SPOR

MESUT ÖZİL TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNİ MEŞGUL ETMEYE DEVAM EDİYOR

“İbn Cevziyye’nin öncülerinden biri olduğu Selefi görüş, Ortadoğu’da birçok örgüte ilham kaynağı oldu.”

MESUT ÖZİL “EVİN OĞLU” MU YOKSA “ELİN OĞLU” MU?”

Son yılların en çok konuşulan transferinde yeni tartışma

Fenerbahçe’ye transfer olan Mesut Özil, bu kez “evin oğlu-elin oğlu” sözleriyle tartışılıyor. Spor yazarları Güven Taner ve Faik Çetiner, Özil’in transferini ve yaşanan tartışmaları değerlendirdi.

Mesut Özil / Fotoğraf: Fenerbahçe Kulübü / cafemedyam

Premier Lig ekiplerinden Arsenal’in dünyaca ünlü futbolcusu Mesut Özil’in Fenerbahçe’ye transferi, Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye devam ediyor.

Özil’in transferi sonrası ülkeye gelişiyle adeta bir “milli kahraman” gibi karşılanması birçok kesimden destek görürken bu duruma tepki gösterenler de oldu.

Türkiye A Milli Futbol Takımı yerine Alman Milli Takımı’nı tercih etmesi nedeniyle eleştirilen Özil’e en büyük destek, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’tan geldi.

Koç, Ankaragücü ile oynadıkları maç sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’ye daha önce birçok yıldız futbolcunun geldiğini belirterek, şöyle konuştu:
 

 “Mesut’la diğer büyük isimler arasında bir fark var, onlar elin oğlu, Mesut evin oğlu. Mesut evine geldi, memleketine geldi, tuttuğu takıma geldi. Orada büyük bir fark görüyorum ve bu farkı da çok önemsiyorum.”


Koç’un bu sözleri yazılı ve görsel medyada sıkça tartışılırken, Almanya’da doğup Türk Milli Takımı’nı seçen Hamit Altıntop, Nuri Şahin ve Hakan Çalhanoğlu’na haksızlık edildiği görüşü savunuldu.

Bu süreçte en sert çıkış ise Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’den geldi.

Cengiz, Ali Koç’un sözlerine şöyle yanıt verdi:

“Ettiği bir söz hiç hoşuma gitmedi. ‘Elin oğlu değil evin oğlu evine geldi’ dedi. Yaptıkları transfer çok büyük. Hiçbir itirazım yok. Saygım var. Ama bu söz ne demektir anlamıyorum. Aslını reddedip, belli bir kültürü reddedip gelene evin oğlu dememek lazım. Bu bir ayrımcılıktır. O zaman yabancılar elin oğlu mu? Herkes değerlidir. Elin oğlu ve evin oğlu demeyelim. TFF bu ayrımcılığa bakalım ne diyecek? Muz uzatma sağlığa faydalıdır mı diyecek?”


Son günlerin en popüler ve en çok tartışılan isimlerinden Mesut Özil, yazdığı biyografisinde Alman Milli Takımı nı  özgür iradesiyle tercih ettiğini söylemişti.

TÜRKİYE, ALMANYA UYRUĞU OLAN BİR TÜRK’E SAHİP ÇIKMIŞTIR.”


Güven Taner:

“Söz dalaşlarına mı hizmet edeceğiz, gerçeklere mi bakacağız..

Ülkemizde yersiz atışmalara değer verdiğimiz kadar gerçeklere yoğunlaşsak çok daha iyi olacak.”

Ali Koç’un ve Mustafa Cengiz’in duruma neresinden baktığının önemli olduğunu belirten Taner, şu ifadeleri kullandı:

“Amaçları, toplum çıkarına bir uzlaşma üretmek mi, didişerek anlamsız, değersiz alkışlar almak peşinde koşmak mı? Mesut Özil konusunda bunların ötesinde ele alınması gereken bir yapı var. Mesut Özil neden Türkiye’ye geldi? Gideceği başka yer kalmadı da mı geldi, çocukluk aşkı Fenerbahçe’ye kavuşmak için mi fırsatı değerlendirdi, koştu geldi? Arsenal’de kazandığı net 10 milyon avroyu neden bıraktı da geldi? FB ona nasıl maddi olanaklar sağladı da İngiltere’deki maddi olanakları bıraktı? Yalnızca aşkı uğruna mı? Yoksa orada kazandıklarını aynen burada da kazanacak mı? Kazanacaksa nasıl?”

“Özil, İngiltere’de kazandığı miktarı Fenerbahçe harcama limitlerine göre ödeyemeyeceği halde ne karşılığı geldi”

Güven Taner:

“Kim, nasıl ödeyecek Özil’e paraları? Bu açıklanmadı henüz! Fısıltı gazetesinden yayımlanan biçimiyle, Özil parasının bir kısmını Fenerbahçe’nin harcama limitlerine uygun olarak kulüpten alacak, geri kalan kısmını da sponsorlardan kazanacak. Sponsorlar parayı ödeyecek ve bu sponsorlar da buna uygun reklam gelirleri v.b kazanacaklar! İyi de bu bir kural delme değil mi? TFF nerede? Ne iş yapıyor bu koca kurum?..

Konuya bir başka yerden de bakmak gerekiyor..

Bu ülkeye bir dolu ‘Dünya yıldızı’ geldi. Bu söze pek meraklıyız ve bağlıyız. Ama o yıldızlar, parlaklıkları artık solduğunda ya da solarken geldiler, getirildiler ülkemize. Ve ilk defa, bir halen parlamakta olan Dünya yıldızı getirildi.”

Mesut Özil’i “ışığı solmamış bir yıldız” olarak nitelendiren Taner, şu noktaya dikkat çekti:

“10 yıldır İngiltere’de oynadığı kulüp Arsenal tarafından ‘politik nedenlerle’ dışlanmış, oynatılmayan ama parası tıkır tıkır ödenen bir oyuncu. Aynı biçimde de doğup büyüdüğü, uyruğunu taşıdığı, 92 kez milli formasını giydiği, dünya şampiyonluğuna imza attığı Almanya’da da aynı politik nedenle dışlanmış… Ve birçok, bir yıldız futbolcuya iyi para ödeyebilecek ülke de aynı dışlanmaya üstü örtülü destek verdi.”

“Özil’e artık her yol Türkiye’ye çıkıyordu” diyen Taner, sözlerini şöyle noktaladı: 

“Ve geldi… Daha doğrusu getirildi. Bu bir ‘sahip çıkma’dır… ‘Vefa’dır. Türkiye, Almanya uyruğu olan bir Türk’e sahip çıkmıştır. Bir başarılı insana sahip çıkmıştır. Olay budur, bunu görmek gerekir. Gerisi teferruattır.”

“MESUT’A EVİN OĞLU DİYE BAKMALIYIZ, GEÇMİŞTE PROFESYONEL KARARLAR VERMİŞ OLABİLİR.”

Faik Çetiner:

Hem Fenerbahçe hem de Galatasaray yönetimleri trübünlere oynuyor..

İki başkan da camialarını mutlu etmeye çalışıyor. Bu söylemlerin doğruluğu veya yanlışlığı tartışılır. Ama Fenerbahçe son yolların en önemli transferini yaptı. Galatasaray da bunun altında kalmamak adına bu tür açıklamaları yapabilir.”

Fenerbahçe’nin Mesut Özil transferinin, Roberto Carlos ve Ariel Ortega’dan sonra Fenerbahçe tarihinin önemli transferi olduğunu söyleyen Çetiner:

“Bu, dünyanın gündemine oturmuş bir transfer. Yapmak kolay değil. Fenerbahçe yönetimi camiasında artı aldı. Galatasaray da normal olarak transferin ters tarafından bakacak. Ama Mesut sonuçta bir Türk çocuğu. Falcao’nun yanında çok yerli kalır,”

Mesut’un Almanya Milli Takımı’nı tercih etmesiyle ilgili farklı bilgilerin geldiğine değinen Çetiner, şu ifadeleri kullandı:

“Önce bizi tercih ettiği, ama Fatih Terim tarafından yakınlık görmediği için Almanya’ya gittiği de söylendi.. Fatih Hoca’nın bu konuyu biraz daha açması lazım ki net bir karar verelim.”

Dünyanın dev kulüplerinde oynamasının Mesut’u ön plana çıkardığına değinen Çetiner:

“Real Madrid’de oynamak ve asist kralı olmak kolay değil. Rakamlar Mesut’un futbolcu olarak bir adım önde olduğunu gösteriyor. Mesut’a evin oğlu diye bakmalıyız. Geçmişte profesyonel olarak başka kararlar vermiş olabilir ama çok önemli bir oyuncu.”

MESUT ÖZİL’İN SELEFİ ALİMİN SÖZLERİYLE YAPTIĞI PAYLAŞIM, İLAHİYATÇILAR ARASINDA TARTIŞMA YARATTI

Fenerbahçe’ye transfer olan Özil, Twitter hesabından Selefi alim İbn Kayyım’ın bir sözünü paylaştı. Özil’in bu paylaşımı, ilahiyatçılar arasında farklı tepkilere yol açtı

Mesut Özil, Arsenal’den bedelsiz olarak Fenerbahçe’ye transfer edildi.

Premier Lig ekiplerinden Arsenal’ın dünyaca ünlü futbolcusu Mesut Özil’in Fenerbahçe’ye transferi, Türkiye’nin gündemine oturdu. 

Dini hassasiyetleriyle de bilinen Özil, cuma günü sosyal medyadan bir cami silueti eşliğinde dua ederken görünen bir fotoğrafını paylaştı. / cafemedyam
https://twitter.com/MesutOzil1088/status/1349995407812734976?s=20

Özil bu paylaşımında İbn Kayyım el-Cevziyye’nin “İmanın iki yarısı vardır, bir yarısı sabır diğer yarısı şükürdür” sözüne de yer verdi. 

İbn Kayyım el-Cevziyye, Selefi görüşünün önde gelen isimlerinden biri olarak dikkati çekiyor. 

Selefi görüşün kurucusu olarak bilinen İbn Teymiyye’den fıkıh dersleri alan İbn Cevziyye, dönemin Memlük idaresinden bu konuda baskılar da gördü. Mezar ziyaretlerini de hoş karşılamayan İbn Cevziyye’nin İslam Ansiklopedisi’ne göre 100’e yakın eseri bulunuyor. 

İbn Cevziyye’nin öncülerinden biri olduğu Selefi görüş, Ortadoğu’da birçok örgüte ilham kaynağı oldu.

Bu dini akım son aylarda Türkiye’de de tartışmaların odağı.

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü geçen aylarda, “Selefi dernekler silahlanıyor” iddiasında bulunmuş ve bu iddia kamuoyunda çokça tartışılmıştı.

Özil’in bu akımın bilinen isimlerinden biri olan İbn Cevziyye’nin sözünü paylaşması ilahiyatçılar arasında da tartışma yarattı.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan bir Kelam profesörü Hilmi Demir, Özil’in paylaşımıyla ilgili, şu yorumu yaptı:

“Mesut Özil arkasına Osmanlı-Türk camisini alırken keşke İbn Teymiyye çizgisinden bir alimi değil de arkasına aldığı manzaraya uygun bir geleneği referans alsaydı. Yazık olmuş.”

Radikalizm ve Selefilik gibi alanlarda da akademik çalışmaları olan Demir’e bir itiraz da Marmara Üniversitesi yine Selefilik, İslami akımlar, dini hareketler konusunda uzman bir akademisyen olan Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara’dan geldi. 

Büyükkara, Demir’e, şu yanıtı verdi:

“Milliyetçilik yok, hepsi bizim değerlerimiz hocam.”

Demir’in Büyükkara’ya cevabı ise şu oldu:

“Gençlere örnek model olarak ehli sünnet alimler varken onları sert dille eleştirenleri, Selefiliğin rol mpdellerini savunmam Hocam. Ehli Sünnet hassasiyetimi milliyetçiliğe de bağlamak hiç yakışmadı.”

Büyükkara bunun üzerine, İbn Kayyım’ın ehli sünnet alimlerinin en seçkinlerinden biri olduğunu söyledi.

Özil’in paylaşımı ilahiyatçılar arasında başkaca tartışmaların kapısını da çok çabuk açtı.

Demir, “Size bizim camianın ilginç bir hastalığını söyleyeyim” dedi ve şunları ekledi: 

“Dün FEtÖ’yü eleştirdiğimde milliyetçi saiklerle bunu yapıyorsun diyorlardı. Şimdi Vehhabiliğe Selefiliğe yönelik ağzımı açsam yine aynısını diyorlar. Milliyetçilik paranoyası ülkeyi her türlü dini operasyona açık hale getiriyor.”

Büyükkara, Fetullah Gülen’in de “sıkı bir milliyetçi” olduğunu söyleyerek şu cevabı verdi:  

“FETÖ hiçbir zaman ümmetçi bir çizgiye gelememiştir. “

ADAM MÜSLÜMAN DEĞİL Mİ? BU KADAR BASİT?

Spor yorumcusu Kemal Belgin ise Özil’in paylaşımını şu sözlerle yorumladı: 

Kemal Belgin:

“Adam Müslüman değil mi? Bu kadar basit?” 


Dindar futbolcuların geçtiğimiz dönemlerde de kamuoyunda tartışıldığını hatırlatan Belgin:

“Bu tutum ilerleyen günlerde ‘malum zevat’ tarafından nasıl yorumlanır bilemem. Türkiye değişik bir ülke olmaya başladı. Sporun içine böyle tartışmaları katmak spora ihanettir. Bunu din tartışmasıyla sabote etmek de günah değil mi?”

“KİMSENİN FUTBOLCULUĞUNA BİR ŞEY DEME İHTİMALİ YOK”

Belgin, Özil’in Fenerbahçe’ye transferini teknik açıdan ise şu sözlerle yorumladı:

“Kimsenin, futbolculuğuna bir şey deme ihtimali yok. Çok önemli bir oyuncu. Oynadığı takım rakip baskısı altındayken topun akının nereye gideceğini dünyada fark edebilen tek futbolcu. Gider ve o topu bulur. Mesut’un tekniği mükemmeldir ama şimdiye kadar oynadığı takımlarda önemli oyuncular vardı. Benzer oyuncular Fenerbahçe’de var mı? Sadece FB için söylemiyorum, Beşiktaş’a ya da Galatasaray’a gelseydi de bulamayacaktı. Bu durum Mesut için de Mesut’la birlikte oynayanlar için de bir sorun olur. İşler karışır. Oyunculuk kalitesine zekasına kimsenin diyecek bir lafı yok ama Arsenal’da, Real Madrid’de ya da Almanya’daki takımlarda oynarken topu kullanabileceği en az 2 adam bulabiliyordu. Bunu buralarda bulmak biraz zordur.”

İLGİLİ HABER

© The Independentturki / Mehmet Altunkılıç

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top