DÜNYA

‘ALEVİ TARİHİNDE YENİ SAYFA’

“10 Aralık 2020 tarihinde Alevi tarihinde yeni bir sayfa, yeni bir aşama olacak. Bu kazanımı basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuracağız.”

RUHSATLI CEMEVİ

Yunanistan’ın Türkiye sınırındaki Meriç iline bağlı Büyük Dervent köyünde geçen günlerde ülkenin ilk ruhsatlı cemevi olan Büyük Derbent Cemevi’nin açılışı yapıldı.

Bu karara, Türkiye’deki Alevi kamuoyunca olumlu yaklaşan olduğu gibi, temkinli bakanlar da var

Yeni açılan cemevini,  din işlerinden sorumlu Yunanistan Eğitim Bakan Yardımcısı Angelos Syrigos da ziyaret etti / Fotoğraf: Twitter/ cafemedyam

YUNANİSTAN, BATI TRAKYA’DAKİ BÜYÜK DERVENT KÖYÜNDE AÇILAN CEMEVİNİ İBADETHANE OLARAK KABUL EDEREK, RUHSAT VERDİ.

Yunanistan’ın cemevi kararı ne anlama geliyor? “Türkiye’ye örnek olsun” diyen de var, temkinli yaklaşan da

Yunanistan’ın Türkiye sınırındaki Meriç iline bağlı Büyük Dervent köyünde geçen günlerde ülkenin ilk ruhsatlı cemevi olan Büyük Derbent Cemevi’nin açılışı yapıldı.

Yunan makamlarının resmi izniyle açılan cemevinin dini ve sosyal faaliyetler için kullanımına onay verildi.

Cemevine din işlerinden sorumlu Yunanistan Eğitim Bakan Yardımcısı Angelos Syrigos da ziyarette bulundu.

Sözkonusu gelişme kimi medya kuruluşlarında “Yunanistan, Aleviliği resmen tanıdı” başlıklarıyla kamuoyuna yansıtıldı.

Yunanistan’da bir zamanlar diğer Balkan ülkeleri gibi Aleviliğin ve Bektaşiliğin yoğun olduğu ülkelerden biriydi.

Ancak Kurtuluş Savaşı’nın ardından mübadele sürecinde Alevilerin büyük bir kısmı Türkiye’ye göç etti.

Ama halen özelikle Batı Trakya’da Alevilerin yoğunlukta yaşadıkları köyler mevcut.


Bölgeye 14. yüzyılda Aleviliği getirdiğine inanılan ve “Kızıl Deli” adıyla da bilinen Seyyid Ali Sultan’ı anmak için her yıl 6 Mayıs’ta dergahının bulunduğu Ruşanlar köyünde yapılan etkinliklere Türkiye dahil çeşitli ülkelerden katılım oluyor.

PEKİ SÖZ KONUSU GELİŞME NE ANLAMA GELİYOR?

Türkiye’deki Aleviler bu kararı nasıl yorumluyor?

Bu soruyu Alevi kamuoyunda yakından tanınan isimlere yönelttik. 

“Yunanistan, AİHM kararına uyuyor”

Alevi Düşünce Ocağı Başkanı Doğan Bermek, bu bilginin yanlış olduğunu belirterek, Yunanistan’ın Aleviliği ayrıca özel olarak tanımadığını, tanımasına da gerek olmadığını ifade etti. 

Bermek, bunun nedenini şöyle açıkladı: 

“Türkiye’deki hukuki girişimlerimizin ardından başvurumuz sonucu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) zaten Aleviliği bir inanç olarak tanımlamıştı. AİHM’in bu kararı yalnızca Türkiye’yi değil, Yunanistan’ı da ve toplamda Avrupa Konseyi’ne üye 49 ülkenin tamamını bağlıyor. Bundan dolayı Türkiye hariç Avrupa Konseyi üyesi devletler ülkelerindeki Alevi ibadethanelerini, ibadethane statüsünde kabul edip, kendi yasaları çerçevesinde diğer ibadethanelere ne destek veriyorsa o haktan faydalandırıyorlar.”


Lozan’dan sonra ilk ruhsatlı cemevi

Bermek, cemevinin açılışında her ikisi de öğretmen olan Mümin-Fatma Pireli çiftinin büyük çabası olduğunu söyleyerek:

“Yasal gereksinmeleri yerine getirdiler. Lozan’dan sonra ilk defa ruhsatlı bir cemevi açılışı yapılmış oldu” dedi.

“Yunanistan, orada zaten var olan Alevi topluluğunun varlığını kabul ediyor”

Kararın olumlu olduğunu aktaran Bermek, sosyal medyada kimi kişilerin Yunanistan’ın Müslüman azınlık içinde mezhep ayrımı yaratmaya çalıştığı iddiasıyla ilgili de şunları söyledi:

“Adamlar yasaları çerçevesinde ‘cemevi kuracağım’ diyen vatandaşlarına onay veriyor. Yunanistan’ın oradaki Müslüman azınlığı bölmeye çalıştığı yok. Zaten orada var olan Alevi topluluğunun varlığını kabul ediyorlar.” 

KIZIL-ANMAÇ..jpg
Yunanistan’a Aleviliği getiren kişi olduğu iddia edilen Seyyid Ali Sultan’ı anmak için dergahının bulunduğu Ruşanlar Köyü’nde her yıl etkinlikler düzenleniyor / Fotoğraf: alevihaberagi.com / cafemedyam

20 civarı Alevi köyü ve beş bine yakın Alevi var

Alevilik üzerine araştırmaları bulunan yazar Ayhan Aydın, Balkanlar’da bulunan Alevi ve Bektaşi yerleşimlerindeki saha çalışmalarıyla da biliniyor.

Bu amaçla pek çok kerelere Yunanistan’a da giden Aydın, bu ülkede 20 civarında Alevi köyünün olduğunu ve 170 bin kişi civarındaki Türk azınlığın, beş bine yakının Alevi olduğunu söyleyerek sözlerine başladı.

Yunanistan’daki Alevi-Bektaşi toplumunun istekleri doğrultusunda haklarını vermesinin doğal olduğunu söyleyen Aydın, buna karşın alınan karara karşı temkinli.

“Yunanistan, Türk azınlığın haklarını tanımıyor. Alevilere sıcak bakmasına ihtiyatla karşılamak gerekir”

Yunanistan’ın ülkesindeki Türk, Arnavut, Makedon azınlıkların haklarını hiçbir zaman tam anlamıyla vermediğini öne süren Aydın:

“Yunanistan’da en az 170 bin (normalde 250 bin) Türk azınlığı yaşamaktadır. AB üyesi Yunan Devleti bu topluluğun çoğu hakkını kendilerine tanımamaktadır. Hala tam anlamıyla Türkçe konuşup, örgütlenip, kültürel faaliyetlerde bulunmalarına, hatta Türkçe tabelalarla dükkân bile açmasına bile izin vermemektedir. Yunan devletinin, sözde AB müktesebatıyla ilişkilendirerek ülkesindeki Alevilere sıcak bakmasına, onların haklarını vermek istemesine ihtiyatla yaklaşmak gerekir.”

“Alevi toplumu, Yunan ve Türk devletlerinin çatışma sahasında kalmasın”

Aydın:

“Tek dileğimiz şudur ki; Alevi-Bektaşi toplumu bu sefer de Yunan ve Türk devletlerinin milli politikalarının çatışma sahasında kalmasın, bunca yıllar çektikleri çilelere yenileri eklenmesin.”

celalfırat.jpg
Celal Fırat / Fotoğraf: istanbulalevitoplumu.com/cafemedyam

“Yunanistan’ın kararının Türkiye’ye örnek olmasını diliyorum”

Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat da Yunanistan’ın Alevilere haklarını tanımasını olumlu bulduğunu vurguladı. 

“Sosyal medyada bu konuda paylaşım yaptığım zaman bazı dostlarımızdan Yunanistan’a güvenilir mi yorumları geldi” diyen Fırat:

“Bu devirde bu yaklaşımları bırakmak lazım. Sevgi, barışı egemen kılmak gerekiyor. Yunanistan’ın aldığı bu kararı çok anlamlı buluyor ve Türkiye’ye örnek olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“Ziyaret ettikleri yeri resmi olarak tanıyın deyince yanaşmıyorlar”

Türkiye’de Alevilerin haklarının halen tanınmadığını ve devlet kademelerinde yer verilmediğini öne süren Fırat:

“Türkiye’de cemevlerine siyasiler, devletin erkanı dahil herkes geliyor, ziyaret ediyor. Belediyeler cemevlerini yapıyorlar. Buraya kadar sorun yok. Ancak ziyaret ettikleri yeri resmi olarak tanıyın dediklerinde buna yanaşmıyorlar. Bu anlayışın değişmesi gerekiyor.  Bu hakların artık Türkiye’de de tanınması gerekiyor.”

ALMANYA ALEVİ BİRLİKLERİ FEDERASYONU’NA (AABF) KAMU KURUMU STATÜSÜ

Almanya’da bir eyalet Aleviliği “üst seviyede” tanıyarak, AABF’yi kamu kurumu olarak kabul etti

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Parlamentosu, Aleviliği bir inanç grubu, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) kamu kurumu statüsü veren kararı oy birliğiyle onadı.

KARAR GENİŞ HAKLAR SAĞLIYOR

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Parlamentosu, bir süre önce gündeme getirilen Aleviliğin en üst seviyede bir inanç grubu olarak tanıdı.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) da bir kamu kurumu statüsü verildi. İlgili kararlar bugün yapılan toplantıda oy birliğiyle onadı.

Görüş veren Alevi temsilcileri, alınacak kararın Alevi tarihinde bir ilk olacağını söylemişti.

KARAR OY BİRLİĞİYLE ALINDI!

Alınan kararla ilgili AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat, açıklamada bulundu. 

Aynı zamanda Avrupa Aleviler Konfederasyonu Eşit Başkanı olarak da görev yapan Mat, alınan kararların geniş haklar sağladığını söyledi.

ALEVİLER: “KİLİSELER HANGİ HAKLARA SAHİPSE BİZ DE O HAKLARA SAHİP OLDUK”

Parlamentonda grubu bulunan bütün partilerin oy birliği ile statüye onay verdiğini belirten Mat, alınan kararın Aleviler adına getirileriyle ilgili şunları ifade etti:

“Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, yaklaşık 30 yıl önce bir dernek olarak kuruldu. Ardından Almanya’da Aleviler kendine özgü bir inanç topluluğu olarak kabul edildi. Bugün de Aleviler, Almanya’da bir inanç topluluğunun alabileceği en üst statü olan kamu tüzel kişilik statüsünü elde etti. Bunun üzerinde bir hak görünmüyor. Bu hak ile Almanya’da bir kamu kurumu olduk. Devlet ile göz hizasındayız. Daha bağımsız ve daha özgür faaliyetlerimiz olacak. Almanya’da kiliseler hangi haklara ve yetkilere sahipse biz de o haklara sahip olduk.”

HASTANE, ÜNİVERSİTE AÇMA GİBİ HAKLARI DA OLACAK

Bu hakkın Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na verildiğini ve böylece Alman devleti nezdinde federasyonun bir nevi ülkedeki Alevilerin temsilcisi olarak kabul edildiğini kaydeden Mat:

“Bir kamu kurumu gibi olduk. Kiliseler diyelim ki hastane ve çocuk yuvası açıyorlar, üniversite kurabiliyorlar. Biz de o haklara sahip olduk. Kapsamlı bir karar, birçok hakkı içeriyor?” 

“BU ÜLKENİN PARÇASI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ”

Vardıkları sonuçtan dolayı gururlu olduklarını belirten Mat:

“60 yıl önce buraya işçi olarak geldik. Gurbet diye geldiğimiz bu ülke vatanımız oldu. Bu yeni vatanımızda haklarımızın, özgürlüğümüzün, inancımızın, yolumuzun kabul edilmesi ve aynı zamanda bunların Anayasal güvenceye alınmasından dolayı mutluyuz. Bu ülkenin parçası olmaktan gurur duyuyoruz.”

aleviler.jpg
Mat, aynı hakların Türkiye’deki Alevilere de verilmesini talep ettiklerini söyledi / Fotoğraf: Hacıbektaş Belediyesi

KARAR EMSAL NİTELİĞİNDE, DİĞER EYALETLER DE KABUL EDECEK”

Alınan kararın emsal niteliğinde olduğunu söyleyen Mat:

“Önümüzdeki aydan itibaren diğer eyaletlerin de aynı hakları kabul etmesi için müracaatlara başlayacağız. Bu noktada bir sorun görünmüyor. Aynı hakları onlar da kabul edecektir.”

“AYNI HAKLARI, TÜRKİYE’DEKİ ALEVİLERE DE VERİLMELİ”

Söz konusu gelişmenin öncesinde veya sonrasında Türk makamlardan bilgi almak veya tebrik amaçlı kendilerine dönüş olmadığını söyleyen Mat:

“Bizi tebrik etmelerini değil, aynı hakların Türkiye’de yaşayan Aleviler için de benzer kararlar alınmasını ve hakların verilmesini talep ediyoruz.” 

NE OLMUŞTU?

“ALEVİLİĞİ BİR İNANÇ OLARAK TANIMAYA HAZIRLANIYORLAR”

Almanya Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Parlamentosu, Aleviliği bir inanç olarak tanımaya hazırlanıyor.

AABF Başkanı Hüseyin Mat:

“Aleviler böylece dünya tarihinde ilk defa en üst seviyeden tanınmış olacak.”

ADF Başkanı Celal Fırat:

“Gelişme, Alevi tarihinde yeni sayfa.”

ALMANYA, TÜRKİYE DIŞINDA EN ÇOK ALEVİ’NİN YAŞADIĞI ÜLKE.

Almanya’da Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Parlamentosu, 10 Aralık Perşembe günü Türkiye’yi de ilgilendiren bir gündemle toplanacak.

Parlamentonun gündeminde Alevilik ve Aleviler var. Almanya, Türkiye dışında en çok Alevi’nin yaşadığı ülke.

Almanya’da yaşayan 4 milyona yakın Türk vatandaşının veya kökenlinin yaklaşık 1 milyon civarında bölümünün Alevi inancına bağlı olduğu tahmin ediliyor.

Bundan dolayı Almanya’da kimi eyaletlerde isteğe bağlı olarak Aleviliğin okullarda seçmeli ders olarak okutulması yıllardır süren bir uygulama..

hüseyinmat.jpg
Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, alınan kararın onaylandığını başka eyaletlerinde benzer kararları alabileceğini ifade etti /  Fotoğraf: pirha.net

“DÜNYA TARİHİNDE İLK DEFA ALEVİLER, EN ÜST SEVİYEDEN TANINMIŞ OLACAK”

Son gelişmenin içeriğini öğrenmek üzere Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat ile görüştük.

Mat:

“10 Aralık günü Kuzey Ren Vestelya Eyaleti Parlamentosu’nun eyalet bakanlar kurulu tarafından önerilen, eyalet başbakanı olarak da onaylanan Alevilerin bir inanç topluluğu olarak kabulü kararını görüşeceğini belirtmeliyim..

Bu bir oylama olmayacak. Alınan karar parlamentoda okunacak. Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olacak..

Söz konusu karar ile dünya tarihinde ilk defa Aleviler yaşadıkları bir ülkede bir inanç toplumu olarak en üst seviyeden tanınmış olacak..

Bu karar zamanla diğer eyaletlerce de kabul edilecektir. Diğer dinler hangi hakka sahip oluyorsa bizler de aynı hakka sahip olmuş olacağız. Haklarımız devlet güvencesine alınmış olacak.”

450416-595721774.jpg
Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF) Başkanı Celal Fırat, kabul edilecek yeni kararlar Alevilik için yeni bir sayfa açılacağını söyledi / Fotoğraf: pirha.net

“10 ARALIK, ALEVİ TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA”

Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF) Başkanı Celal Fırat:

“10 Aralık 2020 tarihinde Alevi tarihinde yeni bir sayfa, yeni bir aşama olacak. Bu kazanımı basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuracağız.”

“DARISI TÜRKİYE’NİN BAŞINA”

“Başka ülkelerde yaşayan Alevilerin kazanımları bizi mutlu ediyor. Umut ediyorum ki Türkiye’de de  Alevilerin hak ve talepleri yerine gelsin. Ama herkesi aynı potanın içinde eritmek isteyen bir mantık bir zihniyetle karşı karşıyayız. İnsanların inançlarından, dillerinden, kültürlerinden ötekileştirmediği bir ülke özlemini duyuyoruz. Darısı Türkiye’nin başına diyorum.”

İLGİLİ HABERLER

© The Independentturkish / Ali Kemal Erdem

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top