DÜNYA

EL-HOL KAMPI

Suriye’nin kuzeydoğusundaki el-Hol Kampı’nda 62 bin 498 kişi kalıyor. Kampta kalan kadın ve çocuklar dahil herkes askeri eğitimden geçiriliyor, IŞİD yeniden örgütleniyor…

EL-HOL KAMPI’NDA IŞİD YENİ DEVLETİN TEMELLERİNİ ATIYOR

Kampta Birleşik Krallık ve Avrupa’dan bin 215 aile de bulunuyor!

Suriye’nin kuzeydoğusundaki el-Hol Kampı’nda 62 bin 498 kişi kalıyor. Kampta kalan kadın ve çocuklar dahil herkes askeri eğitimden geçiriliyor, IŞİD yeniden örgütleniyor…

El-Hol Kampı / Fotoğraf: AFP / cafemedyam

Suriye’nin kuzeydoğusunda iki kadın kaçırılarak öldürüldü. Kısa bir süre sonra IŞİD, bu kadın cinayetlerini üstlendiğini açıkladı.

Böylece Suriye’deki IŞİD’li ailelerin kaldığı kamp ve örgüt yine gündeme geldi.

Bilindiği gibi Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Ocak 2014’te Irak’ın Felluce kentinin kontrolünü ele geçirerek ismini duyurdu.

Örgüt, Irak’ta kısa sürede Ramadi, Musul ve Tikrit kentlerini kontrol altına aldı, Suriye’de de Rakka ve el-Kaim bölgelerini ele geçirerek hakimiyet alanını artırdı.

İslam Devleti adıyla halifeliğin kurulduğunu ve yeni halifenin ise Ebubekir el-Bağdadi olduğu ilan etti. 

Irak ve Suriye’de 100 bin kilometrekareyi aşkın bölgeyi kontrolüne alan IŞİD, 8 milyonluk bir nüfusa hükmetti.


4 YILDA BİNLERCE HAVA OPERASYONU DÜZENLENDİ

22 Eylül, IŞİD’le mücadele için önemli bir tarih oldu. 

ABD öncülüğünde IŞİD’e karşı oluşturulan uluslararası koalisyon Suriye’de hava operasyonlarına başladı.

Uluslararası koalisyon 4 yıl içerisinde Irak ve Suriye’de örgüte karşı binlerce hava saldırısı düzenledi.

Aralık 2017’de dönemin Başbakanı Haydar Abadi, Irak’ın tamamen IŞİD’den kurtarıldığını açıkladı.

Suriye’de de son olarak Mart 2019’da Deyr ez-Zor’un Bağoz kasabasının kontrol edilmesiyle IŞİD’in toprak hakimiyetine son verildi.

IŞİD’e kaşı operasyonlarda sağ olarak ele geçirilen örgüt mensupları cezaevlerine konulurken aileleri bölgedeki kamplara yerleştirildi.

EL-HOL KAMPI NE ZAMAN KURULDU, KAÇ KİŞİ KALIYOR?

10 binlerce IŞİD’li ailenin yerleştiği kamplardan biri de el-Hol Kampı dikkati çekiyor.

Kamp, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke kentinin 45 kilometre doğusunda Hol kasabasının hemen yanında bulunuyor.

El Hol Kampı'nda 65 bin civarında mülteci kalıyor
El Hol Kampı’nda 62 binden fazla mülteci kalıyor / Fotoğraf: AFP / cafemedyam

Ortadoğu’nun en büyük toplanma alanlarından biri olan kamp, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından 1991’de kuruldu.

İlk defa Körfez Savaşı’nda kaçan Iraklı mültecilerin sığınma alanı olarak kullanılan el-Hol Kampı, 2003 yılında ABD’nin Irak’a müdahale etmesi sonucu kamp bir kez daha mültecilere ev sahipliği yaptı.

IŞİD’in Musul’u işgal etmesiyle kamp, tekrar Iraklı mültecilerin barınma merkezi haline geldi.

El-Hol Kampı, 2015’in sonlarında Türkiye’nin terörist yapı olarak gördüğü Halk savunma Birlikleri’nin (YPG) ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) denetimine girdi.

Yaklaşık 20 bin civarında mültecinin yaşadığı kampta, IŞİD operasyonu sonrası kampın nüfusu 3-4 kat arttı.

BİR ŞEHRİ ANDIRAN KAMPTA 62 BİNDEN FAZLA İNSAN YAŞIYOR

Adeta bir şehri andıran kampta, Irak ve Suriyeliler başta olmak üzere 54 milletten IŞİD’li aile kalıyor.

Şu ana kadar binlercesi ailelerine ve bağlı bulundukları ülkelerin yetkililerine teslim edildi. 

62 bin 498 kişinin yaşadığı kampta, hemen hemen her gün kaçma girişimi yaşanıyor.

El Hol mülteci kampı
El Hol mülteci kampında sık sık kaçma girişimleri meydana geliyor / Fotoğraf: AFP / cafemedyam

Kaçma girişimlerinin yanı sıra örgüt, yıkılan devletinden sonra kampı küçük devleti olarak görüyor. 

Kurduğu sözde mahkemelerle biat etmeyenleri cezalandırarak öldürdüğü gibi kadın ve çocukları da IŞİD ideolojisi üzerine yetiştiriyor.

El-Hol’ün kontrolünü sağlamakta zorluk çeken Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (Rojava), aileleri ülkelerine göndermek için sık sık uluslararası kuruluşlara çağrı yapıyor.

“KAMPTA 8’i BİRLEŞİK KRALLIK’TAN BİN 215 AVRUPALI AİLE KALIYOR”

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (Rojava) Göçmen ve Mülteci İşleri Dairesi Başkanı Şehmus Ahmed, Independent Türkçe’ye el-Hol Kampı’nın son durumuyla ilgili bilgiler paylaştı.

Ahmed, şu ana kadar 6 bin 500 civarında Suriye uyruklu ailenin kamptan ayrıldığını söyledi.

El Hol mülteci kampı
El-Hol mülteci kampında 54 milletten insan kalıyor / Fotoğraf: Reuters / cafemedyam

Kampta kalanların son durumu ile ilgili bilgi paylaşan Ahmed:

“Kampta şu an 62 498 kişi kalıyor. Bunların 30 bin 694’ü Iraklı, 22 bin 626’sı Suriyeli ve 9 bin 178’i de yabancı uyrukludur. Yabancı uyrukluların arasında 8’i Birleşik Krallık’tan bin 215’i de Avrupa ülkelerindendir”

IŞİD’in yeniden sistemini kurduğunu ve yıkılan devletinden sonra kampı küçük devleti olarak gördüğünü belirten Ahmed, örgütün kampta kalanları IŞİD ideolojisi üzerine askeri eğitim dahil birçok konuda eğiterek örgütlediğini belirtti.

“ÖRGÜT KENDİNİ KÜÇÜK BİR DEVLET OLARAK GÖRÜYOR”

Ebubekir Bağdadi’nin öldürülmeden önce el-Hol Kampı’nın örgütlenerek sistemini kurup dünyaya yayılması için mesaj gönderdiğini hatırlatan Ahmed, şunları kaydetti:

“Kurdukları sözde mahkemeleri bile var. Birçok kişi o mahkemelerde yargılandı ve ceza aldı. Ceza alanlar Irak ve Suriyeli erkekler tarafından susturucu takılmış tabanca ve bıçak gibi keskin aletler ile öldürüldüler. Örgüt ideolojisini benimsemeyen veya eğitim almak istemeyenlerin birçoğu ya öldürüldü ya da ağır şekilde cezalandırıldı. Kampın idaresi ile ilgili yönetime yardımcı olmak isteyenlerden de öldürülenler oldu. Örgüt kampta kendini küçük bir devlet olarak görüyor.” 

El Hol Kampı
El-Hol Kampı / AFP / cafemedyam

2020 yılı içerisinde Irak, Suriye ve yabancı uyrukluların da içinde olduğu toplamda 33 kişinin örgüt tarafından infaz edildiğini kaydeden Ahmed:

“Onların da kendi içlerinde istihbaratı var” diye konuştu.

“ÇOK SAYIDA KAÇMA GİRİŞİMİ OLDU, KAMPTA BİLE KAÇAKÇILAR VAR”

Kampta sürekli kaçma girişimlerinin yaşandığını ve bunun için birçok değişik yöntemin kullanıldığını kaydeden Ahmed, ailelerin uyuyan hücrelerin dışında farklı istihbarat örgütlerinden de destek ve yardım aldığını belirterek, devamında şunları kaydetti: 

“Örgüte hala ciddi anlamda bire destek söz konusu. Hatta insani yardım kuruluşların bir kısmı da onlara destek veriyor. Kampın içerisinde de kaçakçıların olduğunu biliyoruz. Maalesef geçmişte Özerk Yönetime bağlı güçlerden de yardım aldıkları oldu. Kampta yardım çalışmalarına katılan kuruluşların bir kısmı da kaçma girişimlerine destek verdi. Çünkü kaçmak için para döküyorlar. Birkaç defa karışıklık çıkarmakta istediler ama başarılı olamadılar.”

Kampta kalan birkaç kişinin koronavirüse yakalandığı bilgisini paylaşan Ahmed, aldıkları önlemler sayesinde virüsün yayılmasını önlediklerini ve şu ana kadar kampta korona kaynaklı ölümün olmadığını söyledi.

El Hol Kampı
El Hol Kampı / Fotoğraf:AFP/cafemedyam

“EL-HOL ÇOK CİDDİ TEHLİKE ARZ EDİYOR”

Rusya’nın baskısı sonucu Birleşmiş Milletlerin Rabia Sınır Kapısı’nın (Tıl Koçer) kapatılmasının mültecilere ulaşan insani yardımı sekteye uğrattığını söyleyen Ahmed, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şam rejimi yapılan yardımları denetimine alarak kontrol ettiği bölgelerden geçmesini istiyordu. Yardımları Rojava yönetimiyle paylaşmayarak kamplarda yaşanan gıda sıkıntısından isyan çıkartmayı hedefledi ama planları tutmadı. Bir kısım uluslararası ve insani yardım kuruşu kampta kalanlara günlük ve aylık olmak üzere yardımda bulunuyor. Sağlık merkezleri sürekli açık tutuluyor. El-Hol Kampı bir şehir gibi. İçerisinde çarşısı bile var.”

Birleşmiş Milletler, uluslararası ve insani yardım kuruluşlarına yardım çağrısında bulunan Ahmed, sözlerini şöyle tamamladı:

“El-Hol Kampı çok ciddi bir tehlike arz ediyor ve mutlaka buna bir çare bulunmalı. Uluslararası eğitim kurumları IŞİD’li ailelerin eğitimi için aktif rol almalı. Mültecilere yardım meselesi insani ve uluslararası bir konudur. Şu anki durum gücümüzün çok üstünde. Dünya kamuoyunun bu konuda hassasiyet gösterip daha fazla yardımda bulunmasını istiyoruz. İnsani yardım kuruluşları Suriye, Irak, Lübnan veya dünyanın başka bir yerinde olan mülteciler arasında fark gözetmemeli. Maalesef bizden çok oralara yardım yapılıyor. Sınır kapıları açılmalı ve yapılan yardımların oranı artırılmalı.”

“EL HOL KAMPI”

IŞİD’in KULUÇKA YUVASI

ABD’li askeri yetkililer kampın IŞİD ideolojisinin yeniden örgütlenmesi açısından bir kuluçka rolü gördüğü görüşünü savunuyor. Dolayısıyla kampta yetiştirilen çocukların da örgütün yeni kadroları olma potansiyeli taşıdığına vurgu yapıyor.

Suriye’nin kuzeyindeki kampta yaklaşık 1700 yabancı kadın ve çocuk kalıyor / Fotoğraf: AFP / cafemedyam

Uzmanlar bu kampın bölge açısından “son derece tehlikeli” bir yer olduğu konusunda hemfikir.     

60 bin IŞİD’li kadın ve çocuk, 10 bin Suriyeli mülteci ile Rojava’nın Haseki kentine bağlı Hol kasabasındaki  el Hol Kampı’nda tutuluyor.

Bu kişiler arasında 50 farklı ülkenin vatandaşları bunulunuyor. Şimdiye kadar da el Hol’un bir mülteci kampı mı, tutsak kampı mı olduğu belli değil.

Amerikan Savaş Araştırmaları Enstitüsü’nün (ISW) hazırladığı rapora göre, IŞİD strateji gereği kadın ve çocukların örgütün kontrolü dışındaki kamplarda yerleşmesini ve orada örgütlenmelerini öngörmüş.

Nitekim kampta yaşayan Irak vatandaşı Um Suheyb adlı IŞİD’li bir kadının Frans Press’e verdiği demeç de bu iddiayı gerçekler nitelikte.

 “Bağdadi’nin talimatı ile bu kampa geldik” diyen Um Suheyb, “en büyük hayalim halifeliğin dönüşü ve orada yaşamdır” ifadelerini kullandı.

Rudaw’da yer alan habere göre 23 yaşında 3 çocuk annesi Um Suheyb, IŞİD’li “muhacir” kadınların birkaç defa kampın güvenliği sağlayan asayiş güçlerine bıçaklı saldırıda bulunduğunu itiraf ediyor. “Muhacir” Suriye ve Irak dışından IŞİD’e katılanlar için kullanılan bir sıfat.

Kampın güvenliğinden sorumlu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) komutanlarının Fransız ajansına verdiği bilgiye göre kampta 12 bin yabancı uyruklu IŞİD’li bulunuyor. Bunlardan 4 bini kadın, diğerleri ise çocuk.

Uluslararası toplum dikkatleri kampa insani yardımlara çekmeye çalışıyor. Ancak ABD’li askeri yetkililer kampın IŞİD ideolojisinin yeniden örgütlenmesi açısından bir kuluçka rolü gördüğü görüşünü savunuyor. Dolayısıyla kampta yetiştirilen çocukların da örgütün yeni kadroları olma potansiyeli taşıdığına vurgu yapıyor.

Amerikan Foreign Policy dergisine konuşan IŞİD karşıtı uluslararası koalisyon komutanlarından General Alexis Grinkeviç, el Hol Kampı’ndaki tehlika hakkında şu sözleri sarfetti:

“Gerçek tehlike o ki IŞİD’in geleceği burada programlanıyor. Bunu IŞİD karşıtı mücadeleye karşı uzun vadeli bir tehdit olarak görüyorum.”  

ABD Başkanı Donald Trump’ın 19 Aralık’ta Suriye’den çekilme kararı aldıklarını açıkladı. Trump bu kararı bölgede IŞİD’in yenigiye uğratılmasına bağladı.

Ancak ABD’li yetkililer ve koalisyon ortakları, ABD’nin çekilmesi ile bölgedeki kaosun derinleşeceği uyarısında bulunuyor. Özellikle de Türkiye’nin Rojava’ya operasyon yapacağına dair güçlü sinyaller verdiği bu dönemde, olsaı bir savaş durumunda binlerce IŞİD’linin kaldığı kamplardaki durumun ne olacağı endişesi de hakim.  

AFP’ye konuşan Rojava Özerk Bölgesi yöneticilerinden Ahmed Şeyhmus, el Hol Kampında olan biteni kontrol edebilecek güçte olmadıklarının altını çizdi.

Şeyhmus: “Kampta kalanlar teslim olmuş olabilir ama hala kendi radikal ideolojilerini savunuyor. Dolayısıyla her an için tehlike arzediyorlar” dedi.

El Hol Kampında kalanların büyük çoğunluğu IŞİD’in Suriye’deki son kalesi olan Bağoz’dan getirilen ailelerden oluşuyor.

General Grinkeviç, kampa yerleştirilen kadınlar içerisinde IŞİD saflarında savaşmaya gelen radikal görüşlü kadınların bulunduığuna ve bu kadınların çocuklarının eğitiminde baskın olduğuna dikkat çekerek:

“Kampta radikal görüşlü 20 bin kadın ve 18 yaşından küçük 50 bin çocuk var. Kuzey doğu Suriye’deki bir hapisanede de 11 bin IŞİD mensubu tutuluyor ki bunlardan 2 bini yabancı uyruklu savaşçılar” dedi.

Öte yandan uzmanlar el Hol’da oluşan bu durumu plansızlığa bağlıyor.

Foreign Policy’ye Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü’nden (MEI) Charles Leester de bu konuda:

“Yetkililerin bu soruna aniden çıkmış gibi bakmaları karşısında sinir oluyorum. Bundan 5 yıl önce savaş başladığında bunun tedbirini almış olmaları gerekiyordu. Bu kimse için sürpriz olmamalıydı. Fakat kimsenin bugün için plan yapmadığı anlaşılıyor” değerlednirmesinde bulundu.

DSG ve koalisyon güçlerinin en büyük baş ağrılarından biri tutuklu bulunan IŞİD’lilerin geleceği konusu. Geçtiğimiz dönemde Irak, İtalya, Kosova, Bosna, Tunus, Kazakistan ve Kuzey Makedonya kendi vatandaşları olan yüzlerce IŞİD’liyi teslim aldı. Fakat Avrupa ülkeleri bu kişileri kabul etmeye sıcak bakmıyor.

General Grinkeviç bu konuda:

“Doğrusu Avrupa ülkelerinin bu konuda sorumlu davranması gerekiyor. Bunu sadece Kuzey Doğu Suriye halkının sırtına yıkmamaları gerekiyor. Çünkü bu bölge uzun vadede bu kişileri elinde tutamaz” dedi.

Charles Leester de ABD ve koalisyon ortaklarının bu konuda dorğu bir karar almaları gerektiğini savunuyor.

Leester:

“Bölgede kısa süreyle kalsalar bile bu kamplar için iyi bir altyapı oluşturmalı. Yine bölgeden çekildiklerinde IŞİD’in tekrardan canlanmayacağını garanti altına almalı ve alternatif bir güç oluşturarak güvenli sağlamalıdırlar” görüşünü dile getirdi.

“SURİYE’DE Kİ EL HOL KAMPINDA BULUNAN IŞİD’liler IRAK’A NAKLEDİLECEK !”

Suriye’nin kuzeydoğusunda bulunan el Hol kampında tutulan IŞİD’liler Irak’a nakledilecek.

IŞİD’liler Musul’da Rabia bölgesinde kurulacak 4 bin çadırlık kampa taşınacak

Irak Meclisi Musul Milletvekili Şirvan Duberdani yaptığı yazılı açıklamada, Irak Göç ve Göçmenler Bakanlığı’nın Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan ve yaklaşık 32 bin kişinin yaşadığı Hol kampındaki IŞİD’liler ve göçmenlerin Irak’a getirilmesi için çadır kampı kurulumuna başladığını duyurdu.

Fotoğraf: AFP / cafemedyam

Çadır kampının Musul’a bağlı Suriye sınırındaki Rabia bölgesinde kurulacağına dikkat çeken Duberdani, 4 bin çadırlık kampın yarısının tamamlandığını belirtti.

“IRAK İÇİN TEHLİKE OLUŞTURUR”

Aralarında 50 ülkeden savaşçılarında bulunduğu binlerce IŞİD’linin bulunduğu Hol kampının mart ayında tamamen boşatılması planlanıyor.

Bu kritik aşamada göçmenlerin Irak’a getirilmesinin Musul ve Irak için bir tehlike yaratacağını savunan Duberdani, Irak hükümetini kampı Musul yerel hükümetinin bilgisi dışında kurmakla suçlayan Musul yerel hükümetinin konuya ilişkin ciddi bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.

1037947139.jpg
Fotoğraf: AFP / cafemedyam

70 BİN KİŞİ KALIYOR

Suriye’nin kuzeydoğusunda Haseke ili kırsalında bulanan el Hol Kampı’nda IŞİD mensuplarının aileleri ve bölgedeki çatışmalardan kaçan siviller tutuluyor. Kötü yaşam koşulları nedeniyle sık sık gündeme gelen kampta 70 binin üzerinde insan yaşam savaşı veriyor.

“KADIN VE ÇOCUKLARIN ÜLKELERİNE GÖNDERİLMESİ İÇİN ULUSLARARASI KURULUŞLAR DEVREYE GİRMELİ”

Suriye’deki Hol Kampı için yardım istendi

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke kentinin 45 kilometre doğusundaki Hol kasabasının hemen yanında bulunan Hol Kampı, Ortadoğu’nun en büyük toplanma alanlarından biri.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (Rojava) Göçmen ve Mülteci İşleri Dairesi Başkanı Ahmed, Irak ve Suriyeli göçmenleri göndermek istediklerini ama Hol Kampı’nda kalanların can güvenliğinden dolayı gitmek istemediklerini iddia etti

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından 1991’de kurulan kamp, ilk defa Körfez Savaşı’nda kaçan Iraklı mültecilerin sığınma alanı olarak kullanıldı.

2003 yılında ABD’nin Irak’a müdahale etmesi sonucu kamp bir kez daha mültecilere ev sahipliği yaptı.

IŞİD’in 2014 yılında Musul’u işgal etmesiyle Hol Kampı, tekrar Iraklı mültecilerin barınma merkezi haline geldi.

Kamp, 2015’in sonlarında Türkiye’nin terörist yapı olarak gördüğü Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokrat Güçleri’nin (SDG) denetimine girdi.

Mart 2019’ta IŞİD’in Deyr ez-Zor’un Bağoz kasabasından toprak hakimiyetinin bitirilmesinin ardından 20 bin civarında mültecinin yaşadığı kampta, operasyondan sonra kampın nüfusu neredeyse üç kat arttı.

“HOL KAMPI’NDA 65 BİN CİVARINDA MÜLTECİ VAR”

Çoğunluğu Irak ve Suriyeli kadın ve çocuklar olmak üzere kampta 50’den fazla farklı uyruktan 65 bin civarında kişi kalıyor.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (Rojava), mültecileri geri göndermek için Birleşmiş Milletler ve uluslararası kurumlarla işbirliği çalışmalarını sürdürüyor.

Konuyla ilgili Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulunan Rojava Yönetimi Göçmen ve Mülteci İşleri Dairesi Başkanı Şehmus Ahmed, Ortadoğu’nun en büyük mülteci kamplarından biri olan Hol Kampı gibi bölgede 15 kampın daha olduğunu söyledi.

Kampın durumuyla ilgili son verileri paylaşan Ahmed, “Geri dönüşler olmasaydı kampta kalanların sayısı 100 bini geçerdi. Şu ana kadar 25 bin civarında Irak ve Suriyeli mülteci geri döndü. Kampta 30 bin Iraklı, 25 bin Suriyeli ve 10 bini de IŞİD’li aileler olmak üzere 65 bin civarında mülteci var” dedi.

“CAN GÜVENLİĞİNDEN DOLAYI REJİM KONTROLÜNDEKİ BÖLGELERE DÖNMEK İSTEMİYORLAR”

Kampın kapatılacağı iddialarına cevap veren Ahmed, kampın kapatılmasının bunun söz konusu olmadığını belirterek:

“Yönetim olarak resmi karar aldık ve IŞİD’li ailelerin dışında isteyen mültecinin dönebileceğini söyledik. Ama hapis, can güvenliği ve geçim derdi gibi nedenlerle kimse rejim kontrolündeki bölgelere dönmek istemiyor. Iraklı mültecilerin de benzer durumu söz konusu. Uluslararası anlaşmalara göre dönmek istemeyeni zorla göndermiyoruz. Dolayısıyla kampın kapatılacağı ve mültecilerin zorla gönderileceği iddiaları doğru değil” diye konuştu.

Rojava yönetimi olarak kampta kalan mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi için BM ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği çalışmaların devam ettiğini belirten Ahmed, şunları kaydetti:

“Özellikle Iraklı mültecilerin ülkelerine dönmesi için BM’nin Bağdat hükümetine baskı yapması için görüşmelerimiz devam ediyor. IŞİD’li ailelerin ülkelerine dönmesi meselesiyle de uluslararası koalisyon ilgileniyor. Rojava yönetimi, kampta vatandaşları bulunan ülkelerin vatandaşlarını alması için defalarca çağrıda bulunmuştu. Ülkelerin bir kısmı çağrıya yanıt vererek vatandaşlarını aldı ama birçok ülkenin durumu hala belirsiz. Bunların dönmesi için hem BM hem de Kızılhaç ile diyaloglarımız sürüyor.”

El Hol mülteci kampı
El Hol mülteci kampı / Fotoğraf: Reuters / cafemedyam

“ACİL İLAÇ, BATTANİYE, ÇOCUK SÜTÜ, KIŞLIK ELBİSE VE ÇADIRA İHTİYAÇ VAR” 

Mültecilere yapılan insani yardımların azaldığını ve Rojava yönetiminin omuzlarına büyük bir yükün bindiğini kaydeden Ahmed, devamında şunları söyledi:

“Uluslararası kurumların mültecilere yaptığı insani yardımların oranı çok düştü. 15 resmi kamp dışında Rakka, Tepka ve Deyr ez-Zor gibi bölgelerde dağınık onlarca kamp daha var. BM tüm kamplara insani yardımda bulunmuyor. Yardım tüm kamplara yapılmalı. Mülteci sayısı çok fazla, buna karşılık yapılan yardın az ve yetmiyor. Uluslararası kurumların yardımlarını artırması çok önemlidir. Yönetimin omuzlarına çok ağır bir yük binmiş durumda. Kışın gelmesi şartları daha da zorlaştıracak. İlaç, battaniye, kışlık elbise, çocuk sütü ve kışlık çadır gibi birçok şeye acil ihtiyaç var.”

Irak ve Suriye sınırındaki Tıl Koçer (Rabia) Sınır Kapısı’nın kapalı olmasının bölgeye insani yardımların ulaştırılmasında olumsuz bir duruma neden olduğunu ifade eden Ahmed, sınır kapısının bir an önce açılmasının gerektiğini sözlerine ekledi.   
 

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish / Abdulhakim Günaydın

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top