GÜNDEM

AKP’DEN SİSİ AÇILIMI

“Bizim Doğu Akdeniz’deki sınırlandırma rejimini daha iyi etkileyebilmemizin başlıca yollardan bir tanesi Mısır’la yakın durmamızdır.”

Mısır: “Türkiye’nin Mısır karşıtı yayınları durdurma talimatından memnunuz”

Mısır, Türkiye’nin, İstanbul’da yayın yapan Müslüman Kardeşler bağlantılı televizyon kanallarına ‘Mısır karşıtı yayınları durdurma talimatı vermesinden’ memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Mısır Enformasyon Bakanı Usame Heykel:

“İki ülke arasında temas kurma çabaları çerçevesinde, Türk yetkililerin ”Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi ve hükümetine eleştirileri durdurun” talimatı vermesinden memnun olduk..

Bu talimatın, iki ülke arasında yıllarca süregelen sorunların çözümü için cesaret verici bir diyalog ortamı yaratabileceğini ifade etmeliyim.”

Heykel ayrıca Mısır medyasının, iki ülke arasındaki olası müzakerelerin başlangıcı olarak Türkiye’ye yönelik saldırıları yumuşatmasını beklediğini kaydetti.

Türkiye’nin bu TV kanallarına talimat verdiği iddiası, El Arabiya televizyonunun internet sitesinde yer alan bir haberde verilmişti

Mısırlı gazeteciden çarpıcı iddia

“Kahire yönetimi müzakereler için Türkiye’ye ‘on şart’ sundu”

Mısır’da yayın yapan hükümet yanlısı El Vatan gazetesinden Ahmed El Katib:

Mısır ve Körfez’deki müttefikleri, daha önce Katar ile diplomatik bağların yeniden tesis edilmesi için de buna benzer 13 koşul iletmiş, Doha yönetimi bu koşulların hiçbirini karşılamamasına rağmen abluka Suudi Arabistan’ın kararıyla sessizce kaldırılmıştı.

Middle East Monitor’de (MEMO) yayınlanan haberde, söz konusu şartların, Sisi yönetiminin temennilerini temsil ettiği ve karşılanmalarının pek de olası olmadığının altı çizildi.

İşte, El Vatan gazetesinden Ahmed El Katib’in Facebook sayfasında yer verdiği, Kahire’nin, Ankara ile müzakerelere başlamak adına öne sürdüğünü on şart:

1) Uluslararası hukuk dikkate alınmadan iki taraf arasında deniz sınırı çizilemez. Türkiye, uluslararası deniz hukukuna uyacağını taahhüt etmeli.

2) Kahire, Türk tarafının genel çerçeveye uygunluğundan emin olana dek siyasi iletişim olmayacak ve sürdürülen iletişim yalnızca güvenlik seviyesinde kalacak.

3) Doğu Akdeniz’de, Avrupalı müttefiklerle ve özellikle Rum ve Kıbrıslı taraflarla imzalanacak kapsamlı bir anlaşma dışında bir Mısır-Türkiye anlaşması olmayacak.

4) Türkiye, Libya’daki siyasi ve askeri varlığına son verecek, Libya topraklarını terk edecek ve ülkeye getirdiği paralı askerleri geri çekme sözü verecek.

5) Türk askerlerinin Suriye’nin kuzeyinden çekilmesi için bir takvim oluşturulacak ve Irak hükümeti ile, Türkiye’nin Irak topraklarına asla müdahale etmeyeceğini garanti altına alan bağlayıcı bir anlaşma imzalanacak.

6) Müzakereler Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni de kapsayacak. Türkiye, son yıllarda Körfez ülkelerine karşı işlediği suçlardan dolayı özür dileyecek. Dahası Ankara, Arap devletlerinin içişlerine karışmayacağına ve Arap ulusal güvenliğinin sınırlarına uyacağına dair de söz verecek.

7) Başta Mısır olmak üzere Körfez ülkelerine karşı faaliyet yürüten Müslüman Kardeşlere ait tüm medya kuruluşlarının yayınları durdurulacak. Türkiye, Müslüman Kardeşlerin (İhvan),topraklarında herhangi bir siyasi faaliyet yürütmesini yasaklayacak.

8) Interpol’ün, örgüt üyelerine yönelik Türkiye topraklarında yürüttüğü soruşturmalarda kolaylık sağlanacak.

(Ahmet Katib’in notu: Kahire, onların iadesini talep etme niyetinde değilken, Ankara, sürece katkı adına onları toplu halde Mısır’a teslim etmeyi teklif etti.)

9) Mısır güvenlik yetkilileri, Türk hükümetinin davranışlarını izleyecek ve önümüzdeki dönemde işbu koşullara ne ölçüde uyduğunu kontrol edecek ve herhangi bir iletişime girmeden önce, Dışişleri Bakanlığı tarafından Mısır siyasi liderliğine bununla ilgili bir rapor sunulacak.

10) Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs, yukarıda belirtilen koşullar üzerinde anlaşmadan ve Akdeniz’deki deniz sınırlarını belirlemeden Türkiye Doğu Akdeniz Forumu’na katılmaya davet edilmeyecek.

Mısırlı gazeteciden çarpıcı iddia: Kahire yönetimi müzakereler için Türkiye’ye ‘on şart’ sundu

İHVANCILIĞIN İFLASI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu müjdeyi verdi:

 “Mısır’la diplomatik düzeyde temaslarımız başladı.”

Peki, ne oldu? İhvancı Mursi’yi deviren Sisi nedeniyle diplomatik ilişkilerin en alt seviyeye indirildiği Mısır’da yönetim mi değişti? Hayır. Çavuşoğlu, hem Mısır’ın hem de Türkiye’nin görüşmeye önkoşulsuz başladığını belirtti.

Çünkü Türkiye’nin ulusal çıkarı, ben dahil çoğumuzun yıllardır belirttiği gibi Ankara ile Kahire’nin Doğu Akdeniz’de işbirliği yapmasından geçiyordu. AKP iktidarı ise Türkiye’nin ulusal çıkarını değil, Sünni mezhepçi ve dar İhvancı bakışla kendi iktidar çıkarını esas aldı, ülkemize koca bir sekiz yıl kaybettirdi!

Aynı durum, daha da ağır olarak Suriye’yle sürüyor. AKP’nin Esad rejimini yıkma hedefinin en önemli nedenlerinin başında, Şam’da İhvancı bir hükümet görmek arzusu vardı. Nitekim, Davutoğlu elinde İhvancıların adlarının olduğu bir listeyle Şam’a gitmiş ve Beşşar Esad’dan o isimleri hükümete almasını istemişti.

Sonuç? Esad rejimi ayakta, Davutoğlu ise AKP iktidarından dışlanmış durumda. Suriye’de rejim değiştirme hayalinin Türkiye’ye kaybettirdikleri ise ortada…

“MALİYETLİ GECİKME”

Türkiye’nin Mısır’la normalleşmeye başlaması, kuşkusuz oldukça “maliyetli bir gecikme” oldu. Elbette bugün adım atmak, yarın adım atacak olmaktan daha iyidir, olumludur, Türkiye adına kazançtır.

Öte yandan Ankara için asıl atılması gereken adım, Şam’la anlaşmadır; asıl kritik önemde olan ihtiyaç budur. Türkiye’nin Suriye’yle barış yoluna girmesi, sadece iki komşunun sorunlarını değil, daha büyük ölçekte sorunları çözecektir; ABD’nin bölgemize dair “enerji koridoru” inşa etme planlarını da Doğu Akdeniz’deki büyük güç mücadelesini de Türkiye ve bölge yararına etkileyecektir…

“AKP’NİN GERİ ADIMI, TÜRKİYE’NİN İLERİ ADIMI”

Mısır’la Sisi değişmeden diplomatik görüşmelere başlamak Türkiye’nin değil ama AKP iktidarının geri adımıdır. Türkiye’nin yararına geri adımdır. Zira AKP ile Türkiye’nin çıkarları, çoğu konuda çelişmektedir. Öyle ki AKP’nin geri adımı, Türkiye’nin ileri adımıdır!

Umarız Mısır’la bu normalleşme belirtileri, hızla Suriye konusunda da anlaşma yolunu açar. Suriye konusunda atılacak “geri adım” Türkiye açısından çok daha yararlı bir ileri adım olacaktır.

Suriye’yle 11 yılın, Mısır’la 8 yılın kaybının maliyeti, elbette muhasebesi daha çokça yapılacak bir konudur.

ERDOĞAN’IN HAYALİ

Sonuç olarak…

Erdoğan’ın Ankara’dan Şam’a, oradan Gazze üzerinden Kahire’ye ve devamında Trablus ve Tunus’a uzanan İhvancı rejimler zinciri hayali; hayaldi, gerçek olamadı.

İhvancılık Mısır’da ve Tunus’ta bir yılda kaybetti, Şam’a giremedi, Libya’da da adım adım kaybediyor.

Ve İhvancılık en sonunda Türkiye’de de kaybedecek: İşte yeni anayasa, seçim kanunu, insan hakları eylem planı, reform vs. hepsi AKP’nin iktidarını sürdürebilme arayışları içindir.

Eski Kahire büyükelçilerinden Mısır değerlendirmesi

Türkiye’nin eski Kahire büyükelçileri:

“Türkiye ile Mısır arasında yaklaşık 8 yıldır fiilen kopuk olan ilişkilerin normalleştirilmesi; ‘geç kalınmış ama olumlu bir adım'”

1995-1998 yılları arasında Kahire Büyükelçisi olan eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış:

“Türkiye-Mısır ilişkilerinde anahtar, Türkiye’nin elindedir. Mısır’ın Türkiye’den bir talebi yok, zaten sorunu çıkaran taraf Türkiye’ydi..

Türkiye’nin 2013’te Mursi’nin devrilmesiyle Mısır’la ilişkilerini tamamen kopardığını anımsatırım..

Türkiye’nin bu duruma düşmemesi lazımdı. O dönem bunu kınamak doğruydu ancak daha sonra ilişkileri düzeltmek lazımdı. Bütün dünya bunu yaptı ama Türkiye bunu yapamadı. Şimdi bu ilişki yeniden düzeltilmeye çalışılıyor, ancak maalesef bir tahribat kalacaktır.”

‘MISIR, İHVAN ADIMI BEKLİYOR’

Müslüman Kardeşler (İhvan) örgütü mensuplarının İstanbul’da koruma altında faaliyet göstermelerinin, Mısır hükümeti tarafından büyük bir sorun olarak görüldüğüne dikkat çeken Yakış şu görüşünü dile getirdi:

“Türkiye, bunu makul bir seviyeye çekebilirse Mısır’dan da bir yumuşama gelebilir. Fakat bu ilişkileri bir vazo gibi düşünün, şu anda kırılmış olan parçalar bir araya getirilerek tamir edilmesi gerekiyor. Akşamdan sabaha Türk-Mısır ilişkilerinin eski haline dönmesi mümkün değildir. Ancak ne kadarı tamir edilirse o kadar iyidir. Bir hasar oldu, şimdi gecikmiş olarak o hasar düzeltilmeye çalışılıyor.”

‘EYLEM ÖNEMLİ’

Elçilerin atanması için somut gelişmeler olması gerektiğini söyleyen Yakış:

“Mısır’ın, Türkiye’nin verdiği söze bakıp bugünden yarına büyükelçi atayacağını düşünmüyorum. Müslüman Kardeşler’e olan desteğe bakacaklardır, bu konuda eylem önemlidir.”

“YANLIŞTAN DÖNÜLMESİ OLUMLU”

2005-2009 yılları arasında Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği görevini üstlenen emekli büyükelçi Şafak Göktürk:

“Doğrudan Ankara-Kahire arasında bir temas kurulmakta olduğu anlaşılıyor. Bu olumlu bir gelişmedir. Zaten her şeyden önce Mısır-Türkiye ilişkilerinin bu noktaya gelmemesi gerekiyordu. Mısır’da 2013’teki darbeyi, insan hakkı ihlallerini kınamakta bir sorun yoktu. Ancak bunun kayda geçirilip ilişkilerin devam ettirilmesi gerekirdi. Tüm bu sürecin muhasebesinin yapılması gerekiyor. Bugün bu yanlıştan dönülüyor ise bu olumludur.”

“ÇARPAN ETKİSİ”

Türkiye ve Mısır’ın, bütün Doğu Akdeniz için kilit ülkeler olduğunu vurgulayan Göktürk şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye ve Mısır’ın ilişkileri sağlam temellerde sürdüğü sürece Doğu Akdeniz’deki güvenlik ve istikrar kalıcı hale gelir. Mısır olduğu yerde duruyor, fakat biz 7 yıldan fazla süredir ortalığı boşalttık. Mısır’la sadece iyi ilişkilerin olması bile başka ülkeleri frenler. Şu anda ilişkiler bozuk olduğu için Yunanistan anlaşma imzalıyor, Birleşik Arap Emirlikleri tatbikat yapıyor. Normalde böyle şeyler olmaz. Mısır’la ilişkilerin sağlıklı tutulması, zaten bu devletlerin alanlarını sınırlar. ABD, Obama döneminden başlayarak Asya’ya ağırlık vererek Ortadoğu’daki fiziki varlığını azaltıyor. Böylesi bir dönemde Türkiye ve Mısır’ın ortak bir tutum içinde olması, iki ülkenin Doğu Akdeniz’deki etkinliği açısından çarpan etkisi yapar.”

Ankara-Kahire ilişkilerinin normalleşmesi sürecinde Türkiye’de bulunan Müslüman Kardeşler yöneticileri meselesinin ilk gündem maddesi olacağına dikkat çekti. Göktürk:

“Normalleşme için çok yavaş bir ilerleme olacağını düşünüyorum. Bugünden yarına bir gelişme beklememek gerekiyor. Mısır, kendisine karşı Türkiye’den kaynaklandığını düşündüğü faaliyetlerden vazgeçildiğini görmek istiyor, o noktaya gelinmiş gibi görünüyor. Bu noktaya gelinmiş olması olumludur, ancak bir anda her şeyin değişmesi zor..”

Mısır’ın bu süreçte Yunanistan’la deniz yetki alanı anlaşması imzaladığını belirten Göktürk:

“Mısır’la ilişkilerimiz bu halde olduğu için de deniz yetki alanları konusunda böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldık.”

Türkiye-Mısır ilişkilerinin deniz yetki alanları konusuna sıkıştırılmaması gerektiğini kaydeden Göktürk:

“İlişkilerimiz sıkıntısız devam ediyor olsaydı da Mısır’la sınırlandırma anlaşması yapmamız zordu. Çünkü Mısır, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ihtilaflara taraf olmama politikası izliyordu. Türkiye ve Yunanistan, Meis’ten kaynaklanan ihtilafı çözmeden bizimle bir anlaşma imzalamazdı. Önemli olan, bizim Doğu Akdeniz’deki sınırlandırma rejimini daha iyi etkileyebilmemizin başlıca yollardan bir tanesi Mısır’la yakın durmamızdır.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet / Hüseyin Hayatsever – Mehmet Ali Güller – Mustafa Birol Güger

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top