BİLİM & TEKNOLOJİ

YENİ NESİL “YAŞAYAN ROBOTLAR” ÜRETİLDİ!

Bu robotlara damarlar, sinir sistemleri ve algılayıcı hücrelerle görme yetisi kazandırılabileceğini belirten Levin, memelilerden alınacak kök hücrelilerle karada yaşayan robotlar yaratmanın da mümkün olduğunu söyledi.

Bilim insanları yeni nesil “yaşayan robotlar” üretti

Xenobot ismi verilen yaratıklar, “yeni bir organizma türü” diye nitelendi

Bilim insanları kurbağaların deri hücrelerinden kendini iyileştirebilen ve güçlendirebilen, minik ve canlı robotlar üretti.

Araştırmacılar bu tür organizmalara, Xenobot ismini veriyor. Bu isim, hücrelerin ait olduğu kurbağa türü Xenopus laevis’ten geliyor.

Aslında Xenobotlar, ilk kez geçen yıl üretilmişti. Şimdiyse o robotların arkasındaki ekip, tasarımlarını geliştirdi ve yeni yeteneklere kavuşturdu.

ABD’nin Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi’nden Michael Levin ve meslektaşları, küresel şekle sahip Xenobotlar oluşturmak için 24 saatlik kurbağa embriyolarından dokular çıkardı. Daha sonra bu dokular, minimum fiziksel manipülasyonun ardından, kendiliğinden küresel yapılara dönüştü. 

31 Mart’ta hakemli bilimsel dergi Science Robotics’te yayımlanan çalışmada, insanın rehberliği veya yardımı olmadan büyüyebilen ve eski nesilden daha hızlı hareket edebilen yeni nesil Xenobotlar, ayrıntılarıyla açıklandı.

Ayrıca bu yeni nesil, yalnızca bir hafta hayatta kalabilen seleflerinden üç ila 7 gün daha uzun yaşıyor. Ayrıca mavi ışığa maruz kaldığında çevrelerini bir dereceye kadar algılama yeteneğine sahip.

İlk bakışta bu Xenobotlar, suda yaşayan diğer mikroskobik canlılarla, örneğin amipler veya planktonlarla karıştırılabilir. Bazıları bulundukları labortatuvar kabındaki parçacıkların etrafında dönerken, bazıları da bir şey arıyormuş gibi ileri geri dolaşıyor.

Öte yandan bir kapta toplanan Xenobotlar bir topluluk gibi hareket de edebiliyor. Birbirlerinin varlığına karşılık veren organizmalar, kolektif faaliyetlere katılabiliyor. Bu da bir grup Xenobot’un bir görevi tamamlamak için birlikte çalışabileceği anlamına geliyor.

Çalışmanın bulgularını yorumlayan ve İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nde görev alan evrimsel biyolog Eva Jablonka, bunları “yeni bir organizma türü” diye niteliyor. 

Boyutları çeyrek milimetreyle yarım milimetre arasında değişen bu organizmalar, “yaşayan ve programlanabilen robotlar” diye biliniyor.

500 ve bin arasında canlı hücre barındıran bu organizmalar, robot diye anılsa da aslında tamamen organik dokuya sahip.

Xenobotların günümüzde birçok kullanım alanı olabilir. Bu minik organizmaların, okyanusları mikroplastiklerden ayrıştırmada, radyoaktif ve tehlikeli alanlara erişim sağlamada fayda sağlayabileceği ve hatta insan vücuduna belirli ilaçları taşıyabileceği düşünülüyor.

Araştırmada üretilen robotların görselleri ve boyutları da paylaşıldı
Fotoğraf altı yazısı,Araştırmada üretilen robotların görselleri ve boyutları da paylaşıldı

İlk kez kurbağaların kök hücrelerinden canlı robotlar üretildi

Amerikalı bilim insanları, Afrika pençeli kurbağalarından aldıkları kök hücrelerle dünyanın ilk “canlı makinesini” geliştirdi.

Bilim insanları, kendi kendine hareket eden, bir milimetreden daha küçük robotlar üretti.

Dünyada daha önce olmayan yeni bir yaşam formu olduğu belirtilen “Xenobot” adlı robotlar, yaralarını kendileri iyileştiriyorlar ve canlı organizmalar gibi ölüyorlar.

Bu robotların tıkanan damarların açılması, okyanusların mikro plastiklerden arındırılması ya da zehirli maddelerin bulunup yok edilmesi gibi alanlarda kullanılması umuluyor.

‘Canlı programlanabilir organizmalar’

İngiliz Guardian gazetesine göre, Massachusetts Tufts Üniversitesi Allen Keşif Merkezi’nin Direktörü Michael Levin, geliştirdikleri robotlar için “Bunlar, canlı programlanabilir organizmalar” dedi.

Robot bilimciler, robotların güçlü ve dayanıklı olması için genellikle metal ve plastik kullanmayı tercih ediyor. Ancak Levin ve ekibi robotlarını biyolojik dokulardan yaptı.

Evrimsel algoritmayla tasarlandı

Araştırmalarının sonuçları bilim dergisi Proceedings of the National Academy of Sciences’ta yayımlanan bilim insanları, robotlarını bir “evrimsel algoritmasıyla” geliştirdi.

Program, 500-1000 arası deri ve kalp hücresiyle rastgele üç boyutlu konfigürasyonlar oluşturdu. Her tasarım sanal bir ortamda test edildi. Kalp hücreleri atmaya başladığında robotların ne kadar yol aldığı ölçüldü. En iyi performans gösteren hücrelerle yeni tasarımlar yaratıldı.

Kalp hücreleri kendiliğinden kasılıp gevşeyebildiği için minik motorlar gibi bir işlev görüyor ve robotları itiyor. Robotların ömrü bir haftayla 10 gün arasında değişiyor.

Araştırmacılar robotların nasıl hareket ettiğini grafiklerle paylaştı
Fotoğraf altı yazısı,Araştırmacılar robotların nasıl hareket ettiğini grafiklerle paylaştı

Çalışma sırasında kurbağa hücreleri, canlı kalabilmeleri için bir su kabına konuldu. Tasarımlar, cımbız ve yakıcı aletlerle yapıldı. Bazı hücreler, düz bir çizgide hareket ederken bazıları daireler çizerek hareket etti ya da diğer hücrelerin arasına katıldı.

Michael Levin, Afrika pençeli kurbağası Xenopus laevis’ten esinlenilerek Xenobot adını verdikleri robotlar için “Bunlar çok küçük. Nihai hedefimiz büyüklerini yapmak” dedi.

‘Göz eklemek mümkün’

Bu robotlara damarlar, sinir sistemleri ve algılayıcı hücrelerle görme yetisi kazandırılabileceğini belirten Levin, memelilerden alınacak kök hücrelilerle karada yaşayan robotlar yaratmanın da mümkün olduğunu söyledi.

‘İnsanlığa tedhit değil’

Vermont Üniversitesi’nden doktora öğrencisi Sam Kriegman, bu robotların gelecekte sinir sistemi ve algı yeteneği olan versiyonlarının da yapılması olasılığının bazı etik sorunları beraberinde getirebileceğini belirterek “Bu deneyler, halka açık olarak yapılıyor. Toplumda bunu tartışabiliriz ve karar vericiler en uygun adımı atabilir” dedi.

Xenobot’ların insanlığa bir tehdit oluşturmasından kaygılanmadığını belirten Kreigman, “Videoyu izledikten sonra bu şeylerin dünyayı ele geçirmesinden korkmak zor” diye konuştu.

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe, Wired, New Scientist, Webtekno

BBC Türkçe

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top