EKONOMİ

TEFECİLİK YENİDEN TIRMANIŞTA …

Yapılan düzenlemeyle başkasına ödünç para vermekle oluşan tefecilik suçuyla ilgili TCK’nin 241. maddesinde öngörülen hapis cezasının iki yıl olan alt sınırı 3’e, 5 yıl olan üst sınırı ise 6 yıla çıkarılmıştı.

Borcunu ödeyemeyen, yeni kredi alamayan çiftçiler tefecilerin eline düşüyor.

Son süreçlerde tefecilere başvuran çiftçilerin sayısında artış olduğu iddia ediliyor.

Borçlarını ödeyemeyen, bankalardan yeni kredi de çekemeyen çiftçiler yüksek faizler karşılığında tefeciye başvuruyor. Elindeki tarlayı ya traktörü de kaptırıyor.

Kimi çiftçilerin başvurduğu tefeciler sonrasında daha büyük sorunlara yol açıyor / Fotoğraf: AA / cafemedyam

Tefeciye borcunu ödeyemeyen çiftçi Osman Yılmaz, traktörüne haciz gelince kalp krizi geçirip öldü.

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde çiftçilik yapan Osman Yılmaz, traktörüne haciz gelmesi üzerine yaşadığı üzüntünün de etkisiyle kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Küçük Nefes Köyü’nde yaşayan Osman Yılmaz’ın kendisi gibi çiftçi olan oğlu Ali İhsan Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada babasının tefeciye olan borçlarını ödeyemediği için haciz geldiğini söyledi. 

Acılı evlat Yılmaz:

 “Bu ülkede çiftçiler tefecilere borçlu. Dava açacağım ama gücüm yok. Şu an inanın elimiz avucumuzda satacağımız bir şey kalmadı. Kıt kanaat geçinmeye çalışıyoruz ama geçinemiyoruz. İş yok, aş yok. Sadece kendimizi idame ettirmeye çalışıyoruz.”

osmanyılmaz.jpg
Tefeciye borcunu ödeyemeyen çiftçi Osman Yılmaz, traktörüne haciz gelince kalp krizi geçirip öldü / Fotoğraf:İHA  / cafemedyam

Yine 26 Ocak 2021 Salı günü Artı Gerçek’te Remzi Budancir imzasıyla yayımlanan “Çiftçiler tarlasını ekemeyecek duruma geldi: Bankadan kredi alamayanlar tefecilere gidiyor” başlıklı haberde Çınar ilçesinde yaşayan çiftçilerin tefecilerden kaynaklı yaşadıkları borç sorununa da yer verildi.

“Cezası arttırıldı ama halen el altından sürüyor

Tefeciye borçlanma ve bunları ödeyememe durumunda yaşanan sorunlara dair haberler her dönem görülür.

Tefecilik, kişilerden hukuki sınırı geçen bir miktarda faiz alarak borç para vermeye verilen ad ve kanunen de suç.

2018’de teklif edilen tefeciliğe cezaların arttırılmasını öngören teklif 2020’de infaz düzenlemesiyle hayata geçirildi.

Yapılan düzenlemeyle başkasına ödünç para vermekle oluşan tefecilik  suçuyla ilgili TCK’nin 241. maddesinde öngörülen hapis cezasının iki yıl olan alt sınırı 3’e, 5 yıl olan üst sınırı ise 6 yıla çıkarılmıştı.

Önü alınamıyor

Ancak yapılan bu düzenleme el altından da olsa tefeciliğin yapılmasını engelleyemiyor ve son dönemlerde özellikle tarım sektöründe bu tür haberlerde yeniden bir artış görüldü.

Borcunu ödeyemeyen yeni borç alamayan son çare tefeciye gidiyor

Bankalara olan borçlarını ödeyemeyen ya da yeni kredi alamayan çiftçiler son çare olarak geçmişten beri başvurulan bir yöntem olan tefecilere başvuruyor.

Ancak yüksek faizle geri ödemeler onların bir kısmını daha büyük bir çıkmazın içine sürüklüyor.

diyarbakır.jpg
Diyarbakırlı çiftçiler yaşadıkları borç ve tefeci sorununu anlatırken / Fotoğraf: Artı Gerçek / cafemedyam

Diyarbakırlı çiftçi: “Tefeciden borç almayan kalmadı

Tarımdaki tefecilik sorununu konuşmak üzere ilk olarak bu sorunun yaşandığı Diyarbakır Çınar ilçesinin köylerinden biri olan Yuvacık Köyü’ndeki çiftçilerden Abdullah Arslan’a ulaştık.

Çiftçinin artan yem, ilaç, mazot fiyatlarındaki artıştan dolayı maliyetini çıkaramayacak duruma geldiğini öne süren Arslan, çiftçilerin banka ve tefecilere olan borçlarını ödeyemeyecek hale geldiklerini söyledi.

Tefecilere başvurmanın çiftçiler arasında yaygın bir sorun olduğunu söyleyen Arslan:

“Burada tefeciden borç almayan çiftçi kalmadı gibi. Gelir olmadığından bankalara olan borcumuzu ödeyemiyoruz. Banka yeni kredi vermeyince tefecilere gidiyoruz. Tefeciler yüzde 40, 50, 60 faiz uyguluyor. Çok mecbur olanlar yüzde 70 faizlere mecbur kalıyor. Çok yaygın bir sorun bu” iddiasında bulundu.

çiftçiler3.jpg
Çiftçiler, borçlarına karşılık tarlalarını veya traktörlerini teminat gösteriyorlar / Fotoğraf: AA / cafemedyam

“Tefecilere borcunu ödeyemeyen çiftçinin tarlası elinden alınıyor”

Çiftçilerin tarlalarını veya traktörlerini teminat göstererek tefecilerden borç aldığını sön süren Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çiftçilerin hali berbat. Bir litre mazot 6-7 liraya çıkarsa çiftçi ne yapacak. Özel bankaların faizi yüksek. Devlet bankaları teminat istiyor. Son çare çiftçiler de tefecilere gidiyor. Tefecilere borcunu ödeyemeyince borç katlanıyor. Sonunda tarlaları ellerinden alınıyor.”

“Kredi alamayan çiftçi ya tefeciye gidiyor ya bayiden borç alıyor”

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, çiftçilerin kredi talep ettiklerinde ya devlet memuru gibi bir kefil ya da arsa, tarla, traktör gibi bir teminat göstermesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“O koşulları sağlayamıyorsa kredi alamıyor. Kredi alamayan çiftçi, tarım krediden de benzer ipotek koşullarına kaynak sağlayamayınca üçüncü bir yola başvuruyor. Ya tefeciden ya bayiden borç almak. Bayi ile iş ilişkisi olduğundan şartlar bir derece daha iyi olsa da sonuçta tefeci de şartlar ortada.”

“Destek alamayan çiftçiler daha çok tefeciye başvuruyor”

Çiftçilerin destek almak ve tarım sigortası havuzuna girmek için “Çiftçi Kayıt Sistemi”ne (ÇKS) dahil olması gerektiğini belirten Suiçmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2003 yılında ÇKS’ye dahil olan çiftçi sayısı 2,8 milyondu. Sonra iki milyona düştü. Şimdi ise 1 milyon 800 bin. ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısının azalması gibi destek alan çiftçi sayısında da azalma var. Ancak bu sisteme dahil olmayan, sistemden çıkan ya da kendi halinde küçük çiftçilik yapan bir o kadar daha insan var. Çünkü ÇKS sistemindeki çiftçilerin destek karşılığı belli ürünleri ekmeleri gerekiyor. Ancak çiftçi daha fazla kar etme adına başka ürünleri ekmek isteyince sistemden çıkıyor. Sisteme girmeyen veya sistemden çıkan çiftçiler de destek alamayınca borcu ya akrabalarından ya da serbest piyasadan tefeciden borç alarak karşılamaya çalışıyor.”

“Tefeciye borçlanma bir iki yıldır yine arttı”

Bir dönem CHP’de tarım politikalarından sorumlu genel başkan yardımcılığı görevinde bulunan ve siyaset dışında da mesleği çiftçilik olan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’a da aynı soruyu yönelttik.

Sarıbal, tefeciye borçlanma sorununun her dönem tarımda olan bir konu olduğunu ancak son yedi sekiz yıldır azalmış olmasına karşın son bir iki yıldır yeniden arttığını öne sürerek bunun nedenlerini şöyle anlattı:

“Kredi alma imkanları çok kolaylaştırıldığından çiftçiler, hesapsız kitapsız o kredileri aldı. Artık onları da çeviremez hale geldi. Şimdi dışarıdan para almak zorunda kaldı. Teminat bitince bankalar yeni kredi vermiyor. Vermeyince Tarım Kredi’de vermiyor. Çiftçi, bu işi kontrol edemedi. Sistem de bu işi borçlandırma üzerinde kurdu. Günün sonunda yeniden çiftçinin bir kısmı elden senetle sepetle mallarının üzerinden borç alıyor. Bu oran kaç kişidir bilemem ama bu devam ediyor.”

Sorun illere ve bölgelere göre farklılık gösteriyor

Tefecilik olayları tarımın daha çok gelir getirdiği illerden ziyade daha zor koşullarda yapılıp, daha az gelir elde edilen İç ve Doğu Anadolu’daki illerde daha yaygın görülüyor.

“Çok büyük borçlar var, girdiler çok yüksek”

Konuyla ilgili görüşünü sorduğumuz Manisa Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, yılda birkaç kez ürünün alındığını Manisa’da çiftçilerin gelir kaynağının birçok yere göre iyi olmasından dolayı bu sorunun illerinde yaşanmadığını belirterek, şöyle konuştu:

“Ama genelde sorun var mı tabii ki var. Tarım kredilerinin faizleri yüksek. Çok büyük borçlar var. Bunların yapılandırılmasını veya bir iki yıl ertelenmesini istiyoruz. Dediğim gibi bizim burada şimdilik bu sorun yok ama ileride olmayacak da diyemeyiz. Çünkü girdiler çok yüksek. Başka yerler için bu tür sorunları duyuyoruz. Borcunu ödeyemediği için haciz gelen, traktörüne el konulanlar insanlara dair haberleri alıyoruz.”

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish / Ali Kemal Erdem

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top