GENEL

YARGITAY KARARI:

Mahkeme, ‘mağdur edildi’ dedi, Yargıtay ‘tazminat ödenemez’ kararı verdi.

YARGITAY’DAN MESAİ SAATİ DIŞINDA İŞ YERİNDE ALKOLLÜ İÇKİ İÇEN İŞÇİ HAKKINDA KARAR

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

Mahkeme, ‘mağdur edildi’ dedi, Yargıtay ‘tazminat ödenemez’ kararı verdi.

Görev yaptığı kurumda, bayram günü mesai saatleri dışında alkollü içki içen güvenlik görevlisi tazminatsız işten kovuldu.

Bursa’da bir işyerinde o gün nöbeti olmayan güvenlik görevlisi çalışan, iş yerinin bahçesinde, masa kurup alkollü içki içti. Durum karşısında güvenlik amiri, kurum müdürünü de arayarak olayı haber verdi. Olay günü mesaisi olmayan güvenlikçi işten atıldı.

Oy birliği ile alınan Yargıtay kararında, iş yerinde alkol alınmasının mesai saatleri içinde ya da dışında olmasının bir anlamı olmadığına dikkat çekildi.

Kararda şu ifadelere yer verildi:

– Davacının mesai saatleri dışında da olsa iş yerinde alkol aldığı ve sarhoş olduğu tutanak içerikleri ve tutanak tanığının beyanlarından anlaşılmaktadır. Davacının iş akdinin haklı nedenle feshedilebilmesi için 4857 Sayılı İş Kanun’un 25 II/d maddesi gereğince bu sebep yeterli olup işçinin alkollü bir şekilde iş yerinde bulunmasının iş akdinin haklı nedenle fesih sebebi sayılması için mesai saati içerisinde olmasına veya mesai saati dışında olup da işçinin adli bir olaya karışmasına gerek bulunmamaktadır.

– Bu sebeple davalı tarafça haklı fesih iddiası kanıtlandığından kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak yazılı gerekçe ile kabulü bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.

Yargıtay'dan emsal karar: İstifa eden işçiye haklı da olsa tazminat yok!
“YARGITAY’DAN EMSAL KARAR: İSTİFA EDEN İŞÇİYE HAKLI DA OLSA TAZMİNAT YOK!”

Yargıtay 9. Hukuk Mahkemesi,

Prime dayalı çalışan bir satış elemanı, primlerinin ödenmediği ve maaşının resmiyette aldığı ücretin altında gösterilmesini gerekçe göstererek istifa etti. Kıdem ve ihbar tazminatı talep eden işçi, işverenden olumsuz cevap alınca İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bayram tatili ücreti, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacağını talep etti.

Davalı işveren ise davacının işe izinsiz ve mazeretsiz olarak gelmemesi sebebi ile hakkında tutanak tutulduğunu, iş akdinin haklı sebeple feshedildiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istedi. Bilirkişi raporu doğrultusunda karar veren Mahkeme; davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı davalı avukatı temyiz etti. Dava dosyasını yeniden inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı.

Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:

“Davacının tespit edilen ücretine göre sigorta primlerinin kendisine ödenen ücretten gösterilmediği ve davacının iş akdini bu nedenle haklı nedenle feshettiği anlaşılmıştır. Davacının aldığı ücretin sigorta kayıtlarına yansıtılmaması 4857 sayılı Yasanın 24/II-e hükmü gereği işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle fesih imkanı verir. Ancak haklı nedenle dahi olsa iş akdini fesheden taraf ihbar tazminatı talep edemeyeceğinden, davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”

10 YILLIK ‘MEM İLE ZÎN’ DAVASINDA KARAR: “DEVLET TİYATROLARI TAZMİNAT ÖDEYECEK”

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi,

Van Devlet Tiyatrosu 2012-2013 sezonunda Cuma Boynukara’nın Ehmedê Xanî’nin “Mem û Zîn” eserinden uyarladığı “Mem ile Zîn” adlı oyununu sahneledi. Prömiyere davet edilen Boynukara Van’a giderek oyunu izledi. Ancak sahnelenen oyunda, izni alınmadan, Boynukara’nın kabul edemeyeceği değişiklikler yapılmıştı.

Yapılan değişiklikleri o dönem “rezalet” olarak değerlendiren Boynukara, oyunun anlam ve kurgusal bütünlüğünü bozacak şekilde değiştirildiğini belirterek, 16 Kasım 2012 yılında Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü hakkında, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı ve davayı kazandı.

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi oyun yazarını haklı buldu ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nü 63 bin 600 TL maddi, 15 bin TL de manevi tazminat ödemeye mahkûm etti.

NEWROZ, ‘NEVRUZ’ YAPILAMAZ

Yapılan değişiklikler bilirkişi raporuna da yansımıştı. Mahkeme, “Mem ile Zîn” adlı eser ile sahnedeki ‘Mem ile Zin’ arasında farklar vardır. Oyunun adı, ‘Mem ile Zîn’ yerine ‘Mem ile Zin’ olarak değişmiştir. “‘î’ ile ‘i’ arasındaki fark, oyunun sahnelendiği coğrafya itibariyle bakıldığında, dilsel ve kültürel açıdan önemli bir ayrıntı ve değişimdir. Yazarın oyununda, ‘Newroz’ olarak kullandığı bayramın, sahnede ‘Nevruz’a dönüşümü, yazarın politik duruşu ve referans çerçevesi düşünüldüğünde, sosyal çevresini itibar açısından etkileme gücüne sahiptir. Bahse konu diğer farklılıklar (ifade farkları, metin atlamaları, sahne sıra değişiklikleri) eser sahibi ile bir telif sözleşmesinin ve iznin de olmadığı göz önüne alındığında, prestij ve itibar açışından yazarı etkileme potansiyeline sahiptir” şeklindeki bilirkişi raporunu dikkate almıştı.

YARGITAY BOYNUKARA’YI HAKLI BULDU

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, yerel mahkemenin verdiği karara itiraz edince dosya Yargıtay’a gitti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davacı Cuma Boynukara’yı haklı buldu.

25 Mart 2021 tarihinde dosyayı karara bağlayan Yargıtay, “Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 63.600,00 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın 02.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verdi.

‘DEMEK Kİ NEWROZ VARMIŞ’

Yargıtay kararını değerlendiren Cuma Boynukara, “Yaklaşık 10 yıl mücadele ettim ve sonunda Yargıtay Newroz’un varlığına karar verdi. Bu süre içinde garip hesapları olanlara, iktidara yakın duranlara inandıramamıştım ama Yargıtay kararı ortada, demek ki Newroz diye bir şey varmış” dedi.

Boynukara, uzun süren dava hakkında konuşurken yalnız bırakıldığını belirterek, “Parmak sallayıp davadan vazgeçmemi isteyenler olmuştu. Ama ben haklı olduğumu bildiğim bir konuda mücadele verdim ve kazandım. Bu haysiyet meselesiydi” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet /

Duvar / Vecdi Erbayverbay

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top