GÜNDEM

‘BABA EVİNİ DERHAL TERK EDİN KIZLAR’

“Sizi bir zindana kilitlemek isteyen ve sadece başınızı ya da bacağınızı değil, zihninizi de örtmek için kadınlığı baskıyla sindiren eril dünyanın hesaplarını boşa çıkarın.”

Erdoğan, yazar Mine Söğüt’ün sözlerini hedef aldı

Erdoğan, Ankara’da gerçekleştirilen AKP Kadın Kolları 6. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada yazar Mine Söğüt’ün yazısını hedef aldı.

Erdoğan:

“Kız çocuklarını bir an önce baba evlerini terk etmeye çağıranlar olduğunu duyuyoruz..

Kız çocuklarını bir an önce baba evlerini, ailelerini terk etmeye çağıranlar olduğunu biliyoruz. Sokaklara dökülün diyorlar, bu ne anlayıştır. Böyle ahlaksızlık olur mu? Bu bir ruh hastalığının işaretidir. Türkiye kadına şiddet sorununu çözer, ülkemiz için asıl tehdit bu hastalıklı zihniyettir..

Şimdi Meclis’te yeni bir komisyon oluşturuyoruz. Kadınların şiddete maruz bırakılmasına müsaade edemeyiz.”

“BUGÜN KADININ ADI VARSA AKP SAYESİNDEDİR”

Erdoğan:

“Kadın kollarımız, birikimiyle kadın siyasetçi yetişiren bir okul haline gelmiştir. Kongrelerimizdeki görüntüler umudumuzu ve azmimizi güçlendirdi. Her alanda kadının adı ve imzası varsa AKP’nin ve sizlerin gayretleri sayesindedir. İnşa ettiğimiz tüm eserlerimizi kadınlarımızla birlikte gerçekleştirdik. Bugün her alanda kadının adı varsa AKP sayesindedir.”

“MECLİS’TE YENİ BİR KOMİSYON OLUŞTURUYORUZ”

Erdoğan:

“Kadın hakları konusunda güya en ileri sayılan ülkelerdeki kadın cinayetlerinin, ülkemizdekilerin kat be kat fazlası olduğu gerçeğini görmezden gelerek ülkemiz hedef alınmaktadır. Ülkemizde tek bir kadının dahi alçakça katledilmesine caddelerin ortasında dövülmesine…

Son Samsun’da yaşanan hadise onlara haklılık payı çıkarmaz..

Meclis’te yeni bir komisyon oluşturuyoruz. Bugün grup başkanımızla konuştum, yeniden böyle bir komisyonu oluşturacağız. Biz bunları ne ana muhalefete ne diğerlerine bırakamayız. Elimizden geleni yapacağız. Şiddete maruz kalmasına müsaade edemeyiz. Adalet Bakanımla konuştum, sonuna kadar bu işi kovalayacaklarını, kişi malum tutuklandı..

Kadın kocasının veya babasının malı değil, aynı haklara sahip insandır. Kadına eziyet etmenin, kötü davranmanın hiçbir izahı olamaz. Ülkemizde, Samsun’da olduğu gibi zaman zaman rastladığımız olumsuzluklar kadim değerlerimizden uzaklaştığımızı gösteriyor. Kadını anne olmaktan, kardeş olmaktan, eş olmaktan, evlat olmaktan çıkartıp köksüz ve ruhsuz bir birey sıfatıyla karşımıza dikmeye çalışanların oyununa gelmeyeceğiz. Kişilik bozukluk ürünü olan saldırı ve cinayetleri töre bahanesiyle kültürümüze yıkmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Kötülere meydan okuyacağız.”

“KADIN EN BAŞTA ANNEDİR”

Erdoğan:

“Adına aile dediğimiz mukaddes ocak nesli muhafaza eden, inancı yaşatan vasıflarıyla ortak geleceğimizin teminatıdır. Toplum ayakta duramazsa geride ne devlet, ne millet, ne medeniyet kalır. İyi ve kötü günümüzde her zaman yanımızda olacağını bildiğimiz bir aileniz varsa hayata daha güvenli bakabiliriz..

Salgın döneminde bu gerçeği bir kez daha yaşadık. Kadın kollarımızda vazife üstlenen kardeşlerimizin de kendi aileleri yanında çevresinin de yardımına koşmak için nasıl çalıştıklarını yakından biliyorum. Allah ailenin temeli olan kadının ve erkeğin birlikteliğini sevgi ve merhamet üzerine kurmuştur. Aile müessesinde yer alan eşler, çocuklar ve büyükler birbirlerinin zenginliği ve emanetidir..

Sevginin ve merhametin olmadığı yerde bencilliğe, hoyratça davranmaya meyilli nesiller yetişir. Biz sağlıklı fertlerden oluşan, kul olarak görevlerinin bilincinde kişilikli, doğrunun ve yanlışın farkında nesiller yetiştirmek istiyoruz. Devlet bu konuda üzerine düşenleri mutlaka yerine getirecektir. Asıl görev bizlere, kadınlara düşüyor. Kadın en başta annedir, çocuğun ilk vatandır..

Kız çocuklarını bir an önce baba evlerini, ailelerini terk etmeye çağıranlar olduğunu biliyoruz. Sokaklara dökülün diyorlar, bu ne anlayıştır. Böyle ahlaksızlık olur mu? Bu bir ruh hastalığının işaretidir. Türkiye kadına şiddet sorununu çözer, ülkemiz için asıl tehdit bu hastalıklı zihniyettir..

Bir süredir, sık sık yeni dönemde önceliklerimizin başına eğitimin, kültürü, aileyi koyacağımızın sebebi budur. Ülkemizin temel altyapı sorunlarını çözmeyi başardık. Artık maziden atiye uzanan medeniyet köprümüzde her alanda dünyanın en iyi olması yolunda ilerleme vakti gelmiştir. Kayba tahammülümüz yok.”

2023 SEÇİMLERİ

Erdoğan:

“Biz demokrasi diyoruz, bunlar tek parti özlemi diyor. Türkiye böyle bir muhalefet anlayışını hak etmiyor. 2023 yerli ve milli anlayışla iktidara gelebileceğini idrak etmiş bir muhalefetin doğuşunun da müjdecisi olacaktır. 2023’ün inşallah en önemli üç ayağından birisi ana kademe, kadın kolları ve gençlik kolları..

AKP Türkiye’nin sadece dününün ve bugünün değil, yarınının partisidir. Milletimize geleceği konusunda proje sunabilen tek parti AKP’dir. Ana muhalefetin hiç yatırımlarını duyuyor musunuz, yerel yönetimlerinden bir şey duyuyor musunuz? Çöp, çukur, çamur var. Bunların derdi halkıyla, şehriyle, emanetle değil..

15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz, halkoylamasıyla hayata geçirdiğimzi Cumhur İttifakı olarak ülkemizi büyütmeye, güçlendirmeye devam edeceğiz. 2023 seçimleri Türkiye için tam bir kader seçimine dönüşmüştür. Cumhur İttifakı olarak el ele vereceğiz ve 81 vilayetimizde Cumhur İttifakı olarak ülkemizin bütününde bir taçlandırma harekatını sürdüreceğiz. Her günümüzü seçim arefesi kabul ederek kesintisiz çalışacağız.”

Kılıçdaroğlu’na hakaret

Kılıçdaroğlu’nun Çin’den gelen 1 milyon doz aşının aracı irma tarafından Sağlık Bakanlığı’na 12 milyon dolara fatura edildiği yönündeki iddiasına tepki gösteren Erdoğan:

 “Ey ana muhalefet partisinin başındaki adamcağız. Sen ne zamandan beri şu anda devletin aşıları parayla sattığını söylüyorsun. Bu ne utanmazlıktır ne vurdumduymazlıktır? ‘Sıram gelirse aşı olacağım’ diyordun. Neden gidip aşı oldun” dedi.

Kılıçdaroğlu, sırası gelince aşı olmuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP MYK üyelerine aşıda öncelik tanındığı iddiları üzerine kendisi ayrıcalık tanınsa da yararlanmayacağını ve sırası gelince aşı olacağını açıklamıştı.

10 Şubat itibariyle, 65-70 yaş üstü vatandaşlara aşılamanın başlaması üzerine Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu 12 Şubat tarihinde aşı olmuştu..

Baba evini derhal terk edin kızlar

Her baba evi öyle sanıldığı kadar güvenli değildir. 

Aksine çoğu baba evi tehlikenin merkezidir.

Ve bazen sokaklar o baba evinden çok daha güvenlidir.

O yüzden, o despot, o dayakçı, o adaletsiz, o ikiyüzlü, o sinsi, o hesapçı, o güvenilmez babaların evinden erkenden çıkın gidin kızlar.

Hısım akraba ne derse desin, elâlem ne düşünürse düşünsün, hiç kafaya takmayın.

Geleneklerin, inançların, korkuların pabucunu dama atın.

Geçmişin hatalarını genetik bir günah gibi siz de anneleriniz gibi boynunuzda taşımayın.

Sizden beklenen her şeyi yapmayın ve sizden beklenmeyen bazı şeyler yapın.

SOKAKLAR GÜVENLİDİR

Sokakların, sizi bir ömür korkuya tutsak kılan bir baba evinden daha tehlikeli olduğunu söyleyenlere gülüp geçin.

Aslında onlar da bilirler;

Sokaklar sizi “bembeyaz” gelinliğinizle, “tertemiz” bir şekilde dayak yiyeceğiniz ve muhtemelen bir gün öldürüleceğiniz başka bir eve kilitlemeye meyyal dogmatik yapıdan daha kötü değildir.

Sokaklar, size “Hayır” deme hakkı tanımayan ve sizi çocuk doğurmakla, namuslu olmakla, başını yerden kaldırmamakla, tane tane pilav yapmakla, her yeri “bal dök, yala” kılmakla, başınıza gelecek her şeye ama her şeye katlanmakla cezalandıran o kadim ahlaktan daha kötü değildir.

Sokaklar, tehlikeli değildir; tehlike sizi o sokaktan külliyen men eden eril adaletsizliktedir.

Sorun kendinize…

O adaletsizliğe başkaldırmaya cesaret edemeyenler, sizi eve tıkmaya nasıl cesaret ederler?

O yüzden siz bir çarpın baba evinin kapısını, sokaklara çıkın. Özgürlüğünüze sahip çıkın, bedeninize sahip çıkın, isteklerinize sahip çıkın, heveslerinize sahip çıkın.

Güzel kitaplar okuyun, okuduğunuz o kitaplarda aklınıza ne yattıysa, onu dinleyin.

Güzel filmler seyredin, o filmlerde ne gördüyseniz onların gerçekliği üzerine düşünün.

Sanatla, felsefeyle, tarihle, bilimle ilgilenin; hayatla ilgilenin, kendinizle ilgilenin.

Tartışın, sorgulayın, araştırın, bir de dans edin. Çok dans edin. 

Bağıra bağıra şarkılar söyleyin, sesinizi yükseltmekten ve dilediğiniz zaman ağız dolusu gülmekten hiç çekinmeyin.

Haylaz olun, her önüne gelenin sizi terbiye etme hevesine kafa tutun.

Kaçın o evden, kaçın kurtulun.

Sokaklar siz özgürce orada dolanmadığınız zaman tehlikeli.

Ahlak, asıl siz dilediğiniz gibi yaşamadığınız sürece çökmekte.

Sizi bir zindana kilitlemek isteyen ve sadece başınızı ya da bacağınızı değil, zihninizi de örtmek için kadınlığı baskıyla sindiren eril dünyanın hesaplarını boşa çıkarın.

KENDİ GAZOZUNU KENDİ AÇAN KIZLAR

Kaçın o evden, size dayatılan hayatı değil, kendi tercih ettiğiniz hayatı yaşayın.

Eğer siz kendinize güvenirseniz ve içinizdeki gücü gerçekten hissederseniz…

Ne gazozunuza ilaç atabilirler ne de evlenme vadiyle sizi kandırıp “kirletebilirler”.

Kendi gazozunu kendi açan ve kendi içen bir kız olun.

Hayatınızın hedefine “evliliği” değil, mutluluğu koyun.

Sevişmenin kirlenmek olduğu safsatasını da hemen unutun.

Cinsiyetçi deyimlerin utanç verici mirasını reddedin.

O baba evini terk edin.

Ki insanlar, dizlerini, kızlarını oğulları kadar övmedikleri için dövsünler.

Kalabalıklar neşeyle kahkahaya boğulduklarında bunu o an herhangi bir bebeğin doğmasına yormayı akıl etsinler.

Saçı uzun ya da kısa, eteği dilediği boyda kızlar istedikleri her yerde gönüllerince gezsinler, diledikleri işlerde çalışsınlar, aile isterlerse kursunlar, istemezlerse kurmasınlar, çocuk isterlerse yapsınlar, istemezlerse yapmasınlar.

Vurun kapıyı çıkın o baba evinden.

Önce sizi korkutan sonra da bu korkuyu bahane ederek sizi eve tıkan aklın egemenliğine kafa tutun.

Haşarı kızların diledikleri her yere ama “uslu” kızların yaşarken bile cehenneme gidebildiği bu tehlikeli düzende…

Rakibinin politik duruşunu, onun cinsiyetine “kendince” göndermeler yaparak eleştiren eril politikaların saltanatını sokaklara çıkarak bitirin.

O tekinsiz baba evini terk edin kızlar; derhal terk edin.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet/ Mine Söğüt

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top