GENEL

OSMANLI SALGIN HASTALIKLA NASIL MÜCADELE EDİYORDU

Osmanlı devletinde halk sağlığı için koruyucu sağlık hizmetlerinin uygulamaya geçmesi çok eski bir döneme dayanmaktadır.

‘SAĞLIK KURUMLARINI GELİŞTİRMEK, ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK…

Prof. Dr. Bülent Bakar’ın ‘II. Meşrutiyet’ten Mütareke Dönemi’ne Türkiye’ adlı kitabı çıktı.

Bülent Bakar, Osmanlı Devleti’nin, büyük savaşlar -Trablusgarp, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı- verdiği bu yıllar ve ardından gelen mütareke sürecinde yaşanan askeri-siyasi kırılmalar ve önemli sosyal olayları ele aldı.

Kitapta, Osmanlı Devleti’nde sağlık kurumlarının ortaya çıkışına değinildi. Salgın hastalıklar ve kolerayla mücadele için birçok kurumun açıldığı ifade edildi.

II. Meşrutiyet’ten Mütareke Dönemi’ne Türkiye’de yer alan ilgili o kısım:

‘SAĞLIK KURUMLARININ ORTAYA ÇIKIŞI

Osmanlı devletinde halk sağlığı için koruyucu sağlık hizmetlerinin uygulamaya geçmesi çok eski bir döneme dayanmaktadır.

Halk sağlığıyla ilgili kuruluşlar hakkında genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, Birinci Dünya Savaşı’na kadarki süreç için kısaca şu değerlendirme yapılabilir:

  • Halk sağlığıyla ilgili ilk kurum, 1838’de resmiyet kazanan Meclis-i Tahaffuz’dur.

1840’tan sonra uluslararası bir nitelik kazanan bu kurumun amacı, memleketi dışarıdan gelecek bulaşıcı ve salgın hastalıklara karşı korumak ve gerekli önlemleri almak olmuştur.

  • 1881’de kurulan Meclis-i Sıhhıyye-i Umûmiyye’nin görevleri çok daha kapsamlıdır.

İmparatorluğun sağlık durumu üzerinde araştırmaları yaparak alınması gereken önlemleri bildirmek, herhangi bir yörede çıkan bulaşıcı ve salgın hastalık hakkındaki tedbirleri hükümete teklif etmek görevleri arasındadır.

‘SAĞLIK KURUMLARINI GELİŞTİRMEK, ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK…

  • 1891 tarihinde İstanbul’da görülen kolera salgını nedeniyle belediye reisi başkanlığında belediyede Hıfzıssıhha Komisyonu kurulmuştur.
  • 1909 tarihinde de mevcut sağlık kurumlarını geliştirmek, çağdaşlaştırmak, bulaşıcı ve salgın hastalıklarla mücadele etmek üzere Belediye’ye bağlı Müessesât-ı Hayriyye-i Sıhhıyye Müdüriyeti kurulmuştur.
  • 1 Mart 1913 tarihli ‘Sıhhıyye Müdüriyet-i Umûmiyyesi Teşkilâtına Dair Kanûn-ı Muvakkat’ ile Dahiliye Nezâreti’ne bağlı Sıhhıyye Müdiriyet-i Umûmiyyesi oluşturulmuştur.
  • Salgın hastalıklarla mücadelenin ilk kez devletin görevleri arasına girmesi, 13 Nisan 1914 tarihinde yayınlanan ‘Emrâz-ı Sâriyye ve İstîlâiyye Nizâmnâmesi’ ile olmuştur.
  • 20 Mayıs 1920 tarihli bir kanunla Muâvenet-i İctimâiyye Vekâleti kurulmuştur.

Bulaşıcı ve salgın hastalıklar çok eski dönemlerden beri dünyanın birçok yeriyle beraberr sık sık Osmanlı devletini de etkisi altına almıştır.

1500‘lü yıllarda İstanbul’da veba salgını görülmüş,

  • 1591-1592 Salgın’ında günlük ölü sayısı 325’i bulmuştur.
  • 1803 yılında 150.000
  • 1813 yılında 110.000 kişi olmuştur.

İstanbul’un 1800’lü yıllardaki nüfusu dikkate alındığında, ortaya gerçekten dehşet verici bir tablo çıkmaktadır.

1837 yılında Osmanlı devletinde karantina uygulamasının başlamasıyla veba salgınlarının önemli ölçüde önüne geçmek mümkün olmuştur.

I.DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİN VE ESNASINDA OKULLARDA SAĞLIK ÖNLEMLERİ

II. Meşrutiyet’ten sonraki dönemde salgın hastalıklara karşı okullarda ciddî önlemlerin alınmaya başlandığı görülmektedir.

Yine bu dönemde bulaşıcı ve salgın hastalıklarla ilgili birçok talimât yayınlanmıştır.

Bunların eksiksiz uygulanması, kuşkusuz çocukların hastalıklardan korunmasını ve halk sağlığının da kontrol edilmesini sağlamak adına önemlidir. Bu konuda kurumların hassas olduğu, hatta birbirlerini kontrol ederek uyarılarda bulunduğu durumlar olmuştur.

Nitekim 20 Nisan 1910 tarihinde İstanbul Belediye Başkanlığı’ndan Maârif Nezâreti’ne gönderilen bir yazı dikkat çekicidir.

Yazıda, bulaşıcı hastalıklara karşı uygulanacak tedbirler nizâmnâmesinin 3. Maddesinde:

Öğrencileri içinde hastalık olan okulun derhal tatil edilmesi, okulda temizlik yapılmasından sonra hastalık süresinin bitimine kadar eğitime ara verilmesi, bu sürenin dolmasıyla ihtiyaten tekrar temizlenerek eğitime başlanması, ayrıca hasta öğrencinin ikâmetgahında da temizlik yapılacağı, ancak hastanın iyileştiğinin doktor raporuyla belgelenmesinden sonra öğrencinin okuluna devamına izin verileceği açıkça yazıldığı halde, hastalık dolayısıyla tatil edilen okulların bazılarında bu hususa uyulmadığı, tatil süresinin pek kısa tutulduğu, böylece bu uygulamayla hem nizâmnâmeye riayet edilmediği hem de hastalık riskinin ciddî şekilde devam ettiği belirtilerek, bu konuda gerekli tedbirlerin alınması ve uyarıların yapılması istenmekteydi.

Bu uyarı üzerine 12 Mayıs 1910 tarihli bir yazıdan, ilgililerin Belediye’ye hak verdiği görülmektedir. Bu konuda Hassas davranılacağı ve nizâmnâmeye tam olarak uyulacağı ifade edilmiştir.

22 Mayıs 1911 tarihli bir nizâmnâme ise okullardaki sağlık sorunlarının bir komisyon tarafından düzenlenmesini esas almıştır. ‘Maârif-i Hıfzıssıhha-i Nizâmnâme’ adını taşıyan nizâmnâme, 5 maddedir. Maddeler kısaca şöyledir:

Madde 1:

Maârif Nezâreti tarafından seçilen 7 doktor ile çocuk terbiyesine vakıf okul müdürlerinden biri Nezâret Sıhhıye Müfettişi ve yardımcısından oluşan fahrî olarak görev yapacak ‘Hıfzıssıhha-i Mekâtib’ komisyonu adıyla Maârif’te bir komisyon oluşturulacaktır.

Madde 2:

Bu komisyoni İsntabul’da bulunan rem’ı ve özel bütün okulların sağlık işlerini tanzim ve ıslak, okula gelenler, öğretmenler ve hizmetçilerin sağlık durumlarının temini için sağlıkla ilgili talîmât hazırlayacak ve kararlar alacaktır.

Madde 3:

Vilâyetlerde dahi oluşturulması kararlaştırılan Hıfzıssıhha-i Mekâtib Komisyonları icrââtlarının tek düzende olmasını temin etmek için vazifeleri ve yetki alanları merkez komisyon tarafından belirlenecektir.

Madde 4:

Komisyonun okulların sağlık huşularıyla ilgili kararları Nezâret’ten yerine getirilecek ve okulların sağlık durumlarına ait bütün meselelerde Nezâret Komisyonu’nun görüşü alınacaktır.

Madde 5:

Bu nizâmnâmenin icrasına Maârif Nezâreyi memurdur.”

İLGİLİ HABER

Odatv.com

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top