BİLİM & TEKNOLOJİ

SÜSENGİLLER FAMİLYASINDAN YENİ BİR BİTKİ TÜRÜ BULUNDU

Sakarya ile Bolu Abant İzzet Baysal üniversitelerinden iki akademisyen, Bolu’nun Aladağlar bölgesinde, süsengiller familyasından yeni bir bitki türü buldu.

BOLU ALADAĞLAR’DA YENİ BİR BİTKİ TÜRÜ KEŞFEDİLDİ…

Sakarya ile Bolu Abant İzzet Baysal üniversitelerinden iki akademisyen, Bolu’nun Aladağlar bölgesinde, süsengiller familyasından yeni bir bitki türü buldu.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Eker, Bolu’nun Aladağlar bölgesinde arazi çalışması gerçekleştirdi.

İki akademisyen yaklaşık 2 yıl süren çalışma sonucu Aladağlar’da süsengiller familyasından bir bitki türü keşfetti.

“Phytotaxa” dergisinde, yeni tür olarak bilimsel adıyla “Gladiolus Aladagensis” olarak yayımlanan bitkiye “ALADAĞ KILIÇOTU” adı verildi.

“TÜRKİYE’DE DE DÜNYADA DA BAŞKA HİÇBİR ALANDA YETİŞMİYOR”

Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu,  Aladağlar bölgesinde Doç. Dr. İsmail Eker ile gerçekleştirdikleri arazi çalışmasının yaklaşık 2 yıl sürdüğünü söyledi.

Çalışma sonucunda, dünyada sadece Aladağlar’da yetişen süsengiller familyasından bir bitki türü keşfettiklerini belirten Sağıroğlu:

“Kılıçotu olarak bilinen bu bitkinin keşfettiğimiz yeni türüne biz Türkçe isim olarak ‘Aladağ kılıçotu’ adını verdik, bilimsel olarak “Gladiolus Aladagensis” olarak adlandırdık. Keşfettiğimiz bu yeni türe ilişkin makalemiz, dünyada bir bilimsel dergide yayınlandı.”

“TÜRKİYE’DE 13 DOĞAL TÜR YETİŞİYOR”

SAĞIROĞLU, süsengiller familyasının dünya genelinde 300 bitki türünün bulunduğunu aktararak, Türkiye’de de 13 doğal türünün yetiştiğini anlattı.

Bu bitkilerin besin olarak kullanılmasının yanında dünyanın farklı bölgelerinde, özellikle Afrika kıtasında geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında kullanıldığını dile getiren SAĞIROĞLU, şöyle devam etti:

“Menenjit, sıtma, ishal, ülser gibi hastalıkların tedavisinde insanlar geçmişte bu bitkiyi kullandı, hala da kullanılmaktadır. Bazı bilimsel kaynaklarda, dizanteri hastalığına karşı bile halkın bu bitkiyi kullandığı ortaya konulmuştur. Bu bitkilerin, enfeksiyon ve benzeri hastalıklara karşı etkisinin olup olmadığıyla ilgili yapılan çalışmalar var. İlgili türlerde yapılan çalışmalarda gerçekten bazı türlerinin antimikrobiyal, antioksidan ve antifungal özellik gösterdiği ortaya konulmuştur. Keşfettiğimiz yeni türle ilgili olarak daha sonra yapacağımız araştırmalarla bu bitkinin antimikrobiyal, antifungal ve diğer kimyasal özelliklerini ortaya koyacağız.”

Sağıroğlu, değerlendirmelerinde bitkinin çiçekli ve meyveli örneklerinin daha fazla toplanması gerektiğini ortaya koyduklarını ve çalışmalarını bu doğrultuda yaptıklarını kaydetti.

Yaptıkları araştırmalar ve kaynak taramasıyla bu türün sadece Aladağlar bölgesinde yetişen doğal bir bitki olduğunu tespit ettiklerini aktaran Sağıroğlu:

“Bu bitkinin, dünyadaki diğer örneklerinden birçok yönüyle farklı olduğunu, bilimsel çalışmalarla ortaya koyduk. Daha sonra bu çalışmalarımızı bir araya getirerek bilimsel dergide de yayınladık. Bunun sadece Bolu Aladağlar bölgesinde yetişen bir bitki olduğunu keşfettik. Türkiye’de de dünyada da başka hiçbir alanda yetişmiyor.”

BOLU VE MUĞLA KIRSALINDA, ANADOLU’YA ÖZGÜ İKİ YENİ BİTKİ TÜRÜ KEŞFEDİLDİ.

Dört üniversitenin araştırmacıları tarafından yapılan çalışmalar sonucunda Muğla’da keşfedilen sümbül türüne ‘MUĞLA SÜMBÜLÜ’, Bolu’da keşfedilen kılıçotu türüne ise ‘ALADAĞ KILIÇOTU’ ismi verildi.

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden Doç. Dr. İsmail Eker, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hayri Duman ile Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hasan Yıldırım tarafından yürütülen bir saha çalışması kapsamında Muğla ve Denizli illeri arasında kalan Sandras Dağı’nda yeni bir Sümbül türü keşfedildi.

Latince ‘Muscari muglaensis’ adı verilen sümbüle Türkçe ‘Muğla sümbülü’ ismi verildi.

Anadolu’nun yenileri
(Solda ‘Muğla Sümbülü’, sağda ‘Aladağ Kılıçotu’) / cafemedyam

“BU TOPRAKLARA ÖZGÜ

Her iki bitki türünün de Anadolu’ya özgü olduğunu söyleyen Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. İsmail Eker sözlerine şu şekilde devam etti:

“Her iki bitki türü için yaklaşık üç yıllık bir çalışmamız oldu. Keşfettiğimiz sümbüle Muğla’nın doğal güzelliklerinden dolayı ‘Muğla sümbülü’ adını verdik. Kılıçotuna ise Aladağlar’a ithafen ‘Aladağ kılıçotu’ adını verdik. Bu isimler uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanarak literatüre geçti. Bu çalışmalardan sonra Türkiye’de bilinen kılıçotu türü sayısı 13’e, sümbül türü sayısı ise 47’ye ulaştı. Türkiye bitki bakımından çok zengin bir ülke olduğu için ülkemizde keşfedilmeyi bekleyen birçok bitki türü olduğunu biliyoruz. Yeni bitkilerin keşfi için çalışmalarımız devam edecek.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet – Hürriyet/İdris Emen

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top