SAĞLIK

SPUTNİK V AŞISI

SPUTNİK V NERELERDE KULLANILIYOR?

Sputnik V aşısı ne kadar etkili?

Sağlık Bakanı Koca’nın Türkiye’de “devreye gireceğini” söylediği Sputnik V aşısı…ne kadar etkili? Nerelerde kullanılıyor? Ne kadar güvenli? AB ülkelerinde kullanım izni var mı?

“Eski AB ülkelerinin radarına giren, 60’dan fazla ülkede kullanım izni bulunan Sputnik V aşısı ile ilgili neler biliniyor?

BİLİM İNSANLARI ANLATTI: BREZİLYA, SPUTNİK V’Yİ NİÇİN REDDETTİ?

Brezilya, Sputnik V’de yer alan virüslerin çoğalabildiğini öne sürüyor. Rus bilim insanları ise iddianın temelsiz olduğunu savunuyor

Rusya’nın Gamaleya Enstitüsü’nün geliştirdiği Sputnik V aşısını sipariş eden ülkelerin sayısı artarken, Brezilya’dan gelen ret kararı tartışmaları alevlendirdi.

BREZİLYA NEDEN SPUTNİK V’Yİ REDDETTİ?

Viral vektör aşıları sınıfına giren Sputnik V’de koronavirüsün insan hücrelerine girmek için kullandığı sivri uçlu protein, adenovirüs ismi verilen bir virüse ekleniyor.

Viral vektör aşılarında kullanılan adenovirüsler, hastalığa sebep olmayacak şekilde değiştiriliyor. Böylece sivri uçlu proteini taşıyan zararsız virüsler, vücudun hastalık geçirmeden koronavirüse karşı bağışıklık kazanmasını sağlıyor.

Adenovirüslerin hücreye girdiğinde çoğalmasını önlemek için E1 ismi verilen ve çoğalmada rol oynayan bir protein, devre dışı bırakılıyor.

Öte yandan Anvisa’nın ilaç ve biyolojik ürünler müdürü Gustavo Mendes, Sputnik V’de kendini kopyalayabilen adenovirüsler olduğunu savunuyor. Brezilya’nın aşıyı reddetmedeki en önemli gerekçesi de bu.

ABD’deki Georgetown Üniversitesi’nden virolog Angela Rasmussen, Sputnik V’yle ilgili şüphelerini dile getiren uzmanlardan biri.

Twitter paylaşımında “Sputnik V aşısında kullanılan Ad5 vektörü, açıkça çoğalmaya uygun” diyen Rasmussen, şöyle yazmıştı:

“Geliştiriciler görünüşe göre E1 proteinini silmeyi ihmal etti. Bu nedenle bu aşıyı almak, canlı adenovirüs 5’le enfekte olmak anlamına geliyor. Dolayısıyla Brezilya doğru olanı yaptı ve onu reddetti.”

Çoğalabilen adenovirüsler neye yol açar?

Sputnik V’de yer alan adenovirüsler, insanlara doğal yollardan bulaştığında soğuk algınlığına ve nezleye neden oluyor. Bu durum, Sputnik V’yi yaptıran bazı kişilerin söz konusu rahatsızlıkları geçireceğini düşündürebilir. Ancak bunun olması pek mümkün değil.

Rasmussen, şöyle açıklıyor:

“Aşıdaki virüs solunum yoluyla iletilmiyor, kas içinden veriliyor. Bu adenovirüslerin normalde kullandığı bulaşma yolu değil. O yüzden solunum hastalığına neden olmasını beklemezsiniz. Ancak bağışıklığı zayıflamış ve bağışıklıkla ilgili rahatsızlığı olan kişilerde potansiyel olarak öngörülemeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.”

İlaç endüstrisinde klinik testler öncesi ilaç keşfi üzerinde çalışan tıbbi kimyager Derek Lowe, “Bu muhtemelen aşılanmış nüfusta büyük sorunlara neden olmayacak ama tamamen gereksiz bir risk” ifadelerini kullanıyor:

“(Çoğalabilen adenovirüslere sahip) bir aşı on milyonlarca kişiye veya daha fazlasına uygulanacaksa bu önlenebilir sorundan zarar gören bazı kişiler olacaktır.”

Rus yetkililer ve Sputnik V’yi savunanlar ne diyor?

Rasmussen, yorumları üzerine Rus yetkililerin kendisiyle iletişime geçtiğini ve haberi “sahte” diye nitelediğini ifade ediyor.

“Gamaleya Enstitüsü büyük bir üne sahip ve bilim insanları mükemmel, o yüzden bu tavrın kasıtlı olduğunu düşünmüyorum” diyen Rasmussen, haberlerin yanlış olmadığına inanıyor. Rasmussen, “Bu sahte haber değil, bir gözlemdir” diyor.

Sputnik V’nin geliştirenlerse Brezilya’nın iddialarını kesin bir dille reddediyor. Sputnik V’nin resmi Twitter hesabından yapılan bir paylaşımda Anvisa’nın aşıya dair herhangi bir test yapmadığı aktarılıyor.

Gamaleya Enstitüsü’nün internet sitesinde yayımladığı açıklamada da Anvisa’nın iddialarının “bilimsel dayanağı olmadığı ve ciddiye alınamayacağı” söyleniyor.

Araştırma enstitüsü, “Sputnik V aşılarının hiçbirinde çoğalma yeteneği olan adenovirüslerin bulunmadığını” savunuyor.

Sputnik V’ye sıcak bakan diğer bilim insanları da Anvisa’nın bilgileri doğru yorumlayıp yorumlamadığını sorguluyor.

Anvisa’ya göre incelenen Rus kalite kontrol belgeleri, test edilen aşıların doz başına “100’den az” çoğalabilen virüs partikülü içerdiğini gösteriyor.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nde Veri ve Güvenlik İzleme Kurulu üyesi, immünolog Jorge Kalil ise Anvisa’nın yorumuna katılmıyor. Uzman, Rus kalite kontrol belgelerinin aslında yapılan testin hassasiyetinden bahsettiğine inanıyor.

“Ruslar ‘doz başına 100 partikülden az’ dediklerinde, aşıda çoğalabilen virüsler bulunduğunu söylemiş olmuyor. Orada söyledikleri, çoğalabilen virüsler varsa bile doz başına 100 partikülden az olduğu.”

Wistar Enstitüsü’nden adenovirüs aşı bilimcisi Hildegund Ertl de medyadaki haberleri eleştiriyor. Ertl, “Bu aşıya ihtiyacımız var. Ucuz ve etkili. Saklaması ve taşıması da kolay” diyor ve ekliyor:

“Medya aceleyle sonuca varmadan önce derin bir nefes alabilse hepimizin işine yarar.”

SPUTNİK V AŞISININ GÜVENLİĞİ

DSÖ:

“Sputnik V aşısının güvenliği ile ilgili değerlendirme sonuçları haziran sonu-temmuz gibi açıklanabilir.”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktör Yardımcısı Dr. Mariangela Simao, Rus koronavirüs aşısı Sputnik V’nin güvenliği ile ilgili değerlendirme sonuçlarının haziran sonunda ya da temmuz ayında açıklanabileceğini belirtti.

Açıklamalarda bulunan Simao, Rusya’nın koronavirüs salgınına karşı geliştirdiği Sputnik V aşısı ile ilgili çalışmaların sürdüğünü, aşının güvenliği ile ilgili değerlendirme sonuçlarının haziran sonunda ya da temmuz ayında açıklanabileceğini ifade etti.

Simao:

 “DSÖ’nün elinde henüz tam bir dosya yok. Biz buna ‘veri sağlama işlemi devam ediyor’ diyoruz. Yani üretici, başlamış olan değerlendirme sürecinde veri ekleyebiliyor. Ekibimiz son iki haftadır Rusya’da bulunuyor ve klinik testlerin değerlendirmesini yapıyor. 10 Mayıs’tan itibaren haziranın ilk haftasına kadar üretimi teftiş etmeye başlayacağız” diye konuştu.

DSÖ uzmanlarının Rus aşısının üretildiği beş farklı tesisi ziyaret edeceklerine dikkat çeken yetkili, iki üreticinin tesislerine yapılacak ziyarete Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) uzmanlarının da katılacaklarını vurguladı.

Simao:

 “Dolayısıyla eksiksiz dosyanın, ayrıca hem klinik testler, hem de üretim için gerekli kriterlerin karşılanmasının, teknik uzman ekibinin haziran sonlarında, fakat daha büyük olasılıkla temmuz ayında aşıyı değerlendirmesine imkan sağlamasını bekliyoruz.”

SPUTNİK V NEDİR?

Moskova’daki devlete ait Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) tarafından fonlanan Gam-COVID-Vac isimli aşı, AstraZeneca ve Johnson & Johnson aşıları gibi bir vektör aşı.

Vektör aşılar, çok düşük sıcaklıklarda depolanmaya gerek olmadığı için mRNA aşılarına kıyasla lojistik açıdan daha avantajlı..

Bir vektör aşısında, inaktif virüsler gibi olan zararsız canlı virüsler, koronavirüsün insan hücrelerine girmek için kullandığı spike proteinlerinin genetik kodunu vücuda iletiyor. Aşılanmış kişinin vücudu, bu kodları yabancı maddeler olarak tanıyarak bağışıklık sağlamak için antikor ve spesifik T hücreleri oluşturacak şekilde reaksiyona giriyor..

Bunun yanı sıra, Sputnik V ile ilgili farklı olan şey, ilk ve ikinci dozlar için iki farklı tür adenovirüsün kullanılması. Sputnik V dozlarında, rAd26 ve rAd5 tipi virüsler kullanılıyor. Bu kombinasyonla amaçlanan, vücudun ilk seferde düşük seviyede bağışıklık üretme riskine karşı etkiyi arttırmak.

SPUTNİK V NE KADAR ETKİLİ?

Prensip olarak, aşıda iki farklı vektör kullanmak mümkün. Çünkü bu şekilde daha yüksek bir aşı etkinliği sağlanabilir.

Tek vektör kullanan iki aşıya bakıldığında, AstraZeneca’nın etkinliği yüzde 76, Johnson & Johnson’ın etkinliği ise yüzde 85.4 düzeyinde. Bu oranlar, mRNA teknolojisi ile üretilen BioNTech-Pfizer’ın yüzde 95 Moderna’nın yüzde 94.1’lik etkinlik oranına kıyasla, tek vektörlü aşıların daha az etkili olduğunu gösteriyor.

Fakat Sputnik V’nin etkinliğini kesin olarak saptamak, mevcut verilerle güç.

Geçen Ağustos ayında Rusya’da onaylanan aşı hakkında, son sekiz ayda güvenilir bir veri seti yayımlanmış değil. Eylül ayında Lancet dergisinde Sputnik V’nin Faz 1 ve Faz 2 deneylerine ilişkin kısmı sonuçlar yayımlandı. Ancak iki ayrı çalışma, yalnızca 38 katılımcı içeriyordu. Araştırmanın bulguları, aşının güçlü bir bağışıklık tepkisi yarattığına ve ciddi bir yan etkinin tespit edilmediğine işaret ediyordu.

Uluslararası uzmanlar, bu sonuçlar hakkında çekincelerini dile getirdi. Bu çekinceler sadece deney gruplarının küçük olması sebebiyle değildi.

Örneğin, bazı araştırmacılar bir takım tuhaflıklara dikkat çekti: Katılımcılar farklı aşı formları verilmiş olsa da hepsinin farklı günlerde kanlarında tam olarak aynı antikor seviyesine erişildiği saptanmıştı. Uzmanlar, katılımcıların hepsinin SARS-CoV-2 virüsüyle savaşan aynı T-hücrelerine sahip olmasının bir tesadüf olamayacağını söylediler. Avrupa, ABD, Kanada ve hatta Rusya’dan 40 kadar bilim insanı, verilerin manipüle edilmiş olabileceğine dair endişeleri dile getiren bir açık mektup yazdı.

Ardından 2 Şubat’ta, Rus bilim insanları Lancet dergisinde Faz 3 denemelerinin ara sonuçlarını yayınladı. Bu araştırmada, 18 binden fazla katılımcının üç hafta arayla iki doz aşı aldığını söylediler ve hiçbir ciddi yan etki olmaksızın etkinliğin yüzde 91,6 olduğunu söylediler. Uluslararası meslektaşları bir kez daha bu sonuçlara şüpheli yaklaştı. 3 Nisan’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre ise, Sputnik V, ilk olarak İngiltere’de tespit edilen B.1.1.7 varyantına ve ilk olarak Güney Afrika’da tespit edilen B.1.351 varyantına karşı da etkili. Ancak bu araştırma henüz hakem onay sürecini tamamlamadı.

RİSKLER NELER?

Nisan ayı başında, Avrupa basınında, Sputnik V ile aşılanan dört kişinin öldüğüne, altı kişinin de ciddi sağlık komplikasyonları yaşadığına ilişkin bir haber çıktı. Rusya’da sağlık hizmetlerinin gözetiminden sorumlu olan Ruszdravnadz, söz konusu ölümlerin ve komplikasyonları aşı ile doğrudan bir bağlantı olduğu iddiasını reddetti.

Roszdravnadzor, aşılama sonrasında, şimdiye kadar, grip benzeri enfeksiyonlar, cilt tahrişi, baş ağrısı ve yorgunluk gibi, aşılama sonrası tipik reaksiyonlar dışında hiçbir yan etkinin rapor edilmediğinin altını çizdi. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) da Sputnik V’in etkililiğini ve güvenliğini değerlendirmek için, halen devam eden çalışmalardan elde edilen verilere bakarak, Mart başlarında bir inceleme başlattı. Ancak EMA’nın, AB genelinde kullanımı için onay vermesi için, verilerin tamamına erişmesi gerekiyor. EMA bu çerçevede Rusya’daki bilgileri kısa sürede temin etmek için harekete geçti.

SPUTNİK V NERELERDE KULLANILIYOR?

Sputnik V aşısı, Hindistan, Meksika, İran, Gana, Sri Lanka ve Sırbistan, Filistin dahil toplam 60 ülkede kullanılıyor.

Henüz EMA’dan onay almamış olsa da, AB üye ülkeleri Macaristan ve Slovakya’nın ilaç kurulları acil durum kullanımım onayı verdiler bile. Aşı, şu anda Macaristan’daki aşı kampanyasında aktif biçimde kullanılıyor. Ancak Slovakya’da yetkililer Rusya tarafından teslim edilen 200 bin dozun kullanımına henüz başlamadı. Aşı elbette, Rusya’da da kullanılıyor. İnternet verileri, 23 Nisan itibarıyla Rusya’da yaklaşık 16,8 milyon insanın aşı olduğunu gösteriyor. İki doz aşı olan insanların sayısı ise 6,3 milyon. Bu da nüfusun yüzde 4.4’üne denk geliyor. Uluslararası ölçekte, diğer ülkelerle kıyaslandığında, bu oldukça düşük bir rakam. Bazı ülkeler aşı için ön sipariş verseler de henüz aşıyı onaylamadılar. Brezilya, şimdiden 76 milyon doz Sputnik V sipariş etti. Almanya’nın da 30 milyon doz Sputnik V aşısı almak istediği daha önce basına yansıdı.

AB, SPUTNİK V KULLANMAYA BAŞLAYACAK MI?

Avrupa Komisyonu, geçtiğimiz yılın sonlarında BioNTech-Pfizer ve AstraZeneca ile yaptığı gibi gelecekteki tedarik sözleşmelerini müzakere etmese de, Avrupa’da Rus aşısına artan bir ilgi olduğu gerçek. Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Avusturya, Sputnik V dozlarını güvence altına almaya çalışıyor. Ancak aşının ancak EMA onay verdikten sonra kullanılabileceğinin altını çiziyorlar.

EMA, Sputnik V’in aşamalı incelemesini çoktan başlatmış olsa da, onay sürecini ancak bilimsel ve klinik çalışmaların ilk sonuçları değerlendirildikten sonra başlayabilecek. Bu aylar değilse bile en az haftalar sürmesi anlamına geliyor. Rusya, Avrupa Birliği’ne Haziran ayından itibaren 50 milyon doz tedarik etmeyi planlıyor. Ayrıca Avrupa’da üretim tesisleri kurmayı planlıyor.

Ancak AB Komisyonu’ndaki aşı kuruluna başkanlık eden Thierry Breton ikna olmuş değil. Der Spiegel gazetesine verdiği demeçte, “Üretim normal koşullarda aylar sürebilir. Sputnik V’yi Avrupalıları yazın aşılanma hedefimizde kullanmak için çok geç” dedi.

ACİL KULLANIM ONAYI VERİLEN SPUTNİK V AŞISINA DAİR NELER BİLİNİYOR?

Türkiye, Rusya’nın ürettiği Sputnik V aşısına acil kullanım onayı verdi.

Etkinlik oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğu belirtilen aşıyla ilgili bilgileri derledik, uzmanlarla konuştuk.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Rusya’nın ürettiği korona virüsü aşısı Sputnik V’ye acil kullanım onayı verdi.

Türkiye’de de üretilmesi planlanan aşı için Sağlık Bakanı Fahrettin Koca:

“6 aylık zaman diliminde 50 milyon doz Sputnik V aşısının gelmesi planlandı. Mayıs itibarıyla ilk etabı gelecek. 10 gün içerisinde ne kadar aşının gelebileceği konusu netleşmiş olacak.”

Sputnik V’ye ilişkin bir makale dışında çok fazla veri olmadığını belirten Prof. Dr. Murat Akova’ya göre, Sağlık Bakanlığı’nın acil kullanım onayının gerekçelerine dair toplumu bilgilendirmesinde yarar var.

TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut ise, Türkiye’nin elinde olan aşı sayısının kısıtlı olduğunu belirterek topluma, “Ulaşabildiğiniz ilk aşıyı vurulun” çağrısı yaptı.

SPUTNİK V: İLK DUYURULAN AŞI

Rusya, Ağustos 2020’de genel kullanım için korona aşısı geliştirdiğini duyuran ilk ülke oldu.

Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen aşı Aralık 2020’de Rusya’da uygulanmaya başlandı.

Sputnik V, zayıflatılmış virüsün vücuda enjekte edildiği viral vektör yöntemiyle üretiliyor. Aşı, korona virüsünün hücreye tutunduğu spike proteinlerini vücuda taşımak için zararsız hale getirilmiş grip virüsünü kullanıyor. İki doz olarak uygulanan Sputnik V’de, diğer aşıların aksine birbirlerinden farklı olan iki versiyonu kullanılıyor. İki farklı formülle bağışıklık sisteminin daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor.

SPUTNİK V AŞISININ ETKİNLİK ORANI

Rusya’nın ürettiği aşıya ilişkin faz çalışmaları ve elde edilen verilerin şeffaflığına ilişkin eleştiriler dile getirilirken, aşıyı geliştiren ekipte yer alan Denis Logunov aşının etkinlik oranının yüzde 97,6 olarak tespit edildiğini duyurmuştu.

Dünyanın önde gelen tıp dergilerinden Lancet’te ise aşının Faz 3 sonuçları Şubat 2021’de yayınlandı. Sputnik V’nin şiddetli hastalığı ve Covid-19’dan ölümleri tamamen önlediği belirtilen makalede aşının etkinlik oranı ise yüzde 91,6 olarak açıklandı..

Ağır vakalara karşı yüzde 100 koruma sağladığı ifade edilen aşı, 2 ila 8 derece sıcaklıkta saklanabiliyor.

AVRUPA’DA İLK MACARİSTAN UYGULADI

Türkiye’nin de 30 Nisan 2021 tarihiyle acil kullanım onayı verdiği ve 50 milyon doz getirileceği açıklanan Sputnik aşısı hali hazırda Rusya’nın yanı sıra Venezuela, Arjantin, İran, Birleşik Arap Emirlikleri’nde kullanılıyor. Avrupa’da ise Macaristan Sputnik V aşısını şubat ayında kullanmaya başlayan ilk Avrupa ülkesi oldu, Çekya ve Slovakya da sipariş verdi.

Öte yandan bugüne dek BionTech/Pfizer, AstraZeneca, Moderna, ve Johnson&Johnson aşılarının kullanımı için tavsiye kararı alan Avrupa İlaç Ajansı (EMA), Mart 2021 itibariyle Sputnik V aşısının onay süreci için ön incelemeleri başlattı.. 

Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu (RDİF) da mart ortasında yaptığı açıklamayla, Sputnik V’in İtalya, İspanya, Fransa ve Almanya’da da üretimine başlanması için mutabakata varıldığını duyurdu. EMA’nın onayının ardından Haziran 2021’de Sputnik aşısının Avrupa ülkelerinde de uygulanması bekleniyor.

SPUTNİK V’YE BREZİLYA ONAY VERMEDİ

Brezilya Sağlık Düzenleme Kurumu (Anvisa) ise 26 Nisan Pazartesi günü yaptığı açıklamayla Sputnik V’ye onay vermediğini duyurdu.

Anvisa, aşının etkinliği ve güvenliğine ilişkin verilerin eksik olduğunu, bu nedenle ithalatına onay verilmediğini belirtti. Anvisa’nın kararının ardından Sputnik V’nin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, kararın ‘siyasi’ olduğu belirtildi ve gerekli tüm bilgilerin paylaşıldığı ifade edildi.

‘ÜLKELER BİRBİRİNİN AŞILARINI KÖTÜLEMEK İÇİN İNFODEMİ YARATIYOR’

Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Vedat Bulut’a göre Türkiye’nin acil kullanım onayı verdiği Sputnik V aşısının kabul edilebilir yan etkileri bulunuyor.

Rusya’nın da aşıyı uyguladığını ve herhangi bir başarısızlığının olmadığını belirten Bulut:

“Hakkında birtakım dedikodular çıkarılıyor ama bunun nedeni kapitalist sistemin yarışı. Ülkeler birbirlerinin aşılarını kötülemek için infodemi yaratıyorlar.”

Dünya Sağlık Örgütü’nün yüzde 50’nin üzerinde koruma etkinliği olan aşıları kabul ettiğini hatırlatan Vedat Bulut, Sputnik V aşısı için etkinlik oranının yüzde 90’ların üzerinde açıklandığını belirtti ve “Türkiye’de Sputnik aşısına dair bir önyargı oluşur mu” sorumuza şu yanıtı verdi:

“İnsanlar, bilim insanlarının sözlerini dinlesinler. Sosyal medyada açığa çıkan bilgi kirliliği ya da değişik şirketlerin birbirlerini karalamak için yaptıkları kampanyalara kulak asmasınlar. Bizler önümüzdeki günlerde inceleme yapacağız ve rakamları paylaşacağız. 14 Mayıs’ta aşı bildirgesi raporumuz yayınlanacak. Orada da bu konuları ele alacağız.”

‘İNSANLARIN SEÇİM ŞANSI YOK’

İnsanların ulaşabildiği ilk korona aşısını yaptırması gerektiğini, özellikle sağlık çalışanları arasında aşılamanın ardından ölüm oranlarının düştüğünü ve bunun önemli bir veri olduğunu belirten Vedat Bulut:

“Türkiye eğer 5-6 farklı firmadan 150 milyon doz aşı getirmiş olsaydı biz aşılar arasında kıyaslama yapardık. İnsanların seçim şansı yok. Eldeki aşı sayısı kısıtlı olduğu için şunu söylüyoruz. Ulaşabildiğiniz ilk aşıyı vurulun. Çünkü en azından ölümü engelliyor. Biz bunu sağlık çalışanlarının ölüm rakamlarında görüyoruz. İlk aşamada aşılanan sağlık çalışanları arasında ölüm oranları düşerken toplumda ölüm oranı günlük 300’leri geçer oldu. Bunu aşının başarısı olarak görüyoruz. Hiçbir aşının yüzde yüz koruyuculuğu yoktur, bunu da toplum bilmelidir.  Yüzde 75, 80, 90 gibi koruyuculuk oranları kabul edilir. Bu nedenle de ulaşabildikleri ilk aşıyı olmaları gerekir. Böylelikle ya hastalığı ağır geçirmeyeceklerdir ve hafif atlatacaklardır. Bu bile toplum sağlığı açısından bir kazanımdır. “

‘SPUTNİK V’NİN AŞI YAPISI İTİBARİYLE ASTRAZENECA VE JOHNSON’A BENZİYOR’

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Akova ise Sputnik V’ye ilişkin yayınlanmış bir makale olduğunu, aşının yapısı itibariyle Oxford/AstraZeneca ve Johnson and Johnson aşılarına benzediğini belirterek şunları söyledi:

“Sputnik V de taşıyıcı olarak adenovirüsü kullanılıyor. Oxford/AstraZeneca ve Johnson and Johnson’dan farklı olarak her iki dozda da farklı adenovirüsler kullanılıyor. Oxford/AstraZeneca’yı iki tam doz yaptıklarında aşının etkinliği çok azalmıştı. Gerekçesi de birinci dozdan sonra aşının içinde taşıyıcı olarak kullanılan adenovirüslere karşı vücutta antikor gelişmesi olarak söylenmişti. Sputnik aşısında olduğu gibi iki ayrı adenovirüs şeklinde yapınca o faktörü ortadan kaldırıyorsunuz. Dolayısıyla aşının etkinliği daha fazla oluyor diye söyleniyor.”

‘SPUTNİK V AŞISIYLA İLGİLİ ONAY ALDIKTAN SONRA ÇOK FAZLA VERİ YOK’

Ama şöyle bir şey var. Bu adenovirüsü aşılarının her ikisinde yani Oxford/AstraZeneca ve Johnson and Johnson’da, çok nadir de olsa beyin damarlarında pıhtılaşmayla beraber giden bir yan etki ortaya çıktı.

Özellikle 50 yaş altı kadınlarda, özellikle kuzey ırkında sarışın fenotipi olan kadınlarda bu yan etkinin daha fazla olduğu öne sürülüyor. Bir makale dışında Sputnik aşısına dair çok fazla bir şey yayınlanmadı. AstraZeneca ve Johnson and Johnson aşılarında sözünü ettiğim yan etki bu Rus aşısında hiç belirtilmedi. Ama gerçekten kullanılan yerlerde takip ediliyor mu böyle bir tereddüt var.  Oxford/AstraZeneca ve Johnson and Johnson’da da bu yan etki çok nadir, milyonda bir ile beş arasında değişen bir yan etki olduğu söyleniyor. O yüzden Amerika Johnson and Johnson aşısına tekrardan onay verdi. İngiltere de AstraZeneca aşısını kullanıyor. Sputnik V’yle ilgili onay aldıktan sonra çok fazla bir veri yok.”

‘BAKANLIK GEREKÇELERE DAİR TOPLUMU BİLGİLENDİRİRSE YARARI OLUR’

Türkiye’de bu zamana dek BionTech/Pfizer ve Çin’in ürettiği Sinovac aşıları kullanıldı. Toplumda her iki aşıdan hangisinin olunması gerektiği yönünde soru işaretleri açığa çıktı. Sputnik aşısına ilişkin ortaya çıkacak soru işaretlerinin sonuçlarına dair bir tahmin yapamayacağını ifade eden Prof. Dr. Murat Akova, Sağlık Bakanlığı’na acil kullanım onayı gerekçesini açıklama çağrısı yaptı ve şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığı acil kullanım onayı verdiğine göre, bu verdiği kullanım onayının gerekçelerini, hangi verilere dayanarak kabul ettiğine dair toplumu bilgilendirirlerse yararı olur. Ülkede 50 milyon dozla 25 milyon kişinin bu aşıyla aşılanması planlanıyor. Belki de bizim erişemediğimiz birtakım bilgileri aldılar. Bu aşıyla ilgili yayınlanmış bir çalışma var onun dışında bilimsel bir veri yok. Buna karşılık Rusya’da 3,5 milyon kişinin aşılanması için kullanıldığı belirtiliyor. Orada da çok fazla kullanılmamış gibi gözüküyor. Diğer ülkelerden gelen verilere mi baktılar, yoksa Lancet’te yayınlanan makaleye dayanarak mı onay verdiler bilemiyorum.”

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe, Science Mag, STAT, CTV News, Sputnik Türkiye, Gamaleya Enstitüsü, Twitter

Derleyen: Çağla Üren

Ines Eisele, Alexander Freund

© Deutsche Welle Türkçe

Duvar/Serkan Alan

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top