EKONOMİ

128 MİLYAR DOLAR: SATMASAYDIK BATARDIK!

MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuyu; “128 milyar doları bırakın 104 amiralin hesabını verin” diyerek ele almaktadır.

128 milyar dolar nerede? Kime, hangi isimlere satıldı?

Son bir aydır Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervi konusunda siyasal yaşamımızda ciddi bir tartışma yaşanıyor. 

Konu, kamuoyunun dikkatine sunuldu. Afişler asılıyor, afişler kaldırılıyor, cezalar yazılıyor. Bu konuda açıklama yapması gereken Merkez Bankası tatmin edici bir açıklama yapmadı. 

Geçen haftaya kadar Erdoğan da bir açıklama yapmamıştı.

Siyasi parti genel başkanları bu konuda birbiri ardınca açıklamalar yapıyorlar. Ancak konu tamamen açıklığa kavuşmuş değil. 128 milyar dolarla ilgili dağılım listeleri veriliyor. Muhalefet ise liste yerine “kime”, “hangi bankaya” yapıldığını soruyor. 

O nokta açıklanmıyor. Bu durumda konuyu temel unsurlarıyla analiz etmek, siyasal iktidar, muhalefet partileri ve ekonomistlerin neler dediklerini özetlemek yararlı olacaktır. 

Bu pazar yazısının amacı da budur.

İşin esası

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 9 Kasım 2020 tarihinde kendi sosyal medya hesabından istifa ettiğini duyurmuştu. O tarihten bugüne beş aydan fazla bir zaman geçmiş olmasına karşın önemli bir tartışma da sürüyor. 

Konu açık ve seçik olarak Merkez Bankası (MB) rezervlerinin eksi bilanço sonucu vermesidir. MB’den 128 milyar dolar satışı yapılmıştır. Döviz kurlarının hareketli olduğu bir dönemde MB’den dolar satışının kimlere yapıldığı sorusu önemli bir siyasal soruna dönüştü. 

Bu soruya açık ve kesin bir yanıt verilemedi. Berat Albayrak’ın ayrıldığı gün MB Başkanlığı’na atanan Naci Ağbal, 4.5 ay sonra, 20 Mart 2020’de bir gece yarısı kararnamesiyle görevden alındı. Ağbal’ın görevden alınışı 128 milyar dolar üzerinde soruşturma açmasına bağlanıyor. 

128 milyar dolar ile ilgili soruya Merkez Bankası’ndan bugüne kadar tatmin edici bir açıklama yapılmadı. Yanıtı ilk aşamada MB yerine eski bakanlardan AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli verdi. 

Canikli, 128 milyar doların 75 milyar dolarlık kısmının Türkiye’de yerleşik gerçek ve tüzelkişiler tarafından satın alındığını 36 milyar dolarlık kısmının hanehalkının elinde olduğunu söyledi. 

Asıl yetkililerin susması karşısında CHP, konuyu Meclis’e taşıdı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, grup toplantısında konuyu ele alarak gerekli cevabı alıncaya kadar bu soruyu soracaklarını açıkladı.

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, “128 milyar dolar el değiştirdi” açıklamasını yaptı.

Zaten soru da budur, bu değişimdeki isimler kimlerdir? 

Konu CHP tarafından kamuoyuna taşındı. “128 milyar dolar nerede” afişleri bütün Türkiye’de CHP ilçe başkanlıklarına asıldı. Siyasal iktidar, savcılıklar aracılığıyla ve polis gücü kullanarak bu afişleri söktürüyor. 

Afişlerin kaldırılması daha kötü etki yaratıyor. Soru işaretlerini derinleştiriyor. 

128 milyar dolarlık döviz satışı bu nedenle ekonomi gündeminden siyasal gündeme taşındı.

Satmasaydık batardık

Nurettin Canikli, 20 Nisan 2020’de yaptığı ikinci açıklamada daha da “vahim” ve şaşırtıcı konulara işaret etti.

Canikli, Maliye ve Hazine Bakanı Lütfü Elvan’ın “Yöntem hatalı olabilir” açıklamasına değindi. 

“Firmalara destek verildi. Destek verilmeseydi iflaslar olurdu. En az 4-5 milyon istihdam kaybı yaşanırdı” dedi. 

Canikli şunları da ilave etti: “128 milyar dolar buharlaşmadı. Eğer satış yapılmasaydı yüz binlerce, binlerce şirket faaliyetten çekilecekti. Bu nedenle destek verildi” dedi. 

Bu destek hangi şirketlere verildi, kuralları nedir, hangi döviz kuru üzerinden yapılmıştır. Bu soruların yanıtları alınamıyor. 

Gazi Erçel olayı hatırlandı

MB’nin 128 milyar dolar düzeyindeki satışı 2001 tarihindeki Gazi Erçel olayının hatırlanmasına vesile oldu. 

Gazi Erçel, o dönemde MB başkanıydı. Erçel, Halk Bankası hesabındaki Türk Lirası’nı 19 Şubat 2001 tarihinde 83 bin 952 dolara çevirmek suretiyle “görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı.

2003 yılında Meclis’te komisyon kuruldu, bu konuyu inceledi. Gazi Erçel konusu sadece 83 bin dolarlık bir olaydır. Bugün 128 milyar dolardan söz ediyoruz.

128 milyar dolar, 80 bin doların 1 milyon 600 bin katıdır. Olay bu derece “vahim”dir.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan suskunluğunu koruyordu. En sonunda hafta başında yaptığı açıklamada “Kendi bakanlık döneminde döviz satışının durduğunu” özellikle vurguladı ve “MB’nin verileri açıklamasını” da istedi. Bu açıklamada, kendi bakanlığı döneminde bu uygulamanın yapılmadığını söylemesi ve MB verilerini açıklamasını istemesi özellikle dikkat çekici olarak değerlendiriliyor. 

ERDOĞAN NE DİYOR?

En sonunda Erdoğan da bu konuda açıklama yaptı. 

Konuşmamak için epey sabrettiğini, uzun süre sustuğunu belirten Erdoğan, 21 Nisan 2020 günü bir açıklama yaptı.

Erdoğan’ın yaptığı açıklamanın temel noktaları şöyledir:

*128 milyar dolar satıldı yaygarası yapılıyor. Bu, vatan haini bir kampanyadır.

*128 milyar dolar ne buhar olmuştur, ne de haksız ve hukuksuz yere herhangi birinin cebine girmiştir. Bu para ve çok daha fazlası, ekonominin aktörleri ve vatandaşımız arasında dolaşıma girdi, yer değiştirdi, sonuçta yine yurt-içinde kaldı. 

Erdoğan, Merkez Bankası dövizlerinin dağılımını şöyle yaptı:

*30 milyar dolar cari açığın finansmanı için,

*31 milyar dolar yabancı sermaye çıkışı,

*50 milyar dolar reel sektörün döviz cinsinden borcunu azaltmak için,

*54 milyar dolar, vatandaşın döviz ve altın satın alması tercihleri için…

Bu dört kalem toplandığı zaman 165 milyar dolar çıkıyor. Erdoğan, 128 milyar değil 165 milyar dolarlık bir hesap çıkardı. Konu biraz daha karmaşık bir durum aldı.

PARTİLERİN GÖRÜŞLERİ

İYİ PARTİ

Konuyu sıcak tutan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, açıklamalarını sürdürüyor:

“Büyük illüzyonist Sayın Erdoğan’ın becerikli ellerinde memleket adeta bir kayıplar ülkesi oldu.”

Akşener şunları söylüyor:

1. 128 milyar dolar kayıp.

2. Hangi partiye oy verirse versin halk üç soruya cevap aramalıdır. Bu dolarları neden, ne kadara ve kime sattınız?

3. 128 milyar doları açıklayacağız diye, 128 ayrı masal anlatıyorlar. Sonuç ortada, milletimizin alın teri birilerinin cebine girmiş bulunuyor.

SAADET PARTİSİ

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, şunları söylüyor:

“128 milyar dolar Merkez Bankası’ndan Hazine’ye, Hazine’den devlet bankalarına, devlet bankalarından birilerine gitmiş. O birileri kim, açıklayın. Sürekli birbiriyle çelişen farklı kişiler üzerinden açıklamalarda bulunmak yerine, çıkın tek bir ağızdan olup bitenleri tüm gerçekliğiyle anlatın. Kime satıldı, hangi süreçler işletildi, kur oranları ve şimdiki durum nedir.” ifadelerini kullandı. 

MHP – GELECEK – DEVA PARTİLERİ

MHP Genel Başkanı Bahçeli, konuyu; “128 milyar doları bırakın 104 amiralin hesabını verin” diyerek ele almaktadır.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise; “MB ile Hazine’nin 2017’de imzaladığı protokol bir yıl sonra Berat Albayrak’ın gelişiyle değiştiriliyor. Rezervin piyasaya sürülmesinin önü açılıyor. Ocak 2019’dan Eylül 2020’ye kadarki süreçte 130 milyar dolarlık döviz eritiliyor. Onun için MB eksi bakiyeye düşmüştür. MB piyasaya döviz borçlanmış durumdadır. Daha önce sattığı dövizleri piyasadan geriye borç olarak alıyor. Net hesapta MB piyasaya 62 milyar dolar borçludur” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise; “Arka kapı operasyonları ile MB boşaltılıyor, bunları ayrıntıları ile sormak hakkımızdır. Halkın sormak hakkıdır” diye konuştu. 

SATIŞ İÇİN PROTOKOL

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolar döviz satışında 4059 sayılı “Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Görevleri” yasası temel hukuksal kaynak olarak gösteriliyor.

21 Şubat 2017 tarihinde MB ile Maliye Bakanlığı arasında bir protokol yapılmış. Buna göre yetkiler Maliye Bakanı’na verilmiş.  

2001 tarihli kanun, para politikalarında MB’yi yetkili kılıyor. Bu kesin hükme karşın, MB döviz rezervlerinin yönetimini bu protokolle Maliye Bakanlığı’na vermiş oluyor. Zaten sorun da burada.

Eski MB Başkanı Durmuş Yılmaz, “Bu durum kesinlikle suçtur” diye açıklama yaptı.

Ekonomistler ne diyor?

Bu konu ile ilgili olarak ekonomi yazarları, ekonomi alanında görev yapan öğretim üyeleri görüşlerini açıklıyorlar.

Genel durum şudur:

1. Politik hatalar nedeniyle 128 milyar dolar kaybedilmiştir.

2. Bu rezervler tüketildiği için istemediğiniz halde IMF’nin eline düşülecektir.

3. Dışarıdan kaynak bulamayacağınız için büyüme düşer, faiz, kur düzeyi yükselir ve işsizlik artar.

4. Faiz-enflasyonun nedenidir gibi bir teorinin ispatı için siyasal hatalar yapılmıştır ve yapılmaya devam ediyor.

5. Yabancı yatırımcılara o dönem 6.28 TL üzerinden dolar satılmıştır. Sadece kur farkı nedeniyle Hazine’nin zararı 250 milyar TL olmuştur.

6. Bu satış nedeniyle oluşan 250 milyar TL’lik zarar nedeniyle Türkiye’de aile başına 12 bin TL’lik bir borç yaratılmıştır. Eriyen rezervler 83 milyon vatandaşın her birinin cebine zarar getirmiştir.

7. Döviz rezervleri çok önemlidir. Ülkenin üzerinden battaniyesi çekildi. Savaş görseniz döviz rezervimiz yok. Döviz rezervi olmazsa petrol ithal edemezsiniz. 128 milyarın üzerine kamu bankalarının sattığı 12 milyar da eklenirse kayıp 140 milyar dolara çıkıyor.

8. Ekonomi yönetimi başarısız oldu. Ekonomi çok kırılgan hale getirildi. Bankalar için çalan alarm zilleri duyuluyor.

CHP’nin soruları

Konuyu kamuoyuna taşıyan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, her vesile ile konuyu sıcak tutuyor. Meclis grubuna getiriyor, CHP il ve ilçeleri aracılığıyla bütün Türkiye’nin dikkatine sunuyor. 

Kılıçdaroğlu’nun soruları şöyle özetlenebilir. 

1.128 milyar dolar kimlere verildi?

2. Dolarlar hangi bankaya transfer edildi?

3. Hangi şirketlere veya kişilere verildi. 

4. Asıl önemlisi hangi kur üzerinden bu 128 milyar dolar satıldı veya verildi.

5. Bu dövizlerin birilerine peşkeş çekildiği anlaşılıyor.

6. Erdoğan, bu konuda çelişkili cevaplar veriyor. Erdoğan önce,  “para kasada” dedi. Sonra “parayı pandemide harcadık” dedi. Şimdi başka şeyler söylüyor.

7. Şimdi durum açıklığa kavuşmuş görünüyor. Merkez Bankası’nın parasını Hazine Bakanlığı kullanmış. Hazine bu parayı kime, hangi şirkete, hangi kur üzerinden sattı?

Bunların cevabını istiyoruz.

Bir örnek hesap

Döviz kurları satışlarının önemi, satın alma işlemi yapanlara anında büyük para kazandırmasıdır.

İşte bir örnek: 

7.10 TL üzerinden 1 milyon dolar alım yapan kişi 7 milyon 100 bin TL ödeme yapar.

Kur o gün içinde 8.10’a fırladığı zaman bunun TL değeri 8 milyon 100 bin TL olur. O gün içinde bu alışverişten kişi 1 milyon TL kazanmış olur. 

Eğer rakam 10 milyar dolar olursa 10 bin kat fazla bir durum doğar ki bu da yukarıdaki kazancı 10 milyar TL’ye çıkarır. Zaten yukarıda belirttiğimiz gibi ekonomistler bu olayda 250 milyar TL’lik bir zarar ortaya koyuyorlar.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet/ Alev Coşkun

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top