GENEL

KIZILAY’DA SKANDAL BİTMİYOR

Özellikle AKP iktidarında çok sayıda usulsüzlüğe konu olan Kızılay, ilginç bir davayla daha gündeme geldi.

KIZILAY’A YAPILAN YARDIMLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ OLDU!

Kızılay’ın bir şubesinde yönetici olarak çalışan isim, yapılan onbinlerce adet mont, kazak, pantolon gibi yardımları semt pazarlarında sattırdı.

Özellikle AKP iktidarında çok sayıda usulsüzlüğe konu olan Kızılay, ilginç bir davayla daha gündeme geldi.

İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 13 sanıklı dava dosyasının gerisinde, çeşitli giyim firmalarının yaptığı yardımların, Türk Kızılayı Sancaktepe Şubesi’nin eski koordinatörü Emrah Aytar’ın, pazarcılık yapan babası İsmail Hakkı Aytar eliyle semt pazarlarında sattığı bilgisi yer aldı. Jandarma ekipleri, alınan mahkeme kararları sonrası, şüphelileri izledi.

Savcılık iddianamesine göre, Kızılay Sancaktepe Şube’sinin kurulduğu 2007’den beri şubede görev yapan Emrah Aytar, kuruma ait resmi bir depo olmasına rağmen, babası ile birlikte 6-7 farklı depo kiraladı. Firmalardan gelen mont, kazak, pantolon gibi ürünlerin yüklü olduğu 100’ü aşkın TIR bu depolara sevk edildi. Depolara indirilen mallar, çeşitli semt pazarlarında satılmaya başlandı. Pendik ve Çekmeköy’ün yanı sıra Kırklareli, Tekirdağ, Edirne ve Kocaeli Kartepe’de de pazar tezgâhları kuruldu. Günlük 100-150 lira yevmiye ile çalışan 5-6 kişi ürünlerin satışını yaptı. Günlük toplanan 7-8 bin liralık hasılat ise İsmail Hakkı Aytar veya oğluna teslim edildi.

İddianameye göre, birçoğu Sancaktepe ve Sultanbeyli’de bulunan depolardaki mallar gece geç saatlerde çıkarıldı. Semt pazarlarına gönderilecek ürünlerdeki barkod ve etiketlerin kesilmesine dikkat edildi. Mallar semt pazarlarına sevk edilirken, soruşturmayı yürüten Jandarma personeli de adım adım takibe geçti. Kimliklerini gizleyen soruşturma ekipleri, açılan her pazar tezgâhından, ücretini ödedikleri birkaç ürünü de delil olarak yanlarına aldı.

Elde edilen deliler sonrası 13 kişi gözaltına alındı. Emrah Aytar (33), İsmail Hakkı Aytar (71), Aytar’ın eski eşi Hatun Yalçın (57), Türk Kızılay Sancaktepe Şube’si eski başkanı Cihan Yalçın (52), Yalçın’ın şubede temizlik işleri yapan kardeşi Himaye Özdemir (47) ile akrabaları Kadir Yalçın (41), Tazebey Daşdemir (41), Veysal Çiçek (39), Salih Yavuz (49), Özcan Bayraktaroğlu (44), Mehmet Karakgöz (47) ile Mustafa Karagöz (42) kardeşler gözaltına alındı. Hatun Yalçın ve Özcan Bayraktaroğlu dışında 11 kişi tutuklandı. 9’u davanın ilk duruşması sonrası tahliye edildi.

Duruşmada avukatlar, müvekkillerinin mal varlıkları üzerindeki tedbir kararının kaldırılmasını isteyince, mahkeme başkanı “4 trilyon zarar var. Vicdanınız kabul ediyor mu?” diyerek, talebi reddetti.

BU PARALAR NE OLDU KIZILAY?

Kızılay, çalışanları için kısa çalışma modeline geçme kararı alırken “ekonomik durgunluğu” gerekçe gösterdi. Kızılay’ın bu adımı akıllara bir kez daha son yıllarda kurumun kasasına giren yüklü bağış miktarlarını ve bu paraların nereye harcandığı sorusunu getirdi.

Kızılay, kurumun misyonunu resmi internet sitesinden “Afetlerde ve olağan dönemde ihtiyaç sahipleri ve korunmasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşmayı geliştirmek, güvenli kan teminini gerçekleştirmek ve zarar görebilirliği azaltmak” olarak tanımlarken, son salgın günlerinde Kızılay’ın yurt dışında AKP planlarıyla paralel attığı “yardım” adımları, yurttaşların “Kızılay nerede?” sorusunu sormasına neden olmuştu.

Salgın ve afet gündemlerinde asıl sorumlu olan devletin kendi sorumluluğunu da üzerinden savarak devreye soktuğu Kızılay gibi kurumların AKP’li yöneticiler eliyle sergilediği yetersizlik bir yana, kendi çalışanlarının çalışma koşullarını dahi iyileştiremediği, çalışanların iş koşullarına tepki gösterdiği haberleri daha önce gündeme gelmişti.HABER

ELEŞTİRENLERİ ‘TERÖRİST’ İLAN ETTİ

Tüm bu tartışmalar sürerken geçtiğimiz günlerde AKP’ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesine konuşan Kızılay Başkanı Kerem Kınık, kendilerine yönelen eleştirileri “terör iltisaklı” ilan etmiş, bu gruplarla devletin güvenlik güçlerinin ilgilenmesini istemişti:

İçerisinde kötü niyetli insanlar da ve kötü niyetli mihraklar da var. Hatta terör örgütleri ile iltisaklı unsurlar da var. Sadece Kızılay değil, özellikle milleti bir arada tutabilecek, ülkemizde müspet bir hava oluşturabilecek ne varsa buna karşı bir grup var. Bunlar çok değiller. Ama bir takım sosyal medya araçlarını kullanarak çokmuş gibi gözüküyorlar. Eğer bu sosyal medyanın, bu sanal dünyanın imkanlarını, operasyonel kabiliyetlerini bilmezsek, bir de bu insanların her birisinin ayrı bir makine, ajans çalışanı veya terör örgütü mensubu olduğunu bilmezsek birden bire kendimizi onların içerisinde buluyoruz. Bu grup zaten iflah olmaz. Bu grupla artık devletin güvenlik güçlerinin ilgilenmesi gerekiyor.

Kınık, konuşmasının devamında Kızılay’ın ülke genelinde çok fazla çalışma yaptığını belirterek, buna çeşitli örnekler sıraladı, yurttaşları salgının etkilerinden korumaya çalıştıklarını söyledi.

BU PARALAR NE OLDU?

Mali Tablo – 2015’te ne oldu?

2014: 74.5 Milyon gelir 15 Milyon yardım gideri

2015: 1 Milyar 173 Milyon gelir 1 Milyar 105 milyon yardım gideri

Hızlı yükselişle varılan nokta:

2018: 3 Milyar 465 Milyon gelir, 3 Milyar 276 Milyon gider

Aynı Kızılay’ın salgın koşullarında “ekonomik gerekçelerle” çalışanlarını kısa çalışma ödeneğine neden geçireceğine değinmeyen Kızılay’ın, son yıllardaki mali tablosuna ilişkin bazı hatırlatmalar:

*Kızılay’ın mali tablosuna göre kurumun kasasına 2014 yılında 74,5 milyon lira bağış ve yardım geliri girdi. Aynı yıl kurumun kasasından 15 milyon liralık bir yardım çıktı.

*2015 yılında da benzer bir mali tablosu olan Kızılay, ilginç bir şekilde 2016 yılında tam 1 milyar 173 milyon lira bağış topladı ve yine ilginç bir şekilde 1 milyar 105 milyon lira yardım yaptı.

*Kurum 2017 ve 2018 yılında da yardım gelir ve giderlerini katlamaya devam etti. 2017’de gelir 2 milyar 261 milyona çıktı, gider ise 2 milyar 176 milyon lira oldu. Bu rakam 2018’de sırasıyla 3 milyar 465 milyon liralık gelir, 3 milyar 276 milyonluk gidere dönüştü.

MENZİL’E, MÜSİAD’A, UÇMAYAN UÇAĞA VE YALIYA ÖDENEN MİLYONLAR

Yine geçtiğimiz yıl kurum içinde yaşanan ve ülke gündemine de giren bazı başlıklar şöyle:HABER

*Kızılay’ın 716 milyon TL’lik ihalesini Menzil Tarikatı’na yakınlığıyla bilinen Ferhat Danışman’ın şirketi Techno Health aldı. Kızılay’dan bir yönetici, “Kızılay içerisinde de Menzil’le ilişkisi olan yöneticiler bulunuyor ve ben bu ihaleyi de o yöneticiler ile bağdaştırıyorum” diye konuştu.

*Kızılay, MÜSİAD’a ait hasarlı bir binayı 110 bin TL’ye kiraladı. Binanın kira değerine ilişkin hazırlanan ilk raporda binanın kira değerinin 67 bin TL olduğu, raporda yer alan emlakçı görüşlerinin de düzmece olduğu öne sürüldü

*Kızılay’ın Rumeli Hisarı’nın üst kısmında köşk kiraladığı ortaya çıktı. Boğaz manzaralı ve yüzme havuzlu köşke aylık 12 bin dolar ödeneceği öğrenildi. Köşke yapılan diğer masrafların 600 bin lirayı bulduğu iddia edildi.

*Kızılay yönetiminin Yemen’e yardım göndermek için uçak kiraladığı ancak uçuş izinleri alınamaması nedeniyle uçağın havalimanından kalkamadığı öğrenildi. Üstelik peşin yapılan ödeme nedeniyle 245 bin dolar zarar edildi.

*Başkentgaz’ın Ensar Vakfı’na Kızılay üzerinden aktardığı milyonlara aracılık ettiği eleştirilerine de konu olan Kızılay, şirketlerin vergi yükünden kurtulması için de işlev görmüştü.

İLGİLİ HABER

soL

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top