EKONOMİ

RAKI

“2006’da tahsil edilen her 100 liralık ÖTV’nin 5 lirası alkollü içeceklerden elde edilmişken, 2019’da 100 liralık ÖTV’nin 10 lirası alkollü içeceklerden tahsil edildi “

Trakya, Ege ve Akdeniz’in bir rakı zonu olması aynı zamanda seçmen davranışıyla da ilişkilendirilebilir. Bu yörelerin yurttaşları Türkiye ortalamasına göre Cumhuriyetçi partileri daha fazla destekler.

RAKI VE CUMHURİYET

Türkçe rakı, Arapça arak’tan gelir. Arak, öncelikle “terlemek”, “terini damlatmak” anlamındadır. Ancak arak, 11. yüzyıldan itibaren Arap coğrafyasında genel olarak tüm damıtılmış içkileri ifade etmek için de kullanılmıştır. Anadolu’da belgelenebilen en eski rakı üretimi ve ticareti 15. yüzyılda Trabzon’da ortaya çıkmıştır. Osmanlı’da rakıdan bahseden ilk resmî evrak ise 1520 tarihli bir Vergi Nizamnamesi’dir. Bu belgede de Trabzon’dan rakının üretim merkezi olarak söz edilmektedir.

Rakı benzeri içkiler Akdeniz coğrafyasında oldukça yaygındır. Bulgaristan’da rakı daha sert ve meyve aroması ağırlıklıdır. Sarımtırak renklidir çünkü genellikle erik ve üzümden yapılır. Yunanistan’da ise yaş üzümden üretilen benzer bir içkiye uzo denir. Daha yoğun anasonlu ve kurum üzümden sert tatlı bir içkinin adı ise tsipuro’dur. Sakız aromalı uzo‘ya ise “mastika” denir.

Makedonya’da rakı anasonsuz olarak sarı ve beyaz çeşitleriyle üretilir ve mastika adını taşır. Sarı rengini meşe fıçısından ya da içerisine renk ve aroma versin diye atılan meşe çubuklardan alır. Arnavutluk’ta rakı tıpkı Makedon rakısına benzer, anasonsuz olarak üretilir ancak sarı olanı fazla popüler değildir.

Balkan ülkeleri dışında Fransa, İspanya ve Portekiz’de rakının adı genellikle anis ya da pastis’tir. Aynı rakıda olduğu gibi sulandırıldıklarında renk değiştirirler ve sarı-beyaz bir renk alırlar. Rakı, İtalyancada “sambuca” ve Slavcada ise “düziko”dur.

Evliya Çelebi meşhur Seyahatname’sinde “arakçı esnafı”ndan söz eder. 19. yüzyılda ise rakı Osmanlı coğrafyasında oldukça yaygın olarak tüketilen bir içki haline gelir. Günümüzde Tekirdağ’ın rakı sözlüğünde önemli bir yeri olmasının nedeni II. Abdülhamit’in Başmabeyincisi Sarıcazade Ragıp Paşa’nın Tekirdağ yolu üzerinde Umurca Rakı Fabrikası’nı kurmuş olmasından gelir. İstanbul’un rakı ihtiyacı uzun zaman buradan temin edilmiştir.

Yine rakıyla birlikte sık sık anılan “aslan sütü” adlandırmasının kökeni ise İzmir’dir. Bir zamanlar İzmir’in en ünlü meyhanelerinden biri Bornova’daki Anastapoulos kardeşlerin aynı isimli mekânıydı. Eski rakı fıçılarının üzerinde ailenin amblemi olan bir aslan vardı. İzmirliler işte bu nedenle rakıya zamanla “aslan sütü” demeye başlamışlardır.

Rakı bir sofra ve muhabbet içkisidir. Sosyalleşmeyi, hatta kalabalığı çağrıştırır. Rakı sofrası kalabalıktır. Geniş bir meze seçeneği üzerine kurulur. Rakı aynı zamanda bir sohbet meclisi de ister. Bu anlamda oldukça “politik” bir içkidir. Rakının en önemli mezelerinden biri de “ne olacak bu memleketin hali” sorusu değil midir? Rakı sofrası bir tespit ve temenniler sofrasıdır. Bardaklar dolup boşaldıkça bunlar giderek birbirine karışır. Tespitler temennileşir, temenniler tespit sanılır.

Rakının meze talep eden bir içki olduğunu ifade etmiştim. Meze dediğimizde ise ilk akla gelen sızma zeytinyağıdır. Müdavimlerinin ilk aklına gelen bu olmasa bile! Çünkü rakı mezesi olan sebzelerin pek çoğu zeytinyağlıdır. Dolayısıyla rakı ile zeytinin, belki de tıpkı bira ve patates gibi tarihsel ve coğrafî derin bir ilişkisi vardır. Rakı zeytin coğrafyasının bir içkisidir. Türkiye’nin batısı ve güneyinin rakıyla daha ahbap bir bölge olduğu söylenebilir. Bu yörelere “rakı zonu” demek abartılı olmaz.

Trakya, Ege ve Akdeniz’in bir rakı zonu olması aynı zamanda seçmen davranışıyla da ilişkilendirilebilir. Bu yörelerin yurttaşları Türkiye ortalamasına göre, Cumhuriyetçi partileri daha fazla destekler. Kırklareli’nden Hatay’a kadar olan sahil şeridinde genellikle bu tür partiler veya ittifaklar göreli olarak daha öndedir. Yani rakı tüketimiyle cumhuriyetçilik arasında ilginç bir ilişki vardır. Yani rakıyla Cumhuriyet arasındaki ilişki sadece İstanbul’un önemli bir mekânı olan Cumhuriyet Meyhanesi’nden gelmez!

Rakının cumhuriyetle olan ilişkisi sadece bu da değildir. Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün sıkı bir rakı müdavimi olmasıyla da ilgilidir. Belki de “ne olacak bu memleketin hali” sorusunun önemli bir rakı mezesi olmasının Atatürk’ün sofralarıyla bir ilişkisi vardır! Ayrıca Türkiye’de Cumhuriyet ile sorunu olanların rakıya yönelik olan özel antipatilerinin arkasında belki de böyle bir neden de söz konusudur.

Ben rakıyı severim. Üstelik çok da seyahat ederim. Bu nedenle Türkiye’nin çok farklı yörelerinde, hatta değişik ülkelerde rakı (ya da uzotsipuropastisanizet vb.) içmişliğim de vardır. Ancak hemen şunu itiraf etmeliyim: Kapadokya’da ya da Karadeniz’de içtiğim rakı Ege ve Akdeniz kıyısında içtiğim rakı kadar lezzetli gelmemiştir bana. Topyekûn olarak ama. Rakısıyla, bardağıyla, sofrasıyla, muhabbetiyle. Yurtdışındaki tecrübelerime göre ise yine bir Ege ülkesi Yunanistan’da bu işin çok başka olduğunu söylemek zorundayım. Fransa’da da, Portekiz’de de rakı içtim. Hatta bir Lizbon sayfiyesinde, Atlas Okyanusu kıyısında da tecrübe ettim bu içkiyi. Ancak özellikle Ege’nin iki kıyısında ve adalarında aldığım lezzeti hiçbir zaman almadım.

Polonyalılar rakı içiyorlar mı, bilmiyorum ama şöyle bir atasözleri olması bana pek manidar geldi: “İyi bir insan meyhanede bozulmaz, kötü bir insan kilisede düzelmez.”


Duvar/Besim F. Dellaloğlu

ALKOL TÜKETİMİ 20 MİLYON TON AZALDI AMA ALKOLDEKİ ÖTV GELİRİ YÜZDE 12 ARTTI

RAKIYA 2020’DEN BU GÜNE YÜZDE 2 BİN ZAM: EVDE ÜRETİM VE KAÇAK ÜRETİM ARTTI

Geçen yıl Türkiye’de alkollü içki tüketimi 20 milyon litre civarında azaldı. Ancak bu alanda toplanan ÖTV geliri yüzde 12 artışla 16.467 milyon liraya yükseldi

2006’da tahsil edilen her 100 liralık ÖTV’nin 5 lirası alkollü içeceklerden elde edilmişken, 2019’da 100 liralık ÖTV’nin 10 lirası alkollü içeceklerden tahsil edildi .

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel’in soru önergesini yanıtlayan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, alkollü içecekler vergi tahsilatı açısından ilk ve son 5 ili paylaştı.

Buna göre alkollü içeceklerde ÖTV tahsilatında ilk beşi sırasıyla:

  • İstanbul,
  • İzmir,
  • Mersin,
  • Denizli ve
  • Manisa paylaşıyor.

Son beşte ise:

  • Zonguldak,
  • Sinop,
  • Bartın,
  • Çorum ve
  • Erzincan yer alıyor.
Yalnızca 5 ilden alınan içki ÖTV’si 14.4 milyar TL

Türkiye’deki yıllık alkol tüketimi ve alkol ithalatına ilişkin soruları yanıtsız bırakan Bakan Elvan’ın verdiği bilgilere göre;

2019 yılı alkollü içecekler ÖTV tahsilatı açısından 8 milyar 265 milyon 152 bin 582 lira ÖTV ödemesi ile ilk sırada İstanbul yer alıyor. İstanbul’u 4 milyar 332 milyon 112 bin 752 TL ile İzmir, 1 milyar 471 milyon 869 bin 935 TL ile Mersin, 208 milyon 318 bin 18 TL ile Denizli ve 168 milyon 341 bin 750 TL ile Manisa takip ediyor. Böylece ilk beş ilden alınan ÖTV tutarı 14.4 milyara ulaşıyor.

“İLLERDEKİ TÜKETİMİ YANSITMIYOR”

Alkollü içkiler ÖTV tahsilatında 2019 yılı ilk beş ve son beş ili paylaşan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, bu sıralamaların illere göre alkol tüketimini yansıtmadığını da söyledi.

Elvan, şu bilgileri verdi:

“4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu açısından bu Kanuna ekli (III) sayılı listede yer alan alkollü içkilerde vergiyi doğuran olay, bu malların ithalatı, imal edenler tarafından teslimi veya müzayede yoluyla satışı durumunda gerçekleşmektedir. Dolayısıyla tabloda belirtilen sıralamalar alkollü içeceklerin illere göre tüketimini yansıtmamaktadır.”

HÜKÜMET VERGİYE BAĞIMLI YAŞIYOR

Alkol tüketimi ve alkol ithalatına ilişkin sorularının yanıtsız kaldığını belirten CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, alkollü içkilerden kaynaklı ÖTV tahsilatına ilişkin verilerin alkol ve sigaradan alınan vergilerin büyüklüğünü göstermesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Döviz rezervlerini tüketen, Merkez Bankası’nın kasasını boşaltan hükümetin umudunu alkol ve sigara başta olmak üzere iğneden otomobile, telefondan gıda maddelerine kadar alınan yüksek vergilere bağladığını ifade eden Sertel:

“Türkiye’de herkes biliyor ki bu hükümet en çok vergiyi sigara ve alkolden elde ediyor. Alkollü içkilerden alınan Özel Tüketim Vergisi yüzde 70’lerden yüzde 90’lara kadar ulaşabiliyor. Türkiye’de son 8 yılda rakının ÖTV miktarı yüzde 314 arttı. Buna rağmen son olarak Ocak ayında olduğu gibi ÖTV’ye zamlar yapılıyor. Alkollü içkilere ve sigaralara öylesine vergi oranı koydular ki insanlar kaçak içki ve kaçak sigaraya yöneldi. Kaçak içkiden dolayı insanların sağlığı tehlikeye atıldığı gibi onlarca kişi de hayatını kaybetti. Bunca vergiyi topluyorlar ama halk için ne yapıyorlar? Halka zulüm etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Hiçbir sorunu çözemiyorlar. Yaptıkları tek şey vergileri yaygınlaştırmak ve acımasız vergiler koymak” diye konuştu.

Türkiye’de alkollü içki tüketimi düşüyor. 2020 yılında Türkiye’de toplam alkollü içki tüketimi bir önceki yıla göre 19 milyon 981 bin litre azalışla, 1 milyar 8 milyon 180 bin litreye geriledi. Geçen yıl en yüksek düşüş ise bira tüketiminde görüldü.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre:

*Bira da iç piyasa tüketimi bir yılda 10 milyon 740 bin litre düşüş gösterdi. Aynı dönemde *şarap tüketimi 7 milyon 827 bin litrelik düşüş gösterirken, *votka da ise 1 milyon 438 bin litrelik azalış söz konusu. 2020’de *viski tüketimi ise 3 milyon 424 bin litrelik artış gösterdi.

Son yıllarda alkollü içki kategorilerine bakıldığında tüketimi en fazla düşen grup tamamen Türkiye’de üretilen RAKI oldu.

2011 yılında iç piyasaya arz edilen toplam rakı miktarı 48 milyon 810 bin litreyken arada geçen 10 yılda bu miktar yüzde 62’lik düşüşle 30 milyon 103 bin litreye geriledi.

Geçen yıl iç piyasaya arz edilen rakı miktarı ise bir önceki yıla göre 2 milyon litre arttı.

Tanıtım ve reklam yasakları ve pandemi nedeniyle ülkeler arası uçuşların da sınırlanmasının etkisiyle rakı ihracatı da düşüyor. 2019’da 3 milyon 491 litre olan rakı ihracatı geçen yıl 3 milyon 267 bin litreye geriledi.

Rakıya 2020’den bu güne yüzde 2 bin zam

Rakı fiyatlarında ise sınırları zorlayan zamlar söz konusu.

2002’de 70’lik rakının fiyatı 8.25 TL civarındayken aradan geçen 19 yılda fiyat yüzde 2 bin artışla 175 liraya fırladı. Alkol oranı yüzde 45 olan 70’lik rakının yüzde 287’si vergilerden oluşuyor. 70’lik rakıdaki vergi oranı alkol oranının 2.5 katını aşıyor.

EVDE ÜRETİM VE KAÇAK ÜRETİM ARTTI

Her yıl ocak ve temmuz olmak üzere alkollü içkideki özel tüketim vergisi (ÖTV) iki kere zamlanıyor.

Tüketici astronomik ÖTV artış oranları nedeniyle alkollü içkide evde üretim de artıyor. Aynı zamanda “merdiven altı” kaçak rakı, viski imalatında da büyük yükseliş var. Her yıl yaklaşık 12-13 milyon litre hazır alkolden üretim yapılıyor. Kaçak üretim nedeniyle devlet 2.5-3 milyar TL’ye yakın vergi kaybediyor. Sadece 2020 yılında kaçak üretim kaynaklı 100’ü aşkın kişi yaşamını kaybetti.

OECD ülkeleri arasında en az alkol tüketilen ülke Türkiye

OECD’nin yayımladığı 2019 verilerine göre Türkiye kişi başına 1.4 litre ile en az alkollü içki içen ülkeler arasında yer alıyor.

Yurttaş, gelen zamlar nedeniyle alkollü içkiye ayırdığı bütçe de artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine hane halkı tüketim harcaması içinde alkol ve sigaranın payı yüzde 2018’de yüzde 4 iken bu oran 2019’da yüzde 4.3’e çıktı.

“ÖTV gelirinde alkollü içkinin payı 2 kat arttı

Alkollü içkilerin vergilerine yapılan zamlar, bu kalemden elde edilen ÖTV miktarını da zirveye taşıdı.

2006’da tahsil edilen her 100 liralık ÖTV’nin 5 lirası alkollü içeceklerden elde edilmişken, 2019’da 100 liralık ÖTV’nin 10 lirası alkollü içeceklerden tahsil edildi. Alkollü içkilerin vergi geliri içerisindeki payı yüzde 3.5 civarında.

Son 13 yılda alkollü içkilerden devletin elde ettiği ÖTV geliri 94 milyar 869 milyon TL’yi aştı. ÖTV’den elde edilen gelir 13 yılda yüzde 729 artışla 2020’de 16 milyar 467 milyon TL’ye çıktı.

T.C, Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre, geçen yıl alkollü içki satışının en düşük olduğu aylar pandeminin de etkisiyle ocak, şubat, mart ve nisan ayları oldu.

Normalleşmenin başladığı haziran ayından itibaren, restoranların da açılmasıyla tüketimde artış söz konusu. Ocak 2020, 38 milyon 688 bin litrelik iç piyasaya arz miktarıyla en düşük dönem olurken ağustos ise 122 milyon 850 bin litrelik satışla en yüksek rakamın yakalandığı ay oldu.

Alkollü içkide ÖTV zammı!
Vergideki artışın fiyatlara yansıması bekleniyor

Alkollü içkilerden alınan özel tüketim vergisi ( ÖTV) yüzde 17.07 oranında artırıldı. Vergideki artışın fiyatlara yansıması bekleniyor.

Enflasyon oranlarının açıklanmasının hemen ardından alkollü içkilerden ve purolardan alınan özel tüketim vergisinde (ÖTV) yüzde 17.07 oranında artış yapıldı.

Biradaki maktu ÖTV tutarı 2,0442 TL’den 2,3933 TL’ye, rakıdaki ÖTV 279,29 TL’den 326,99 TL’ye çıkartıldı.


Alkol derecesi yüzde 18 ve daha az olan şaraplardaki ÖTV tutarı 81,38 TL’den 95,29 TL’ye, alkol derecesi yüzde 22 ve fazla olanlarda 279,29 TL’den 326,99 TL’ye yükseltildi.

Tütün içeren purolardan alınan asgari maktu vergi tutarı 0,3747 TL’den 0,4386 TL’ye, maktu vergi tutarı ise 0,5008 TL’den 0,5863 TL’ye çıkartıldı.

“Sahte içki toplumsal bir sorundur; alkollü içeceklerdeki ÖTV düşürülmeli, denetimler arttırılmalı”

Kimya Mühendisleri Odası:

“Sorun teknik bir sorun değildir, toplumsal bir sorundur.”

Kimya Mühendisleri Odası sahte içki sebebiyle artan ölümlere ilişkin olarak açıklama yaptı.

“Sahte içki toplumsal bir sorundur” ifadelerine yer verilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Sorun teknik bir sorun değildir, toplumsal bir sorundur. Alkol ve alkollü içki alanını kontrol eden GTHB, TAPDK, Maliye Bakanlığı gibi kurum ve kuruluşlar sorunun ana kaynağı olan alkol ve alkollü içkilerden alınan fahiş ölçüdeki ÖTV ve KDV oranları makul bir düzeye indirilmeli ve sorumlulukları ölçüsünde alanı kontrol etmelidirler.”

Artan alkol ve sigara fiyatları nedeniyle 2020’de 5 bine yakın tekel bayisi soyuldu…

“Hırsızlar, tekel bayilerini kuyumcu soymakla eşdeğer görüyor”

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar:

“Bayi soymanın hırsızlar arasında neredeyse kuyumcu soymayla eşdeğer hale geldiğini söyleyebilirim. Soygunlar üç kişilik gruplarca, 5 dakika gibi kısa sürelerde gerçekleşiyor.”

2020’de hırsızlık olaylarına en çok maruz kalan yerlerin başında tekel bayileri veya tekel ürünlerinin satıldığı yerler geldi.

Türkiye’de en çok zam yapılan ürünlerin başında alkol ve sigara geliyor.

Geçen günlerde alkollü içeceklere yüzde 17 oranında ÖTV zammı geldi.

Bunun sonucunda bazı markalarda farklılık gösterse dahi 35’lik küçük bir rakının fiyatı 81 lira, 70’lik büyük bir rakının fiyatı ise 159,50 lira oldu.

Bir paket sigaranın fiyatı ise markasına göre ortalama 15 ile 18 lira arasında değişiyor.

Alkol ve sigaranın artan değeri beraberinde bu tür ürünlerin satıldığı tekel bayilerini hırsızların hedefi haline getirdi.


Geçen yıl her 10 tekel bayisinden biri soyuldu

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar, 2020 yılı içerisinde ülke genelinde beş bine yakın tekel bayisinin soyulduğunu öne sürdü.

Dündar’ın verdiği bilgiye göre; Türkiye’de şu an için kayıtlı 48 bin 600 tekel bayisi var.

Bu da demek oluyor ki 2020’de neredeyse her 10 tekel bayisinden biri soyuldu.

Dündar da aslında soygun mağdurlarından biri.

Ancak onun dükkanı 2020’de değil, 2019’da soyuldu ve 30 bin lira zarara uğradı.

“Çaldıktan sonra nakde çevirmesi en kolay ürün sigara ve alkol”

Dündar, hırsızların tekel bayilerini hedef almasının bir diğer nedeninin de şu olduğunu söyledi:

“Çaldıktan sonra nakdeçevrilmesi en kolay ürün sigara ve alkol. Bugün bir hırsız, zücaciye dükkanı soysa çaldıklarını hemen nakde çevirmesi kolay olmayabilir. Ama alkol ve sigarada böyle bir durum söz konusu değil.”

“Hırsızlar, kuyumcu soymayla eşdeğer görmeye başladı”

Dündar, artan alkol ve sigara fiyatları nedeniyle tekel bayilerinin içerisinde neredeyse kuyumcularda olduğu kadar pahalı mal bulunmaya başlandığını hatırlatarak, bu nedenle hırsızlar arasında tekel bayisi soymanın kuyumcu soymaya eşdeğer görülmeye başlandığını iddia etti.

“Vakaların çoğu aydınlatılmadı, hırsızlıklar beş dakikada oluyor”

Dündar, güvenlik kamerası ve alarm kullanmalarına karşılık bunların yeterli olmadığını ve soygun vakalarının çoğunlukla aydınlatılamadığını öne sürerek yaşanan hırsızlıkları şöyle anlattı:

“Soygunlar tekel bayisinin kapalı olduğu saatlerde gerçekleşiyor. Genelde en az üç kişi oluyorlar, yüzlerini çoğunlukla o sırada kapatıyorlar. Yanlarında bir sepet getiriyorlar. Kilidi kırdıktan sonra hızlıca sigaraları ve ağır alkolleri alıp çıkıyorlar. Soygun başlangıcından itibaren beş her şey dakikada gerçekleşiyor ve bu süre zarfında en az 30 hatta 50 bin liralık malı alıp gidiyorlar.”

“Sokağa çıkma yasakları sürecinde soygunlar azaldı”

Dündar, pandemi nedeniyle hafta içi akşam saatlerinde ve hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasakları sürecinde soygunların azaldığını belirtti.

Dündar ancak soygunların kalıcı olarak azalması için yine en çok görevin tekel bayilerine düştüğünü söyleyerek şöyle konuştu:

“Ürünleri çalan hırsızlar bunları kalkıp perakende satamayacağından gidip yine anlaştığı bir tekel bayisine satacak. Hiçbir tekel bayi sırf daha ucuz diye faturasız, dağıtıcı firma haricinde ürün almaz ise hırsızlar da çaldıkları ürünü satamaz. Unutmamak lazım hırsız satamayacağı ürünü çalmaz.”

“Alışveriş merkezlerinde de tekel hırsızlıkları oluyor”

Tekel ürünlerinin çalınması sadece bayilerle sınırlı değil.

Güvenlik oranları daha yüksek olsa bile AVM’lerde ve büyük marketlerde satılan tekel ürünleri de hırsızların hedefi olabiliyor. 

Mahkemelerde bilirkişi olarak görev yapan emekli polis İsa Altun, pandemi sürecince artan hırsızlık olaylarından birinin de alışveriş merkezlerinden tekel ürünlerinin çalınması olduğunu öne sürerek,  soygunların birkaç kişilik gruplarca organize halde yapıldığı iddiasında bulundu.

Altun, son süreçlerde mahkemelere bu tür hırsızlıklara dair vakaların daha çok geldiğini söyledi.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet, Independent Türkçe

Habertürk / Ahmet Kıvanç’ın haberi

Ali Kemal Erdem

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top