EKONOMİ

ALKOL ÜRÜNLERİNE YAPILAN ZAMLAR

VERGİ ARTTIKÇA KAYITDIŞI ARTIYOR, ÇİFTÇİ GELİRİNİ, İNSANLAR HAYATINI KAYBEDİYOR .

TOPLAM TÜKETİMİN YÜZDE 30’UNA ULAŞAN SAHTE İÇKİ ÜRETİMİ SANAYİLEŞTİ

Bütçenin en önemli gelir kaynaklarından olan sigara, alkol ve akaryakıt vergilerindeki büyük artışlar eğitimli kesimlerde de dahi olmak üzere kaçak ve sahte ürün tüketimini artırdı.

Sahte ve yasal ürün fiyat farkı yüzde 50’yi aştı

Yüksek vergi politikaları ve jeopolitik konum nedeni ile Türkiye’nin ne önemli sorunlarından biri haline gelen sahte ve kaçak içki, sigara ile akaryakıtta, merdiven altı üretimler sanayileşme boyutuna geldi.

Özellikle içki piyasasındaki dramatik vergi artışlarının sahte üretimi ve kaçakçılığı büyük oranda tetiklediği belirtilirken, burada sahte üretimlerin yüzde 30’luk bir payı aşarak sanayileşme noktasına geldiği tahmin ediliyor.

Yapılan araştırmalara göre, yasal satış fiyatlarına göre kaçak ve sahte sigara yüzde 46, alkol yüzde 52, akaryakıt ise yüzde 39 oranlarında daha ucuza satışa çıkarılıyor.

VERGİ İNDİRİMİ ÖNLER

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından gerçekleştirilen “Yasa Dışı ticaretin Analizi” raporu bu ürünlerdeki tabloyu ortaya koyarken, yaklaşık 2 yıllık araştırmaya imza atan Prof. Dr. Seyfettin Gürsel:

“Kaçak ve sahte ürün ticaretini önlemek için ÖTV indirimi şart. Diğer taraftan vatandaşın gelirleri yüzde 80 artarsa yasal ürünlere geçiş sağlanabilir. Sigarada yüzde 40, alkollü içecekte yüzde 39, akaryakıtta yüzde 35, cep telefonunda ise yüzde 40’lık fiyat düşüşlerinin de yaşanması durumunda yasal ürünlerin tercih edileceği belirtiliyor.”

İNTERNET SATIŞLARINA DİKKAT

Diğer taraftan Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Derneği yetkilileri, internet ortamında artan yasadışı ticarete dikkat çekerek, uluslararası iş birliğine vurgu yaptı. Piyasada yer alan kaçak her 10 telefondan 8’inin internet sitesinde satıldığını söyleyen Müfettişlik, bu konuda en büyük sorunun alışveriş siteleri ve sosyal mecralar olduğunu belirtti.

EĞİTİMLİ KESİM DE SAHTE VE KAÇAĞA YÖNELİYOR

Efe Alkollü İçecekler Hukuk ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Tülay Aktan, sektörün en büyük sorununun merdiven altı üretim olduğunu dile getirdi.

“Sahtenin boyutu o kadar büyüdü ki sahte üretim sanayileşti” ifadelerini kullanan Aktan, alkollü içkide üretimin yüzde 30’undan fazlasının sahte ürünlerden oluştuğuna dair veriler olduğunu dile getirdi. Bir şişe rakının yüzde 75’inin vergiden oluştuğunu dile getiren Aktan, artık eğitimli kesimin de sahte ve kaçak ürüne doğru yöneldiğini vurguladı.

Mey İçki Kurumsal İlişkiler Müdürü Ahmet Yazıcıoğlu ise fiyat artışlarının beklenti enflasyonuna göre yapılması ve yılda bir defalık fiyat artışlarının buradaki sorunu bir nebze de olsa çözeceğini dile getirdi.

VERGİ ARTTIKÇA KAYITDIŞI ARTIYOR, ÇİFTÇİ GELİRİNİ, İNSANLAR HAYATINI KAYBEDİYOR

17 yılda rakı yüzde 1200 zamlandı

2003’ten bu yana alkol ürünlerine gelen en az 30 zammın ardından rakı fiyatları yüzde 1212, şarap yüzde 251, bira yüzde 1030 pahalılaştı. Vergi artışı devletin hanesine gelir, çiftçiye kayıp, onlarca insana da hayat olarak yazılıyor


Erdoğan’ın, başbakanlık görevinde bulunduğu Nisan 2013’te, Yeşilay’ın düzenlediği Global Alkol Politikaları Sempozyumu’nda, alkol ürünlerine yapılan zamlarla ilgili sarf ettiği sözler:

“Fiyat politikaları belirledik. Yani zaman zaman bu konuda vergiler artıyorsa kusura bakmasınlar. Bizim petrol gelirimiz olmadığı için en önemli gelir kaynağımız bu.”

Erdoğan’ın bu sözlerinden altı yıl sonraki tabloya bakıldığında; 2019 için 756,4 milyar lira vergi geliri beklentisine karşılık 673,3 milyar lira vergi toplandı. Bunun 147,1 milyar liralık kısmı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirleriydi. Kurumlar vergisi tahsilatı ise 78,6 milyar lirada kaldı. 

147,1 milyar liralık ÖTV’nin 14,7 milyar lirası ise “alkol ürünlerinden sağlanan gelir” olarak kayda geçti. 

Vergi Uzmanı Dr. Ozan Bingöl’ün internet sitesinde belirttiği gibi 2006 yılında tahsil edilen her 100 liralık ÖTV’nin 5 lirası alkollü içeceklerden elde edilirken, 2019’da her 100 liralık ÖTV’nin 10 lirası alkollü içeceklere aitti. 

1 liralık bira 12 liraya çıktı 

2002’nin haziran ayında kabul edilen bir yasa ile hayatımıza girmişti Özel Tüketim Vergisi. 2012’den bu yana da içki ve sigara üzerinden alınan ÖTV, altı ayda bir üretici fiyat endeksi oranında artırılıyor. 

2003’ten bu yana yapılan en az 30 adet zammın sonuncusu ise 2021 ile birlikte geldi ve alkollü içeceklerden alınan ÖTV’de asgari maktu vergi yüzde 17,07 artırıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Ocak 2003’te litresi ortalama 1,07 lira olan bira, 10 yılda 2,5 liraya, 2020’nin sonunda 12,1 liraya çıktı. 

2003’e 7 lira seviyesinde başlayan şarabın litresi ise Ocak 2010’da ortalama 14,8 liraydı. Aralık 2020’de de 52 liraya yükseldi. 17 yıllık tabloya bakıldığında şaraptaki artış yüzde 251, biradaki artış ise yüzde 1030 oldu. 

Ocak 2003’te 9,9 lira olan rakının ortalama litre fiyatı, 2013 sonunda 46,3 liraya yükseldi. Bu miktar 2020 sonunda 129,9 lira oldu. Yani 17 senede yüzde 1212 artış kaydedildi. 

2004’te ŞİŞE FİYATI 15 LİRA OLAN 70’lik RAKI, 175 LİRAYA KADAR ÇIKTI

Yeni Rakı’nın üretici firması Mey|Diageo Türkiye’nin Genel Müdürü Levent Kömür’ün Independent Türkçe ile paylaştığı istatistikler de bu veriyi doğruluyor. 

TEKEL’in özelleştirilmesinden sonraya piyasaya kendileri gibi çok sayıda yeni oyuncunun girdiğini ve TEKEL Alkollü İçecekler Bölümü’nü 2004’te satın aldıklarını hatırlatan Kömür, “O yıl piyasaya sunulan 70’lik (0,7 litre) ürünümüzün satış fiyatı ile bugün tavsiye ettiğimiz fiyat arasındaki artış yüzde 1200 olarak belirtilebilir” dedi. 

Levent Kömür’ün açıklamasına göre 29 Şubat 2004’te şişe fiyatı 15 lira olan 70’lik rakı, 7 Ocak 2021 itibarıyla 175 liraya kadar çıkmış durumda. 2004’te 2003’e göre yüzde 11 pahalılaşan rakının 17 yıllık artışı yüzde 1196 oldu. 

ALMANYA’DA RAKI, ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 0,95’i; TÜRKİYE’DE YÜZDE 6,20’si 

Yine Mey İçki’nin verilerine göre Türkiye uyruklu vatandaşların en fazla yaşadığı Almanya’da 70 cl’lik rakının raf fiyatı yaklaşık 15 euro. Bu Almanya’da 2020’de uygulanan 1584 euroluk asgari ücretin yüzde 0,95’i. 

175 liralık rakı ise yeni açıklanan 2 bin 825 liralık net asgari ücreti yüzde 6,20’si. 

Levent Kömür’ün açıklamasına göre her ülkede distribütör kârı, ulaşım maliyeti, uyulması gereken kurallara göre bu fiyatlarda farklılıklar olabiliyor. 

2021’in dördüncü gününde açıklanan ÖTV zammıyla ilgili de değerlendirmede bulunan Levent Kömür, şunları söyledi: 
 

“Özel tüketim vergisine yapılan zamla birlikte tavsiye ettiğimiz 175 liralık fiyatın 130 lirası vergi oldu. 

Geriye kalan 45 liralık kısımda ise bizim üretim maliyetimiz ve bayii kârı var. Öncelikle bu konuda matematik şöyle açıklanabilir. Vergi hariç 45 lira olması gereken rakı vergi ile beraber (ÖTV+KDV) 175 lira oldu. Yani vergi, ürünün fiyatının neredeyse üç katı. “


Benzer bir hesaplamayı Twitter’da paylaşan Vergi Uzmanı Ozan Bingöl de alkol oranı yüzde 45 olan, 70’lik rakının önerilen raf fiyatının 175 lira olduğunu hatırlatarak, bu miktar içindeki payları şöyle açıkladı: 

1- Bayi kârı dâhil ürün fiyatı: 45,31 lira (vergisiz fiyat)
2- ÖTV 103 lira
3- KDV 26,69 lira (Yüzde 18) 
4- Toplam vergi 129,69 lira
5- Satış fiyatı 175 lira  
6- Ürün fiyatına göre vergi oranı yüzde 287

ÇİFTÇİNİN KAYBI YILLIK 250 MİLYON LİRA

2017’den bu yana Mey|Diageo Türkiye’nin Genel Müdürlüğü görevini yürüten Levent Kömür’e göre alkoldeki vergi, yüzdesel bir tanımın çok ötesinde. 

Zira bu yükselen fiyatlardan yalnızca tüketici ve üretici firmalar değil çiftçi de etkileniyor. Çünkü vergilerin artması kayıtdışı içki üretimini artırıyor. Mey|Diageo gibi kurumlar, çiftçiden daha az hammadde almak durumunda kalıyor ve çiftçi kaybediyor. 

Çiftçinin kaybının yıllık 250 milyon lira olduğunu söyleyen Levent Kömür, Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada “Daha önemlisi, artan vergi, yasa dışı yani merdiven altı üretim yapanların kazancı artırıyor ve bu kişilerden ürün alan ya da evde güvenliği tartışmalı hammadde kullanarak üretim yapmaya çalışanlar sağlıklarını ya da hayatlarını kaybediyorlar. Yani aslında tüketim azalmıyor, kaçak ve sahteye kayıyor. Böyle olunca da devlet çok önemli ölçüde vergi geliri kaybediyor” değerlendirmesinde bulundu. 

RAKI ÜRETİMİ 15 YILDA YÜZDE 40 AZALDI

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre ise 2004’te iç piyasa için 812 milyon litre üretilen biranın 2019’daki üretimi, 875 milyon litre oldu. Bu ürünün üretimi 995 milyon 640 bin litre ile en yüksek 2012’de kaydedildi. 

16 yıl önce üretimi 27 milyon 961 bin litre olan şarabın ise üretimi ise 2,5 kattan fazla artarak 72 milyon 544 bin litreye kadar yükseldi. 

2004’te üretimi 44 milyon 167 bin litre olan rakı miktarı ise 2019’da 27 milyon 763 bine geriledi, yani yaklaşık yüzde 40 azaldı.

Mey|Diageo Türkiye Genel Müdürü Kömür’e göre rakı üretimi yaklaşık 20 milyon litre azalırken tüketim aynı oranda azalmadı. “Neredeyse aynı kaldı” diyen Kömür, tüketicinin ‘merdiven altına’ kaydığını ifade etti. 

Alkollü içki üretiminin düşüşünün nedenini “adil olmayan vergi sistemi” diyerek açıklayan Kömür, şöyle konuştu: 

“Bu vergi sistemin sonucu olarak kaçak artmakta, ithalat artmakta, ithalat artmakta, çiftçimizin geliri düşmekte ve en önemlisi kacak ürünleri kullanan vatandaşlarımız hayatlarını kaybetmektedir. 

Yani bu vergi sisteminin mutlu ettiği tek kesim merdiven altında sahte içki üreten kaçakçı ve ülkeye yasal olmayan yollarla etil alkol sokanlardır. 

Türkiye’de üretimin azalması zincirleme etki yaratmaktadır. Özellikle bizim lokomotif ürünümüz olan rakının üretim koşulları yasayla belirlenmiştir ve ayrıca coğrafi işaretli bir üründür. 

Hem yasa, hem coğrafi işareti, üretimde kullanılan tüm girdilerin Anadolu’da üretilen tarım ürünleri olmasını gerektirmektedir. 

Dolayısıyla alkollü ürünlerin üretiminin azalması, Türkiye’deki tarım sektörünü olumsuz yönde etkilemekte, buna karşılık ithalat arttığı için yurt dışında alkollü içki üretiminde kullanılan hammaddeyi üreten çiftçilere yaramaktadır. “


“‘PANDEMİDE ALKOL TÜKETİMİ ÇOK ARTTI’ HABERLERİ YALAN”

Alkol satışlarının pandemideki durumunu da konuştuğumuz Levent Kömür’e göre satışlar, pandeminin ilan edildiği mart ayından hazirana kadar yüzde 40 oranında düştü. 

Bunun en önemli neden ise seyahat kısıtlamalarıyla havaalanlarındaki duty-freelerin, otellerin ve restoranların kapanması. 

“Bunların işimiz içindeki ağırlıkları zaten bu kadar” diyen Kömür, “İçki tüketiminin ilk kapanma döneminde çok arttığı” yönündeki haberlerin de gerçekle bir ilgisi olmadığını söyledi. 

Levent Kömür’e göre haziranda normalleşme sürecinin başlamasıyla, yaz döneminde restoranlar açıldı ve satışlar da eski seviyesine geldi. Şu anda da aslında artmış gibi görünen satışların büyük kısmı ise duty-free mağazaları, restoranlar gibi kanallardan marketlere ve tekel bayilerine yönelen miktar.

RAKI “EV YAPIMI” FORMÜLÜYLE YENİDEN MİLLİ İÇKİ OLUR MU?..

Ev reçeli yapar gibi rakı yapıp tarif paylaşanlar anlattı

Ev yapımı rakı konusu, hem yasaklar hem vergiler arttıkça hızla yayılan, yayıldıkça da çeşitlenen bir “faaliyet” halini aldı. Yaş üzüm rakısı yapan da var, hafif içimli, sert içimli üreten de..

Kalabalık ailenin birlikte oturduğu, bol kahkahalı yoksul sofralarında “bi büyük” açılırdı. Yeşilçam filmlerinden aşina olduğumuz o kare, ailenin “sevecen, gururlu ve yoksul” babasının bakkaldan aldığı rakıyı kese kağıdına sararak eve gelişinden hemen sonrasına rastlardı.

Türk filmlerini izleyerek büyüyen nesil için viski ise kötü kalpli Nuri Alço demekti, sırf yoksul diye kızının sevdiği gençle evlenmesine izin vermeyen fabrikatör Hulusi Kentmen demekti. 

Rakıyla viskinin fiyatı arasındaki fark zenginle yoksulu, iyi ile kötüyü sembolize edecek kadar yüksekti.

Viskiyi kötüler ve zenginler içerdi, rakıyı “biz”.

Artık tablo başka. Rakı, fiyatıyla viskiyle yarışıyor çünkü uzun yıllardır “tüketimi caydırıcı” politikaların etkisi altında.

Reklam yasağı, satışa saat kısıtlaması, içkili mekan ruhsatlarındaki zorluk ve hepsinden önemlisi her yıl katlanarak artan vergi…

Rakı fiyatı son 10 yılda 6 kat arttı. Tam da aynı dönemde “sahte rakı” konusu polis baskınlarıyla süslü haberlerin öznesi olmaktan çıkıp, yüz binlerce evin mutfağına tıpkı kışlık konserve ve reçel yapmak kadar sıradan bir aktivite olarak girdi.

Kesin bir sayı elbette yok ancak sosyal medyadaki “rakı yapımı” gruplarındaki yoğunluk bile fikir vermeye yetiyor. Her biri 10 bin, 15 bin üyeli “evde rakı” gruplarına sürekli yenileri ekleniyor. İnternet arama motorlarındaki kısa bir araştırma, yüzlerce farklı videoya ve farklı tariflere ulaşmanızı sağlıyor.

“YAPMAYIP NE YAPACAĞIM ”

Erenköy’de bir apartman… Çoğunluğu işyeri… O apartmandaki dairelerden birinde Müfit Bey (Adını kullanmamı istemediği için ona Müfit Bey diyeceğim) kendi deyimiyle “eşe-dosta ‘bi büyük’ için yardımcı oluyor.”

Kapıda tabela yok, zilde de isim. Yani oraya sadece bilenler gidebiliyor. Kapıyı açınca kesif bir anason ve alkol kokusu yayılıyor ortama. 
 


Müfit bey yıllarca hukuk müşaviri olarak çalışmış, emekli olmuş. “45 senelik akşamcıyım” diyor, fiyatı viskiyle yarışan rakıyı satın almakta zorlandığı için kendi rakısını üretmeye başlamış. “Zaman içinde ustalaştım, internetten farklı tarifleri denedim, kendi tarifimi geliştirdim. Deneyen arkadaşlarım çok beğeniyordu. Ben de hem eşe-dosta yardımcı olmak için, hem de bir meşgale olsun diye burayı açtım” diye anlatıyor beyaz yakalı kentliden, “sahte içki üreten” birine dönüşme hikayesini.

Müfit Bey mekanında kendi damıttığı etil alkolü de satıyor, bu alkolden ürettiği rakıyı da. Yaş üzüm alkolü de üretiyor, yaş üzüm rakısı da. Bununla sınırlı değil. Hafif içimli, sert içimli, bol anasonlu…

Onlarca farklı tarifi var, “Her damağa, her zevke göre farklı bir rakı üretmek mümkün” diyor. “Değme viskiye taş çıkartır” diye övündüğü viski ve votka da üretim yelpazesinde.

“Bir kez gelen bile abone oluyor” diyecek kadar güveniyor üretim kalitesine. Mekanı bulabilenlere rakı ikram ediyor, viski tattırıyor. “Esnaf değilim ben, herkes arkadaşım, burası ‘dostlar sofrası’ bir nevi” diye anlatıyor.

“Hayatımın 58 senesinde tek bir vergimi aksatmışlığım, tek bir faturamı geciktirmişliğim yok. Kırmızı ışıkta geçmem ben. Ama bu işi yapıyorum işte. Yapmayıp ne yapacağım? 

Rakıdaki vergi yükünü bir vergi uzmanı edasıyla dakikalarca anlatıyor Müfit Bey, “Bu rakıyı biz 60 liraya da içeriz, hem devlet kazanır, hem üretici, hem biz. Ama 150 liraya satıyorlar olacak iş mi?” itirazıyla tepkisini anlatıyor.

“MAAŞIM 4 BİN LİRA, KİMSE KUSURA BAKMASIN ”

Serdar, Suadiye’de büyük bir firmada dijital pazarlama direktörü. 36 yaşında. 3 yıldır evde rakı yapıyor.

“Artık bütün arkadaşlarım rakı yapıyor. Birbirimize tarif veriyoruz. Meyhaneye gidip bir rakıya 300 lira vereceğimize evde üretiyoruz. Ben rakının litresini 35 liraya mal ediyorum. 100’lük rakı dışarda 180 lira civarında. Siz hesap edin işte karımı. Ben ayda 4 bin lira kazanıyorum, kimse kusura bakmasın, bir rakıya o parayı veremem.”  

Müfit Bey ve Serdar’ın itiraz ettiği tablo, son 15 yılda rakıya uygulanan fiyat ve vergi politikasından kaynaklanıyor. Vergi yükünü yüzde 600’e varan oranda artıran o politikaların sonucunda rakı fiyatı, bir zamanlar sadece zenginlerin içebildiği viskiyle başa baş hale geldi. 

201034 TL
201250 TL
2019130 TL

70’lik rakının 50 lira olduğu 2012 yılında, viski fiyatı 80 liranın üzerindeydi. Bugün ise 70’lik J&B 145 lira. Yani neredeyse rakıyla aynı fiyat.

rakı fiyatı

Rakı-viski arasındaki fiyat makası bu denli dramatik şekilde rakı aleyhine değişince Türkiye’de viski tüketimi yüzde 20 arttı, rakı tüketimi ise resmi verilere göre yaklaşık yüzde 30 geriledi. 2011-2016 arası dönemde rakı tüketimi 49 milyon litreden 35,4 milyon litreye düşmüştü. Bu eğilimin, devam ettiği biliniyor.

Sektörü yakından tanıyanların iddiasına göreyse, rakı tüketimi azalmadı, aksine arttı. Aradaki fark, ev yapımı rakıyla kapanıyor. Yani resmi verilerde azalmış görünen rakı tüketimi ev yapımı rakıyla ikame ediliyor.

“MÜŞTERİYE HAZIR RAKI, MİSAFİRE EV YAPIMI RAKI ”

Füsun, 52 yaşında. 20 yıllık restoran işletmecisi. Restoranında müşterilere kendi deyimiyle “hazır rakı” yani, markalı, orijinal rakı satıyor. Ama son 5 yıldır, evde tükettiği rakısını kendi üretiyor.

“Tarifini internetten öğrendim, zamanla geliştirdim. Çok kolay. Hazır rakının beşte biri fiyatına geliyor evde üretmek. Belki çok para kazansam ben de hazır alırdım ama şimdilik bu mümkün değil. Rakı yapmak benim için evde reçel yapmak, konserve yapmak gibi, fark yok.” 

Füsun’un “Tarifini internetten öğrendim” dediği rakı aslında damıtılmadan yapılan, etil alkole su, anason yağı, gliserin katılarak üretilen bir içki.

Evde rakı üretiminde farklı yöntemler var. Kimi orijinaline mümkün olduğunca yaklaşmak için evde bir damıtma sistemi kuruyor. Ama büyük çoğunluk tarım için kullanılan etil alkolü tatlandırarak rakı elde ediyor. 

“RAKIDAN İYİ ANLAYAN ARKADAŞLARIM BİLE FARK GÖRMÜYOR”

Mustafa, uzun süredir misafirlerini evde yaptığı rakıyla ağırlıyor. Tarifinin “mükemmel” olduğu konusunda çok iddialı.

“40 yıllık rakıcı arkadaşlarım var, benim rakımla hazır rakı arasındaki farkı anlamıyorlar bile. Üstelik, benim tarifimi hazır rakıya tercih edenler bile var. Başta böyle yapamıyordum tabii. Zamanla gelişti tarifim. Biz içen insanlarız. Aylık rakı masrafım ciddi boyutlara ulaşmıştı. Sonunda bu çözümü buldum iyi ki de bulmuşum. Önceleri alkolü marketlerden alıyordum, sonra orada satılan alkole zehir kattılar. Şimdi internetten sipariş ediyorum” 

ETİL ALKOLE TAT BOZUCU EKLENİNCE…

Mustafa’nın “zehir” dediği madde denatonyum benzoat. Marketten etil alkol alarak evde rakı üretimi hızla yayılıp, “Kurban bayramı tatili için etil alkol satışları patladı” diye haberler çıkınca bu formül uygulamaya kondu. 

2017’nin sonunda evde içki üretiminin önüne geçmek için marketlerde satılan etil alkole tat bozucu eklemek zorunlu hale getirildi. Bu yasak üzerine, marketten aldığı etil alkolü tatlandırıp rakı üretenler etil alkolü de kendi üretmeye başladı.

İnternet siteleri bu kez etil alkol üretimi tarifleriyle doldu. Etil alkol üretmeyi zahmetli bulanlarsa ya internetten sipariş etme yoluyla, ya da yazının başında tanıştırdığım Müfit Bey gibi ‘eş-dost’ ile temasa geçip etil alkol almaya başladı.

“EV YAPIMI YAŞ ÜZÜM RAKISI İÇER MİSİN?”

Yaşar Bey 63 yaşında, bir bankada müdürmüş, 6 yıl önce emekli olmuş. Yıllardır kendi rakısını yapıyor. “Çok iddialıyım” diyor. O da Müfit Bey’in müşterilerinden biri. “Ben yaş üzüm alkolü alıyorum” diyor. Bu yolla yaş üzüm rakısı ürettiğini anlatıyor.

Evde rakı üretenler artık sert içimli, hafif içimli, yaş üzüm rakısı, kara üzüm rakısı gibi onlarca farklı tatta rakı üretiyor. Muziplik olsun diye ürettiği rakıya isim verip, etiket bastırıp, şişesine yapıştıran bile var. 

MEŞE YONGASIYLA VİSKİ

Evde içki üretimi elbette rakıyla sınırlı değil. İnternetten kit satın alıp şarap ve bira üretenlerin, meşe odunu yardımıyla viski üretenlerin de sayısı artıyor.

FİYAT NE KADAR FARK EDİYOR?

1 litre etil alkolün fiyatı, kalitesine ve içeriğine göre değişiyor. Litresi 25 liraya da etil alkol var, litresi 80 liraya da. Eğer yaş üzüm alkolü olsun, kara üzüm alkolü olsun derseniz fiyat artıyor.

Rakı üretiminde kullanılan gliserin ve anason yağı ise küçük birer şişede alınıyor ancak sadece birkaç damla kullanıldığı için bir şişe anason ya da gliserinden onlarca şişe rakı üretilebiliyor.

Tüm maliyet hesaplandığında ev yapımı rakının litresi 15 lira ile 35 lira arasında değişiyor. Yılbaşında yapılan son zamlarla 1 litre Yeni Rakı’nın satış fiyatı 177 TL. Yani ev yapımı rakı, “hazır rakı”nın neredeyse 10’da biri fiyata mal oluyor.

“HER 5 DUBLENİN 4’ü DEVLETE”

Rakı içenler, her 5 dublenin 4’ünü devlete vergi olarak ödüyor. Vergi uzmanı Ozan Bingöl’ün yaptığı hesaplamaya göre rakıdaki vergi yükü yüzde 82,5’e ulaşmış durumda.

2017 yılında devletin vergi geliri 536 milyar TL iken bunun yüzde 67’si dolaylı vergilerden oluştu ve yaklaşık 138 milyar TL’si ÖTV’den toplandı. Toplanan ÖTV’nin 10 milyar TL’sini ise alkollü içkilerden alınan ÖTV oluşturdu.

20102,868
20113,856
20124,642
20135,196
20145,888
20156,797
20167,903
20179,600
2018 (Beklenti)10,550
2019 (Beklenti)15,000

EVDE ÜRETİLEN RAKI GERÇEK RAKI MI?

Bu soruya konunun uzmanları hiç düşünmeden “hayır” yanıtını veriyor. Evine imbik sistemi kuran ve damıtarak rakı yapanlarınki gerçek rakıya çok yakın sonuçlar verebiliyor, ancak konu ev yapımı rakı olunca büyük çoğunluk etil alkolü seyreltip aroma katmaktan öte gitmiyor. Burada elde edilen ise rakı değil, “rakı tadı ve kokusunda, seyreltilmiş etil alkol” oluyor.

METİL ALKOL TEHLİKESİ

Evde rakı yapanlar açısından en büyük risk ise etil alkol yerine metil alkol kullanmak. Daha ucuz olan metil alkol, öldürücü olabiliyor. Bu nedenle evde rakı yapanlar, merdivenaltı üreticiler nedeniyle her zaman risk altında.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta da, ev yapımı rakıdaki metil alkol riskine dikkat çekiyor. “Ucuz olduğu için kötü niyetli kişiler her zaman etil alkol yerine metil alkol satabilir. Bu da evde rakı yapmak için alkol alanlar açısından çok büyük bir tehlike” diyor.

Bir başka riske ise Gıda Mühendisi Bülent Şık şöyle dikkat çekiyor:

“Ev koşullarında alkol damıtarak rakı yapma işine kesinlikle girmemek gerekiyor; metanol oluşması riski var çünkü ve metanol ölümcül bir zehirlenmeye yol açar. İçki yapmanın çok incelik gerektirdiği, bir zanaat olduğu da unutulmamalı.” (Cumhuriyet- Röportaj: Dilek Şen)

Ve bir son bilgi:

Son 10 yılda rakıya dönük hem yasaklama, hem de caydırıcı vergi politikaları şüphesiz sadece kamu sağlığı ve devlete gelir yaratma amaçlarıyla açıklanamaz. Alkol yasaklarının genel olarak, sağlığa zararı kanıtlanmış sigara yasaklarıyla paralel seyretmesi, rakı ve sigaradaki vergi yükünün benzer olması nedeniyle iki konu kamuoyunda çoğunlukla birlikte ele alındı.

Oysa Dünya Sağlık Örgütü’nün Küresel Alkol ve Sağlık Durum Raporu’na göre Türkiye’de nüfusun yalnızca yüzde 1,6’sı alkol bağımlısı, alkole bağlı ölüm oranı tüm ölümler içinde yüzde 1,4’lük paya sahip.

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish / Gökçen Tuncer / Bengü Babaeker Şap

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top