GÜNDEM

KARADENİZLİ, DENİZİ UNUTTU

‘Kıyı kesiminde gerçekleştirilen Karadeniz sahil yolu kentlinin sahil-deniz sisteminden kopmasını beraberinde getirdi ve kentin temel karakteristiğini bozarak kamusal kullanıma engel teşkil etmiştir.’

DENİZLE BAĞLANTI KOPTU

Daha önce 75 metre doldurulan Hopa sahili, “kentin denizle bağlantısı koptu” denilerek 100 metre daha doldurulacak

2007’de tamamlanan Karadeniz Sahil Yolu Projesi kapsamında kıyısının tamamı doldurulan Artvin’in Hopa ilçesinde, deniz bir kez daha dolduruluyor.

Sel riskinin olduğu bölgede denize doğru 100 metre dolacak alana fuar alanı, park gibi yapılar inşa edilecek

Fotoğraf: Independent Türkçe/cafemedyam

Rize İkizdere’deki İşkencedere Vadisi’ne yapılmak istenen taşocağına karşı bölge halkının direnişi 28’inci gününe girerken yaklaşık 150 kilometre doğuda başka bir tartışma daha var. 

ARTVİN’İN HOPA İLÇESİNİN SAHİL ŞERİDİ İÇİN PLANLANAN “DÜZENLEME PROJESİ”. 

1987-2007 yılları arasında devam eden, 6 Karadeniz şehrinin sahil şeridinden geçen 542 kilometrelik Karadeniz Sahil Yolu Projesi kapsamında, denize doğru yaklaşık 50 ile 75 metresi doldurulan Hopa sahili, bir kez daha doldurulmak isteniyor. Bu sefer denize doğru doldurulacak alan yaklaşık 100 metre. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı “Artvin İli Hopa İlçesi Kıyı ve Sahil Düzenlemesi Amaçlı Nazım İmar Planı Açıklama Raporu”nda gerekçe şu şekilde açıklanıyor: 
 

“Karadeniz sahil yolunun şehir merkezinin kuzeyinden geçmesi sonucu kentin kıyıyla bağlantısı büyük ölçüde kopmuştur. Bu sebeple kent halkını kıyıyla buluşturacak sosyal kullanım alanlarına gereksinim duyulmuştur.. 

Bu sebeple, hazırlanan dolgu alanı nazım imar planının amacı Karadeniz Sahil Yolu Hopa şehir geçişinde yer alan kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanların fuar, panayır, festival ve park alanları amaçlı düzenlenmesi ve öneri dolgu alanı oluşturulmasıdır.”


Kıyı Kanunu, “kamu yararının gerektirdiği hallerde daha uygun alternatifler bulunmaması veya kıyı alanının yetersizliği nedeniyle”, belli oranlar dahilinde denizlerin doldurulmasına izin veriyor. 
 

HOPA sahil düzenlemesi
Hopa Sahil Şeridi Düzenlemesi Projesi/ Fotoğraf: ercanoglu.com.tr/ cafemedyam

ANCAK ASIL SORU, HOPALILARIN BU PROJEYİ İSTEYİP İSTEMEDİĞİ. 

Yedi yıl önce başladı, denizin bir kısmı dolduruldu

Proje ilk kez, o dönem AKP yönetiminde olan Hopa Belediyesi tarafından hazırlandı. 5 Kasım 2014 tarihinde de AKP’li ve diğer partilerden meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi.. 

Projedeki üzenleme alanı Sugören Mahallesi’nden başlayıp, Gürcistan sınırı yakınındaki Hopa Limanı’na kadar uzanıyor. 

Dolgu yapılacak alanın tamamı 344 bin metrekare. Ancak bunun yaklaşık 127 bin metrekaresi, halkın görüşü alınmadan doldurulmuş durumda. 

Ekran Resmi 2021-05-18 19.jpg

Proje kapsamında Sugören Mahallesi- Sundura Deresi ile Sundura Deresi- Hopa İskelesi arası dolduruldu


Doldurulan kısımlar Sugören Mahallesi- Sundura Deresi ile Sundura Deresi- Hopa İskelesi arası. 

Projenin geri kalanında doldurulmak istenen alan ise Hopa İskelesi- Hopa Limanı arası ile Sugören Mahallesi’nin önü.

Bu kısım da 250 bin metrekareye, yaklaşık 30 futbol sahasına tekabül ediyor. 
 

Ekran Resmi 2021-05-18 19 (1).jpg
Hopa İskelesi’nden Liman’a kadar doldurulacak bölge/ cafemedyam

“ÇED GEREKLİ DEĞİL” RAPORU

Projenin 2014’te Hopa Belediye Meclisi’nde kabul edilmesinin ardından, proje için hazırlanan plan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuldu. 
 

HOPA sahil 2014

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görüş aldığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 20 Kasım 2014’te yaptığı yazılı açıklamada: Sundura Deresi ve Balıklı Deresi’nin ve yan kollarının, dere yatağı kesitlerinin hiçbir şekilde daraltılamayacağı, önünün kapatılamayacağı ve akış güzergâhlarının değiştirilemeyeceği yönünde görüş verdi.

DSİ’nin açıklamasında “Acil müdahaleleri için derelerin sağ ve sol sahillerinde minimum 5 metre genişliğinde servis yolu bırakılacaktır” denildi. Bu görüşün ardından planın revize edilmesi gerekti ve bu durum da süreci biraz daha uzattı.

Çevre ve Şehircilik Artvin İl Müdürlüğü proje hakkında 30 Kasım 2016 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı verdi ve süreç yeniden başladı. 
 

HOPA ÇED


O dönem yapılan açıklamada projenin 10 yılda tamamlanması ve yaklaşık 46 milyon liraya mâl olması bekleniyordu. 

AKP’NİN HAZIRLADIĞI PROJE, CHP’Lİ BELEDİYE İLE DEVAM EDİYOR

2019’da Hopa Belediyesi’nin CHP’ye geçmesi, süreçte bir değişikliğe yol açmadı. Proje yeniden raftan alındı, revize edilerek bakanlığa gönderildi. 

6 Mayıs 2020’de onaylanan “Artvin İli Hopa İlçesi Kıyı ve Sahil Düzenlemesi Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı” ve “Artvin İli Hopa İlçesi Kıyı ve Sahil Düzenlemesi Amaçlı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı”nı 14 Mayıs 2020’de askıya çıkardı.

İTİRAZLAR … 

Dört kilometrelik sahil yolunun 3,5 kilometresini betonla dolduracak projeye itirazlar, mahkemeye de taşındı. 

Bu itirazların en başında 30 yıl önce kesilmeye başlanan denizle bağlantının, daha da kötü hâle gelecek olması var. 

Konuyu başından beri takip eden Hopa doğumlu Harita Mühendisi Volkan Bilgin, Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada “denize ulaşmak” kavramının yanlış anlaşıldığını söylüyor. 

“Terimleri doğru kullanmak lazım” diyen Bilgin’in açıklamasına göre Karadeniz Sahil Yolu yapıldığında da “halkın kıyıya ulaşamadığı” defalarca gündeme getirildi. 
 


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu durumu, yıllar sonra Hopa için hazırladığı raporda “kentin kıyıyla bağlantısı büyük ölçüde kopmuştur” açıklamasıyla kabul ediyor. 

“Park-bahçe yaparak insanların denize ulaşacağını zannediyorlar. Ancak denize ulaşabilmek demek bir kıyıya ulaşabilmektir. Kıyı, ayağını suya sokabildiğin yerdir” diyor Volkan Bilgin. 

“KARADENİZLİYİZ, DENİZİMİZ YOK”

“Kayaları alıp, denizi doldurup, iki tane heykel yapıp bunu belediyecilik diye önümüze sunuyorlar” diyen Bilgin:

“Bizim kaybettiğimiz şey deniz. 30 yıl geriden geliyoruz. Karadenizliyiz, denizimiz yok. Karadeniz’de balığın en fazla çıktığı yer Sinop ve Hopa. Ama halkın denize ulaşımı yok” açıklamasını yapıyor. 

Hopa’nın parka ihtiyacının olup olmadığının konunun uzmanları, şehir planlamacılar tarafından tartışılabileceğini söyleyen Bilgin:

“Ama ‘Öncelik bu mudur?’ sorusuna yanıt: Kesinlikle değil. Madem Hopa’nın bir parka ihtiyacı vardı, daha yeni şehir merkezi için imar planı yapıldı. Bu imar planıyla düzenleme-ortaklık payı dediğimiz pay, vatandaştan kesilir ve park yapılabilirdi” diyor. 

Sahil dolgusu yapılıp, parka dönüştürülen Trabzon ve Rize’nin bazı ilçelerini örnek gösteren Bilgin şöyle devam etti: 
 

“Doldurularak yapılan parklara halk gelmiyor. Çünkü burada Karadeniz Sahil Yolu dediğimiz, 3-4 şeritli uluslararası yol var. Bunu aşarak sahile geleceklerini düşünüyorlar. Şehircilik böyle bir şey değil.. 

Şehircilik, bakkal hesabı yönetir gibi yönetilmez. Bir plan olur. Bu plan çerçevesinde şehrin ihtiyaçları belirlenir. Buna göre hareket edilir. Sahil tek bir şartla doldurulabilir: Alana ihtiyacı varsa ve alternatif bulunamıyorsa.” 


Bu zamana kadar doldurulan yerlerin kanunen kaçak olduğunu savunan Volkan Bilgin:

“Kaçak yerleri, resmiyete kavuşturmanın bir yolu var: Eskiden olsa Bakanlar Kurulu olurdu. Ama şimdi Cumhurbaşkanlığı kararı gerek. Böyle bir karar var mı? Yok” diyor. 

BİR PROJE İÇİN NEDEN “ÇED GEREKLİ DEĞİL” KARARI VERİLİR?

İtirazlardan bir diğeri de “ÇED raporuna gerek yoktur” kararı. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sitesinde yer alan bilgiye göre Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED), gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesi için kullanılıyor. 

Bakanlığın açıkladığı bir ÇED seçme eleme kriterleri listesi var. Bu listedeki maddelerin sayısı 50’den fazla. İçinde hammadde üretim ünitesini içeren sabun ve/veya deterjan üretimi yapan tesisler de var, denizin 10 bin metrekare ve üzeri dolduracak projeler de var. 

“ÇED gerekli değil kararı”, seçme eleme kriterlerine tâbi projelerin çevresel etkileri incelenerek, önemli çevresel etkilerinin olmadığı ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasına gerek bulunmadığını açıklıyor. Ve bu kararı Valilik alıyor. 

“Rusya’ya kadar dolduralım o zaman” 

Türkiye’de mühendislik algısının AKP ile değiştiğini, belediyeciliğin, şehir-bölge planlamacılığının ve benzeri mühendislik projelerinin tamamının inşaat sektörüne yıkıldığını söyleyen Volkan Bilgin’e göre ÇED’e ihtiyacın neye göre var neye göre yok olduğu yasada belirtilmemiş. 

Çevresel etki değerlendirmesi hazırlığında, belli projelerin Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, diğer bazı projelerin de Bakanlığa sorulduğunu söyleyen Bilgin, “ÇED’e ihtiyaç vardır” denilirse halkın fikrinin sorulduğunu anlatıyor. 

“‘Örneğin 10 bin metrekare ve üzeri alana deniz dolgusu yapılacaksa bunu çevre şehircilik il müdürlüğüne sor’ denmiş. 

Hopa’nın 4 kilometrelik sahili var. Bu projeyle 3,5 kilometresi dolduruluyor. Bunda ÇED’e gerek yoksa nede ihtiyaç var? Rusya’ya kadar dolduralım o zaman.”

“ÇED olsaydı zaten bu proje de olmazdı”

Projenin yaklaşık 20 kişi tarafından mahkemeye taşındığını söyleyen Avukat Eray Güven’e göre ise projenin bir an evvel bitmesi için “ÇED gerekli değildir” kararı çıktı.

“ÇED süreci işlemin maliyetini artırıp, süresini uzatıyor” diyen Güven, Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada “Sağlıklı bir süreçte zaten böyle bir plan çıkmaz ortaya. ÇED hazırlansa projenin yapılmaması gerektiği ortaya çıkar” ifadesini kullandı. 
 


Artvin’de sel riskinin her zaman var olduğunu söyleyen Güven:

“Su, denize ulaşamıyor. Ulaşamayınca Hopa’nın çarşısı çukurda kaldığından, su burada toplanıyor. Bu planda doldurulacak alanın denize, doğaya ne şekilde zarar vereceğine dair bir değerlendirme yok” dedi. 

Türkiye Ormancılar Derneği: Karadeniz Sahil Yolunda, suyun geçeceği alternatif geçit yerleri açılmalı

Son olarak 2020 yazında Artvin’in Yusufeli ilçesinde şiddetli yağışa bağlı meydana gelen sel ve heyelanlarda 4 kişi hayatını kaybetmişti. 
 

0x0-16.jpeg
Hopa’da 2015’te yaşanan sel felaketi Anadolu Ajansı tarafından havadan görüntülenmişti. / cafemedyam


2015’te ise kentin 50 yılın en büyük sel felaketini görmesinin ardından Türkiye Ormancılar Derneği bir rapor hazırlamıştı. 

Hopa başta olmak üzere Doğu Karadeniz kıyılarında her yıl etkili yağışların görüldüğünü hatırlatan rapor, ekosisteminin bozulması, yanlış arazi kullanımı, dere ve dere yataklarına yapılan müdahaleler, İmar Kanunu’nda yapılan değişiklikler, yanlış yerleşimler ve bilimsel verilerden uzak olarak inşa edilen alt yapı tesisleri sonucu bu felaket için “Doğal Olmayan Afet” tanımını kullanmıştı. 

Raporda yapılması gerekenler arasında “Karadeniz Sahil Yolunda, suyun geçeceği alternatif geçit yerleri açılarak mevcut geçit yerleri genişletilmelidir” maddesi de vardı. 

Toprağın sürekli ıslak kalması riski… 

Projeye karşı çıkanların itiraz ettiği diğer bir husus da planın Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu’nda yer alan “sıvılaşma riski”. 
 

Hopa sahil sıvılaşma


“İmar planı yapılırken jeoteknik raporu almak zorundasınız” diyen Volkan Bilgin’e göre sıvılaşmanın en basit tanımı şu şekilde: 
 

“Bir kuru toprağı ıslatırsanız çamur olur. Bunun sürekli ıslak kaldığını düşünün. O zaman o toprak, deniz gibi sürekli dalgalanır.. 

Bunun aynısı Rize’de yaşandı. Rize sahilinde yapılanların tamamının yıkılması gündemde. Karar alındı. Yıkılmasına ne zaman başlanacak bilinmiyor ama sıvılaşmadan kaynaklı yıkım kararı alındı.” 


“Hopa sahilinin bir kere daha doldurulmasına rızamız da tahammülümüz de yok” diyen “Hopa Sahiline Dokunma” platformu ise yaptığı basın açıklamasında 1999 depremini yaşayan İzmit örnek verildi: 

“1999 İzmit depreminde, Değirmendere’de 100 metre genişliğindeki dolgu, üzerindeki yol, park ve beş katlı binayla birlikte denize kaymıştır. 

Plansız, izinsiz ve gerekli araştırmaları tamamlanmadan yapılan dolgular yalnızca kıyıya zarar vermekle kalmamakta, doğal afetlerde de en fazla zarar gören alanlar arasında yer almaktadır.

Burada da binlerce insanı bu alana toplamayı amaçlayan bu planla birlikte telafisi imkansız kötü sonuçlar ortaya çıkabilir/çıkacaktır.”


PEKİ BU DOLGU HANGİ TAŞLA YAPILACAK? 

Sugören Mahallesi- Hopa Limanı arasına yapılacak dolgu için 3 milyon metreküp malzeme gerekiyor. Bunun bir kısmı doldurulduğu için ihtiyaç duyulan miktar, 1,35 milyon metreküp. 

Proje için hazırlanan planda yeni taşocağı açılmayacağı, gereken malzemenin Arhavi ilçesinin Ortacalar Mevkii’ndeki izinli taş ocaklarından alınacağı belirtiliyor. Ancak Hopalılar bu duruma şüpheyle yaklaşıyor. 

“Sahili doldurmak için 1,35 milyon metreküp lazım, mevcut taşocağının kapasitesi 900 bin metreküp”

Ortacalar’daki taş ocaklarını incelediklerini söyleyen Harita Mühendisi Volkan Bilgin şunları söyledi: 
 

“İki tane taşocağı var. Bir tanesi Karayolları Genel Müdürlüğü’nün. Ancak buradan çıkacak malzeme yalnızca, Türkiye’nin deniz dolgusuna inşa edilecek ikinci havalimanı, Rize-Artvin Havalimanı için kullanılabiliyor.. 

İkinci ocak da bir beton firmasına ait. Bu beton firmasının taşocağında senelik üreteceği malzeme 800 ila 900 bin metreküp. Hopa sahiline 1,35 milyon metreküp lazım. Ocağının tamamını Hopa’ya verse bile yetmiyor.. 

Ayrıca o taşocağı, Artvin ve Rize’nin Pazar ilçesine kadarki kısımda, bölgedeki tüm inşaatlara malzeme veriyor. Bölgenin hakimi.. 

Hadi diyelim ki tüm ocağı verecek olsun… Siz bir taşocağı sahibi olsanız sadece Hopa Belediyesi’ne mi hizmet edersiniz yoksa 200 bin kişilik portföyünüze mi hizmet verirsiniz? Üstelik, Hopa Belediyesi, belki de proje bittikten bir daha malzeme almayacak.. 

10 yıldır inşaat sektöründeyim. Ben olsam tercih etmem. Yeni bir taşocağı planda yok. Ama matematik, açmak zorunda olduklarını gösteriyor.” 


Tarihi Hopa İskelesi de doldurulacak alanda

Projeyle birlikte Hopalıların hayatında önemli bir yeri olan Hopa İskelesi de ortadan kalkacak. 
 

Hopa İskelesi Fotoğraf: Twitter/@SarpuliEA
Fotoğraf: Twitter/@SarpuliEA/ cafemedyam


İskelede her Hopalının bir anısı olduğunu hatırlatan Hopa Sahiline Dokunma platformu:

“Sadece ‘İskele mücadelesine’ indirgenmesini istemeyiz ama sevinçlerimizi, hüzünlerimizi paylaştığımız, eşlerin birbirlerine evlenme teklif ettiği, evlenildiği, şarkı söylediğimiz, ödül almış filmlerde yer alan Hopa İskelesi de bu planla yok edilecek” diyor. 

İskele’nin tarihi önemi de bulunuyor. 

Eski eğitim müfettişi, araştırmacı yazar Hasan Azaklı, Artvinden.com için kaleme aldığı yazıda, Hopa İskelesi’nin ticari öneminden bahsediyor. 

19’uncu yüzyılın ikinci yarısı, 20’inci yüzyılın başlarında İstanbul’a, Samsun’a ve Zonguldak’a gidecek yolcuların Hopa İskelesi’nden uğurlandığını söyleyen Azaklı, aynı zamanda hayvan ticaretinin de bu iskele üzerinden yürütüldüğünü söylüyor. 
 

1950-Hopa-Eski-İskelesi-696x491.jpeg
Fotoğraf: Artvinden.com/ cafemedyam


Azaklı’nın açıklamasına göre Kars ve Ardahan’a gidecek büyükbaş ve küçükbaş hayvanların da bu iskeleden yolu geçerdi, askere gidenlerin de postaya verilen eşyaların da… 

Eskiden tahta kalaslarla inşa edilen İskele, 1950’li yılların sonunda şimdiki betonarme hâlini aldı. 

DOLDURULACAK ALAN İÇİN ÜÇ FARKLI VERİ VAR

Hopa Sahiline Dokunma platformunun basın açıklamasına göre plan, “ne kadar alanın doldurulacağının dahi netleşmediği” maddi hatalara sahip. 

Proje planında 344 bin metrekare olarak belirlenen dolgu alanın “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” belgesinde 318 bin 300 metrekare. “Uygulama İmar Planı Alan Dağılımı” tablosunda ise 314 bin 590 metrekare. 

“Projeye 3-4 ay çalıştım ve pek çok yerde ‘bunu neden böyle yapmışlar’ı çok sorguladım” diyen Volkan Bilgin’e göre plan çok amatörce hazırlanmış. 

Doldurulacak alanın neden farklı boyutlarda olduğunun bir karşılığı yok. Ben ‘acemilik’ olmasına yoruyorum” açıklamasını yapan Bilgin, şöyle devam etti: 
 

“2014’te çıkan ilk projede muhtemelen 318 bin 300 metrekare dendi. Arada dolgular olmuş olabilir. ÇED, plandan iki sene sonra alınmış. Muhtemelen o arada proje içinde değişiklikler oldu. Zaten kullanılan haritalar da güncel değil. Doldurulmuş alanlar dolgu olarak gösterilmemiş. Sadece bu sebeple bile davayı kazanacağımızı düşünüyorum. “

Bilirkişi heyeti incelemelerde bulunacak

Denizin doldurulacağı projeye yaklaşık altı ay önce dava açtıklarını söyleyen Eray Güven’e göre süreç bir altı ay daha devam edebilir. 

21 Mayıs 2021’de bölgeye bir bilirkişi heyeti gelecek. 

Davanın kazanılması durumunda en azından proje kapsamında doldurulmayan kısmı kurtaracaklarını söyleyen Güven, kaybedilmesi ihtimali için “Kaybedersek, Hopa halkının toplumsal mücadelesini biliyorsunuz. Arkadaşlarımız bu konuda biraz hassaslar. Demokratik tepkimize devam edeceğiz” açıklamasını yaptı. 

Davacılar arasından Hopa Belediyesi ile görüşenlerin olduğunu söyleyen Güven, Belediye’nin bu projeyi istediği yönünde açıklamalar yaptığını ifade etti. 

Eray Güven, “Orada fuar alanları kurulacak. Belki oradan gelir elde etmeyi planlıyorlar” diye konuştu. 

Independent Türkçe konuyla ilgili CHP İlçe Meclisi’ne de Hopa Belediyesi’ne de ulaştı.

Ancak İlçe Meclisi yetkilileri açıklama yapmazken, Hopa Belediyesi Başkanlığı, “yoğunluk” nedeniyle geri dönüş sağlayamadı. Kendilerinin cevap hakkı her zaman mevcuttur. 

© The Independentturkish/ Gökçen Tuncer 

KARADENİZ SAHİL YOLU,
KENTLİNİN DENİZLE BAĞINI KOPARDI

Karadeniz Sahil Yolu’nun ilk ihalesi 1987’de yılında yapılmış, açılışı 2007 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından yapılmıştı.

Karadeniz Sahil Yolu’nun uzunluğu 542 kilometre.

Sahil Yolu; Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Ardahan, Kars illerinden geçiyor.  

Yağan şiddetli yağmur ve fırtına nedeniyle kıyıda oluşan dev dalgaların altında kalan Yol’da sık sık çökmeler yaşanıyor. Sahil yolunun, Karadeniz’in doğasına zarar vereceği ve halkı denizden koparacağı yönündeki uzman uyarılarına da kulak asan olmadı.

Giresun ve Trabzon’da yapılması planlanan dolgu projelerinde, KARADENİZ SAHİL YOLU HALKI DENİZDEN KOPARDI, eleştirileri gün yüzüne çıktı.

Karadeniz bölgesinde artan kentsel dönüşüm ve inşaatlar sonucunda ortaya çıkan hafriyat, kıyı dolguları olarak kullanılmaya başlandı,

GİRESUN’A BAĞLI BULANCAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDAN PLANLANAN “KIYI VE SAHİL DÜZENLEMESİ AMAÇLI DOLGU ALANI ”

Giresun’un Bulancak Belediyesi, 70 bin metrekare dolgu ile denizi doldurarak hem bu hafriyat sorununu çözmeyi hem de üzerine kapalı fuar alanı yapmayı planlıyor. Belediye, dolgu projesine ait tanıtım dosyasında projenin yapılma gerekçesi olarak ‘Karadeniz Sahil Yolu nedeniyle kıyıyla bağlantısı kesilen kentlinin yeniden kıyıyla buluşması’ gösterildi.


Belediyenin Proje dosyasındaki, Karadeniz Sahil Yolu için yapılan tesbit, ‘Kıyı kesiminde gerçekleştirilen Karadeniz sahil yolu kentlinin sahil-deniz sisteminden kopmasını beraberinde getirdi ve kentin temel karakteristiğini bozarak kamusal kullanıma engel teşkil etmiştir.Amacımız Bulancak halkının yeniden sahil-deniz sistemi ile ilişkisini kurarak sosyal yapının gelişmesini sağlamaktır. Planlanan faaliyet kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında gerçekleştirilecek olup kaplayacağı alan yaklaşık 70 bin metrekare’dir.”

TRABZON’A BAĞLI VAKFIKEBİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI TARAFINDAN PLANLANAN “KIYI VE SAHİL DÜZENLEMESİ AMAÇLI DOLGU ALANI ”

Projesi dosyasında yapılan tesbitler ile Karadeniz Sahil Yolu eleştirildi; ‘İlçe yerleşmesinin, dar bir kıyıya sahip olması, karayolunun kıyı ile kent arasında doğal bir eşik oluşturması, halkın deniz ile ulaşımını olumsuz etkilemiş ve kıyı kesiminin yeniden planlanmasını zorunlu kılmıştır.’


Elli bir hektarlık sahil dolgu projesinin “teknik altyapı alanı, açık spor alanı, güneşlenme ve sportif amaçlı” olacağı ve bu sayede halkın kıyı ile bağının yeniden kurulacağı kaydedildi. 

KARADENİZ SAHİL YOLU TARİHÇESİ 

Samsun’dan Sarp sınır kapısına kadar uzanan Karadeniz Sahil Yoluyla ilgili ilk büyük ihale, 1987 yılında, trafiğin en yoğun olduğu Çarşıbaşı-Trabzon-Araklı kesimi için yapıldı. Projenin planlanan sürede tamamlanabilmesi ve yolun hizmete açılabilmesi için 1997 yılından itibaren ihale edilen kesimlerin, dış kredili olarak yapılması kararlaştırıldı. 16 ayrı bölümden 12 kesimde dış kredi, 4 kesim ise bütçeden finanse edilerek çalışmalara başlandı. Bu noktadan itibaren süreçte birçok hükümet ve bakanın görev aldığı yolun yapımı AKP’li yıllarda tamamlandı.  Yaklaşık 4.2 milyar dolara mal olan Karadeniz Sahil Yolu’nun inşasında, 138 milyon metreküp kazı-dolgu, 180 milyon ton tahkimat, 3 milyon metreküp beton imalatı gerçekleştirildi. Yolun 559 kilometre olan uzunluğu, yapılan 17 kilometrelik kazıyla, 542 kilometreye düşürülürken, bu kazıların 15 kilometresi Bolaman-Perşembe yolunda, 2 kilometresi de Samsun çevre yolunda yapıldı. Yaklaşık 4.2 milyar dolara mal olan 542 kilometrelik Karadeniz Sahil Yolu’nda, 27 kilometre uzunluğunda 263 adet köprü, 41 kilometre uzunluğunda 12 adet tek tüp tünel, 18.5 kilometre uzunluğunda 20 adet çift tüp tünel yer alıyor.

İLGİLİ HABER

Kaynak //http://www.gazete2023.com/guncel-yasam/karadeniz-sahil-yolu-halki-kiyidan-kopardi-h86060.html

Gazete2023

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top