GENEL

TÜRKİYE AVRUPA’NIN EN BÜYÜK PLASTİK ATIK ÇÖPLÜĞÜ HALİNE Mİ GELDİ?

“Atıkların bir yıldan daha eski olamayacağının bir göstergesi olarak çöp sahalarında İngiltere’de yapılmış bir koronavirüs antikor testi de bulundu.”.

Plastik sanayicileri: Algı yönetimi yapılıyor; çevre uzmanları: Geri adım atılırsa sıfır atık projesi sıfır olur

Plastik sanayicileri, etilen polimer ithalatının yasaklanmasına tepkili.

Verilerin yanlış yorumlandığını savunan iş insanlarına göre kararın ekonomik açıdan olumsuz yansımaları kapıda. Çevre uzmanları ise doğru bir hamlede bulunulduğu görüşünde

Türkiye’nin çöplerin ayrıştırılması ve sıfır atık konularında çok daha etkin adımlar artmasının şart olduğu belirtiliyor / Fotoğraf: Reuters //cafemedyam

Çevre örgütü Greenpeace’in, Türkiye’de plastik atık ithalatının son 15 yılda 173 kat arttığı ve geçen yıl Birleşik Krallık’taki plastik atıkların yaklaşık yüzde 40’ının Türkiye’ye ihraç edilerek, yasa dışı yollarla toplanıp yakıldığı yönündeki raporunun yankıları sürüyor.

Araştırma sonucunda bazı çevreler “Türkiye’nin Avrupa’nın plastik çöplüğü” olduğunu öne sürmüş, kamuoyunda bu yönde haberlerin yer almasının ardından Ticaret Bakanlığı plastik atık ithalatındaki kapsamı genişletmiş ve son olarak 18 Mayıs’ta polimer (polietilen atık) ithalatını yasaklamıştı.

Türkiye’nin geçen yıl gerçekleştirdiği plastik ithalatının yüzde 70’ini polietilenin oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu karar sektör açısından kritik nitelikte olabilir.

Eurostat ithalat plastik atık.jpg
Eurostat verilerine göre Türkiye, 2019’da 11,4 milyon tonluk ithalatla Avrupa Birliği ülkelerinden en çok atık alan ülke oldu. Türkiye’yi Hindistan, Birleşik Krallık, İsviçre ve Norveç takip etti. AB ülkeleri toplamda 13,4 milyar euro değerinde 31 milyon ton atık ihraç etti / Fotoğraf: Eurostat// cafemedyam

ÇEVRECİLER KARARDAN MEMNUN, SANAYİCİLER İSE TEPKİLİ

Rakamların doğru olduğunu ancak bunların hatalı yorumlanmasıyla bilgi kirliliğine neden olunduğunu savanlar var.

Plastik sanayicileri bunların başında geliyor. Onlara göre algı oluşturuluyor.

Girdi hammaddesi ithal edip bunu işleyip üretip sattıklarını ifade eden plastik sanayicileri, rakamların büyümeye işaret ettiğini savunuyor.

Sanayiciler, bundan sonra atık plastik yerine hammaddenin direkt ithal edileceği gerekçesiyle yasakların artan işsizliğe, kapanan tesislere, yeni zamlara ve enflasyonda yükselişe neden olacağı iddiasında.

Plastik sanayicilerine göre çözüm polimer ithalini yasaklamakta değil, denetimleri artırıp sektördeki “çürük yumurtaları” ayıklamaktan geçiyor.

Çevreciler ise son yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti, Malezya, Vietnam ve Tayland gibi ülkelerin plastik atık ithalatını yasaklamasıyla bu ürünlerin, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu, ilgili ulusal kuralların daha esnek olduğu ülkelere kaydığını ifade ediyor.

 

Plastik sektörü AA.jpg
Etilen polimerlerden olan plastik atıklarının ithalatı, 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 46,5 artarak 438 bin tona ulaştı. İçeriği tam olarak bilinemeyen karışık plastik atıkların ithalatı ise çevresel açıdan kamu menfaati gözetilerek 1 Ocak’tan itibaren yasaklandı / Fotoğraf: AA// cafemedyam

TÜRKİYE PLASTİK ÜRETİMİNDE DÜNYA 2’NCİSİ

Türkiye, Almanya’nın ardından plastik üretiminde ikinci sırada yer alıyor.

PETKİM’in üretim kapasitesinin yetersiz kaldığı yerde, hammadde olarak kullanılan plastik atıklar Avrupa’dan ithal ediliyor.

PETKİM AA.jpg
PETKİM’in yılda 3,4 milyon ton üretim kapasitesiyle çalıştığı, plastikçilerin talebinin ise 10.5 milyon ton polimeri bulduğu belirtiliyor / Fotoğraf: AA // cafemedyam

TÜRKİYE’DEKİ PLASTİK ATIKLARIN DURUMU, TOPLAMA VE AYRIŞTIRMA

Türkiye’de atıkların durumu da tartışılırken, toplama ve ayrıştırma konusunda yol alınamadığı gerekçesiyle eleştiriler yükseliyor.

Çevreciler, bu işin hane halkında başladığını belirtiyor. Ancak işin bir de yerel yönetim boyutu var.

Halk çöpleri ayrıştırsa da onu bu şekilde toplayacak bir sistem şart.

Merkezi yönetimin de bu konuda adım atması bekleniyor.

Sıfır atık projesinin çok önemli olduğunu belirten çevreciler, Türkiye’nin henüz yolun başında olduğunu da sözlerine ekliyor.

Ticaret Bakanlığı’nın plastik atık ithalatına yasak getirmesinin nedenlerini ve sonuçlarını hem sektörden isimlerle hem de çevrecilerle konuştuk.

Taraflara Türkiye’nin en önemli çevresel projelerinden biri olan sıfır atık hedefinden uzaklaşıp uzaklaşmadığını da sorduk.

“Hammadde konusunda zor durumda olan sektörün plastik hurda ithalatına getirilen yasak ile ağır darbe alması kaçınılmaz”

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz, sektörde başta otomotiv, beyaz eşya, ambalaj, tarım, elektrik-elektronik ve inşaat olmak üzere 30’dan fazla ara girdi sağlaması nedeniyle kritik öneme sahip olduğunu savundu.

Karadeniz, “Geri dönüşüm ekonomisinin plastik sektörü içindeki payının hızla arttığı bu dönemde, plastik atık hurda ithalatına getirilen yasakların geri dönüşüm sanayimizi durma noktasına getirmesi kaçınılmaz” dedi.

Türkiye’deki hammadde üretiminin yetersizliğine vurgu yapan Karadeniz, mevcut üretimin yüzde 15’te kaldığını ve bu nedenle sektörün arz şoklarına karşı daha açık hale geldiğini savundu.

“Zaten hammadde konusunda zor durumda olan sektörün, son plastik atık hurda ithalatına getirilen bu yasak ile ağır bir darbe alması kaçınılmaz” diyen Karadeniz, onbinlerce kişiden fazla personele sahip işletmelerin mevcut stokları ile üretimi kısa bir süre daha devam ettirseler bile bunu sürdüremeyeceklerini savunarak, işsizlik tehdidin kaçınılmaz bir durum olacağını öne sürdü. 

“İşini düzgün yapan, ülkemiz için katma değer yaratıp ihracat yapan birçok geri dönüşüm tesisi kapanacak ya da yurtdışına taşınacak”

PLASFED Başkanı Karadeniz’e göre asıl sorun, ithalat yasakları sonrasında sektörün yüzde 80-85 bandında olan kapasite kullanım oranının yüzde 30 bandına gerileyecek olması ve bunun sonucunda da işini düzgün yapan, ülke için katma değer yaratıp ihracat yapan birçok geri dönüşüm tesisinin kapanması ya da yurtdışına taşınması.

“Cezalar çare değil, yaptırımlar olmalı”

Atılması gereken adımları da sorduğumuz Karadeniz’e göre cezalar çözüm değil.

Kurallara uyan ve uymayan işletmelerin bir tutulduğu gerekçesiyle eleştiride bulunan Karadeniz, denetimlerin artırılmasının şart olduğunu söyledi.

2050 yılı için küresel plastik üretiminin yüzde 60’nın geri dönüşüm kaynaklı olabileceğinin öngörüldüğünü vurgulayan Karadeniz şunları kaydetti:  

“Verilen teşvikler ile sanayicilerimiz, plastik geri dönüşümünde bir işleme kapasitesi oluşturarak ülkemizi bu büyük değişimin bir parçası olma yolunda önemli aşamalar kaydettirdi. Ülkemizdeki toplama ve ayrıştırma altyapısının yetersizliğinden kaynaklı bu işletmeler, girdilerini gözle görülür bir derecede ithalat ile karşılıyor. Bu süreç içerisinde bazı işletmeler de maalesef atık bertarafı konusunda yasalara uymadıkları için kamu otoriteleri tarafından yasaklar getirilmekte ve kurullara uyup işini düzgün yapan işletmeler de zor durumda kalmış oluyorlar..  

Sektörün çatı kuruluşu Plastik Sanayicileri Federasyonu olarak, mevcut sistemdeki sorunların çözümü için etkin bir denetim sistemi ile yasaların dışına çıkan işletmelerin belirlenip cezalandırılması, atık ithalatı yapabilmek için belirli makine ve ekipman kriterleri belirlenmesi ve tüm sorunların çözümü için paydaşlarla ortak hareket edilmesi gerekliliğini düşünüyoruz. Salt ekonomik gerekçelerle hareket edilerek, yasalara uymayan ve söz konusu yasaları çiğneyen az sayıda işletme ile işini düzgün yaparak ülkemize katma değer katan işletmeleri aynı yere koyup cezalandırmak hem sektör için hem ülke ekonomisi için büyük bir hatadır. “

“Hurda (atık) ithalatının artması iyi bir şey”

Geri dönüşüm yatırımcısı, TOBB Geri Dönüşüm ve Atık Meclisi Başkan Yardımcısı Plastik Geri Dönüşüm Komite Başkanı Burak Ceylan da benzer görüşleri paylaştı.

Hurda (atık) ithalatının artmasının kötü bir şey değil, aksine olumlu bir durum olduğunu ve diğer sektörlere kıyasla plastikteki katma değerin daha yüksek olduğunu savunan Ceylan, “İhtiyacımı hurdadan karşılarsam o kadar az döviz yurtdışına gidiyor. Hurda ithalatı arttı ama 400 dolara alıyorsak işleyip kaç katı fiyatına satıyoruz. Tonunu 400 dolara ya da 2 bin 200 dolara ithal edebiliyorsunuz, hangisini seçmek daha doğru?” diye sordu.

Plastik hammadde fiyatlarının son dönemde 2,5 katına çıktığını, PETKİM’in ihtiyaç duyulan hammaddenin yüzde 15’ini ürettiğini, geri kalanın ithal edilmesi gerektiğini ifade eden Ceylan, “Kalan yüzde 85’lik kısım için ya PETKİM muadili, yabancı diğer petrokimya ürününü ithal edeceğiz, hurda olarak alıp işleyeceğiz ya da yerli hurdayı dönüştüreceğiz. Ton fiyatı 2 bin 200 dolarlık olanı ithal ettiğimizde, işleyip katma değer oluşturamıyoruz. Orijinale dayalı sanayide katma değer yok, 2 bin 400 dolara satabiliyoruz ancak” şeklinde konuştu.

“Bu haberler Türkiye’nin geri dönüşüm sanayisine açılmış savaştır”

Olumsuz haberlerin Avrupa’daki geri dönüşüm pastasının nasıl dağıtılacağına yönelik tartışma nedeniyle “kasıtlı” şekilde çıkarıldığını savunan Burak Ceylan, “Olumsuz haberler Avrupa’daki geri dönüşüm pastasının nasıl dağıtılacağı ile ilgili. Bu haberler Türkiye’nin geri dönüşüm sanayisine açılmış savaştır” ifadelerini kullandı. 

“Çöp ithalatı diye bir şey yok”

“Türkiye, Avrupa’nın çöpünü ithal ediyor” şeklinde yurtiçinde ve yurtdışında çıkan yayınların “kasıtlı” ve “hatalı” olduğunu dile getiren Burak Ceylan, “Çöp ithalatı, Türkiye’nin de 1993’ün sonunda imzaladığı Basel Anlaşması’na göre yasak. Burada yapılan iş plastik hurda ithalatı. Çöp ithalatı diye bir şey yok” dedi. 

“‘Türkiye atık cenneti haline geldi’ yorumu hatalı”

Burak Ceylan’a göre “Türkiye atık cenneti haline geldi” yorumu da hatalı. Hurda geri dönüştürülüyor.  Zaten devlet, geri dönüştürülebilecek miktarda ithalat izni veriyor.

Ceylan’ın Adana’daki tartışmalı görüntülere ilişkin yorumu ise şu oldu:

“O görüntüler, plastik geri dönüşüm sanayisinde bertarafa gönderilmesi gereken bakiye atık görüntüsü. Yerli mi ithal mi bilinmiyor. Fabrikadan çıkan atık görüntüsü, dışarıdan gelen çöp değil. Ayrıca görüntü eski.”

“Yasaklayıcı bir zihniyet yerine denetleyici, kontrolleri artırıcı bir hamle gerekli”

Ticaret Bakanlığı’nın polietilen atık ithalini yasaklama kararını yanlış bulan Burak Ceylan, sektörün bakanlıktan düzenleme beklentisi içinde olduğunu ifade etti.

Mevcut durumdaki gidişatın sürdürülebilir olmadığını savunan Ceylan:

 “Tamamen yasaklayıcı bir zihniyet yerine denetleyici, kontrolleri artırıcı bir hamle gerekli. Bu işi suiistimal edenlerin ortaya çıkarılması, çevre denetimlerinin artırılması, hurda ithalatı yapacak tesislerin kriterlerinin belirlenmesi ve çok daha disiplinli şekilde uygulanma takibinin yapılması şart” şeklinde konuştu.

“Sadece Türkiye’nin ihtiyacı olan plastik hammaddeyi değil, dünya pazarlarına mal satıyoruz”

Bakanlığın atık ithalatında kotaları yüzde 50’ye düşürdüğünü ve kaynağında ayrı toplanmayan plastiklerin 1 Ocak itibarıyla yasaklandığına değinen Ceylan:

 “Geri dönüşüm endüstrisindeki atık dağılımını yerli hurda lehine artırıcı çalışmaları, bakanlık zaten yapıyor. Hedef birkaç yıl içinde bunu, yüzde 50’den başlayıp azaltarak gitmek, yerli hurdaları daha etkin kullanacak mekanizmaları geliştirip, sanayimizi tamamen yerli hurda ile beslenir hale getirmek. Sadece Türkiye’nin ihtiyacı olan plastik hammaddeyi değil, dünya pazarlarına mal satıyoruz” değerlendirmesinde bulundu. 

“Hurdaya katma değer sağlamayanlar ithalat yapmamalı”

Hurdaya katma değer saylayamayanların ithalat yapmaması gerektiğini savunan Ceylan, denetimlerin şart olduğunu, böylelikle kötü örneklerin piyasadan silineceğini ve hurda ithalatının azalacağını savundu.

“Türkiye sıfır atık hedefinden uzaklaşmıyor”

“Türkiye sıfır atık hedefinden uzaklaşıyor mu” diye soruduğumuz Ceylan’a göre “Hayır, uzaklaşmıyor.”

Bu alanda atılan adımların henüz emekleme döneminde olduğunu belirten Ceylan, sıfır atık işinin bir anda değil, yıllara yayılarak elde edilecek bir kültür olduğunu söyledi.

“Çin, Hindistan, Malezya gibi ülkeler bunu boşuna yasaklamadı!”

Çevre Mühendisi Prof. Mustafa Öztürk’e de plastik atıklarla ilgili durumu ve bakanlığın aldığı kararı sorduk.

Plastik atıkların geçmişte Çin’e gittiğini ancak sonra orada alınan bir kararla “ülkeye kirli atık, karışık atık gelmeyecek” denildiğini, sticker (etiket) ve kapağın kabul edilmediği belirten Öztürk, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Yüzde 20-30 fireye gidiyor atıklar, geri kazanılması mümkün değil, bu atıkların yakıldığını söylüyorlar, lisanslı Adan Çimento Fabrikası var. Tüm atıkların yakılması mümkün değil, benim çöp depolama alanına gidiyor, beni çöp depolama alanımı yüzde 20 azaltıyor. Sağ sola da dökenler, gelişi güzel açıkta yakanlar var. Dioksin ve furan gibi kanser yapıcı maddeler salınıyor. Uzun süre toprakta bozulmuyor, sizin sofranıza kadar geliyor. Çin, Hindistan, Malezya gibi ülkeler bunu boşuna yasaklamadı! ‘Ben senin kirli atığını boşuna mı temizleyeceğim? İstemiyorum’ dedi!”

“Benim ülkemde zaten kısıtlı olan su kaynakları, Avrupa’nın pis atıklarıyla kirletiliyor”

2020 verilerine göre Avrupa’dan ortalama 700 bin ton plastik atık geldiğini, Türkiye’de ise 4,5 milyon ton plastik atığın çöp depolama alanına gittiğini ifade eden Öztürk, “Avrupalının çöpünü değerlendiriyoruz! Türkiye’ye gelen atık, Hindistan’a ya da Çin’e giden atık kalitesinde olmalı! Temiz plastikler ithal edilebilir ama Avrupalı da onu göndermez çünkü çok maliyetli. Avrupa’da ton başında 150-200 dolar para harcanıyor ayrıştırma için. Ama (Avrupa) Türkiye gibi ülkeye bunu satarken hem ton başına para alıyor hem de kirli atığını gönderiyor! Benim ülkemde zaten kısıtlı olan su kaynakları, Avrupa’nın pis atıklarıyla kirletiliyor” yorumunu yaptı.

“Avrupa’nın atıklarıyla döngüsel ekonomi olmaz, kendi atığınla döngüsel ekonomi sağlayabilirsiniz”

Plastik sektörünün argümanlarına itiraz eden Mustafa Öztürk, “Suyuma, havama, toprağıma, çevreye zarar veriyorsun, depolama alanı ömrünü kısaltıyorsun, peki bunların bedelini neden Avrupalıdan almıyorsun? Benim çevreme, toprağıma, suyuma yazık değil mi? Avrupalı akılsız mı atığını atıp, temizlettirip geri alıyor? Ben kirli ülke oluyorum Avrupa nazarında” dedi.

“Avrupa’nın atıklarıyla döngüsel ekonomi olmaz, kendi atığınla döngüsel ekonomi sağlayabilirsiniz” diyen Öztürk, öncelikle Türkiye’nin atıklarını kaynakta ayrı toplaması, geri dönüştürmesi ve döngüsel ekonomiyi sürdürülebilir hale getirmesinin şart olduğunu da sözlerine ekledi.

plastik atık. çöp. Reuters.jpg
Fotoğraf: Reuters // cafemedyam

“Geri adım atılırsa sıfır atık projesi sıfır olur”

Geri adım atılırsa sıfır atık projesinin “sıfır” olacağı eleştirisinde bulunan Prof. Dr. Mustafa Öztürk’e göre öncelikle halk, yerel yönetim ve merkezi hükümet işbirliğinde kaynakta ayrıştırma yapılması gerekli:

“Plastik atıklarla ilgili sıfır atık projesi çerçevesinde bu atıklar kaynakta ayrı toplanmalı. Belediye önce ayrıştırma tesisleriyle altyapıyı kuracak. Senin evinde ayırman da yetmiyor, nereye atacaksın? Belediye, toplama firması ve ayrıştırma firması bir araya gelip mekanizma kuracak. Kendi ülkende değerlendirilebilir 4,5 milyon ton plastik atık var. Bu istenirse hammadde olarak değerlendirilir ama çöpe gidiyor ve 450 yılda bozuluyor! Çöp depolama alan ömrünü de yüzde 20 azaltıyor!”

“Türkiye’nin atık yönetim sistemi kurması ve denetimi artırması şart”

Bakanlığın yasağına da değinen Prof. Dr. Öztürk, geçmişte Hindistan, Çin ve Malezya’da da benzer kararlar nedeniyle kavgaların olduğunu ama onların başardığını belirterek, “Türkiye de başarabilir. Türkiye’nin atık yönetim sistemi kurması ve denetimi artırması şart” dedi.

Prof. Mustafa Öztürk:  Bir plastik şişenin içinde süt, ayran, yağ vs ne varsa mutlaka o maddeyi temizlemek lazım. Yiyip içip atıyoruz ama çevre kirliliği oluyor.

“Öncelik sektörün çıkarları değil, çevre ve Türkiye olmalı”

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Tekin Bilbil de Prof. Dr. Mustafa Öztürk’le benzer görüşte.

Sektörün çıkarlarının değil, çevrenin ve Türkiye’nin geleceğinin öncelikli hale gelmesi gerektiğini ifade eden Bilbil’e göre Türkiye, yabancılar açısından bir “atık cenneti” haline geldi ve önlem alınmazsa 30, 40, 50 yıl sonraki tablo, kamu sağlığı ve çevre açısından bir “felakete” dönüşebilir.

“(Bakanlık) Regüle edemeyeceğini düşünüyorsa, kararın kısa vadede uygun olduğunu düşünüyorum”

Ticaret Bakanlığı’nın gerekli altyapının oluşması için zaman kazanmak amacıyla yasak kararını hayata geçirmiş olabileceğini ve bunun çok önemli olduğunu belirten Bilbil, “Regüle edemeyeceğini düşünüyorsa, kararın kısa vadede uygun olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Yaşam, çevre ve su hakkı meselesi öncelik olmalı”

Ancak Doç. Dr. Ebru Tekin Bilbil’e göre ithalata kota getirilmesi de çözüm değil.

Yaşam, çevre ve su hakkı meselesinin öncelik haline getirilmesi gerektiğini belirten Bilbil, plastik sektörünün çok güçlü olduğunu, yasağa karşı lobi faaliyeti yürütebileceğini ve petrol şirketlerinin de iklim değişikliği ile ilgili benzer hamlelerde bulunduğunu savundu.

Üretimin hangi alana katkı sağladığının gözden geçirilerek, “zararı olan ve olmayan” şeklinde ürün gruplarına ayrılması gerektiğini ifade eden Bilbil, “Çok önemli bir üründür, farklı bir teknoloji üretiyorsunuzdur, çok vazgeçilmezdir. Ancak böyle olursa çevreye zararı minimum olan bir ürün olursa istisna sağlanabilir” şeklinde konuştu.

“Hâlâ evlerde çöpler atılırken plastik, cam, kağıt beraber atılıyor”

Hane halkında ve sanayide toplanan ürünün ayrıştırılması gerektiğini vurgulayan Bilbil, “Türkiye olarak hedefimiz sıfır atık” diyoruz ama hane halkında daha bu kültür oluşmadı.

Hâlâ çöpler atılırken plastik, cam, kağıt beraber atılıyor. Hane halkı ayrıştırır, belediye toplar, yönetim olarak döngüsel politikaya katkı sağlanır. Sıfır atık politikasının uygulanmaya başlaması, plastik torbadan ücret alınması önemli adımlar ama yeterli değil” eleştirisinde bulundu.

Geçmişte Çin en çok plastik atık ithal eden ülke konumundaydı ama o almamaya başlayınca, Türkiye gibi yeni adreslerin bulunduğuna dikkati çeken Bilbil, “Ülkeler atıkları kendi ürettikleri yerde döngüye sokabilir. Döngüsel ekonomi de zaten bunu gerektirir” dedi.

“Plastiği ithal edip hangi noktada, alanda üretime soktuklarını bilmiyoruz”

Gelişmekte olan ülkeler panikledi ne ABD’de ne Avrupa’da atık yönetimini sürdürebilecek altyapı yok. Türkiye bunu yapabiliyor mu? AB ve ABD yapamıyor, peki biz? Evinin önünde her şeyini ayrıştıran ABD, hurdasını Çin’e satıyordu. Bazı ülkelerin müthiş bir ayrıştırma sistemleri var. İsviçre doğaya zarar vermeyerek bunu başarıyor olabilir. Atık yönetiminde başarılı olmuş bi ülke yapıyor diye, Türkiye de böyle yapacak demek değil. Bir de ürünün hammaddesi atık plastik olmuyor, artık tamamen doğada. Atık plastik üzerine olan üretim gözden geçirilmeli. Ne üretildiğini bilemiyoruz. Geniş bir ekonomi, plastiği ithal edip hangi noktada, alanda üretime soktuklarını bilmiyoruz. Plastik sektörü, farklı çözümler üretmeli. 

© The Independentturkish // Lale Elmacıoğlu

İLGİLİ HABER
İNGİLTERE’DEN ADANA’YA İHRAÇ EDİLEN TEHLİKELİ ATIKLAR.. VE TÜRKİYE YASAKLADI

Ticaret Bakanlığı, poşetten plastik şişeye kadar birçok plastiğin üretiminde kullanılan etilen polimer (polietilen) atık ithalatını yasakladı.

 Greenpeace tarafından yayımlanan rapora göre: geçen yıl İngiltere’deki plastik atıkların yaklaşık yüzde 40’ı Türkiye’ye ihraç edildi ve yasa dışı yollarla toplanıp yakıldı.

Ticaret Bakanlığı’nın Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği’nde değişiklik yapılmasına ilişkin tebliğ, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, daha önce “ithali uygunluk denetimine tabi atıklar” listesinde yer alan etilen polimer (polietilen) atıklar; bu listeden çıkarılarak, “ithali yasak atıklar” listesine eklendi.

Böylece polietilen madde içeren atıkların ithalatı yasaklanmış oldu.

Tebliğe geçici bir madde de eklendi. Buna göre, taşıma belgesi düzenlenmiş veya gümrük idarelerine sunulmuş polietilen atık ithalatı, bugün itibarıyla 45 gün süreyle devam edecek. 45 gün sonra polietilen atık ithalatı yapılamayacak.

POLİETİLEN NEDİR?

Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Ali Uğurlu:

“Etilen polimer atıklar yani polietilen atıklar; birçok plastiğin üretiminde kullanılıyor. Oyuncak kaplamaları, kabloların yalıtkan kaplamaları, mutfak eşyaları, kutu plastikler, sera örtüleri, pazar poşetleri, plastik şişe üretiminde hammadde olarak etilen polimerler kullanılıyor.”

İNGİLTERE’DEN 210 BİN TON PLASTİK ATIK

Uluslararası çevre örgütü Greepeace’in son raporuna göre, geçen yıl İngiltere’deki plastik atıkların yüzde 40’ı Türkiye’ye ihraç edildi ve yasa dışı yollarla toplanıp yakıldı. Buna göre İngiltere, 2020 yılında Türkiye’ye yaklaşık 210 bin ton plastik atık ithal etti.

2019’DA AVRUPA’DAN 14 MİLYON TON ÇÖP

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin:

“2019’da Türkiye, Avrupa’dan 14 milyon ton çöp ithal etmiştir. Günde 213 kamyona tekabül eden bu çöplerin hepsi geri dönüşüme uğramamıştır. Türkiye, çöp ithalatında bayrağı Çin’den almıştır. Adana ise adeta Avrupa Birliği’nin çöplüğü haline gelmiştir. Endüstriyel ve tarım arazilerindeki yasadışı çöp dökümleri hem çevreye ve hayvanlara, hem tarım ürünlerine hem de insanlığa büyük zarar vermektedir.” 

ANCAK YÜZDE 10’U DÖNÜŞEBİLİYOR

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut:

“Türkiye’ye getirilen devasa çöp yığınları özellikle Adana’ya çok daha fazla gönderildi. Amaç, dönüşümdü. Ancak uzmanların da söylediğine göre bu gelen plastik çöp yığınlarının ancak yüzde 10’u dönüşebiliyor. Kalan çöp yığınları su kenarlarına, tarım alanlarına, yerleşim yerlerine dökülüyor. Çevre Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nı göreve çağırıyorum, gelin bu işin denetimin yapın kontrol altına alın. Bu işe çare bulun.” 

İNGİLTERE’DEKİ PLASTİK ATIKLARIN YAKLAŞIK YÜZDE 40’I TÜRKİYE’YE İHRAÇ EDİLDİ

Greenpeace:

“İngiltere’deki plastik atıkların yaklaşık yüzde 40’ı Türkiye’ye ihraç edildi ve yasa dışı yollarla toplanıp yakıldı.”

ÇEVRE ÖRGÜTÜ GREENPEACE TARAFINDAN YAYIMLANAN YENİ BİR RAPORA GÖRE

“Geçen yıl İngiltere’deki plastik atıkların yaklaşık yüzde 40’ı Türkiye’ye ihraç edildi ve yasa dışı yollarla toplanıp yakıldı..

İngiltere’nin 2020 yılında Türkiye’ye ihraç ettiği plastik atıkların 210 bin ton civarında. Atıkların Türkiye’de geri dönüştürülmek yerine, bir kısmının yollara, tarlalara ve su kaynaklarına atıldığını ve buralarda yakıldığını tespit ettik..

Rapor için Adana’daki 10 çöp sahasını incelendi ve İngiltere’de faaliyet gösteren Tesco, Asda, Co-op, Aldi, Sainsbury’s, Lidl ve Marks & Spencer gibi süpermarketlere ait plastik poşetler ve onlara ait ürünler bulundu..

Akdeniz kıyılarında da, İngiliz markası tuvalet kağıdı ambalajları da dahil olmak üzere, sahil boyunca daha fazla İngiltere’den ithal edilmiş plastik bulundu..

Atıkların bir yıldan daha eski olamayacağının bir göstergesi olarak çöp sahalarında İngiltere’de yapılmış bir koronavirüs antikor testi de bulundu.”.

Raporda Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük plastik atık çöp ithalatçısı olabileceği yönünde uyarıda bulunuldu.

Yıllara göre İngiltere'den Türkiye'ye plastik atık ihracatı. .  .
‘AVRUPA’NIN EN BÜYÜK PLASTİK ATIK ÇÖPLÜĞÜ OLMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Rapor Türkiye’nin

*2016 yılında İngiltere’den 12 bin tonluk plastik atık ithal ettiğini aktarırken

*2020 yılına gelindiği ise bu miktarın 18 kat artarak, İngiltere’nin toplam plastik atığının yüzde 40’ına denk düştüğünü gösterdi.

*Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri de geçtiğimiz yıl 2016’ya kıyasla Türkiye’ye 20 kat daha fazla plastik atık gönderdi.

Türkiye merkezli Greenpeace Akdeniz’in biyoçeşitlilik projesi sorumlusu Nihan Temiz, Avrupa’dan Türkiye’ye her gün 241 kamyon dolusu plastik atık geldiğini söyledi ve “Bu bizi mahvediyor” dedi.

Nihan Temiz:

“Verilerden ve sahadan görebildiğimiz kadarıyla, Avrupa’nın en büyük plastik atık çöplüğü olmaya devam ediyoruz.”

Türkiye, Malezya ve Polonya ile beraber 2020’de en yüksek plastik atık ithal eden ülkeler arasında.

Şubat 2021’de konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kaynakları, “yakın gelecekte yurtdışından atık ithalatına tamamen sona erdirmeyi planladığını” söylemişti.

Bakanlık, geçen yıl atık ithalat kotasının yüzde 50 azaltıldığını ve bu konudaki denetimlerin sıkılaştırıldığını belirtmişti.

Greenpeace İngiltere’den Nina Schrank:

“Sorunun özü aşırı üretimdi. Hükümeti plastik atık ihracatını yasaklamaya ve tek kullanımlık plastikleri 2025 yılına kadar yüzde 50 azaltmaya çağırdık.”

İngiltere Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, plastik atıkların yurt içinde ele alınması yönünde kararlı olduklarını söyledi.

Bakanlık şunları aktardı:

“Bu nedenle plastik atıkların OECD dışı ülkelere ihracatını yasaklamayı ve daha sıkı kontroller yoluyla – Türkiye gibi ülkeler de dahil olmak üzere – yasa dışı atık ihracatını kısıtlamayı taahhüt ediyoruz.”

İngiltere’nin plastik kirliliğiyle mücadelede küresel bir lider olduğunu iddia eden bakanlık, plastik ambalaj vergisi ve zorunlu elektronik atık izleme tasarılarının geri dönüşüm oranlarını artıracağını, atıkları ve suçları da azaltacağını savundu.

İngiltere ABD’den sonra kişi başı plastik atık üretiminde dünyada ikinci sırada yer aldı. 2018 yılında İngiltere’de tahmini 5,2 milyon ton plastik atık üretildi.

Pek çok zengin ülke, geri dönüştürülebilir atıkları farklı gerekçelerle ihraç ediyor. Bu gerekçeler arasında da ihracatın finansal olarak ucuz olması, yurtiçindeki çöplüklerin azaltılması geliyor.

Malezya Çevre Bakanı Yeo Bee Yin, geçen yıl hükümetin, 42’si İngiltere’ye ait olmak üzere, yasadışı yoldan ithal edilen plastik atık içeren 150 konteyneri geri gönderdiklerini açıkladı.

Bakan, eylemlerindeki amacın Güney Doğu Asya ulusunun “dünyanın çöplüğü” olmamasını sağlamak olduğunu söyledi.

Greenpeace: Türkiye, Avrupa'dan 659 bin 960 ton plastik atık ithal etti
GREENPEACE: “TÜRKİYE, AVRUPA’DAN 659 BİN 960 TON PLASTİK ATIK İTHAL ETTİ

GREENPEACE Akdeniz’in araştırmasına göre, Türkiye’nin 2020 yılında Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke olduğu ortaya çıktı.

GREENPEACE Akdeniz’in araştırmasına göre, Türkiye’nin 2020 yılında Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke olduğu, bir önceki yıla göre yüzde 13 artış gerçekleştiği ve her gün 241 kamyon dolusu plastik atığın Türkiye’ye geldiği belirlendi. 

Türkiye’nin 2020 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere’den toplam 659 bin 960 ton plastik atık ithal ettiği açıklanırken, ekipler, Adana’da doğaya bırakılan atık ithal plastikleri görüntüledi.

Greenpeace Akdeniz, ‘Türkiye plastik çöplüğü olmasın’ kampanyası kapsamında, çevreye, deniz canlılarına ve insan sağlığına yönelik tehlikeleri nedeniyle plastik atık ithalatının acilen yasaklanmasını talep ediyor.

Bu kapsamda ithal edilen plastik atıklar ve en çok hangi ülkeden geldiğine yönelik araştırma yapan Greenpeace Akdeniz ekibi, bu plastiklerin bir kısmının doğaya atıldığını ya da yakıldığına ilişkin Kasım 2020’de Adana’da çektiği görüntülerin ardından, Nisan 2021’de yeniden Adana’ya yapılan saha gezisinde durumun değişmediğini gösterdi. Çekilen görüntülerle, Avrupa’dan gelen plastik çöplerin doğaya atıldığı ya da yakıldığı bir kez daha ortaya çıkarıldı.

‘İTHALATI YASAKLANSIN’ ÇAĞRISI

Greenpeace Akdeniz Biyoçeşitlilik Projeler Lideri Nihan Temiz Ataş:

Türkiye’nin sıfır atık hedefine her geçen gün katlanarak artan ithal plastik atıklarla ulaşmasının mümkün olmadığını belirterek, acilen ithalatın yasaklanması gerektiğini söylemeliyim..

Geçen sene başlattığımız ‘Türkiye plastik çöplüğü olmasın’ kampanya sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın plastik atık ithalatı kotasını düşürdü. Bu adımın güzel ancak yeterli olmadığını o zaman da söylemiştik..

Verilerden ve sahadan gördüğümüz kadarıyla Avrupa’nın en büyük plastik çöplüğü olmaya devam ediyoruz. Hatta kotanın düştüğü günden sonra da artış devam ediyor. Bu durum, denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanı, Ocak ayında hedefin sıfır atık ithalatı olduğunu belirtti..

Bakanlığın bu taahhüdünü acilen gerçekleştirerek plastik atık ithalatı yasağı eylem planını açıklamasını, denetim ve şeffaflık mekanizmalarını artırmasını talep ediyoruz.”

AVRUPA’DAN 659 BİN TON PLASTİK ATIK

Çin’in 2018 yılındaki plastik atık ithalatı yasağının ardından plastik çöplerin yeni adresi olan Türkiye’de her sene plastik atık ithalatının katlanarak artmaya devam ettiğine işaret edildi.

Greenpeace Akdeniz’in Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve İngiltere Ulusal İstatistik Dairesi’den topladığı verilere göre, Türkiye’nin 2020 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere’den toplam 659 bin 960 ton plastik atık ithal ettiği açıklandı.

PLASTİK ATIK İTHALATI, 16 YILDA 196 KAT ARTTI

Diğer veriler ise şöyle;

2019 yılında Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atık miktarı 582 bin 296 tondu. 1 yılda plastik atık ithalatı yüzde 13 arttı. Her gün 241 kamyon dolusu plastik atığın Türkiye’ye geldiği belirlendi.?

Türkiye, 2020 yılında Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke oldu. Türkiye Avrupa plastik atık ihracatının yüzde 28’ini karşıladı..

Plastik atık ithalatı son 16 yılda (2004’ten bu yana) ise 196 kat arttı..

Türkiye’ye 2020 yılında en çok plastik atık gönderen ilk beş ülke İngiltere 209 bin 642 ton, Belçika 137 bin 71 ton, Almanya 136 bin 83 ton, Hollanda 49 bin 496 ton, Slovenya 24 bin 884 ton.”

atık
AB ÜYELERİNDEN TÜRKİYE DAHİL BİRÇOK ÜLKEYE İHRAÇ EDİLEN ATIKLARI ‘İZLEMEK ZOR’

Hollanda Çevre ve Ulaşım Müfettişliği (ILT):

“Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden ihraç edilen plastik atıkların, gönderilen ülkelerde ne yapıldığını izlemenin zor olduğunu açıklamalıyız..”

Türkiye ise diğer ülkelerin aksine, Avrupa’dan ithal edilen plastik atıklar konusunda yeterli denetimin mevcut olduğunu bildirdi.

Hollandalı kurum, yurtdışına plastik atık ihracatına ilişkin bir soruşturma başlattı.

Avrupa’dan en fazla plastik atık alan ülkelerin başında gelen Türkiye’de ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, gerekli düzenlemeler çerçevesinde bu konuda sıkı kontrollerin yapıldığını ve atıkların çevreye zarar vermesinin önlendiğini bildirdi.

Belçika ve Hollanda’daki gazeteci kollektiflerinin ortaklaşa yaptığı araştırmaya göre, uluslararası düzenlemelere rağmen, plastik atıklar konsundaki sorun devam ediyor.

Avrupa’dan yola çıkan gemilerde, düşük kaliteli ya da istenmeyen plastiklere rastlamak hala mümkün. Çünkü Hollanda ve Belçika’daki limanlarda, ihraç edilen plastik atıklarla ilgili kontroller yeterli değil.

Hollanda ve Belçika’daki limanlardan her yıl 350 milyon kilo plastik atık içeren 18 binden fazla konteyner, yurtdışına gönderiliyor. Çevre ve gümrük yetkilileri, bu konteynerlerden binden azını kontrol edebiliyor.

‘İNCELEMEK İÇİN ZAMAN YOK’

Belçikalı atık uzmanı Mike van Acoleyen:

“Kontrol edilen konteynerlerdeki atığın nereye gitiiği, şirketlerin bunları doğru bir şekilde işleyip işlemediği ya da atıkların doğaya atılıp atılmadığı yeterince incelenmiyor. Bunları incelemek için zaman yok.”

Çin’in 2018 yılında atık plastik ithalatını durdurmasının ardından, Avrupa’nın bu konudaki en önemli müşterileri Türkiye, Vietnam, Malezya ve Endonezya oldu.

Hollanda’da Türkiye, Endonezya ve Vietnam’a atık ihraç eden kayıtlı 6 bin tüccar bulunuyor. Ancak ILT’ye göre, sadece cep telefonu ve bilgisayar aracılığıyla atık ihracatı yapan çok sayıda tüccar da var ve bunların faaliyetlerine ilişikin çok fazla bilgi yok.

Malezya ve Endonezya’daki çevre örgütleri, Avrupa’dan helen atıkların yasadışı bir şekilde yakıldığını ya da doğaya atıldığını söylüyor. Hollanda Çevre ve Ulaşım Müfettişliği, özellikle Asya ülkelerine hiden atıkların takibinin neredeyse imkansız.

Hollanda, yurtdışına ihraç edilen plastik atıklarla ilgili bir soruşturma başlattı. ILT, soruşturmanın ilkbaharda tamamlanmasını planlıyor.

Türkiye ise diğer ülkelerin aksine, Avrupa’dan ithal edilen plastik atıklar konusunda yeterli denetimin mevcut olduğunu bildirdi.

Bilgi veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kaynakları, geçen yıl atık ithalat kotasının yüzde 50 azaltıldığını ve bu konudaki denetimlerin sıkılaştırıldığını söyledi.

İthal edilen atığın, Türkiye’deki geri dönüşüm kapasitesinin altında olduğunu söyleyen kaynaklar, “karışık” kodlu atık ithalatı yasağı ile de sadece geri dönüştürülebilir maddelerin ithalatına izin verildiğini vurguladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yakın gelecekte yurtdışından atık ithalatına tamamen sona erdirmeyi hedefliyor.

Avrupa Komisyonu da, ocak ayından itibaren Avrupa’dan sadece geri dönüştürülenilir atıkların ihracına izin veren bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu.

NE OLMUŞTU?

TEK KULLANIMLIK PLASTİKLERİN BİR ÇOĞUNUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR

Her yıl 8 milyon ton plastik atık denizlere/okyanuslara ulaşıyor.

Prof. Dr. Mustafa Öztürk:

Global ölçekte yılda 300 milyon ton plastik atık oluşmaktadır. Bu plastik atıkların yüzde 50’si tek kullanımlık plastiklerdir.

Tek kullanımlık plastiklerin birçoğunun geri dönüşümü mümkün değildir. 

Global ölçekte plastik atıkların sadece yüzde 9-20 geri dönüştürülebiliyor. Geri kalanı, yakılıyor, depolanıyor ve gelişi güzel yerlere illegal dökülüyor. 

Her yıl 8 milyon ton plastik atık denizlere/okyanuslara ulaşıyor.

Bu plastik atıklar denizlerde ve okyanuslarda mikro plastiklere dönüşmektedir.

Daire içinde mikro plastik kirliliği görülmektedir. 
 

1.jpg
Görsel: Mary Flora Hart/China Dialogue Ocean

BBC NEWS, BİR ARAŞTIRMA YAPMIŞTIR. 

İngiltere’den ihraç edilen plastik atıkların  Adana  bölgesinde bir geri dönüşüm tesisinde nasıl geri dönüşüm yapıldığını incelemiştir.

“Gelişmiş ülkelerin atıkları” için; gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerin sorumluluk alması çok acı.

Bu arada, kendi plastik atıklarının geri dönüşümünü yapmayan AB ülkeleri, 2019 yılında Türkiye’ye en fazla kirli ve karışık plastik atık ihracat etmişlerdir.

Bu ülkeler, Tablo 1’de verilmiştir. 

ÜlkelerPlastik Atık Miktarı (bin ton/yıl)
İngiltere154
İtalya90
Belçika86
Almanya68
Fransa57
Toplam455
Tablo 1. Türkiye’ye AB ülkelerinden plastik atık ihracatı


Yani, 2019 yılında AB ülkelerinden her gün ortalama 83 kamyon yüküne eşdeğer (bir kamyon yükü 15 ton alınmış) plastik atık ithal edilmiştir.

İngiltere, plastik atıklarını ihraç ederken yurt dışındaki geri dönüşüm tesislerinin standartlara uygun olmasını ve çalışmasını istediği iddia edilmektedir.

İstediği ile uygulattığı aynı değil.

2019 YILINDA İNGİLTERE’DEN TÜRKİYE’YE İHRAÇ EDİLEN PLASTİK ATIK MİKTARI 154 BİN TONDUR
 

1.jpg
Resim 1. 2019 yılında İngiltere’den Türkiye’ye ihraç edilen plastik atık miktarı / Fotoğraflar: BBC


Kovid-19 pandemi sürecinde insanların davranışları değişti ve her ülkede plastik atık miktarı yüzde 20 ila yüzde 50 oranında arttı. 

İnsan olarak davranışlarımızı değiştirmediğimiz veya hala farkındalığımız olmadığı sürece, virüs önümüzdeki yıllar devam etse bile, denizleri/okyanusları kirletmeye devam edeceğiz. 

Kovid-19 pandemi sürecinde dahi (2020 yılı) AB ülkeleri, Türkiye’ye plastik atık ihraç etmeye devam etmiştir.  

2020 OCAK -MAYIS AYLARI ARASINDA İNGİLTERE’DEN TÜRKİYE’YE İHRAÇ EDİLEN PLASTİK ATIK MİKTARI
 

-.jpg
--.jpg
Şekil 1. 2020 Ocak-Mayıs ayları arası İngiltere’nin plastik atık ihracat ettiği ülkeler


Şekil 1 incelendiği zaman, Kovid-19 pandemi süreci dahil İngiltere, plastik atıklarının yaklaşık yüzde 41’ni Türkiye’ye ihraç etmiştir.

Ocak-haziran ayları arasında İngiltere’den her gün ortalama 16 kamyon yüküne eşdeğer (bir kamyon yükü 15 ton alınmış) plastik atık ithal edilmiştir.

BBC News, İngiltere’den Türkiye’ye ihraç edilen plastik atıklarını nasıl geri dönüştürüldüğünün izini sürmüş ve işler acısı durumu kamuoyu ile paylaşmıştır.

BBC News’in başlığı “İngiltere’de Geri Dönüştürülen Plastik Atıklar, Neden Türkiye’de Yol Kenarlarına Atıldı?”

BBC NEWS’DE  YAYINLANAN VİDEO GÖRÜNTÜSÜ ÇEVRE FELAKETİNİN FOTOĞRAFIDIR.


Şimdi bu videodaki görüntülerin çevresel felaketi üzerinde duralım. 

1. İngiltere’den geri dönüşüm amaçlı ithal edilen plastik atıkların bir kısmının Adana’da bir tesiste yol kenarlarına atılıp gelişi güzel yakılarak dioksin, furan, PCB gibi kanser yapıcı kirleticiler havaya salımlanıyor.

Kirli ve zehir havayı soluyan insanlar, kanser olur, erken yaşlanır ve ömrü boyunca başı dertten kurtulmaz.  

‘Hiçliğin ortasında bir yerlere’ bırakılan plastik atıkların gelişi yakılması görüntüleri Resim 2’de verilmiştir.
 

2.jpg
Resim 2. Açıkta yakılan plastik atıklar kansere davetiye çıkartır


Plastik atıkların gelişi güzel yakıldığı yerlerde toplanan yumurtalar, dioksinler, PCB’ler, furanlar, alev geciktiriciler ve toksik “sonsuza kadar kimyasallar” da dahil olmak üzere insan sağlığına korkunç tehditler oluşturan tehlikeli düzeylerde kimyasallar içerebilir.

Mutlaka inceleme yapılması gerekir. 

Plastik atıkların bu tür gelişi güzel yakması ile oluşan kirleticiler, çevredeki özellikle tarım topraklarında kalıcı kirliliğe neden olabilir.

Hâkim rüzgar yönünde tarım toprağında kalıcı kirleticilerle ilgili araştırma yapılması faydalı olur. 

Plastik atıklar kesinlikle gelişi güzel yakılmamalı ve yakan tesisler derhal kapatılmalıdır. 


2. Yurt dışından ithal edilen plastik atıkların sözde bu geri dönüşüm tesisinin çevresinde gelişi güzel geçici depolanması ve sonra bunların çöp depolama alanlarına gönderilmesi ayrı bir faciadır. 

Plastik atıkların gelişi güzel depolanması büyük bir çevresel sorundur.

Ayrıca, gelişi güzel geçici depolama işleminin tarım arazileri yanında yapılması tarım topraklarına ciddi zararlar verir.

Yağışlarla birlikte kirli ve karışık plastik atıklardaki tüm kirleticiler su kaynaklarını ve tarım topraklarını kirletmesi kuvvetle muhtemeldir. 

Sahi bu sözde geri dönüşüm tesisinin işletilmesi esansında oluşan atıksular nereye veriliyor? 
 

3.jpg
Resim 3. İthal edilen plastik atıkların gelişi güzel atılması


Geri dönüşüm tesislerinde plastik atıklar kesinlikle kapalı alanlarda geçici olarak depolanması gerekir.

Buna göre geri dönüşüm tesislerinin kapalı alanları yeterli kapasitede olmalıdır. 


3. Sözde bu geri dönüşüm tesisi yönetimi, çalışanlarını eldivensiz, maskesiz ve iş elbisesiz iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hiçbir önlem almadan çalıştırması ayrıca faciadır.

Özellikle Kovid-19 pandemi sürecinde bu çok önemlidir. Çünkü Kovid-19 virüsü plastik yüzeylerde 72 saat aktif olarak kalabilmektedir. 
 

4.jpg
Resim 4. Sözde geri dönüşüm tesisi ve çalışmalar


Geri dönüşüm amaçlı ithal edilen kirli ve karışık plastik atıklar, insan sağlığı hiçe sayılarak şekilde ayrıştırılmakta ve çalışanların sağlığı tehlikeye sokulmaktadır.

Bu ve benzeri sözde geri dönüşüm tesislerinde çalışan insanlar, kirli plastikleri çıplak elleri ile tuttukları, kirlenmiş elleriyle ağzına, burnuna ve gözüne dokunursa hastalık kapar.

Ayrıca bu işlemler esnasında oluşan tozları soludukları için ciddi sağlık sorunları yaşarlar.
Çalışanlar, her türlü kirliliğe direk maruz kalmaktadır. 

İngiltere’den ithal edilen kirli ve karışık plastik atıkların, bizim çalışanlarımızı hasta edilmesi anlaşılır gibi değil.

İnsan sağlığı hiçe sayılarak birilerinin ekonomiye katkı veriyoruz demesi daha vahim durumdur.


4. İngiltere’den ithal edilen kirli plastik atıklar, Adana’daki sahilleri, plajları kirletiyor.

Sucul ortamdaki yaban hayatını tehdit ediyor. Özellikle mikro plastikler, deniz canlıları için çok tehlikelidir. 

Denizde, güneş ışığı, rüzgar ve dalga hareketi, plastik atığı küçük parçacıklara böler. Bölünen mikro plastikler, genellikle 1 mikrometre ile 5 milimetre arasında boyutlara sahiptirler. Bu sözde mikro plastikler, su ortamında yayılır.

Plastik atıkların, doğada (toprakta, akarsuda, gölde, denizde ve çöp depolama alanında) biyobozulma süresi 450 yıldır.

Önlemler alınmazsa bu tür kirleticiler birikmeye ve kirletmeye devam edecektir. Şimdiden gerekli önlemler alınmazsa gelecekte denizlerde balıklardan çok mikro plastikler birikebilir. 

Adana sahilleri ve plajlarında mikro plastik tespiti çalışması yapılması fevkalade faydalı olur.


5. Karışık plastik atıkların üzerindeki kirleticileri safsızlıkları bertaraf etmek için su ile yıkama yapılır.

Karışık kirli plastik atıkların yıkanması esnasında oluşan çamur, plastik kırpıntıları, etiketler, mikro plastikler ve çok kirli atıksu içerir.

Oluşan bu çamurlu, plastik kırpıntılı ve mikro plastikli çok kirli atıksuların tekniğine uygun olarak bertaraf edilmesi gerekir. 

Çamurlu, kirli plastik kırpıntılı ve mikro plastikli çok kirli atıksuların tekniğine uygun olarak bertaraf edilmesi ile ilgili İl Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri, Belediye Su İdareleri ile birlikte araç takip sistemi kurmalı ve kirli atıkların illegal dökümü mutlaka önlenmelidir.

Ayrıca üretim esnasında oluşan geri kazanılması mümkün olmayan plastik atıkların nerede bertaraf edildiği mutlaka tespit edilmelidir.


6. Plastik atıklar kolay ve düşük sıcaklıkta tutuşma özelliğine sahiptir. Sözde bu geri dönüşüm tesisinde yangın güvenliği ile ilgili hiç tedbirin alınmadığı anlaşılmaktadır.

Yangın önlemleri alınmadan açıkta gelişi güzel depolanan plastik atıklar yandığı zaman çevrede ciddi hava kirliliği oluşturur.

Bu tür yangın sonucu oluşan kirleticiler, çevrede kalıcı kirliliğe ve insanlarda kansere neden olur. 

“BUNLARIN ÇOĞUNUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Yangın güvenliği tedbiri almayan ve ilgili belediyeden onaylatmayan geri dönüşüm tesislerine 1 ay gibi ek süre verilip gereğini yapmayan derhal kapatılmalıdır.  
 

5.jpg
Resim 4. Yangın önlemleri alınmadan açıktan depolanan plastik atıklar


Kısaca, ithal edilen plastik atıkların çevreyle uyumlu olması gerektiği gibi geri dönüşüme gitmediği, merdiven altı tesislerde yanlış şekillerde ayrıştırıldığı anlaşılmaktadır. 

İngiltere’den ithal edilen kirli plastik atıkları ile;

Çevre katledilerek,

Gelişi güzel yakılarak ve kanser yapıcı zehirli gazların salımlanması ile çalışanları soluduğu hava kirletilerek,

Önemli miktarda ıskarta plastik atık çöp depolama alanına gönderilerek,

Toprak kirletilerek,

Atıksuları, belediyenin kanalizasyonunu kirleterek,

ekonomiye katkı sağlanamaz. 

AB ülkelerinin kirli ve karışık atıkları ile ülkemizin çevresi kirletilmez. 

Atıklarını kaynakta ayrıştırarak geri dönüşüme gönderip çevreyi korumak adına üzerine düşeni yaptığını düşünen Britanyalı ilkokul öğrencilerine Türkiye’deki plastik atıklarının yukarıda linki verilen videosu izletildi. Öğrenciler hayal kırıklığı ve üzüntü yaşadıklarını belirtti.

İthal edilen plastik atıklarla ilgili yaşanan çevresel problemleri yukarıda kısaca özetledim.

BBC News’in haberi “İngiltere’nin İhraç Ettiği Plastik Atıkların Adana’da Vahşi Şekilde Bertarafı” haberi üzerine DEFRA (çevre ajansı) araştırma başlattı.

Araştırmada şöyle denmektedir:

İngiltere’den plastik atık ihraç eden firmanın, atıkların gönderilmesinde yer alan işletmelerin, sevk ettikleri ve geri dönüştürdükleri atıkların çevreye duyarlı bir şekilde yönetilmesini sağlamak için gerekli tüm adımları atmaları gerekmektedir.

Araştırmada ayrıca, şu ifadelere yer verilmektedir:

Mevzuat atığının gereklerine aykırı olarak atık ihraç ettiği tespit edilen bireyler ve işletmeler iki yıl hapis cezası ve sınırsız para cezası ile karşı karşıya kalabilir.


İngiliz hükümeti, OECD üyesi olmayan ülkelere, plastik atık göndermeyi durdurma sözü verdi, yani gelişmekte olan ülkelere ihraç edilemez.

Ancak Türkiye, OECD ülkesidir.

Bu yüzden son yıllarda Türkiye’ye plastik atık ihracatı artmıştır.

Basel Konvansiyonu’nda yapılan güncellemeler, AB ülkelerinin plastik atık ihracatını Güneydoğu Asya’dan OECD üyesi olan Türkiye’ye yönlendirilmesini tetiklemiştir. 

Yeni taslak AB kuralı, plastik atıkların istediği herhangi bir ülkeye ihraç edilmesine izin verecektir – eğer bu atık geri dönüşüm için amaçlanmışsa ve “kirlenme ve diğer atık türlerinden neredeyse tamamen arınmışsa olacak”.

Bu delege edilen yasa, AB’nin 2019 yılında Basel Sözleşmesi’nde kararlaştırılan plastik atıklarla ilgili kararı aşağıdaki amaçlarla uygulamasını sağlamayı amaçlamaktadır:

AB’den OECD üyesi olmayan ülkelere tehlikeli ve geri dönüşümü zor plastik atıkların ihracatının yasaklanması,
 

Bu tür atıkların OECD ülkelerine ihracatı için kontrol prosedürlerinin oluşturulması.

Yasa ayrıca AB içi tehlikeli olmayan atık sevkiyatlarının yeni kontrollerden muaf olduğunu da açıklayacaktır. 

Bu yetkiyi verilen yasa, 1 Ocak 2021’de yürürlüğe girecektir.

2021 yılından itibaren AB ülkelerinden OECD ülkesi olan Türkiye’ye daha gazla plastik atık ihracatı artacaktır.

Gereği yapılmazsa Türkiye, 2021’den itibaren AB ülkelerinin plastik atık çöplüğü olabilir. 

AB ülkelerinin kirli plastik atıklarını geri dönüştürmek çevrecilik olamaz. 

AB ülkelerinden geri dönüşüm amacıyla ithal edilen plastik atıklar, Türkiye’de havayı, suyu ve toprağı kirletmesi ve vahşi şekilde depolanması üzerine acilen soruşturma başlatılmalı ve plastik atık ithalatı incelemeye almalıdır. 

Plastik atık ithal eden geri dönüşüm firmalarının önceliği bulunduğu il ve ilçelerinde oluşan plastik atıkları kaynakta ayrı toplama ile çalışmaya başlamak ve uygulamaya koymak olmalıdır. 

Türkiye, Çin ve Hindistan’ın plastik atık uygulamalarını baz alarak, plastik atıklardaki kirlilik (kontamizasyon) oranlarını yeniden belirlemelidir. 

Plastik atıkların önemli bir kısmı hem AB ülkeleri içinde hem de AB ile dünyanın diğer ülkeleri arasında işlem görmektedir.

AB’nin AB dışındaki ülkelere plastik atık ihracatı, 2019’un başında ayda 150 bin ton civarındaydı.

Çin, 2017 Eylül ayında aldığı kararla, kontaminasyon oranı binde 5’in üzerinde olan atıkların 01 Ocak 2018 tarihinden itibaren ithalinin yasaklanması kararı almıştır.

Çin’in bu kararı almasının ana nedeni, ithal edilen atıkların yüzde 60’nın ancak değerlendirildiği, bakiye yüzde 40 atıkların ise Çin’de ciddi çevre kirliliği (su kirliliği, toprak kirliliği ve hava kirliliği gibi) oluşturduğu tespit edilmiştir.

 Bu karar, Çin ve Hong Kong’a ihraç edilen kirli ve karışık plastik atık miktarını çok sınırlı hale getirmiştir.

Çin ve Hindistan’ın kirli ve karışık plastik atıklarla ilgili kararı, Ocak 2017 ile Nisan 2019 arasında, AB-28 ülkesinden AB dışındaki ülkelere plastik atık ihracatında, mevcut rotalardan yeni rotalara büyük değişimler olmuştur (Şekil 2).  

Bu AB ülkelerinin ihracat hedef ülkelerini değiştirmiştir.
 

2.jpg
2-.jpg
Şekil 2. AB ülkelerinden dış ülkelere plastik atık ihracatı​​​​​​​


Şekil 2 incelendiği zaman Çin’in plastik atıklarla ilgili 2018 yılı yeni uygulamasından önce 2015 yılında AB ülkelerinden Türkiye’ye 19 bin 777 ton plastik atık ihraç edilirken 2018 yılında ihraç edilen plastik atık miktarı yaklaşık 270 bin tona ve 2019 yılında 455 bin tona çıkmıştır. 

Çin, 1 Ocak 2018’den itibaren plastik atıklarda, kontaminasyon oranı binde 5’in üzerinde olan atıkların ithalatının yasaklanmasını uygulamaya koyması ile AB ülkeleri, karışık ve kirli plastik atıklarını Türkiye’ye ve benzeri ülkelere ihraç edilmeye başlamıştır.

Türkiye, ithal edilen karışık plastik atık için bir ithalat kodu yerine ayrı ayrı plastik atıklar (Pet için Pet, PP için PP, PE için PE ve HDP için HDP ve benzerleri) kodları kullanılmalıdır.  


Yeni düzenleme ile birlikte, Çin’e plastik atık ihracatı 581 bin ton/aydan 23,9 bin ton/aya düşmüştür. Yani plastik atık ithalatı 24 kat azalmıştır.

Bugün Çin, dünyadaki kirli ve karışık plastik atığın yalnızca yüzde 1’ini ithal etmektedir.

Bugün Çin, akıllı yüz tanıma sistemi ile ülkesinde oluşan ambalaj atıklarını kaynakta ayrı toplama başlamıştır.

2019 Haziran ayında 23,5 milyon nüfuslu Şangay’da deneme çalışmalarını başlatmıştır.

Önümüzdeki günlerde Şangay tecrübesi ışığında diğer şehirlerde uygulamayı genişletecektir.

Sıfır atık Projesi çerçevesinde Türkiye, Şangay tecrübesini tüm yönleri ile incelemeli ve kendi kaynakta ayrı toplama sistemini uygulamaya koymalıdır. 

Türkiye plastik atıklarla ilgili çevreyle uyumlu kendi yol haritasını yeniden ortaya koymadığı ve Avrupa’dan karışık ve kirli plastik atıklarının ithal edilmesine müsaade ettiği sürece Sıfır Atık Projesi sadece kağıt üzerinde başarılı görülür.

Bu durum, Sıfır Atık Projesini felç eder. 

Geri dönüşüm sürecinde plastiklere ikinci bir hayat vermek teoride kulağa harika gelmektedir.

Çevreyle uyumlu olmayan ambalaj atığı geri dönüşüm sistemine son verilmelidir. 

Daha fazla plastik malzeme kullanmak daha fazla toksik atık üretmek demektir. 

Plastik atık miktarı arttıkça temiz su kaynaklarının, denizlerin ve tarım arazilerinin kalıcı kirlenmesine yol açar.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

© The Independentturkis

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top