GÜNDEM

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ FESHEDİLDİ

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı.

Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı.

Türkiye’de her gün kadınlar öldürülürken, kadına yönelik şiddet her geçen gün artarken ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ feshedildi. 

Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldı

Erdoğan’ın imzasını taşıyan kararda şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye Cumhuriyeti adına 11/5/2011 tarihinde imzalanan ve 10/2/2012 tarihli ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesi gereğince karar verilmiştir.”

SAADET PARTİSİ YÖNETİMİNİN AKSİNE TABANIN YÜZDE 81.3’Ü İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKILMASINI ONAYLAMADI

Son anket yayınlandı… Metropoll’ün araştırmasına göre Saadet Partisi yönetiminin aksine tabanın yüzde 81.3’ü İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını onaylamadı.

Diğer yandan, AKP seçmeninin yüzde 27,2’si, MHP seçmeninin is yüzde 31,5’i ‘İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasını onaylamıyorum’ dedi. Sözleşmeden haberi olmayanların oranı da yüzde 7,5 olarak belirlendi.

Hükümetin ’İstanbul Sözleşmesi’nden’ çekilmesi kararını onaylıyor musunuz?”

Katılımcıların:

  • Yüzde 52.3’ü “Onaylamıyorum” yanıtını verdi.
  • MHP’lilerin yüzde 44,4’ü İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını onayladı, yüzde 31.5’i onaylamadı.
  • AKP’li seçmenin yüzde 47,4’ü kararı onayladı, 27,2’si onaylamadı, 3,8’i kararsız olduğunu dile getirdi. AKP’li katılımcıların yüzde 10,3’ü ise İstanbul Sözleşmesi’nden habersiz olduğunu söyledi. 
  • CHP’lilerin 88,2’si hükümetin sözleşmeden çıkma kararını onaylamazken, 5,9’u kararı onayladıklarını belirtti.
  • İYİ Partili katılımcıların 7,8’i kararı onayladı, 79,1’i onaylamadıklarını belirtti.

İYİ PARTİ GENEL BAŞKANI MERAL AKŞENER, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHİ KARARINI DANIŞTAY’A TAŞIDI.

Akşener, yetki tartışmasına yol açan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını da istedi.

Akşener, İstanbul Sözleşmesi’nin iptalinde kamu yararı bulunmadığına dikkat çekerek:

“Sözleşmenin iptal edilmesinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadınlarının mağduriyetine sebep olacağı gözetilmelidir” dedi.

Akşener, Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’a başvurdu.

Akşener, iptal dilekçesinde Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın Anayasa’nın  90’ıncı maddesine aykırı olduğunu belirterek:

“….kanun hükmünde’ olduğu açık olan uluslararası sözleşmelere ilişkin tasarruf yetkisi kural olarak yasama organına aittir. Sadece ilgili maddelere bakıldığında da açıkça görüleceği gibi  Anayasa’ ya aykırılık iddiasıyla itiraz yoluna başvurulması talebimize konu bu düzenleme; yasama organına ait olan uluslararası sözleşmelerle ilgili bu tasarruf yetkisini, Anayasa’nın 6. maddesi hilafına Cumhurbaşkanı tarafından kullanılmasına cevaz vermektedir. Nitekim dava konusu 3718 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı da anılan düzenlemeye dayalı olarak tesis edilmiştir” dedi.

“TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞURUR”

Akşener, İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin, “telafisi imkansız zararlar doğuracağının” altını çizerek:

“Anayasaya aykırı olarak tesis edilen idari işlemin uygulanması halinde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) kapsamında hakları korunan vatandaşların, telafisi güç veya imkansız zararlara uğrayacağı açıktır” diye vurguladı.

“KAMU YARARI YOK”

Akşener, İstanbul Sözleşmesi’nin feshinde kamu yararı bulunmadığını kaydederek, şu değerlendirmede bulundu:

“Zira, davaya konu idari işlem tesis edilirken herhangi bir gerekçe yahut amaç bildirilmediği de göz önünde bulundurulmalıdır. İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesinde herhangi bir kamu yararı bulunmadığı, aksine sözleşmenin iptal edilmesinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadınlarının mağduriyetine sebep olacağı gözetilmelidir.”

Akşener, sözleşmeyi feshetme yetkisinin TBMM’de olduğunu da anlatarak, bu sözleşmenin feshini gerektirecek bir durum olmadığını da vurguladı.

Akşener, bu kararın gerekçesinin açılanmasını da talep ederek:

“Somut olay özelinde yetki yönünden hukuka aykırılık içeren işlemde, bununla bağlantılı olarak herhangi bir takdir yetkisinin varlığından da söz edilemeyecek olmakla birlikte; bir an için aksi varsayıldığında burada; idareyi, sözleşmeyi feshetmek yönünde işlem yapmaya sevk eden maksadın açıklanması zarureti karşımıza çıkmaktadır” dedi.

KARARNAMENİN DE İPTALİNİ İSTEDİ

Akşener, ayrıca 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. Maddesi’ndeki “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” hükmünün de Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti.

Akşener, milletlerarası anlaşma “hükümlerini uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” yetkisini Cumhurbaşkanı’na veren hükmün Anayasa’nın 6, 87, 90 ve 104. maddelerine aykırı olduğunu kaydederek, hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını istedi.

FENERBAHÇE: “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ FESİH KARARI TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

Sarı-lacivertli kulüp, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını eleştirdi ve “yeniden gözden geçirilsin” dedi.

  Fenerbahçe Spor Kulübü, geçen hafta cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine tepki gösterdi. Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada fesih kararının üzüntü yarattığı belirtildi ve “Kararın gözden geçirilmesini talep ediyoruz” denildi

Yazılı açıklamada, sözleşmenin kaldırılması sonrasında oluşacak toplumsal sorunlardan endişe duyulduğu aktarıldı.

Kulübün açıklaması şöyle:

“Geride bıraktığımız hafta sonu İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine dair kararı üzülerek öğrendik. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin, kadın erkek eşitliğinin sağlanması adına hayata geçirdiği HeForShe kampanyasını iki yıldır destekleyen, kadınlar ve kız çocuklarının toplumda ve sporda özgürce, eşit şartlar altında yer alması adına pek çok çalışma yürüten, kadınlara yönelik şiddetin insan hakları ihlali olduğunu bilerek en yüksek sesle; “Kadına Şiddet Suçtur! Ortak Olma Seyirci Kalma!”

FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ olarak, sözleşmenin yürürlükten kaldırılmasının toplumsal sonuçlarından endişe duyduğumuzu vurgulamak istiyoruz.

Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı ve şiddeti önlemeye yönelik önemli bir adım olan İstanbul Sözleşmesi’ni tüm toplumumuzun ortak menfaati için gözetmemiz gerektiğine inanıyoruz ve bu doğrultuda fesih kararının yeniden gözden geçirilmesini talep ve rica ediyoruz

TÜSİAD: “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHİ ÇARPIK ZİHNİYETİ BESLER”

TÜSİAD’dan yapılan açıklamada, Erdoğan’ın imzaladığı kararla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı alınmasının açıklanmasına tepki gösterildi.

Açıklamada:

“İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kadına yönelik her türlü şiddeti besleyen çarpık zihniyeti cesaretlendirir..

Çağrımız; kadına yönelik şiddeti sonlandırma yolunda atılmış hiçbir adımdan taviz verilmemesidir.”

“TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN SONUÇLAR DOĞURUR

TÜSİAD:

 “İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kadına yönelik her türlü şiddeti besleyen çarpık zihniyeti cesaretlendirir. Türkiye’nin, tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmesi, kadına yönelik her türlü şiddeti besleyen çarpık zihniyeti cesaretlendirir. Devletin şiddete karşı sürdürdüğü mücadelesini ise kolaylaştırmadığı gibi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Kadına yönelik her erkek şiddeti vakası, İstanbul Sözleşmesi’nin eksikliğini vicdanlara hatırlatacaktır. 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi, şiddetle mücadelenin en
önemli dayanaklarıdır.”

SİYASETE KONU EDİLMEMELİ

TÜSİAD:

 “Geçtiğimiz yıl İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çekilmesi tartışmaları gündeme geldiğinde, toplumun pek çok farklı kesimi Sözleşme’ye sahip çıkmış, siyaset alanında da ortak vicdan harekete geçmişti. Zira; hangi görüşe bağlı olursa olsun, tüm siyasi partilerin ve toplum kesimlerinin şiddete karşı birleşmesi insani bir sorumluluktur. İstanbul Sözleşmesi, yapılan karalama ve çarpıtmaların aksine, kadına yönelik her türlü şiddetle mücadele için, kim olursa olsun şiddet mağdurunu korumak için vardır. İnsan haklarını koruyan İstanbul Sözleşmesi, siyaset alanının mücadelelerine konu edilmemelidir.”

“TAVİZ VERİLMEMELİ”

TÜSİAD:

“Unutulmamalıdır ki; kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. İstanbul Sözleşmesi aynı zamanda dayanağını insan haklarından alan uluslararası bir taahhüttür. Üzülerek görmekteyiz ki bugün alınan karar, uluslararası kamuoyu nezdinde de ülkemizin insan hakları açısından itibarını zedelemektedir. Çağrımız; kadına yönelik şiddeti sonlandırma yolunda atılmış hiçbir adımdan taviz verilmemesidir. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararının geniş kamuoyu vicdanına kulak verilerek yeniden değerlendirilmesi, şiddetle mücadelede sıfır tolerans anlayışının en büyük göstergesi olacaktır”

“CUMHURBAŞKANI YETKİSİNİ AŞTI, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YÜRÜRLÜKTE”

Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi ile İstanbul Barosu, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilinemeyeceğini belirterek açıklama yaptı.

 Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi ile İstanbul Barosu, İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilmesine yaptıkları yazılı açıklamalarla tepki gösterdi.

Ankara Barosu:

“Cumhuriyetin kuruluşunda eşit yurttaşlık ile başlayan ve kadınların toplumun her alanında erkekler ile eşit olmasını hedefleyen politikalardan, bu gece yarısı, daha birkaç hafta önce ‘insan hakları eylem planı’ açıklaması yapmış olan Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan karar ile hukuka aykırı şekilde geri adım atılmıştır.”


İstanbul Barosu:

“TBMM tarafından onaylanan İstanbul Sözleşmesi yürürlüktedir.”

ANKARA BAROSU ANAYASAYI HATIRLATTI

Sözleşmeden çekilme kararının hukuken kabul edilemeyeceği belirtilen Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi’nin açıklamasında Cumhurbaşkanı kararıyla sözleşmenin fesih edilmesinin anayasaya aykırı olduğu belirtilerek şunlar kaydedildi.

KANUNUN YÜRÜRLÜĞÜNE İDARİ İŞLEMLE KARAR VERİLEMEZ” 

“Usulüne uygun yürürlüğe giren bir uluslararası anlaşma öncelikle bir kanundur. Bir kanunun yürürlüğüne bir idari işlemle karar verilemez. Uluslararası anlaşmalar, kamu hukukunun usul ve yetkide paralellik ilkesi uyarınca aynı usulle ve aynı yetki kuralları izlenerek kaldırılmalıdır.

İstanbul Sözleşmesi Anayasa’mızın 90. maddesi uyarınca yürürlüğe girmiş bir uluslararası anlaşmadır ve Anayasa’nın 87. maddesi uyarınca söz konusu uluslararası anlaşmanın onaylanması, değiştirilmesi ve en önemlisi feshedilmesi TBMM’nin yetkisindedir. Kaldı ki, İstanbul Sözleşmesi’nin feshini haklı gösterecek hiçbir sosyal, hukuki ve akla uygun gerekçeden bahsetmek mümkün değildir.”

“CUMHURBAŞKANI YETKİLERİNİ AŞTI

 “Cumhurbaşkanı yetkilerini aşmıştır! 6771 Sayılı Yasayla değişik Anayasanın 104. maddesi Cumhurbaşkanına kararname yoluyla asli düzenleme yetkisi vermiştir. Ancak bu asli düzenleme yetkisi, yürütme yetkisine ilişkin olup, sınırsız değildir. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin sınırları Anayasa madde 104 uyarınca çizilmiştir. Buna göre insan hakları kapsamında; temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevlere ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri yoluyla temel hak ve özgürlükler kısıtlanamayacağı gibi bu Kararnamelerin verdiği yetkiye dayanarak çıkarılacak idari kararlar aracılığıyla evleviyetle bu yola gidilemeyeceği açıktır.”

MÜMKÜN OLMADIĞI ORTADA

 “İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddeti bir insan hakları ihlali olarak tanımlar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı ihlallerle mücadele eder. Unutulmamalıdır ki, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadın, erkek, çocuk ve LGBTİ+ bireylerin tamamına zarar veren ve temel hak ve hürriyetlerini hiçe sayan bir sorundur. Bu yönüyle sözleşme, toplumun tamamının temel insan haklarını korumayı hedeflemektedir. Bu Sözleşmeden bir idari işlem niteliğindeki Cumhurbaşkanlığı kararı ile çıkılmasının yasama yetkisinin devri ve fonksiyon gaspı anlamına geleceği ve mevcut Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi açısından da bunun mümkün olmadığı ortadadır.”

SÖZLEŞME GEÇERLİLİĞİNİ KORUYOR

 “Tüm bu yönleri ve uluslararası hukuk teamülleri gereği, yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı fonksiyon gaspı niteliğinde ve Anayasaya aykırı olup, Sözleşme geçerliliğini korumaktadır. Unutulmamalıdır ki, insan hakları mücadelesi, hiçbir gerici kara propaganda ve siyasi hamleye kurban edilemeyecek büyüklükte ve evrensel bir mücadeledir. Bugün sevinç naraları atan, kara propaganda sahiplerini de koruyacak olan hukukun kendisidir. Kadınların insan hakları mücadelesi artan bir dayanışma ile devam edecektir. Anayasayı hiçe sayarak yayımlanmış olan bu kararı kabul etmiyor, İstanbul Sözleşmesi kapsamındaki uluslararası yükümlülüklerimiz çerçevesinde insan hakları mücadelesini sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.”

‘SÖZLEŞME NEDEN FESHEDİLEMEZ?’

“İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanı Kararı ile Neden Feshedilemez?” başlıklı bir açıklama yapan İstanbul Barosu ise şunları kaydetti:



“KARAR YOK HÜKMÜNDE

“İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanı kararı ile feshedilemez. İstanbul Sözleşmesi, Anayasamızın 90. maddesine göre usulüne uygun olarak 24 Kasım 2011 tarihinde TBMM tarafından onaylanmış bir uluslararası Sözleşmedir. 6251 sayılı onaylamayı uygun bulma Kanunu uyarınca, İstanbul Sözleşmesinin “Yürütme tarafından feshedilmesi hakkındaki karar” yok hükmündedir..

Nitekim, 20 Mart 2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazetede görüldüğü gibi, “İstanbul Sözleşmesinin feshi hakkında karar” YASAMA BÖLÜMÜ başlığı altında KANUNLAR Bölümünde değil; YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ başlığı altında “İl sınırlarının değiştirilmesi, acele kamulaştırma gibi” CUMHURBAŞKANI KARARLARI arasında yayınlanmıştır..

“Yürütme yetkisiyle” kanun hükmünde olan onaylanmış bir uluslararası sözleşme feshedilemez. Dolayısıyla, iç hukukumuzda kanun niteliğinde olan bu Sözleşme ancak ve ancak yasama yetkisini elinde bulunduran Meclisin iradesi ile feshedebilir.”


“CUMHURBAŞKANI KARARNAMESİ ÇIKARILAMAZ

 “İstanbul Sözleşmesi şiddetle mücadele konusunda bir insan hakları sözleşmesidir. Anayasamızın 104. maddesinde, ”temel haklar, kişi hakları konusunda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamaz” hükmüne yer verilmiştir. İstanbul Sözleşmesi, insan hakları ihlali olan kadına ve aile içi şiddeti önlemek, mağduru korumak amacıyla TBMM tarafından kabul edilmiş bir uluslararası sözleşme olduğundan, bu konuya ilişkin bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamaz; çıkarılmış olsa dahi buna dayanarak bir yürütme yetkisi kullanılması yok hükmündedir.”


FESİH YETKİSİ VERİLMEDİ

 “Ayrıca, 15.07 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan “Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde” Cumhurbaşkanına Uluslararası Sözleşmeleri “feshetme yetkisi” verilmemiştir. 20 Mart 2021 tarih, 31429 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 3718 sayılı kararda ise “sözleşmenin feshedildiği” belirtilmiştir. Bu karar yetki açısından da yok hükmündedir.”


“SÖZLEŞME YÜRÜRLÜKTE

 “Sonuç olarak; 20 Mart 2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazetede görüldüğü üzere, “İstanbul Sözleşmesinin Feshedilmesi Hakkında Karara” Yasama Bölümünde değil; YÜRÜTME VE İDARE Bölümünde yer verilmesi yok hükmünde olduğunun ilanı niteliğindedir. İstanbul Sözleşmesi’nin “Sözleşme’nin feshi” başlıklı 80. maddesine göre Sözleşme’nin feshedilebilmesi için Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirimde bulunulması gerekmektedir. Sözleşme’nin feshi, bildirimin Genel Sekretere ulaşmasından itibaren üç aylık sürenin bitimini izleyen ayın birinci gününde yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla 24 Kasım 2011 tarihinde TBMM tarafından onaylanan İstanbul Sözleşmesi yürürlüktedir.”


“SÖZLEŞMEYE SAHİP ÇIKACAĞIZ

 “İstanbul Barosu olarak, bir insan hakları ihlali olan şiddetin önlenmesi amacıyla TBMM’de oybirliğiyle onaylanmış olan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin yok hükmünde olduğunu ve İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkacağımızı, uluslararası sözleşmelerin eksiksiz bir şekilde uygulanıp hayata geçirilmesi için bu konunun takipçisi olacağımızı ve mücadelemizi sürdüreceğimiz kamuoyuna duyururuz.”

İBRAHİM KABOĞLU: “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHİ ANAYASAMIZ AÇISINDAN İMKANSIZDIR ”

CHP İstanbul Milletvekili, TBMM Anayasa Komisyonu CHP Grup Sözcüsü ve Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği Başkanı İbrahim Kaboğlu:

“Sözleşmenin feshi, Anayasamız açısından imkansızdır.” dedi.

CHP'li Kaboğlu: “İstanbul Sözleşmesi’nin feshi Anayasamız açısından imkansızdır”

“FESİH KARARI, ANAYASA AÇISINDAN İMKANSIZ”

Kaboğlu:

“Kadınların yaşam hakkına ilişkin olan İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanlığı Kararıyla feshi, Anayasamız açısından imkansızdır. Hukuken yok hükmündeki karar Cumhuriyetin 100. yılına giderken demokratik cumhuriyetle tek kişi yönetimi arasındaki tercihte safların belirlenmesidir.”

ÖYKÜ SERTER’DEN BAKAN ZEHRA ZÜMRÜT SELÇUK’A SERT TEPKİ:

“NE YÜZLE ÇIKIP HALA KONUŞABİLİYORSUNUZ?”

Sunucu Öykü Serter, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zümrüt Zehra Selçuk’un İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine yönelik paylaşımını alıntılayarak sert tepki gösterdi.

Serter:

“Ne yüzle çıkıp hala konuşabiliyorsunuz, bir kadın olarak ne yüzle? Siz katillerle saf tutun, biz sarılırız kız kardeşlerimizle.”

Öykü Serter'den Bakan Zehra Zümrüt Selçuk'a sert tepki: Ne yüzle çıkıp hala konuşabiliyorsunuz?

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zümrüt Zehra Selçuk:

“2002’den bu yana Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan liderliğinde ülkemizdeki tüm kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal hayata katılımını desteklemek için önemli düzenlemeleri hayata geçirdik.

Kadın haklarının teminatı, Anayasamız başta olmak üzere, iç mevzuatımızdaki mevcut düzenlemelerdir. Hukuk sistemimiz ihtiyaca göre yeni düzenlemeleri hayata geçirebilecek kadar dinamik ve güçlüdür.

Kadına yönelik şiddet her şeyden önce bir insanlık suçudur ve bu suçla mücadele bir insan hakları meselesidir. Aslolan ilkelerdir. Bu doğrultuda şiddetle mücadelemizi dün olduğu gibi bugün de yarın da sıfır tolerans ilkesi ile kararlılıkla sürdüreceğiz.”

“AR EDER DE AZ SUSAR İNSAN!”

Öykü Serter:

  “Ar eder de az susar insan! Varilde gencecik kadın yakıldı üzerine beton döküldü bu ülkede..Ne yüzle çıkıp hala konuşabiliyorsunuz, bir kadın olarak ne yüzle? Siz katillerle saf tutun, biz sarılırız kız kardeşlerimizle.. ” 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KARARNAME İLE FESHEDİLEMEZ İTİRAZLARINA AKP’DEN YANIT

Türkiye, Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. Avukatlar, kanun hükmünde olan İstanbul Sözleşmesi’nin karaname ile feshedilemeyeceği görüşünde.

Bu itirazlara, AKP’den yanıt partinin Genel Sekreteri Fatih Şahin’den geldi.

İstanbul Sözleşmesi karaname ile feshedilemez itirazlarına AKP'den yanıt

AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin, İstanbul Sözleşmesi’nin 80’inci maddesinde, sözleşmenin feshinin düzenlendiğini belirterek:

“Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karar verilmiş. Bu karar uluslararası hukuka ve iç hukukumuza uygundur” dedi.

AKP’li Şahin, Twitter hesabından Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Şahin, uluslararası hukukta, çok taraflı bir sözleşmenin taraflarından birinin, sözleşmenin kendisi açısından bağlayıcılığını sonlandırmaya dair tek taraflı irade bildiriminin ‘çekilme’ olarak adlandırıldığını söyledi.

Şahin:

“1969 tarihli Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 54 ve 56’ncı maddeleri, çekilmeye ilişkin hüküm içeren ve içermeyen andlaşmalar bakımından çekilme işleminin ne şekilde olacağına dair düzenlemeler içermektedir. Viyana Sözleşmesi’nin 54’üncü maddesine göre, andlaşmada özel olarak bu hususun düzenlenmiş olması halinde çekilmenin andlaşma hükümlerine göre gerçekleştirilmesi mümkündür” dedi.

‘ULUSLARARASI HUKUKA UYGUNDUR’

Şahin, İstanbul Sözleşmesi’nin 80’inci maddesinde, sözleşmenin feshinin düzenlendiğini kaydederek:

“Buna göre, taraflardan herhangi biri, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yapacağı bir bildirimle, herhangi bir zaman bu Sözleşmeden çekilebilecektir. İç hukukumuz bakımından ise, milletlerarası andlaşmaların uygulanmasının durdurulması ve bu andlaşmaların sona erdirilmesi yetkisi Cumhurbaşkanlığı’na tanınmıştır. 244 sayılı Kanuna göre, TBMM tarafından uygun bulma kanunu çıkarılması gerekenler dahil olmak üzere, andlaşmalar arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın andlaşmaların uygulanmasının durdurulması veya sona erdirilmesi konusunda Cumhurbaşkanlığı yetkilidir. Cumhurbaşkanımız bu yetkisini kullanmış, Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karar verilmiş. Bu karar uluslararası hukuka ve iç hukukumuza uygundur” ifadesini kullandı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHİNE DAİR

20 Mart 2021 günü yayınlanan Resmi Gazete tarihe ‘kara leke’ olarak geçecek kayıtlardan biridir.

Düşünün ki, şiddeti önlemek adına milletin iradesini kullanan TBMM’nin onayıyla imzalanan bir sözleşmeden bir erkek veya bir avuç erkek kendi iradesiyle çıkıveriyor. Bu durum hem hukuk devletine hem demokratik ilkelere hem cumhuriyet değerlerine hem de akla mantığa toptan aykırıdır.

Hepimiz göğsümüzde kocaman bir taşla uyandık bugünün sabahına. En baştan şunu söyleyelim ve kendimizi telkin edelim; biz var olduğumuz sürece umut vardır, umudumuz bitmişse, inadımız devreye girmelidir. Çünkü tarihin ve ülkenin bu zifir kara diliminde mücadele etmek aynı zamanda bir şanstır. Daha güzele varacağı kesin olan bir geçişte çorbada tuzu olmaktır. Yıkmayalım gözlerimizi yere, başı dik tutalım, bir arada kalalım. Ve unutmayalım, sınırları aşsa da öfkemiz, gülmek devrimci bir eylemdir.

Bu konuda hızlı ve kısa bir hukuki bilgilendirme yapmak isterim:

İstanbul Sözleşmesi’nin 80. Maddesi taraf devletlerin Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’ne yapacağı bir bildirimle İstanbul Sözleşmesi’ni feshedebileceğini belirtir. Ardından ekler; bu bildirimden itibaren 3 ay sonra Sözleşme’nin feshi yürürlüğe girer. Yani, öncelikle bilelim ki bu Sözleşme’den halen çıkmış değiliz.

Bununla birlikte Anayasa 90. Madde ilk fıkra gereği; Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak sözleşmelerin onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. Dolayısıyla İstanbul Sözleşmesi, TBMM’nin iradesiyle onaylanmıştır ve ancak aynı usulle yani TBMM iradesiyle bu Sözleşme’den çıkılır.

Düşünün ki, şiddeti önlemek adına milletin iradesini kullanan TBMM’nin onayıyla imzalanan bir sözleşmeden bir erkek veya bir avuç erkek kendi iradesiyle çıkıveriyor. Bu durum hem hukuk devletine hem demokratik ilkelere hem cumhuriyet değerlerine hem de akla mantığa toptan aykırıdır.

Bu noktada, 9 no’lu Cumhurbaşkanı Kararnamesi’nin 3. Maddesinden bahisle uluslararası sözleşmelerden cumhurbaşkanı kararnamesiyle çıkılabileceğini savunanlar var. Hayır, bu mümkün değil. Zira, Anayasa’nın 104. Maddesi temel hak ve özgürlüklerin cumhurbaşkanı kararnamesiyle düzenlenemeyeceğini açıkça belirtir. İstanbul Sözleşmesi de şiddete maruz bırakılan herkesin başta yaşam hakkı olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerine ilişkindir. Kadınların ve tüm şiddete maruz bırakılanların doğuştan kazandığı haklar, bir erkeğin iki dudağı arasına bırakılamayacak kadar mühimdir, hayatidir.

“Hukuk mu kaldı ki, komik olmayın” diyenlere; hak mücadelesi evde, sokakta, işyerinde, yargıda, mecliste, her yerde verilen bütüncül bir mücadeledir. Meselenin hukukunu da anlatmak durumundayız. Dolayısıyla, diğer alanlarda var olurken, tüm hukuki başvuru yollarını da kullanmalıyız.

Şunu da bilelim; uygulamak isteyene yasa çok. İstanbul Sözleşmesi, şiddeti üreten zihniyeti ortadan kaldırmaya yönelik bir sözleşmedir. Şiddet üreten zihniyeti, İstanbul Sözleşmesi olmadan da kaldırabiliriz. Esas olan zaten budur. Ama İstanbul Sözleşmesi’ni de henüz tam olarak kaybetmiş değiliz.

Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararnamesine karşı doğrudan iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilecektir. Normal şartlarda, Anayasa Mahkemesi’nin 90. ve 104. maddeleri başta olmak üzere, Anayasa’ya aykırılıktan bu kararnameyi iptal etmesi gerekir. Dileriz, yargı yetkisini bağımsız ve tarafsız olarak kullanır.

Kadın mücadelesinin daima yükselen bir hareket olduğunu her fırsatta dile getiriyorum. Yine olacak. Birilerinin gitme paniği bunlar. Oysa biz hep buradaydık, burada olacağız ve yolumuza da devam edeceğiz. Uzun ya da kısa, engebeli ya da düz; fark etmez. Çünkü haklı olan biziz, hiç aklımızdan çıkarmayalım

Duvar/ Tuba Torun

Son dakika... Kemal Kılıçdaroğlu'ndan İstanbul Sözleşmesi kararıyla ilgili ilk tepki

CHP LİDERİ KEMAL KILIÇDAROĞLU, TÜRKİYE’NİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPTI

Kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu, “Haklarınıza, hukukunuza sahip çıkınız. Sizin hayatınızı cehenneme çevirenlerin kimler olduğunu iyi öğreniniz”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine sosyal medya hesabından video mesajıyla tepki gösterdi.

“İktidardaki zorbaya kadınlar dersini verecek. İstanbul Sözleşmesi geri gelecek” diyen Kılıçdaroğlu’nun mesajı şöyle:

“Sevgili halkım. Bir devlet gece yarısını kararnamesiyle yönetilemez. Bir gece yarısı kararnamesiyle 42 milyon kadının hakkı hukuku onların ellerinden alınamaz. Bu videomu izleyen bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum: Haklarınıza sahip çıkınız.?

Hukukunuza sahip çıkınız. Sizin hayatınızı cehenneme döndürenlerin kimler olduğunu iyi öğreniniz. Kız çocuklarınızın hakkına hukukuna sahip çıkınız. Ben söz veriyorum. Her zaman, her yerde, her ortamda bütün kadınların hakkına, hukukuna sahip çıkacağım..

Adalet neredeyse orayı arayacağım. Adaletten yana olacağım. Sizden yana olacağım. Sizin hakkınızdan hukukunuzdan yana olacağım. Sizin hakkınızı, hukukunuzu her platformda savunacağım.”

CHP Ankara Milletvekili Taşçıer’den Erdoğan tweeti hatırlatması: “Tek adam rejimi karanlığa sürüklüyor”

Erdoğan tarafından imzalanan kararname ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, Erdoğan’ın sosyal medya paylaşımını da hatırlatarak:

” Tek adam rejimi memleketi derin bir karanlığın içine sürüklüyor. Kadın yaşamı tehdit altında!” şeklinde tepki gösterdi.

CHP Ankara Milletvekili Taşçıer'den Erdoğan tweeti hatırlatması: Tek adam rejimi karanlığa sürüklüyor

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer sosyal medyadan tepki gösterdi. Taşçıer, Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi imzalandıktan sonra yaptığı paylaşımı hatırlattı.

Erdoğan, 3 Haziran tarihinde, “Kadına şiddet artık insan hakkı ihlali… Sözleşme Türkiye’nin öncülüğünde hazırlandı” paylaşımında bulunmuştu.

Taşçıer ise Erdoğan’ın o günkü sosyal medya paylaşımını alıntılayarak:

 “İstanbul Sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan bu paylaşım, sözleşmeden çıkıldığı bugün bize şunu anlatıyor; Türkiye’de kadına şiddet artık insan hakkı ihlali değil! Tek adam rejimi memleketi derin bir karanlığın içine sürüklüyor. Kadın yaşamı tehdit altında!” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR? 

İstanbul Sözleşmesi uluslararası hukukta, şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın bir sonucu olduğunun vurgulandığı ilk sözleşmedir. 

İstanbul  Sözleşmesi fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet her tür şiddetle mücadele konusunda “Önleme, Koruma, Kovuşturma ve Destek Politikalarından” oluşan dört temel yaklaşım içeren ilk sözleşmesidir. 

İstanbul Sözleşmesi, aynı zamanda şiddetle mücadelede bağımsız bir izleme mekanizması bulunan ve yaptırım gücü olan bağlayıcı ilk sözleşmedir. 

“Geleneksel dokumuzu muhafaza edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle ilgili konuştu.

Fuat Oktay:

“Türk kadınının toplum içindeki itibar ve saygınlığını layık olduğu seviyelere çıkartmak adına verdiğimiz samimi mücadeleyi, geleneksel toplumsal dokumuzu da muhafaza ederek daha ileri noktalara taşımak azmindeyiz.”

İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından 11 Mayıs 2011’de imzaya açıldı ve 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi. Tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan ve kadın-erkek eşitliğini sağlamayı, kadına karşı şiddeti önleyecek mekanizmaların oluşturulmasını öngören Sözleşme, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedildi. 

Sadece kadınların değil tüm bireylerin aile içi şiddete karşı korunmasını da amaçlayan Sözleşmeyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay:

“Türk kadınının toplum içindeki itibar ve saygınlığını layık olduğu seviyelere çıkartmak adına verdiğimiz samimi mücadeleyi, geleneksel toplumsal dokumuzu da muhafaza ederek daha ileri noktalara taşımak azmindeyiz. Bu yüce gaye için de çareyi dışarılarda aramaya, başkalarını taklit etmeye gerek yoktur. Çözüm bizatihi gelenek ve göreneklerimizde, özümüzde mevcuttur” dedi

İMZA ATAN İLK ÜLKEDEN, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKIŞA NELER YAŞANDI?

Türkiye, Avrupa Konseyi’nin 11 Mayıs 2011’de imzaya açtığı İstanbul Sözleşmesi’ne imza atan ilk ülke oldu.

Türkiye’nin hazırlanmasında da etkin rol oynadığı sözleşme, ‘muhafazakâr’ siyasiler ile hükümet yanlısı medyanın ‘gizli amacı aileyi yok etmek’ iddialarıyla hedefe konuldu. Ancak asıl tartışma Diyanet İşleri Başkanı’nın eşcinselleri hedef alan sözlerine gelen tepkilerle başladı ve bu süreçte bazı siyasiler “sözleşmeden çekilme”yi iktidara destek vermenin şartı olarak da ortaya sürdü…

 Tarih 11 Mayıs 2011. İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından imzaya açıldı. Türkiye sözleşmeye ilk imza koyan ülkeydi. Toplantının yapıldığı İstanbul, sözleşmeye de adını verdi. 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren sözleşmeye ‘muhafazakâr’ların karşı çıkışları önce bazı yürüyüşlerle başladı. Sözleşmenin “aile yapısını dinamitlediğini’ iddia eden bazı gruplar 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un da kaldırılmasını talep ediyordu. 

Özellikle AKİT, Milli Gazete ve Saadet Partisi çevreleri sözleşmeden çıkılması talebini hep gündemde tuttu. Ancak asıl tartışma 2020 yılının Mayıs ayında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşcinselleri hedef alan sözleri ve buna karşı Ankara Barosu’nun yayınladığı bildiriyle başladı.   

‘NEYE OY VERDİĞİMİZİ BİLMEDEN EL KALDIRDIK’

AKP’li Mehmet Metiner de İstanbul Sözleşmesi’nin kabulü için evet verdiğinden dolayı çok pişman olduğunu belirtti. “Yanlış yaptık” diyen Metiner, milletvekillerinin neye oy verdiğini bilmeden el kaldırdığını söyledi.

‘YIL 2020 NEYİ TARTIŞIYORUZ’

Ancak AKP içinde de tartışma sürdü. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı AKP’li Canan Kalsın, İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili:

“Ben 1-2 madde üzerinden yanlış algı yaratılmasını doğru bulmuyorum. Orada muhafazakar kadınlar da, göçmen kadınlar da, dini inanışlarla alakalı koruma maddeleri de var. Körün fili tarifi gibi birkaç maddenin bağlamından kopartılarak anlatılmasının yanlış ve hesaplı olduğunu düşünüyorum” dedi.

“İMZALANMASI YANLIŞTI”

Tartışmalar sürerken, AKP’li Numan Kurtulmuş, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının çok yanlış olduğu ifade etti ve birçok AKP’linin de bu görüşte olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, “Sözleşme iptal edilir mi” sorusuna “Halkımızda büyük beklenti var, bigane kalamayız” dedi ve sözleşmeden çıkılacağına dair sinyaller verdi.

“HALK İSTERSE KALDIRILIR”

Ardından 14 Temmuz 2020’de yapılan AKP MYK toplantısında İstanbul Sözleşmesi ele alındı.

Toplantıya katılan pek çok üyenin sözleşmeden çıkılması yönünde görüş bildirdiği belirtilirken Erdoğan’ın da sözleşmenin tek taraflı feshi ya da tartışmalı maddelere çekince konulmasının sonuçları üzerinde çalışma yapılması talimatı verdiği belirtildi.

Erdoğan’ın toplantıda “Çalışıp, gözden geçirin. Halk istiyorsa kaldırın. Halkın talebi kaldırılması yönündeyse, buna göre bir karar verilsin. Halk ne derse o olur” dediği öne sürüldü. 

KADEM SÖZLEŞMEYE DESTEK VERDİ

1 Ağustos 2020’de Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın da yönetiminde olduğu KADEM sözleşmeye sahip çıktı. Ancak, sözleşmedeki “Cinsel yönelim temeline dayanarak ayrımcılık yapılamayacak” şeklinde öngörülen maddeyi, “Neslin devamlılığı açısından tehdit olarak görüyoruz” sözleriyle reddetti.

Özellikle hükümet yanlısı medyadaki bazı isimler ile Milli Gazete ve TV5 çevreleri sözleşmeyi gündemde tutmayı sürdürdü. 

BAHÇELİ UYARDI

Ardndan MHP lideri Bahçeli, kadın cinayetlerinin önlenmesi için 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun eksiksiz ve tam olarak uygulanması gerektiğini söyledi.

Bahçeli, İstanbul Sözleşmesi için ise:

“Bu sözleşmeye ihtiyaç olup olmadığını, ne getirip ne götüreceğini objektif kriterler çerçevesinde ele almalıyız. Kadın cinayetini engelleyemezsek hepimiz sosyal maliyeti yüksek bir çığın altında kalırız” ifadesini kullandı.

6 Ağustos’ta TBMM Başkanı Şentop:

“Kadına şiddet konusunda Türkiye çok adım attı. İstanbul Sözleşmesi’nin de buna katkısının olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda sözleşmeden çıkmayı zorunlu kılan bir durum olduğu kanaatinde değilim” dedi.

İlerleyen günlerde İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili çalışmaların devam ettiğini söyleyen AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise:

“Bütün kadın örgütlerinin görüşlerine açığız. Güzel bir yaklaşımla ortaya koyulan bütün görüşleri değerlendiriyoruz” dedi.

” KESİNLİKLE KALKACAK “

Erdoğan’ın ziyaret ettiği SAADET Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk de 27 Ocak 2021’de katıldığı bir TV programında İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılacağını söyledi.

Asiltürk:

“AKP’den yetkililer geldi ve ‘Bu sözleşmeyi biz de Cumhurbaşkanı da kesinlikle kaldırmak istiyor. Lütfen bizi destekleyin’ dediler. Ben de biliyorum sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiğini, kesinlikle kalkacak” diye konuştu.

Son günlerde yine Saadet Partisi’nden İstanbul Sözleşmesi’ni hedef  alan açıklamalar geldi. Sözleşmenin kabul edilmesinden sonra kadına şiddet vakalarının 10 kat arttığını öne süren SAADET lideri Temel Karamollaoğlu:

“Aileyi korumadan kadına şiddeti önleyemezsiniz” dedi. Karamollaoğlu “Türkiye’de kadını öne çıkaracağız diye aileyi yok saymanın yolları aranıyor. Evlenme yaşı çıkmış 28’e. Allah akıl fikir versin” ifadelerini kullandı.

KADINLAR SAHİP ÇIKTI

Bu süreçte İstanbul Sözleşmesi, kadın eylemlerinin de en önemli talebi oldu. Sözleşmeyi savunmak için sokağa çıkan kadınların bir çok eylemine polis saldırdı, onlarca kadın gözaltına alındı. Ancak kadınlar sözleşmeye sahup çıkmaktan vazgeçmedi.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top