SIYASET

“BU DÜNYADA İNSAN ELİYLE YAPILMIŞ NE GÖRÜYORSANIZ BİZİM NASIRLI EVLERİMİZİN ESERİDİR!”

Kemal Türkler, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar, Yaşar Kemal, Çetin Altan, Avni Erakalın…
Ve onlarla birlikte, gündelikçi Ayşe’ler, madenci Recep’ler, tütün işçisi Hüseyin’ler, basın emekçisi Attila’lar…

TİP 60 YAŞINDA!

“Türkiye’de ezilen işçi sınıfının haklarını korumak için” ortaya çıkan, “Bu dünyada insan eliyle yapılmış ne görüyorsanız bizim nasırlı ellerimizin eseridir!” sözleriyle yankılanan maceramız bugün 60. yıl dönümünü kutluyor.

İşçiler tarafından 13 Şubat 1961’de kurulan, memleketin dört bir yanına “Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm” fikrini ilmek ilmek işleyen partimiz, Türkiye İşçi Partisi, 60 yaşında hâlâ genç, hâlâ dimdik ayakta.

Kemal Türkler, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar, Yaşar Kemal, Çetin Altan, Avni Erakalın…
Ve onlarla birlikte, gündelikçi Ayşe’ler, madenci Recep’ler, tütün işçisi Hüseyin’ler, basın emekçisi Attila’lar…
El ele verdiler. Kendi güçlerine ve memleketin bereketli topraklarına güvendiler.
Kendilerinden sonraki kuşaklara ilham verdiler, umut verdiler.
Bu düzeni değiştirebileceğimize olan inancımızı büyüttüler.

Açtıkları yolda yürüyoruz.
Köklerimiz kuvvetli biliyoruz.
Bir çınar dallanıp budaklanıyor görüyoruz.
Aramıza katılan her bir gencin, her bir emekçinin, aydının, kadının gözlerinde 60 yıl önce bu yola baş koyanların heyecanını görüyoruz.
Alın teriyle geçinen tüm yurttaşlarımız, size sesleniyoruz!
Bu heyecan paylaşarak büyüyecek.

Emekçilerin, yani hepimizin iktidarına giden bu yolda, gelin birlikte yürüyelim.
Bize işi, ekmeği, özgürlüğü, barışı, adaleti, insanca yaşamayı çok gören bu düzeni ancak birlikte değiştiririz.
Yalnız çocuklarımız için değil kendimiz için.
Yalnız yarınları değil bugünü de kazanmak için.
Emekçilerin iktidarı için.
Yaşamak için…

Türkiye İşçi Partisi 60, DİSK 54 yaşında

Türkiye İşçi Partisi, (TİP) bundan altmış yıl önce 13 Şubat 1961’de, on iki sendikacı tarafından kuruldu. Ülkemizde emeğin, yurtseverliğin, demokrasinin anaokulu olarak tanındı. İşçilerin siyasi mücadelesinde umudun adı oldu.

Bu umut mücadelesine 1967’nin 13 Şubatı’nda Maden-İş, Lastik-İş, Basınİş, Bağımsız Gıda-İş ve Türk Madenİş sendikalarının öncülük ettiği DİSK’in kuruluşu katıldı.

“Demokratikleşme İçin Plan, 1978- 1982”

TİP’in mücadelelerle geçen yarım yüzyılı aşkın tarihine damgasını vurmuş en önemli belge, Aralık 1978’de yayımlanmış olan “Demokratikleşme İçin Plan, 1978- 1982” çalışmasıdır.

Toplam 765 sayfayı bulan bu metin, dönemin “resmi” Beş Yıllık Kalkınma Planı (1979-83) karşısında emekten yana demokratik bir dönüşümün iktisadi yapıtaşlarını sergilemektedir.

Dönem, 2. Milliyetçi Cephe dönemidir; Türkiye 12 Eylül faşizmine giden dönemeçlerden geçmektedir.

Plan metninin sunuş satırları bunu açıkça vurgular:

“Milliyetçi Cephe partilerinin ve tüm gerici odakların, ellerindeki mevzileri koruyabilmek ve iktidarı yeniden ele geçirerek demokratik hak ve özgürlükleri bütünüyle ortadan kaldırabilmek için sürdürdükleri gerici faşist saldırıların durdurulması görevi, bugün tüm demokrasi güçlerinin önündeki en ivedi sorundur.”

Dönem bir yandan da ekonomik/siyasi krizin aşılması; Türkiye ekonomisinin dış bağımlılığının azaltılması ve siyasi sisteminin demokratikleştirilmesi mücadelelerinin verildiği karanlık günlerin dönemidir.

Bu dönemde kaleme alınan:

“ ‘Demokratikleşme İçin Plan, 1978-1982’nin Türkiye’nin ekonomik gelişmesi için öngördüğü hedefler, burjuva ideologlarının çeşitli gerekçelerle haklı göstermeye çalıştığı, düşük kalkınma hızlarının işçi ve emekçilerin kaderi olmadığını da ortaya koymaktadır. Aynı şekilde bu çalışma, gene burjuva ideologlarının, kalkınmanın ancak işçi ve emekçi kitlelerin ‘kemerleri sıkmasıyla’ sağlanabileceği iddiasını kesin olarak çürütmektedir.. 

‘Demokratikleşme İçin Plan, 1978-1982’, işbirlikçi, tekelci büyük sermayenin ekonomik gücünün kırılmasıyla, hem işçi ve emekçi kitlelerin yaşam düzeylerinin yükseltilebileceğini hem de daha yüksek kalkınma hızlarına erişilebileceğini kanıtlamaktadır.”

Plan metninin yazarları, söz konusu çalışmanın devletin resmi planlarına karşı “alternatif” bir plan olarak hazırlanmadığının altını özenle çizer. Zira:

“Demokratikleşme İçin Plan, 1978-1982, ne resmi planların kapitalist ekonomik ilişkilerin işleyişini düzenlemekteki yetersizliğini gidermeyi ne de resmi planlara karşı kapitalizmin uzlaşmaz çelişkilerini yumuşatacak bir planlama alternatifi geliştirmeyi amaçlamaktadır.”

Daha açık deyişle,

ülkemizde uygulanan ve ‘özel sektör için programlama’dan başka anlam taşımayan planlamanın en ‘yetkin’ biçiminin bile kapitalist ekonominin işleyişindeki anarşiyi ortadan kaldırması beklenemez. Kredi, vergi ve benzeri ekonomik politika araçlarıyla sadece kapitalizmin ekonomik yasalarının işleyişi içinde özendirmeyi ve yön göstermeyi amaçlayan kapitalist programlamanın hiçbir biçiminin, kapitalizmin uzlaşmaz çelişkilerine son vermesi de düşünülemez. 

Demokratikleşme İçin Plan, 1978-1982’, 

büyük burjuvazinin çıkarlarına hizmet eden resmi planlardan daha iyisini değil, tam karşıtını gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Bütün bu nedenlerle, TİP’in Demokratikleşme İçin Plan metni, Türkiye coğrafyası içinde belki de o güne değin hazırlanmış en kapsamlı, en tutarlı ve en devrimci planlama belgesidir.

Sunuş cümleleri şu sözler ile sonlanmaktadır:

“ ‘Demokratikleşme İçin Plan, 1978- 1982’ ülkemizde demokratikleşme sürecinin maddi temellerinin yaratılabilmesi için ekonomik alanda ilk adımda gerçekleştirilmesi gereken dönüşümleri ve önlemleri içermekte, işçi ve emekçi kitlelerin yaşam düzeylerinin yükseltilmesini ve üretim sürecinin yönetimine etkin bir biçimde katılmalarını öngören yapısal dönüşümleri tasarlamaktadır.”

Nice 54’lere, 60’lara…

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet / Erinç Yeldan

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top