EKONOMİ

RAKIYA 2020’DEN BU GÜNE YÜZDE 2 BİN ZAM: EVDE ÜRETİM VE KAÇAK ÜRETİM ARTTI

“2006’da tahsil edilen her 100 liralık ÖTV’nin 5 lirası alkollü içeceklerden elde edilmişken, 2019’da 100 liralık ÖTV’nin 10 lirası alkollü içeceklerden tahsil edildi “

Alkol tüketimi 20 milyon ton azaldı ama alkoldeki ÖTV geliri yüzde 12 arttı

Geçen yıl Türkiye’de alkollü içki tüketimi 20 milyon litre civarında azaldı. Ancak bu alanda toplanan ÖTV geliri yüzde 12 artışla 16.467 milyon liraya yükseldi

2006’da tahsil edilen her 100 liralık ÖTV’nin 5 lirası alkollü içeceklerden elde edilmişken, 2019’da 100 liralık ÖTV’nin 10 lirası alkollü içeceklerden tahsil edildi .

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel’in soru önergesini yanıtlayan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, alkollü içecekler vergi tahsilatı açısından ilk ve son 5 ili paylaştı.

Buna göre alkollü içeceklerde ÖTV tahsilatında ilk beşi sırasıyla:

  • İstanbul,
  • İzmir,
  • Mersin,
  • Denizli ve
  • Manisa paylaşıyor.

Son beşte ise:

  • Zonguldak,
  • Sinop,
  • Bartın,
  • Çorum ve
  • Erzincan yer alıyor.
Yalnızca 5 ilden alınan içki ÖTV’si 14.4 milyar TL

Türkiye’deki yıllık alkol tüketimi ve alkol ithalatına ilişkin soruları yanıtsız bırakan Bakan Elvan’ın verdiği bilgilere göre;

2019 yılı alkollü içecekler ÖTV tahsilatı açısından 8 milyar 265 milyon 152 bin 582 lira ÖTV ödemesi ile ilk sırada İstanbul yer alıyor. İstanbul’u 4 milyar 332 milyon 112 bin 752 TL ile İzmir, 1 milyar 471 milyon 869 bin 935 TL ile Mersin, 208 milyon 318 bin 18 TL ile Denizli ve 168 milyon 341 bin 750 TL ile Manisa takip ediyor. Böylece ilk beş ilden alınan ÖTV tutarı 14.4 milyara ulaşıyor.

“İLLERDEKİ TÜKETİMİ YANSITMIYOR”

Alkollü içkiler ÖTV tahsilatında 2019 yılı ilk beş ve son beş ili paylaşan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, bu sıralamaların illere göre alkol tüketimini yansıtmadığını da söyledi.

Elvan, şu bilgileri verdi:

“4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu açısından bu Kanuna ekli (III) sayılı listede yer alan alkollü içkilerde vergiyi doğuran olay, bu malların ithalatı, imal edenler tarafından teslimi veya müzayede yoluyla satışı durumunda gerçekleşmektedir. Dolayısıyla tabloda belirtilen sıralamalar alkollü içeceklerin illere göre tüketimini yansıtmamaktadır.”

HÜKÜMET VERGİYE BAĞIMLI YAŞIYOR

Alkol tüketimi ve alkol ithalatına ilişkin sorularının yanıtsız kaldığını belirten CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, alkollü içkilerden kaynaklı ÖTV tahsilatına ilişkin verilerin alkol ve sigaradan alınan vergilerin büyüklüğünü göstermesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Döviz rezervlerini tüketen, Merkez Bankası’nın kasasını boşaltan hükümetin umudunu alkol ve sigara başta olmak üzere iğneden otomobile, telefondan gıda maddelerine kadar alınan yüksek vergilere bağladığını ifade eden Sertel:

“Türkiye’de herkes biliyor ki bu hükümet en çok vergiyi sigara ve alkolden elde ediyor. Alkollü içkilerden alınan Özel Tüketim Vergisi yüzde 70’lerden yüzde 90’lara kadar ulaşabiliyor. Türkiye’de son 8 yılda rakının ÖTV miktarı yüzde 314 arttı. Buna rağmen son olarak Ocak ayında olduğu gibi ÖTV’ye zamlar yapılıyor. Alkollü içkilere ve sigaralara öylesine vergi oranı koydular ki insanlar kaçak içki ve kaçak sigaraya yöneldi. Kaçak içkiden dolayı insanların sağlığı tehlikeye atıldığı gibi onlarca kişi de hayatını kaybetti. Bunca vergiyi topluyorlar ama halk için ne yapıyorlar? Halka zulüm etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Hiçbir sorunu çözemiyorlar. Yaptıkları tek şey vergileri yaygınlaştırmak ve acımasız vergiler koymak” diye konuştu.

Türkiye’de alkollü içki tüketimi düşüyor. 2020 yılında Türkiye’de toplam alkollü içki tüketimi bir önceki yıla göre 19 milyon 981 bin litre azalışla, 1 milyar 8 milyon 180 bin litreye geriledi. Geçen yıl en yüksek düşüş ise bira tüketiminde görüldü.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre:

*Bira da iç piyasa tüketimi bir yılda 10 milyon 740 bin litre düşüş gösterdi. Aynı dönemde *şarap tüketimi 7 milyon 827 bin litrelik düşüş gösterirken, *votka da ise 1 milyon 438 bin litrelik azalış söz konusu. 2020’de *viski tüketimi ise 3 milyon 424 bin litrelik artış gösterdi.

Son yıllarda alkollü içki kategorilerine bakıldığında tüketimi en fazla düşen grup tamamen Türkiye’de üretilen RAKI oldu.

2011 yılında iç piyasaya arz edilen toplam rakı miktarı 48 milyon 810 bin litreyken arada geçen 10 yılda bu miktar yüzde 62’lik düşüşle 30 milyon 103 bin litreye geriledi.

Geçen yıl iç piyasaya arz edilen rakı miktarı ise bir önceki yıla göre 2 milyon litre arttı.

Tanıtım ve reklam yasakları ve pandemi nedeniyle ülkeler arası uçuşların da sınırlanmasının etkisiyle rakı ihracatı da düşüyor. 2019’da 3 milyon 491 litre olan rakı ihracatı geçen yıl 3 milyon 267 bin litreye geriledi.

Rakıya 2020’den bu güne yüzde 2 bin zam

Rakı fiyatlarında ise sınırları zorlayan zamlar söz konusu.

2002’de 70’lik rakının fiyatı 8.25 TL civarındayken aradan geçen 19 yılda fiyat yüzde 2 bin artışla 175 liraya fırladı. Alkol oranı yüzde 45 olan 70’lik rakının yüzde 287’si vergilerden oluşuyor. 70’lik rakıdaki vergi oranı alkol oranının 2.5 katını aşıyor.

Evde üretim ve kaçak üretim arttı

Her yıl ocak ve temmuz olmak üzere alkollü içkideki özel tüketim vergisi (ÖTV) iki kere zamlanıyor.

Tüketici astronomik ÖTV artış oranları nedeniyle alkollü içkide evde üretim de artıyor. Aynı zamanda “merdiven altı” kaçak rakı, viski imalatında da büyük yükseliş var. Her yıl yaklaşık 12-13 milyon litre hazır alkolden üretim yapılıyor. Kaçak üretim nedeniyle devlet 2.5-3 milyar TL’ye yakın vergi kaybediyor. Sadece 2020 yılında kaçak üretim kaynaklı 100’ü aşkın kişi yaşamını kaybetti.

OECD ülkeleri arasında en az alkol tüketilen ülke Türkiye

OECD’nin yayımladığı 2019 verilerine göre Türkiye kişi başına 1.4 litre ile en az alkollü içki içen ülkeler arasında yer alıyor.

Yurttaş, gelen zamlar nedeniyle alkollü içkiye ayırdığı bütçe de artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine hane halkı tüketim harcaması içinde alkol ve sigaranın payı yüzde 2018’de yüzde 4 iken bu oran 2019’da yüzde 4.3’e çıktı.

“ÖTV gelirinde alkollü içkinin payı 2 kat arttı

Alkollü içkilerin vergilerine yapılan zamlar, bu kalemden elde edilen ÖTV miktarını da zirveye taşıdı.

2006’da tahsil edilen her 100 liralık ÖTV’nin 5 lirası alkollü içeceklerden elde edilmişken, 2019’da 100 liralık ÖTV’nin 10 lirası alkollü içeceklerden tahsil edildi. Alkollü içkilerin vergi geliri içerisindeki payı yüzde 3.5 civarında.

Son 13 yılda alkollü içkilerden devletin elde ettiği ÖTV geliri 94 milyar 869 milyon TL’yi aştı. ÖTV’den elde edilen gelir 13 yılda yüzde 729 artışla 2020’de 16 milyar 467 milyon TL’ye çıktı.

T.C, Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre, geçen yıl alkollü içki satışının en düşük olduğu aylar pandeminin de etkisiyle ocak, şubat, mart ve nisan ayları oldu.

Normalleşmenin başladığı haziran ayından itibaren, restoranların da açılmasıyla tüketimde artış söz konusu. Ocak 2020, 38 milyon 688 bin litrelik iç piyasaya arz miktarıyla en düşük dönem olurken ağustos ise 122 milyon 850 bin litrelik satışla en yüksek rakamın yakalandığı ay oldu.

Alkollü içkide ÖTV zammı!
Vergideki artışın fiyatlara yansıması bekleniyor

Alkollü içkilerden alınan özel tüketim vergisi ( ÖTV) yüzde 17.07 oranında artırıldı. Vergideki artışın fiyatlara yansıması bekleniyor.

Enflasyon oranlarının açıklanmasının hemen ardından alkollü içkilerden ve purolardan alınan özel tüketim vergisinde (ÖTV) yüzde 17.07 oranında artış yapıldı.

Biradaki maktu ÖTV tutarı 2,0442 TL’den 2,3933 TL’ye, rakıdaki ÖTV 279,29 TL’den 326,99 TL’ye çıkartıldı.


Alkol derecesi yüzde 18 ve daha az olan şaraplardaki ÖTV tutarı 81,38 TL’den 95,29 TL’ye, alkol derecesi yüzde 22 ve fazla olanlarda 279,29 TL’den 326,99 TL’ye yükseltildi.

Tütün içeren purolardan alınan asgari maktu vergi tutarı 0,3747 TL’den 0,4386 TL’ye, maktu vergi tutarı ise 0,5008 TL’den 0,5863 TL’ye çıkartıldı.

“Sahte içki toplumsal bir sorundur; alkollü içeceklerdeki ÖTV düşürülmeli, denetimler arttırılmalı”

Kimya Mühendisleri Odası:

“Sorun teknik bir sorun değildir, toplumsal bir sorundur.”

Kimya Mühendisleri Odası sahte içki sebebiyle artan ölümlere ilişkin olarak açıklama yaptı.

“Sahte içki toplumsal bir sorundur” ifadelerine yer verilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Sorun teknik bir sorun değildir, toplumsal bir sorundur. Alkol ve alkollü içki alanını kontrol eden GTHB, TAPDK, Maliye Bakanlığı gibi kurum ve kuruluşlar sorunun ana kaynağı olan alkol ve alkollü içkilerden alınan fahiş ölçüdeki ÖTV ve KDV oranları makul bir düzeye indirilmeli ve sorumlulukları ölçüsünde alanı kontrol etmelidirler.”

Artan alkol ve sigara fiyatları nedeniyle 2020’de 5 bine yakın tekel bayisi soyuldu…

“Hırsızlar, tekel bayilerini kuyumcu soymakla eşdeğer görüyor”

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar:

“Bayi soymanın hırsızlar arasında neredeyse kuyumcu soymayla eşdeğer hale geldiğini söyleyebilirim. Soygunlar üç kişilik gruplarca, 5 dakika gibi kısa sürelerde gerçekleşiyor.”

2020’de hırsızlık olaylarına en çok maruz kalan yerlerin başında tekel bayileri veya tekel ürünlerinin satıldığı yerler geldi.

Türkiye’de en çok zam yapılan ürünlerin başında alkol ve sigara geliyor.

Geçen günlerde alkollü içeceklere yüzde 17 oranında ÖTV zammı geldi.

Bunun sonucunda bazı markalarda farklılık gösterse dahi 35’lik küçük bir rakının fiyatı 81 lira, 70’lik büyük bir rakının fiyatı ise 159,50 lira oldu.

Bir paket sigaranın fiyatı ise markasına göre ortalama 15 ile 18 lira arasında değişiyor.

Alkol ve sigaranın artan değeri beraberinde bu tür ürünlerin satıldığı tekel bayilerini hırsızların hedefi haline getirdi.


Geçen yıl her 10 tekel bayisinden biri soyuldu

Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar, 2020 yılı içerisinde ülke genelinde beş bine yakın tekel bayisinin soyulduğunu öne sürdü.

Dündar’ın verdiği bilgiye göre; Türkiye’de şu an için kayıtlı 48 bin 600 tekel bayisi var.

Bu da demek oluyor ki 2020’de neredeyse her 10 tekel bayisinden biri soyuldu.

Dündar da aslında soygun mağdurlarından biri.

Ancak onun dükkanı 2020’de değil, 2019’da soyuldu ve 30 bin lira zarara uğradı.

“Çaldıktan sonra nakde çevirmesi en kolay ürün sigara ve alkol”

Dündar, hırsızların tekel bayilerini hedef almasının bir diğer nedeninin de şu olduğunu söyledi:

“Çaldıktan sonra nakdeçevrilmesi en kolay ürün sigara ve alkol. Bugün bir hırsız, zücaciye dükkanı soysa çaldıklarını hemen nakde çevirmesi kolay olmayabilir. Ama alkol ve sigarada böyle bir durum söz konusu değil.”

“Hırsızlar, kuyumcu soymayla eşdeğer görmeye başladı”

Dündar, artan alkol ve sigara fiyatları nedeniyle tekel bayilerinin içerisinde neredeyse kuyumcularda olduğu kadar pahalı mal bulunmaya başlandığını hatırlatarak, bu nedenle hırsızlar arasında tekel bayisi soymanın kuyumcu soymaya eşdeğer görülmeye başlandığını iddia etti.

“Vakaların çoğu aydınlatılmadı, hırsızlıklar beş dakikada oluyor”

Dündar, güvenlik kamerası ve alarm kullanmalarına karşılık bunların yeterli olmadığını ve soygun vakalarının çoğunlukla aydınlatılamadığını öne sürerek yaşanan hırsızlıkları şöyle anlattı:

“Soygunlar tekel bayisinin kapalı olduğu saatlerde gerçekleşiyor. Genelde en az üç kişi oluyorlar, yüzlerini çoğunlukla o sırada kapatıyorlar. Yanlarında bir sepet getiriyorlar. Kilidi kırdıktan sonra hızlıca sigaraları ve ağır alkolleri alıp çıkıyorlar. Soygun başlangıcından itibaren beş her şey dakikada gerçekleşiyor ve bu süre zarfında en az 30 hatta 50 bin liralık malı alıp gidiyorlar.”

“Sokağa çıkma yasakları sürecinde soygunlar azaldı”

Dündar, pandemi nedeniyle hafta içi akşam saatlerinde ve hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasakları sürecinde soygunların azaldığını belirtti.

Dündar ancak soygunların kalıcı olarak azalması için yine en çok görevin tekel bayilerine düştüğünü söyleyerek şöyle konuştu:

“Ürünleri çalan hırsızlar bunları kalkıp perakende satamayacağından gidip yine anlaştığı bir tekel bayisine satacak. Hiçbir tekel bayi sırf daha ucuz diye faturasız, dağıtıcı firma haricinde ürün almaz ise hırsızlar da çaldıkları ürünü satamaz. Unutmamak lazım hırsız satamayacağı ürünü çalmaz.”

“Alışveriş merkezlerinde de tekel hırsızlıkları oluyor”

Tekel ürünlerinin çalınması sadece bayilerle sınırlı değil.

Güvenlik oranları daha yüksek olsa bile AVM’lerde ve büyük marketlerde satılan tekel ürünleri de hırsızların hedefi olabiliyor. 

Mahkemelerde bilirkişi olarak görev yapan emekli polis İsa Altun, pandemi sürecince artan hırsızlık olaylarından birinin de alışveriş merkezlerinden tekel ürünlerinin çalınması olduğunu öne sürerek,  soygunların birkaç kişilik gruplarca organize halde yapıldığı iddiasında bulundu.

Altun, son süreçlerde mahkemelere bu tür hırsızlıklara dair vakaların daha çok geldiğini söyledi.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet, Independent Türkçe

Habertürk / Ahmet Kıvanç’ın haberi

Ali Kemal Erdem

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top