SAĞLIK

KEFİR

“KEFİRİN FAYDALARI NELERDİR?”

KEFİRİN FAYDALARI VE ZARARLARI NELERDİR?

Sütün mayalanması Türk kültüründe diğer tüm medeniyetlerden çok farklı biçimde yorumlanmış, kefir ve yoğurt mayalarının keşfi ile bugün tıp dünyasında dahi isminden sıkça söz edilen besinler ortaya çıkmıştır.

Probiyotik niteliği ile diğer tüm süt ürünlerinden daha etkili faydalarından söz edebileceğimiz kefir; bugün oldukça uzun bir faydalar listesi ile karşımıza çıkar.

“PEKİ, KAFİRİN FAYDALARI VE ZARARLARI NELERDİR?”

Kefir ile yoğurt hemen hemen aynı maya türü gibi düşünülse de aslında kefir çok daha konsantre ve yoğurtta bulunmayan bakterileri içeren bir besindir.

Görünümü ayranı andıran bu besin; her yaştan birey tarafından tüketilebilir ve özellikle tedavi süreçlerinde oldukça faydalı sonuçların elde edilmesine yardımcı olur.

Karmaşık kimyasal reaksiyonlarından bahsetmek yerine, kısaca bakterilerin faydalarına değinmek, kefirin neden önemli olduğunu daha iyi açıklar.

Vücudumuz, bakteriler olmaması halinde kısa zamanda yaşayamaz hale gelir.

Bakteriler vücudumuzda birer organ gibi çalışır ve sistemin efektif biçimde işlemesini sağlar. Biz bunlara “faydalı bakteriler” diyoruz..

Cildimizden, bağırsaklarımıza, dolaşım sisteminden beyin hücrelerine kadar hemen her noktada bakteriler vücudumuzun ayakta durmasını sağlayan mikroorganizmalardır.

KEFİR; içerisindeki milyarlarla ifade edilen faydalı bakteri ile insan vücudunun en iyi dostlarından bir tanesidir..

Diğer tüm mayalı ürünlerden daha fazla bakteri yaşam alanına sahip bu besin, bugünlerde dünyanın en çok üzerinde durduğu süt ürünüdür.

Elbette kefir bir süt ürünü olduğundan LAKTOZ içerir.. 

Ancak yoğurt ve özellikle kefir, laktoz intoleransı üzerinde dahaaz tahrik edici özelliğe sahiptir.. Sütün asitliğini de azaltarak sindirim sistemini yormaz, bilakis sindirimsistemi üzerinde yapıcı etkileri vardır..

Tabii bu arada bir hususun altı çizilmelidir. Kefir sihirli iksir değildir. İçer içmez mucizeler beklemek doğru olmaz. Belli periyotta ve sizin için uygun ise bu besini tüketerek ortavadede faydalı sonuçlar elde edebilirsiniz..

Bunun yanında, kimi kaynaklarda faydalı olmadığı neredeyse hiçbir husus yokmuş gibi gösteriliyor olması da yanıltıcıdır. Örneğin; bu besinin kanser üzerinde bir etkisi olduğuna dair bilimsel veri yoktur. Bunun gibi size olağandışı güçler de kazandırmaz.. 

Ancak kefir; bugün çoğunlukla sentetik hale gelmiş besin gamı içerisinde tüketebileceğiniz enfaydalı besinlerdendir demek doğru olur..

Tabii kefirin yapıldığı sütün de mümkün olduğunca organik standartlara yakın olması gerekir.

“KEFİRİN BESİN DEĞERLERİ”

Kefir 100ml (yaklaşık 120gr) içerisinde yüzde 85 su, yüzde 5 karbonhidrat, yüzde 3, yüzde 4 süt yağı, yüzde 4 protein yüzde 2 mineral, vitamin ve diğer bileşenleri içerir..

Kefirin kalori değeri 100ml için yaklaşık 70kcal seviyesindedir. Bu noktada kefirin kalori değerini değiştiren en önemli unsur; yapıldığı sütün yağ oranıdır. Yukarıda gösterdiğimiz değer; birçok farklı hayvanın sütünden yapılabilen kefirin tam yağlı inek sütü ile yapılması durumunda ihtiva edeceği kalori değeridir. İnek sütü de farklı yağlılık değerlerine sahip olabilir..

Ev yapımı kefirin kalori değerini tamolarak hesaplayabilmek bu bakımdan çok kolay değildir.. Ancak 100ml için marjinal bir farktan söz edilemez.. Kaldı ki sütyağı oldukça faydalı bir yağ türüdür ve tüketilmesinde herhangi bir mahsur yoktur..

Burada dikkat edilmesi gereken sütproteini ve sütyağı alerjisi olup olmama durumudur.. Süt ürünlerine herhangi bir şekilde alerjisi olanların bu besini tüketmeleri doğru olmayabilir.

Kefirin içerisinde 250mg KALSİYUM bulunur. Bu mineral, yaşamsal döngümüz için oldukça önemli bir mineraldir..

Günde bir bardak kefir tüketerek günlük kalsiyum ihtiyacımızın 4’te birini karşılayabiliriz.

Kefir besin türleri içerisinde çok yaygın bulunmayan FOSFOR bileşenini içerir. Yine kalsiyum gibi bir bardak kefirin içinde günlük ihtiyacın yüzde 25’i yer almaktadır..

Fosfor kadar önemli bir diğer bileşen olan FOLİKASİT te kefirin içerisinde az da olsa bulunur.

Bağışıklık sisteminin efektif çalışması için son derece faydalı minerallerden olan MAGNEZYUM da bir bardak kefirin içinde günlük ihtiyacın yüzde 10’u kadar yer alır. 

Bazı kaynaklarda yer aldığı gibi; kefirin içerisinde tüm vitaminler fazlasıyla bulunmaz..

 Kefir; A, B2 ve B12 vitamini içerir. A ve B2 vitaminlerini çok yüksek miktarda içermiyor olsa da, son derece önemli bir vitamin türü olan B12’yi yüklü miktarda içerir..

Her gün bir buçuk bardak kefir, ihtiyacınız olan tüm B12’yi alabilmenizi sağlar.

Ancak kefir; tekil olarak tüketilebilecek bir ürün değildir. Bir başka deyişle sadece kefir tüketerek hayatta kalabilmeniz mümkün değildir. Diğer pek çok vitamin ve minerali almalısınız ki, kefir tek başına bunları sağlayamaz. Ancak destek bir gıda olarak her evde bulunması önerilir.

“KEFİR, NASIL VE NE KADAR TÜKETİLMELİDİR?”

Kefir; yoğun ama akışkan bir besindir ve çoğunlukla ayran gibi tüketilir..

Yemeklerin yanında veya herhangi bir zamanda içerek tüketilebilir. Dolapta bekleme süresi 3 hafta kadar olan ürün, üretilirken herhangi bir katkı maddesi kullanılamadığından, güvenle tüm ailebireyleri tarafından kullanılabilir..  Ancak süt ürünlerinin tüketim miktarına dikkat edilmesi gerekir.. Her ne kadar çokfaydalı bir besin olsa da, aşırı tüketilmesinin bazı riskleri vardır..

Özellikle LAKTOZ İNTOLERANSI durumunda ciddi sayılabilecek yan etkiler gözlemlenebilmektedir.

Miktar olarak kefir tüketimi ile ilgili net bir veri bulunmamakla birlikte, kalori değerlerini hesaplayarak tüketmekte fayda vardır..

200ml kefirin içinde (bir su bardağı) yaklaşık 100 kalori (Kcal) enerji bulunur. Bu değer her ne kadar çok yüksek gibi görünmese de, günde 2-3 bardak kefir tüketimi aslında biröğün yemeğe denktir demek yanlış olmaz.. Bu bakımdan tüketim miktarını sınırlı tutmak; kilo almamak için faydalı olacaktır..

Kefirin tüketimi için belirli bir zaman öngörülmez. Her ne kadar kimi kaynaklarda gece yatmadan önce veya sabah gibi ifadeler yer alıyor olsa da, bunun faydalarını arttırdığına dair herhangi bir veri bulunmuyor..

Ancak sıvı ve hacimli bir besin olmasından ötürü, mide aşırı yüklü iken tüketmek yerine, öğün dışında tüketilmesi reflü gibi mide sorunları olanlar için daha doğru olabilir..

Tabii kefirin ayran yerine tüketimi de söz konusu olabilir..

Sindirim sistemi sorunları olanlar için geneldiyetin yanında, mutlaka doktorun talimatlarının içerisinde yer almak koşulu ile belirlenen zaman aralıklarında tüketimi uygundur..

Özellikle sair rahatsızlıkları olanların, hekimin onayı olmaksızın kefir veya bir başka besini tedavi amacıyla tüketmesi doğrudeğildir..

Bu noktada yapılacaklar, devam etmekte olan tıbbi tedavinin zarar görmesine veya normalde var olmayan yan etkilerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Diğer pekçok hastalıkla değilse de, kefir tüketiminin mide ve bağırsak hastalıklarıyla ilişkisi olabileceğinden, bu konu hakkında hekimden görüşalmanız faydalıdır..

Sağlık sorunların olanların, tıbbi tedavileri devam ederken, hekimin kontrolü dışında besin takviyeleri ve alternatif tıp denemeleri yapmaları doğru değildir.

“KEFİR NEYE İYİ GELİR?”

“Kefir neye iyi gelir?” sorusu; pek çok kaynakta çeşitli biçimlerde yanıtlanır.. Ancak bilimsel kaynakların neredeyse hiçbirinde, bu faydalar listesinin bütünü ile ilgili kesinlik ifade eden veri yoktur..

Elbette son derece sağlıklı ve vücut için faydalı bir besindir ancak, kefir bir hayat iksiri değildir. Sağlığınızı koruyabilmek için, temel beslenme standartlarına özen göstermek ve çeşitli beslenerek, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm besin bileşenlerini almak gerekir. Sadece kefirin faydalarına odaklanmak son derece yanlış olacaktır. Örneğin; vücut kefirde yer almayan; vitamin ve mineral bileşenlerini de almak zorundadır. Eğer kefir ile birlikte, bu bileşenleri almazsak, genel sağlığımız zarar görebilir.

Bu bakımdan kefirin iyi geldiği hastalıklara odaklanmak yerine, sağlıklı beslenmeye odaklanmak ve sağlıklı besleme koşullarını kefir tüketerek en iyi hale getirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Kefirin faydaları başlığında yer alan unsurlara göz atalım.

“KEFİRİN FAYDALARI NELERDİR?”

Kefir; içerdiği faydalı bakteriler bakımından çokönemli bir besindir.. Faydalı bakteriler bağırsak florasında yer alır ve besin bileşenlerinin vücutta kullanılabilir hale gelmelerini sağlar..

Bağırsaklarımızda yeterince bakteri olmaması durumunda, sindirim sistemi sorunları yaşamamız; bunun sadece bir sonucudur..

Bağırsak florasının yeterli bakteriyi içermemesi durumunda besinler sindirilemez ve posa olarak atılır.. Besinlerin bileşenlerinden faydalanamayan vücut, kritik seviyelerde sağlıksız hale gelebileceğinden, sindirim sisteminin vücudun diğer tüm yaşamsal fonksiyonları kadar, hatta biraz daha fazla önem arz ettiği kimi kaynaklarda belirtilir.

Kefirin içerdiği benzersiz faydalı bakterilerin, vücudun ihtiyaç duyduğundan çok daha fazlasını içerdiği ifade edilir. Belirttiğimiz gibi; tükettiğimiz tüm besinlerin vücuda faydalı bileşenler haline gelmesini sağlayan bu bakterilerin yeterli olması durumunda, tüm besinlerden olağan dışı biçimde faydalanabilmek mümkün olmaktadır. Kimi kaynaklarda, kefirin mucizevi etkilerinden bu özelliği nedeniyle bahsedilmesi de, böyle bakıldığından anlaşılabilir olur.

“KEFİRİN BAŞLICA FAYDALARI”

– Sindirim sistemini düzenlemesi

– İçerdiği kalsiyum ile eklem sağlığına fayda sağlaması

– Kolesterol seviyesinin düzenlenmesine yardımcı olması

– Kan şekerini düzenlemesine yardımcı olması

– Enflamasyonun azalmasına yardımcı olması

– Metabolik fonksiyonların iyileşmesin yardımcı olması

– Hücre rejenerasyonuna destek olması

– Bağışıklık sistemine destek olması

– Kardiyovasküler sistemin ve dolaşım sisteminin sağlıklı çalışmasına destek olması

– Çeşitli ilaçların kullanımı sonrasında bozulan floranın iyileşmesini sağlaması

şeklinde özetlenebilir.

Bunların yanı sıra kefirin bazı kanser türlerinde etkili olduğuna işaret eden çalışmalar da bulunur. Ancak kefir kansere iyi gelir veya kefir kanserin ilacıdır demek doğru değildir. Bu noktada kesin bir bilimsel veri olmadığı gibi, mevcut verileri tek başında kefirin böyle bir etkisi olmadığını da kesin olarak ifade eder. 

“Kefir zayıflatır mı?” sorusuna cevap olarak ise yine kanserde olduğu gibi kesin bir cevap yoktur. Metabolik fonksiyonları iyileştirmesi ve besinlerin en iyi şekilde sindirilmesine yardımcı olması bakımından, kefirin kilo verme sürecinde destek olduğu teorik olarak ifade edilebilir. Ama yine bilimsel bir kesinlik ifadesinden, bu günün koşullarında bahsedilemiyor.

“KEFİRİN ZARARLARI NELERDİR?”

Kefirin bilinen bir zararı veya yan etkisi yoktur..

 Açıklamalarda belirtildiği gibi, bazı sağlık sorunları ile birleştiğinde beklenmedik yan etkileri ortaya çıkarabilmesi ve aşırı tüketilmesi durumunda ortaya çıkacak sorunlar dışında kefirin son derece güvenli bir besin olduğundan bahsedilir.. 

Hekiminiz veya diyetisyeniniz yasaklamadığı sürece kefiri güvenle tüketebilirsiniz..

Günümüzde paketli formları marketlerde satılan ürünün elbette ev yapımı olanı daha çok önerilir. Ancak kefirin evde üretilmesi için gerçek kefir mayasına ulaşmalı ve geleneksel yöntemlerle üretimini yapmalısınız. Güvenilirliğinden emin olmadığınız ürünleri tüketmek, faydalarından çok zararlarına isabet etmenize neden olabilir.

Özet olarak; kefirin faydaları ve zararları kıyaslaması yapıldığında oldukça asimetrik bir sonucun çıktığını ifade edebiliriz. Türk kültürünün önemli besin bileşenlerinden birisi olan kefirin, bugün batı dünyasının da yaygın biçimde tüketmeye başladığı bir besin olduğunu söyleyebiliyoruz. Bu besinin uygun miktarlarda tüketiminin, son derece faydalı olduğunu ve hemen herkes için önerildiğini de söyleyebiliyoruz. 

“KANSER HASTALARINA KEFİR ÖNERİSİ: GÜNDE 1 BARDAK İÇİN”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal:

“Mayalanmış bir süt içeceği olan kefirin mucizevi yararları saymakla bitmez. Özellikle kanser hastalarına günde 1 bardak kefir tüketmelerini öneririm.”

Kefirin kan kolesterolü, laktoz intoleransi, kanser, diyabet, bağışıklık sistemi, sindirim sistemi, bağışıklık sistemi hastalıkları ve bağırsak mikroflorası anemileri gibi birçok rahatsızlık üzerine olumlu etkisi olduğunu belirten Uysal:

“Kefir kökenini Kafkaslar’dan alan fermente bir süt ürünüdür. Karnabahar, patlamış mısır görünümünde yumuşak beyaz veya sarımtırak renkte düzensiz partiküllerdir. Kefir içerisinde birçok yararlı mikroorganizmalar barındırır. Sevinç iksiri, gençlik iksiri olarakta bilinmektedir.” .

Hazırlanışı hakkında bilgi veren Uysal:

“Yaklaşık bir kilo süte ceviz büyüklüğünde kefir mayası yeterlidir. Kefir yapmak için ılık sütünüzü cam kavanoza alınız. İçerisine kefir mayasını ilave edip 24 saate yakın bekletiniz. Kefir mayalandıktan sonra yoğurt kıvamında yoğun bir hal alıyor. Mayalandıktan sonra plastik süzgeç yardımı ile süzdüğünüzde hem kefir mayanız hazır oluyor hem de kefir içilecek kıvama gelmiş bulunuyor. Kefir yaparken dikkat etmemiz gereken en iyi nokta metal hiçbir ürünü değdirmemek olmalıdır çünkü yararlı maddelerin kaybolmasına neden olabilir.”

GÜNLÜK KALSİYUM MİKTARININ YÜZDE 30’UNU KARŞILIYOR


Kefirin sağlık üzerine etkisi ile ilgili yapılmış birçok çalışma bulunduğunu kaydeden Uysal, “Yarım yağlı sütten yapılmış 1 su bardağı kefir yaklaşık 120 kalori olup günlük alınması gereken kalsiyum miktarının da yüzde 30’unu karşılamaktadır. Özellikle kanser hastaları günde 1 bardak kefir tüketsinler. Sindirim sistemi, bağışıklık sistemi, kabızlık ile ilgili rahatsızlığı olan kişilerin DE günde bir su bardağı kadar kefiri tüketmesi mutlaka gereklidir” dedi.

KEFİR SİNDİRİMİ BESLİYOR

Prof. Dr. Coşkun Usta:

“Beyinden sonra en çok siniri barındıran bağırsakları ‘Vücudun ikinci beyni’ diye nitelendirebiliriz.. Kefir, bağırsaktaki yararlı bakteri ve mantarların sağlıklı şekilde çoğalabilmesini ve vücuda daha yararlı olabilmesini sağlıyor.”

İnsan metabolizması için faydalı özellikler taşıyan mikroorganizmaları içeren probiyotik gıdalar, “vücuda dost bakteriler” olarak da adlandırılıyor. Sağlığını, dengesini ve verimliliğini artıran probiyotikler, sindirim sisteminin normal florasında yaşıyor ve bağırsakta mikrobik dengeyi düzene sokarak normal işleyişine yardım ediyor.

Probiyotik zengini bir gıda olan kefir üzerine çalışmaları bulunan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, sağlıklı bir vücut için kefir tüketiminin önemine işaret etti.

Usta, yaptığı açıklamada, yiyeceklerle vücudun iç sisteminin buluştuğu bağırsakların beyinden sonra vücudun en önemli organı olduğuna dikkati çekti..

 “Beyinden sonra en çok sinir bağırsaklarda var. Dolayısıyla bağırsaklar için vücudun ikinci beyni diyebiliriz” diyen Usta, doğru beslenmek ve probiyotikleri kullanmanın çok faydalı olduğunu kaydetti.
Probiyotiklerin gıdalar arasında en çok yoğurt ve kefirde bulunduğuna işaret eden Usta, Türk halkının yoğurdun yararlarını bildiğini ve sıkça tükettiğini ancak daha yararlı olmasına rağmen yoğurdun başka bir formu olan kefiri yeterince tanımadığını vurguladı.

“Kefire bu kadar uzak olmak ilginç”

“Yoğurdu bu kadar tüketen bir toplumun kefire bu kadar uzak olması aslında ilginç” diyen Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bağırsaklarımızda 1,5-2 kilogram bakteri ve mantar barındırmaktayız. Bunlar normal yaşantımızı sürdürebilmemiz, vitamin sentezinde kullanabilmemiz ve bağışıklık sistemimizi güçlendirebilmemiz için sahip olmamız gereken maddeler. Bunların hastalık yapıcı mantarlara, bakterilere dönüşmemesi için sağlıklı beslenmeliyiz. Yanlış beslenmeyle bağırsaklarımızdaki 1,5 kilogram mantarı 2,5 kilograma çıkarıp, zararlı bakterilerin vücudumuzda barınmasına neden oluruz. İşte kefir, bağırsaktaki yararlı bakteri ve mantarların sağlıklı şekilde çoğalabilmesini ve vücuda daha yararlı olabilmesini sağlıyor.”

Usta, kefirin marketlerden alınabildiği gibi isteyenlerin maya yardımıyla evlerinde üretebileceklerine değindi. Annelere, çocuklarına kefir içirmelerini öneren Usta, kefirin okullarda da dağıtılması gerektiğini söyledi.

Okullarda kefir dağıtımını içeren bir projenin hazırlığını yaptığını belirten Usta, Sağlık Bakanlığının desteğiyle projeyi hayata geçirmeyi istediğini anlattı. Usta, kefirin çocukların okul başarısını bile artırabileceğini ifade etti.

“ÇOCUKLARIN KEFİR İÇMESİ İÇİN 10 NEDEN”

Kefirin, çocukların bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Mindan:

“Sağlıklı beslenmeleri için çocuklara haftada iki buçuk su bardağı kefir içmelerini öneriyoruz.”

Bağışıklı sisteminin güçlenmesi, bağırsaklardaki dost bakterilerin çoğalması, zeka, kemik ve kas gelişimini destekleyen kefirin özellikle çocuklar çok faydalı olduğuna dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Mindan:

“Kefir, sindirim sistemine huzur veriyor, anne sütünden sonra dost bakterilerin kaynağı, çok faydalı bir gıdadır.”

Kefirin dost bakteriler içerdiğini belirten Dr. Mindan:

“Kan şekerini yükselten zararlı gıdaların vücuda alımını ve bağırsak geçirgenliğini azaltır. İçindeki probiyotikler sindirim sistemine huzur verir. Alerjik hastalıklara, gaz, karın ağrısı, huzursuzluklar, hazımsızlıklar gibi sıkıntılara engel olur..

Hiperaktivite,dikkat dağınıklığı, otizm, MS gibi hastalıkların belirtilerini en az indirir, oluşmalarının önüne geçer. Bağırsaktaki kötü hastalıkları önler. K,B grubu vitaminlerini ve interferon dediğimiz bağışıklık sistemini güçlendiren maddeyi üretir. Çift zincirli aminoasitleriyle çocukların büyümesine,gelişmesine yardımcı olur.”

Dost bakterilerin bağırsaklarda azalmasıyla çeşitli hastalıkların ortaya çıktığını dile getiren Dr. Mindan:

“Fırsatçı mikroplar artığı zaman bağırsak geçirgenliği artıyor ve çok çeşitli sindirim ve sinir sistemini tutan hastalıklar ortaya çıkıyor. Dikkat dağınıklığı,uykusuzluk, hiperaktivite, konsantrasyon eksikliği,davranış değişikliği gibi sıkıntılar oluşuyor.”

Normal doğumla dünyaya gelen ve annesi iyi beslenen bebeklerin bağırsaklarının faydalı gıdalarla dolu olacağını aktaran Dr. Mindan:

“Ağzımızdan son kısma kadar olan sistem dışarıdan baktığımızda boru gibi ama içeriden baktığımızda karnabahar yüzeyine benzer ütülediğimiz zamansa yaklaşık 280-300 metrekarelik geniş bir alandır. En büyük ve bana göre en değerli organımızdır.Bebek eğer normal doğumla dünyaya gelmişse, annesi iyi beslenirse, bağırsak florası faydalı dost bakterilerle dolu oluyor. Zaman içerisinde bebek anne sütüyle beslenir ve anne de beslenmesine dikkat ederse 6 aydan sonra sebze,yoğurt,kefir,yumurta, kuruyemiş gibi faydalı gıdalar tüketirse bağırsak florası düzgün olur.”

Günümüzde özellikle alınan ilaçların ve gıdaların dost bakterilerin sayılarını azalttığını söyleyen Dr. Mindan:

“Bir insanın çok sağlıklı olabilmesi için sindirim sistemindeki bu bakteri, mantar, virüs topluluğunun yüzde 90’ının iyi olması lazım. Dost bakteriler olması lazım, işte bunlara biz probiyotik diyoruz..

Doğru beslenen insanda bunlar yeteri kadar vardır. Fakat modern dünya, alınan ilaçlar, doğum kontrol hapları, antibiyotikler ve kan şekerini yükselten gıdalar dost bakterilerin sayılarını azaltıyor. Kefir de anne sütünden sonra dost bakterilerin kaynağı çok faydalı bir gıdadır.”

Çocuklara haftada 2 buçuk su bardağı kefir içirilmesinin uygun olduğunu söyleyen Dr. Mindan:

“6-7 aydan itibaren bebeklerin beslenmesine kefiri yerleştirebiliriz. Daha sonra nasıl süt grubundan iki su bardağı içilmesini öneriyorsak, sağlıklı beslenmede de bir çocuğa haftada iki buçuk su bardağı kefir almasını tavsiye ediyoruz.”

KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE KEFİRE YOĞUN İLGİ

Kefirin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Mindan:

“Koronavirüs günlerinde kefir tüketilmesi gerekli..Kefir yetişkinlerin anne sütüdür diyebilirim. Özellikle bu süreçte günde en az 2 bardak içilmeli.”

Bağışıklık sisteminin güçlenmesi, bağırsaklardaki dost bakterilerin çoğalması, zekâ, kemik ve kas gelişimini destekleyen kefirin özellikle çocuklar çok faydalı olduğuna dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Mindan:

“Kefir, sindirim sistemine huzur veriyor, anne sütünden sonra dost bakterilerin kaynağı, çok faydalı bir gıdadır.”

“MÜMKÜN OLDUĞUNCA EVDE YAPILMALI”

Hazır kefir tüketmek yerine evde yapmanın çok daha faydalı olduğunun altını çizen Emin Mindan:

“Atalarımız kefiri keçi sütünden yapıyorlardı. Öncelikle kaynak böyle olursa iyi olur. Anne babalar bildikleri yerden iyi süt bulabiliyorlarsa onu alarak evde kendileri kefir yapabilirler..

Ayrıca bazı hazır mayalar var. Kefir mayaları diye geçiyor. Bu mayaları kullanarak evde rahatlıkla yapabilirler. Hazır alacaklarsa da özellikle homojenize süt olmamasına dikkat etsinler. Günlük pastörize sütten yapılan kefirleri hatta laktozsuz kefirleri alabilirler.”

Kefirin yetişkinler için anne sütü sayılabileceğini belirten Mindan:

“Kefir bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli gıdalardan bir tanesi. Adeta büyüklerin anne sütü diyebiliriz. Kefirin içinde bizi birçok hastalığa karşı koruyacak gıdalar var. Aynı şekilde koronaya karşı da koruma özelliği olur. Bunun içerisine saf C vitamini koyarak içmek çok faydalı. Ama ayrıca C vitaminini alıp 3 kere, kefiri de günde en az 3 bardak içmekte fayda var.”

“DOST BAKTERİLERİN AZLIĞINA DİKKAT”

Dost bakterilerin bağırsaklarda azalmasıyla çeşitli hastalıkların ortaya çıktığını dile getiren Dr. Mindan:

“Fırsatçı mikroplar artığı zaman bağırsak geçirgenliği artıyor ve çok çeşitli sindirim ve sinir sistemini tutan hastalıklar ortaya çıkıyor. Dikkat dağınıklığı, uykusuzluk, hiperaktivite, konsantrasyon eksikliği, davranış değişikliği gibi sıkıntılar oluşuyor.” .

“DOKTORUM ‘KEFİR İÇ’ DEDİ

Kolon kanseri tedavi sürecinde doktorunun kefir içmesini önerdiğini söyleyen Nilüfer Yalçın:

“Tabii ki kefir içiyorum. Herkesin içmesi lazım. Kendim yapıyorum hazır almıyorum. Tabii ki çok faydasını gördüm. Çünkü benim rahatsızlığım vardı. Kolon kanseriydim. Doktorlar bile tavsiye ettiler yani. Ben de 5 senedir yapıp içiyorum. Aynı yoğurt mayalar gibi. Hiç zor değil. Herkes içsin, içirsin.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top