GENEL

“VARTİNİS KATLİAMININ SORUMLUSU YÜZBAŞI BÜLENT KARAOĞLU”

“Katliamının sorumlusu Yüzbaşı Bülent Karaoğlu”

“Aynı aileden 9 kişinin öldüğü köy yakma talimatını Yüzbaşı verdi!”

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2 Ekim 1993’te aynı aileden 9 kişinin yanarak öldüğü, Vartinis (Altınova) katliamının sorumlusunun Yüzbaşı Bülent Karaoğlu olduğuna karar verdi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Muş’ta aynı aileden 9 kişinin yanarak öldüğü Vartinis (Altınova) katliamının sorumlusunun dönemin Hasköy İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Bülent Karaoğlu olduğunu tespit etti.

Daire, mahkemenin Karaoğlu hakkında verdiği beraat kararını “Köyün yakılması emrini Yüzbaşı Karaoğlu vermiştir” diyerek bozdu. Davanın sanıkları arasında yer alan rütbeli 3 asker hakkındaki beraat kararı ise onandı.

Yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından alınan bu karar sonucu yeniden yargılama yapılacak. Ancak dava 3 Ekim 2023’e kadar kesin karara bağlanmazsa zamanaşımı nedeniyle düşecek.

Yargıtay: “’Aynı aileden 9 kişinin öldüğü köy yakma talimatını Yüzbaşı verdi”

Dava dosyasına göre Vartinis’teki korkunç katliam şöyle gelişti:

Tarih 2 Ekim 1993…

Muş’un Korkuteli ilçesine bağlı Altınova (Vartinis) köyü kırsalında güvenlik kuvvetleri ile PKK’lılar arasında çıkan çatışmada bir astsubay yaşamını yitirdi. Dönemin yerel askeri yetkilileri, “terörist grupların o bölgede saklanmasından” çevredeki köylüleri sorumlu tuttu. Çatışmadan sonra astsubayın cenazesini almaya gelen askerler Altınova köyünün içinden geçerken havaya ateş açtı ve “Bu gece gelip köyünüzü yakacağız” diyerek bölgeden ayrıldı.

Nitekim 3 Ekim gece saat 03:00 sıralarında köyde dehşet saatler başladı. Samanlıklar, evler, ahırlar ateşe verildi. İlk başta PKK’nın köyü bastığı sanıldı. Köylüler yanan evlerini, ahırlarını kurtarmaya çalıştılar ancak ters giden bir şeyler vardı. Köye gelen, çoğunluğu özel harekatçı, yüzlerce asker yangını söndürmeye çalışan köylülere müdahale ediyordu.

Köylülerin çoğunluğu evlerinden çıkarak canlarını kurtardılar ancak bir aile diğerleri kadar şanslı değildi: Öğüt ailesi.

Aynı aileden Mehmet Nasir Öğüt, Eşref Oran, Sevda Öğüt, Sevim Öğüt, Mehmet Şakir Öğüt, Mehmet Şirin Öğüt, Aycan Öğüt, Cihan Öğüt ve Cinal Öğüt evlerinden çıkamayınca yanarak yaşamlarını yitirdi. Olaydan sonra 7’si çocuk olan 9 kişinin kaldığı evin kapısının askerler tarafından kilitlendiği iddiası ortaya atıldı. Ailenin tek kurtulan bireyi, o gece komşularına misafirliğe gitmiş olan, evin kızı Aysel Öğüt idi.

SAVRULAN ADALET

Olaydan sonraki soruşturma ve yargılama süreci, diğer birçok faili meçhul dosyası ile aynı kaderi paylaştı. Uzun süren bekleyişler, savcılıklar arasında gidip gelen dosyalar…

Şans eseri hayatta kalan Aysel Öğüt ilk suç duyurusunu, Muş Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptı. Başsavcılık, “olayı PKK yaptı ve terör suçu” diyerek dosyayı görevsizlik kararı ile Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı’na gönderdi. DGM Başsavcılığı, olayı “terör eylemi” olarak nitelendirdi ve “failleri belli olmadığı” gerekçesiyle dosyayı kapattı.

Öğüt, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde çıkarılan yeni yasalar ve insan hakları lehine esen olumlu rüzgarları dikkate alarak 2003’te yeniden suç duyurusunda bulundu. Bu kez Başsavcılık, olayı soruşturmaya başladı.

Sivil savcılık, iddialarda ismi geçen kişilerin askeri görevde oldukları gerekçesiyle Elazığ 8’inci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dosya bu kez de 7 yıl askeri savcılıkta bekledi.

Yıl 2011’e geldiğinde Öğüt ailesinin avukatları bu kez yeniden savcılığın yolunu tuttu. Muş Başsavcılığı, yasa değişiklerini de dikkate alarak soruşturmayı yürütüp tamamladı. Dönemin Hasköy İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Bülent Karaoğlu, Hasköy İlçe Jandarma Komando Bölük Komutanı Üstteğmen Hanefi Akyıldız, Muş Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürü Şerafettin Uz ve Gökyazı Karakol Komutanı Başçavuş Turhan Nurdoğan hakkında dava açıldı.

Dava bu kez de “güvenlik” gerekçebiyle mahkemeler arasında gidip gelmeye başladı. Son olarak Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi’nde karara bağlandı, tüm sanıklar beraat etti.

28 YIL SONRA

Bu uzun yolculuğun sonunda verilen beraat kararı temyiz üzerine 2016 yılında Yargıtay’a geldi. Dosya bir 5 yıl da burada bekledi ve sonunda karar çıktı.

Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, İlçe Jandarma Komutanı Bülent Karaoğlu dışındaki sanıklar hakkındaki beraat kararlarını onadı. Daire olayın sorumlusunun İlçe Jandarma Komutanı Karaoğlu olduğu sonucuna vardı ve hakkındaki beraat kararını açık tespitlerle bozdu.

Daire’nin kararında, Karaoğlu’nun Vartinis içinden geçerken köy halkına hitaben, “Bu gece gelip köyünüzü yakacağız” şeklinde sözler sarfettiğini, hatırtalarak  “3 Ekim gecesi saat 03:00 sıralarında düzenlenen operasyon kapsamında yüzlerce askerin beldeye geldiği ve operasyon sırasında belde halkına ait samaklıkların, ot yığınlarının, ahırların hayvanların, birçok evin ve Nasır Öğüt’ün evinin ateşe verildiği” anlatıldı.

Çıkan yangın sırasında evde bulunanların yanarak hayatını kaybettiklerini belirten Yargıtay 1. Ceza Dairesi, “Yangını söndürmek için müdahale etmek isteyen belde halkına askerler tarafından izin verilmediği anlaşılmıştır” dedi. Daire’nin kararında Karaoğlu’nun katliamdaki sorumluluğu özetle şöyle anlatıldı:

“Hasköy İlçe Jandarma Bölük Komutanı olarak görev yapan sanığın operasyona katıldığının tanık beyanları ile sabit olduğu, kaldı ki İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapması sebebiyle sorumluluk alanında yapılan böyle bir operasyonda görev almamasının düşünülemeyeceği ve sanığın operasyondaki en rütbeli kişi olduğu, astsubayın şehit edilmesi sonrasında sarf ettiği sözler de dikkate alındığında yangının sanığın emir ve talimatı doğrultusunda meydana geldiğinin anlaşıldığı…”

Daire bu nedenle Karaoğlu’nun maktullerin evinde çıkan yangın nedeniyle sorumlu tutulup cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile sanığın beraatine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu kaydetti. Buna göre Karaoğlu “Nitelikli öldürmeye azmettirmek” suçundan yeniden yargılanacak.

ZAMANAŞIMINA ÇEYREK KALA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin kararıyla köy baskınının asker eliyle yapıldığı tespit edilmiş oldu ancak benzer davalarda olduğu gibi yine dosya zamanaşımı tehlikesi ile karşı karşıya bırakıldı. Dava 3 Ekim 2023’e kadar kesin karara bağlanmazsa zamanaşımı nedeniyle düşecek.

28 yılda ancak faili belirlenebilen dosya 3 Ekim 2023’e kadar geçecek 28 ayda önce yerel mahkemesine geri dönecek. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararına uyarsa yargılama yeniden yapılacak ve yeniden temyiz için Yargıtay 1. Ceza Dairesine dönecek.

Ağır Ceza Mahkemesi tüm sanıkların beraati yönündeki kararında direnirse bu kez dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda ele alınacak.

Zamanaşımına dikkat çeken davanın avukatlarından Muş Baro Başkanı Kadir Karaçelik, soruşturma ve yargılamaların her aşamasında sanıkların ödüllendirildiğini söyledi. Avukat Karaçelik, “Bu dosya Yargıtay’da bile 5 yıl bekledi. Şimdi zamanaşımı süresinin dolmasına kısa bir süre kala tüm yargılamanın yeniden görülüp kararın kesinleşmesini bekleyeceğiz ancak zamanaşımı konusunda ciddi endişelerimiz var. Yargıtay da dosyayı bu kadar bekleterek sanıkları bir kez daha ödüllendirmiş oldu” dedi.

Vartinis katliamı davası Anayasa Mahkemesi’ne taşındı

Vartinis’te öldürülenlerin avukatları, beraat verilen 3 askerin de yargılanması ve köy yakma emri veren komutanın tutuklanması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. 

Dava zaman aşımı tehdidi altında.

 Muş’un Korkut ilçesine bağlı Vartinis (Altınova) Beldesi’nde 3 Ekim 1993 tarihinde aynı aileden yedisi çocuk dokuz kişinin öldürülmesine ilişkin Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nin ‘Köyün yakılması emrini yüzbaşı Bülent Karaoğlu vermiştir’ kararının ardından dosya, beraatleri onanan üç kişinin de yargılanabilmesi amacıyla Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, dava sanıkları arasında yer alan rütbeli 3 asker hakkındaki beraat kararını onayarak, katliamdan dönemin İlçe Jandarma Alay Komutanı Bülent Karaoğlu’nun sorumlu olduğuna hükmetmişti. Daire, yerel mahkemenin Karaoğlu hakkında verdiği beraat kararını “köyün yakılması emrini Yüzbaşı Karaoğlu vermiştir” diyerek bozmuştu. Yeniden başlayacak dava, 3 Ekim 2023’e kadar kesin karara bağlanmaması halinde zamanaşımı riskiyle karşı karşıya.

YAŞAM HAKKI İHLALİ

Katledilen Öğüt ailesinin avukatları, Daire’nin kararının ardından “Yaşam hakkı ihlali” ve “Etkin soruşturma yapılmaması” gerekçeleriyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

Avukatlar, yaptıkları başvuruda davanın zaman aşımına uğramaması için duruşmanın erken bir tarihe alınması, Yargıtay’ın olayda sorumlu tuttuğu İlçe Jandarma Alay Komutanı Bülent Karaoğlu’nun tutuklanması ve beraat eden diğer sanık askerler hakkında da etkin bir soruşturma yürütülmesini istedi.

‘ÜÇ ASKER DE SORUMLU’

Başvuruda, 3 asker hakkında beraat kararının onanmasının hak ihlali olduğuna işaret edilerek:

“Bu insanların yangın çıkan evden çıkarılmalarına engel olunarak işkence altında ve göz göre göre yakılarak öldürülmeleri olayında beraat eden sanıkların da bu insanların ölümünden bire bir sorumludur. Güvenlik güçlerinin insanların can ve mal güvenliğini teminat altına alacağı yerde, masum insanları diri diri yakarak öldürmeleri yaşam hakkının açıkça ihlalidir. Yine olayı gerçekleştiren şahıslara olayın soruşturulma görevinin verilmesi hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır” ifadelerine yer verildi.  

Davanın “güvenlik” gerekçesiyle Kırakkale’ye alınmasının da ihlal olduğuna dikkat çekilen başvuruda:

“Hayatını kaybeden 9 kişilik aileden sadece bir kişi kurtulmuştur. Dosyanın nakli sebebiyle ailelerin, bin kilometre öteye taşınan dava sebebiyle büyük sıkıntı ile karşılaşmışlardır” denildi. 

‘TAMAMEN AİLENİN ZORLAMASIYLA KOVUŞTURMA YÜRÜTÜLDÜ’

Öğüt ailesi avukatlarından Bitlis Baro Başkanı Fuat Özgül, AYM’ye yaptıkları başvuru ve dava sürecini anlattı. 

Katliama ilişin ilk yapılan başvuruda savcılığın “terör saldırısı” gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiğini anımsatan Özgül, 9 kişilik aileden sağ kurtulan Aysel Öğüt’ün tanıklığı ile dosyanın 2003 yılında tekrar açıldığını belirtti.

2013 yılına kadar dosyanın savcılıkta kaldığını kaydeden Özgül, faillerin asker ve polis olması nedeniyle soruşturmanın yavaş yürütüldüğüne dikkati çekti.

Özgül:

“Daha sonra savcılık görevsizlik kararı vererek dosyayı askeri savcılığa gönderdi. Elazığ Askeri Mahkemesi’ne gönderdi. Onlar tekrar görevsizlik kararı verip dosyayı Muş Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. 2013 yılında dava tam zaman aşımına uğrayacağı sırada Muş Cumhuriyet Başsavcılığı sadece 4 kişi hakkında dava açtı. Tamamen ailenin zorlaması ile bu kovuşturma ve soruşturma yürütüldü.”

21 EYLÜL’E DURUŞMA GÜNÜ VERİLMESİNE TEPKİ

Davanın Muş’tan Kırıkkale’ye gönderilmesi sonrası birçok zorlukla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Özgül:

“3 yıllık bir dava sürecinden sonra sanıklar hakkında beraat kararı verildi. Kararı temyiz ettik ve Yargıtay bu zaman aşımı riskini bilmesine rağmen zaman aşımına çok kısa bir süre kala dosyayı karara bağladı. Dosya yeniden Kırıkkale 1’inci Ağrı Ceza Mahkemesi’nde geldi. Mahkeme’nin 21 Eylül’e duruşma günü vermesi kabul edilebilir değil. Mahkemenin yapması gereken sanığı hazır ederek ifadesine başvurmak ve karar vermektir” dedi.

Dava kapsamında ifadesine başvurulan tanıkların asker olduğuna dikkati çeken Özgül:

“Askerler verdikleri beyanlarda ‘Biz oraya gittiğimizde bir takım askerlere puşiler ve yerel elbiseler giydirildi’ diyorlar. Şimdi biz bu şekilde planlı ve hazırlıklı oraya giden kişilerin katliamdan haberdar olmaması ya da olaya müdahil olmaması mümkün mü?  Bu kişiler fikir ve eylem birliği içerisinde köye gitmişler. Bir gün öncesinde zaten köye gelip ‘hepinizi yakacağız’ diyorlar. Bunların haberi oldukları halde maalesef beraat kararları onandı. Burada bir ayrımcılık söz konusu. Katledilenler Kürt değil de başka bir halk olsalardı bunlar kıyameti koparırdı. Bu kadar vahim bir katliama ilişkin davanın bu kadar uzun sürmesi bir hukuk devlet için utanç vericidir” diye konuştu. 

Yerel mahkemenin zamanaşımını dikkate almasını isteyen Özgül, duruşma tarihinin öne çekilmesi için başvuruda bulunacaklarını ifade etti. 

İLGİLİ HABER

Duvar

KısaDalga/ Ersan Atar

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top