SAĞLIK

DİSLEKSİ

DİSLEKSİ BİR ÇOCUĞA SAHİP AİLELER NELER YAPMALI?

DİSLEKSİ İLE BAŞA ÇIKMA REHBERİ

Disleksi, dünya nüfusunun en az onda birini etkileyen en yaygın öğrenme güçlüklerinden biri.

Okullarda her 6 çocuktan 1’i disleksi, yani öğrenme bozukluğu yaşıyor.

Bazı çocuklar dinledikleri zaman verilenleri hemen anlayabilirken, bazıları sık tekrara ihtiyaç duyabiliyor. Özel öğrenme güçlüğü, okul çağı çocuklarında yüzde 10 oranında görülürken, 18 milyon öğrencinin olduğu Türkiye’de yaklaşık olarak 2 milyon dislektik öğrenci bulunuyor.

DİSLEKSİ NEDİR?

Aynı zamanda öğrenme güçlüğü olarak bilinen disleksi, bir bireyin normal zeka düzeyinde olmasına rağmen dil, okuma, ve yazma becerilerinde sorunlar yaşamasına neden olan bir özel öğrenme bozukluğudur.

Disleksisi olan bir birey, konuşma seslerini tanısa bile, bunların harfler ya da kelimeler ile olan ilişkilerini öğrenmede zorluk çeker.

Genellikle okuma bozukluğu şeklinde gözlemlenen disleksi, aynı zamanda dikkat ve hafızayı da etkileyebilir ve beynin dili işleyen bölgelerini etkiler.

Disleksi olan bireyler normal zekaya sahiptir ve genellikle görüşleri ile ilgili bir sorun yaşamazlar.

Disleksi olan çocukların çoğu özel ders veya özel bir eğitim programı ile okulda başarılı olabilir.

Duygusal destek disleksi ile başa çıkma sürecinde oldukça önemli bir rol oynamaktadır.

Disleksi için belirli bir tedavi olmamasına rağmen, erken teşhis ve müdahale en iyi sonucu verir. Ancak bazı vakalarda disleksi yıllarca teşhis edilmez ve yetişkinliğe kadar tanınmaz, Yine de disleksi için yardım ve destek almak için asla çok geç değildir.

Nörolog Dr. Olcay Karaca:

“Disleksi yani özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG); zekâsı normal ve normalin üstü çocukların standart eğitim almalarına rağmen belli alanlarda öğrenmede zorluk yaşamalarıdır. Okuma yazma ve matematik becerilerinin kazanılması ve kullanılmasındaki güçlükleri içeren nörogelişimsel bir bozukluk grubudur. Okuma öğrenmede güçlük yaşanması disleksi, yazma alanında güçlük yaşanması disgrafi ve matematik alanında güçlük yaşanması diskalkülidir. En sık görülen ve en bilinen form disleksidir ve bu nedenle ÖÖG yerine sıklıkla disleksi kullanılır..

Disleksi bir hastalık değildir. Nörogelişimsel bir problemdir. Dislektik çocukların öğrenme ile beyindeki bazı bağlantı yolları normale göre farklıdır. Bu nedenle öğrenmenin değişik alanlarında güçlükler yaşarlar. Disleksi kalıtsal özellik gösteren bir durum. Ancak ailesel geçiş yüzde 100 değildir. Yani anne veya babada disleksi varsa çocukta da kesin disleksi olacak değildir, ancak olma olasılığı normale göre yüksektir. Doğru eğitim yöntemleri ile disleksinin üstesinden gelinebilir. Disleksi kendi kendine düzelen bir durum değildir.. 

Disleksiyle ilgili öncelikle bilinmesi gereken bir zekâ probleminin olmadığıdır. Bu çocuklarımızın hepsi normal veya normalin üstünde zekâ düzeyine sahiptirler. Doğru eğitim yöntemleri ile üstesinden gelinebilir.. 

Yaşadığımız olağanüstü pandemi süreci ile uzaktan eğitim bir zorunluluk olmuştur. Bilinmelidir ki uzaktan eğitim bir seçenek değil, zorunluluktur. ÖÖG’li çocukları olan anne babaları çocuklarını anlamak için daha çok çaba göstermek zorundadırlar. Çocuklarının iyi eğitim alması ve akademik olarak başarılı olmaları anne babaların çok önemsediği bir konudur. ÖÖG olan çocuğun Özel eğitim sürecinin takibi de çok önemlidir. “

DİSLEKSİ KAÇA AYRILIR?

Disleksi semptomları yaşa ve kişiye bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Küçük çocuklarda geç konuşma, yeni kelimeler öğrenmede zorluk çekme ve oyun oynarken sorunlarla karşılaşma gibi durumlar yaşanabilir.

Disleksi semptomları, genellikle çocukların okula başlamasıyla birlikte daha da belirgin hale gelir.

Disleksinin 6 farklı tipi bulunmaktadır.

Fonolojik Disleksi: Bu disleksi türünde kişiler bazı kelimeleri seslendirmede zorluk çekebilir. Disleksinin bu türünde işitselden daha çok görsel işleme sorunu ön plana çıkar.

Yüzeysel Disleksi: Sözcüklerin tanınması ve yazılmasında zorluk çekilen türüdür. 

Görsel disleksi:  Görsel problemlerden (fiziksel nedenlere bağlı) veya görsel işleme bozukluklarından (bilişsel / nörolojik nedenler) kaynaklanan okumada güçlük çekilmesidir.

Birincil Disleksi: Disleksinin en yaygın türüdür. Beynin sol beyin kabuğu (serebral korteks) tarafında gerçekleşen işlevsel bir bozukluktur ve yaşla değişmez. 

İkincil (Gelişimsel) Disleksi: İkincil disleksi, fetal gelişimin erken aşamalarında beyin gelişiminde yaşanan problemlerden kaynaklanır. Gelişimsel disleksi, çocuğun büyümesiyle birlikte azalabilir. 

Travma Disleksisi: Yetişkin veya çocuklarda, travma veya hastalık nedeniyle beyinde meydana gelen hasara bağlı gelişir.

DİSLEKSİ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

Disleksinin en erken belirtileri, çocukluk çağında gelişir.

Özellikle çocukların ses çıkarmayı öğrendikleri 1-2 yaşlarında ortaya çıkar. Bununla birlikte, konuşma gecikmesi olan her insana disleksi hastası denilemez. Geçmişinde okuma güçlüğü öyküsü veya disleksisi olan ailelerin çocukları da yakından izlenmelidir.  

DİSLEKSİ BİR ÇOCUĞA SAHİP AİLELER NELER YAPMALI?

Çocuğunun disleksi hastası olduğunu öğrenen aileler, doğal olarak ona yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapmak ister.

Disleksiye sahip olan kişilere yardım etmenin en iyi yollarından biri de öğrenme güçlüğü hakkında olabildiğince çok fazla şey öğrenmektir. Çocuğunuz veya sevdikleriniz için ne kadar çok şey yapabileceğinizi gördüğünüzde, hem onun hem de kendi korkularınızı hafifletebilirsiniz. 

Disleksi hakkında öğrendiğiniz her şey daha bilinçli seçimler yapmanız için size rehberlik edebilir. Çocuğunuz için daha iyi bir eğitim planı oluşturabilirsiniz. Planlı bir eğitim öğrenmeyi kolaylaştırırken aynı zamanda sınıfta arkadaşlarıyla iletişimini de kolaylaştıracaktır. 

Çocuğunuzun öğrenmesini desteklemek için disleksi öğrencilerine özel tasarlanmış okulları araştırabilirsiniz ve eğitimini bu yönde almasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun okulda aldığı eğitimin yanı sıra evde verilen eğitim ve ilgi de hayatının kolaylaşmasına yardımcı olacaktır. 

Diğer çocukların kolayca öğrendiği konuları, disleksiye sahip bir çocuğun aynı şekilde öğrenmesi oldukça zordur. Bu zor süreçte hem okulda hem de evde desteğiniz ve sabrınız oldukça önemlidir.  Bu zorlu süreçte çocuğunuza sevgi, destek ve sabırla yaklaşmanız gerekecektir.

NEDENLERİ?

DİSLEKSİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?

Disleksi, genellikle aynı ailenin bireylerinde görülür.

Beynin okumayı ve dili yöneten bölümünü yöneten genler ile çeşitli çevresel faktörler ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.

Ailede disleksi veya diğer öğrenme güçlükleri görülmesinin yanı sıra erken doğum veya doğumda düşük ağırlık, hamilelik sırasında fetüsün beyin gelişimini değiştirebilecek nikotine, ilaçlara, alkole veya enfeksiyona maruz kalma ile beynin okumayı sağlayan çeşitli bölümleri arasındaki uyumsuzlukları disleksi riskini yükseltebilir.

Disleksi, öğrenme zorluğu dahil olmak üzere çeşitli sorunlara yol açabilir.

Okuma, diğer okul derslerinin çoğu için temel bir beceri olduğundan,  disleksi olan bir çocuk çoğu derste dezavantajlıdır ve akranlarına ayak uydurmakta zorlanabilir.

Disleksi tedavi edilmediği takdirde, çocuklarda küçük yaştan itibaren özgüven sorunlarına, davranış sorunlarına, kaygıya, saldırganlığa, arkadaşlardan, ebeveynlerden ve öğretmenlerden kaçınmaya yol açabilir.

Okuma ve yetersizlik bir çocuğun büyüdükçe kendi potansiyeline ulaşmasını engelleyebilir. Bu nedenle yetişkinlerde disleksinin uzun vadeli eğitimsel, sosyal ve ekonomik sonuçları olabilir.

Disleksi olan çocuklar aynı zamanda dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu, yani kısaca DEHB riski altındadır. Bunun tersi de geçerlidir. DEHB, hiperaktivite ve dürtüsel davranışlar nedeniyle disleksiyi tedavi etmeyi zorlaştırabilir.

BELİRTİLERİ

DİSLEKSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Çocuklarda okula başlamadan önce disleksinin fark edilmesi zor olabilir, ancak böyle bir sorunun varlığına işaret eden bir takım ipuçları önceden fark edilebilir. Bununla birlikte çocuklar okul çağına ulaştığında bir problemi ilk fark eden kişi genellikle öğretmeni olacaktır.

Disleksinin şiddeti bireyden bireye değişir, ancak durumun ağırlığı genellikle çocuk okumayı öğrenmeye başladığında belirginleşir.

Okul öncesi küçük bir çocuğun disleksi riski altında olabileceğine dair işaretler arasında:

Geç konuşma,

Yeni kelimeleri öğrenmede yavaşlık,

Kelimeleri söylerken ses sırasını karıştırma ya da birbirleri ile benzer kelimeler arasında ayırt etmede zorluk çekme,

Harfler, renkler ve sayıların isimlerini hatırlamada zorluk çekme,  

Tekerleme söylemede ya da kafiyeleri öğrenmede zorluk çekme bulunur.

Okul çağı gelmiş bir çocukta disleksi belirtileri ve semptomları daha belirgin hale gelebilir. Bunlar arasında:

Yaşına göre beklenen seviyenin altında okuyabilme,

Duyduklarını anlama ve kavramada sorunlar yaşama,  

Doğru kelimeyi bulma veya sorulara cevap oluşturmada zorluk çekme,

Çeşitli nesnelerin sıralamasını hatırlamada zorluk çekme,

Harfler veya kelimeler arasındaki benzerliklerle farklılıkları görmede / işitmede zorluk çekme

Yabancı bir kelimeyi telaffuz ederken güçlük yaşama,

Heceleme ve imlada zorluk yaşama,

Okuma ödevlerini normalden uzun sürede tamamlama,

Okuma içeren faaliyetlerden kaçınma bulunur.

Gençler ve yetişkinlerde disleksi emareleri, çocuklukta görülen belirtiler ile benzerdir.

Gençler ve yetişkinlerde görülen bazı yaygın disleksi belirtileri ve semptomları arasında:

Okuma ya da yüksek sesle okuma sırasında güçlük çekme,

Yavaş ve zorla okuma/yazma

Hecelemede zorluk,

Okuma içeren faaliyetlerden kaçınma,  

İsimleri veya kelimeleri telaffuz edememe veya hatırlama zorlukları,  

İçindeki kelimelerden kolaylıkla anlaşılamayacak şaka ya da ifadeleri anlama zorlukları,

Okumayı veya yazmayı içeren faaliyetleriçin beklenmedik sürelere ihtiyaç duyma,

Hikaye özetlemede zorluk,

Yabancı bir dili öğrenmede zorluk,

Ezberlemede zorluk,   

Matematik problemlerini çözmede zorluk bulunur.

Çoğu çocuk anaokulu veya birinci sınıf başında okumayı öğrenmeye hazır olsa da, disleksi olan çocuklar genellikle o zamana kadar okumanın temellerini kavrayamazlar.

Eğer bir çocuğun okuma seviyesi yaşı için beklenenin altında ise veya diğer disleksi belirtileri fark edildiyse, bir doktora başvurulması tavsiye edilir. 

Disleksi teşhis ve tedavi edilmezse, çocukluk döneminde başlayan okuma güçlüğü yetişkinliğe kadar devam edecektir.

TANI YÖNTEMLERİ

DİSLEKSİ TEŞHİSİ NASIL KONULUR

Disleksi teşhis edebilecek belirli ve tek bir test yoktur, ancak teşhis esnasında bir dizi faktör göz önünde bulundurulur:

Başvurulan doktor çocuğun gelişimi, eğitim sorunları ve tıbbi geçmişi hakkında sorular sorarak, aile üyelerinin herhangi bir öğrenme özrü olup olmadığı da dahil olmak üzere, ailede mevcut herhangi bir tıbbi durum hakkında bilgi edinmek isteyecektir.

Doktor evde strese yol açacak herhangi bir sorun olup olmadığını belirlemek üzere aile ve ev yaşamı hakkında sorular sorabilir.

Doktor çocuğun, aile üyelerinin veya öğretmenlerin cevaplaması için yazılı sorular içeren bir anket verebilir. Çocuğun okuma ve dil becerilerini belirlemek için bazı testleri yapmasını isteyebilir.

Doktor tarafından gerçekleştirilecek görme, işitme ve nörolojik testler başka bir tıbbi bozukluğun çocukta zayıf okuma yeteneğine neden olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

Doktor çocuğunuzun zihinsel sağlığını daha iyi anlamak için çocuğa ve ebeveynlerine psikolojik testlerde bulunan soruları sorabilir. Bu sayede sosyal sorunların, kaygı veya depresyonun çocuğun yeteneklerini sınırlayıp sınırlayamadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

Okuma ve diğer akademik becerileri test etmek üzere çocuğa bir dizi eğitim testi yapılabilir. Bu testler sayesinde bir okuma uzmanı tarafından çocuğun okuma becerisinin seviyesi ve kalitesi analiz edilebilir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

DİSLEKSİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Disleksi tedavisi için sorunun altında yatan beyin anormalliklerini düzeltmenin bilinen bir yolu yoktur.

Ne yazık ki disleksi yaşam boyu süren bir sorundur. Bununla birlikte, bireyin kendisine özel ihtiyaçlarını ve uygun tedaviyi belirlemek için yapılacak erken tespit ve değerlendirme başarıyı artırabilir.

DİSLEKSİ EĞİTİMİ VE EĞİTİM TEKNİKLERİ

Disleksi belirli eğitim yaklaşımları ve teknikleri kullanılarak tedavi edilir ve müdahale ne kadar erken başlarsa o kadar etkili olur.

Yapılacak psikolojik testler çocuğun öğretmenlerinin uygun bir öğretim programı geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Öğretmenler çocuğun okuma becerilerini geliştirmek için işitme, görme ve dokunma tekniklerini kullanabilirler. Bir çocuğa öğrenmek için farklı duyular kullanmalarına yardımcı olmak – örneğin, bir dersi kayıttan dinlemek ve derste kullanılan harflerin şekli ile konuşulan kelimeleri parmakla çizmek – bilgilerin beyine işlenmesine dolaylı olarak yardımcı olabilir.

Disleksi tedavisi örnek olarak:

Kelimeleri oluşturan en küçük sesleri, yani fonemleri ya da ses birimlerini tanımayı ve kullanmayı öğrenmeyi,

Harflerin ve harf dizelerinin bu sesleri ve kelimeleri temsil ettiğini, yani fonetiği ya da seslendirmeyi anlamayı,

Okuduğunu anlamayı,  

Okumayı düzeltmek, akıcılığını ve hızını artırmak için yüksek sesle okumayı,

Tanınan ve anlaşılan sözcüklerden oluşan bir kelime haznesi oluşturmayı öğrenmede bireye yardım etmeye odaklanabilir.

Mümkün olduğu kadar bir okuma uzmanıyla gerçekleştirilen özel ders oturumları disleksi olan bireyler için yararlı olabilir. Eğer okuma engeli daha ciddiyse, özel dersin daha sık gerçekleşmesi gerekebilir veya ilerleme daha yavaş gerçekleşebilir.

Anaokulunda veya ilkokul başlangıcında sınıfta ek yardım alan disleksi hastaları okuma becerilerini ilkokul ve lisede başarılı olacak kadar geliştirir. Ancak daha üst sınıflara kadar destek ve yardım almayan çocuklar iyi okumak için gerekli becerileri öğrenmekte daha fazla zorluk çekebilirler.

Bu durumda çocukların akademik olarak geride kalmaları muhtemeldir. Şiddetli disleksi olan bir çocuğun okuması hayat boyu kolay olmayabilir, ancak bu çocuğun okumasına ve okul performansı ile yaşam kalitesini artıracak stratejiler geliştirecek becerileri öğrenmesine engel değildir.

Ebeveynler disleksi sorunu olan bir çocuğun başarılı olmasına yardımcı olmada çok önemli bir rol oynarlar. Bunun için sorunun erkenden ele alınması tavsiye edilir. Disleksi şüphesi varsa, çocuğun doktoru ile iletişime geçilmelidir. Bununla birlikte çocuğa yüksek sesle bir şeyler okumak tavsiye edilir.

Bunun için çocuk 6 aylıkken ve hatta daha da küçükken başlamak en iyisidir. Çocukla birlikte sesli kaydedilmiş kitapları dinlemek bir başka yöntemdir. Zaman içerisinde çocuk büyüdükçe, hikayeleri çocuğa anlattıktan sonra bir defa da birlikte okunması tavsiye edilir.

Çocuğun okulu ve öğretmenleriyle birlikte çalışıp, okulda nasıl başarılı olabileceğine dair ortak bir strateji belirlenmesi tavsiye edilir. Bununla birlikte okuma zamanı teşvik edilmelidir. Hemen her çocuğun okuma becerilerini geliştirmesi için okuma alıştırması yapması gerekir.

Bunun için ebeveynin de örnek olması tavsiye edilir. Eğer ebeveyn gün içinde belli bir süreyi kendisi okumaya ayırırsa, çocuk bunu örnek alacak ve okumanın eğlenceli olabileceğini görebilecektir.

YETİŞKİNLERDE DİSLEKSİ

Disleksi ile mücadele eden yetişkinler için iş hayatında başarıya ulaşmak zor olabilir.

Disleksisi olan yetişkin bir bireyin hedeflerine ulaşması için yaşı ne olursa olsun okuma ve yazma konusunda değerlendirme ve öğretici yardım alması tavsiye edilir.

Buna ek olarak yasaların tanıdığı haklar kapsamında işverenden ya da akademik kurumdan ek eğitim ve makul kaynaklar talep edilebilir.

Akademik sorunlar disleksi olan bir kişinin mutlaka başarısız olacağı anlamına gelmez. 

Disleksi olan yetenekli öğrenciler, doğru kaynaklar yardımıyla oldukça başarılı olabilirler. Disleksi olan birçok insan matematik, bilim veya sanatta yeteneklidir. Hatta bazıları başarılı yazarlık kariyerlerine sahiptir.

DİSLEKSİ İLE YAŞAMAK VE DESTEK ALMAK

Disleksi olan çocuklar için duygusal destek ve okuma içermeyen etkinliklerde başarı fırsatları önemlidir. 

Disleksi olan çocuklara karşı destekleyici olmak önemlidir. Okuma zorlukları çocuğun özgüvenini etkileyebilir.

Çocukla konuşarak disleksi olduğunu ve bunun kişisel bir başarısızlık olmadığını açıklamak önemlidir. Çocuk bunu ne kadar iyi anlarsa, öğrenme engeli ile o kadar daha iyi başa çıkabilir. 

Çocuğun evde öğrenmesine yardımcı olmak için gerekli önlemleri alarak, öğrenim görmesi için temiz, sessiz ve düzenli bir yer ile bir çalışma zamanı belirlemek tavsiye edilir. Çocuğunun yeterince dinlendiğinden ve düzenli, sağlıklı beslendiğinden emin olmak önemlidir.

Okuma için normal kağıt kitapların yanı sıra çoğunlukla metin içeren ağ sayfalarından da yararlanılması tavsiye edilir. Çocuğun ekran süresini düzenleyerek okumaya yönlendirmek mümkündür. 

Çocuğun öğretmenleriyle iletişim halinde kalınmalıdır. Öğretmenler ile sık sık konuşarak okulda gelişim takip edilmelidir ve gerekirse, okuma gerektiren sınavlar için kendisine fazladan zaman verilmesi talep edilmelidir. Öğretmenden, çocuğun daha sonra dinlemesi için dersleri kayıt altına alıp alamayacağı sorulabilir. 

Çocukları çocukları benzer öğrenme güçlüğü çeken ebeveynlerle iletişim halinde kalmak için bir destek grubuna katılmak, disleksi ile başa çıkmada yardımcı olabilir. Destek grupları faydalı bilgilerin yanı sıra duygusal destek sağlayabilir. 

İLGİLİ HABER

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Disleksi ile Başa Çıkma Rehberi / Sally Shaywitz / Çeviren: Özge Yılmaz / Epsilon Yayınevi / 440 s.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top