SAĞLIK

UÇUK!

ABD’deki Virginia Üniversitesi’nden bilim insanları yaptıkları araştırmayla stres, ateş ve güneş yanığı gibi faktörlerin uçuğa yol açma mekanizmasını keşfetti.

“Uçuk nasıl tetiklenir?”

“Virüsün vücudumuzun bağışıklık tepkisinin bir parçası olan bu yolu ele geçirmiş olması gerçekten dikkat çekici”

Bilim insanları, araştırmalarının yeni tedavilere yol açabileceğini düşünse de konuya dair daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtti.

ABD’deki Virginia Üniversitesi’nden bilim insanları yaptıkları araştırmayla stres, ateş ve güneş yanığı gibi faktörlerin uçuğa yol açma mekanizmasını keşfetti. 

Herpes simpleks virüsüyle (uçuğa neden olan virüs – HSV) enfekte nöronların, aşırı uyarılmaya yol açan uyaranlara maruz kaldığında bu durumu algıladığını tespit etti. 

Virüslü nöronların böylece yeniden aktifleşme fırsatı yakaladığı ortaya çıktı.

Bilim insanları, araştırma sonuçlarının uçuk ve uçukla ilgili göz hastalıklarını önlemek için yeni yollar gösterebileceğini belirtti.

Virginia Üniversitesi Mikrobiyoloji, İmmünoloji ve Kanser Biyolojisi Bölümü’nden Anna R. Cliffe:

“HSV’nin nüksetmesi uzun süredir stres, ateş ve güneş yanığıyla ilişkilendiriliyor. Araştırmamız, bütün bu tetikleyicilerin HSV’yle ilişkili hastalıklara nasıl yol açabileceğine ışık tutuyor.”

HSV’ye yakalanan kişilerde virüs hiçbir zaman gerçekten yok olmuyor. Virüs, nöronların içine gizleniyor ve tekrar saldırmak için doğru anı bekliyor. Bu sürece yeniden aktifleşme deniyor. Söz konusu kişiler, yaşamının geri kalanında sık sık uçukla karşılaşıyor.

HSV’nin herpes simpleks tip-1 ve herpes Simpleks tip-2 adlı iki çeşidi uçuğa neden oluyor.

Örneğin herpes simpleks tip-1 insanlarda görülen en yaygın patojenler arasında. Dünya nüfusunun yüzde 40 ila 90’ında bu virüsten olduğu tahmin ediliyor.

HSV’nin yeniden aktifleşmesi, göz uçuğu diye bilinen ve tedavi edilmezse körlüğe neden olan herpes keratite veya beyin iltihabına yol açabiliyor.

Bazı araştırmalar HSV’yi, Alzheimer hastalığının ilerlemesiyle de ilişkilendiriyor.

Hakemli bilimsel dergi eLife’da yayımlanan araştırmada; Cliffe ve ekibi, HSV’yle enfekte nöronlara sahip fareler kullanılarak geliştirilen modelle çalıştı. Virüsün, vücudun bağışıklık tepkisi geliştirmesi için önem arz eden belirli bir sitokini (enfeksiyona karşı savaşla ilişkili küçük protein) ele geçirdiği belirlendi.

EurekAlert’ün aktardığına göre, bağışıklık sistemi, uzun süreli iltihaplanma veya stres durumunda interlökin 1 beta adlı sitokini salgılıyor. Interlökin 1 beta, deri ve gözdeki epitel hücrelerinde de bulunuyor ve morötesi ışıktan zarar görüldüğünde salınıyor.

Bulgular, interlökin 1 betanın, efekte nöronların uyaranlara tepki verme kabiliyetini artırdığını ve uçuk için gerekli ortamı oluşturduğunu gösterdi.

Cliffe:

“Virüsün vücudumuzun bağışıklık tepkisinin bir parçası olan bu yolu ele geçirmiş olması gerçekten dikkat çekici. Bu, bazı virüslerin enfeksiyonla mücadele mekanizmamızın bir parçası olması gereken şeylerden yararlanmak için nasıl evrimleştiğini gösteriyor.

Uzay yolculuğu, astronotlarda uçuk, suçiçeği ve zona virüslerini aktifleştiriyor

Bulaşıcı herpes virüsünün yeniden etkinleşmesi gelecekte Mars’a yapılacak uzun uçuşlara dair endişeleri akla getiriyor

NASA’nın yeni bir çalışmasına göre, uzay yolculuğu astronotlarda uçuk, suçiçeği ve zona gibi virüsleri yeniden canlandırıyor.

NASA yaptığı yeni bir araştırmada 89 astronottan 47’sinin tükürük veya idrar örneklerinde herpes virüsünün çeşitlerinin yeniden aktifleştiğini  ortaya çıkardı. 

Uzay yolculuğunun virüsler üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılan çalışmadan elde edilen bulgular, uzay uçuşları sürecinde bu virüslerin bulaşması veya yeniden aktifleşmesinde artış olduğunu gösterdi.

NASA’nın Johnson Uzay Merkezi’nden araştırmanın önde gelen yazarı Satish K. Mehta:

“Bugüne kadar kısa süreli uzay yolculuğu yapan 89 astronottan 47’sinin yani yüzde 53’ünün ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nda daha uzun süreli görevlerde bulunan 23 kişiden 14’ünün yani yüzde 61’inin tükürük veya idrar örneklerinde uçuk virüsü bulundu. Virüsün bulaşma sıklığının yanı sıra bulaşma miktarı da uçuş öncesinde, sonrasında ve sağlık kontrollerinden elde edilen numunelere göre çok daha yüksek.”

Oral, genital, zona ve su çiçeği dahil olmak üzere 8 herpes virüsünden 4’ünün saptandığı çalışmada virüslerin “uyandığı” tespit edilmekle birlikte astronotların çoğunun buna dair belirtiler göstermediği de kaydedildi.

Mehta:

“Sadece 6 astronot, virüse reaksiyon göstererek semptom geliştirdi ve bu vakalar küçük çaplıydı.”

Bulaşıcı virüslerin başkalarını etkileme ihtimalinin artmasının yanında, herpes virüsünün yeniden etkinleşmesi gelecekte Mars’a yapılacak uzun vadeli uçuşlara dair endişeleri akla getiriyor.

Mehta:

“Viral bulaşmanın büyüklüğü, sıklığı ve süresi, bunların tümü uzay uçuşunun ne kadar uzun sürdüğüne bağlı olarak artış gösterir. Alınacak en iyi önlem astronotlara aşı yapılmasıdır ancak şu anda sadece suçiçeği hastalığı için aşı yapılabiliyor.”

Uzay yolculuğu esnasında küçük bir alana hapsolan, uzun süre aile ve dostlarından ayrı kalan astronotlar uzaya gidiş ve tekrar dönüş sırasında stres yaşıyor, ayrıca sıfır yerçekimi ve kozmik radyasyona da maruz kalıyor.

Stresin uyku halinde bulunan virüsleri yeniden aktifleştirdiğini de tespit eden araştırmacılara göre, stres bu virüsleri sadece uzayda değil dünyada da aktif hale getiriyor.

Araştırmacılar şu anda virüsün yeniden aktifleşmesini engelleme yöntemleri üzerine çalışıyor.

Yeni çalışmalardan elde edilecek bulgular sadece uzaydakilerin değil dünyadakilerin de işine yarayacak.

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Kırkpınar

© The Independent / Chelsea Ritschel

Independent Türkçe, EurekAlert, Jerusalem Post, Medicana

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top