GÜNDEM

ONBAŞI BİLE KONTRGERİLLANIN VARLIĞINI BİLİR DE GENELKURMAY BAŞKANI BİLMEZ Mİ?

“O İlhan Selçuk ki, onun da içinde bulunduğu bazı aydınların, 12 Mart darbesinden sonra Zihni Paşa Köşkü’ndeki kontrgerilla işkencehanesinde işkence gördüğü herkesçe bilinen bir gerçekti.”

“KONTRGERİLLA YOKTUR” DİYEN GENELKURMAY BAŞKANININ KIYMETİ HARBİYESİ YOKTUR!

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Cumhuriyet gazetesinin kendisiyle yaptığı söyleşide kontrgerillanın varlığından haberdar olmadığını söyledi.

İlker Başbuğ, “Ben kontrgerilla denilen yapılanmayı ne gördüm ne de şahit oldum” dedi.

Kısacası, “kontrgerilla yoktur” dedi.

Üstelik İlker Başbuğ bu sözleri, İlhan Selçuk’un ölene kadar başyazarlık yaptığı Cumhuriyet gazetesinde sarf etti.

O İlhan Selçuk ki, onun da içinde bulunduğu bazı aydınların, 12 Mart darbesinden sonra Zihni Paşa Köşkü’ndeki kontrgerilla işkencehanesinde işkence gördüğü herkesçe bilinen bir gerçekti.

Kontrgerillayı görmediğini söyleyen eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un, acaba gözlerinde bir problem olabilir mi?

Ya da o kontrgerillayı bilmeyecek kadar dünyadan habersiz bir cahil olabilir mi?

Eğer kontrgerillayı bilmeyecek kadar dünyadan habersiz bir cahilse, ben kendisine kontrgerillayı öğretirim.

“KONTRGERİLLAYI ÖĞRENMESİ İÇİN KENDİSİNE DERS VERİRİM!”

Çünkü ben de 12 Eylül darbesinden sonra kontrgerilla işkencehanelerinde işkence görmüş nesildenim.

Kaldı ki tüm NATO ülkelerinde olduğu bilinen Gladio’nun, dolayısıyla da kontrgerillanın kanlı marifetleri dünya alemce bilinir.

Hatta sokaktaki çocuklar bile bunu bilir.

Malumunuz 12 Eylül darbecilerinin başı Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, 12 Eylül darbesini daha önce yapacaklarını, ancak darbe ortamının iyice oluşmasını beklediklerini söylemişti.

Peki, Kenan Evren’in bahsettiği darbe ortamını iyice oluşturacak olan kimdi?

Kontrgerillanın ta kendisiydi.

Darbe ortamını oluşturmak için, sağcılar ile solcuları birbirlerine karşı kışkırtıp çatıştıracak kanlı tezgahları düzenleyen örgüt kontrgerillanın ta kendisiydi.

Darbe ortamını oluşturmak için, Sünniler ile Alevileri birbirlerine karşı kışkırtıp çatıştıracak kanlı tertipleri düzenleyen örgüt kontrgerillanın ta kendisiydi.

Seçilmiş hükümetleri zor duruma düşürmek, anarşi ve terörle baş edemez hale getirmek için kanlı tezgahları düzenleyen örgüt kontrgerillanın ta kendisiydi.

On binlerce cana mal olan kanlı tertiplerle darbelere giden yolu döşeyen örgüt kontrgerillanın ta kendisiydi.

Üstelik ülkemizde 1974-2002 yılları arasında dört kez başbakanlık yapmış olan Bülent Ecevit, kontrgerillanın Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Özel Harp Dairesi’nin bünyesinde bulunduğunu söylemişti.

Geçtik başbakanı, onbaşı bile kontrgerillanın varlığını bilir de Genelkurmay Başkanı bilmez mi?

Onbaşının bildiğini bile bilmeyen bir Genelkurmay Başkanının da kıymeti harbiyesi olabilir mi?

Dahası İlker Başbuğ, Cumhuriyet gazetesinin kendisiyle yaptığı o söyleşi de, “Başbakan Adnan Menderes erken seçim yapsaydı 27 Mayıs darbesi olmazdı” dedi.

Bunu demek darbelere mazeret üretmek değil mi?

Bu zihniyet vesayetçi zihniyet değil mi?

Neyse, kontrgerillanın varlığını bir Genelkurmay Başkanına öğretme dersine şimdilik son vereyim.

Bu kadarcık ders bile İlker Başbuğ’un kontrgerillanın varlığını öğrenmesi için yeterlidir diye düşünmekteyim.

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish / Lütfü Oflaz

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top