GÜNDEM

EKRAN ŞÖHRETİ: MEHMET CEYHAN

“Prof. Ceyhan’ın ekrana çıkmasının yasaklanmasını isteyecek değilim. Aksine. Daha da çok çıksın ki, “bilim dünyamızın” ibretlik hali görülsün.”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’dan Mehmet Ceyhan’ı kızdıracak sözler…

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, yazılı açıklamasında Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan tarafından 26 Aralık 2020, 2 ve 10 Mayıs 2021 tarihlerinde; Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevi ve ‘Prof. Saraçoğlu’ isimli, yürürlükteki yasalara göre kurularak yine yürürlükteki yasalara göre ticari faaliyette bulunan firması hakkında kamuoyunu yanıltmaya yönelik yazılar yayımlandığını öne sürdü.

Saraçoğlu, “söz konusu yazılara konu, ticari faaliyetlerinin sanki Cumhurbaşkanlığı’ndaki Başdanışmanlık göreviyle ilgisi varmış ya da ticaret yapmanın ya da ürettiği ve sattığı ürünlerin üretilmesi, satılması yasakmış, etik değilmiş gibi yaratılmaya çalışılan algıya ilişkin” takdiri Türk halkına bıraktığını belirtti.

“SÖZ KONUSU DEĞİL”

Saraçoğlu şöyle devam etti

“Cumhurbaşkanlığında Başdanışman olarak atanmadan çok öncesi tarihlerden günümüze gelene kadar gerek ülkemizde gerekse yurtdışında, akademik görevlerde ve kurmuş olduğum firma ile ticari faaliyetlerde bulundum, danışmanlıklar yaptım.

‘Prof. Saraçoğlu’ markası, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak atandığım 2015 yılından çok önceki bir tarih olan 21 Ağustos 2007’de Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından şirket adına tescillenmiştir.

Prof. Saraçoğlu markası, uzmanı olduğum kimya tabanında birçok firma ile birlikte ürün geliştirerek üretim yapmakta, Anadolu bitkilerine büyük bir katma değer kazandırarak yurtdışına ihracat yapmakta, yurtiçinde ve çeşitli ülkelerde açılan mağazaları ile yürürlükteki yasalara göre ticari faaliyetini sürdürmektedir..

Anılan şirket, kuruluşundan bu zamana kadar hiçbir dönemde devletimiz tarafından sağlanan hibe-kredi desteklerini kullanmamış, her yıl tam ve zamanında vergilerini ödemiş, hiçbir zaman vergi muafiyetinden yararlanmamıştır..

‘Prof. Saraçoğlu’ ismiyle 2007 yılında tescil edilen marka; ilgili yasal mevzuatlar çerçevesinde olup, yasaya aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir..

Yurtdışında da birçok bilim insanı, kendi unvan ve ismiyle ürün geliştirir, bunun örnekleri de basit bir araştırmayla tespit edilebileceği üzere gıda kodeksine göre Türkiye pazarında da yer almaktadır.”

KÜR YA DA KOZMETİK”

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu:

“1993 yılından itibaren Türk halkına; Anadolu topraklarının, atalık tohumların, tarımın, değerini, önemini, sahip çıkılması gerektiğini, bitkilerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlatarak ülkemizde birçok bitkinin tanınmasına vesile olmamın yanı sıra insanlarımıza Ar-Ge çalışmaları sonrasında  bitkilerin hastalıklar üzerine olan etkilerine ilişkin patentlerini de aldığım kürleri anlatmaya öğretmeye devam etmekteyim..

Bu konularda halen üniversitede ders vermekteyim. Sadece son 3 yıl içerisinde uluslararası birçok dergide makalelerim yayınlanmış olup; bugün yurt dışında birçok kitapta kaynak gösterilmektedir. Sayın yazar tarafından ‘kozmetikçi’ ya da ‘kürcü’ nitelemesi ile tepeden bakarak söz edilen 2015 yılında atanmış olduğum Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevimde ise algılatılmaya çalışıldığı gibi kür ya da kozmetik danışmanlığı yapılmamakta; devlet işi ile ticari iş birbirine karıştırılmayarak, sınırları devletimiz tarafından belirlenen stratejiler çerçevesinde planlanan işlere imza atılmaktadır”

PROJELERİNİ SAYDI KÜRLERİNİ ÖVDÜ

Saraçoğlu, Başdanışmanlık görevi süresince gerçekleştirdiği projelerden bazılarına da değinerek sözlerini şöyle bitirdi:

“11’inci Kalkınma Planına, ata tohumları projesinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılabilmesi için yasal mevzuat çerçevesinde ‘Sürdürülebilir Doğa Çiftlikleri’ dahil edilmiştir. Ziraat üretimlerimizin Covid-19 salgını sonrası değişen iklim ile beraber oluşabilecek açlık ve kıtlık salgınına tedbiren ziraat üretim planlamalarının uydu verileri ile planlanarak topraktan tabağa kadarki olan sürecin her aşamasının reaktif değil proaktif planlama ve denetiminin sağlanması çalışmalarının yürütülmesi tarafımca yapılmaktadır. Dünya genelinde sürekli mutasyona uğrayan Covid-19 virüsüne karşı önleyici ve tedavi edici fonksiyonel gıda ve tıbbi ve aromatik bitkiler kapsamında yaptığım tüm çalışmaların sonuçları halkımızın kullanımına bila bedelle sunulmuştur. Covid-19 kapsamında önerdiğim kürler Almanya’da Essen Üniversitesi tarafından da Ar-Ge çalışmalarına konu edilerek Covid-19 virüsüne karşı etkisi çalışılmış ve ispatlanmıştır.”

MEHMET CEYHAN KIZACAK

Saraçoğlu’nun açıklaması Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ı akla getirdi. Ceyhan “Otçu komplocular” diyerek gıda takviyesi firmalarına yüklenmişti

NE OLMUŞTU?

MEHMET CEYHAN “OTÇULARI ” AÇIKLADI… HEDEFİNDE ERDOĞAN’IN BAŞDANIŞMANI VAR

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Otçu komplocular” diyerek yüklendiği kesimin gıda takviyesi firmaları olduğunu söyledi.

Ceyhan:

 “Aşı karşıtlığının temelinde gıda takviyesi pazarının olduğunu savunarak “Gıda takviyesi ürünleri öyle büyük bir pazar ki… Aşı pazarının onlarca katı büyüklüğünde bir pazar var o sektörde. Üstelik o alan Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde de değil. Tarım Bakanlığı denetliyor.” 

Ceyhan’ın sözleri akla Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nu getirdi. 

Türkiye’de gıda takviyesinde en büyük pazar payı İbrahim Saraçoğlu’nun… En az 50 mağazası ve yüzlerce yerde satış noktası olduğu belirtilen Saraçoğlu,  koronavirüs konusunda ise bağışıklık sistemini güçlendirmede  beslenmenin öneminin altını çizmesi ile biliniyor. 

Saraçoğlu’nun aşı tartışmasına ise girmemesi dikkat çekiyor.

CEYHAN NELER DEDİ?

Ceyhan’ın diğer mesajları şöyle:

“Gıda takviyesi firmaları, o lobi, bu insanları görevlendiriyor. Bu insanlar bir şekilde aşıyla ya da aşıyı savunan insanlarla mücadele edecek ki o menfaatleri karşılansın.

O takviye ürünlerinin çoğu “Bunu alırsanız hastalanmazsınız, bu sizi hastalıktan korur” sloganıyla pazarlanıyor. Halbuki, aşı dışında herhangi böyle bir yöntem yok. Yani bir gıda takviyesi alarak hastalıktan korunamazsınız.

Bunun için de önce aşıyı kötülemeleri lâzım. Burada dertleri ben değilim; aşı. Ben 40 senedir aşı savunuculuğu yaptığım için bana saldırıyorlar.

Bana yalanlarla saldıranlara bakıyorum. Hekim, sağlık mensubu, epidemiyolog ya da halk sağlığı uzmanı değiller. Ben öyle insanlarla tartışmaya girmem.”

Mehmet Ceyhan‘ın pandemi dönemindeki çelişkili açıklamaları

“KOMPLOCU TEPKİ

Gazeteci – yazar Soner Yalçın, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın pandemi dönemindeki çelişkili açıklamalarını gündeme getirdi. 

Maske, aşı ve mutasyon konusundaki birbirinden tamamen farklı açıklamalarını köşesinde hatırlatan Yalçın’a Ceyhan’dan tuhaf bir “komplocu” tepki geldi. 

ŞENOL NE DEDİ?”

Yaşananlar şöyle…  

Soner Yalçın’ın “Bilim’ sözcüğünü ağzından düşürmeyen tıp insanlarının, hiç kuşku duymayan kendinden emin olma hali beni hep şaşırtıyor. Prof. Ceyhan pandemide bunun prototipi oldu! Bu kadar mı toplumsal belleği zayıf/ hafızasız toplum olduk?” ifadelerini alıntılayan Profesör Esin Davutoğlu Şenol şu tepkiyi verdi:

Profesör Esin Davutoğlu Şenol:

“Mehmet Hoca’nın savunulmaya ihtiyacı olmadığını düşünüyorum O yüzden , Hoca’nın ,dünyanın bir salgını izlerken yeni keşfettikleri ile geçen ilk 3 aya denk gelen sözlerinin bu şekilde çarpıtılması ne adil ne de gazetecilik diyeceğim Çok etkili bir gazetenin baş köşesi Olmamış!”

KABA İFADELER

Şenol’un paylaşımını alıntılayarak tepki gösteren Ceyhan, Soner Yalçın’ı garip ifadelerle hedef aldı. Yalçın’ı komplo teorisyenliği suçlarken ne olduğu belirsiz bir “otçular komplo teorisi”ne imza attı.

Ceyhan’ın kaba bir üslüpla yazdıkları şöyle:

“Esin Hocam Mevlanayı hatırlarım bu durumlarda. Bir söz duyduğumda söze bakarım söz müdür diye, söyleyene bakarım adam mı diye. Bunlar yırtık çoraptaki kirli ayak. Komplo teorilerine İlgi azalınca, bağlı oldukları otçulardan fırça yiyorlar. yırtıktan kafa çıkarmaya çalışıyorlar.”

GAZETECİLİK GÖREVİ

Yalnız şunu da hatırlatalım; Mevlana’nın öyle sözü yok

Alınganlık gösteren ve “incinen” hocamıza gazetecilerin görevinin “Toplum önündeki birinin sözlerinde çelişki varsa bunu yazmak olduğunu” belirterek Soner Yalçın’ın yazısını hatırlatıyoruz: 

“Geçen pazartesi…

Kanallar arasında dolaşırken Cnntürk‘te Ahmet Hakan‘ın “Tarafsız Bölge” programında, Prof. Mehmet Ceyhan‘ın sözlerine denk geldim:

-“Ahmet Bey, salgın gerçek mi, değil mi; önlemler gerekli mi, gereksiz mi? Bunu yayında bulunan arkadaşlarınıza sorar mısınız; böyle düşünen var mı?”

Konukların şaşırdığını tahmin ediyorum; her daim olduğu gibi Prof. Ceyhan alınganlık gösteriyordu…

Hakan Bayrakçı,  “Hocam sizi dinlemeyeceğiz de kimi dinleyeceğiz” dedi.

Ahmet Hakan, “ben şahsen salgın başladığından beri Mehmet Hoca’nın dediklerine kulak kesiliyorum. Onun dedikleri doğru çıktı…”

Gazeteci Murat Çelik, iltifatlara katıldı.

Gazeteci Şaban Sevinç, “bilim adamı doğruları söyleyince tepki çekiyor; doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” dedi.

Lokantacılar – Pastacılar başkanı Aykut Yenice aşırı övgüye “ellerinizden öperim” diye devam etti…

İlgi bu kadar yoğun olunca Prof. Ceyhan şunu dedi:

-“Salgınla mücadeleye zarar verecek ifadeler kullanan yayın organları kapatılmalıdır!”

Ahmet Hakan araya girdi: “Adam derse; ‘Korona’ya inanmıyorum bu benim ifade özgürlüğüm’…”

Prof. Ceyhan meseleyi şuraya taşıdı; “Bir ülkeyle savaşa girdik, askerlere savaşa giderken ‘gitmeyin, bu savaş bizim savaşımız değil, bu savaş yalandır’ demekten daha da kötüdür bu durum! Buna ne laf yakıştırırsınız?”

Hakan Bayrakçı yanıtı verdi: “Vatan haini!”

Konuşmaları şaşkınlıkla takip ettim…

“HATIRLATIRIM

“Bilim” sözcüğünü ağzından düşürmeyen tıp insanlarının, hiç kuşku duymayan kendinden emin olma hali beni hep şaşırtıyor. Prof. Ceyhan pandemide bunun prototipi oldu!

Bu kadar mı toplumsal belleği zayıf/ hafızasız toplum olduk?

“Prof. Ceyhan” deyince aklıma gelen, geçen yıl martta çıktığı NTV ekranındaki sözleri geliyor:

-“Sağlıklı kişinin maske takmasına gerek yok” dedi.

-“Maske güvenilir değildir” dedi.

-“Maskenin ömrü sadece 2 saattir” dedi.

Bugün… “maskesiz sokağa aman adım atmayın” diyor; “evde bile kullanın!”

Bugün… Ekranda hukukçulara soruyor:

“Sosyal medyada kimlikleri belli olup, insanları kışkırtan, ‘maske takmayın, maske zararlı, tedbir almanıza gerek yok’ diyen gruplar var. Bunlara karşı bir yaptırım ya da cezai müeyyide olabilir mi?”

Dün dündür…

Bugün bugündür…

Prof. Ceyhan meydanı boş buldu konuşuyor.

Bitmedi…9

AYIPTIR AYIP

Prof. Ceyhan’ın önceleri aşıdan hiç umudu yoktu.

-“Oldukça zor iştir aşı. Benim düşündüğüm; aşının uygulanabilir hale gelip uygulanması yüzde 5 olasılık!”

Aşı bulununca “tünelin ucundaki ışık göründü” dedi…

Sonra…

Sinovac aşısıyla ilgili, “60 yaşın üzerinde etkisi olduğuna dair veri yok. Bu gruba aşı yapmak açıkçası tamamen kumar” dedi…

Çok geçmedi; “Aşı olalım mı olmayalım mı diye bir tartışmaya gerek yok” diye konuştu…

Hangisini yazayım?

Bir örnek daha vereyim:

Önce, “mutasyon” diyenlere dudak büktü.

Sonra, “mutasyonu” dilinden düşürmez oldu.

“COV 19 mutasyona uğrarsa ne olacak” sorusuna şu yanıtı verdi:

-“Kötü bir mutasyon da olabilir mi, düşüncesi olabilir. Bu tabii binlerce kat daha düşük bir ihtimal. Virüsün özelliğini kaybedip daha az bulaşır hale gelmesi için o dikensi yapısında herhangi değişiklik yeterli olabilir. Ama daha kötü hale gelmesi için çok özel değişiklik olması lazım, o çok daha düşük bir ihtimal…”

Şunu da söyledi:

-“Eğer gerçekten orijinal virüsten daha hızlı yayılıyor ise, salgının bitmesi için beklediğimiz mutasyonun başlangıcı olabilir.”

Dediklerinin tam tersi çıktı!

Bugün diyor ki:

-“Tam kapanma şart… Buna karşı çıkanlar vatan hainidir!”

Karşımızda böyle “bilim insanı” var!

Ekrana ilk çıktığı günlerde alt yazılarda adının önünde “Bilim Kurulu Üyesi” yazılıyordu; hiç sesini çıkarmadı. Sonra, olmadığı ortaya çıktı…

Yine bir Ahmet Hakan programında, “Allah neden virüsleri yaratmış? Çünkü insanların belli bir sayının üzerinde çoğalmaması gerekir. Yoksa insanlar yiyecek ekmek bulamaz” dedi…

Prof. Ceyhan’ın ekrana çıkmasının yasaklanmasını isteyecek değilim. Aksine. Daha da çok çıksın ki, “bilim dünyamızın” ibretlik hali görülsün.

Ekranda daha neler söyleniyor neler…

İSTANBUL TABİP ODASI’NDAN PROF. CEYHAN’A DESTEK

“Tıbbın şarlatanlarının 10 ortak özelliği”

Sosyal medyada hedef gösterilen Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a meslektaşlarından destek geldi. İstanbul Tabip Odası, “Şarlatanların saldırısına karşı bilim insanlarının yanındayız” açıklaması yaptı.

Covid-19 salgınına karşı aşıyı teşvik eden açıklamaları nedeniyle sosyal medyada ‘MehmetCeyhanTutuklansın’ etiketiyle hedef gösterilen ve hakkında suç duyurusu yapılan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a meslektaşları sahip çıktı. 

İstanbul Tabip Odası (İTO), ‘#MehmetCeyhanyalnızdegildir’ etiketiyle Ceyhan’a destek verdi. İTO, 2019’da yayınladığı “Tıbbın şarlatanlarının 10 ortak özelliği” bildirisini “Şarlatanların saldırısına karşı bilimin ve bilim insanlarının yanındayız” notuyla yeniden paylaştı. 

Bildiride şu maddeler yer alıyor:

1- Her ne kadar modern tıbbı yerden yere vursalar da bunu yaparken modern tıp eğitimi sonucu kazandıkları “doktor” unvanlarını ve akademik kariyerlerini kullanmaya özen gösterirler; özel muayenehanelerinde, kliniklerinde hasta bakmaya, ilaç yazmaya devam ederler.

2- Hemen her açıklamalarında bilimsel/tıbbi gerçekler/doğrularla bilim dışı yalanları/yanlışları birlikte harmanlayarak sunar, böylece yalanları/yanlışlarını gerçeklerin/doğruların arasında gizlemeye çalışırlar.

3- İleri sürdükleri “ezber bozan”, “tabu yıkan”, “şoke eden” iddiaların hiçbir bilimsel ispatı yoktur. Kendilerine soracak olursanız iddialarını ispatlamaları için bilimsel dayanağa ihtiyaç yoktur, kendilerinin söylemiş olmaları yeterlidir.

4- Ortaya attıkları iddiaların çürütülmesinde kendileri açısından hiçbir sıkıntı duymazlar; hemen yeni konular, yeni iddialar bulurlar. Hemen hepsinin kendince “her derde deva” bir meyvesi, sebzesi, insan yaşamını en az 30 yıl uzatacak bir diyet/tedavi kürü vardır.

5- Yaşam düsturları “Bir gün herkes -15 dakikalığına- ünlü olacak!”, taktikleri “Reklamın iyisi, kötüsü olmaz!”dır. Bilimsel başarılarıyla değil, medyatik söylemleriyle kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışırlar.

6- Kendilerine uzatılan her mikrofona, yöneltilen her soruya, uzmanlık alanları olup olmadığına bakmaksızın mutlaka verilecek bir cevapları vardır. Bazıları daha da ileri gidip fırsatını yakalamışken derin sosyolojik tahlillerde bulunurlar.

7- Bugün zaten birçok doktorun ve tabip odalarının “aşırı teşhis”ten aşırı teknoloji ve ilaç kullanımına, tanı/tedavi süreçlerine tıbbi teknoloji/ilaç tekellerinin müdahalesinden kapitalist tıbba kadar bir dizi uygulamayı son derece radikal eleştiriler yönelttiğini bilmezden/görmezden gelirler; kendilerini biricik kahraman ilan ederler.

8- Zihin dünyaları “komplo teorileri”yle doludur; kanserin çaresi bulunmuştur ama ilaç firmaları gizliyordur, şekerin zararı kendileri ifşa edene kadar toplumdan saklanmıştır, aşıların içinde alüminyum vardır ve otizme yol açıyordur, vb., ve de bütün bu komploların farkına varan biricik akıl sadece kendilerinde mevcuttur.

9- Açıklamalarında soyut bir “tıbbi endüstri”, “sistem” eleştirisi varsa da hiçbir zaman mevcut sağlık politikalarını ve o politikaların sahibi siyasi iktidarı eleştirmezler, iktidar partisi AKP’nin adını dahi ağızlarına almazlar; sonunda da faturayı doktorlara keserler.

10- Her ne kadar bütün bu faaliyetlerini kendileri için hiçbir karşılık beklemeden, toplum için/toplum yararına, “uhrevi” amaçlarla yaptıklarını iddia etseler de çabalarının meyvelerini daha çok tanınırlık/bilinirlik/kabul görme, hasta sayısı/kitap satışlarında artış gibi “dünyevi” nimetler olarak toplamaktan kaçınmazlar.

TTB DE DESTEK VERDİ

Türk Tabipleri Birliği (TTB) de sosyal medya hesaplarından #MehmetCeyhanYalnızDegildir #BilimİnsanlarınınYanındayız etiketleriyle şu mesajı paylaştı:

“İktidarın akıl ve bilim dışı politikalarını eleştiren, uyarılarda bulunan, halkın sağlığını önceleyen bilim insanlarına yönelik tehditler kabul edilemez. Tehditlere boyun eğmeyerek bilimi kılavuz almaya devam edeceğiz.”

NE OLMUŞTU?

BU DA OLDU: ‘MEHMET CEYHAN TUTUKLANSIN’ KAMPANYASI!

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hakkında önce suç duyurusunda bulunuldu ardından Twitter’da ‘MehmetCeyhanTutuklansın’ kampanyası başlatıldı.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan hakkında ‘alenen nitelikli hakaret ve halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçlarını işlediği gerekçesiyle’ suç duyurusunda bulunuldu.

Kısa süre sonra Twitter’da da ‘MehmetCeyhanTutuklansın’ etiketi altında on binlerce paylaşım yapıldı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Enfeksiyon Hastalıkları Derneği ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Derneği başkanlıkları ile Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği’nin genel sekreterliğini yürütüyor. Salgının başlangıcından bu yana medyada en çok değerlendirme yapan bilim insanları arasında yer alan Ceyhan hakkında suç duyurusunda bulunan kişi ise Noel Baba Derneği Başkanı ve 5GVirusNews Platformu Sözcüsü Muammer Karabulut. Karabulut, Ceyhan hakkında Antalya Terör ve Örgütlü Suçlar Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

GEREKÇE: AÇIKLAMALARI!

 Karabulut dilekçesinde ‘kanıt’ olarak Ceyhan’ın pandemi sürecinin başından bu yana yaptığı açıklamaları ‘gerekçe’ olarak gösterdi. Bu açıklamaların, ‘Covid-19 salgınının ekonomik, psikolojik ve sosyolojik yıpratıcılığına olumsuz yönde katkı sağladığını’ öne sürdü.

Ayrıca Ceyhan’ı ‘terör faaliyeti’ yürütmekle de suçlandı:

“Henüz faz çalışmaları tamamlanmayan, güvenilir bilimsel sonuçları olmadığından ruhsatı bulunmayan ve  yasal bir zemini bulunmadığından dolayı da acil kullanım onayıyla ne idiğü belirsiz konumda olan aşılar için, bir bilim insanının halkı tehdit ederek korkutmasının karşılığı bilim yapmak değil resmen terör faaliyetlerdir.”

TWITTER’DA ‘TUTUKLANSIN’ ETİKETİ AÇILDI

Haberin yayılmasının ardından kısa sürede Twitter’da MehmetCeyhanTutuklansın etiketi açıldı ve çok sayıda Tweet atıldı

MEHMET CEYHAN’DAN ‘TUTUKLANSIN’ KAMPANYASI İÇİN AÇIKLAMA: “ÇÖP KADAR ÖNEMLİ DEĞİL”

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, sosyal medyada hakkında başlatılan kampanya ile ilgili konuştu.

Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ceyhan, korona virüsü salgını ve aşılama ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulması ve sosyal medyada, ‘#MehmetCeyhanTutuklansın’ etiketiyle paylaşım yapılması hakkında açıklama yaptı.

’30 YILDIR BUNU YAPIYORLAR’

Prof. Dr. Ceyhan:

“Beni şikayet edenler, sosyal medyada hakkımda yalan, iftira dolu haberler yazanlar, şunu bilsinler ki ben hiç dikkate almıyorum, yazdıklarını okumuyorum. 30 yıldır bunu yapıyorlar. Ben 30 yıldır aşının önemini, bilimsel yaklaşımın önemini anlatıyorum. Bundan zarar gördüğünü düşünen bir kesim varsa onların yazdıkları, söyledikleri çöp kadar önemli değil benim açımdan..

Paniğe sevk etme meselesine gelirsek doğrular, panik yaratıyorsa ki o fikirde değilim. Tam tersine ben halka da direkt hitap etmeden, devlete de ‘Şunları yaparsanız bu salgın daha kolay kontrol altına alınır’, ‘Şunlarla salgınla mücadele zarar görür’ diye konuşuyorum.”

CİMER’E ŞİKAYET EDİLMİŞ

Prof. Dr. Ceyhan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet edildiğini de vurgulayarak:

“Kasım ayında bir vatandaş, beni Antakya’dan CİMER’e şikayet etmiş. Yazısı geldi daha yeni, cevap yazdım. Çok enteresan, diyor ki ‘Halkı paniğe ve korkuya sevk ediyor’. Örnek olarak da bir gazetede çıkan haberin fotokopisini eklemiş..

O haberde ben şöyle diyorum; ‘Kasım ayında vakalar azalmıştı, şunları yapmazsak biz 3’üncü dalgayı yaşarız, şunlar yapılırsa yaşamayız’..

Şikayet edenin şanssızlığına bakın ki hemen arkasından çok büyük artış dalgası yaşamışız. Onun beni suçladığı şeyde belki benim dediklerim dikkate alınsaymış belki bu düzeyde yaşamayabilirmişiz. O yüzden hiçbir önemi yok benim için. Onların 30 yıldır çok organize saldırmalarına alıştım.”

İLGİLİ HABER

Odatv.com

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top