SIYASET

DIŞ POLİTİKA: ‘YUMUŞAMA SİNYALLERİ’

Türkiye, son yıllarda diplomatik ilişkilerin bozulduğu coğrafyalarla ilgili dış politikasında ‘yumuşama’ sinyalleri veriyor.

Türkiye’nin dış politikasında ‘yumuşama’ sinyalleri: Kriz yaşanan ülkelerle ilişkiler ne durumda?

Türkiye, son yıllarda diplomatik ilişkilerin bozulduğu coğrafyalarla ilgili dış politikasında ‘yumuşama’ sinyalleri veriyor.

Geçtiğimiz yılın en çok konuşulan konularından ‘Doğu Akdeniz krizi’ Ankara’nın sondaj gemilerini ‘tamire alması’ sonrasında ‘kısmen’ aşıldı.

Muhammed Mursi’nin devrilmesinden sonra ilişkinin kopma noktasına geldiği Mısır ile tekrar diplomatik kanallardan bağlantı kurulmaya başlandı. Cemal Kaşıkçı cinayetiyle gerilen Ankara-Riyad hattında büyük zarar gören dış ticareti tekrar canlandırmanın yolu aranıyor. İsrail ile büyükelçiliklerin açılması konusunda çalışmalar yürütüldüğü belirtiliyor. Ankara, ABD’nin ‘Ermeni soykırımı’ açıklamasından sonra Washington yönetimine karşı diplomatik bir adım atmayı tercih etmedi. Fransa ile cumhurbaşkanı düzeyinde yaşanan krizin ekonomik ilişkilere olumsuz yansımadığı görüldü.

MISIR: MURSİ SONRASI İLİŞKİLER KOPTU, ŞİMDİ ‘DOSTLUK GRUBU’ KONUŞULUYOR

Türkiye ile Mısır arasında Muhammed Mursi’nin devrildiği darbe sonrası kopan diplomatik ilişkilerin normalleşmesi için temaslar sürerken, AKP, dostluk grubu kurulması için meclise teklif sundu.

Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler, 2013 yılında düzenlenen askeri darbenin ardından bozuldu ve aynı yıl büyükelçiler geri çağırıldı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen ay iki ülke arasında istihbarat birimleri düzeyinde olan ilişkilere ek olarak dışişleri bakanları seviyesinde de temaslara başladıklarını duyurmuştu. Çavuşoğlu, geçtiğimiz günlerde de Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ile telefonda görüştü.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Reuters’a verdiği röportajda:

“Sahadaki gerçekler göz önüne alındığında, Mısır ile ilişkileri normalleştirmenin hem ülkelerin hem de bölgenin çıkarına olduğunu düşünüyorum” dedi.

Türkiye-Mısır arasında dostluk grubu kurulması için AKP’den teklif

Türkiye ile Mısır arasında Muhammed Mursi’nin devrildiği darbe sonrası kopan diplomatik ilişkilerin normalleşmesi için temaslar sürerken, AKP, dostluk grubu kurulması için meclise teklif sundu.

AKP Grup Başkanvekili Turan:

“AKP Grubu olarak, Türkiye Cumhuriyeti ile Mısır arasında dostluk grubu oluşturulmasına ilişkin teklifimizi bugün Meclis Başkanlığımıza veriyoruz.” dedi.

Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler, 2013 yılında düzenlenen askeri darbenin ardından kopma noktasına gelmiş ve aynı yıl büyükelçiler çekilmişti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen ay iki ülke arasında istihbarat birimleri düzeyinde olan ilişkilere ek olarak dışişleri bakanları seviyesinde de temaslara başladıklarını duyurmuştu. Çavuşoğlu, geçtiğimiz günlerde de Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ile telefonda görüştü.

SUUDİ ARABİSTAN: KAŞIKÇI CİNAYETİ SONRASI DIŞ TİCARET TOPARLANACAK MI?

Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da öldürülmesinin ardından Türkiye ile Suudi Arabistan arasında yaşanan gerginlik iki ülkenin ticari ilişkilerine de yansıdı. Resmi verilere göre Türkiye’den Suudi Arabistan’a yapılan ihracat son dönemde dibe vurdu.

Suudi Arabistan İstatistik Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı verilere göre, Türkiye’den yapılan ithalat, bir önceki ayki 14,1 milyon riyalden şubat ayında 24,5 milyon riyale (6,53 milyon dolar) yükseldi, ancak yine de yıllık bazda yüzde 98 düştü.

Riyad yönetimi, Türkiye’den malları boykot ettiğini hiçbir zaman kamuoyuna açıklamadı. İhracatçılar ve tüccarlar Reuters’a, bazı Türk ihracatçıların sorunu aşmak için malları yeniden yönlendirdiğini söyledi. Kaynaklara göre Türkiye, geçen ay Cenevre’de düzenlenen Dünya Ticaret Örgütü Mal Ticareti Konseyi toplantısında sorunu gündeme getirdi.

Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithalatı yıllık bazda yüzde 98 azaldı

Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından Türkiye ile Suudi Arabistan arasında yaşanan gerginlik iki ülkenin ticari ilişkilerine de yansıdı.

Resmi verilere göre Türkiye’den Suudi ithalatının değeri şubat ayında bir önceki aya göre arttı, ancak Suudi Arabistan’ın resmi olmayan “amborgosunun” ardından geçen yılki miktarın oldukça altında kaldı.

Suudi Arabistan İstatistik Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı verilere göre, Türkiye’den yapılan ithalat, bir önceki ayki 14,1 milyon riyalden şubat ayında 24,5 milyon riyale (6,53 milyon dolar) yükseldi, ancak yine de yıllık bazda yüzde 98 düştü.

İki ülke arasındaki ilişkiler, 2018 yılında Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi konsolosluğunda öldürülmesi nedeniyle krize girdi.

Riyad yönetimi, Türkiye’den malları boykot ettiğini hiçbir zaman kamuoyuna açıklamadı,

“Kaşıkçı yargılamasına saygı duyuyoruz”

Suudi Arabistan’ın Türk ürünlerine uyguladığı boykotun kaldırılmasını umduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın:

“Suudi Arabistan ile de daha olumlu bir gündemle ilişkiyi düzeltmenin yollarını arayacağız.” ifadelerini kullandı.

Öldürülen Kaşıkçı cinayet davasının Suudi Arabistan’da görülen yargı süreciyle ilgili eleştirel yaklaşan Ankara, burada da pozisyon değişikliğine gitti.

Kalın:

“Kaşıkçı ile ilgili davalar görüldü, bir karar alındı ve bu karara saygı duyuyoruz.” dedi.

İSRAİL’E BÜYÜKELÇİLİK AÇILACAK MI?

Yıllar süren gergin ilişkilerin ardından Türkiye son zamanlarda genel olarak bölgeye ve özelde de İsrail’e yönelik dış politikasını yumuşattığı yorumları yapılıyor.

Ankara’nın uzun süredir diplomatik ilişkilerinin neredeyse hiç bulunmadığı İsrail’e yeni büyükelçi atmak istediği ancak Tel Aviv’in de eş zamanlı olarak Ankara’ya büyükelçi atamayı taahhüt etmesi halinde bunun mümkün olduğu iddia edildi.

İsrail’de yayın yapan Hayom gazetesine konuşan üst düzey bir Türk yetkili, “Türk hükümeti, İsrail’in de eş zamanlı olarak büyükelçi atamayı taahhüt etmesi halinde, Tel Aviv’e büyükelçi atamaya hazır olduğunu iletti.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aralık ayında yaptığı açıklamada, “Gönül arzu eder ki İsrail’le münasebetlerimizi daha iyi noktaya taşıyalım. İsrail ile istihbari noktada münasebetlerimiz zaten kesilmiş değil, devam ediyor.” açıklamasında bulunmuştu.

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Komitesi yönetim kurulu üyesi Dr. Hakan Yurdakul, mart ayı başında eski müttefikler arasındaki ilişkileri mercek altına alan Avrupa Yahudi Parlamentosu konferansına katıldı.

Türkiye, İsrail’e büyükelçi atamak için Tel Aviv’den ‘karşılık’ bekliyor

Türkiye’nin uzun süredir diplomatik ilişkilerinin neredeyse hiç bulunmadığı İsrail’e yeni büyükelçi atmak istediği ancak Tel Aviv’in de eş zamanlı olarak Ankara’ya büyükelçi atamayı taahhüt etmesi halinde bunun mümkün olduğu iddia edildi.

İsrail’de yayın yapan Hayom gazetesine konuşan üst düzey bir Türk yetkili:

“Türk hükümeti, İsrail’in de eş zamanlı olarak büyükelçi atamayı taahhüt etmesi halinde, Tel Aviv’e büyükelçi atamaya hazır olduğunu iletti.” dedi.

Habere göre, iki eski müttefik arasındaki asıl sorun, Türkiye’deki üst düzey Hamas yetkililerinin varlığı.

Yıllar süren gergin ilişkilerin ardından Türkiye son zamanlarda genel olarak bölgeye ve özelde de İsrail’e yönelik dış politikasını yumuşatmış durumda.

Erdoğan, yaptığı açıklamada:

“Gönül arzu eder ki İsrail’le münasebetlerimizi daha iyi noktaya taşıyalım. İsrail ile istihbari noktada münasebetlerimiz zaten kesilmiş değil, devam ediyor.” açıklamasında bulunmuştu.

Erdoğan’ın bu açıklaması, bir emekli Türk generalinin Türkiye ile İsrail arasında ortak deniz sınırı anlaşması önerisinin kısa süre sonra gelmişti.

Ankara’dan Tel Aviv’e olan yumuşama eğilimi bu ay başında da devam etti. Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Komitesi yönetim kurulu üyesi Dr. Hakan Yurdakul, eski müttefikler arasındaki ilişkileri mercek altına alan Avrupa Yahudi Parlamentosu konferansına katıldı.

Ankara’nın Ortadoğu’da ilişkilerini iyileştirmek ve normalleştirmek istediği tek ülke İsrail değil.

Bu kapsamda Türk yetkililer, 20 Mart’ta Müslüman Kardeşler’e bağlı İstanbul merkezli Televizyon kanallarına, Mısır yönetimine yönelik eleştirel yayınlarını derhal durdurmaları talimatını verdi.

Bu durum, İsrail’in Türkiye ile yakınlaşmayı kabul etmesi durumunda Erdoğan hükümetinin, İstanbul’da ikamet eden Hamas yetkililerine sınırlamalar getirebileceği anlamını da taşıyor. Hamas, Müslüman Kardeşler teşkilatının bir kolu.

Kahire’nin Türkiye ile yakınlaşmayı resmen reddetmesinin aksine, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 10 Mart’ta Bat Yam’da düzenlenen Likud toplantısında yaptığı konuşmada İsrail’in Doğu Akdeniz’deki doğalgaz konusunda “Türkiye ile görüşmelerde bulunduğunu” teyit etti.

Ayrıca Başbakan Netanyahu, İsrail’in Avrupa’ya gaz ihracı konusunda Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs ile de verimli görüşmelerde bulunduğunu aktardı.

DOĞU AKDENİZ SORUNU VE AB İLE İLİŞKİLER

Yunanistan ve Avrupa Birliği ile geçtiğimiz yılın ikinci yarısında Doğu Akdeniz konusunda başlayan kriz, müzakereler sonunda “kısmen” aşıldı.

Erdoğan, gelinen noktada Türkiye’nin “anlayış gösterdiğini” söyledi:

“Doğu Akdeniz’deki bütün bu çatışmalarda, gerginliklerde bizim yumuşak bir üslubumuz olmamış olsaydı durum daha farklı yere giderdi ama biz anlayış gösterdik. Her zaman yeri geldiğinde sondaj gemilerimizi icabında tamir bakıma aldık, sismik araştırmaları tamir bakıma aldık.”

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başbakanı Ursula von der Leyen, mart ayının sonundaki AB zirvesinde Ankara’nın olumlu politika izlediğini ancak Doğu Akdeniz’de gerilimi artırması halinde AB’nin Türkiye ile iş birliği başlıklarını askıya alabileceği uyarısında bulundu.

Leyen:

“Eğer Türkiye yapıcı şekilde hareket etmezse, eğer tek taraflı tahrik edici eylemlere dönerse, özellikle Doğu Akdeniz’de, tabi biz de bu işbirliği uygulamalarını askıya alırız.” ifadesini kullandı.

AB liderleri, Doğu Akdeniz’de istikrarlı ve güvenli bir ortam oluşması ve Türkiye ile karşılıklı faydaya ve iş birliğine dayalı bir ilişki geliştirilmesinin AB’nin stratejik çıkarına olduğunu kaydetti.

Erdoğan: “AB ile ilişkilerimizi yeniden rayına oturtmak için hazırız

Erdoğan bu yılın başında yaptığı açıklamada:

 “(AB ile) ülke olarak uzun vadeli bakış açısıyla olumlu gündem oluşturmak ve ilişkilerimizi yeniden rayına oturtmak için hazırız” dedi.

2020 yılının Türkiye-AB ilişkileri bakımından kolay geçmediğini belirten Erdoğan, “Geride bıraktığımız dönemde çoğu da suni olarak üretilen pek çok tatsız sorunla uğraşmak zorunda kaldık. Ülkemizin 60 yılı bulan üyelik süreci nasıl bizim için stratejik bir tercihse AB’nin ülkemizi tam üyeliğe kabul etmesi de birliğin geleceği açısından ontolojik bir tercih olacaktır.” ifadelerini kullandı.

AB: “Doğu Akdeniz’de gerilimi artırması halinde Türkiye ile iş birliğini askıya alırız”

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başbakanı Ursula von der Leyen, Ankara’nın olumlu politika izlediğini ancak Doğu Akdeniz’de gerilimi artırması halinde AB’nin Türkiye ile iş birliği başlıklarını askıya alabileceği uyarısında bulundu.

AB zirvesinin bugünkü oturumunun ardından AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ortak basın toplantısı düzenledi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen:

“Eğer Türkiye yapıcı şekilde hareket etmezse, eğer tek taraflı tahrik edici eylemlere dönerse, özellikle Doğu Akdeniz’de, tabi biz de bu işbirliği uygulamalarını askıya alırız.” ifadesini kullandı.

“Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasından üzüntü duyuyoruz”

Basın toplantısında Türkiye ile ilgili soruları yanıtlayan Ursula von der Leyen, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasından “üzüntü duyduklarını” bildirdi. Ursula von der Leyen, İstanbul Sözleşme’nin kadın haklarının korunması konusunda “dönüm noktası” teşkil ettiğini ve AB’nin bütün Avrupa Konseyi ülkelerinin bu sözleşmeyi onaylamalarını teşvik ettiğini bildirdi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, nisanda Türkiye’yi ziyaret etmek üzere Türk makamlarıyla temas içinde olduklarını söyledi. Michel, Türkiye’de insan hakları, hukuk devletine saygı konularındaki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, zirve sonunda yayımlanan bildiride Türkiye’ye yönelik bu konularda önemli uyarıların yer aldığını ifade etti.

Bu arada AB Komisyonu Başkanı, AstraZeneca’nın aşısını yeniden başka ülkelere göndermeden önce AB ülkelerine verdiği taahhütleri yerine getirmesi ve AB ülkelerine teslimattaki gecikmeyi telafi etmesi gerektiğini söyledi.

AB LİDERLERİ VE BİDEN’İN ZİRVESİ

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, AB konseyi Başkanı Charles Michel başkanlığında video konferans yöntemiyle devam eden AB liderler zirve toplantısına katıldı.

Bu görüşmede, Covid-19 salgını, aşı tedariki, AB ve ABD arasında ilişkilerin geliştirilmesi gibi konular masaya yatırıldı.

“Ermeni Soykırımı” kararı sonrası ABD ile ilişkiler

ABD Başkanı Joe Biden’ın 24 Nisan’da 1915 olaylarının yıldönümüyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada yaşananları “soykırım” olarak tanımlaması sonrası Ankara, büyükelçinin dışişleri bakanlığına çağrılması ya da nota verilmesi gibi bir diplomatik adım atmadı.

Erdoğan:

“ABD Başkanı Biden, bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız, hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır. Hiçbir tarihi ve hukuk temeli olmayan bu ifadeler milletimizin her ferdi gibi bizi de üzmüştür. Açıklamadaki ifadelere radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı grupların baskısıyla yer verildiğini düşünüyoruz” açıklamasında bulundu.

Erdoğan diğer yandan Biden ile haziran ayında yapacakları görüşmede ‘yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız” ifadesini kullandı:

“Herkesle her zeminde konuşmaya, görüşmeye, anlaşmaya, işbirliğine varız. ABD Başkanı Biden ile Haziran ayında kararlaştırdığımız görüşmede bu konuları yüz yüze değerlendirerek yeni bir dönemin kapılarını aralayacağımıza inanıyorum.”

Erdoğan ile ABD Başkanı Biden telefonda görüştü: İkili görüşme Haziran’da yapılacak

Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden telefon görüşmesi yaptı. Reuters haber ajansı, kendi kaynaklarına dayandırdığı haberinde görüşmede Biden’ın Erdoğan’a 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanıyacağını söylediğini aktardı.

Joe Biden’in göreve başlamasından 3 ayı aşkın bir süre sonra yapılan telefon görüşmesine dair Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada 1915 olaylarının soykırım olarak tanınacağına dair bir ifade yer almadı.

Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “Erdoğan ile Biden, ikili ve bölgesel konuları ele almak üzere haziran ayındaki NATO Zirvesi’nde ikili görüşme yapma konusunda anlaştı.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Biden’ın, Erdoğan ile görüşmesinde, iş birliğinin genişletilmesi, anlaşmazlıkların etkili yönetimi ve yapıcı ikili ilişki vurgusu yaptığı belirtildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı açıklaması

Erdoğan ile ABD Başkanı Biden görüşmesine dair Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından açıklama yapıldı.

Açıklamada:

“Liderler, ikili ilişkilerin stratejik doğası ve karşılıklı çıkar ilişkileri temelinde işbirliğinin genişletilmesi amacıyla birlikte çalışmanın önemi hususlarında mutabık kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün ABD’deki varlığı ve ABD’nin Suriye’de PKK-PYD terör örgütüne verdiği destek gibi konuların çözüme kavuşturulmasının, Türk-Amerikan ilişkilerinin daha ileri seviyelere taşınması için önemli olduğunu ifade etti.” ifadelerine yer verildi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD’li mevkidaşı Blinken’la görüştü

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile telefon görüşmesi yaptı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Çavuşoğlu, Erdoğan’ın, ABD Başkanı Joe Biden’la yaptığı telefon görüşmesindeki hususların takibi amacıyla mevkidaşı Blinken’la telefonda görüştü.

ABD Dışişleri Bakanlığı: “Biden’den yarın bir açıklama bekleyebilirsiniz”

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan cuma günü yapılan açıklamada, Başkanı Joe Biden’in 24 Nisan’da 1915 olayları hakkında bir duyuru yapacağı teyit edildi.

Bakanlık sözcüsü Jalina Porter, gazetecilere verdiği demeçte, “Ermeni soykırımı ile ilgili olarak, yarın bir açıklama bekleyebilirsiniz.” dedi.

ABD basını, Başkan Joe Biden’ın 24 Nisan anma törenlerinde 1915 olaylarını resmen “Ermeni Soykırımı” olarak tanımasını bekliyordu.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, çarşamba günü yaptığı açıklamada, içeriğine ilişkin ayrıntı vermeden Amerikalı liderin 24 Nisan’da 1915 olayları ilgili söyleyeceklerinin olduğunu aktarmıştı.

Biden’den önceki ABD başkanları, 24 Nisan’da, 1915 olayları için “Ermeni soykırımı” yerine, “felaket” veya “tarihin karanlık dönemi” gibi ifadeler kullanıyordu.

ABD’nin önde gelen gazeteleri The New York Times ve The Wall Street, Biden’in bu yıl Ermeni soykırımını tanıyacağı görüşünü dile getiriyor.

FRANSA İLE EKONOMİK İLİŞKİLER BOZULMADI

Paris- ve Ankara özellikle son bir yıldır Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki arama faaliyetleri ve Dağlık Karabağ meselesi nedeniyle sık sık karşı karşıya geldi. Ancak iki ülke arasında ekonomik ilişkilerde bozulma yaşanmadı.

Son dönemde gerilen ilişkilerin, iki ülke cumhurbaşkanları seviyesine kadar çıktığını vurgulayan Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Ali Onaner, buna rağmen ekonomik ilişkilerin siyasi gerilimlerden etkilenmediğine dikkati çekti.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) koordinasyonunda, “DEİK EU TALKS” kapsamında “Türkiye-Fransa Ekonomik İş Birliklerinin Geleceği ve Fırsatlar” panelinde konuşan Onaner, “Siyasi ilişkilerdeki dönemsel gerginlikler, zorluklar ve görüş farklılıkları ne olursa olsun Fransa’da bir iş adamının Türkiye’deki ortağıyla güvene dayalı ve karşılıklı çıkarlarını gözeten bir ilişkisi varsa bu ilişkiyi sürdürmemesi için hiçbir sebep yok.” dedi.

Macron, geçtiğimiz sene yaz aylarında “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama faaliyetleri nedeniyle Yunanistan ve Kıbrıs’ın egemenlik haklarını ihlal ettiğini” öne sürerek, Ankara’ya yaptırım çağrısında bulundu.

İkili ilişkilerin gerilmesine neden olan bir başka konu ise Dağlık Karabağ meselesi oldu. Senatonun aldığı karardan sonra Fransız Dışişleri Bakanlığı Fransa’nın Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını tanımadığını açıklamış, Macron ise Türkiye’nin bölgedeki varlığını eleştirmişti.

Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan Karabağ’daki gelişmeler çerçevesinde Macron’a yönelik sert ifadeler kullanarak, “Macron Fransa’nın başına beladır. Macron ile Fransa çok çok tehlikeli bir dönem yaşıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Macron: “Erdoğan’ın tavrını yumuşatmasından memnunum”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, son haftalardaki açıklamalarında Avrupa ile ilişkilerde yeni sayfa açmak istediğini söyleyen Erdoğan’ın Batı’ya yönelik tavrını yumuşatmasından ‘oldukça memnun’ olduğunu ifade etti.

Macron, “Şimdi Libya’da Türk askerlerinin çekilmesiyle, Dağlık Karabağ’da, Suriye’de ve Doğu Akdeniz’de tansiyonun düşürülmesiyle iyi sonuçlar alacağımızı umuyorum” diye konuştu.

Macron ayrıca, son günlerde Ankara’dan gelen yumuşama sinyallerini memnuniyetle kaşılamakla birlikte, ABD ve AB’nin son iki yılda agresif saldırılara maruz kaldığını söyledi.

Türkiye’nin 2 yıl önce Suriye’de NATO ile koordinasyona girmeden operasyon düzenlediğini belirten Macron, “Suriye’de ABD öncülüğünde koalisyon askerleri olmasına rağmen Türkiye, ulusal bir bakış açısıyla Suriye Demokratik Güçleri’nin terörist olduğunu, PKK ile bağlantılı olduğunu, ki bunun bir kısmı doğru, belirterek operasyon başlattı. Ama koalisyon güçleri o dönem bu kişiler (Suriye Demokratik Güçleri) sayesinde IŞİD’e karşı mücadele ediyordu. Sonra birden bir üyemiz (NATO) gelip bu kişileri öldürmek istedi çünkü bunlar terörist oldu.” dedi.

Atlantic Council’a verdiği mülakatta Rusya’ya da değinen Fransız lider, Avrupa’da istikrar ve barışı sürdürmek için Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin ile diyalogun şart olduğunu ifade etti.

Rus muhalif Aleksey Navalny’nin tutuklanmasının büyük bir hata olduğunu belirten Macron, “Bu, Rusya’nın istikrarı açısından da yanlış bir durum” diye konuştu.

Macron, Navalny’nin tutuklanmasına ilişkin, siyasi görüş ayrılıkların asla bir suç olmadığını belirterek Rus muhalifin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.

İLGİLİ HABER

Euronews/Bahtiyar Küçük

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top