SAĞLIK

MENİSKÜS

“Menisküsler, femur kondilleri ve tibia platosu arasında bulunan dairesel kama şekilli fibro-kartilajinöz 2 adet yapıdır. Temel olarak su ve Tip 1 kollajen liflerinden oluşmaktadır.”

Menisküs nedir, belirtileri nelerdir ?

Menisküs sadece sporcularda değil toplumun her kesiminde ve her yaşta ortaya çıkabilir.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr. Ahmet İnanır:

“Menisküs yırtıkları dize gelen ani bir darbe, dizde ani burkulma veya düşme sonrasında oluşabilir..

Menisküsler, femur kondilleri ve tibia platosu arasında bulunan dairesel kama şekilli fibro-kartilajinöz 2 adet yapıdır. Temel olarak su ve Tip 1 kollajen liflerinden oluşmaktadır. Diz ağrısı ile birlikte, şişlik, hareket kısıtlılığı, takılma, klick sesi, kilitlenme hatta boşalma hatta yürümede ve dengede bozulmalar bile görülebilir. Ana dokudan ayrılan yırtıklar, eklem arasında yer değiştirerek kilitlenmeye neden olur.”

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr. Ahmet İnanır menisküs hakkında önemli bilgiler verdi.     

MENİSKÜS / MENİSKÜS YIRTIĞI NEDİR ?

Menisküsler, femur kondilleri ve tibia platosu arasında bulunan dairesel kama şekilli fibro-kartilajinöz 2 adet yapıdır. Temel olarak su ve Tip 1 kollajen liflerinden oluşmaktadır.?

Menisküs yırtığı, dizde en sık meydana gelen, ağrılı ve zayıflatıcı bir kıkırdak yaralanması türüne verilen isimdir.  İnsanların dizlerinde, kaval kemiği ve uyluk kemiğin arasında bir yastık görevi gören C şeklinde iki kıkırdak parçası vardır. Bunlara menisküs adı verilir..

 Sürekli hareket eden kemikleri aşınmaya ve yıpranmaya karşı korur. Ancak menisküsün yırtılması, dizin bükülmesi ile gerçekleşebilecek bir durumdur. Bazı vakalarda aşınmış kıkırdağın bir parçası kopar ve diz eklemlerinin arasına sıkışarak dizin kilitlenmesine ve hareketin engellenmesine neden olur.

MENİSKÜS YIRTIĞI NEDEN OLUR?

Menisküs yırtıkları, özellikle futbol gibi karşılıklı fiziksel temas, yoğun tekmeleme ve hızlı koşu içerebilen sporların yanı sıra voleybol ve basketbol gibi atlama ve müdahale gerektiren sporlarda yaygın olarak görülür.. 

Menisküs yırtığı birey koşarken aniden yön değiştirdiğinde meydana gelebilir. Birçok vakada ön çapraz bağ yaralanması gibi diğer diz yaralanma türleri ile aynı anda görülür..

Menisküs yırtıkları, hareketli sporların yanı sıra menisküsün yaşla birlikte zayıflaması ve dejenere olması nedeniyle yaşlı bireylerde, özellikle yaşlı sporcularda özellikle görülen bir durumdur. 65 yaş ve üstü bireylerin % 40’ından fazlasında menisküs yırtığı görülebilir. 

MENİSKÜS NE İŞE YARAR ?

Diz eklemi üzerinde oluşan yüklenmelere ve darbelere karşı direnç sağlama yanında, yükü dağıtmak ve stabilizasyona katkıda bulunur. Ayrıca, menisküsler eklem kıkırdağının lubrikasyonu (kayganlık), beslenmesi ve propriyosepsiyonundan (eklemlerin, uzuvların, bağların, beyin tarafından algılanıp, bu bölgelerin en güvenli konumda tutulacağı yanıtların oluşturulması sürecinin adıdır ve proprioseptif süreç derin duyular tarafından yönetilir) sorumludur. Aksiyel yüklenmeyi karşılayan çevresel lifler ile bu lifleri bir arada tutan ve vertikal(dikey) ayrışmalarını engelleyen radiyal lifler bulunur. Bu bilgi çok önem arz etmektedir.

MENİSKÜS BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Diz ağrısının birçok nedeni arasında menisküs yaralanmaları çok önemli rol oynar. Diz ağrısı ile birlikte, şişlik, hareket kısıtlılığı, takılma, klick sesi, kilitlenme hatta boşalma hatta yürümede ve dengede bozulmalar bile görülebilir. Ana dokudan ayrılan yırtıklar, eklem arasında yer değiştirerek kilitlenmeye neden olur.

Hasta mediya(iç)l ve lateral(dış) eklem çizgisi hattında hassasiyet ve ağrı tarifler. Özellikle diz ekstansiyon(dizi doğrultma) hareketinde kayıp ve takılma saptanabiliyor.

Menisküs yırtığının belirti ve semptomları arasında bacağı bükme ve doğrultma zorluğu, dizde sürekli ağrı, sıkışma veya kilitlenme eğilimi, şişlik, ve yaralanma sırasında özellikle fark edilen patlama hissi bulunur..

Bu ağrı ilk aşamalarda çok ağır veya kötü olmayabilir. Hatta spor müsabakasını sürdürme imkanı bile olabilir. Ancak menisküs dokusu çevresinde iltihaplanma başladığı andan itibaren ağrı artacaktır.

MENİSKÜS YIRTIĞI NASIL ÖNLENİR?

Normal şartlar altında menisküs yırtıkları bir kaza sonucu oluştuğu için, önlenmeleri zordur. Ancak bazı yine de alınabilecek bir takım önlemler diz yaralanması riskini azaltabilir..

Bu önlemler arasında öncelikle düzenli egzersiz ile uyluk kasların güçlü ve dayanıklı tutmak gelir..

Ağır egzersizlere başlamadan önce ısınma hareketleri yapılmalıdır..

Birey egzersiz sürecinde, hareketler arasında vücuda dinlenmek için zaman tanımalıdır. Yorgun ve geç tepki veren kaslar bireyin yaralanma riskini artırabilir..

Giyilen ayakkabılar mutlaka yeterli desteği vermeli, ve ayağa doğru şekilde oturtularak kullanılmalıdır. Esneklik korunmalı, zorlayıcı hareketler sınırında bırakılmalıdır..

Egzersiz sürecinde antrenman yoğunluğu asla aniden artırılmamalı, yoğunluk yavaşça artırılıp azaltılmalıdır.

MENİSKÜS EN SIK KİMLERDE GÖRÜLÜR ?

Sıklıkla sporcularda görüldüğü için bir sporcu hastalığı olarak bilinse de ani dönme hareketleri ve aşırı yüklenme başta olmak üzere, diz travmaları ile ve yaşlanmanın bir sonucu olarak da karşımıza çıkabilmektedir.

MENİSKÜS YIRTIKLARI İLE ORTAYA ÇIKABİLECEK KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Menisküs yırtığı nedeniyle ameliyat olan bireylerin % 85 ila% 90’ı için kısa vadede çok iyi sonuçlar elde edilir. Ancak onarılamayacak kadar büyük bir menisküs yaralanması olan bireylerde uzun vadede diz artriti gelişme riski daha yüksek olabilir. .

Menisküs onarımı için yapılan cerrahi müdahaleler düşük risklidir ve nadiren komplikasyon görülür. Bu olası komplikasyonlar arasında deri sinirlerinin yaralanması, enfeksiyon ve diz sertliğini bulunur. Doktor enfeksiyonu önlemeye yardımcı olmak için bireye antibiyotik reçete edebilir. Buna ek olarak kan pıhtılarını önlemeye yardımcı olmak için kompresyon çorapları önerebilir.

MENİSKÜS TANISI NASIL KONULUR ?

Menisküs yırtıklarında, muayene ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile tanı konulmaktadır. Ancak hiçbir diz şikayeti olmayan kişilerde de yüzde 20 MR’da menisküs yırtıkları saptanabilmektedir. Buradan şu anlam çıkar; yırtığın olmasına bakılarak hemen ameliyat edilip bu kıymetli destek doku çıkartılıp atılmamalıdır.

Bir menisküs yırtığının teşhis edilmesi sürecinde için doktor bireye size kapsamlı bir fiziksel muayene gerçekleştirecektir. Bireyin yaralanmasının nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntıları öğrenmek isteyecektir..

Doktor travma kaynaklı kemik kırılması veya kas dokusunda ortaya çıkabilecek herhangi bir başka sorun ihtimalini ortadan kaldırmak için röntgen filmleri çekilmesini gerekli görebilir. Aynı zamanda diz kıkırdağının daha ayrıntılı bir değerlendirmesine izin veren bir MRI yani Manyetik Rezonans Görüntüleme taramasına da ihtiyaç duyulabilir.

MENİSKÜS TEDAVİSİ NASIL YAPILMALIDIR ?

Tedavide amaç sadece ağrıyı kesmek olmamalıdır. Çünkü sadece ağrı kesilmesi hedeflenir ise gelecek gün/ay/yıllarda dizdeki bozulmanın yolu da açılmış olacaktır..

Tedavide ameliyatsız yöntem sayısı oldukça çok sayılagelse de işin ehli bir uzman eli ile yapılan tedavi seçilmelidir..

*Bunlar arasında en önemli seçenek yeni gelişen ve rejeneratif yaklaşım olan kök hücre kombinasyonudur.

*Buna takviye olarak osteopatik manuel terapi, kinezyobantlama, proloterapi, nöralterapi, ozon terapi, kullanılabilmektedir.

Ayrıca gerekli egzersizler verilmeli ve gerekli kısıtlamalar(en başta kilo verme) yapılmalıdır ki bir ömür boyu çok gerekli olan bu kıymetli dokuyu koruma altına almış olalım. Aksi takdirde düşük dereceli yırtıklar ilerleyerek cerrahi tedavi gerektirebiliyor..

Kolayca alınması halinde eklem kayganlığı, ve pozisyon algılanması bozulacak ayrıca diz kireçlenmesine zemin hazırlanmış olunacaktır. Menisküs yırtığı bulunan hastalarda, artan kilo ile kıkırdak hacminde hızlı kayıp ve diz ağrılarında artış saptanmıştır..

Ayrıca, yüzde 1 kilo vermenin kıkırdak kaybında ve diz ağrılarında azalma ile sonuçlandığı gösterilmiştir. 

Bulguları ortadan kaldırmayı hedefleyen tedaviler yerine dokuyu tamir eden tedaviler önce düşünülmeli ve uygulanmalıdır. Ayırıcı tanıda, kıkırdak hasarları gibi diğer bozukluklar  mutlaka gözden geçirilmelidir..

Artan yaş ile birlikte, diz ekleminde artoz değişiklikleri  başlar ve gittikçe ilerler. Daha ileri yaş hastalarda, eğer menisküs yırtıklarına kıkırdak hasarı da eşlik ediyor ise, menisküs yırtığına yönelik uygulanacak cerrahi yöntemlerden yeterince iyi sonuçlar alınamamaktadır. Bu hastalarda cerrahi ile fizik tedavi arasında fark bulunmamaktadır..

Tedavide asıl amaç gelecek yıllarda  tekrarlamasını önlemek olmalıdır. Tedavide yırtığın yaşı(yılı), tipi ve yeri göz önüne alınmalıdır.

Menisküs yırtıkları, lokalizasyonuna göre avasküler(kanlanma olmayan) ve vasküler(kandan beslenen) bölgelerde bulunabilir..

*Vasküler bölgedeki yırtıkların konservatif olarak iyileşme kabiliyeti vardır. *Avasküler bölgedeki yırtıkların, cerrahi tamir sonrasında bile iyileşme yeteneği hayli düşüktür..

Yine akut yırtıklar aniden meydana gelirken kronik yırtıklar ise yıllar içinde yıpranma sonucunda ortaya çıkar. Yaşın ilerlemesi ile birlikte, menisküsün bozulma  süreci başlar. Artan yaş ile birlikte; menisküsün kalitesi azalmakta, su içeriği artmakta, hücresel içerik azalmakta, kollajen ve glukozaminoglikan oranları azalır. Bunun sonucunda, menisküs dejenerasyona ve yaralanmalara karşı dayanıksız hal almaktadır.

Dejeneratif menisküs yırtıkları, yaşlı hastaların yanı sıra fiziksel olarak aktif kişilerde de meydana gelebilmektedir.. 

7-8 tip menisküs yırtığı vardır(vertikal, longitudinal, oblik, radyal, horizontal, kök, kova sapı ve kompleks).

Radyal, oblik ve kova sapı yırtıkları dışındaki yırtıklara hemen cerrahi önerilmemelidir. Özellikle deplase kova sapı menisküs yırtığına bağlı kilitli diz varlığında cerrahi öncelikli düşünülmelidir. Cerrahi yöntemler içerisinde önce tamir ikinci planda menisektomi düşünülmelidir. Menisküsün yüzde 15-34’ünün çıkarılması dizdeki şok emici etkisini azaltmakta ve temas basıncını %35 oranında artırmaktadır. Bu da dizde kireçlenme hızını artırmak demektir.

Tedavi tercihinde çevresel liflerin devamlılığının bozulup bozulmadığı mutlaka dikkate alınmalıdır. Günümüze kadar, stabil menisküs yırtıkları olan orta yaş ve üstü kişilerde cerrahi tedavilerin fizik tedaviye üstünlüğünü gösteren yeterli kanıt bulunamamıştır.

MENİSKÜS YIRTIĞI NASIL GEÇER?

Menisküs yırtıklarının tedavi süreci genellikle yırtığın büyüklüğüne ve yerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Tedaviyi etkileyen diğer faktörler arasında bireyin yaşı, mesleği, günlük aktivite seviyesi ile bölgedeki diğer yaralanmaları bulunur. 

Menisküsün dış kısmı genellikle “kırmızı bölge” olarak adlandırılır. Bu bölgede oldukça yaygın ve etkili bir iyi bir kan dolaşımı mevcuttur ve bu bölgedeki yırtıklar eğer küçüklerse bazı vakalarda kendi kendine iyileşebilirler. Bunun aksine, menisküsün daha iç kısmında, kalan üçte ikilik kısma ise beyaz bölge adı verilir. Bu bölgede yaygın bir kan dolaşımı mevcut değildir. Bu bölgedeki yırtılmalar, bu bölgenin iyileşmesini sağlayacak parçacıkları taşıyan dolaşım sistemini oluşturan kan damarları kısıtlı olduğu için çok nadiren kendiliğinden iyileşebilir. 

Her menisküs yırtığı vakası ameliyat gerektirmez. Bireyin diziniz kilitlenmiyorsa, durum dengelendiyse, ağrı ilerlemiyorsa ve semptomlar ile belirtiler hafifliyorsa düzeliyorsa cerrahi olmayan tedavi yöntemleri yeterli olabilir. Bu durumda İyileşmeyi hızlandırmak için dizi dinlendirmek önemlidir.

Özellikle dizde ağrı hissediliyorsa, yürümek dahil olmak üzere fiziksel faaliyetleri sınırlamak önemli olabilir. Gerekli olduğu durumda koltuk değnekleri faydalı olacaktır. Dizde ağrıyı ve şişliği azaltmak için buz kullanmak faydalı olabilir. Ağrı ile şişlik geçene kadar, genellikle 2-3 gün boyunca her 3-4 saatte bir 15-20 dakika içinde buz bulunan torba ya da havlu ile buz kompresi uygulamak yararlı olabilir. 

Dizde meydana gelen şişliği kontrol etmek için elastik bir bandaj veya neopren tip bir kılıf ile dizi sarmak faydalı olabilir. Birey otururken veya uzanırken dizi havada tutmak için topuğunun altına bir yastık koymalıdır. 

İyileşme süreci boyunca koşma ve zıplama gibi, diz çevresindeki bacak kemiklerinin birbirine hızla çarptığı faaliyetlerinden kaçınmak önemlidir.

MENİSKÜS YIRTIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Menisküs tedavisi sürecinde doktor tavsiyesi ile antiinflamatuar ilaçlar kullanımı mümkündür. Steroidal olmayan anti-enflamatuar ilaçlar yani NSAID’ler dizde meydana gelen ağrı ve şişmeye karşı yardımcı olabilir. Ancak bu ilaçların kanama ve ülser riskini artırması gibi yan etkileri mevcuttur. Doktor tavsiyesi olmadan kullanılmaması gereken bu ilaçlar, sadece gerekli olduğu zamanlarda, ara sıra kullanılmalıdır. Dizdeki stresi azaltmaya yardımcı olmak için, doktor veya fizyoterapist tarafından önerilen germe ve güçlendirme egzersizleri yardımcı olacaktır.

Her menisküs yırtığı vakasında basit veya ilaçlı tedavi yöntemleri yeterli gelmeyebilir. Yırtığın büyük veya geniş olduğu olduğu, dengesizliğe yol açtığı yada kilitlenme belirtilerine neden olduğu vakalarda, dengesizliğe neden olan parçaları onarmak veya çıkarmak için ameliyat gerekebilir. Bu tıbbi müdahale prosedürü genellikle oldukça basittir ve operasyon sonrasında bireyin aynı gün eve dönmesi mümkün olabilir. Bir onarım yapılması durumunda dizde koruma için alçıya veya bir desteğe ihtiyaç duyulabilir. Bunun yanı sıra koltuk değneği kullanımı da mümkündür.

Menisküs yırtığı için cerrahi müdahale yapılması doktor tarafından gerekli görülürse, bunun için bir kaç seçenek mevcuttur. Artroskopik onarım sürecinde doktor bireyin dizinde küçük kesikler açarak yırtığı daha iyi gözlemlemek için bir artroskoptan yararlanacaktır.

Artroskop, ucunda bir ışığı ve bir kamerası bulunan küçük bir araçtır. Cerrahi müdahale sürecinde doktor menisküs yırtığı boyunca ince oklar gibi gözüken küçük aletler yerleştirecektir. Bireyin vücudu bunları zamanla emecektir. Artroskopik parsiyel menisektomi türü cerrahi müdahalede ise doktor, bireyin dizinin normal şekilde çalışabilmesi için yırtık menisküsün bir parçasını dışarı çıkaracaktır.

Artroskopik total menisektomi işlemi sürecinde ise doktor bireyin menisküs dokusunun tamamını alacaktır.

MENİSKÜS YIRTIĞI İÇİN YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ VE EVDE BAKIM

Menisküs yırtığının iyileşme süresi, dizdeki yaralanmanın ne kadar şiddetli olduğu da dahil olmak üzere bir dizi faktöre bağlıdır. Ameliyattan sonra tam iyileşme süreci, bireyin normal şartlardaki iyileşme hızına, yapılan işlemin türüne ve diğer faktörlere bağlı olarak 4 ila 6 hafta devam edebilir.

Tam menisküs onarımı durumunda bu süre üç aya kadar çıkabilir. Bir çok vakada ortaya çıkan komplikasyonları en aza indirmek ve iyileşmeyi hızlandırmak için ameliyattan sonra fizik tedavi yöntemlerine başvurulur. Bununla birlikte, doktor tavsiyesi ile iyileşme süreci boyunca bireyin diz ağrısını artırmayacak, koşucular için yüzme gibi yeni ve farklı bir spor faaliyeti sürdürülmesi mümkündür. Menisküs yırtığı tedavi sürecinde unutulmaması gereken nokta, acele edilmemesi gerektiğidir. Birey dizini ağrısız bir şekilde tamamen büküp, açabilene, dizdeki şişlik tamamen inene, yaralı diz, yaralanmamış diz kadar güçlü hale gelene ve yürürken, koşarken, koşarken veya zıplarken dizde hiç bir şekilde ağrı hissedilmeyene kadar eski fiziksel aktivite düzeyine dönmeye çalışmamalıdır.

İyileşmeden dizini tekrar eski seviyede kullanmaya başlayan bireyler, dizde daha fazla yaralanmaya, ve hareket ile esneklik yetilerinde kalıcı kayıplara neden olabilirler.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Acıbadem Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top