GÜNDEM

SİYASETE KAN BULAŞTI

SELÇUK ÖZDAĞ’A SALDIRIYLA İLGİLİ 2 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yönelik saldırıyla ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı.

Ankara Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlanan şüpheliler A.G. ve G.T, sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirildi.

 Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına ifade veren şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, şüphelileri “kasten yaralama” suçundan tutukladı. 

Öte yandan, Özdağ adliyeye gelerek soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi.

Selçuk Özdağ, 15 Ocak’ta evinin önünde 5 kişi tarafından saldırıya uğramış, şüphelilerden ikisi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. Diğer şüphelilerin aranmasına devam ediliyo

SELÇUK ÖZDAĞ’A SALDIRI ANININ GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yönelik saldırının görüntüsü ortaya çıktı.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özdağ, 15 Ocak’ta evinin önünde 5 kişi tarafından saldırıya uğramıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 5 saldırgandan 2’si gözaltına alındı.

Öte yandan, Özdağ’a saldırı anının görüntüleri ortaya çıktı. Bir vatandaş tarafından çekilen görüntülerde, saldırganlardan ikisinin elinde silah, diğerlerinde ise sopa olduğu görüldü. Özdağ’ın saldırı sonrası kaçan şüphelileri kovaladığı anlar kameraya yansırken, bu sırada silah sesleri duyuldu

SELÇUK ÖZDAĞ SORUŞTURMASI SAVCISINA MHP ve Ülkü OCAKLARI’NDAN TEHDİT

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ soruşturması savcısı MHP ve Ülkü ocakları tarafından tehdit edildi.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Şanlı:

‘Serok Ahmet ve avenelerinin Ülkücüler üzerinden popülerlik çalışmasına müsade edilmeyecektir.”

Özdağ’ın saldıya uğramasının ardından şüpheliler gözaltına alınıp Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Soruşturmayı yürüten Savcı Alparslan Tufan’ı MHP ve Ülkü ocakları tehdit etti.

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Şanlı:

”Alparslan Tufan neyi amaçlamaktadır? Savcı Tufan’a bizim öncelikli tavsiyemiz hukuka riayet etmesi, devamında da elaleme erkeklik göstereceğim diye boğulacağı su da kulaç atmamasıdır. Serok Ahmet ve avenelerinin Ülkücüler üzerinden popülerlik çalışmasına müsade edilmeyecektir.”

”SEROK DA KURTARAMAZ SENİ”

Arnavutköy Ülkü Ocakları Başkanı Emrullah Günay:

”Alparslan Tufan Cumhuriyetin Savcısı mısın Serok Ahmet ile mi ortak hareket ediyorsun. Serok da kurtaramaz seni” diyerek tehdit etti.

”SEROK AHMET’E Mİ BAĞLI ÇALIŞIYOR?”

MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz:

”Ankara Başsavcı vekili Alparslan Tufan Adalet Bakanlığına mı? Yoksa Serok Ahmet’e mi bağlı çalışıyor? Alparslan Tufan kimin adamıdır?” diyerek tehdit etti.

ÜLKÜCÜ KÖKENLİ 3 İSMİN SALDIRIYA UĞRAMASININ ARDINDAN MHP’DEN AÇIKLAMA GELDİ

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın:

“Ülkücü gençler artık sokaklarda değiller. O durum 80 öncesinde kaldı. Ülkü ocakları kültür ve irfan ocakları oldu. Entelektüel merkezler oldu artık..

Selçuk Özdağ’ı ben Keçiören’den tanırım, cemaziyelevvvelini bilirim. Kendisini hiç sevmem. Bunu da gizlemem, açık açık söylerim. Sosyal medyada da ifade ettiğim gibi hayatı boyunca çıkarları için yan yana yürüdüğü herkesi satmış Talleyrand isimli Fransız politikacıya benzetiyorum kendisini..

Son olarak gereksiz yere Sayın Bahçeli’ye saldırdı. Bu saldırısı çok ağırıma gitti… Ben de o nedenle kendisine cevap verdim. Benim üslubum çok ağırdır doğru ama durduk yere kimseye sataşmam. Üstelik sözlü polemik ile bu saldırının ne ilgisi var? Saldırı yapacak insan önceden böyle önden sözlerle yüklenir mi? Saldırı yaptıracak insan bilakis sinsi davranır, ses etmez. Ben mertçe tavrımı ortaya koydum. Bu saldırılarla benim hiçbir ilgim ve bilgim yok ve olması mümkün değil..

Semih Yalçın, Selçuk Özdağ ve Orhan Uğurluoğlu’na yönelik saldırıların organize olup olmadığını soran Nagehan Alçı’ya:

“Bu hareketin delisi çoktur Nagehan Hanım. Talimat falan dinlemezler… Bakın biz 80 öncesinin içinden geldik. Saldırı, şiddet bunları bizzat yaşamış ve çok acılar çekmiş insanlarız. Şiddet kesinlikle yanlış ve gayrimeşru bir yöntem. Bırakın böyle bir saldırının arkasında olmayı tamamen bu saldırının karşısındayım… Ben çok sert mücadele ederim ama sosyal medya üzerinden mesajlarla ya da gerekiyorsa mahkemede hakkımı ararım ve hesap sorarım. Biz kalemle ve dil ile mücadele ederiz. Şiddetle bizim işimiz olamaz. Ama 6 milyon oy almış bir lidere haksızca saldırana da en ağır sözlerle cevabını veririm.”

“ÜLKÜ OCAKLARI KÜLTÜR VE İRFAN OCAKLARI OLDU”

Semih Yalçın, Alçı’nın “’Ülkücü hareketin şiddetle ilişkisinde bir problem var’ tezine ne dersiniz “ sorusuna ise:

“Bu da haksız bir önyargı. Ülkücü gençler artık sokaklarda değiller. O durum 80 öncesinde kaldı. Ülkü ocakları kültür ve irfan ocakları oldu. Entelektüel merkezler oldu artık”

SALDIRIYA UĞRAYAN ÖZDAĞ’DAN SEMİH YALÇIN’a YANIT

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın:

“Bu hareketin delisi çoktur, Talimat falan dinlemezler…”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Selçuk Özdağ:

“Sırça köşklerde oturanlar başkasının evine taş atarken ‘delilerine’ çok güvenmesinler.”

“Camdan evlerde, sırça köşklerde oturanlar başkasının evine taş atarken “delilerine” çok güvenmesinler. Zira bir akıllı bin delinin hakkından gelir. Siz herkese herşeyi diyecekseniz ama başkaları size hep temenna mı sunacak? Hayırdır sn. devletlular! siz ağa mısınız bey misiniz?”

NE OLMUŞTU?

GELECEK PARTİSİ YÖNETİCİSİ SELÇUK ÖZDAĞ’A SİLAHLI SALDIRI

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a evinin önünde silahlı saldırı düzenlendi. Özdağ, hastanede tedavi altına alındı.

Saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, yaptığı açıklamada Bahçeli hakkında söylediği ifadelere işaret ederek, “Bu tweetlerin bedeli ödenmiştir” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:

“Bu tweetlerin bedeli ödenmiştir. Milletimiz fikir ve savaş cephesinde  her daim bedel ödemiştir. Siyaset, hakaret ve tehdit dilinin hakim olduğu bir bataklığa dönüşünce, bataklık sineklerinin ortalığa saçılması kaçınılmazdır. Sözümüzden ve millet yolundan dönene yuh olsun.”

Özdağ’ın dikkat çektiği o tweetlerde şu ifadeler yer aldı:

“Bahçeli, taşıdığı tumturaklı sıfatların ağırlığı ve temsil ettiği mümtaz tabanı sayesinde ne söylediği ilgi çekenlerden biridir. Kendisine karşı muhataplık bu vech ile olup, sözlerinin ne mana içerdiğinin zaman ve mekana göre değişmesi ise de ayrı bir muammadır.

Zat-ı alileri, “2013 yılı Haziran ayında tırmanan Gezi Parkı şiddeti, 2014 yılında gerçekleşen 6-8 Ekim olayları, 2015 yılının ikinci yarısından itibaren yeşeren hendek terörü, 15 Temmuz 2016’da vuku bulan FETÖ işgal denemesi ülkemizin mahvı için kurgulanan iç ve dış düşman saldırılarıdır” diyerek tarihi gerçeklere bir atıf yapmış.  Merakımızı mucip kılan ise mesela, 17-25 Aralık olayları hakkında niçin tek bir söz dahi sarf etmediğidir. Zira o günlerde çalışma odasındaki saati  “17-25”e sabitleyip o haftayı yolsuzluk haftası bile ilan etmişti.

Hatta hesap sormaya yeminler etmiş, bugün hain ilan ettiği Can Dündar ile aynı saatin önünde röportaj bile yapmıştı. Uygun gördüklerini! Terör destekçisi ilan ederken, dün ağza alınmayacak sözlerle itham edip suçladığı AKP ve Genel Başkanı’nın koltuğuna sığınınca söylenenler unutuluyor mu? Mesela bundan dolayı mı ki daha düne kadar FETÖ’cü ve gayri milli itham ettikleri İYİ Parti’ye eve dönün çağrısı yapmaktadırlar. Sayın Bahçeli o gün söylediklerini mi unuttu yoksa? Ya da dün söyledikleriniz mi doğru değildi bugün söyledikleriniz mi?

Bugün “..2014 yılında gerçekleşen 6-8 Ekim olayları, 2015 yılının ikinci yarısından itibaren yeşeren hendek terörü..” diye sıraladığı olaylar esnasında Sayın Davutoğlu hükümet kurma teklifi götürdüğünde Sayın Davutoğlu’na, “HDP ile kurun, CHP ile kurun” diyerek güya olağanüstü bir devlet adamı profili çizmişti Zat-ı Alileri! Bugün de HDP kapatılsın diyerek ne yapmak nereye varmak istemektedir! Madem HDP’nin biran önce kapatılmasını istiyorsunuz, Siyasi Partiler Kanunu’nuna göre bu başvuruyu tek başınıza yapmanızda bir beis yok. Elinizi tutan mı var?

Yoksa dert mi başka? Ya da HDP’nin kapatılmasını istemek, gerçekten kapatılmış olmasından daha mı çok siyasi getiri sağlıyor? Memleket meselesi olduğunda mangalda kül bırakmayan sayın Bahçeli esasen taşın altına elini koymaktan ziyade taşın altına elini koyan insanların gölgesinde, sorumluluk almadan yetkili olmaya çalışan, güç devşiren bir siyasetçidir. Tıpkı başbakan yardımcısı olduğu dönemde Öcalan’ı kurtarmak için idam cezasını kaldıran yasal düzenlemeye sessiz kalarak zımmi destek verdiği gibi.

Akabinde 57. Hükümet ortaklığında Öcalan ile İmralı da devam eden müzakerelerde sessiz kaldığı gibi. 

“FETÖ neyse Selahattin Demirtaş da odur” diyen Sayın Bahçeli, seçimler de Abdullah-Osman Öcalan kardeşlerden destek istenmesini meşru mu görmektedir? Mesela Abdullah- Osman Öcalan kardeşler size göre kimdir sayın Bahçeli? 

Çin zulmü altında soykırıma uğrayan Uygur Türkleri için çıkıp yeri göğü inleten o gür sesi ile bu kardeşlerimizin yanında durduğuna, sahip çıktığına da bir türlü şahit olamadık.

Türk milliyetçisi olduğunu iddia eden bir siyasetçi, Uygur Türkleri’ne uygulanan zulüm ve soykırım karşısında, Rus sevdalısı Çin aşığı Aydınlıkçı Perinçekgillerden azade nasıl bir siyasi argümanının olduğunu bu millete izah etmek zorundadır.

ABD’deki Kongre işgali ile Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan olayların aynı döneme denk gelmesinin dikkat çekici olduğunu ve tek kaynaktan beslendiğini iddia eden sayın Bahçeli’ye bahse konu ilgili şahsı o tarihte rektör atayanın “iri ortağı” olduğunu hatırlatırım.

Son olarak Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ABD deki kongre baskınından ilham aldıklarını söyleyen Sn. Bahçeli’ye,bu baskını ve Trump’ı destekleyenlerin kahir ekseriyetle AKP yöneticileri ile yandaşlarının olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Sahi 17-25 Aralık Sizce nedir?”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Temurci:

“Genel Başkan Yardımcımız Selçuk Özdağ abimize evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıda bulunulmuştur..

Bu aşağılık saldırıyı şiddetle kınıyor, suçluların bir an önce yakalanarak adaletin önüne çıkarılmasını bekliyoruz. Korkaklarla ve alçaklarla mücadelemiz kesintisiz sürecektir.”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a evinin önünde saldırı düzenlendi. / cafemedyam

Gelecek Partisi Genel Sekreteri Kani Torun:

“Genel Başkan Yardımcımız Selçuk Özdağ’a yapılan menfur saldırıyı şiddetle kınıyorum. Bu saldırı demokrasimize yapılmıştır. Yetkililerden faillerin bir an önce bulunmasını talep ediyoruz. Kaba kuvvetle sesimizi kısmak isteyenler boşuna uğraştıklarını yakında anlayacaklar.”

Özdağ’a hastanede müdahale edilirken çekilmiş görüntüsü/ cafemedyam

“SELÇUK ÖZDAĞ CUMA NAMAZINA GİDERKEN SALDIRIYA UĞRADI.”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feramuz Üstün:

“ Maalesef Türkiye’nin geldiği nokta bu. Memleket için ne bedel ödenecekse, gençliğimizden beri ödedik. Ödemeye de devam edeceğiz. Bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyorum. Gelecek Partisi kadroları Türkiye’yi bu süreçten ve ülkemizi içerisine düşürdüğünüz bu korku ikliminden kurtaracak.”

Selçuk Özdağ/ cafemedyam

ANKARA VALİLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA 

Ankara Valiliği’nden yapılan açıklama:

“26. Dönem Milletvekili ve Gelecek Partisi Genel Başkan YARDIMCISI Sn Selçuk Özdağ, ikametgahının  önünde fiziki saldırıya uğramış olup, hastanede tedavi altına alınmıştır. Saldırganların tespiti ve yakalanmalarına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir.”

NE OLMUŞTU?

MHP’Lİ YALÇIN SERT İFADELER KULLANMIŞTI

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Özdağ’ın MHP hakkındaki açıklamalarının ardından Özdağ hakkında çok sert ifadeler kullanmıştı. 

MHP’li Yalçın’ın 13 Ocak tarihinde Twitter hesabından yaptığı açıklamalar şu şekilde: 

“Selçuk Özdağ adında bir siyaset bukalemunu, son sığındığı kapı halktan itibar görmeyince, çareyi milletimizin sevgiyle kucakladığı MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ve teveccühünü esirgemediği partimize çatarak gündeme gelmekte bulmuş. Bu Selçuk Özdağ ne tür bir âdemdir, biraz analiz edelim. Kendisi hasbelkader MHP ve Ülkücü camiada başladığı siyasi hayatına BBP ve Ak Parti ile devam etmiş; ardından İYİ Partili olmuş, son olarak da Gelecek Partisi kurucular kuruluna girmiştir..

Ülkücülük; mensubiyet şuuru ve aidiyet hissi gerektiren, siyasi, ideolojik, kültürel ve sosyolojik bir kimliktir. Eğer bir insanın ruhu, seciyesi ve bozuk iskeleti Ülkücü olmanın gerektirdiği vakar ve ağırlığı kaldıramıyorsa Ülkücü olarak kalması zordur. Ülkücülüğün üzerine tarihin, coğrafyanın ve milletin yüklediği ağır görevler; bazı zayıf omuzların çökmesine ve sefil karakterlerin ezilmesine yol açmaktadır. Dayanma gücü, cesaret, sebat ve iman gerektiren Ülkücü kimlik üzerlerine on numara bol gelen “yük elinden katı şikeste vü zâr” tipler, Ülkücü vasfında tutunamayarak derhal kaplarına uygun kimliklere kaçış yapmaktadır..

Ülkücülük kalın geldiği için taşıyabilecekleri daha kolay yükler arayan bu gibi gevşekler; siyaset tarihimizde dönek, hain, oportünist, revizyonist, bukalemun, satılmış, satıcı gibi sıfatlarla alınmaktadır. S. Özdağ da Ülkücülükte tutunamadığı, Ülkücü kalamadığı için sicilli dönekler ve bukalemunlar zümresinin ilk sıralarına adını yazdırmıştır. Bu gibiler, siyasetin de toplumun da yüz karası tiplerdir. Kapı kapı gezdikleri, parti parti dolaşıp bir kararda duramadıkları, her kaba girdikleri için de kimse onları inandırıcı bulmamaktadır..

Bir siyasetçinin inandırıcılığı, geçmişte sergilediği siyasi tavrın değişip değişmemesine değil; ait olduğu camiaya mensubiyetindeki sağlamlığa, bağlı bulunduğu siyasi partideki istikrar ve samimiyetine bağlıdır. Partilerin de dönemsel siyasi tavırları değişebilir,ancak ilkeleri ve temel hedefleri değişmez.MHP gibi kendini milletine adamış bir partinin ana gayesi,milletin bekasıdır.Bu uğurda öteki partilere karşı tavır değişikliğine gidilmesi,yaklaşımların gözden geçirilmesi mümkündür..

MHP’nin bulunduğu ideolojik çizgi ve dayandığı siyasi zeminse istikrarlı ve değişmezdir. Bunun içindir ki “Ülkücü MHP’de olur!”. S. Özdağ gibi her kaba girebilen “mayi tabiatlı” politikacıların mayasında cıvıklık, ülke ve millete kendini adamakta atalet ve uyuşukluk vardır. S. Özdağ gibiler, memleketin gerçeklerine göre değil; kendi çıkar ve keyiflerine göre tavır alırlar. Bu hususta da her türlü Makyavelizm’i sergilemekten imtina etmezler..

Bu gibi gevşeklerin ne menem tipler olduklarını anlamak için çıktıkları siyasi yolculukta yaşadıkları acı ve sefil sergüzeşte bakmak kâfidir. Fransa tarihinde Talleyrand adında eşine ender rastlanır bir siyasi dönek ve bukalemun vardır. Talleyrand, papazlıkla başladığı siyasi yolculuğunda önce mesleğine ihanet etmiştir. Fransız İhtilalinde ihtilalci olmuş; Direktuvar, Konsüllük ve İmparatorluk dönemlerinin dışişleri bakanlıklarını yürütmüştür. Siyasi hayatının son döneminde de kralcı kesilip murahhaslık, elçilik yapan Talleyrand; kendisini satın alanların hepsini satarak her devirde gemisini yürütmüştür. Talleyrand kılıklı politikacı taslaklarının son örneklerinden biri de işte bu S. Özdağ müptezelidir.”

BAHÇELİ’NİN DANIŞMANI ÇİÇEK, ÖZDAĞ’I HEDEF ALDI

Öte yandan Özdağ, bugün de MHP’ye yakınlığıyla bilinen Türkgün gazetesinde hedef alındı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başdanışmanı Yıldıray Çiçek, bugünkü köşesinde Özdağ’a sert ifadelerle yanıt verdi.

Yıldıray Çiçek:

“Fethullah’ın kurşun askeri intikam peşinde!” başlıklı yazısında Selçuk Özdağ’ı hedef alarak, “Selçuk Özdağ denildiğinde benim hafızamda onun dönekliği ve Fethullah Gülen’e olan sevdası dışında bir şey yoktur. İstediği kadar kıvransın dursun, Türk siyasetinde sicili belli olan, hükümsüz adamın tekidir” dedi.

ÖZDAĞ MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ’yi BÖYLE ELEŞTİRMİŞTİ: 

Bahçeli’nin seçimle ilgili daraltılmış bölge sistemi, milletvekili adaylığının yeniden tarifi, yerel yönetimin yapısının cumhurbaşkanlığı sistemine uyarlanması gibi taleplerini yorumlayan Özdağ, şunları kaydetmişti:

“Doğru söylüyor ama bunu söylerken kendi partisini düşünüyor, Türkiye’yi düşünmüyor. Örneğin benim bölgem Manisa’da dar bölge uygulanırsa mezhepsel yapılar, mafyatik yapılar ve parası olanlar Parlamento’ya girebilir temsilde adalet sağlanamaz. Yoksa ben yaptım oldu mantığıyla hareket etmek Türk demokrasisine zarar vermiş olur. Bir yandan da Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini yaşatmak istiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Türkiye’de çare değildir. Türkiye’de tam demokrasi için demokratik parlamenter sistem çaredir. Geçmiştekini istemiyoruz orada yanlışlar vardı, eksiklikler vardı.” 

ORGANİZE SALDIRILAR

Türkiye’de 24 saat içinde üç ayrı muhalif isme yönelik saldırı yaşandı.

  • KRT TV programcısı Avukat Afşin Hatipoğlu,
  • Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve
  • Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu

kimliği belirsiz gruplarca yapılan saldırıların hedefi oldu.

Olayla ilgili 3 kişinin gözaltına alındığı öğrenilirken, Özdağ’a saldıranlarla Uğuroğlu’na saldıranların aynı kişiler olduğu iddia edildi.

Türkiye’nin gündemine yeni yılın ilk ayında, muhalif isimlere yönelik birbiri ardına gelen fiziki saldırılar yerleşti.

Kimliği belirsiz gruplarla gerçekleştirilen saldırıların ilk hedefi KRT TV programcısı Avukat Afşin Hatipoğlu oldu. Akşam üzeri evine girmek üzereyken maskeli kişilerce saldırıya uğradığını söyleyen Hatipoğlu:

“Şükürler olsun, sağlık durumum iyi, evimde dinleniyorum. Gerekli şikayetleri yaptım, hukuki süreci takip ediyorum. Türkiye’de yaşadığımı hatırlatan saldırganların kimler olduğunu ise merak ediyorum” dedi.

Hatipoğlu’na saldıran kişilerin kaçarken, “Konuştuklarına dikkat et” dediği öğrenildi.

Bugün de bir açıklama yapan Hatipoğlu, saldırıya ilişkin:

“Yaptıkları saldırıyı bile üstlenemeyen alçaklar, yurt dışında yaşayan, avukatlığını yaptığım bir kadını azmettirici olarak gösteriyor. Buna inanları da dümen tutuyorlar. 40 yaşındayım, yazgımda ne varsa onu yaşarım, nefesimi siz değil, Huda alır, şerrinizden de ona sığınırım.” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, saldırıya ilişkin:

“Ülkedeki olumlu, olumsuz her gelişmeden sorumlu kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır”

“CUMHURBAŞKANINDAN DERHAL AÇIKLAMA BEKLİYORUZ”

Ahmet Davutoğlu:

“Sayın Cumhurbaşkanından, kendisiyle birlikte siyaset yapmış olan siyasetçinin karşı karşıya kaldığı saldırı konusunda açık ve net bir açıklama bekliyoruz.”

“CUMHURBAŞKANINDAN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ

Ahmet Davutoğlu:

 Burada üç mesajım var. Birincisi doğrudan sayın cumhurbaşkanına. Ülkedeki her türlü iyi, olumlu ve olumsuz gelişmenin birinci sorumlusu cumhurbaşkanlığı makamıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi böyle bir yapıyı Türkiye’ye getirdi. Sayın Cumhurbaşkanından, kendisiyle birlikte siyaset yapmış olan siyasetçinin karşı karşıya kaldığı saldırı konusunda açık ve net bir açıklama bekliyoruz. Hiçbir şekilde üstü örtülemeyecek, göz ardı edilemeyecek, suskunlukla karşılanamayacak siyasi terörle karşı karşıyayız. Cumhurbaşkanından derhal açıklama bekliyoruz. İçişleri Bakanı’ndan ve bütün güvenlik birimlerinden genel başkan yardımcımıza yönelik bu silahlı saldırıya yönelik olarak, ki kendisi şu anda hastanededir ve kan kaybı söz konusu olmuştur. Kamera kayıtların da mı vardır, istihbarat da mı vardır hiçbir mazeret kabul etmeden açıklanmalıdır. Türkiye’de siyasilere yönelik eğer bu tür saldırılara izin verilirse sorumlusu sayın cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi içerisinde kabinedir.”


“BİR ADIM GERİ ATMAYIZ

Ahmet Davutoğlu:

 “İkincisi bu saldırıyı tertipleyenlere sesleniyoruz. Biz bu memleket için canını, kanını ortaya koyarak ötekileştirmenin, kutuplaştırmanın en sert dilini kullanan çevrelerce bizim bir şekilde gittiğimiz yoldan geri adım atacağımızı düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Biz bir yola çıktık mı kararlılıkla çıkarız. Karşımıza kim çıkarsa çıksın. İster terör örgütleri ister bu şekilde mafyavari çete örgütleri bilsinler ki son nefesimize kadar bu ülkede hukuk devleti mücadelesini veririz. Bir adım da geri atmayız.”

“BU KADRO ÇIKTIĞI YOLDAN GERİ DÖNMEYECEK

Ahmet Davutoğlu:

  “Üçüncü mesajımız aziz milletime ve kamuoyunadır. Biz hayatımızın her aşamasında bu ülkenin milletin kaderi ve geleceği için her türlü çabayı, zihin emeğini vermiş isimlerden oluşan bir kadroyuz. Bu kadro çıktığı yoldan geri dönmeyecektir. Demokratik hukuk devleti kurallarını ihlal edenler, Ankara’nın ortasında silahlı terör faaliyetine kalkışanlar ve Türkiye’nin insan hakları alanındaki kazanımlarını tehdit etmeye dönük her türlü faaliyetin karşısında dimdik duracağız.”

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ PARLAK OLACAK

Ahmet Davutoğlu:

” Türkiye’yi böylesi mafyavari çeteleşmelerin içerisine girmiş olması dolayısıyla halkımız ekonomik sıkıntılar içerisinde inim inim inlerken iktidarını sürdürme çabası içerisinde olanlara karşı da tutumumuz açık ve net olacaktır. Halkımızın huzuru milletimizin istikbali için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Türkiye’nin geleceği parlak olacaktır. Türkiye 90’lı yılların faili meçhullerine, arkasındaki örgütlerin kimliği bilinmeden yaşanan siyasi terör faaliyetlerine asla teslim edilmemelidir.

Öte yandan Davutoğlu, Özdağ’a yapılan saldırı üzerine Mardin’de devam eden programını kısa keserek Ankara’ya dönmeye karar verdi. Davutoğlu’nun akşam Balgat Memorial Hastanesi’nde Özdağ’ı ziyaret etmesi bekleniyor. Davutoğlu açıklamasının ardından Yeniçağ Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’nun da saldırıya uğradığının öğrenilmesiyle Twitter’dan bir mesaj paylaştı. Davutoğlu, bu mesajda şunları söyledi: “Selçuk Özdağ, Orhan Uğuroğlu… Sırada kim var? Vatandaşının can emniyetini sağlayamayan iktidar görevde kalamaz! Yetkilerinizi mafyaya mı devrettiniz? Mardin seyahatimi yarıda keserek Parti Başkanlık Kurulumuzu olağanüstü toplamak üzere Ankara’ya dönüyorum.” 

Faili henüz belirsiz bir diğer saldırı da Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu’na düzenlendi.

Uğuroğlu, arabasına bineceği sırada arkadan gelen 3 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Saldırganların 34 plakalı bir araba ile geldiği belirtilirken, Emniyet’te ifade veren Uğuroğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

3 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI 

Yeniçağ’ın haberine göre; Orhan Uğuroğlu’na yapılan saldırı ile ilgili 3 kişi gözaltına alındı. Öte yandan, Gelecek Partili Selçuk Özdağ ile Orhan Uğuroğlu’na saldıranların aynı kişiler olduğu iddia edildi.

Emniyet yetkilileri, Uğuroğlu’nun evinin karşısındaki dükkandaki kamera görüntülerinden şahısları tespit etti.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener:

“Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yapılan saldırıyı kınadığımı belirtir ve kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletirim..

Süleyman Soylu’yu göreve çağırıyorum. Saldırganların derhal yakalanması ve haklarında hukuki işlem başlatılmasını istiyorum..

Bu tür saldırganların yaptığı yanına kâr kalıyor Türkiye’de. Benim evim basıldı saldırganların tümü beraat etti. Sayın Selçuk Özdağ konusunda bunların yaşanmamasını temenni ediyorum.”

SELÇUK ÖZDAĞ’DAN SALDIRININ ARDINDAN İLK AÇIKLAMA

Saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:

“Bahçeli istediğini söyleyecek. Biz sorular sorduğumuz zaman bize sopalarla silahlarla saldıracaklar. Boğuşmamış olsam, belki de ölmüştüm. Bunların hukuk reformu bu. Kendilerini eleştirenleri susturmanın yolu silah, sopa, hakaret, küfür.”

Selçuk Özdağ'dan saldırının ardından ilk açıklama

Özdağ’ın açıklamaları şu şekilde: 

“Bahçeli’ye sorular sormuştum MHP yandaşları bana hakaretlerde bulundular. Bahçeli istediğini söyleyecek. Biz sorular sorduğumuz zaman bize sopalarla silahlarla saldıracaklar. Bu bir hukuk reformu… Doğru hukuk reformu yapacaklar. Ben buradan bunlara oy verenlere sesleniyorum. Dikişler var, elim kırık. Bunlarla boğuşmaktan. Boğuşmamış olsam, biz silahımızı çekmesek ateş etmesek belki de ölmüştüm. Susmayacağım, korkmayacağım. Gençleri de kimse kullanmasın, gençler kullandırtmayın kendinizi. Ben soru sordum 17-25 Aralık Bahçeli için ne ifade ediyor dedim. “

‘BUNLARIN HUKUK REFORMU BU’

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:

“Selçuk Özdağ susmaz, Selçuk Özdağ ancak öldürürlerse susar. Aziz millete sesleniyorum, bunların hukuk reformu bu. Kendilerini eleştirenleri susturmanın yolu silah, sopa, hakaret, küfür… Bunları yapıyorlar. Ben 3 dönem milletvekilliği yaptım. Ben 5 sene ülkü ocaklarında çalıştım, 7 sene idamla yargılandım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yardımcılığını yaptım. Bu saldırı demokrasi ayıbıdır. Türkiye’yi zorbalar ülkesi yapmayacağız. Burası orman kanunlarının geçerli olduğu bir ülke olmayacak. Sayın Cumhurbaşkanı bu failleri bulun. Ben hayatım boyunca hiçbir zaman korkmadım. Kenan Evren’den de korkmadım. Konuşmaya da devam edeceğim. Farklı şeyler de söyleyeceğim.” 

“ARKADAN SALDIRDILAR

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:

“Arabaya biniyordum bana arkadan saldırdılar. Onlarla boğuşmaya, yumruklaşmaya başladım. Bana hiçbir şey söylemediler. İki kişi bana silah doğrultmuştu. Şoförüme de silah doğrultmuştu. Şoförüm silahla ateş etmeye başlayınca korktular ve çekildiler.  Milletimi uyandırmak istiyorum, uyarmak istiyorum. Aziz milletim uyanın.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top