GENEL

ALEVİLİK, İSLAM’IN İÇİNDE Mİ, DIŞINDA MI?

“Bunlar Ali’siz Aleviliği savunuyor, biz geleneksel Aleviliği. Ali’yi çıkarırsan ne kalır geriye. Cem yapıyoruz, katılmıyorlar. ‘Ben ateistim’ diyorlar. Ceme girme ama girene saygı duy. 2005’te iflasını yapmışlar şimdi faturasını bize çıkarmak istiyorlar.”

“İSLAM ALEVİLİĞİNİN TANINMASI İÇİN GİZLİCE BAŞVURDULAR”

Avusturya’da bulunan St. Pölten Cemevi’nin ödenmeyen borçları nedeniyle satışa çıkarılmasından dolayı eski ve yeni yönetim birbirlerini suçluyor.

Sürecin bu noktaya gelmesinin nedenleri arasında Alevilik- İslam ilişkisine dair fikir ayrılığı da var.

AVUSTURYA ST. PÖLTEN CEMEVİ

Avrupa’nın ilk resmi cemevi olan Avusturya St. Pölten Cemevi’nin borçları sebebiyle satışa çıkarılacağı açıklanmış ve borçların ödenememesi halinde 10 Mart 2021 tarihinde saat 09:00’da St. Pölten Adliyesi’nde açık artırma ile satılacağı duyurulmuştu.

Açık artırma ilanı devletin resmi internet sitesinde de yayımlandı.

Borçların ödenmesi için yardım kampanyası başlatılmış durumda.

St. Pölten Cemevi’nin icra yoluyla satışa çıkarılmasının önüne geçmek için yardım kampanyası başlatıldı / Fotoğraf: Facebook / cafemedyam

Diğer taraftan da Alevi kuruluşları kendi aralarında soruna çözüm bulmaya çalışıyor.

Peki nasıl oldu da Avrupa’nın en büyük cemevlerinden biri icra yoluyla satılacak noktaya geldi?

Bu sorunun cevaplarından biri de cemevi üyeleri arasında son yıllarda sıklıkla dillendirilen “Alevilik İslam’ın içinde mi, dışında mı?” tartışmasıyla başlayan bir ayrılık süreci yatıyor.

Satış kararının ardından Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) parçası olan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’ndan (AABF) cemevi yönetimine tepki açıklamaları gelmişti.

ÜYELERİ AZALAN CEMEVİ BORÇLARINI ÖDEYEMEDİ İDDİASI

 Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya:

“Cemevinin AABF tarafından kurulduğunu ve uzun yıllar bu şekilde hizmet ettikten sonra mevcut cemevi başkanı Mehmet Mercan tarafından üyelerden habersiz bir şekilde Avusturya İslam Yasası’na bağlı olarak İslam Alevi İnanç Toplumu adlı oluşuma bağlandığını söyleyebilirim..

Bu durum cemevi üyeleri arasında ‘Aleviliğin özgün bir inanç olduğunu savunan ve AABF’ye yakın Aleviler’ ile ‘Aleviliğin İslam’ın bir kolu olduğunu söyleyen Mehmet Mercan yönetimi arasında’ büyük bir ayrışma yarattı..

600 üyenin çoğunluğu tepki olarak ayrıldı, mevcut üye sayısı 100 ile 120 arasına düştü.”

Çankaya, ayrıca yaşanan bu tartışma sürecinde cemevinin kuruluşundan beri emek veren kimi üyelerin de haksız bir şekilde atıldığını iddia ederek, AABF olarak kendi cemevlerini de kurduklarını söyledi.

Çankaya, 2015’e kadar cemevinin yapımı için alınan kredi taksitlerinin düzenli ve sorunsuz ödenirken, üyelerin tepki amacıyla terk etmesiyle birlikte yaşanan gelir düşüşünün de etkisiyle mevcut yönetimce aksatıldığını öne sürerek, iddialarını şöyle sürdürdü:

“BANKADAN GELEN UYARI MEKTUBUNU SAKLADILAR”

 Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya:

“Mehmet Mercan, banka ödemlerinin sorunsuz yapıldığını söylemişti. Aynı Mercan, bankadan gelen uyarı mektuplarını üyeler ve şirket yönetiminden sakladı. İş ortaya çıkınca, AABF müdahil oldu. Parasal sorunu çözdüğünü ‘eğer siz alamıyorsanız bırakın biz alalım’ dedi.  Dergahımızın yarın icra yolu ile başka birilerine satılmasının sorumluluğunu AABF kabul etmeyeceğini belirtti. Buna karşın Mehmet Mercan, toplantıda kredi sorunun çözüldüğünü yakında krediyi ödeyeceklerini söylemişti. Gelinen son durum bu 10 Mart 2021 saat 09.30 icra yoluyla satılacak.”

“KALAN BORÇ 1 MİLYON 600 BİN EURO”

Cemevinin bugünün koşulları ile 2.2 milyon Euro’ya mal olduğunu belirten Çankaya:

“Yıllarca ödendi tabi bunun faizi de var. Çok büyük bir alan 10 bin metrekare ve dört yolun ağzında çok değerli bir yer. Şu an kalan borç bir milyon 6 bin euro. Ödenmediği için faiz ve masraflar sürekli yükseliyor.” 

“İSLAM ALEVİLİĞİNİN TANINMASI İÇİN GİZLİCE BAŞVURDULAR”

Çankaya, AABF ile Aleviliğin İslam’ın bir kolu olduğunu söyleyen çevreler arasındaki anlaşmazlığın 10 yıl önce başladığını belirterek, şu iddialarda bulundu:

“Kamuoyu tarafından da bilindiği üzere yaklaşık on yıl önce kurumumuzun içinden çıkan üç beş kafadar, doğru olmayan bir yöntemle bir yandan kurumumuzu, Aleviliğin Avusturya’da tanınması için tüzük tartışma bahanesi ile oyalarken, diğer yandan örgüte haber vermeden İslam Aleviliğinin tanınması için gizlice başvuru yaptılar ve Avusturya İslam Yasası içinde İslam Alevi İnanç Toplumu Avusturya (IAGÖ) ismi ile İslami bir mezhep olarak tanındılar. Türkiye’de Alevileri Diyanet içerisinde eritmeye çalışan Siyasi İslam zihniyeti, Avusturya’da da Alevileri İslam Yasası’nın içerisine çekerek, Avrupa’daki Alevi kurumlarımızı Türkiye ayaklı parçalamaya çalışıyorlar. Cemevlerimizi içerden fethederek yok etmeye çalışıyorlar geldikleri durum ortada.”

“ALEVİLİĞİN ÖZGÜN BİR İNANÇ OLARAK TANINMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

Çankaya, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun kendisini İslam Aleviliği altında tanınan bir inanç olarak görmediğini, aksine Aleviliğin kendine özgü bir inanç olarak tanınması için on yıldan fazla bir süredir mücadele verdiğini ve bu mücadelesinin de süreceği kaydetti.

“DERNEKLERİMİZİ KAPATMAYA ÇALIŞTILAR”

Çankaya, İslam Alevi İnanç Toplumu’nun Avusturya İslam Yasası’ndan aldıkları güçle Avusturya’da Alevilerin yegane temsilcisi olduklarını öne sürerek, AABF’ye bağlı tüm dernekleri 2016 ve 2018 yıllarında Avusturya İnanç Dairesi üzerinden kapattırmak için girişimlerde bulunduğunu ancak bu davaları inanç ve vicdan özgürlüğü kapsamında kazandıklarını söyledi.

“ALEVİLER İÇİN BÜYÜK BİR ACIDIR” 

Cemevinin bu hale gelmesinde mevcut yönetimin sorumlu olduğunu söyleyen Çankaya, sözlerini şöyle tamamladı:

“St.P ölten Cemevi’mizin ‘icra yolu ile açık artırmaya gidilmesi’ Aleviler için büyük bir acıdır! Cemevini Alevi toplumunu bölerek bu duruma getiren St. Polten Cemevi Başkanı Mehmet Mercan ve yönetimine bizim çağrımız şu oldu; ya siz alın yada bırakın biz alalım. Yaşanacaklardan mevcut yönetim sorumludur.”

kemalarslan.jpg
Kemal Arslan (solda), CHP Kemal Kılıçdaroğlu ile bir temasta / Fotoğraf: Independent Türkçe / cafemedyam

“KARŞI İDDİA …CEMEVİNİN 2005’TEKİ İFLASI GİZLENDİ

Peki karşı taraf bu iddialara ne diyor? Bu amaçla cemevi yönetiminde yer alan Kemal Aslan’a ulaştık.

Arslan ise cemevinin icralık hale gelmesinden bir önceki AABF’ye bağlı olan yönetimini sorumlu tuttu ve iddialarını şöyle sıraladı:

“Cemevi 2001 yılında belediyenin verdiği 11 bin metrekare üzerine kuruldu. Yapan arkadaşımız 17 milyon şiline (eski Avusturya para birimi) mal edeceğini söylemişti başka bir firmaya 35 milyon şiline mal ettiriyor. Kısa bir süre sonra 2005’te iflas geliyor ve bunu halktan gizliyorlar. Bunlar bankaya giderek icrayı durdurmasını istiyorlar. Bankada ‘Belediyenin verdiği 11 bin metrekareyi bana sat ve ayrıca gerek gördüğümde burayı icraya götürebileceğimi kabul eden bir taahhütname imzala’ şartlarını öne sürüyor. Bunlar da kabul ediyorlar. Biz 2015’te yönetime geldiğimizde böyle bir anlaşmadan haberimiz yoktu. Daha geçen senenin yedinci ayında öğrendik. Bugüne kadar kredileri düzenli ödüyorduk. Pandemi nedeniyle banka, paraya ihtiyacı olduğunu söyleyip borcunu talep edince itiraz ettik. Bu sefer de geçmişten kalan borç taksitlerini ve 2005’te yapılan anlaşmayı önümüze koydular.”

“Bizden önceki dönemde borç aksatıldı”

Arslan, kendi yönetimleri döneminde 2 milyon 300 bin euroluk borcun 750 binlik kısmını ödediklerini ancak 2001 ile 2015 arasında ise borcun aksatıldığını öne sürdü.

“BİZ GELENEKSEL ALEVİLİĞİ, ONLAR ALİ’SİZ ALEVİLİĞİ SAVUNUYOR”

Arslan da AABF’ye bağlı olan önceki dönem yönetimi ile aralarındaki görüş ayrılığını doğruladı.

“Bunlar Ali’siz Aleviliği savunuyor, biz geleneksel Aleviliği. Ali’yi çıkarırsan ne kalır geriye. Cem yapıyoruz, katılmıyorlar. ‘Ben ateistim’ diyorlar. Ceme girme ama girene saygı duy. 2005’te iflasını yapmışlar şimdi faturasını bize çıkarmak istiyorlar.”

“ÜYELERİN ÇOĞUNLUĞU DURUYOR”

Arslan ayrıca öyle iddia edildiği kadar sayıda üyenin de ayrılmadığını öne sürerek, “420 üyemizden 70 kişi ayrıldı geri kalan duruyor” dedi.

Dünyada Aleviliğin yasalarla kabul edildiği ülkenin Avusturya olduğunu söyleyen Arslan:

“Hem okullarda Alevilik dersleri verebiliyoruz. Cezaevlerindeki mahkumlardan da talep gelmesi üzerine dede görüşmeye gidebiliyor” ifadelerini kullandı.

ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI SÜRÜYOR

Peki sorun nasıl çözülecek?

Para ödenemezse 10 Mart tarihinde cemevi açık artırmayla satılacak.

Paranın toplanması amacıyla Avrupa’da ve Türkiye’deki Aleviler arasında yardım toplanmaya çalışılıyor.

Arslan, 1,5 milyon euroluk kalan borcun 500 binlik kısmını toparladıklarını geri kalan kısmını da halletmeye çalıştıklarını söyledi.

Her ne kadar karşılıklı sert eleştiriler olsa da Avusturya’da Aleviler arasında sorunu çözmek için ortak hareket edilmesi görüşü de ağırlık kazanmış durumda.

Son olarak konuyla ilgili görüşünü almak için aradığımız Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat da soruna çözüm bulunması için taraflar arasında görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish / Ali Kemal Erdem 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top