SIYASET

“HEPİMİZ TİP’TEN DOĞDUK”

‘SOSYALİST DEVRİM’

14 Şubat 1961 günkü gazeteler, yeni siyasal partilerin kurulduğunu yazıyordu.

13 Şubat 1961, 27 Mayıs Anayasası’nın yeni partilerin kurulabilmesi için tanıdığı sürenin son günüydü.

Gazetelerde, ‘Millete Hizmet’, ‘Düstur’, ‘Güven’ gibi bir süre sonra unutulacak ve silinip gidecek olan tabela partilerinin yanı sıra adının Türkiye İşçi Partisi (TİP) olan bir partinin de kurulduğu yazılıydı.

AHMET ŞIK, TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ’NE KATILDI

HDP’den istifa eden bağımsız milletvekili Ahmet Şık, Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) katıldığını duyurdu..

TİP Genel Başkanı Erkan Baş:

“Bugün bizi bir araya getiren şey memleket meselesidir” dedi.

ORTAK İNADA İHTİYACIMIZ VAR” 

Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık:

“Bugün memleketteki hava bir yandan tüm kasvetiyle üzerimize çöküp karamsarlığımızı derinleştirirken, diğer yandan hepimizi, yeniden, ısrarla bir inada çağırıyor..

Çünkü, hepinizin bildiği gibi, bu memlekette her şey bir inat meselesi. Barışı, demokrasiyi ve hukuku boğanların sınırları çizdiği bir ülkede barış, demokrasi ve hukuk demekte ısrar ederek yaşamak ve hatta var olmak başlı başına bir inat işi. Ve biliyorum ki bizler inatçıyız. Haklı olanın, hakkı için mücadele edenin yanında duran bir inat bu. Çünkü yaşamın öğrettiği en önemli şeydir: İnat, daima kazanır. Öyle kuru kuruya, kötülük saçan, kötülerin yanında olan türden değil; “İnatçı olmak fena şey değil, lakin iyiye inat etmeli” diyen Kemal Tahir’in dediği türden bir inattan bahsediyorum. Bu yüzden sınırları baştan çizilmiş oyunları, denenmiş çıkmazları ortadan kaldıracak, umudu canlandıracak ve yarını hep birlikte kuracak bir ortak inada ihtiyacımız var.”


SİZLERİ DE TİP’E KATILMAYA DAVET EDİYORUM

Ahmet Şık:

 “Herkesin aynılaştırıldığı, aynılaşmak zorunda bırakıldığı bir dikta rejiminden kurtulmayı dileyenleri çaresizliğe itenlere mecbur değiliz..

Emekte, eşitlikte, barış, demokrasi ve özgürlükte inat etmekten yılmayanlar, korkmayanlar, asla aşağı bakmayanlar olarak bizler, yalnızdeğiliz. Ve bugün buradaysak ve “varız” diyorsak, yaşamaya devam ettiğimizi söylüyorsak çaresiz hiçdeğiliz..

Uzak gibi görünen umutlu günlere hep birlikte uzanıp dokunabilmek adına Türkiye İşçi Partisi’ne katılıyorum..

Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayata inanan sizleri de inadımıza ortakolmaya, Türkiye İşçi Partisi’ne katılmaya davet ediyorum.”

“KİMSE TİP’İN BÜYÜMESİNDEN KAYGI DUYMASIN”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Genel Başkan Yardımcısı Barış Atay’la birlikte ortak basın açıklaması yaptı.

Şık’ın partiye katılımıyla mücadele ve inatlarının büyüyeceğini ifade eden Baş

Erkan Baş:

“Herkes Ahmet Şık’ı tanır ve bilir. Ahmet hayatı boyunca kişisel bir hesap yapmamıştır. Ben de Türkiye İşçi Partisi adına şunu söyleyebilirim. Biz de siyasi hayatımız boyunca hiçbir zaman salt örgütsel çıkarları düşünen bir adım atmadık. Bugün bizi bir araya getiren şey memleket meselesidir. Bu ülkede milyonlarca sesi bastırılan insanın, işçinin, kadının, gencin, yoksul bırakılanların mücadelesini büyütmek acil bir görev olarak önümüzde durduğu için bugün bir aradayız.”

SORUMLULUĞUMUZ MEMLEKETİ AKP KARANLIĞINDAN KURTARMAK

Erkan Baş:

 “Türkiye’nin AKP eliyle nasıl bir karanlığa sürüklendiğini zaten yaşıyoruz. Biliyoruz demiyorum her gün yaşıyoruz. Bugün Ahmet’le birlikte büyüyen, inadı kararlığı kuvvetlenen Türkiye İşçi Partisi adına şunu söylemem lazım. Bizim esas görevimiz, sorumluluğumuz memleketi bu AKP karanlığından kurtarmak. Ahmet’in sözleriyle söylersek, bu mafya iktidarı, bu kötülüğün organize olmuş hali yıkılacak. Kaçınılmaz olanı yaşayacak ve biz bu süreci hızlandırmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

“TÜRKİYE HALKLARI TESLİM OLMADI

Erkan Baş:

 “Bu ülkeye adaleti getirmek için bütün gücümüzle çalışacağımıza bütün yurttaşlarımıza bir kez daha söz veriyoruz. Bu 20 yıllık kötülüğün organize olmuş halini, mafya iktidarının tüm baskılarına dayatmalarına, devlet organlarını ele geçirerek toplum üzerinde tahakküm kurma çabalarına rağmen Türkiye halkları dünya tarihine geçecek çok kararlı, çok onurlu bir mücadele verdiler. 20 yıldır bütün bu baskıya, zorbalığa rağmen Türkiye halkları teslim olmadı. Bu bizim hem gururumuz hem onur duyduğumuz bir şey aynı zamanda Türkiye’deki tüm muhalefet güçleri açısından da öz eleştirisi verilmesi gereken bir durum.”

“MUHALEFET EKSİKLİKLER YAŞIYOR” 

Erkan Baş:

“Halkımız direniyor ama maalesef Türkiye’de muhalefet halkın kararlı direnişini siyasette etkin güç olarak değerlendirmekte, ezilenleri, emekçileri, kadıları, gençleri siyasetin öznesi yapmakta büyük eksikler bırakıyor. Biz buna talibiz. Yurttaşı sadece seçmen olarak gören anlayışa renk için yola çıkıyoruz. Biz siyasetin dışına itilen ama siyaset kurumunun aldığı her kararda hayatı karartılan milyonlarca insanın siyasette özne olması ve bu ülkeyi değiştirme mücadelesine bütün gücüyle katılması için bir mücadele zemini olarak Türkiye İşçi Partisi’ne onurlu her yurttaşımızın katılabileceği bir partiye dönüştürmek üzere çalışma yürütüyoruz.”

“KİMSE TİP’İN BÜYÜMESİNDEN KAYGI DUYMASIN

Erkan Baş:

 “Ahmet’in bugün Türkiye İşçi Partisi’ne katılması da bu iddiamızın, bu irademizin, bu inadımızın bir kez daha ifadesi olarak son derece kıymetli. Bu ülkede AKP iktidarından gerçekten kurtulmak isteyen hiç kimse Türkiye İşçi Partisi’nin büyümesinden ve güçlenmesinden kaygı duymasın. Biz muhalefet partileri arasında rekabet yaratmak için yola çıkmıyoruz. AKP iktidarını yıkacağız bunun için çaba sarf edeceğiz. Bu konuda muhalefette büyük eksiklik tespit ediyoruz, o eksikliği telafi etmek için yola çıkıyoruz. Daha kararlı, daha net, ne söylediği belli, Türkiye’deki iktidardan nefret eden ama muhalefetin umut veremediği milyonlarca genci, kadını, işçiyi muhalefetin etkin bir mücadele getirmek için yola çıkıyoruz. Bugün Türkiye’de AKP’ye karşı mücadele daha güçlüdür. Bugün Türkiye’de iktidara karşı mücadele daha güçlüdür. Bu iktidarı yenmek isteyen herkes bugün daha mutlu olmalıdır.”

TİP MİLLETVEKİLİ SAYISI 3’E ÇIKTI

Ahmet Şık’ın TİP’e katılmasıyla TİP’in Meclis’teki milletvekili sayısı 3’e çıkarken bağımsız milletvekili sayısı ise 10’a düştü.

Sadece Vatan gazetesi TİP’in kuruluşuna daha geniş bir yer ayırmış, kurucuların adlarına ve yaptıkları açıklamaya yer vermişti.

Oya Baydar şöyle der: 

”‘Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık’ diye bir söz vardır; 1960 sonrası Türkiye solu da TİP’ten çıkmıştır. Deniz Gezmiş’ten Sinan Cemgil’e, Yaşar Kemal’den Doğu Perinçek’e sonraki yıllarda çok farklı yollara gidecek binlerce sol aydın, yazar, bilim insanı, sanatçı, gençler, sendikacılar 60’larda hepimiz TİP’liydik.”

TİP, TÜRKİYE’DE, SENDİKACILAR TARAFINDAN KURULMUŞ İLK SİYASAL PARTİYDİ..

SENDİKACILAR KURDU

TİP, 13 Şubat 1961 günü işçi kökenli 12 sendikacı tarafından kuruldu..

TİP’in kuruluş bildirgesinde imzası bulunan:

  • Avni Erakalın,
  • Şaban Yıldız,
  • Kemal Türkler,
  • İbrahim Güzelce,
  • İbrahim Denizcier,
  • Ahmet Muşlu,
  • Rıza Kuas,
  • Hüseyin Uslubaş,
  • Safffet Göksüzoğlu,
  • Salih Özkarabay,
  • Adnan Arkın,
  • Kemal Nebioğlu Türk-İş’e bağlı İstanbul İşçi Sendikaları Birliği’nin üyeleriydiler.

Kurucular, partinin genel başkanlığına aynı zamanda İstanbul İşçi Sendikaları Birliği Başkanı da olan Avni Erakalın’ı seçtiler.

Birliğin genel sekreteri Şaban Yıldız, TİP’in de Genel Sekreteri oldu.

Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler Başkan vekilliğine,

Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Rıza Kuas da Genel Saymanlığa getirildi.

12 sendikacıdan Maden-İş Genel Başkanı Kemal Türkler, Lastik-İş Genel Başkanı Rıza Kuas, Basın-İş Genel Başkanı İbrahim Güzelce ve Türkiye Gıda-İş Genel Başkanı Kemal Nebioğlu 13 Şubat 1967 tarihinde Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun da (DİSK) kurucuları arasında yer alacaklardı. TİP’in ve DİSK’in kuruluş tarihlerinin aynı oluşu (13 Şubat) dikkat çekicidir.

“TİP hızlı gelişmiyordu; ama ölü doğmadığı da ortadaydı. Yurt içinde örgütlenme çalışmaları yapılıyordu. İzmit’te, Ankara’da, İzmir’de kuruluşlar yapılmıştı..

Kocaeli örgütü TİP’in ilk örgütüdür..

Kurucusu sendikacı İbrahim Çetkin’di. Çetkin, bilinçli, ağırbaşlı, sözünün eri bir arkadaştı. Partiye girdikten sonra tanıdım. İzmir örgütünün başında Rahmi Eşsizhan vardı. O da sivrilmiş bir sendikacıydı… Adana’da işleri çekip çeviren, sendikacı Mehmet Emin Yıldırım’dı. Sanıyorum tekstil işçisi idi… Evet yavaş da olsa parti gelişiyordu.” (Mehmet Ali Aybar, TİP Tarihi I, BDS Yayınları, İstanbul, Ocak 1988)

Bu dönemde TİP’e alternatif olarak ‘Çalışanların Partisi’ adlı bir partinin kuruluş girişimleri yaşandı.

 “Çalışanların Partisinde Türk-İş Genel Başkanı Seyfi Demirsoy’un adı geçiyor ve bu girişim, başında Doğan Avcıoğlu’nun bulunduğu Yön dergisi çevresi tarafından destekleniyordu. Prof. Dr. Sadun Aren de girişimin içindeydi. Ancak sonuçsuz kaldı.

Mehmet Ali Aybar, ‘Çalışanlar Partisi’ kurma girişimini, Türk-İş’in, CHP’nin ve Yön dergisi çevresinin TİP’e karşı bir ‘tuzağı’ olarak değerlendirmektedir.

1961 yılı, Türkiye tarihinin en büyük işçi mitingi ile sona erdi. İstanbul İşçi Sendikaları Birliği, 31 Aralık 1961 günü Saraçhane Mitingi’ni düzenledi. Kürsünün karşısındaki dev resimde, elinde Türk bayrağı olan tulumlu bir işçi masaya yumruğunu vuruyor, ‘Bizim de sözümüz var’ diyordu.

Yurdun çeşitli illerinden İstanbul’a gelen sendikalı işçiler, Taksim Anıtı’na çelenk koyduktan sonra Saraçhane meydanında buluştu. Türkiye işçi sınıfı tarihinde önemli bir yeri olan bu mitinge yaklaşık 250 bin işçi katıldı.

 SOSYALİST AYDINLARLA BAĞLANTI

TİP’in kuruluşundan bir yıl sonra, sosyalist aydınlarla temasa geçildi ve parti genel başkanlığına o dönemde avukatlık yapan eski Devletler Hukuku Doçenti Mehmet Ali Aybar önerildi..

Aybar bu öneriyi kabul ederek genel başkan oldu. 9 Şubat 1962 günü Aybar, bir basın bülteni ile TİP genel başkanlığı görevini üstlendiğini kamuoyuna duyurdu.

Mehmet Ali Aybar, 1962’den 1969’a kadar TİP’in genel başkanlığı görevini yürüttü. 1965- 1973 arasında iki dönem milletvekilliği yaptı. TİP, tüzük ve programının yazılışından, gündelik politikasına kadar, Aybar’ın damgasını taşımıştır. Tabii Aren-Boran ekibi tarafından genel başkanlıktan alındığı güne değin.

Aybar’ın TİP’e genel başkan olmasından sonra aralarında Behice Boran, Nevzat Hatko, Sadun Aren, Demir Özlü, Fethi Naci, Nazife ve Adnan Cemgil, Yaşar Kemal, Kemal Sülker, Nihat Sargın gibi isimlerin bulunduğu sosyalist aydınlar da partiye katıldılar.

TİP, 1963 yılından itibaren ülke çapındaki örgütlenmesine hız verdi, kitleselleşti. 1963’te yerel seçimler yapılacaktı. 1961 Anayasası’nın kazandırdığı seçim yasasından TİP de yararlandı ve seçime 9 ilde katıldı. Beklentilerin üzerinde bir oy aldı.

TİP PROGRAMI

TİP ilk kongresini 9-10 Şubat 1964’te İzmir’de topladı. Parti bilim kurulunca hazırlanan ve son biçimi Aybar tarafından verilen program ve tüzük bu kongrede kabul edildi ve 1971 yılında TİP kapatılana kadar değişmedi.

TİP’in programında şöyle deniliyordu:

“İşçi Partisi; Türk işçi sınıfının ve onun tarihi, bilime dayanan demokratik öncülüğü etrafında toplanmış, onunla kader birliğinin bilinç ve mutluluğuna varmış toplumcu aydınlarla ırgatların, topraksız ve az topraklı köylülerin, zanaatkârların, küçük esnafın, aylıklı ve ücretlilerin, dar gelirli serbest meslek sahiplerinin, kısacası emeğiyle yaşayan bütün yurttaşların kanun yolundan iktidara yürüyen siyasi teşkilatıdır.

“… Türkiye için kurtuluş, kapitalist olmayan bir kalkınma yoluna girmektir. Kapitalist olmayan kalkınma yolu emekten yana ve emekçilerin yürütümüne ve denetimine katıldığı planlı bir devletçilik olarak tanımlanabilir. Böyle bir düzende kamu sektörü esastır ve ekonomiye hâkim olacak kadar geniştir. Özel sektör plan çerçevesi içinde kamu sektörünün yardımcısı olarak çalışır ve gelişir.”

Türkiye İşçi Partisi, kitle hareketinin ve sosyalist hareketin gelişmesine önemli katkılarda bulundu.

Düzenin dışında seçenek arayan binlerce yurttaş TİP’e üye oldu. 1963, 1965, 1966 ve 1969 seçimlerinde, neredeyse her mahalleden, her köyden TİP’e oy çıktı. 10 Ekim 1965 genel seçimleri TİP için bir dönüm noktası oldu. Tüm oyların yüzde 3’ünü (276 bin oy) alarak 15 milletvekili çıkardı.

‘SOSYALİST DEVRİM

TİP yönetimine göre Türkiye’de temel çelişme emek- sermaye çelişmesi idi. Dolayısıyla Türkiye’nin önündeki hedef ‘sosyalist devrim‘ di. Bu görüş, TİP’in kendi programıyla da bağdaşmıyordu. Çünkü Partinin tüzüğünde “sosyalizm” sözcüğü geçmiyor, programında ise “kapitalist olmayan yol”, yani planlı devletçilik savunuluyordu.

Aşamaları atlayarak “sosyalist devrim”i savunan TİP yöneticileri, üyelerinin bilimsel sosyalizmi öğrenmesini önlemek için engeller çıkardılar. Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao’nun eserlerinin okunmasına sıcak bakmadılar. Gene TİP yöneticileri TKP geleneğinden gelen “eski tüfekler”in TİP’e girmesine engel oldular, yaptıkları üyelik başvurusunu reddederek, geçmişin deneyimlerinin genç kuşaklara taşınması ve yeni mücadeleye aktarılmasını baltaladılar. Parti yöneticileri “komünistlik” suçlamasından o kadar çekiniyorlardı ki, Behice Boran’ın üyelik başvurusu önce reddediliyor, Boran ancak 1962 yılının sonlarına doğru üye olabiliyordu.

DÖNÜM NOKTASI

1960-1971 dönemi, Türkiye sosyalist hareketin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir.

1951 tevkifatıyla TKP’ye ağır darbeler indirilmiş, işçi sınıfının yasal örgütlenmesinin her türlü olanağı ortadan kaldırılmış, sosyalist hareket, Hikmet Kıvılcımlı’nın kısa süren Vatan Partisi deneyimi dışında 10 yıllık bir partisizlik dönemi yaşamıştır.

Geçmişin sosyalist birikim ve deneyimi genç kuşaklara örgütsel olarak taşınmamıştı. 1960’lı yılların genç devrimcisi her şeyi yeniden keşfetmek zorunda kaldı. Türkiye sosyalizminin daha sonraki yıllarındaki önemli dönemeçlerin ya da ayrışmaların temelleri bu dönemde atıldı.

Ünsal, kitabın önsözünde şöyle diyor:

“Geçmişteki sol partilerine göre TİP’in önemli bir farkı da -1919 Mütareke döneminin olağanüstü koşullarında Mesai Fırkası’ndan İstanbul’da milletvekili seçilen Numan Usta bir yana bırakılırsa- hem Osmanlı hem de Cumhuriyet döneminde parlamentoya temsilci gönderebilen ilk kuruluş olmasıydı. Sosyalist ideoloji ilk kez seçim yoluyla Meclis’e girerken, TİP’in solun kamuoyu indinde meşrulaştırılması sürecinde önemli bir katkıda bulunduğu söylenebilirdi. Çünkü, 1960’ların Türkiye’sinde solun meşrulaşma çabaları bile¸ önemli bir gelişmeydi.”

Artun Ünsal, Umuttan Yalnızlığa Türkiye İşçi Partisi (1961 – 1971), Kırmızı Kedi Yayınevi, Ocak 2020

İLGİLİ HABER

Odatv.com – Hikmet Çiçek

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top