GENEL

DEPREM VE TSUNAMİ UYARISI!

“7.5 büyüklüğünde bir deprem eğer İstanbul kıyılarına yakın bir noktada olursa ne olur? 15 bine yakın vatandaşımızın can kaybından bahsediyoruz, 8 bin ağır yaralı, 39 bin hastanede tedavi.. “

İstanbul için dikkat çeken deprem ve tsunami raporu: Olasılık yüzde 60

TBMM’ye sunulan İstanbul’un deprem raporunda olası 7,5 büyüklüğündeki depremde, 48 bin binanın ağır ve çok ağır hasar alması, 150 bine yakın binanın orta hasar alması bekleniyor.

Rapora göre İstanbul’da kıyı şeridindeki ilçeler tsunamiden etkilenebilir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkan Tayfun Kahraman ile Avcılar ve Esenler ilçelerinden bir heyetle TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’na İstanbul’un deprem raporunu sundu.

Raporda, İstanbul’da 1999 Marmara depreminden önce yapılmış olan 790 bin binadan 194 bininin risk barındırdığı ve olası 7.5 büyüklüğündeki depremde bu binaların orta ve üstü hasar almaları beklendiği kaydedildi. Kıyı şeridinde bulunan 17 ilçenin de tsunamiden etkilenmesi bekleniyor.

“OLASILIK YÜZDE 60”

İBB Deprem Bilim Kurulu üyesi Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan:

“7.5 büyüklüğünde bir deprem eğer İstanbul kıyılarına yakın bir noktada olursa ne olur? 15 bine yakın vatandaşımızın can kaybından bahsediyoruz, 8 bin ağır yaralı, 39 bin hastanede tedavi..

Eğer bu olasılıksal modele göre olursa; o zaman can kaybı 53 bine çıkıyor, ağır yaralı 31 bin, hastanede tedavi 139 bine çıkıyor..

Çeşitli yöntemler var deprem tehlikesinin hesaplanmasıyla ilgili bir istatistiksel model kuruluyor. Olasılıksal modele göre örneğin 50 yılda yüzde 10 aşılma olasılığı göre bir deprem olursa yani 475 yıl periyodla bir deprem olursa o zaman kayıplarımız 53 bine çıkıyor. Ona 7 ve daha büyük şiddette deprem diyoruz..

Ne zaman olacağını bilmiyoruz ama İstanbul ve çevresini etkileyecek olası bir deprem önümüzdeki 25 yılda 7 ve daha büyük bir deprem olma olasılığı yüzde 60 diyoruz..

Ona göre hesaplamalar yapıyoruz. Eğer 7.5 şiddetinde bir depreme göre yapıyorsak ve şu noktada olacak diyorsak o zaman 15 bin can kaybımız var, ağır yaralı 8 bin, 39 binde hastanede tedavi var. Bina kayıpları ne olacak? Eğer 7.5 büyüklüğünde bir modele göre hesaplarsak 14 bin binada yıkım ve ağır hasar var, ağır hasar 35 bin, orta hasar 146 bin. Bunları bir araya getirdiğimizde 194 bin bina bir anda kullanılamaz hale geliyor çünkü orta hasarlıları da kullanamıyorsunuz. Eğer bunu olasılıksal modele göre yaparsak o zaman çok ağır hasar ve yıkık 57 bin oluyor. Yani 3.5-4 misline yakın bir artış var olasılıksal modelde. İster 7.5 şiddetine göre konuşalım ister olasılıksal modele göre konuşalım çok ciddi kayıplarla karşı karşıyayız. Bunlar şimdi tekrar revize ediliyor. Bu hesaplar tek tek bina bazında değil. Biz 2000 yılında önce yapılmış 1 milyon 116 bin binanın eldeki verilere göre kayıpları bu.”

“SAHİLLERE YAKIN OLAN İLÇELERİMİZDE FAZLA KAYIPLAR ORTAYA ÇIKABİLİYOR”

Eyidoğan, zemin sıvılaşmasına dikkat çekerek sahil şeridi ile Büyükçekmece ile Küçükçekmece havzasının heyelan bölgesi olduğunu belirtti.

Eyidoğan:

“Acil sinyal veriyor dediğimiz İstanbul’un eski yerleşimleri ve göç nedeniyle denetimsiz yapılmış, mühendislik hizmeti almamış yapılar. Gecekondular, daha sonra çok katlı apartmanlara dönüşenler, bunlar her ilçede var. Büyük bir depreme yakın olmak büyük bir dezavantajdır ama uzak olduğu zamanda çok kötü bir binada yıkım oluyor. Bunun en son örneğini İzmir’de gördük. Deprem 7 büyüklüğünde Sisam’da oldu, 70 kilometre uzakta zemin sorunları ve bina sorunları nedeniyle 500 tane binada ağır ve orta hasar var Bayraklı ve çevresinde. Demek ki bir kentte deprem tehlike ve riskleri hesaplanırken uzaklık önemli ama yapının durumu ve zeminde önemli. Ama depreme yakınlığı itibariyle Silivri, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Bakırköy, Zeytinburnu, Fatih, böyle gidiyor. Anadolu Yakası’nda da Maltepe, Kadıköy’ün sahilleri, Kartal, Tuzla, buralardaki zemin durumlarına ve bina yapı özelliklerine göre hasar daha az veya daha çok olabiliyor. Sahillere yakın olan ilçelerimizde fazla kayıplar ortaya çıkabiliyor. Mesela Bayrampaşa, Güngören sahil yakın değil ama yapı stokuna bağlı olarak sorunlar çıkıyor. O nedenle çok karmaşık durumla karşı karşıyayız. Buralara kesinlikle yapı yapılmasın denen çoğu da sahil kesiminde Avrupa Yakası’ndaki zeminler toplasanız yüzde 15’tir en kötü zemin. Çok büyük bir rakam değil, ama nüfus ve yapılaşma yoğunluğu oralarda fazla olmuş. Büyükçekmece ve Küçükçekmece göl havzası Sazlıdere Barajına kadar uzanan o havzada, Anadolu Yakası’nda sahillerde çok ciddi zemin sorunları var, sıvılaşma sorunları var.”

12 METREYE VARAN TSUNAMİ

Tsunami beklentiyle ilgili de konuşan Eyidoğan:

“Ayrıca tsunami sorunları var. Son yapılan Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin tsunami analizine göre 10 metreye, 12 metreye varan tsunami yükseklikleriyle karşılaşıyoruz. Yapılan hesaplar bunu gösteriyor. Hem deprem nedeniyle, hem de depremin tetiklediği heyelanlar nedeniyle, deniz içindeki heyelanlar nedeniyle. Bu heyelanlar da tsunamiye ek yapıyor.”

“KIYI BÖLGESİ İSTANBUL’UN EN RİSKLİ ALANLARI”

İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkan Tayfun Kahraman:

“Tamamen hasar tahmin çalışmaları üzerinden yapıyoruz. Bizden önceki dönemde de Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ile birlikte gerçekleştirilmiş olan çalışmalarda bizler İstanbul’da kaç binanın olası deprem senaryosuna göre zararlar görebileceğini biliyoruz. İstanbul’da 48 bin binanın ağır ve çok ağır hasar alması, 150 bine yakın binanın orta hasar alması bekleniyor. Yani İstanbul’da olası bir depremden sonra 200 bin binanın kullanılamaz hale geleceğini bunların bir kısmının çökebileceğini biliyoruz. Bu tabii ki İstanbul’da 3 milyon insanı ilgilendiren bir mesele ve çok büyük bir mesele. 3 milyon insan demek İstanbul nüfusunun neredeyse 5’te biri demek. Şimdi böyle nüfusu etkileyen bir olayla beraber bizim İBB olarak yapmamız gereken şey bu alanları önceliklendirmek. En yüksek risk hangi alanlarda, en yüksek riski barından binalar hangileri? Bunları tespit etmek ve ilk olarak bunlardan başlayarak müdahale haritalarını belirlemek. Şu anda geldiğimiz noktada bu müdahale haritaları belirlendi, alan seçimleri yapıldı. Bu alanlar içerisinde de en riskli binaları şu anda belirliyoruz. Arkadaşlarımız şu anda saha çalışıyorlar. Tek tek binalara giderek, binaların deprem kabiliyetlerini test ediyorlar. Buna göre de bir yol haritası hazırlayarak bu binaların hem devlet desteğiyle, hem İBB ile, hem de vatandaşların kendi öz kaynaklarıyla birlikte dönüşümleri nasıl sağlayacaklarıyla ilgili bir rota hazırlıyoruz. Özellikle fayın kırılması beklenen noktasına da en yakın bölgemi olan Fatih ilçemizden başlayarak Silivri ilçemize kadar kıyı bölgesi İstanbul’un en riskli alanlarını oluşturuyor. Şu anda bu bölgelere özellikle konsantre oluyoruz. Gerçekten de en büyük riskin İstanbul’daki en fazla 1999 depreminde de önce yapılmış binaların da bulunduğu alanlar bunlar. İstanbul’da 790 bin bina var 1999’dan önce yapılan, bu binaların 200 bin tanesinin biz depremde hasar almasını bekliyoruz. Önceliğimiz bunlara müdahale etmek.”

“E-5 KARAYOLU GÜZERGAHINDA BİR SORUN YAŞANACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUZ”

Kahraman, deprem durumda acil müdahale yolları konusunda yaptıkları çalışmalarla ilgili de:

“Bizim ilk önceliklendirdiğimiz aksımız yani acil müdahale yolumuz E-5 Karayolu aksımız. Bu anlamda E-5 aksımız üzerindeki tüm sanat yapıları dediğimiz köprüler, viyadükler şu anda deprem davranışları açısında inceleniyor. Bunların depremde olası bir hasar alıp almayacaklarına ilişkin incelemeler yapılıyor. Bunların bir hasar alma durumu varsa müdahaleler gerçekleştiriliyor. Bu anlamda E-5 güzergahında bir sorun yaşanacağını düşünmüyoruz. Fakat sahil yollarının olası bir tsunami ile kapanmasını bekliyoruz. Bu yolların acil durumda çok da kullanılır tutmamızın çok da bir anlamı yok çünkü gerçekten bir tsunami etkisiyle bu yollar kullanılamaz hale gelebilirler. Tsunami etkisini giderecek önlemleri de bir yandan konuşuyoruz.”

“TOPLANMA VE BARINMA ALANLARI”

İBB’nin deprem raporunun hazırlayan ekipte yer alan Şehir Planlama uzmanı Erhan Demirdizen ise:

“Acil toplanma alanları, geçici barınma alanları ağır hasarlı ve yıkıma uğramış olan depremzedelerin, afetzedelerin belirli bir süreyle iskan edildikleri alanlar. Kent içerisinden olması gerekiyor. Belirli alt yapılardan, kanalizasyondan içme suyundan yararlanacak olması gerekiyor. Aslında belediyelerin doğrudan doğruya imar planı yetkileri içerisinden çözmeleri gereken konular. Fakat bu konularla mevzuat arasında irtibat yok, kurulmamış geçmişten beri. Burada bir kötü niyet olduğundan değil, bir şekilde öyle bir ihtiyaç duyulmamış bugüne kadar böyle gelmiş. Biz diyoruz ki bunları belediyenin imar yetkilerinin içerisine de dahil edelim ki belediyeler bu alanları imar planlarında güvence altına alsınlar, buralarda yanlış yapılaşmaları mümkün olduğunda engelleyelim. Depremler halinde bizim en ihtiyacımız olan alanlardan birisi tahliye yolları. Bunlar belli ama yolların üzerinde bir deprem halinde ihtiyacımız olan yol hacmini bulamıyoruz. Neden? Oralardaki ilçe belediyeleri veya farklı idareler çeşitli yöntemlerle kullanıma açmışlar veya otoparka dönüştürmüşler. Buraların tahliye yolu olarak bu niteliğini koruması lazım olası bir deprem anına kadar. Bunlarında belediyenin imar yetkileri içerisine dahil edilmeleri lazım. Bunlara yönelik hazırladığımız çok ayrıntılı bir rapor var.” değerlendirmesinde bulundu.

Büyükşehir Belediye Başkan Ekrem İmamoğlu, ‘Deprem seferberliğini başlatıyoruz…’

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri’de yaşanan 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından yeniden gündeme oturan ‘deprem’ konusunda 13 bölümlük bir sunum yaptı.

‘Daha fazla beklemeye tahammülümüz yok’!

  • Ekrem İmamoğlu:

”İBB özellikle 1999 Marmara Depremi sonrasında, deprem ile ilgili ulusal ya da uluslararası birçok kurum ile farklı çalışmalar yaptı. Tespitlerde bulunulmuş, tahminler sıralanmış, uygulama önerileri geliştirilmiş. Ancak yapılan tüm bu çalışmalar, sonrasında hayata geçmediği/geçemediği için İstanbul hâlâ beklenen büyük depreme hazırlıklı değildir. Daha fazla beklemeye tahammülümüz yok.”

”İBB Deprem Seferberlik Planı’nı devreye soktuk. Bizler, tüm İstanbulluların da desteği ile hayata geçecek projeler üretmek, İstanbul’u güçlendirmek için kolları sıvıyoruz ve bir seferberlik başlatıyoruz.”

İstanbul’daki 1 milyon 166 bin binanın 788 bini, 1999 depremi öncesinde yapıldığını biliyoruz.

7,5 büyüklüğündeki bir depremde:

  • Binaların yüzde 22,6’sı yıkılacak,
  • 25 milyon ton enkaz oluşacak,
  • yolların yüzde 30’u kapanacak,
  • 463 içme suyu noktası, bin 45 atık su noktası ve 355 doğal gaz noktası hasar görecek…

5 BİN 253 İHBAR GELDİ

  • Ekrem İmamoğlu:

”26 Eylül’de, Silivri’de, Marmara Denizi açıklarında 12,6 kilometre derinlikte gerçekleşen ve büyük paniğe neden olan 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından, AFAD ve İBB’ye 5 bin 253 ihbar geldi.

5.8’in büyük değil minik bir deprem olduğunu, ancak bir yapılan incelemeler sonunda 224 ağır hasarlı, 754 de az hasarlı bina tespit edildi.

TÜBİTAK MAM, Kandilli Rasathanesi ve İBB uzmanlarının hazırladıkları çalışmalara göre; İstanbul’da, Marmara Denizi içerisinde 30 yıl içinde, 7 ve üstü bir deprem olma olasılığı yüzde 65.”

25 MİLYON TON ENKAZ OLUŞACAK

  • Ekrem İmamoğl:

”’İstanbul’un gece konut nüfusu 15 milyon, gündüz nüfusu ise 6 milyon. Kentteki toplam 1 milyon 166 bin binanın 255 bininin 1980 öncesinde, 533 binin 1990-2000, 376 bininin de 2000-2019 yılları arasında inşa edildiğini biliyoruz.

İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü ve Boğaziçi Üniversitesi tarafından 2018 yılında gerçekleştirilen ‘Deprem ve Hasar Kayıp Tahmin Çalışmasına’ göre; İstanbul’da olası gerçekleşecek 7,5 büyüklüğündeki yıkıcı deprem senaryosu uyarınca ekonomik, fiziksel kayıp ve hasarlar olacak.”

5 MADDEDE SEFERBERLİK

  • Ekrem İmamoğlu:

”Yapılan hasar tahmin çalışmalarına göre deprem İBB’nin en öncelikli konusu haline geldi. Yaşanacak maddi ve manevi hasarı onarmaktansa öncelikli hedef daha da gecikmeden önlem almak olacaktır.”

‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem Seferberlik Planı’, 5 başlık altında değerlendirilerek hazırlandı

  • Afet odaklı kentsel dönüşüm çalışmaları.
  • Mevcut alt yapı ve ulaşım ağının afetlere dayanıklı hale getirilmesi.
  • Sismik ve yer bilimleri çalışmaları.
  • Afet sonrası toplanma/barınma alanları.
  • Afet odaklı eğitim ve kapasite geliştirme.

Plan kapsamında;

  • Hasar alması beklenen 48 bin binanın güçlendirilmesi ya da yeniden yapma usulü ile yenilenmesini amaçlıyoruz…

1 yıl içinde 20 bin bağımsız birim, 5 yılda 100 bin, 10 yılda tüm bu nitelikteki bağımsız birimler afetlere karşı güçlendirilecektir.

Öncelikle kırılgan yapı stoku nedeniyle müdahale bekleyen ilçelerden başlanacak ve ilçeler arasında bir etaplama yapılacaktır.

Programın uygulanması halinde güncel maliyet hesapları ile bu süreç içerisinde, asgari 44 milyar TL tutarında bir kaynak kullanımı gerekecektir.

Söz konusu kaynağın elde edilmesi için uluslararası fon sağlayan kuruluşlar ile görüşmeler başlatılacaktır…’

‘İŞBİRLİĞİ MASASI KURULACAK

  • Ekrem İmamoğlu:

Yol haritamız, İBB bünyesindeki deprem ve kentsel dönüşüme ilişkin tüm çalışmaların sentezi ile ortaya konan ‘Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ olduğunu vurgulamak isterim.

Öncelikli / sorunlu alanlarda, sosyal ve ekonomik dönüşüm projelerinin gerçekleşmesi amacıyla Bakanlık tarafından talep edilen ‘Strateji Belgeleri’ tamamlanarak ‘İstanbul Kentsel Dönüşüm müdahale yol haritası’ belirlenecektir.

‘Afet Odaklı müdahale programı’ ile bina bazında yapılan müdahaleler yanında, kentsel iyileştirme odaklı dönüşüm çalışmaları bu başlıkta ele alınacaktır.

Bu amaçla 1 yıl içinde 39 ilçe ile birlikte gerekli koordinasyon sağlanacak ve 5 yıl içinde strateji belgesinde yer alan müdahalelerle tamamlanacaktır.”

Kentsel dönüşüm çalışmalarına İstanbulluların katılımını sağlamayı da amaçlıyoruz…

  • Ekrem İmamoğlu:

”İstanbul’da gerçekleştirilmesi planlanan veya proje aşamasında olan kentsel dönüşüm alanlarında yaşayanlar ve onlar tarafından kurulan sivil toplum örgütlerinin İBB ile iletişim sorunlarını aşmak üzere ‘Kentsel Dönüşüm İşbirliği Masası’ adı ile bir ofis kurulmaktadır.

Kamu binalarının depreme hazırlığı …

” ‘Afete Duyarlı Bir Kent İçin Bina İzleme ve Hasar Takip Sistemi Projesi’ üzerinde çalışıyoruz.

Akıllı bir şehir yönetimi kapsamında tüm kamu binalarının, önemli binalar ile köprü ve viyadüklerin takip edilmesi işlemleri 6 ay içinde tamamlanacak…

İBB binaları da bu kapsamda ele alınacak

  • Ekrem İmamoğlu:

”Afetlere karşı dayanıklı kamu yapıları stoğunu sağlamak, hizmet yapılarını afet sonrası kullanıma hazırlamak üzere yapılacak çalışmalar doğrultusunda belediyeye ait hizmet yapılarına ilişkin kontroller 6 ay içinde tamamlanacak ve güçlendirilmesi gerekenlere 2 yıl içinde gerekli müdahaleler yapılacaktır…

Deprem anı ve sonrasında kesintisiz ulaşımın sağlanması amacıyla karayolları 1 yıl içinde afete hazır hale getirilecek…

Deprem anı ve sonrasında kesintisiz ulaşımın sağlanması amacıyla köprü ve viyadükler 2 yıl içinde afete hazır hale getirilecektir…

Olası bir afet durumunda, toplanma veya barınma alanlarında ihtiyaç duyulabilecek yeraltı su kaynakları, İstanbul halkına hizmet edecek şekilde, 6 ay içinde planlanacaktır…

İstanbul genelinin hidrojeolojik yapısı 6 ay içinde detaylı bir şekilde belirlenmesiyle, yeraltı su kaynaklarının korunması ve olası iklim değişikliği senaryolarına bağlı önlemlerin tanımlanması sağlanacaktır…

Doğal yeraltı su depo alanlarının tespiti ve İstanbul genelinin jeotermal potansiyelinin belirlenmesiyle bu alanların çok amaçlı ve etkin kullanımı 6 ay içerisinde sağlanacaktır…”

TSUNAMİ UYARISI

  • Ekrem İmamoğlu

”Kasım ayı içerisinde, konunun tüm paydaşlarının katılımıyla ‘Deprem Çalıştayı’ düzenleyeceğiz. Bu şekilde yol haritamızı anlatacak ve birlikte yol haritamızı zenginleştireceğiz.”

”İstanbul’da gerçekleşebilecek olası bir deprem ile ilgili tüm bilimsel verinin hızlı, etkili ve güvenilir bir şekilde İBB’ye aktarılması 1 yıl içerisinde sağlanacak…

Ayrıca tsunami ile ilgili olarak; 6 ay içerisinde ilçelerdeki tsunami tehlike ve risk analizlerine bağlı bilinçlenme ve farkındalığın artırılması, ortaklaşa ve bireysel proje üretme ve uygulama yeteneklerinin artırılması hedeflenmiştir.”

ERKEN UYARI SİSTEMİ İÇİN ÇALIŞILIYOR

  • Ekrem İmamoğlu:

‘Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemi

”Erken uyarı sistemi ile depremin yansımasından 5-7 saniye önce alınacak erken uyarı ile tehlike barındıran doğal gaz, elektrik gibi sistemlerin kapatılması; raylı sistemlerin durması gibi acil önlemlerin alınması sağlanacaktır

Kentteki heyelan tehlikesi!

İl genelinde çeşitli sahalarda bulunan heyelan tehlike sahalarının tespiti, yapı-can güvenliği olasılıklarının belirlenmesi ve planlama/yatırım süreçlerine altlık oluşturulması, acil heyelan tehlikesi barındıran yerlerin rapor ve haritalarının ilgili kurum ve kuruluşlara aktarımı 6 ay içerisinde tamamlanacaktır.

İlçe bazlı heyelan tehlike kitapçıklarının oluşturulması için, ilçelerdeki heyelan tehlikesine bağlı bilinçlenme ve farkındalığın artırılması, ortaklaşa ve bireysel proje üretme ve uygulama yeteneklerinin artırılması 6 ay içerisinde tamamlanacaktır.”

GEÇİCİ BARINMA ALANLARI 2 YILA KADAR KULLANILABİLECEK

  • Ekrem İmamoğlu:

Toplanma alanları!

”Afet toplanma alanları, afet sırasında ve sonrasında insanların ivedilikle ulaşması gereken, afet riski taşımayan güvenli alanlardır.

Afetzedelerin yaşadıkları büyük şoku atlatabilmeleri, temel sağlık ve gıda hizmetlerinden faydalandıkları, yakınları ile bir araya gelebilmeleri ya da haberleşmelerine imkan veren; bir binaya en fazla 500 metre uzaklıkta olacak biçimde belirlenmiş ve afetten sonra 24 saat içinde kullanılacak olan alanlardır.

24 saat sonrasında barınma ihtiyacı olan afetzedeler, geçici barınma alanlarına tahliye edilecektir.

Geçici barınma alanları, kapasite ve olanakları çerçevesinde, kısa ve uzun süreli barınma çözümleridir.

Afetten etkilenenlerin hayatlarını devam ettirebilmeleri için, ilk olarak en temel barınma ihtiyaçlarının karşılanması, ardından barınma koşullarının uzun süreli olarak sağlandığı; temel yeme / içme imkanları ile beslenme, tıbbi bakım ve yardım imkanlarının sağlandığı geçici barınma alanlarıdır.

Toplumun afet sonrasında hızlı biçimde toparlanmasını sağlamak ve barınma ihtiyacı olanlara mahremiyeti koruyan, onurlu bir yaşam sunmak, güvenli, sağlıklı, yaşanabilir alanlar oluşturmak amaçlanmaktadır. Bu alanlar kapasite ve olanaklarına göre 72 saatten 2 yıla kadar kullanılabilecek alanlar olarak ele alınmaktadır.”

859 TOPLANMA ALANI HAZIRLANIYOR

  • Ekrem İmamoğlu:

‘859 toplanma alanı hazırladık’

”Vatandaşın afet öncesi, anı ve sonrasında hazır olması için her binanın toplanma alanlarının ve bu alanlara ulaşımı sağlayacak tahliye koridorlarının belirlenmesinde ilk 6 ayda AFAD ile koordinasyon ve muhtarların bilgilendirilmesi, belirlenen toplanma alanı tahliye koridorlarının vatandaşla paylaşılması ve el kartelalarının hazırlanması sağlanacaktır.

1 yıl içerisinde de kamu spotları ve mobil uygulamaların hazırlanması sağlanacaktır.

Geçici Barınma Alanları konusunda ise;

Yaklaşık 3 milyon kişinin afet sonrası barınma ihtiyacının karşılanması hususunda ilk 3 ayda ‘Zeytinburnu/Topkapı Deprem Parkı Uygulaması’ yapılacak,

6 ayda ‘Ataşehir/Anatepe Deprem Parkı Uygulaması’,

1 yılda AFAD ile koordinasyon ve Muhtarların Bilgilendirilmesi ve Belirlenen GBA tahliye koridorlarının vatandaşla paylaşılması,

2 yılda altyapı kapasitesinin tespit çalışmaları, afet anında erişim sağlanamayacak alanlara konteynırlar, sahra hastanesi, acil yardım kitleri hizmeti sağlanacaktır.

Her iki yakada kurulacak olan ‘Deprem Parkları’ aynı zamanda afet öncesi eğitim ve koordinasyon faaliyetleri için kullanılacak ve parklar ile İstanbulluların farkındalığı artırılacaktır.”

‘AFET GÖNÜLLÜLERİ’ GELİŞTİRİLECEK!

‘Afet Odaklı Eğitim ve Kapasite Geliştirme’ projesi…

‘Afet Gönüllüleri’ kavramı geliştireceğiz…

”Olası bir afet anında, acil müdahaleleri gerçekleştirebilecek eğitime sahip 954 mahallede, her mahallede biri mahalle muhtarı olmak üzere en az 5 kişiden oluşacak 5 bin afet gönüllüsü 6 ay içerisinde topluma kazandırılacaktır.

Afet Gönüllüleri’nin ihtiyaç duyacağı temel müdahale malzeme ve gereçleri muhtarlıklarda depolanacaktır.

Afet öncesi, anı ve sonrasında kamu sektörü ile koordineli bir şekilde özel sektöründe her türlü lojistik destek sağlaması hususunda 6 ayda paydaşların görev dağılımı belirlenecek, 1 yılda Lojistik ve koordinasyon sağlanacak, 2 yılda ‘Afet Eylem Planı’ hazırlanacaktır.

Ayrıca Deprem Parklarında özel sektörden destek alınarak depreme karşı güçlendirme yöntem ve modelleri uygulanarak İstanbullulara tanıtılacaktır.”

Vatandaşlara internet üzerinden ulaşmak…

  • Ekrem İmamoğlu:

”1 yıl içerisinde yapılan çalışmaların daha doğru ve anlaşılır içerikle daha geniş kitlelere ulaşması sağlanacak. Çalışma alanlarıyla ilgili farkındalık ve bilinç seviyesinin artırılacak. Kurumsal görünürlüğün artırılacak

İBB bünyesinde üretilmiş yer bilimsel tüm verilerin ilgili İBB birimleri ve paydaşlarla paylaşılabileceği web tabanlı portal sayesinde paydaşların bilgiye erişimi hızlanacak ve verimli hale getirilecektir.

İstanbul genelinde 3 yıl içerisinde, tüm vatandaşların afet farkındalığının artırılması ve bilinç düzeyinin en üst seviyeye çıkarılması amacıyla Avrupa ve Anadolu yakasında yapılacak olan ‘Deprem Parkları’ içerisinde birer adet, toplam 2 adet ‘Afet Eğitim Merkezi’ hayata geçirilecektir.”

İLGİLİ HABER

gazeteduvar

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top