EĞİTİM

YURTDIŞINDA EĞİTİM VE İŞ İMKANLARI…

Yurtdışında eğitim ve iş imkanları ile ilgili olarak Silikon Vadisi’nden Dr. Semih Şahin, Tarık Korkmaz, Beste Özer ve Emre Tezişçi deneyimlerini anlattılar.

Yurtdışında eğitim almak isteyenlere rehberlik eden dernek: Kesişen Yollar

Yurtdışında Yüksek lisans ya da doktora yapmak isteyenler nasıl bir yol izlemeli? Nerelere başvurmalı? Mezun olmadan ya da olduktan sonra neler yapmalılar?

Yurtdışında yüksek lisans ve doktora programlarına başvuruda yardımcı olan KESİŞEN YOLLAR DERNEĞİ, aynı zamanda Silikon Vadisi başta olmak üzere farklı yerlerde işe girmek için de eğitimler veriyor.

Farklı çalışmalar yapan Dernek yönetiminin,  öğrencilere kişisel, bire bir destek verdiği danışmanlık programları bulunuyor. Senede 3 kere danışmanlık programımıza başvuru alan Dernek, başvurusu kabul olan 10 ila 15 arası öğrenciyi 3-4 aylık bir eğitim sürecinden geçiriyor. Bu eğitimlerde yurtdışı başvurularının nasıl yapıldığı, başvuru mektubunun nasıl yapıldığı, iletişimde nelere dikkat edilmesi gerektiği ve özgeçmiş hazırlanma teknikleri gibi birçok çalıştay düzenleniyor. Ayrıca öğrenciler danışmanlık ağında bulunan danışmanlarla birebir iletişime geçip, kişisel destek alma şansı da yakalıyor. Bu programı başarıyla tamamlayan öğrencilere eğitim masraflarını karşılamaları için bir burs da veriliyor.

Ayrıca staj bursu programı bulunan Dernek, yurtdışında staja kabul almış, ama gideceği kurumdan ücret almayan öğrencilerin uçak biletini karşılıyor. Bu program doğrudan yurtdışında eğitimle alakalı olmasa da özellikle yurtdışında yüksek lisans ve doktora kabulünde stajlar çok önemli yer tutuyor.

Yurtdışında eğitim ve iş imkanları ile ilgili olarak Silikon Vadisi’nden Dr. Semih Şahin, Tarık Korkmaz, Beste Özer ve Emre Tezişçi deneyimlerini anlattılar.

“GRE, TOEFL gibi sınavlardan düşük puan alırsanız başvurunuz daha hocaların önüne gitmeden bölüm sekreteri tarafından elenebilir”

Georgia Institute of Technology (Gatech)’te doktorasını yapan Dr. Semih Şahin, 7 okuldan kabul aldığını bunlar arasında Maryland, Georgia Tech, Ohio State, Minnesota, North Carolina gibi üniversiteler olduğunu söylüyor.

 Yurtdışında yüksek lisans ya da doktora yapmak isteyenlere  Şahin, şu önerilerde bulunuyor:

“Akademik çalışma lisans eğitiminden oldukça farklı. Bunu ne kadar erken fark ederlerse o kadar iyi. Bilkent’te research dersi vardı, ben seçmeli ders olarak almıştım, anlaştığınız bir hocayla bir çalışmaya yapıyordunuz. Burada yaptığımız proje sayesinde, makale nasıl okunur, akademik çalışma nasıl yapılır, elde edilen sonuçlar nasıl sunulur, makale nasıl yazılır gibi konuları tecrübe etme imkânı buldum. Böyle bir ders yoksa bile aktif akademik çalışma yapan hocalarla iletişime geçerek, onların mevcut projelerine dahil olabilirsiniz. Yurtdışına çıkmak istiyorsanız CV’nizde bir akademik çalışma tecrübesi bulunması sizi bir adım öne çıkarır. Diğer öne çıkaracak şey ise, tabii ki referanslarınız. Uluslararası tanınırlığı olan ve sizin hakkınızda dolu dolu referans yazabilecek bir ilişkinizin olduğu hocalardan referans mektubu almak önemli. Google Scholar sayfasından hocanın son yıllarda yaptığı yayınları, kimlerle yaptığı, nerde yayınladığı, bu network hakkında bir fikir verebilir. Sadece Türklerle makale yazan, doktorasını da Türkiye’de yapmış bir hocadan çok bir şey çıkmayabilir. GRE, TOEFL gibi sınavlar var, bunlar belli bir seviye puanlar alınıp halledilmesi gereken şeyler.  TOELF’dan en az 95 alın. Bu sınavlardan düşük puan alırsanız başvurunuz daha hocaların önüne gitmeden bölüm sekreteri tarafından elenebilir. Aynı şekilde not ortalaması da bu noktada önemli. 3.5 üzeri not ortalamanız olsun, sekreterden elenmeyin.”

“Yüksek lisansı 2 senede, doktorayı 5 senede bitirme hedefini koyup, o hedefe odaklanın”

Yurtdışında eğitimin teknik boyutu kadar psikolojik ve ekonomik yönüne dikkat çeken Şahin:

“Mezuniyet sonrasında dönem arkadaşlarınız piyasada işe girip, Linkedin profillerine havalı unvanlar ekliyor olacak, siz de öğrenci kalmış gibi hissedebilirsiniz. Arkadaş çevrenizi kariyeri sizinle aynı şekilde ilerleyen insanlardan kurarsanız bu durumu daha kolay aşabilirsiniz. Diğer mevzu ekonomik, araştırma görevlisi maaşları piyasadaki maaşlardan düşük. Ortalama bir hayat standardı yakalayabilirsiniz, ama birikim yapmak gibi şeyler mümkün değil diyebiliriz. Bu duruma da hazırlıklı olmak bence önemli. Ve diğer psikolojik boyut, araştırmanın doğası gereği her zaman yapılan projelerden sonuç çıkmaz, hocanızın çalışma ve yönetme tarzına bağlı olarak sık sık motivasyon kaybı yaşayabilirsiniz. Uzun vadede elde edeceğiniz şeylere odaklanıp, motive kalmaya çalışmak bence önemli. Yüksek lisansı 2 senede, doktorayı 5 senede bitirme hedefini koyup, o hedefe odaklanın. Diğer türlü 6-8-10 senedir “doktora yapıyorum” diyen hayatından bezmiş, hiçbir üretkenliği olmayan, ama düştüğü çukurdan çıkmaya da çalışmayan insanlara dönüşebilirsiniz. Son olarak her şeyden önce doktorayı kiminle yaptığınız önemli, ne kadar iyi bir alanda, ne kadar iyi bir okulda, alanında ne kadar iyi bir hocayla çalışsanız da hocayla kimyaların uyuşması önemli. Yurt dışındaki hocaları Türkiye’den tanımak tabi çok mümkün değil. Ama kabul aldığınızda sürecin ilk zamanlarında hocayı çözme konusuna biraz vakit ayrılmalı diye düşünüyorum. Ne kadar teknik iş de yapıyor olsak, insan ilişkileri bu işin önemli bir parçası.”

“Yaklaşık 150 hocaya tek tek e-mail attım, öğrenci arayıp aramadıklarını, onlarla çalışmakla ilgilendiğimi söyledim”

Amerika’daki yüksek lisans programlarının Türkiye’den farklı olduğunu vurgulayan Şahin:

“Burs imkânları çok az ve yüksek lisanslar tezsiz. Bundan dolayı da bir hocanın projesinden para alıp, onla çalışma yapmak gibi bir durum çok sık olmuyor. Amerika’da iş bulmayı kolaylaştırır gibi bir motivasyonla belki yüksek lisansa gelinebilir, orda da belli bir ekonomik yatırım yapmanız gerekiyor. Doktora için konuştuğumuzda da burada hocaların projelerinden fonlanıyorsunuz. Bu yüzden başvurularda hocaların araştırma konularına oynamanız gerekiyor. Tabi bu başvuru işlemlerinin masrafları okul başına yaklaşık 100 dolar gibi bir ücreti var ve TOEFL, GRE sınav sonuçlarını okullara postalamanız da ayrıca masraf oluyor. Böyle masraflar olmasa her yere başvurulabilir, ama masraflı olduğu için bu durum stratejik davranmayı gerektiriyor. Benim izlediğim yol şu şekildeydi: Usnews computer science sıralamasına göre Amerika’daki okulları listeledim. Her okulun websitesine girip hocaların araştırma alanlarına baktım. Benim yüksek lisanstaki çalışma alanımdan kayabileceğim 3 ayrı alan vardı. Her okul için benim istediğim alanlarda çalışan kaç hoca var, listesini çıkarttım. Bu hocaların hala aktif araştırma yaptıklarından emin oldum, ona göre kimisini eledim. Çünkü, bazı hocalar sadece ders verip, yarı emekli seklinde takılabiliyor. Günün sonunda elimde 150 civarı bir hoca listesi oldu. Her bir alan için ayrı e-mail hazırlayıp, kendimi ona göre tanıtıp, yaptığım çalışmadan kısaca bahsedip bu yaklaşık 150 hocaya tek tek e-mail attım, öğrenci arayıp aramadıklarını, onlarla çalışmakla ilgilendiğimi söyledim. Maile CV’yi, transkripti ekledim, hazırladığım websitesine link koydum. Websitesine Google Analytics scripti eklemiştim, dünyanın neresinden siteme girilmiş takibini yapıyordum. Birkaç hoca mülakat yapmak istedi, bir 10 kadarı güçlü bir adaysın başvur, öğrenci alacağım seklinde e-mail attı. Kimisi bu sene gruba yeni öğrenci almayacağını belirtti. Ama toplamda baktığımızda e-maillerin yüzde 80’i cevapsız kaldı. Sonuçta 15 okula başvurdum, 7’sinden kabul geldi. Bu süreç haftalarca sürdü.”

“Yurtdışında yüksek lisans ve doktora programlarına başvurmadan önce hedeflerini iyice gözden geçirmeliler”

Münih Teknik Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri bölümünde yüksek lisans yapan Tarık Korkmaz:

“Tek başvuru yaptığım okul ve bölüm buydu. Benim yüksek lisansa başlama amacım akademik bir kariyere başlamak değil, yüksek lisans sonunda özgeçmişimi güçlendirerek teknoloji sektöründe hedeflediğim işlerden birini elde edebilmekti. Yüksek lisansa devam ederken hedeflediğim pozisyonlardan bir tanesi için staj yapma şansım oldu. Staj sonunda da tam zamanlı olarak geri dönmek üzere teklif aldım. Bu aşamada yüksek lisansa başlarken ki hedefime ulaştığım için yüksek lisans programını bitirmeden ayrılma kararı alarak dondurdum. Yurtdışında yüksek lisans ve doktora programlarına başvurmayı düşünen adaylara başvurmadan önce hedeflerini, motivasyonlarını iyice gözden geçirmelerini ve sadece çevrelerinden gördükleri için ya da bu programları okumuş olmak için başvurmamalarını tavsiye ederim.”

“Avrupa’daki üniversitelerde yüksek programları için hem Türkiye’den hem de yurtdışından burs bulmak da mümkün olabiliyor”

Hem yüksek lisans hem de doktora için program yapısı ülkeden ülkeye çok değişiklik gösterebildiğini vurgulayan Korkmaz:

“Yurtdışında yüksek lisans programlarına başvurmayı düşünen adaylar maddi yönden bakacak olursak, Avrupa’daki üniversiteler Amerika dahil olmak üzere dünyanın birçok yerine göre çok daha uygun. Almanya gibi bazı ülkelerde üniversite ücretleri Amerika’ya kıyasla ücretsiz sayılabilecek şekilde düşük seviyede. Avrupa’daki üniversitelerde yüksek programları için hem Türkiye’den hem de yurtdışından burs bulmak da mümkün olabiliyor. Avrupa’da yüksek lisans yaptıktan sonra dünyanın her yerine çok iyi doktora programlarına devam eden pek çok öğrenci oluyor. Doktora programlarında çoğu ülkede üniversiteler öğrencinin yaptığı akademik çalışmalar karşılığında öğrenimini fonluyor ve hatta üzerine yaşamalarını kolaylaştırmak adına maddi kaynak da sağlıyor.”

“Master için, Avrupa Amerika’dan daha avantajlı olabilir”

Lisans eğitimini Norteastern Üniversitesi’nde tamamlayan Beste Özer, şunları anlatıyor:

 “Ocak 2021 itibariyle de George Washington Üniversitesi’nde master programına başlayacağım. Lisans için Clark Üniversitesi’nden kabulüm vardı, master için sadece George Washington Üniversitesi’ne başvurdum. Öncelikle sırf yurtdışında olmak için herhangi bir programa başvurmamalarını öneririm.  Master için, Avrupa Amerika’dan daha avantajlı olabilir, çünkü Amerika’da master çok pahalı ve genelde sonrasında Amerika’da uzun dönemli iş bulma ihtimali çalışma vizeleri nedeniyle baya kısıtlı. STEM olmayan bir alanda master yaparsanız, 1 yıllık çalışma vizeniz oluyor, o zaman da şirketler zaten bir sene sonra gidecek diye sizi işe almıyor. STEM alanında master yaparsanız, 3 yıllık OPT çalışma vizeniz oluyor, o iş bulmanızı kolaylaştırabilir, ama 3 yıl sonunda yeni vize alıp alamayacağınız kesin olmuyor, çoğunlukla şirketin size yeni vize alabilmeniz için sponsor olması gerekiyor.”



“Amerika’da yüksek lisans programlarının ortalama okul maliyeti 30-40 bin dolar civarlarında”

Hult International Business School’da uluslarası işletme üzerine yüksek lisans yapan Emre Tezişçi:

“Lisans eğitimimin son senesinde girdiğim lisansüstü eğitim için İngilizce ve matematik yeteneklerini ölçen standardize edilmiş bilgisayar tabanlı bir sınav olan GMAT’dan aldığım puandan sonra ilgimi çeken 4-5 okul ve programdan aradılar. Bocconi Üniversitesi ve HULT arasında kalıp, Amerika’da olmasından dolayı HULT’ı seçtim. Yurtdışı yüksek lisans programlarında genelde burs imkanı olmuyor. Özellikle günümüzdeki döviz kurlarını göz önüne aldığımızda, bu büyük bir yatırım. Amerika özelinde bakacak olursak, yüksek lisans programlarının ortalama okul maliyeti 30 -40 bin dolar civarlarında olup,  100 bin dolara kadar çıkmakta, mezun olduktan sonra yine yüksek lisanslılar için ortalama brüt maaşlar  75 bin dolar civarlarında gözüküyor. Koç Üniversite’sinde okurken UC Berkeley’e, San Fransisko’ya yaz dönemi değişim programı ile gitmiştim. Silikon Vadisi’ni ve bölgeyi çok sevdiğim için mezun olduktan sonra tekrar buraya gelmek, çalışmak istiyordum. Buraya gelmemin yollarından biri de yüksek lisans programlarıydı. HULT’ı tercih etmemin en büyük sebeplerinden biri burada kampüsünün olması, okurken bölgede çevre edinmeme, mezun olduktan sonra ise, çalışma izni vermesi benim için büyük bir avantajdı.   HULT, bölgede diğer okullardan akademik başarı olarak geride olsa da ‘Global Campus Rotation’ adlı programı sayesinde okulun dünya üzerindeki farklı kampüslerinde eğitim alma şansına sahiptim. Londra, San Francisco ve Şanghay kampüslerine gittim. Bu sayede çevremi mümkün olduğunca genişletme imkanım, farklı kültürlerdeki iş hayatını, yaşamı deneyimleme imkanım oldu. Nerede yaşamak, çalışmak istediğime karar verirken bu deneyimlerden faydalandım ve bunlar benim için akademik başarıdan daha önemli kriterlerdi. Ek olarak her okul kendi istatistiklerini kendi sitesinde açıklıyor.”

İLGİLİ HABER

Independent/Esra Öz

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top