GÜNDEM

SÜLEYMAN SOYLU GERGERLİOĞLU İÇİN “FETÖ’CÜ TERÖRİST” İFADESİNİ KULLANDI

İçişleri Bakanı Soylu, çıplak arama konusunu meclis gündemine taşıyan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu için “FETÖ’cü terörist” ifadesini kullandı.

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliği düştü

TBMM Başkanlığı’nın, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasına yönelik kararı TBMM Genel Kurulu’nda okundu.

Kararın TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düştü.

TBMM Başkanlığı’nın, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasına yönelik kararı TBMM Genel Kurulu’nda okundu.

Kararın TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla milletvekilliği düşen Gergerlioğlu, “TBMM’e darbeye karşı direneceğim, milletin iradesi ayaklar altına alınamaz. Barış istemek suç değildir” demişti.

Gergerlioğlu, Genel Kurul Salonu’ndan çıkarılması durumunda grup odasında bekleyişine devam edeceğini söylemişti.

Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve diğer ayrılan milletvekillileri ile birlikte HDP’nin milletvekili sayısı 55’e düşmüş oldu. Meclis’teki milletvekili sayısı da ayrılma, düşme vefatlarla birlikte 584’e indi.

Soylu: Gergerlioğlu “FETÖ’cü terörist”

İçişleri Bakanı Soylu, çıplak arama konusunu meclis gündemine taşıyan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu için “FETÖ’cü terörist” ifadesini kullandı.

Gergerlioğlu:

“Yarın Soylu mağdur olsa onun da hakkını sorarım.” .

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, HDP milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu için “FETÖ’cü terörist” ifadesini kullandı.

Ankara’daki Emniyet Genel Müdürlüğü İl Emniyet Müdürleri toplantısında konuşan Soylu:

“Gergerlioğlu’nun meclis gündemine taşımasıyla kamuoyunda tartışılmaya başlanan çıplak arama iddialarına yanıt..

Türk Polis Teşkilatı’na bu iddiaları atan ispatlamazsa, namussuzdur, şerefsizdir..Çıplak arama iftirasını atmak alçaklık ve namussuzluktur. Bunu Meclis kürsüsüne taşımak da kelimenin tam anlamıyla acizliktir.”

“Üzerinde sadece milletvekili kılıfı var”

HDP milletvekilinin “FETÖ’cü terörist” olduğunu söyleyen Soylu:

“Üzerinde sadece milletvekili kılıfı var. FETÖ’nün sözleriyle bunu ifade etmektedir. Zihni bulanmış, aklı gitmiş. FETÖ teröristi olan… Açık söylüyorum. Ben buradan yargıya da çağrıda bulunuyorum. Hakikaten bu adam teröristtir, suç duyurusunda bulunduk defalarca. Gereği yerine getirilsin” dedi.

Konuşmasında “Cezaevinde çıplak arama yapılsın mı yapılmasın mı?” diye soran Soylu:

“Yönetmelik var. Jandarma olarak kolluk olarak aramalarda görevimiz var ama esas meseleler doktor nezaretinde yapılır. Arkadaşlar, telefonlardan uyuşturucuya, suç aletlerinden sim kartlara kadar her türlü cezaevine girerken, binlerce maddenin, suç unsurunun yakalandığı meseleler ortada. Tabancalar… Tamam. Karakollarda polis amirliklerinde kesinlikle bu söz konusu değildir. Ama cezaevlerinin kendisine ait bir güvenlik anlayışı söz konusudur” diye konuştu.

CHP’li Özkan: “Çıplak aramaya maruz kaldım”

Gergerlioğlu, Uşak’ta gözaltına alınan otuz kadının emniyette iç çamaşırlarının çıkarılarak üst aramasından geçtiği iddiasını kamuoyu ile paylaşmış, konu hem sosyal medyada hem de mecliste tartışmalara neden olmuştu.

Son olarak CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan daha önce çıplak aramaya maruz kaldığını söyledi.

Ergenekon davası kapsamında iki müebbet hapis cezası aldığı için Metris Cezaevi’ne götürüldüğünü ve burada çıplak aramaya maruz kaldığını söyleyen Özkan, meclis kürsüsünde yaşadıklarını anlattı:

“Beni bir odaya koymak istediler. ‘Ne için beni bu odaya koymak istiyorsunuz’ diye sorduğumda ‘Arama yapacağız’ dediler. Çıplak aramayla orada tanıştım. ‘Yoktur’ demekle acılarımız yok olmaz arkadaşlar. ‘Vardır’ demeliyiz ve birbirimizin acıları üzerine hiçbir şey inşa etmemeliyiz. Askerlerin zoruyla bu aramaya maruz kaldım. Şimdi buradan söylüyorum. Bu acı bir şeydir. Biz çok acı gördük.”

Demirtaş kararına da tepki…

İçişleri Bakanı Soylu ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) eski HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması yönündeki kararını da sert sözlerle eleştirdi.

“Demirtaş teröristtir” diyen Soylu:

“AİHM’in almış olduğu karar, boşlukta bir karardır. Hiçbir anlamı yoktur. Çok net ve açıktır. Türkiye’nin hukuk sisteminin, idari yapısının yıllardır şahit oldu bu hâli Türkiye düşmanlığı üzerinden sergileyen Avrupa temizleyemez, temizleyemeyecektir” ifadelerini kullandı.

Gergerlioğlu: “Yarın Soylu mağdur olsa onun da hakkını sorarım”

Soylu’nun kendisine iftira attığını söyleyen Gergerlioğlu:

“Neden bana saldırıyorlar? Kral çıplak dediğim için. Çıplak arama var dediğim için. Kadınlara, erkeklere, çocuklara yapılan cinsel tacize karşı çıktığım ve tüm kamuoyu yanımda olduğu için, arkamda millet olduğu için bana saldırıyorlar. Ben herhangi bir grubun üyesi olsam kimseye bırakmam kendim söylerim. Ben bir insan hakları savunucusuyum. Mağdurun kimliğine bakmam. Zalime karşı mazlumun yanındayım yıllardır” dedi.

“İnsan hakları savunucusu olarak hiçbir kimsenin kimliğine bakmadım. Ben sadece ve sadece mağduriyetlere odaklandım” diyen Gergerlioğlu:

“Yarın Süleyman Soylu da mağdur olsa onun da hakkını sorarım. Yarın AK Parti muhalefete düşse, mağdur olsa onun da hakkını sorarım” dedi.

Gergerlioğlu: “Meclis’i terk etmeyeceğim”

Hakkında kesinleşen yargı kararının TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla milletvekilliği düşmesi beklenen HDP Kocaeli milletvekili Gergerlioğlu Meclis’i terk etmeyeceğini söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, milletvekilliğinin düşürülmesi konusuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Hakkında kesinleşen yargı kararının TBMM Genel Kurulu’nda okunması durumunda Meclis’i terk etmeyeceğini söyleyen Gergerlioğlu:

“Milletin iradesiyle buraya geldim. Eğer karar okunursa Meclis’i terk etmeyeceğim. Önceden Merve Kavakçı’yı nasıl Meclisten attılarsa beni de atacaklar. 1994’te vekiller nasıl TBMM’de tutuklandıysa beni de tutuklayacaklar. Bu görüntüyü Türkiye Dünya görecek!” dedi.

Milletvekilliği düşecek

Gergerlioğlu hakkında verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması ve kararın Meclis Başkanlığı’na sunulmasının ardından gözler TBMM Genel Kurulu’na çevrilmişti.

Kararın Meclis Genel Kurulu’nda okunarak Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi bekleniyor.

Gergerlioğlu, Yargıtay kararının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyleAnayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yapmıştı.

Kararın okunmamasını talep eden Gergerlioğlu:

“TBMM Başkanı milletin verdiği iradeye, milletin dokunulmazlığına saygıyı göstermeli, anayasal hakların ilk koruyucusu olmalıdır. Karar hem haksızdır hem de AYM kararı beklenmelidir” demişti.

CHP’den de bu konuda Gergerlioğlu’na destek geldi. CHP İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, “AYM kararı beklenmelidir. Çünkü mahkemenin verdiği karar hukuka uygun değildir” dedi.

Şentop: “AYM kararının sonucunu beklemek söz konusu değil”

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise yaptığı açıklamada HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Meclis’e gelen kesinleşen yargı kararına ilişkin:

“Anayasa Mahkemesinin (AYM) bireysel başvuru kararının sonucunu beklemek söz konusu değil. Ama bir tedbir başvurusu yaptığını ve bunun da AYM tarafından kabul edilmediğini öğrendim..

Anayasadaki hükme göre kesin hükmün genel kurula bildirilmesiyle milletvekilliği sona erer. Dolayısıyla Meclis Başkanlığı bakımından kesin hüküm söz konusudur. Kesin hükümde bir ceza davası söz konusu olduğunda adli yargı içerisindeki süreçler derece içerisinde tamamlandıktan sonra ortaya çıkıyor. Yani derece mahkemesi, istinaf, daha sonra temyizde verilen kararlar neticesinde artık başka bir merciye o yargı kolu içeriğinde başvurma imkanı kalmadıktan sonra hüküm kesinleşiyor

. AYM’ye bireysel başvuru yolu hükmün kesinleşmesini engelleyen, durduran, ortadan kaldıran bir yol değildir bizim sistemimizde.”

Ne olmuştu?

HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu, 2016’da yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince 21 Şubat 2018’de “örgüt propagandası yapmak” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Gergerlioğlu’na verilen ceza Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onanmıştı. Yargıtay kararının ardından açıklama yapan Gergerlioğlu hükmün siyasi olduğunu ifade etmişti.

“Bu siyaset falan değil, düpedüz kötülük”

Banu Güven’e göre, Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP milletvekili, ama hak savunurken partililik gözetmiyor; iyilik ve kötülük üzerinden, vicdan üzerinden, adalet üzerinden hareket ediyor.

Bir anlığına partileri ve siyaseti unutun. Hayranlık duyduğunuz politikacılar varsa, onları unutun. Sadece iyilik ve kötülük kalsın geriye. Etrafınızda olan bitene her şeye bu tarif üzerinden bakın. Memleketteki mücadelenin kötüye karşı iyinin mücadelesi olduğunu göreceksiniz. En güncel örneklerden başlayalım:

Nezarethanelerde, cezaevlerinde kadınları çıplak aramak.

Öğrencilere ters kelepçe takmak.

Temel hakkını kullanmak isteyenleri, mesela Boğaziçi Üniversitesi’nin kendisini devletle bir tutan rektörüne “Hayır” diyenleri darp etmek, tutuklamak.

İnsan kaçırmak.

İşkence yapmak.

Linç etmek.

Suçsuz insanları yıllarca hapiste tutmak.

Gazeteci Banu Güven

Aileleri, görüş günlerinde her hafta yüzlerce kilometre ötedeki hapishanelere gitmeye mecbur bırakmak.

“Barış” diyenin tepesine binmek.

“Barış” diyen akademisyenleri ihraç etmek, yargılamak.

Yaşam hakkını savunan doktorları soruşturmalarla bezdirmeye çalışmak.

Nefrete karşı tavır alanlar hakkında, paylaşımlarıyla ilgili halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulunmak.

Bu suç duyurularıyla iktidara yağ çekmek, makam ve mevki peşinde koşmak.

Öğrencileri “başı ezilmesi gereken zehirli yılanlar” olarak tanımlamak.

Meydanlarda evladını gaz fişeğiyle kaybetmiş acılı anneyi yuhalatmak.

Polisin gaz fişeğiyle öldürdüğü çocuğun ablasını yıllar sonra keyfi şekilde alıp, günlerce gözaltında tutmak.

Daha geriye gidelim, Roboski’de sürekli Irak’a gidip gelen ve ticaret yapan insanları bir gece bombalamak, sonra da yakınlarına “Tazminat vereceğiz ya, daha ne istiyorsunuz” demek.

İnsanların yaşam hakkını elinden alan suçluları korumak, kollamak.

Kamunun malını, suyunu, toprağını, “milletin …. koyacağız” diyenlere peşkeş çekmek.

Rantla ayakta kalınabildiği için, mesela madencilik söz konusu olduğunda, insanların özel mülklerine bile el koyulmasına yol açacak kanunlar yapma girişiminde bulunmak.

Bütün bunları ideolojik olarak bağlı olduğu liderin peşinden giderek hoş görmek, yok saymak.

“Var” diyene, kürsüde, sokakta, sosyal medyada saldırmak.

Gazetecileri davalarla yıldırmaya çalışmak.

Mafyaya prim vermek, meydanı bırakmak.

Korku salmak.

Bunlar hep kötülük.

Soma’da atılan tekmede de kötülük var. Çorlu tren kazasında oğlu Arda’yı kaybeden Mısra Öz’e açılan davanın ardında da. Osman Kavala’yı yıllardır hapishanede tutmak da kötülük, 6 milyon oyla meclise giren eski HDP milletvekillerini cezalandırmak da. Ne olduğundan habersiz askeri öğrencileri darbe girişiminin baş sorumlusu gibi yargılamak da kötülük, darbe girişiminden istifade muhalif kim var kim yoksa tepesine çökmek de. İnsanların hapiste, bir sandalyenin üzerinde ölmesini beklemek de kötülük, buna ses çıkarmamak da.  LGBT+ bireylere sapkın demek, hedef göstermek de kötülük, kadınları ve çocukları ev içi, aile içi şiddetten koruyan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek istemek de. Onyıllardır süren ve sonu gelmeyen bir çatışmada can verenleri siyaseten araçsallaştırmak, bunu yapmaktan mutluluk duymak da kötülük, bunda hiçbir sorun göremeyecek kadar körleşmek de.

Bugün “İyiyle kötünün arasındaki mücadeleyi anlamak için nereye bakmalıyız” diye soracak olursanız, en kestirmeden Ömer Faruk Gergerlioğlu örneğine bakmanızı öneririm.

Memleketimizin maalesef sonsuza kadar uzayacak bu kötülük listesinde yer alan her bir meseleye zaman ayırıp, her bir hak ihlaline karşı derinlemesine bilgi toplayan, mağdurlarla teker teker konuşan, onların hikâyelerini kendi mecrasında anlatan milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu hapse atmak istemek de kötülük.

Ömer Faruk Gergerlioğlu, HDP milletvekili, ama bu işleri yaparken partililik vs. gözetmiyor. İyilik ve kötülük üzerinden, vicdan üzerinden, adalet üzerinden hareket ediyor. Tüm engellemelere rağmen, tehditlere rağmen kötülükleri ifşa etmeyi sürdürdüğü için de susturulmak isteniyor.

Sonra bir de Özlem Zengin var, AKP’li milletvekili, partisinin başörtülü ilk grup başkanvekili. Daha önce Ülke TV’de bir yayınına konuk olmuştum, farklı görüşlerimizi sakin bir şekilde dile getirmiştik. Siyaset sahnesinde bugün artık o sükunette olmadığını görüyorum. Hukuk okumuş olan, avukat Özlem Zengin ama meselelere bugün sadece partisinin sıralarından, o zaviyeden bakıyor. Bir kadın, ama başka kadınları, üstelik başka konularda olsa da, kendisi gibi haksızlığa uğramış kadınları başkalaştırabiliyor, bunu yaparken “onurdan, adaletten” söz edebiliyor. Feminist mücadeleyi tanımıyor, tanımak da istemiyor, sadece kendisinin başörtüsü mücadelesinden söz ediyor, o mücadele yıllarında, sol yumruklarını kaldırmış onca insanın, o kadınların, öğrencilerin yanında durduğunu hatırlamıyor bile. Kadın hakları meselesinin başörtüsüyle kamusal alana dahil olmakla bittiğini düşünüyor. Yaptığı konuşmalar, “biz ve bunlar” ayrımı, hepsi bunu gösteriyor.

Adaleti simgeleyen tanrıça Themis’in gözleri boşuna kapalı değil. Elindeki terazi de parti falan tanımıyor. Kötülüğü ve iyiliği tartıyor.

Gergerlioğlu: “AYM’ye başvuruyoruz”

Hakkındaki hapis cezası Yargıtay tarafından onanan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, AYM’ye başvuracağını açıkladı.

Gergerlioğlu:

“Berberoğlu’na yaşatılan rezaletin mi yaşanmasını istiyorsunuz?” dedi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, hakkındaki “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bugün bir basın toplantısı düzenleyen Gergerlioğlu mücadeleyi sürdüreceğini belirterek:

“Ben kesinlikle boyun eğmem, bunu herkes bilsin. Biz böyle hukuksuz saldırılara boyun eğecek insan değiliz. Ben Allah’tan başkasından korkmuyorum. Sözümü burada hiç esirgemedim. A’dan Z’ye ayrımsız insan hakları mücadelesi verdim, insan hakları savunuculuğu yaptım, A’dan Z’ye herkesin uğradığı ihlâli burada gündeme getirdim ve şimdi cezalandırılmaya çalışıyorum” dedi. Gergerlioğlu, “Türkiye’de insan hakları ihlâlleri var, işkence var, insan kaçırmalar var, çıplak arama var, cezaevi ihlâlleri var, hasta mahpuslar var, hamile tutuklular var, 800’den fazla çocuk, bebek cezaevlerinde… Türkiye’de Kürt meselesi var, bunları söyledim. Suç mu bu?” diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuracağını açıklayan Gergerlioğlu:

“Bana ceza verdiler ama vekilliğimi düşüremezler. Çok zulümler gören Enis Berberoğlu vekil olarak tekrar Meclis’e geri dönmüştür. Sayın Berberoğlu büyük haksızlığa uğramıştır ve AYM bunu düzeltmiştir. İkinci bir Enis Berberoğlu vakası mı oluşturmaya mı çalışıyorsunuz, bir rezalet daha mı yaşansın istiyorsunuz? AYM’nin şu kararı iptal edeceğini, ihlâl olacağını aklı başında herkes biliyor. Bu kararın siyasi bir karar olduğunu aklı başında herkes biliyor. Anayasa Mahkemesi’ne bugün başvuruyoruz. Anayasa Mahkemesi bu kararı kısa sürede iptal edecek, ihlâl olacaktır diye umuyorum çünkü çok açık bir haksızlık vardır” dedi.

TBMM Başkanı: “Fezleke henüz Meclis’e ulaşmadı”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, hakkındaki hapis cezası onanan Gergerlioğlu’na ilişkin fezlekenin henüz TBMM’ye ulaşmadığını söyledi.

Şentop:

“Bu sabah itibarıyla Meclis’e ulaşan bir fezleke yok. Bunlar savcılık tarafından hazırlandıktan sonra Adalet Bakanlığına gönderiliyor. Oradan Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor. Sonra TBMM’ye geliyor. Dolayısıyla henüz Meclis’e ulaşmış fezleke yok. Meclis’te başka fezlekeler de var” diye konuştu.

Berberoğlu davası ile yapılan kıyaslamayı da değerlendiren Şentop:

“Aynı mahiyette bir durum söz konusu değil. Enis Berberoğlu dosyasında daha önce dokunulmazlığı kaldırılmış ve yargılanan bir milletvekilinin sonradan seçimle tekrar dokunulmazlık kazanması tartışması vardı. Halbuki Gergerlioğlu ile ilgili husus yürütülen soruşturma ve dava süreci anayasada dokunulmazlığın istisnası olan iki husustan birine dayanmaktadır..

Malum dokunulmazlıkların iki istisnası var anayasada.

  • Birisi ağır cezalık suçüstü halinde dokunulmazlık olmaz.
  • İkincisi ise anayasanın 14’üncü maddesinde belirlenen suçlarla ilgili bir yargılama, soruşturma.

Milletvekili seçilmeden önce başlamış olması söz konusuysa o zaman da dokunulmazlık söz konusu değildir” dedi.

Yargıtay’ın gerekçesi

Kocaeli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21 Şubat 2018’de Gergerlioğlu henüz milletvekili değilken verdiği hapis cezasını onayan Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi’nin gerekçesinde, sanık hakkında milletvekili seçilmeden önce soruşturmanın başlatıldığı ve kovuşturmaya devam edilerek hüküm kurulduğu belirtildi.

Gerekçede:

“Sanığın, 20 Ağustos 2016 tarihli paylaşımında, örgüt mensuplarının silahlı fotoğrafının görsel olarak kullandığı, örgütün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru gösteren ve teşvik eden ifadeler içerdiği anlaşılmıştır. Sanığın, PKK silahlı terör örgütünce yayımlanan bir açıklamanın yer aldığı habere link vermesi, böylece açıklamanın sahiplenilmesi, PKK’nın meşru gösterilmeye çalışılması şeklindeki eyleminin bağlamı ve mahiyeti itibarıyla örgütün siyasi veya sosyal etkinliğini artırmak, sesinin kitlelere duyurulmasını sağlamak, örgütün başa çıkılması imkansız bir güç olduğu ve amacına ulaşabileceği kanaatini toplum üzerinde oluşturmak, halkın örgüte sempatisini artırmak ve aktif desteğini sağlamak amacı taşıdığı belirlenmiştir. Bu hususlar nazara alındığında sanığın savunmasına itibar edilmeyip cezalandırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir” denildi.

HDP’den Gergerlioğlu tepkisi: “Hukuk cinayeti”

HDP, milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasını yeni bir “hukuk cinayeti” sözleriyle eleştirdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasına tepki gösteren HDP:

“Bu karar siyasi bir karardır. İktidar cezaevlerinde çıplak aramayı, işkence ve kötü muameleyi, insan kaçırmaları, hasta tutukluları, hamile ve küçük çocuklu tutuklu kadınları ve yaşanan ağır zulmü dile getiren Gergerlioğlu’nu susturmayı amaçlamaktadır” açıklamasında bulundu.

HDP’den yapılan yazılı açıklamada:

“hukukun bir kez daha katledildiği” ve söz konusu cezanın “tamamen siyasi saikler ve iktidarın baskısıyla” Yargıtay tarafından onandığı belirtildi.

“Yine bir hukuk cinayeti ve yine bir hak gasbının” yapıldığı iddia edilen açıklamada, “Yargıtay, milletvekili seçilmesi ve yasama dokunulmazlığı kazanması nedeniyle yargılamanın durması yönünde karar vermesi gerekirken, temyiz incelemesine devam etmiş ve mahkûmiyet hükmünü onamıştır. Anayasa’ya ve kanuna aykırı bir şekilde, dokunulmazlığı bulunan bir milletvekilinin yargılamasına devam edilmiş olması ve hakkında cezaya hükmedilmesi; siyasi faaliyette bulunma, seçme ve seçilme evrensel haklarına ve Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası demokratik sözleşmelere açıkça aykırıdır” denildi.

Gergerlioğlu’nun, “alenileşmiş bir haberin içeriğini paylaşmasının propaganda suçu olarak değerlendirilmesinin” gerek mahkûmiyet kararını onayan Yargıtay’ın gerekse de Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) içtihatlarına aykırı olduğunu belirten HDP:

“Üstelik halen yayıncılık faaliyetine devam eden haber sitesinde yayınlanan ilgili haber hakkında herhangi bir soruşturma veya erişim yasağı kararı olduğuna dair karar dosyasında bir belge ve bilgi de bulunmamaktadır. Gergerlioğlu, sadece bir haber linkini paylaştığı için cezalandırılmaktadır” ifadesini kullandı.

Gergerlioğlu ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda:

“Yanlış bir şey yaptığım için değil, çok doğru işler yaptığım için bu uyduruk ceza onandı” dedi.

Yeneroğlu: “Yargı eliyle haksızlık yapılıyor”

Gergerlioğlu hakkındaki karara DEVA Partisi’nden de tepki geldi.

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, söz konusu kararın Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ifade etti.

Yeneroğlu:

“Sn. Gergerlioğlu, seçimden önce işlenmiş bir suç iddiası ile yargılanmaktadır. Soruşturma açıldıktan sonra 2018 yılı içerisinde yapılan genel seçimlerde milletvekili seçildiği göz önüne alındığında, yasama dokunulmazlığı gözetilerek hakkında durma kararı verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’ın ilgili dairesi bu hususu dikkate almamıştır” ifadesini kullandı.

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Yeneroğlu, “Haksızlıklar ile sürekli mücadele eden Sn. Gergerlioğlu’nun bizzat kendisi büyük bir haksızlığa yargı eli ile maruz

İLGİLİ HABER

©Deutsche Welle Türkçe / Banu Güven

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top