BİLİM & TEKNOLOJİ

ÇİN 60 YAŞ ÜZERİNİ AŞILAMIYOR

(Reuters)

“Çin’in üretip sınırlı kapsamda kullandığı ve Türkiye’de uygulanmaya başlanan Sinovac aşısıyla ilgili henüz açıklığa kavuşmamış birçok nokta var.”

Çin’in kendi ürettiği koronavirüs aşılarını veri eksikliği nedeniyle 18 yaş altı ve 60 yaş üstü kişilere yapmadığı ortaya çıktı.

AŞILAR YAŞLILAR İÇİN GÜVENLİ Mİ?

Çin 60 yaş üzerini aşılamıyor, Norveç’te 23 yaşlı aşıdan sonra öldü

Çin’den ve Norveç’ten gelen iki farklı haber aşıların yaşlılar üzerindeki güvenilirliğine dair soru işaretleri doğurdu.

(Reuters)

“Çin’in üretip sınırlı kapsamda kullandığı ve Türkiye’de uygulanmaya başlanan Sinovac aşısıyla ilgili henüz açıklığa kavuşmamış birçok nokta var.”

Çin’in kendi ürettiği koronavirüs aşılarını veri eksikliği nedeniyle 18 yaş altı ve 60 yaş üstü kişilere yapmadığı ortaya çıktı.

Norveç’te de 23 yaşlının Alman aşısı diye de bilinen Biontech/Pfizer aşısı olduktan sonra hayatını kaybettiği açıklandı. Bu iki yeni gelişme “Aşılar 60 yaş üzerinde güvenli mi?” sorusunu gündeme getirdi.

Türkiye’deki aşı çalışmalarını yakından takip eden Prof. Dr. Murat Akova ise henüz yayımlanmamış bir çalışmaya göre Sinovac aşısının yüzde 60 yaş üzeri grupta virüsü öldürücü niteliği bulunan antikor ürettiğini, Sağlık Bakanlığı’nın bu verileri esas alarak bu yaş grubunda da kullanıma onay vermiş olabileceğini belirtti.

Çin Komünist Partisi’nin resmi uluslararası yayını Global Times’a cuma günü isim vermeden konuşan Pekin’den bir bağışıklık uzmanı, aşıların yalnızca 18-59 yaş arasındaki kişilerde denendiğini, bu yaş gruplarında güvenli olduğuna dair yeterli veri gelene kadar, 18 yaş altı ve 59 yaş üzerinde uygulanmayacağını belirtti.

Pekin’de 4 Ocak’ta günde 2 bin kişiye Sinopharm aşısı yapılarak aşılama başlamıştı. Türkiye’nin Çin’den ithal ettiği Sinovac aşısıysa henüz acil kullanım onayı almadığı için Çin’de yaygın olarak uygulanmıyor. Ama bu aşının Faz 3 deneylerinin de ağırlıklı olarak 18 – 59 yaş arasında yapıldığı biliniyor.

“80 YAŞ ÜZERİ AŞI OLMASIN”

Global Times’a konuşan Çinli uzman bağışıklık sistemleri daha zayıf olduğu için 80 yaş ve üstü kişilerde yan etki görülme riskinin arttığını vurgulayarak, bu yaş grubundakilerin şimdilik aşı olmaması tavsiyesinde bulundu.

Çin Ulusal Sağlık Komisyonu’ndan Wang Bin ise Reuters’a yaptığı açıklamada ülkede en az 10 milyon doz aşı yapıldığını belirtti. Wang Bin ellerindeki veriler yeterli seviyeye ulaşınca 60 yaş üstü grupların aşılanmasına geçeceklerini ifade etti.

Sinovac Başkanı Yin Weidong, basın toplantısında 500 milyon dozun hazır bulunduğunu, şubat itibarıyla bir 500 milyon dozun daha kullanıma hazır hale getirileceğini belirtti.

Türkiye’nin de satın aldığı ve acil kullanım onayı verdiği Faz 3 aşamasındaki Sinovac için Endonezya’da acil kullanım onayı verilmişti. Endonezya’daki denemelerde aşının yüzde 65,3 oranında etkili olduğu belirtilirken, Türkiye’deki denemelerdeyse bu oran yüzde 91,25 olarak açıklanmıştı.

Brezilya’daki testlerdeyse oran önce yüzde 78, sonra da yüzde 50,4 olarak paylaşılmıştı.

ENDONEZYA DA 60 YAŞ ÜZERİNİ AŞILAMIYOR

Endonezya da Çin’le benzer şekilde aşılama çalışmalarına tedbirli yaklaşarak henüz yeterli veri bulunmadığı için Sinovac aşısını şimdilik 18-59 yaş grubundakilere uyguluyor.

Üst düzey sağlık yetkilisi Siti Nadia Tarmizi, ancak yeterli veri elde edildiğinde ve resmi onay çıktığında 18 yaş altı ve 60 yaş üstü kişilerin aşılanmasına geçeceklerini ifade etti.

Türkiye de 14 Ocak’ta Sinovac aşısını uygulamaya başlamıştı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşılamada “risk sıralamasının” esas alınacağını ve buna göre hazırlanacak takvimle aşılama yapılacağını belirtmişti.

Belirlenen programa göre ilk sırada sağlık çalışanları ve bakımevlerindekiler, ikinci sırada, polis, jandarma, asker, adli personel, cezaevinde kalanlar ve çalışanlar, üçüncü sıradaysa 65 yaş üstü kişiler aşılanıyor.

Türkiye’de henüz yeterli veri yokken aşının 65 yaş üstü gruplara uygulanması endişe yaratmıştı.

NORVEÇ’TE PFİZER AŞISI SONRASI CAN KAYBI

Çin aşısında bunlar olurken yaşlıların aşılanması konusunda endişe yaratan bir gelişme de Norveç’te yaşandı.

Norveç Aralık 2020 sonlarına doğru 80 yaş üstündekiler de dahil olmak üzere yaşlı ve bakımevlerinde kalan kesimin aşılanmasına yönelik çalışmaları başlatmıştı.

Norveç’te kamuoyunda Alman aşısı olarak bilinen BioNTech/Pfizer üretimi Comirnaty ve Amerikan aşısı olarak bilinen Moderna aşıları kullanılıyor. Yeni mRNA teknolojisiyle üretilen aşılar, Avrupa Birliği’nden (AB) acil kullanım onayı almıştı.

Öte yandan perşembe günü ülkede aşılanan 23 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Yaşamını yitirenlerin çoğunun 80, bazılarının da 90 yaş üstünde bakımevinde kalan kişiler olduğu açıklandı. 

Norveç İlaç Ajansı, 13 kişinin ölümünün aşının yan etkisinden kaynaklandığını doğruladı.

Norveç’teki can kayıplarından sonra Çinli sağlık uzmanları, mRNA teknolojili Pfizer Kovid-19 aşısının dünyada kullanımının askıya alınması çağrısı yaptı.

“AŞI YÜZDE 96 ANTİKOR ÜRETİYOR”

 Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Akova, Çin’de Sinovac aşısının sınırlı şekilde kullanıldığını belirtti:

“Bize Çin’deki üretici firma tarafından iletilen bilgiye göre 29 Haziran itibarıyla “erken kullanım onayı” benzeri bir onay verilmiş fakat bunun batıda verilen “acil kullanım onayıyla” ilişkisini tam olarak bilemiyorum. Bize verilen bilgilere göre belirli bölgelerde, belirli şehirlerde, belirli kişilere uygulanıyor. Bunların içerisinde sağlık personeli, gümrük çalışanları, belirli ölçüde risk altındaki devlet memurları gibi kişiler yer alıyor. Onun dışında genel bir onay söz konusu değil..

Şu anda elimizde Sinovac aşısıyla ilgili sadece Faz 2 bilgileri mevcut” diyen Akova, 714-770 kişilik bir grupla düzenlenen, henüz yayımlanmamış bir çalışmaya göre “60 yaş üzeri grupta aşının yüzde 96 oranında nötralize antikor ürettiğine dair veriler var.”

“FAZ 3 ÇALIŞMALARINDA NE KADAR KORUYUCU BİLMİYORUZ”

Profesör, henüz yeterli veri yokken inaktive teknolojinin kullanıldığı Sinovac’ın Türkiye’de 60 yaş üstü kişilerde uygulanmasını da şöyle değerlendirdi:

“18-59 yaş grubunda daha önceden denenmiş başka inaktive aşılar var. Kuduz aşısı, çocuk felci ve Hepatit A aşısı gibi. Bunlar 18-59 yaş grubunda etkili olursa 60 yaş üstü gruplarda da etki gösteriyor. Fakat yaşla beraber insanın bağışıklık sistemi de yaşlandığı için etkinlik bir miktar daha az olabilir. Bu aşıda henüz bunu bilmiyoruz. Gerçi Faz 2 çalışmalarında böyle bir azalma sözkonusu değil, 60 yaş üstü grupta da antikor üretimi var. Tabii Faz 3 çalışmalarında ne kadar koruyucu olduğuna dair bir verimiz yok. Ama sanıyorum ki bu verilere dayanarak Türkiye’de de bir onay verildi.”

Aşılardan hiçbirinin Faz 3 çalışmasının tamamlanmadığını hatırlaran Akova, şimdilik sadece ara sonuçların mevcut olduğunu belirtti. Profesör, Sağlık Bakanlığı’nın 24 Aralık’ta aşıya dair açıkladığı verilerin bu ara sonuçlara dayandığını ifade etti.

Akova, sürdürülen Faz 3 çalışmalarına ilişkinse şu bilgileri paylaştı: 

“Yeni gönüllü alımı durdu fakat elimizdeki gönüllülerle çalışmayı sürdürüyoruz. Bu gönüllüler bir yıl süreyle takip edilecek. Bu arada yeni veri birikimi olur da bizim bir ara analiz daha yapmamız istenirse o zaman ara analiz yapacağız.”

CORONAVAC HABERLERİNDE REUTERS’E GÜVENİLİR Mİ?

CoronaVac aşısı için Brezilya’da sağlık çalışanları arasında yapılan deneme hakkında dün akşam saatlerinde Reuters tarafından geçilen haber açıkça yanıltıcıydı.

SinoVac, CoronaVac aşısı için dün akşam saatlerinde Reuters tarafından geçilen haber tartışmalara yol açtı.

Reuters, Brezilya’daki çalışmanın sonuçlarını “hayal kırıklığı” manşetiyle ve “araştırmacılar etkinliği %50,4 olarak açıkladı” şeklinde bildirdi. Haber ve özellikle vurgulanan etkinlik CoronaVac aşısını önümüzdeki haftalarda kullanmaya hazırlanan Türkiye’de hızla gündeme girdi. 

REUTERS’İN HABERİ VE HABERCİLİĞİ

Brezilya’da yapılan araştırmanın sonuçları geçtiğimiz hafta, yani 7 Ocak Perşembe günü araştırmayı Sao Paola’da yürüten Butantan Enstitüsü tarafından açıklanmıştı. Enstitü, bu toplantıda aşının “klinik etkinlik” düzeyini %78 olarak bildirmişti.

Reuters ise basın toplantısından dört gün sonra yeni bir haber ile yeni bir oran açıkladı. Reuters’in haberine göre aşının “genel etkinlik” düzeyi %50,4 olarak bildirilmişti. Reuters “hayal kırıklığı” olarak tanımladığı bu oranı önce “yerel kaynaklara” dayandırdı.

Yaklaşık 20 saat sonra ise haberin kaynağını Butantan Enstitüsü tıbbi araştırmalar yöneticilerinden birisi olan Dr. Ricardo Palacios’a dayandırdı.?

Enstitü ise Reuters’in haberinin ardından sosyal medya hesabından aşının etkinliği ve güvenirliğine dair kısa bir açıklama yayınladı. Enstitü ayrıca tıbbi yönetici olan ve Reuters’in kendi haberinde atıfta bulunduğu Dr. Palacios’un sözlerini de paylaştı.

Tartışmalara ve endişelere yol açan Reuters haberini ve ajansın haberciliğini anlamak için ise açıklanan oranlara yakından bakmak gerekiyor.

Butantan Enstitüsü

Butantan Enstitüsü Brezilya’nın Sao Paolo kentinde bulunan 1901 yılında kurulmuş biyolojik araştırma merkezidir. Çeşitli eklembacaklı sokmalarına karşı biyofarmasötik üreticisi olan merkezde, tüberkuloz, kuduz, tetanoz , difteri, inflüenza hastalıklarına karşı ilaç, aşı gibi farmasötik ajan geliştirme ve üretme faaliyetleri yürütülmektedir.

BREZİLYA ÇALIŞMASINDA “ÇOK KATMANLI” SONUÇLAR VAR

Butantan Enstitüsü tarafından 7 Ocak’ta yapılan sonuç toplantısında göze çarpan en önemli nokta dört farklı grup için sonuç açıklanmış olması.

Enstitü CoronaVac için sonuçları “ağır, orta şiddette, hafif ve çok hafif” olgular olmak üzere dört farklı grup üzerinden değerlendirmiş. İlk iki grup, yani “ağır ve orta şiddet” grupları hastane yatışı gerektiren COVID olgularını, “hafif” grup ise tedaviyle hastane yatışı gerektirmeksizin ayaktan atlatanları tanımlıyor. Dördüncü ve son grup olan “çok hafif” grubu ise tedavisiz ayaktan atlatanları tanımlıyor.  

Aşının ilk iki gruptaki (hastane yatışı gerektiren ağır ve orta şiddette vakalarda) etkinliği %100 iken ilk üç gruptaki (ağır, orta, hafif şiddetli vakalar grubu) etkinliği %78. Bu gruplardaki etkinlik sözkonusu gruplar ayaktan ya da yatarak tedavi aldıkları için “klinik etkinlik” olarak verilmiş. 

Klinik tedavi alan üç gruba çok hafif belirtileri olan ve herhangi bir tedavi gerektirmeyen grup da dahil edildiğinde ise aşının etkinliği %50,4 oluyor. Enstitü geçen haftaki basın toplantısında bu oranı “genel etkinlik” olarak vermiş.

Reuters ise basın toplantısından bir hafta sonra dün bu oranı “tercih eden” bir haber yaptı. 

AŞI ETKİNLİĞİ NEDİR?

AŞI ETKİNLİĞİ, aşının söz konusu hastalığı önleme yani hastalıktan koruma olasılığını ifade eder.

Bir aşının rutin hizmete sokulmasındaki en temel kriter, aşının koruyuculuk oranıdır. Bunun için önce aşı olan ve olmayanlarda hastalığın görülme sıklığı yani “atak hızı” hesaplanır.

Atak hızı, enfeksiyon hastalıklarına özgü bir ölçüttür ve belli bir sürede, belli bir toplumda hastalığa yakalananların sıklığı olarak hesaplanır.

Aşı etkinliğini hesaplayabilmek için aşı olanlarda ve aşı olmayanlarda hastalığın atak hızı saptandıktan sonra aşağıdaki formül uygulanır.

Aşının etkinliği, aynı zamanda aşının hastalığı ne kadar azalttığını da gösterir.

Öte yandan Pfizer/BioNtech ve AtsraZenecaOxford aşılarında, aşı etkinliğine dair böylesi bir alt grup ayrıntılandırılması yapılmadığını hatırlatalım.

BREZİLYA ÇALIŞMASINDA KRİTERLER VE GÖNÜLLÜLÜKLER FARKLI MI?

Reuters’in dün öne çıkarmaya karar verdiği oranı Butantan Enstitüsü tarafından yürütülen araştırmaya dair bazı bilgileri de göz önünde bulundurarak değelendirmek gerekiyor. 

Birincisi, Brezilya’daki aşı çalışması sadece sağlık çalışanları arasında yürütüldü. Uzmanlar bu grupta hastalığın toplumun diğer kesimlerine göre daha yaygın olduğuna dikkat çekiyorlar. Ayrıca gönüllülerin sağlıkçı olmaları nedeniyle COVID hakkında daha bilgili olduklarını ve çok hafif belirtileri bile tanıyabileceklerini, bu durumun ise araştırmada “çok hafif” olarak tanımlanan grubu genişletmiş olabileceğini belirtiyorlar. 

İkinci olarak ise Brezilya’daki çalışmada COVID için 11 ön belirti tanımlanmış. Örneğin Pfizer/BioNTech aşı etkinliği çalışmasında 8 ön belirti tanımlanmıştı. Butantan Enstitüsü ise çalışmada ateş, öksürük, nefes darlığı, kas ağrısı, tat ve koku kaybı, ishal, kusma gibi diğer aşı çalışmalarında da tanımlanmış belirtilerle yetinmemiş. Baş ağrısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı yorgunluk, mide bulantısı gibi belirtileri de PCR testi için ön tanıma almış.

Uzmanlar bu iki noktanın diğer aşı çalışmalarından farklı olduğuna ve gerek Pfizer/BioNTech gerekse AstraZeneca çalışmalarında bu tür özellikler bulunmadığına dikkat çekiyorlar.

BİR ÖNEMLİ FARK DAHA

Butantan Ensitüsü tarafından açıklanan sonuçlarda bir önemli fark daha bulunuyor ve bu fark ancak aşı çalışma sonuçlarına yakından bakınca anlaşılabiliyor.

Pfizer/BioNTech çalışmasına toplam yaklaşık 43.500 kişi alınmış. Bu kişilerin yarısına aşı, diğer yarısına ise plasebo adı verilen ve herhangi bir etkinliği olmayan bir madde verilmişti. Aşı yapılan 21.750 kişiden 8’i COVID olurken plasebo uygulanan 21.750 kişiden 162’sinde COVID saptanmıştı. 

Brezilya çalışmasına ise yaklaşık 9250 kişi alınmış durumda ve yarısına aşı, diğer yarısına da plasebo uygulanmış.

Aşı uygulanan grupta toplam 85 kişi COVID olurken plasebo grubunda ise 167 kişi hastalanmış. 

Yani Brezilya’da plasebo grubunda bile hastalanma diğer aşı çalışmalarına göre çok daha yüksek. Bu farkın üç anlamı olabilir.

Birincisi Brazilya çalışması COVID açısından çok daha yüksek risk altındaki bir gönüllü toplamına uygulanmış olabilir ki araştırmanın sağlık çalışanlarına dayanması buna işaret ediyor.

İkincisi Brezilya çalışması diğer aşı çalışmalarının saptamadığı olguları bile saptamış olabilir.

Üçüncüsü Pfizer/BioNtech çalışması virüs ile karşılaşmanın mevsimsel olarak düşük ve hastalığın da belirtisiz geçirildiği bir dönemde yapılmış olabilir. Keza Pfizer çalışması Temmuz-Kasım 2020 arasında yani ikinci dalgadan önce yapılmıştı.

Ancak yine de Pfizer çalışmasında plasebo grubunda bile olgu sayısının görece düşük kalması dikkat çekici. 

ENSTİTÜ “FAZLA” TİTİZLİK Mİ GÖSTERİYOR?

Sonuçlara yakından bakıldığında ortaya çıkan bu tablo Enstitü’nün fazla hassaslaşmış bir konuda bilimsel titizlikle hareket etmeye çalışırken Reuters gibi kurumların ayıklayıp seçebileceği malzemeleri sunduğunu düşündürüyor.

 
Enstitü tarafından paylaşılan ayrıntılı verilerde aşının etkinliğinin ağır ve orta şiddetteki vaka gruplarında yeterince yüksek olduğu görülüyor. Yani klinik tablonun ciddiyeti arttıkça aşı etkinliği de artıyor. Brezilyalı çalışmayı yürüten ekip bu aşının “asemptomatik vakalarda” dahi beklenen kriterler çerçevesinde bir azalma yaratabilceği “sevinci” ile paylaşmak motivasyonunda oldukları söylenebilir. 

Ancak Enstitü’nün bilimsel titizliği Reuters tarafından tam tersi yönde yani “aşının etkinliğine” dair bir hayal kırıklığı olarak yansıtılyor. Enstitü tam da basın açıklamasını “salgını bitirecek formül Brezilya’da” coşkusuyla bitirmişken.

PİYASA REKABETİ VE SİYASİ TARAFLAR

Son olarak önemli bir küçük ayrıntıya daha değinmek gerekiyor. Brezilya’daki aşı çalışmasını yürüten Butantan Enstitüsü yerel iktidar tarafından işletilen bir kamu kurumu. Sao Paolu eyaletinin yönetimi ise merkez sağ görüşlü Sosyal Demokrat Parti’nin elinde. Brezilya devlet başkanı Balsanaro ise yerel yönetimi ve yerel yönetimin salgınla mücadele için gösterdiği çalışmaları desteklemiyor. Bu karşıtlık aşı konusunda da geçerli. Keza Enstitü geçen hafta CoronaVac için yaptığı basın açıklamasında, isim vermeden Balsanaro’yu da eleştirmişti ve Brezilya’da salgını “her tür engele rağmen” bitirecek aşının ellerinde olduğunu belirtmişti. Reuters’in haberi ise tüm bu tartışmaların üstüne geldi.

Ağır ve orta ağırlıktaki vakalar karşısında aşı etkinliği / cafemedyam

Ağır, orta ve hafif hasta grubu karşısında etkinlik / cafemedyam
Çok hafif geçirenler de dahil edildiğinde ortaya çıkan etkinlik / cafemedyam

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish / Yasin Sofuoğlu – soL

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top