DÜNYA

ÇİN’E SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI TÜRKLÜĞE İHANET!

”Türk kamuoyunun duyarlılığı ve milletvekilleri sayesinde, tarihe böyle bir leke bırakmayacağını düşünüyor ve buna inanıyoruz.”

AVRUPA UYGUR ENSTİTÜSÜ BAŞKANI: “ÇİN’E SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI TÜRKLÜĞE İHANET”

Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi’nin Ankara ile Pekin arasında 2017 yılında imzalanan Suçluların İadesi Anlaşması’nı onaylaması “terörle mücadele” denilerek kamplara gönderilen Uygurların diasporasında tedirginlik yarattı.

Suçluların İadesi Anlaşması ile ilgili konuşan Avrupa Uygur Enstitüsü Başkanı Dilnur Reyhan:

“Bu çok tehlikeli bir durum. Türk halkının, Türkiye parlamentosunu protesto etmesi ve tepki göstermesini istiyoruz. Türklüğe ihanettir bu.”

“TÜRKLÜĞE IHANET!”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin henüz onaylamadığı anlaşma ile ilgili Avrupa Uygur Enstitüsü Başkanı Dilnur Reyhan “Türklüğe ihanet” değerlendirmesinde bulundu. 

Akademisyen Reyhan:

“Suçluların İadesi Anlaşması ile ilgili.. 

Bu çok tehlikeli bir durum. Türk halkının, Türkiye parlamentosunu protesto etmesi ve tepki gömtermesini istiyoruz. Bu Türk milletine, Türk kimliğine, Türk dünyasına; Türklüğe ihanettir bu. Eğer Türk parlamentosu iadeleri yaparsa o zaman Türklükten söz edilemez.”  

Çin ile Türkiye’nin imzaladığı anlaşmaya göre iadesi istenen kişinin bulunduğu ülkenin vatandaşı olması ya da siyasi mülteci kabul edilmesi halinde tarafların ret hakkı bulunuyor.

Dilnur Reyhan:

“Türkiye’nin de tepki gösterdiği Çin’in kampları, bölgede 2016 yılında göreve gelen yetkililer tarafından kuruldu ve ’40’lı yıllardaki Nazi kampları gibi’ olduğunu söyleyebilirim..

Yüzde 90’ı Uygur olmak üzere bu kamplarda sadece ‘Türki milletlerin’ tutulduğunu ifade etmeliyim..

Çin’in ‘eğitim kampları’ dediği yerleşkeleri ‘ölüm kampı’ olarak nitelerken en az 3 milyon kişinin buralarda tutulduğunu aktarmalıyım..

Müslüman Çinlilerin kamplara atılmadığını, Pekin hükümetinin dini bahane edip Uygur cemiyetinin eğitimli ve zengin, önde gelen kişilerini hedef aldığını belirtmeliyim.”

Dilnur Reyhan, Çin’in “Radikal İslam ile mücadele ediyorum” derken dindar olmayan, laik Uygurları da kamplara gönderdiğini dile getirdi.

Fransa’da Uygurların yaşadıklarını kamuoyuna anlatmak için aktivizm de yapan Reyhan, Çin’in Uygur politikasını desteklemek için strateji olarak dünyadaki İslamafobiyi ve ekonomik durumu kötü olan ülkelere verdiği borçları kullandığını ifade etti.

Reyhan:

“Pekin yönetimi, kamplara gönderdiği kişilerin suç işlemediğini açıktan söyledi; fakat ‘gelecekte bir suç işlerseler’ diyerek bu uygulamaya başvurduğunu ifade etti.”

“UYGURLAR ÇİN’E İADE EDİLMEYECEK” DENSE DE

Yetkililer “Uygurlar Çin’e iade edilmeyecek” dese de henüz kanun çıkmadan gönderilenler var

Türkiye’de yargılanan 3 Uygur, 2018’de aile ve avukatlarına haber verilmeden ansızın Çin’e gönderildi. 3’ünden de haber alınamıyor

BİR GECE ANSIZIN İADE EDİLEN 3 UYGUR’UN HİKAYESİ

Uygur Türkleri Burhan Kerim, Muhammed Ali ve Tuohuti Adeliciang, 2018 yılında Göç İdaresi yetkilileri ve polis tarafından İstanbul’dan Çin’e iade edilmek üzere uçağa zorla bindirildiğinde henüz 30’lu yaşlardaydı..

2 yıldır haber alınamayan Kerim ve arkadaşları, görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) getirilen Çin ile iade anlaşması nedeniyle kaygı duyanları haklı çıkartacak bir hikayeye sahip..


EMNİYET RAPORU, TUTUKLU UYGURLAR IN LEHİNEYDİ

“Terör örgütü üyesi” iddiasıyla Türkiye’de tutuklanan, tutuklu kaldıkları 14 boyunca avukatlarının tahliye talebi reddedilen bu üç Uygur’un morali, Türkiye’deki son günlerinde daha düzgündü..

Çünkü yargılama devam ederken, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapor dava dosyasına eklendi. Emniyet, terör örgütüne eleman kazandırmakla suçlanan Uygurların, asıl suçlulara benzemediğini yazmıştı..

Emniyetin bu raporuna rağmen mahkeme, tutuklu sanıkların tahliye taleplerini reddetti.

HABER VERİLMEDEN TAHLİYE EDİLDİLER

Uygurlar bir akşam ansızın cezaevinden çıkartıldı. 

Avukatlara ya da ailelerine herhangi bir bilgi verilmemişti.

Burhan Kerim’in avukatı Mehmet Okatan, müvekkilinin tahliye edildiğini tesadüfen UYAP’tan öğrendi.

Ailesi, arkadaşları ya da avukatı… Hiç kimse 3 Uygur’un nerede olduğunu bilmiyordu. 

SUÇ DUYURUSU: “BURHAN KERİM NEREDE?

Cezaevi yönetiminden bilgi alma çabaları sonuçsuz kalan avukatlardan Okatan, birdenbire kaybolan müvekkilinin nerede olduğunu ortaya çıkarmak için suç duyurusunda bulundu.

İlk suç duyurusu soruşturmanın çerçevesi dar tutularak takipsizlikle sonuçlandı.

Bu kez ikinci bir dilekçe veren avukat Okatan, durumun cezaevi yönetimine, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ve MİT’e sorulması gerektiğini anlattı.

İkinci soruşturmayla Kerim’in akıbeti anlaşılabildi.

MAHKEME TAHLİYE ETTİ, POLİS ALDI, GÖÇ İDARESİ BİLETİ KESTİ !”

Türkiye’de hakkında soruşturma yürütülen genç Uygur, 24 Mayıs 2018 Perşembe günü, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin müzekkeresiyle kaldığı Maltepe Cezaevi’nden tahliye edilmiş, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi’nde görevli bir polise teslim edilmişti.

Polis, Kerim’i havalimanına götürmüş, orada bulunan Göç İdaresi yetkilisi tarafından alınan uçak biletiyle Çin’e giden uçağa bindirilmişti.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na 3 Mart 2020’de aldığı takipsizlik kararına göre, geri gönderme işlemi, İçişleri Bakanlığı Göç İşleri Genel Müdürlüğü’nün 2014/10 sayılı genelge hükümlerine göre yapılmıştı ve konuyla ilgili herhangi bir dava açılmasına gerek yoktu. 

TBMM’de bekleyen iade anlaşmasından sonra yapılan “Uygurlar iade edilmeyecek” açıklamalarına dikkati çeken avukatlar, Burhan Kerim ve arkadaşlarının başına gelenlerin bu durumu yalanladığı görüşünde.

ÇİN PARLAMENTOSU’NDAN GEÇEN “SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI” TBMM’DE BEKLİYOR…

Uygurlar tedirgin:

“Tarihe böyle bir leke bırakmayacağına inanıyoruz”

Türkiye ile Çin arasındaki iade anlaşması TBMM’de beklerken Pekin anlaşmayı onayladı. Tedirginlik duyan Uygur Türkleri anlaşmanın geçmeyeceğine inanıyor..

Türkiye ile Çin arasında imzalanan suçluların iadesine ilişkin anlaşma önceki gün Çin Parlamentosu tarafından onaylandı.

Anlaşma, 13 Mayıs 2017’de imzalanarak, 12 Nisan 2019’da Erdoğan imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na gönderilmişti.


TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise kanun teklifini, 26 Nisan 2020’de görüşülmesi için meclise sundu.

Kanun teklifi görüşülme sırasını beklerken Çin anlaşmayı kendi parlamentosunda onayladı.

Çin medyası, Türkiye ve Çin Dışişleri Bakanlarının 24 Aralık’ta yaptığı telefon görüşmesinde bu konunun da gündeme geldiğini ve kanun teklifinin parlamentolarda görüşülmeye başlanmasında mutabık kalındığını öne süren haberler geçti. 

PEKİN, DİASPORADAKİ UYGURLARIN PEŞİNDE

Türkiye’de yaşayan Uygur Türkleri ise bu anlaşmanın kanunlaşma ihtimali nedeniyle tedirgin.

Çin, yurtdışında, özellikle Türkiye’de yayasın Uygur Türklerini “terör” suçlamasıyla mercek altına almış durumda.

Kanun teklifi yasalaşırsa, Çin’in gıyabında mahkum ettiği Uygur Türklerini, Türkiye Pekin’e iade etmek zorunda.

Pekin’de imzalanan anlaşmanın “iade etme yükümlülüğü” başlıklı birinci maddesinde şöyle deniliyor:

“Taraflardan her biri, bu anlaşma hükümleri uyarınca, diğer tarafın talebi üzerine, kendi ülkesinde bulunan kişileri, haklarında ceza soruşturması veya kovuşturması yürütmek ya da bir cezanın infazı amacıyla birbirlerine iade etmeyi taahhüt eder.”

Anlaşmaya göre iade izinleri, işlendiği öne sürülen suçun cezasının her iki ülkenin kanunlarına göre en az 1 yıl hapis olması gerekiyor.

Eğer iadesi istenen kişi hakkında hüküm verilmiş ise, iade talebinde bulunulduğu sırada iadesi istenen kişi hakkında infazı gereken bakiyenin en az 6 ay olması şartı bulunuyor.

Anlaşmanın dikkat çeken maddelerinden biri ise şöyle:

“İade amacıyla her iki tarafın kanunlarının, iadeye konu suça aynı kategori altında yer verip vermemesi veya suçu aynı terimle tanımlayıp tanımlamaması önem arz etmez.”

SİYASİ SUÇLAR KAPSAM DIŞI BIRAKILDI !

Anlaşmada, talep edilen tarafın, iade talebine konu suçun siyasi bir suç olduğunu değerlendirmesi veya talep edilen tarafın istenilen kişiye sığınma hakkı tanımış olmasının iadeye engel bir durum olduğu belirtiliyor.

Ancak bahse konu bu suçun, her iki ülkenin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde siyasi suç olarak kabul edilmesi gerekiyor.

Aynı anlaşmada, iadesi istenen kişinin ırkı, cinsiyeti, dini, uyruğu veya siyasi görüşü nedeniyle yargılanacağı veya cezalandırılacağına dair sağlam gerekçeler varsa iadenin gerçekleşmeyeceği ifade ediliyor.

UYGURLAR TEDİRGİN

Türkiye’de yaşayan ancak Türk vatandaşı olmayan on binlerce Uygur Türkü ise bu maddelere rağmen tedirgin.

Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa, anlaşmanın Çin devletinin lehine olduğunu söyledi.

Anlaşmanın parlamentodan geçmesini beklemediğini dile getiren İsa, ”Türk milletvekillerinin daha duyarlı olup böyle bir yasanın geçmesine izin vermeyeceğini düşünüyoruz” dedi.

İsa sunları söyledi:

”Türk kamuoyunun duyarlılığı ve milletvekilleri sayesinde, tarihe böyle bir leke bırakmayacağını düşünüyor ve buna inanıyoruz.”

İLGİLİ HABER

The Independentturkish / Beraat Gökkuş – Cihat Arpacık

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top