek isteyeceğiz”

‘128 milyar dolar nerede?’

Kemal Kılıçdaroğlu:

“Merkez Bankası’nın kasası boş.”

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ile ilgili Meclis’e kanun teklifi vereceklerini açıklayan Kılıçdaroğlu:

“Rahmetli Ecevit döneminde parlamentoda bir kanun geçti, o kanunun altında MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin de imzası var. Şimdi bu kanun teklifini vereceğiz. Bahçeli’den de imzasına sahip çıkmasını isteyeceğiz.”

Merkez’in kasasında şu an bir doların bile olmadığını belirten Kılıçdaroğlu ayrıca Erdoğan’ın kendisi hakkında müfettiş görevlendirdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, aşı tedariki, pandemi destekleri, Biden’ın 24 Nisan kararı, erken seçim tartışmaları ve ekonomik kriz ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“ASLINDA SAĞLIK BAKANI ADINA ÜZÜLÜYORUM”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aşı tedariki ile ilgili yaptığı son açıklamaları değerlendiren Kılıçdaroğlu:

“Sağlık Bakanı’nın şu ana kadar aşı ile ilgili tüm söyledikleri birbiriyle çelişiyor. Aslında Sağlık Bakanı adına üzülüyorum. Sözünü tutmayan, birbiriyle çelişen açıklamalar yapıyor. Beceremeyeceklerini gayet iyi biliyordum, emin olun bizim belediyelerimize bugün yetki verilseydi; bu sorun çözülürdü.

Tam bir güvensizlik üzerine inşa edilen tablo var. Sayın Bakan çıkıp açıklamalar yapıyor. Açıklamalar Bilim Kurulu’nun mu, kendisinin mi, Saray’ın mı? Bundan haberimiz yok. Aşı işini beceremediler. Maske olayının tamamını çözdük, üstelik bedava verdik. Ve hiçbir ayrım yapmadan…Beceriksizlik öyle bir sinmiş ki yönetim yapısına, beceremiyorlar. Tarih veriyorlar, tarih tutmuyor. Bir süre veriyorlar sonra vazgeçiyor, devlet böyle yönetilmez. Şu an devlet yönetilemiyor.”

“50 KİŞİYE SAĞLANAN İMKAN 54 MİLYAR 600 MİLYON”

Pandemi döneminde CHP’li tüm belediyelere talimat verdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, kimsenin suyunun kesilmeyeceğini hatırlatarak hükümetin ‘pandemi destekleri’ni eleştirdi: 

“İstanbul Havalimanı işletmecilerine sağlanan avantaj, 21 milyar lira. 21 milyar liralık onların ortaklarına avantaj sağlanmış. 2020’de otoyol işletmecilerine 10 milyar 100 milyon lira garanti ödemesi verilmiş. Şehir hastanelerine sağlanan hizmet bedeli ve kira 17 milyar 600 milyon lira. Bir de elektrik şirketlerine sağlanan bir avantaj var. 2021 yılı içerisinde 3 milyar lira. Elektrik dağıtım şirketlerine sağlanan 2 milyar lira bir avantaj var.?

Digiturk’ün Katarlı ortağı vardı; ‘Parayı ödemiyorum’ dedi. 900 milyon lira da ona avantaj sağlanmış. Topladığımızda bunların sayısı 50’yi geçmiyor. 50 kişiye sağlanan imkan 54 milyar 600 milyon lira. Esnafa ne verilecek? Bütçe fazla verdi diyorlar, neden esnafa vermiyorsunuz o zaman? Kredilerden bahsetmiyorum, doğrudan doğruya hibe. Hibe vereceksiniz esnafa..

Belli kişilerin paraları düzenli ödeniyor. İstanbul Havalimanı’nı yapan şirketlere 21 milyar lira parayı veriyorsun. Toplam 54 milyar 600 milyon lira. Bu para var. Buradaki önemli olay; siyasi tercihtir..

Herkes fedakarlık yapmalı. ‘Eve kapan’ dediğiniz zaman herkese yüzde yüz bir asgari ücret verilebilir mi?.

Hayır, buna imkan yok. Herkes kendi geliri ölçüsünde fedakarlık yapmalı. Bu parayı nerden buldunuz diye sormuyorum. Para var mı yok mu? Ocak, Şubat ve Mart’ta bütçe 22 milyar lira fazla verdi. 22 milyar lirayı dağıt bu insanlara.”

“5 YERDEN MAAŞ ALAN VAR”

Kılıçdaroğlu:

“Fedakarlığı kim yapacak? Devletten büyük alacağı olan fedakarlığı yapacak. Hükümet güven vermek istiyorsa, milletin önüne çıkıp diyecek ki; ‘Evet, bir pandemi dönemi yaşıyoruz, ciddi anlamda ihtiyacımız var. Sosyal devletin gereği olarak vatandaşıma bakacağım. Hiç kimseyi aç yatağına yatırmayacağım, bu fedakarlığı önce devlet olarak ben yapacağım. İsrafı önleyeceğim.’

Bunu yapması gerekir, çünkü dünya kadar israf var. 13 uçak benim mi? Pandemi döneminde Saray’a dünyanın parasına Mercedes’ler aldınız. Bir yerden maaş değil, 5 yerden maaş alan var. Bu israf değil midir? Bunların yerine en azından 100 tane asgari ücretli üniversite mezununu çalıştırabilirsiniz.”

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Kılıçdaroğlu:

“Bu soruda hakaret yok, bir şey yok. Efendim, Saray’ın silueti varmış. Bu soruyu kime soracağım? Manava, bakkala sorduk. Haberleri yok. İyi de bu para nerede? Devleti yöneten, her şeyden sorumlu olan kişiye soruyoruz.

MB dolar satabilir. Peki, nasıl yapıyordu bunu? İhaleye çıkıyordu, odaları var ve herkes giremez. O odada dolar alım-satımı yapılır. Ne alıcı ne de satıcı birbirini bilmez. MB bilir, ihaleye bankalar katılır. Sonra MB bu bilgileri yayınlar.

128 milyar dolar satılıyor, ama kime satıldığı belli değil. Satan Hazine. Hazine MB’de olan doları satabilir mi? Hazine dolar kuru üzerinden işlem yapabilir mi? Hazine’nin öyle bir yetkisi de yok. Bu yetki kime ait. MB’ye ait.

Merkez Bankası’nın şu an kendisine ait bir doları yok. Kendi mülkiyetinde olan bir doları dahi yoktur.

Talimat verdim. MB’nin bağımsızlığı ile ilgili yarın veya öbür gün bir kanun teklifi verecekler. MB sıcak siyasetin dışında kalırsa güven verir. Dünyadaki bütün sermaye çevreleri, güven veren bir kurumu görmek ister.

Rahmetli Ecevit döneminde parlamentoda bir kanun geçti, o kanunun altında MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin de imzası var. Şimdi bu kanun teklifini vereceğiz. Bahçeli’den de imzasına sahip çıkmasını isteyeceğiz.” 

BAHÇELİ, MB’NİN BAĞIMSIZLIĞI İLE İLGİLİ KANUN TEKLİFİNİ DESTEKLER Mİ?

Kılıçdaroğlu:

“Çok umutlu değilim. Bahçeli’nin şöyle bir özelliği var: Dün o sözü söyledi ama 3 gün sonra yüz seksen derece tersini söyleyebilir. Beni üzen de bu zaten.

‘Faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur’ Erdoğan’ın tezi. Nobel ödülü alacak yakında, gerçekleşmeyen tez. Hayret ediyorum. Bir de ‘Ekonomi biliyorum’ diyor. Akıl var mantık var, Türkiye’yi ekonomi biliminin tam tersi noktaya getirdiler.”

BİDEN’IN 24 NİSAN KARARI

Kılıçdaroğlu:

“Söylenmesi gereken her şeyi söyledim, hatta 22 Nisan’da. Sayın Bahçeli konuşmadan önce dedim. CHP’nin Washington temsilcisine telefon ettim, kuvvetle doğru olduğunu söyledi. Ve 22 Nisan’da yazılı açıklama yaptık.

İdlib’de 33 askerimiz şehit edildi, şehit edenler belli. Koşa koşa Putin’e gittiler, Putin kronometre koyarak Erdoğan’ın kaç dakika kapıda beklettiğini televizyondan izletti. Erdoğan, Putin’in kapısında dakikalarca bekledi. Erdoğan’ı kapıda bekletmesi, onurumu zedeliyor. Ama onun onurunu zedelemedi. O yüzden diyorum ki: Erdoğan, bir güvenlik sorunu hale gelmiştir. Egemen güçlere karşı Türkiye’nin çıkarlarını savunacak noktada değildir.

‘Amerika’yla, Rusya’yla, Mısır’la kavga edelim’ demiyorum. Ama herkesle elbette ki ilişkilerimiz olacak ama bu kendi ülkemizin üzerine egemen gölgesi düşmeden olmalı.”

BAHÇELİ’NİN S-400 TALEBİ

Kılıçdaroğlu:

“Aktive edemezler. Bahçeli’ye de görev düşüyor. Süre versin. 6 ay içinde aktive etmezlerse hükümetten desteğimi çekeceğim. Yiğit adamsa bunu yapsın. Neden yapmıyor? Türkiye’nin temel konusu bu.

128 milyar dolar bizde değil. 600 milletvekili de bilmiyor. Milletvekillerinin araştırması lazım ama araştırmıyorlar. Çünkü Saray’dan talimat geldi. Beni üzen Bahçeli’nin de buna evet demiş olması”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top