MAGAZİN

OSMANLI PADİŞAHI 2. ABDÜLHAMİD’İN TORUNU ‘ŞEHZADE’ İLAN EDİLDİ

2. Abdülhamid’in 4. kuşak torunu olan Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’yla ilgili ortaya çıkan bir görüntü, son dönemde çekilen Osmanlı temalı tarih dizilerini aratmadı.

‘Şehzade’ ilan ettiler, “Yolun yolumuzdur!” sloganlarıyla karşıladılar!

2. Abdülhamit’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, Sultanahmet’te kendisini ‘şehzade’ ilan eden fesli bir grup tarafından ‘tören’le karşılandı.

AKP’nin özel önem verip her fırsatla övgüyle söz ettiği Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid’in torunları da saltanat dönemine özlemlerini ‘uygulama’lı olarak göstermeye başladı.

“Şehzadem” sloganını savcılığa ihbar etti

İkinci Abdülhamid’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’nun “Devlet-i Aliyye Ocakları” mensupları tarafından “Yolun, yolumuzdur şehzadem” sloganlarıyla karşılanması başsavcılığa ihbar edildi.

Avukat Uğur Can:

” 431 sayılı “Hilafetin Kaldırılması Kanunu” Ek 4. Madde ile Osmanlı hanedan mensuplarına “şehzade, prens, sultan” gibi unvanların kullanması yasak. Bu ifadeleri kullananların altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması gerekiyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmek üzere hazırlanan ihbar hakkında konuşan Can:

“Osmanlı hanedan mensubu Kayıhan Osmanoğlu’na ‘şehzadem’ diye hitap edilmesi kanun uyarınca suçtur. Bu sebeple demokrasimiz ve cumhuriyetimize sahip çıkmak adına tarafımca anılan suçla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmuştur.”

2. Abdülhamid’in 4. kuşak torunu olan Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’yla ilgili ortaya çıkan bir görüntü, son dönemde çekilen Osmanlı temalı tarih dizilerini aratmadı.

Dizi setinden değil, Sultanahmet'ten: 'Şehzade' ilan ettiler,

Sultanahmet Meydanı’nda toplanan grup daha sonra Osmanoğlu’nun öncülüğünde Ayasofya’ya yürüyor.

Görüntülerde, çakarlı araçlardan oluşan bir konvoy eşliğinde cipten inen Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’nu “Yolun yolumuzdur şehzadem!” sloganları atan, ellerinde ‘Devlet-i Aliyye Ocakları’ yazılı pankartlar ve başlarında fes bulunan bir grup karşılıyor.

2. Abdülhamid’in torunu Nurhan Sultan Osmanoğlu,

2. Abdülhamid’in torunu Nurhan Sultan Osmanoğlu, “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!”ten rahatsız

Osmanlı hükümdarı 2. Abdülhamid’in torunlarından Nurhan Sultan Osmanoğlu, Boğaziçi Üniversitesi eylemleriyle birlikte yeniden dillendirilen “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” sloganına tepki gösterdi.

Osmanlı hükümdarı 2. Abdülhamid’in tahttan indirilişiyle özdeşleşen “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” sloganı, Boğaziçi Üniversitesi’nde devam eden eylemlerle birlikte yeniden dillere yerleşti.

Erdoğan’ın üniversiteye rektör atadığı Melih Bulu’ya karşı özellikle sosyal medyada dile getirilen slogan, 2. Abdülhamit’in dördüncü kuşaktan torunu Nurhan Sultan Osmanoğlu’nu rahatsız etti.

Osmanoğlu, rahatsızlığını Twitter hesabından: “Dedem Abdülhamid Hanı tahttan indirenlerin dillerinde ‘Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet’ sloganları vardı, bugünde aynı slogan var.9 senede koca imparatorluğu paramparça ettiler. O gün mesele hürriyet değildi. Dün ağaç değildi. Bugün de rektör değil. Taleplerinden anlarsınız.” diyerek ifade etti.

İşte Nurhan Sultan Osmanoğlu’nun paylaşımı:

Meclis Başkanı Şentop, 'Osmanlı'yı yeniden kurma' eleştirilerine yanıt verdi

Meclis Başkanı Şentop, ‘Osmanlı’yı yeniden kurma’ eleştirilerine yanıt verdi

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, ‘Yeni Osmanlıcılık’ tartışmalarına ilişkin açıklama yaptı.

Şentop, Türkiye’yi Osmanlı’yı yeniden kurmaya çalışmakla itham edenler olduğunu belirtip:

“Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Real politiğin farkındayız.”

“Bir Asrı Geçen Birikimle Misak-ı Milli’ye Yeniden Bakmak”

TBMM Başkanı Mustafa Şentop:

“Misak-ı Milli, milli hedeflerimizin manifestosudur. Hedefi, sınırları tarif edilen vatanımızda birliğimizi, bütünlüğümüzü temin edip, hür ve müstakil bir şekilde hayatımızı idame ettirmemizi sağlamaktır. Milletimize güven vermesinin yanında muarızlarımıza da meydan okuyan bir bildiridir..

Bugün de milli egemenliğimizi korumak, milli varlığımızı devam ettirmek için mücadele ediyoruz. 101 yıl önce ilan edilen milli yeminin hedefine ve ruhuna bugün de sadakatle bağlıyız. Bugün de bizim olanı, bizden olanı, bizimle olanı korumak, savunmak ve yaşatmakla mükellefiz..

Türkiye’nin milli bekasına 101 yıl önce yönelen tehditlerin, bugün de devam ettiğini” belirten Şentop, “Biz de maruz kaldığımız tehditleri artık sınırlarımızda karşılamıyoruz. Tehditleri sınırlarımız ötesinde karşılayıp aziz milletimizi ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizi güvenli bir şekilde yaşatmaya çalışıyoruz”

‘YENİ OSMANLICILIK’ AÇIKLAMASI

Şentop konuşmasında ‘Yeni Osmanlıcılık’ tartışmalarına da değindi:

“Devlet olarak takip ettiğimiz siyaseti bazıları ‘Yeni Osmanlıcılık’ diye eleştiriyor..

Evet, Osmanlı’yı seviyoruz ve gururla anıyoruz. Tarihte kurduğumuz en kudretli devletimiz. Şerefle anacağımız, anlatacağımız bir geçmişten geliyoruz ama bazıları paranoyak bir şekilde bizi Osmanlı’yı kurmaya çalışmakla itham ediyorlar. Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Real politiğin farkındayız” şeklinde konuştu.

Tarikatların Padişahlığı

Küçücük bir kız çocuğunu istismardan tutuklanan Fatih Nurullah, tarikat-siyaset ilişkisini yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye’nin mühürsüz oylarla Saray düzenine geçtiği halkoylamasından yaklaşık 6 ay önce, Ekim 2016’da, kendisini “Uşşaki tarikatının şeyhi” ilan etmiş olan Fatih Nurullah, Nurani TV’de şunları söylüyordu:

“Şu anda görünen zuhuratlar o ki 1. Türkiye Cumhuriyeti son buldu. 2. Osmanlı kuruluyor, onun başı da Tayyip Bey 1. padişahımız olarak gözüküyor. Son sahne iyi bitirilebilirse, bu iş de biter artık. Tekrar 100 senenin nihayetinde Medine-i Münevver’de kurulan devletin devamı hüviyetindeki bir devletin yeniden ihyasıyla asr-ı saadetin kokularının geldiği bir süreci bu ümmet, bu millet başlatsın.”

Türkiye’deki tarikatlar, Osmanlı’nın son döneminden bu yana siyasi dinciliğin en önemli araçları olmuşlardır.

Cumhuriyet kurulduktan sonra da tarikatların iktidara aday ya da iktidardaki sağ partileri destekleyerek sürdürdükleri bu “görev”leri hiç bitmemiştir.

Örneğin, 1946’da birden ortaya çıkan Ticaniler, Arapça ezan ve Atatürk’ün heykellerini kırma eylemleri ile gündeme gelmişlerdi ve Demokrat Parti tarafından destekleniyorlardı.

Nurcular, liderleri Saidi Kürdi’yi (Saidi Nursi) Ekim 1958’de Emirdağ’da ziyaret eden dönemin Başbakanı Adnan Menderes’i hilafet ve saltanatı temsil eden iki tuğralı yeşil bayrak ile karşılamışlardı.

Cumhuriyet ilkelerine ve Atatürk’e karşı olan Süleymancılar, AP’yi, ANAP’ı ve DYP’yi desteklemişlerdi.

Rıfai tarikatı, 1980 öncesinde MHP’ye yakın durmuştu.

Nurcuların bir kolu olan Fethullahçılar ise ANAP’tan DYP’ye, CHP’den DSP’ye, MHP’den AKP’ye değin hemen hemen bütün partilerle dirsek teması içinde olmuş, AKP seçimleri kazanınca da iktidar ortağı olarak devlet yönetimine yerleşmişti.

Aslına bakarsanız, AKP, bir tarikat ve siyasi dinci örgütler koalisyonunu oluşturur.

Laik Türk ordusunun etsizleştirilmesi için araç olarak kullanılan Balyoz davası sürecinde kamuoyuna yansıyan, 27 Şubat 2004 tarih ve 3590-106-04/ İSTH.KS (7681) sayıyla İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı’na ait bir belgedeki bilgilere göre,

AKP’nin kurulmasına liderlik eden Recep Tayip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdülkadir Aksu, Beşir Atalay, Ali Babacan, Ali Coşkun, Kemal Unakatın, Binaili Yıldırım, Recep Akdağ, Hilmi Güler, Zeki Ergezen Nakşibendi tarikatının İskenderpaşa dergâhı ile yakın ilişkileri vardı. AKP kurucusu Hüseyin Çelik, Nurcuların Kürt-İslamcı kanadı olan Med-Zehra grubuna, Mehmet Aydın da Fethullah Gülen’e yakındı.

Bu kadroların oluşturduğu yapı, bugün Türkiye’yi bildiği gibi yönetmektedir. Bildikleri yöntem ise Fatih Nurullah’ın altını çizdiği “padişahlık”tır. 

Siyasi dincilere göre, (halife) padişah, Allah’ın gölgesidir. Güneşin yaktığı insanlar nasıl bir gölgeye sığınmak isterlerse, bütün zayıflar da doğru yolu onun yönetiminde bulurlar. Padişahın emirlerine uymak, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda dinsel bir ödevdir. 

Biliyorsunuz, kendisine karşı yapılan her muhalefeti Saray’daki, alışıldık bir sözle yanıtlıyor:

“Sen kimsin?”

Haklı. Padişahın karşısında ümmetini oluşturanlar kim oluyorlar ki? 

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet / Işık Kansu

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top