GÜNDEM

FAHRETTİN KOCA’NIN ERDOĞAN’A TALEPLERİNİ KABUL ETTİREMEMESİ NEDENİYLE İSTİFASININ CEBİNDE OLDUĞU ÖNE SÜRÜLÜYOR

“İskenderpaşa cemaatine yakınlığıyla bilinen Bakan Koca, Bakanlık yönetimindeki farklı cemaatlere mensup bürokratların çıkar çekişmeleri nedeniyle de koltuğu bırakmak istiyor.”

Koca iddiası: Menzilcilerden bıktı, Erdoğan gitmesine karar verdi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın bakanlıktaki farklı cemaatlerden kadroların çekişmeleri nedeniyle istifasının cebinde olduğu öne sürülüyor

Son dönemde adı istifa edeceği söylentileriyle anılan bakanlar arasında sıkça geçen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı bu noktaya getiren sebeplere ilişkin çarpıcı iddialar ortaya atıldı.

Bakan Fahrettin Koca, Erdoğan’a sunduğu taleplerinin karşılanmaması ve her defasında “İşin sağlık yönü önemli ama siyasi yönü de gözden çıkarılamaz” gerekçesiyle geri çevrilmesi üzerine rahatsız olmaya başladı. 

İskenderpaşa cemaatine yakınlığıyla bilinen Bakan Koca, Bakanlık yönetimindeki farklı cemaatlere mensup bürokratların çıkar çekişmeleri nedeniyle de koltuğu bırakmak istiyor.

Neler yaşıyoruz: Ortada bir Nakşibendi tarikatı var.

“Bu tarikatın İskenderpaşa ile Menzilci grupları “parsa kapma” yüzünden birbiriyle geçinemiyor iyi mi? Ne hallere düştük ayol… Daha yeni yaşamadık mı baş belası Fetullah Gülen cemaatinin neler yaptığını? Akıllanmıyoruz biz… Neyse, kaderi bu toprakların bu…

Yani çocuklar, duyduğuma göre artık Fahrettin Koca koltuğu bırakıp gitmek istiyor. Sayın Cumhurbaşkanı izin verecek mi?

Evet, Erdoğan da gitmesinin doğru olacağına karar verdi.

Bu arada…

Bakan Fahrettin Koca Bey ile aynı sıkıntılı durumda olan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da “istifası” kabul edilen ikinci bakan…

Bakalım Ankara’da daha neler olacak, hangi bakanlar gidecek…”

NE OLMUŞTU?

Fahrettin Koca, tarikat iddialarına sessiz

Fahrettin Koca,tarikat,menzil,özgür özel

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, görevinden alınan Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Ali Edizer’in Medeni Kanun’u hedef alan sözlerini gündeme getirdi.

Özel:

“Başhekim Yardımcısı Ali Edizer’in ifadeleri, kendisinin liyakat kriterlerine göre değil ama bir cemaat mensubiyeti üzerinden kamuda yükseldiğini kanıtlamakta. Sağlık Bakanlığı’nın Menzil yapılanmasının arka bahçesi haline geldiği, bu tarikatın bakanlık bünyesinde çok etkili pozisyonlara geldiği iddia edilmekte..

Bakanlıktaki üst düzey atamalarda Menzil tarikatının etkisi var mıdır?..

Bakanlık bünyesindeki cemaat yapılanmalarına ilişkin idari bir soruşturma başlatılmış mıdır?”

Bakan Koca, TBMM İçtüzüğü gereği 15 gün içerisinde yanıtlamak zorunda olduğu önergeye yanıt vermedi. Önerge, Özel’e iade edildi. Sorularının yanıtsız bırakılmasına tepki gösteren CHP’li Özel:

“Her ağızlarını açtıklarında 15 Temmuz Darbe Girişimi üzerinden milletin sokağa çıkmasını ve darbenin önlenmesini destan olarak niteleyenlerin bu konuyu yeterince ciddiye almadıkları ortada. Biz CHP olarak 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne giden yolda iktidar partisinin hatalarını, kusurlarını ve göz yummalarını çok iyi bildiğimizden, kamuda yeni FETÖ benzeri yapılanmaların oluşmaması noktasında çok hassasız. Buna karşı mücadelemiz sürecektir.”

Menzil Bakanlığı’nın Recep Abisi

Taşı ve kâğıdı yüksekten bırakıyorsun. Aynı anda yere iniyor. Eşit hızla fırlatıyorsun, aynı ivmeyle yavaşlayıp aynı yüksekliğe çıkıyor. Bilim çözmek için çok uğraştı. Düşmenin de çıkmanın da yasası var.

Doktor Ali Edizer moda deyişle söylersek bir “hasta” değil, bir “vaka”. Yıllardır FETÖ’nün örgütlenmesine yardım edenlerin FETÖ bahanesiyle birkaç dakikada kapattığı GATA’nın başında görünce şaşırdık. Cephede bakımsızlıktan ölen askerlerin tedavileri için kurulan uzmanlık kurumunun “sivilleşme” diyerek düşürüldüğü hali görünce içimiz acıdı.

Oysa bu musibetten ders alacaksak peşine düşmemiz gereken bir soru var: Ali Edizer gibi ne doktorluktan ne ahlaktan anlayan biri nasıl oldu da bu kadar yükseldi? 

2005’te bir sağlık ocağında doktorken, 2012’de Sağlık Bakanlığı’nda nasıl özel kalem müdürü oldu?

Sağlık Bakanlığı, Menzil Bakanlığı oldu

Bu tırmanışın sırrını kendisi “Recep Abimle yakın çalıştım” diye anlatıyor. Menzil cemaatinden olduğunu gizlemeyen Edizer, “abi” diyerek yine Menzilci olan ve AKP iktidarında 13 yıl Sağlık Bakanlığı yapan Recep Akdağ’ı kastediyor. Şaşırtmıyor, çünkü Akdağ dönemi Sağlık Bakanlığı’nın “Menzil Bakanlığı” olarak anılma dönemiydi.

Bir yazarın eleştirisi olarak almayın. Bu gerçeği Menzil cemaatinin önemli isimleri de AKP’yi yönetenler de kabul ediyor.

Gazeteci Saygı Öztürk, geçen yıl Menzil kitabında cemaatin ileri gelenleriyle görüşmüştü. “İleri gelenleri” diyorum, zira Menzil şeyhi Muhammed Raşid Erol’un ölümünün ardından cemaat ikiye bölündü. Kardeşi Abdulbaki Erol ve yeğeni Saki Erol Adıyaman Menzil’deki dergâhın (Semerkand) başında dururken, oğul Feyzeddin Erol Eskişehir’de başka bir dergâh (Buhara) kurdu.

Eskişehir’deki oğul Feyzeddin Erol, “Enerji Bakanı Taner Yıldız da Sağlık Bakanı Recep Akdağ da bizim evimizde büyüdüler” diye anlatıyordu Akdağ’ın öyküsünü.

Sadece oğul Erol da değil…

Öztürk’e konuşan Adıyaman’daki Saki Erol da Akdağ’ın durumunu kabul ediyordu: “Doğru, Recep Akdağ’ı tanıyorum. Buraya (Menzil’e) gelmiş gitmiş. Sağlık Bakanlığı, Menzil cemaatine bağlı diye liyakatsiz bir insanı almışsa vallahi o doğru değildir.”

Sağlık Bakanlığı Menzil cemaatine bağlı diye…” ifadesi yalnız Ali Edizer’i anlatmıyor. Adıyaman’daki dergâhla karşı karşıya gelen Eskişehir’deki oğul Feyzeddin Erol, hasta olduğunda devlet hastanesine gitmemesinin nedenini şöyle açıklıyor:

“Bugün işim Sağlık Bakanlığı’na düşerse hayatta beni muayene de etmezler. Menzil’e gitmediğim için. O yüzden biz devlet hastanesine değil, özel hastanelere gidiyoruz.”

Doktorlardan Menzil tavsiyesi

“Menzil Bakanlığı”nda her şey o kadar açıktı ki…

Anadolu’da doktor bulmak için kilometrelerce yürüyen insanların haberlerini okurken Menzil köyüne 6 uzman hekimli, 20 yataklı, ameliyathanesi olan hastane yapıldı, başına da tabii ki bir Menzilci kondu. Menzilcilere ait olduğu bilinen dört bir yandaki hastaneler sıradan olay. İhaleler, Menzilci şirketlere giderken hastane mobilyaları bile cemaatin şirketlerinden alındı.

Bakanlık, başta Müsteşar Necdet Ünüvar olmak üzere cemaat mensuplarıyla dolduruldu. Nitekim Ali Edizer’i yukarılara taşıyan Hasan Çağıl, Menzil Şeyhi’nin doktoru Ahmet Çağıl’ın oğluydu. Akdağ onu da Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı yaptı.

Devletin bakanlığının Menzil bağını görmeyenler görsün diye ambulans uçaklara Menzilcilerin özel hayatlarında Mercedes’lerine yerleştirdiği “gavs”ı simgeleyen “GVS” plakası takıldı. Metastaz’da anlattık: Recep Akdağ, bebek ölümleri gibi krizli anlarda Menzil şeyhini arayıp akıl danışıyor, ondan istihareye yatmasını istiyordu. Uyuşturucu ve alkol bağımlılarına devletin sağlık görevlileri Menzil’e giderek şeyhin ip atarak yaptığı törene katılmaları tavsiyesinde bulunuyordu. 

Kazan kazan sistemi, sağlık personelinin maaşlarının bir kısmı Menzil vakıflarına himmet diye otomatik olarak akıyordu.   

AKP de biliyor

Üstelik, bu tablodan hükümete yakın bazı isimler bile şikâyetçi oldu.

Erdoğan’ın uzun yıllar danışmanlığını yapan, en bilinen biyografisinin yazarı da olan eski AKP milletvekili Hüseyin Besli, Akşam gazetesinde 4 yıl önce şunu yazdı:

“Bugün (FETÖ ile) aynı yöntemleri kullanan yapıların (tarikat/vakıf) gelecekte aynı sonuca varmalarının kaçınılmaz olacağını söylemek için kâhin olmak gerekmez. Dolayısıyla, misal olarak, ismini palazlandığı şehirden, Adıyaman/Menzil’den alan bir yapının özellikle bir bakanlığımızda neredeyse bütün pozisyonları kendi mensuplarıyla doldurmasına dikkat çekmek istedim… ‘Bana ne?’ demeden.”

Hüseyin Besli de biliyordu ki bir zamanlar Akdağ’ın yerine bakanlık koltuğuna oturan Mehmet Müezzinoğlu, AKP’li olduğu halde Menzilci olmadığı için birçok adımı atamaz hale gelmişti. Belli ki Akdağ’ın oturduğu koltuğu ancak onun kadar güçlü bir figür doldurabilirdi. Erdoğan da böyle düşünmüş olacak ki hem Medipol hastanelerinin kuruluşunda bulunacak kadar sektörün içinde olan hem de İskenderpaşa cemaatine yakınlığı ile bilinen Fahrettin Koca’yı o koltuğa oturttu. Ali Edizer’in yükselişinin sırrı Menzil ise görevden alınabiliyor olmasının sırrı da buydu. 

GATA’yı kim yönetiyor?

Unutulmasın, Ali Edizer’in yönettiği GATA, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı. Söz konusu üniversitenin başında ise halihazırda Profesör Cevdet Erdöl var. Bilmeyenler için söyleyeyim: Erdöl, Erdoğan’ın özel doktoru ve aynı zamanda o da Akşam gazetesi yazarı.

Ali Edizer’i tartıştık, bir yenisi gözümüze batana kadar bitirdik. Liyakati dışlayan, birikimi küçümseyen, cemaatlerin ya da eş dost, akrabaların adamlarının kolayca yukarıya çıktığı düzen ise olduğu yerde duruyor. Yükselmenin de düşmenin de kuralının olmadığı, devleti savunuyor görünürken aslında yıkan, Cumhuriyetin ruhunu öldüren, ülkede yaşayanların çoğunluğunu dışlayan bu sistemle hesaplaştığımız gün zaten Ali Edizer gibiler sadece karikatürlerde olacak.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet / Barış Terkoğlu

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top