EKONOMİ

KRİPTOPARA MADENCİLİK ŞİRKETLERİ, DİJİTAL PARALAR KADAR KIYMET GÖRÜYOR

Herkesin Bitcoin ve beraberinde yükselen dijital paralara yöneldiği dönemde değeri katlanan bir grup daha var: “Kripto para madencilik şirketleri.”

KRİPTO PARA BİRİMLERİ VE BORSALARI

Tarihte ilk defa, cebinize bir trilyon dolar koyabilir yahut saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna yollayabilirsiniz. Bu tür bir hizmet, ekonomi tarihinde yeni bir sayfa açtı.

KRİPTO PARA BİRİMLERİ VE BORSALARI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN BEŞ ŞEY
1. “KRİPTO VERİ PARASIDIR, BLOCKCHAIN İSE MUHASEBE SİSTEMİDİR”

Bitcoin ve Ethereum gibi kripto para birimlerinin yalnızca dijital para olduğunu düşünmek hata olur. ABD doları da dijital olarak temsil edilebilir..

 Aslında, itibari paraların* (ing. fiat money) büyük kısmı dijital ortamda kullanılır ve değiştokuş edilir. Şu halde, kriptopara birimi tam olarak ne yapar?. 

Tarihte itibari para olarak kullanılan üç tür maddi para olmuştur..

 *MÖ 550 yılında Lidyalılar tarafından Anadolu’da icat edilen metal para, ilk sırada yer alıyor.. 

*İkincisi, 1260 yılında Kubilay Han tarafından günümüz Çin’inde basılan kâğıt paraydı.. 

*İtibari paranın son çeşidi, bu kez Satoshi Nakamoto tarafından 2008 yılında piyasaya sunulan ve bir devletin garantisi altında olmayan bir itibari para birimi olarak ABD’de ortaya çıktı.. 

Bu yeni para, bir veri parasıdır..

 Metal ve kâğıt paralarda, metal alaşımlarından veya kağıtlardan para kazanırız ve sahip oldukları bir değer olduğunu varsayarız..

 Veri parasında ise, kamusal bir alanda özel olarak veri gönderme hakkından dolayı para kazanırız. Bu tür bir veri gönderme hakkına değerbiçeriz.. 

Buna karşın, verilerin çoğaltılması temelde ücretsiz olduğundan, kesip yapıştırarak ve kategorik biçimde sahte para kazanmaktan daha kolay olduğundan, veri paraları ancak doğru teknoloji geliştirildikten sonra ortaya çıkabilir..

Blockchain’ler [blok zincirler/ç.n.], sonsuz defa kopyalanabilir dijital varlıklara eşsiz bir kalite eklemeyi olanaklı kılar ve bunu iki şekilde yapar..

Zamanı bir kimlik işareti gibi kullanarak, varlıkları eşi olmayan bir an için biçimlendirirler. Su için bir fincan neyse, kripto para birimi için de zaman odur. İkinci yol olarak, blok zincirleri, insanların, bütün veri işlemlerinin bir kaydı olarak hizmet edebilecek bir veri işlemleri defteri tutmasına olanak sağlar. Her bir yeni işlem diğerlerine eklenir ve ‘blok’ diye adlandırdığımız dijital bir kutuya dahil edilir. Muhasebe teknolojisine bağlı olarak (iş kanıtı, hisse kanıtı vb.), blok zincirlerinin bu işlemleri hesaba katabilecek belirli sayıda kişiye gereksinimi vardır.?

Peki eğer karşılığı ödenmiyorsa, bu vakit alıcı ve pahalı işi kim yapıyor?..

Bu işi, bir kripto para birimi için ‘madenciler’ ya da ‘muhasebeciler’ yapar. Bunun karşılığında Bitcoin blok zinciri Bitcoin verir ve Ethereum blok zinciri işlemleri hesaba dahil etmeye yardımcı olanlara Ethereum verir.. Bu yüzden, her bir veri işlemi benzersizdir, çoğaltılamaz ve orijinal kalmasını sağlamak için bankalara ya da devletlere ihtiyaç duymadan sonsuza dek bir yere kaydedilir.

2. “KRİPTO PARA BİRİMİ MADDİ BİR HİZMET SUNAR”

Bu veri paralarını ve yeni muhasebe biçimlerini olanaklı hale getiren koşullar, muhasebe, materyal bilimi ve kriptografi alanlarında onlarca yıllık çalışmaya ihtiyaç duydu.. 

Bu, yalnızca aşırıderecede zeki bir insanın ‘fikri’ değildi. İnsanlar, kumar oynamaya yönelik bir dürtü yüzünden (aslında, kumar ABD doları gibi egemen itibari paralarla daha sık gerçekleştirilir), yasa dışı şeyleri alıp satmak heveslerinden dolayı değil (bu işler itibari parayla daha sık gerçekleştirilir), fakat blok zincirleri onlara bir bankaya ve devlete ihtiyaç duymadan somut olmayan ama maddi bir hizmet sunduğu için veri paralarını kıymetli bulurlar.. 

Tarihte ilk defa, mesela birisinin cebine bir trilyon dolar koyabilir yahut bir saniye içinde dünyanın öbür ucuna yollayabilirsiniz. Bu tür bir hizmet, ekonomi tarihinde yeni bir sayfa açtı. Kripto, bir aldatmaca değildir; bir maddi hizmet sunumundan faydalanan veri parasıdır.

3. “KRİPTO PARA BİRİMİ BİR TOPLULUK PARASIDIR”

Tarihte itibari para üretmek için kullanılan az sayıda malzeme mevcuttur. Bununla birlikte, topluluklar sayısız farklı biçimde ve türde para icat ediyor ve paradan para kazanıyorlar. Veri parası da bir istisna değil.. 

Satoshi Nakamoto, Bitcoin ve blok zincir fikrini ortaya sürdüğünde, etrafında bir topluluk oluşturmak için de çaba sarf etmişti. Bu doğrultuda bir forum oluşturdu ve insanlara yeni bir para biçimi hayal edebilmeleri ve işlem yapabilmeleri için kullanmaları amacıyla bir araç tedarik etti. Bunun nasıl olduğunu öğreniyoruz ama bunu yavaş bir şekilde yapıyoruz. 

Başlangıçta, ilk veri parası topluluğu Bitcoin’in sahip olduğu değerden daha hızlı şekilde büyüdü. Sonrasında paranın değeri 2011 Nisan’ında 1 ABD dolarını aşan bir şekilde yükseldi. Bu bir devrimdi zira ne olduğu bilinmeyen bir topluluğun parası birden bire dolardan, yani ABD hükümetinin parasından daha değerli hale gelmişti.

4. “FİYATLAR BİR SÜRE YÜKSELECEK”

Ardından, dünyanın dört bir yanında bulunan topluluklar, diğer toplulukların veri paralarını üretebileceklerini ya da bunları kullanabileceklerini öğrendiler..

 Ve sonra üç büyük dalga geldi.. 

Bitcoin’in ilk dalgasının yerini, daha gelişmiş bir blok zincirden faydalanan Ethereum dalgası aldı. Kripto para birimlerinden oluşan bir ‘Büyük Patlama’ yaratan Ethereum blok zinciri, paraların en kıymetli 100 kripto para listesine girmesini sağlayan tüm yeni kripto projelerinin yüzde 88’i için bir altyapı işlevi gördü..

Şimdiyse, Avalanche (AVAX) ve Polkadot (DOT) gibi farklı blok zincirlerini birbirine bağlayan zincirler inşa eden projelerle üçüncü dalga ortaya çıkıyor. 2008 yılında Bitcoin olan şey, artık AVAX. İnsanlar olup bitenleri bu makale gibi yayınlardan öğrenecek ve iki tarihsel/sosyolojik sebepten ötürü satın alacaklardır.. 

İlk olarak, insanların öğrenmesi, güven duyması ve yeni şeyler satın alması zaman alır; özellikle de sözkonusu yeni bir finansal araç ise.. 

ABD vatandaşlarının yarısından fazlasının tek bir hisse senedi satın alması bile iki yüzyıldan fazla sürdü. Daha çok insan kripto para birimleri hakkında bilgi edindikçe, bunları satın alacaklar, ne kadar çok insan satın alırsa, kripto değerleri de o kadar istikrarlı hale gelecektir.. 

Dahası, kripto para piyasaları asla kapanmaz; aksine, haftada 168 saat açıktır (geleneksel borsalardan en az dört kat daha uzun bir zaman dilimi). Örnek olarak, 09:30’da açılan ve 16:00’da kapanan New York Borsası, haftanın 37.5 saati boyunca perakende satışa açıktır. İkinci olarak, dünya genelinde yükselen otoriterlik, insanları, yatırımlarını otoriter hükümetler tarafından kontrol edilemeyen güvenli ve hareketli bir varlık şeklinde tutmaya yönlendiriyor. Yani, bir Ethereum cüzdanına sahip olduğunuzda, paranızı haydut devletlerden de uzak tutmanız mümkündür.

5. “BORSALAR, BLOK ZİNCİRLERİNİ ZAYIFLATIYOR”

Bununla birlikte, kripto para birimlerinin dolarların ve blok zincirlerinin devletlerin ve bankaların yerini aldığını düşünmek hatalı olur..

Ortada hesaplanacak herhangi bir yatırım yoksa, blok zincirlerinden hediye olarak kripto para alamazsınız. O halde, insanlar bunları nasıl eldeediyor?

Bu tür veri paralarını merkezi borsalardan satın alıyorlar. Ve bunu (en yaygın itibari para olan) ABD doları ile satın alıyorlar; bundan dolayı da dünya ticaretinin ‘dolarizasyonunu’ zayıflatmak yerine egemenliğinin sürmesine katkıda bulunuyorlar..

Ve (dünyanın en büyüğü olan) Binance ya da (ABD’nin en büyüğü olan) Coinbase gibi merkezi bir borsadan satın aldıklarında, paralarını orada tutuyorlar.

Daha sonra bu kripto paralar, işlemleri asla blok zincirlerine kaydedilmeyen birikim araçları haline geliyor. Yaptığım son hesaplamaya göre, tüm Bitcoin işlemlerinin yüzde 90’ından fazlası merkezi borsalarda birikim araçları halinde tutuluyor ve hiçbir zaman gerçekten ve teknik açıdan alıcılarına ait değil. Bu sebeple, şayet borsa, güvenliği sağlayacak kaynaklara ya da motivasyona sahip değilse, kağıttan yapılmış küçük bir binanın içinde tahtadan yapılmış bir kutuda saklanan devasa para yığınlarına benzerler. Bir değiş tokuşa girerseniz, paranın tamamını alabilirsiniz.

2011 yılının haziran ayından beridir, dünya genelinde, her yedi haftada bir siber saldırı gerçekleşiyor. Ve bu sayı, Türkiye’deki Thodex ve Vebitcoin borsalarında tanık olduğumuza benzer sahtekârlıkları içermiyor. Şu da var ki, buna benzer çürük elmalar, kripto para patlamasında bir örnek teşkil etmezler. Dünyanın en büyük merkezi borsaları, güvenlik alanında büyük yatırımlar yapan devlet denetim kurumları ve bankalar tarafından güçlendirilmektedir..

Sıradan bir tüccar açısından, iyi işleyen bir borsa ve iyi işleyen bir banka, birikimlerini güvence altına alma hususunda aynı şeydir..

Yine de yeni bir girişim, günümüzde sayısı 25 binden fazla olan ve 342’den fazla borsa altında düzenlenen bu merkezi piyasaların egemenliğinin yerini alabilir..

Uniswap gibi merkezi olmayan borsaların kendi madeni parası olan ‘UNI’ ile ortaya çıkışı, kullanıcılara merkezi bir borsa olmaksızın cüzi işlem ücretleri ödeyerek işlem yapma fırsatı sağlar. Eğer kripto paranızı onlardan alırsanız, orada tutmazsınız ve bu sebeple bir siber saldırı ya da varlık temelli dolandırıcılık olasılığı söz konusu olmaz.

*İtibari para; altın ya da gümüş gibi madeni bir karşılığı olmayan, dolaşımdaki para.

MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARA BİRİMLERİ İLE KRİPTO PARA ARASINDAKİ FARKLAR NELER?

Karayipler ve Bahamalar’dan Çin ve İngiltere Merkez Bankası’na dünyadaki büyük küçük neredeyse tüm merkez bankaları geleneksel para birimleriyle ilgili giderek yükselen tehditlerle mücadele edebilmek ve daha kolay ödeme sistemleri geliştirmek için dijital para konusunda büyük bir çaba sarfediyor.

Kriptoparaların dünya genelinde çok hızlı bir şekilde yaygınlaşmasından endişe duyan merkez bankaları bir yandan dijital para birimleriyle ilgili araştırmalarını sürdürürken bir yandan da denemeler yapıyor.

MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARA BİRİMİ TAM OLARAK NEDİR?

Merkez Bankası Dijital Para Birimi (CBDC) temelde elektronik para anlamına geliyor.

Geleneksel nakit paralarda olduğu gibi bunu elinde bulunduran kişi merkez bankasının taahhüdüne sahip olmuş oluyor. Yine bununla elektronik ödemeler ve transferler yapılabilecek.

Normalde merkez bankasının bastığı nakit para dışındaki varlıklarına erişim sadece banka gibi finansal kuruluşların sahip olduğu bir imtiyazdı.

Kredi ve banka kartları ile zaten elektronik para kullanılmıyor muydu?

Kredi kartı, banka kartı ve ödeme aplikasyonları ile yapılan işlemler de aslında bir çeşit elektronik para kullanımı.

Fakat bunu ticari bankalar, merkez bankalarının basmış olduğu paraları kendi hesaplarına yükleyerek gerçekleştiriyor.

Buradaki fark bankaların dijital paralarının CBDC’ler gibi risksiz olmaması.

Bankaların iflas etmesi halinde buradaki hesaplarda tuttuğunuz birikimlerini kaybetme riski bulunuyor. Devletler bu paraları belli bir miktarına kadarını garanti ediyor.

Merkez Bankaları neden bu kadar ilgili?

İlk olarak merkez bankaları para arzı ve ödeme sistemleri üzerindeki kontrollerini kaybetmekten korkuyorlar. Bitcoin, Ethereum gibi kriptoparalar merkez bankalarının kontrolü dışında işlediği için geleneksel finans sistemi için büyük bir endişe kaynağı teşkil ediyor.

Herhangi bir merkezi bir organ ya da devlet kuruluşu tarafından kontrol edilemeyen ve denetlenemeyen bir ödeme sistemi merkez bankalarının para kaynağı ve dolayısıyla ekonomik istikrar üzerindeki gücünü düşürme ihtimali bulunuyor. Kriptoparaların daha çok kişi tarafından kabul görmesi bu riski daha da artırıyor.

İkinci neden ise fiziksel para kullanımının giderek azalması. Nakit para yerine halkın doğrudan dijital paraya yönelmesi merkez bankasının para politikalarını uygularken elini daha da güçlendiren bir seçenek de olabilir.

CBDC’LER KRİPTOPARALARIN YERİNE GEÇEBİLİR Mİ?

CBDC’lerin kriptopara yerine geçmesine pek ihtimal verilmiyor. Çünkü kriptoparaların arzına sınırlandırma konabiliyor. Bu sayede alışveriş ve para transferinin yanı sıra yatırım aracı olarak da kullanılabiliyor.

Merkez bankasına ait paraların arzında ise dijital olsun ya da olmasın herhangi bir sınırlama bulunmuyor.

CBDC’ler blockchain teknolojisine mi dayanacak?

Kriptoparalarla yapılan her türlü işlem blokzincir teknolojisi (blockchain) sayesinde ortak sicil defterlerinde tutuluyor ve bu herkesin erişimine açık. Kripto paraların en büyük özelliği herhangi bir merkezi kontrol mekanizmasına ihtiyaç duymaması. Bu da blokzincir sayesinde mümkün oluyor.

Merkez bankalarının dijital paralarda bu teknolojiyi kullanacağına dair ortak bir tutum bulunmuyor. Örneğin Çin Merkez Bankası dijital yuanın blokzincire dayalı olmayacağını açıkladı. Öte yandan İsveç’in test aşamasında olduğu e-kron bu teknolojiye dayanıyor.

Blokzincir kullanılsa bile merkez bankalarının sicil defterini herkesin erişimine açması beklenmiyor. Sınırlı sayıda yetklendirilmiş kullanıcıya izin verileceği düşünülürken bu da kriptoparaların temel dayanağı olan dağıtık finans (decentralized finance) kavramının dışında kalıyor.https://cb2131590f0468fa22cd22facd2e63e6.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

Hangi ülkeler öncülük ediyor?

Bahamalar geçen yıl CBDC çıkararak dünyada dijital para kullanımına başlayan ilk merkez bankası oldu. Doğu Karayipler ise nisan ayında çıkardığı dijital para birimi ile bu uygulamaya başlayan ilk para birliği oldu.

Büyük merkez bankaları arasında ise Çin dijital para çıkaran merkez bankası olmak itiyor. Devlet bankaları 5 Mayıs’taki alışveriş festivali öncesinde dijital yuanın tanıtımını yapmaya başladı.

Batılı bankalar ise konuyu biraz daha ağırdan alıyor.

Avrupa Merkez Bankası dijital euroyu gelecek beş yıl içerisinde çıkarma ile ilgili değerlendirme çalışmaları yürütüyor. İngiltere Merkez Bankası ise “Britcoin” konusunda ise araştırmalarını hızlandırsa da şu aşamada herhangi bir taahhütte bulunmuyor.

Amerikan Federal Reserve de dijital dolar konusunda acele etmeyeceğini duyurdu. Fakat Başkan Jerome Powell dijital para konusunda bu yılın önemli bir yıl olacağını açıkladı.https://cb2131590f0468fa22cd22facd2e63e6.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

RİSKLER NELER?

Bir ekonomik kriz sırasında insanlar yoğun bir şekilde paralarını çekmek isteyebilirler. Böyle anlarda bir darboğazı engellemek için çoğu merkez bankası dijital hesaplarda tutulacak paralara sınır koymayı planlıyor.

Dijitala paralara yaşanacak yoğun bir göç ise halihazırda bu hizmeti veren ticari bankaların ucuz ve istikrarlı bir gelir kaynağını kesme riski bulunuyor.

Ayrıca İsveçli bankacılar ülkedeki ev ve ticari kredilerin merkez bankasının risk iştahına bağımlı hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.

https://www.cafemedyam.com/2021/04/30/kripto-para-vurgunu/
KRİPTO PARA BORSALARI NEREYE DOĞRU GİDİYOR? MERKEZ BANKALARI PİYASAYA ALTERNATİF SUNABİLECEK Mİ?

Son dönemlerde oldukça popüler hala gelen ve dünya genelinde hızla yayılan kripto para birimlerinin gelecekte nasıl bir boyut kazanacağı merak konusu.

Covid-19 pandemisinin etkisi, internet üzerinden alışveriş yapma alışkanlıklarının artması ve birçok ülkedeki farklı finans sistemleri, vergi yapısı ve bürokratik süreç birçok firmayı alım-satım işlemlerini oldukça kolaylaştıran kripto para birimlerine yönetti.

Ancak uzmanlar değişen kanunlar, çevresel kaygılar ve ülkelerin merkez bankalarının yol açtığı rekabet nedeniyle hızla gelişen ve birçok girişimciye farklı fırsatlar açabilecek kripto para piyasalarını baltaladığı görüşünde.

Şu anda Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) sanal para birimleri ve bu varlıkları oluşturan firmaların denetlenmesi için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Yatırımcılar yeni düzenlemelerin piyasaya güven vereceğini ve daha çok girişimciyi bu alana çekeceğine inanıyor.

Nickel Digital Asset Management’ın kurucu ortağı ve İcra Kurulu Başkanı (CEO) Anatoly Crachilov da ABD ve Avrupa’daki kripto para piyasasıyla ilgili yapılan çalışmalardan oldukça memnun. Crachilov’a göre önceki düzensiz yapı birçok sorunu da beraberinde getiriyordu.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun yeni başkanı Gary Gensler’in mart ayında, kripto para piyasasına “rehberlik ve netlik” sağlama sözü vermişti. Crachilov, bu gelişmenin bir devrim niteliği taşıdığını ifade ediyor.

Merkez bankaları kripto paralara alternatif sağlayabilecek mi?

Bu kapsamda Avrupa Komisyonu’nun önerdiği “Kripto Varlıklar Piyasası” veya MiCA yönetmeliği, kripto varlıkları ve bunların Avrupa Birliği’ndeki hizmet sağlayıcılarına yeni kurallar dizisi getirmeyi amaçlıyor.

Dijital varlık ticareti şirketi H-Finance CEO’su Vytautas Zabulis, Avrupa Birliği (AB) genelinde kripto para alım satımlarına düzenleme getirilmesini “Kimlik bilgilerine sahip yeni bir bankacılık sektörü” olarak tanımlıyor.

AB ve ABD’nin yanı sıra Çin, İngiltere ve Rusya gibi bazı ülkeler kendi merkez bankası dijital para birimlerini (CBDC) başlatmayı düşünüyor.

ING Asia’nın baş ekonomisti Robert Carnell, kripto paralarla ilgili düzenlemelerde bir sonraki aşamanın “vergi kazançlarına yönelik” yasaları olacağını belirtiyor:

“Merkez bankalarına ait sanal varlıklar yükselişe geçerse, bu durum diğer kripto para birimlerinin sonu olabilir.”

Zabulis, merkez bankaları kendilerine ait dijital para birimleri arası “hızlı ve kolay” bir etkileşim imkanı sağlarlarsa, şu anda piyasadaki çoğu kripto paranın değerini kaybedeceği görüşünde.

Zabulis’e göre Bitcoin’in geleceğin mali yapısında bir çıkış yolu olarak görülmesi tesadüf değil. İşte bu sebeple merkez bankaları sanal varlıklarını tıpkı Bitcoin gibi Blockchain teknolojisi üzerine inşa edecek.

Dünyanın en popüler ve en değerli kripto para birimi Bitcoin, son dönemde inişli çıkışlı bir seyir izledikten sonra JPMorgan’ın Bitcoin fonu sunmayı planladığı raporlarının etkisiyle hafta başında yüzde 10değer kazanarak 54.000 dolar seviyesine çıktı.

Zabulis, Çin’in Bitcoin’i kendi planladığı dijital para birimi için bir tehdit olarak görmesi durumunda, bunun tüm sektörü etkileyebileceğini ifade ediyor.

KRİPTO PARA, ‘ÇEVREYE DUYARLILIK KONUSUNDA BİR DEVRİM’
Gillian Flaccus/Copyright 2018 The Associated Press. All rights reserved.
ABD’nin Oregon kentinde bir mağaza.Gillian Flaccus/Copyright 2018 The Associated Press. All rights reserved./cafemedyam

Kripto paralar hayatı kolaylaştırabilecek bir etkiye sahip olsa da kripto varlık madenciliği yapmak (mining) karbon salımını artıran bir etkiye sahip ve bu durum birçok kesimi rahatsız ediyor.

Zira tüm dünyada yapılan kripto para madenciliği için harcanan bir senelik elekrik, Arjantin’in aynı zaman diliminde tükettiği elektrik miktarından çok daha fazla.

TV kanalı Real Vision’ın kurucusu ve CEO’su Raoul Pal, eninde sonunda bu durumu bir çözüm bulunacağını ve çevreye duyarlı yeşil bir devrimin tek çıkış yolu olduğunu ifade ediyor.

Anatoly Crachilov bu sebeple yakın bir gelecekte daha sürdürülebilir yöntemler kullanan ESG (Finansal hizmetlerde çevresel, sosyal ve yönetim) uyumlu kriptolara daha yüksek bir talep geleceğinin altını çiziyor.

Crachilov, fiyat rekabetinin madencileri daha ucuz enerji kaynaklarına yönlendirdiğini ifade ederek, “Yenilenebilir enerjiler giderek bu kategoriye giriyor.” diyor.

Zabulis, kripto para birimi Ethereum’un yeni versiyonu Ethereum 2’nin çevreye duyarlı bir şekilde üretileceğini ve enerji ihtiyacının minimum seviyede tutulacağını ifade ediyor.

KRİPTO PARA MADENCİLİĞİ ŞİRKETLERİ BİTCOİN RÜZGARIYLA REKORA KOŞUYOR

Hisse değerleri 1 yılda yüzde 10 bin arttı

Daha bir sene öncesine kadar “1 dolarlık hisse” diye tanımlanan kriptopara madencilik şirketleri, dijital paralar kadar kıymet görüyor. Birçoğunun piyasa değeri 1 milyar doları aştı bile.

Şubat 2020’de 9 bin dolar civarında olan Bitcoin, bugün yüzde 478 artışla 55 bin doların üzerine çıkmış durumda. Kriptoparanın sadece bir aylık yükselişi bile yüzde 80. 

Ki bu yükselişteki en büyük pay, 8 Şubat’ta yapılan açıklamayla, 1,5 milyar dolarlık Bitcoin aldıklarını ve yakında kripto parayla ödeme kabul edeceklerini duyuran, elektrikli otomobil üreticisi Tesla’ya ait. 


2013’ten bu yana dijital para haberciliği yapan Coindesk, Bitcoin’in piyasa değerinin 19 Şubat Cuma günü 1 trilyon doları geçtiğini duyurdu.

Bu, dijital paranın pek çok büyük şirketi de geçtiği anlamına geliyor. 

Piyasa değeri 2 trilyon doları geçen Apple, dünyanın en değerli şirketi iken, Elon Musk’ın kurucusu olduğu Tesla’nın piyasa değeri 700 milyar dolar civarında. 

Herkesin Bitcoin ve beraberinde yükselen dijital paralara yöneldiği dönemde değeri katlanan bir grup daha var: “Kripto para madencilik şirketleri.” 

*Kriptopara madenciliği, evdeki bilgisayarla gerçekleşebilen bir olay değil. Özel bir yazılım ve donanıma sahip cihazlara ihtiyaç var. 

Türkiye’nin Türk Lirası tabanlı ilk kriptopara alım satım platformu BTCTurk’ün açıkladığı şekilde, “Madencilik yapmak için donanım satın almak, madencilik yazılımlarını çalıştırabilmek, çalışırken ısınan cihazları soğutabilecek ve cihazların elektrik tüketimlerini karşılayabilecek altyapıya sahip olmak gerekiyor.” 

Ancak yeterli donanım ve güçlü bir işlemciniz yoksa, elde edilen kriptoparalar, elektrik maliyetlerini bile karşılayamayabiliyor. 

Hâliyle kriptopara madenciliği ekosistemi, şirketlerle domine edilmiş durumda. Hatta 2017’ye kadar halka arz edilmiş bir tane bile madencilik şirketi yokken bugün hisselerindeki muazzam artış konuşuluyor. 

https://www.cafemedyam.com/2021/02/15/bitcoin-nedir/

Fiyatı 50 günde yüzde 330 artan hisse

Bunlardan biri Riot Blockchain. 

2000 yılında kurulan şirketin hisse fiyatı daha geçen yıl mart ayında 60 sent seviyelerine kadar gerilemişti. 19 Şubat itibarıyla 71 dolara kadar çıktı. 

Sene başından bu zamana Riot Blockchain hisselerindeki artış yüzde 330. 
 

Ekran Resmi 2021-02-20 13.22.55.png
Riot Blockchain hisselerinin bir yıllık değişimi/ Grafik: SeekingAlpha / cafemedyam


Deutsche Bank Stratejisti Jim Reid, yatırımcılarla paylaştığı notta:

“Bitcoin o kadar büyüdü ki artık kendi talebini yaratıyor. Şirketler ve kurumlar, birkaç ay önce dokunmayacakları alanlara akın etmeye başladı” demişti. 

2020 sonunda 1 milyar dolar piyasa değerine ulaşan Colorado merkezli şirket, 21 Aralık’ta yayımladığı basın açıklamasında Çinli madencilik devi Bitmain ile madencilik hızını (hash rate) yüzde 65 artıracak bir anlaşma imzaladıklarını duyurdu. 

Riot Blockchain, 3 bin adet S19 Pro Antminer ve 12 bin adet S19j Pro Antminer için toplamda 35 milyon dolar ödedi. 

Günlük 2 Bitcoin üretimini 60’a çıkarmayı planlıyor

Bir diğer halka arz edilmiş madencilik şirketi ise Marathon Patent Group. 

Las Vegas merkezli şirketin piyasa değeri yaklaşık 600 milyon dolar. 

4 Ocak’ta 200 milyon dolarlık sermaye artırımına giden Marathon Patent Group, aynı ayın sonunda 31 bin 135 dolar ortalama fiyattan 150 milyon dolarlık Bitcoin satın aldı. 

Bitmain’den 103 bin cihaz satın alan Marathon, günlük 1,5 ila 2 Bitcoin üretimini, 60’a çıkarmayı planlıyor. 

Şirketin 22 Nisan’da 42 sente kadar gerileyen hisse fiyatı 43,27 dolara kadar çıktı. Bu, bir yılda yüzde 10 binin üzerinde artış anlamına geliyor. 
 

farm-2852025_1920.jpg
Fotoğraf: Pixabay/@rebcenter-moscow / cafemedyam

Bir yıl önce 2 sterlindi; Şimdi 282 sterlin

2017’den bu yana piyasada olan, Londra merkezli madencilik şirketi Argo Blockchain’in hisse başı fiyatı ise 282 sterlin seviyesinde. Bu fiyat son bir yılda en düşük 2,70 sterlin ile 18 Mart 2020’de kaydedildi. 

O günden bugüne yüzde 10 bin 344 yükselen hissenin yıl başından bu yana artışı ise yüzde 498. 

Piyasa değeri 1 milyar doları aşan Argo Blockchain, 15 Şubat’ta yaptığı açıklamada Teksas’ın batısında 130 hektarlık alan alacaklarını ve 200 megawattlık kriptopara madencilik tesisi kuracaklarını duyurmuştu. 

Aralık sonu itibariyle elinde 501 adet Bitcoin bulunan Argo Blockchain’in CEO’su Peter Wall, yeni yatırımlarıyla ilgili çok heyecanlı olduklarını ve bu yatırımın Argo’ya madencilik operasyonlarında inanılmaz bir kontrol vereceğini söylemişti. 

Arsanın olduğu bölgenin yeni teknolojileri ve inovasyonu teşvik eden bir yer olduğunu belirten Wall, “Dünyanın en ucuz yenilenebilir enerji lokasyonlarından birine güvenli erişim sağlama şansımız olacak” dedi. 

https://www.cafemedyam.com/2021/02/09/elon-muskin-gundeme-tasidigi-dogecoinin-sekiz-yillik-hikayesi/

Kendi kendine ürettiği Bitcoin’i en fazla olan şirket

Kanada’ya geçelim… 

2011’de Toronto’da kurulan madencilik şirketi Hut 8 Mining’in hisse başı fiyatı 10,79 Kanada doları seviyesinde. 20 Şubat 2020’de bu değer, 1,24 dolardı (yüzde 770 artış). 4 Ocak’ta ise 3,89 dolar. 

Kendine ait madencilik yöntemi ile elde ettiği kriptopara, diğer tüm madencilik şirketlerinden daha fazla olan Hut 8 Mining, 16 Şubat’ta yaptığı açıklamada 3 bin 12 adet Bitcoin’e sahip olduklarını duyurdu. 
 

Ekran Resmi 2021-02-20 13.24.40.png
Hut 8 Mining hisselerinin bir yıllık değişimi/ Grafik: SeekingAlpha / cafemedyam


Şirketin CEO’su Jaime Leverton:

“Gelecekte madenciliğini yaptığımız bitcoinlerin hiçbirini satmaya ihtiyaç duymamak için operasyonlarımızı yönetmeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı. 

Kuzey Amerika’nın en eski ve en yüksek kapasiteli kurulu gücüne sahip Hut 8’in günde ortalama 6,8 adet Bitcoin üretimi var. 

Bir yılda yüzde 4150 yükseliş

Kanadalı bir başka madencilik şirketi ise HIVE Blockchain. 

Bloomberg verisine göre işleme giren 1,76 milyar hisse ile, HIVE Blockchain 2020 yılında, Toronto Borsası’nın en likit hissesi oldu. 

16 Mart’ta 0,16 Kanada dolarına kadar gerileyen HIVE hisseleri, bu haftanın son işlem gününü 6,80 dolardan kapattı. Yani bir yılda yüzde 4150 yükselen hisse, yıl başından bu yana da yüzde 172 değerlendi. 

Şirket, İsveç’in Boden kentindeki madencilik tesisinin altyapısını geliştirerek 2021 sonuna kadar Ethereum madenciliği kapasitesini 2021 sonuna kadar yüzde 30 artırmayı hedefliyor. Bunun için yapacağı çip ve madencilik cihazı satın almasının maliyeti 8,75 milyon ABD doları olacak. 

Şirketin, Kanada, İsveç ve İzlanda’da madencilik tesisleri bulunuyor.

Kriptopara madencisini satın aldı, hisseleri yüzde 166 yükseldi

Bitcoin’in rüzgârıyla önlenemez şekilde yükselenler birtek kripto parayı madencilikle elde eden şirketler değil. 

1987’den bu yana yazılım çözümleri sunan, Utah merkezli CleanSpark’ın hisseleri, 10 Aralık’ta madencilik şirketi ATL Data Centers’ı satın aldığını duyurmasından sonra hızla yükseldi. 

S&P Global Markers Intelligence’ın verilerine göre CleanSpark’ın hisselerinin sadece aralık ayındaki yükselişi yüzde 166,5. 

CleanSpark, hidroelektrik, jeotermal enerjisi, biyokütle, biyogaz, batarya gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını, yerel şebeke ile bağlayan teknoloji mikrogrid üzerinde uzmanlaşmış bir marka. 
 

Ekran Resmi 2021-02-20 13.25.33.png
Hut 8 Mining​​​​​​​ hisselerinin bir yıllık değişimi/ Grafik: SeekingAlpha / cafemedyam


O nedenle CleanSpark’ın ATL Data Centers’ı 19,4 milyon dolara satın alması, enerji verimliliği üzerine çalışan bir şirketin enerji verimliliğine ihtiyaç duyan bir şirketle güçlerini birleştirmesi açısında akıllıca bir hamle olarak değerlendiriliyor. 

CleanSpark’tan 5 Ocak’ta yapılan açıklamada ATL Data Centers’ın satın alınmasından sonra madenciliği yapılmış Bitcoinlerin satışından 873 bin dolar elde edildiği duyuruldu. 

Cleanspark ayrıca 22 Aralık 2020’de yaptığı açıklamada bin adet madencilik makinesi satın alacaklarını belirtmişti. 

Madencilik cihazı sattıkça yıldızı parlıyor

Son olarak yatırımcıların takip ettiği bir diğer hisse ise madencilik şirketlerine madencilik cihazı üreten Çin merkezli Canaan. 

Bitcoin’in tarihi rekorunu kırmasıyla Canaan hisseleri de 24,79 dolarla tarihinin en yüksek değerlemesine ulaştı. 

Şirketin bir ay önceki hisse başı fiyatı yaklaşık 5 dolar, 1 Haziran 2020’deki fiyatı ise 2 dolar 12 sentti. 

ABD’nin Nasdaq endeksinde işlem gören Canaan’ın CEO’su Nangeng Zhang, 10 Şubat’ta yayımladığı basın açıklamasında 2021 için operasyon modelini değiştirdiklerini söylemişti. 

Daha önce uzun vadeli planlaması olmayan, bireysel olarak madencilik yapan kişilere cihaz sattıklarını belirten Zhang, “Müşteri portföyümüzü, uzun vadeli taahhütlü büyük yatırımlar yapacak halka açık şirketler ve Bitcoin odaklı yatırım fonlarına genişletiyoruz. Böylelikle daha kesin bir gelir tahmini oluşturabileceğiz” demişti. 

TradingView verilerine göre Hangzhou merkezli şirketin, piyasa değeri 1,7 milyar dolar civarında.

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish / Gökçen Tuncer

Euronews /Kerem Congar

Yazının orijinali cambridge.org sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan) – Duvar/ Koray Çalışkan

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top