SIYASET

VİTRİN MANKENİ

“İfadelerimin, inançları gereği başını örtenlere yönelik olmadığı açıktır. Türbanı kullanarak İslam dinini siyasal amaçlarına alet edenlere yöneliktir.”

“SİYASAL İSLAMCI İDEOLOJİNİN LAİK DEMOKRATİK CUMHURİYETİ YIKMA HEDEFİ..”

Eski milletvekili ve eski bakan CHP’li Fikri Sağlar, başörtüsü tartışmasında kendisine yüklenip “Faşist anlayış hala yaşamını sürdürüyor” diyen Erdoğan’a cevap verdi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da eleştirisine muhatap olan Sağlar, ‘Türkiye kamuoyuna’ notuyla bir açıklama paylaştı.

Hakkında linç kampanyası yürütüldüğünü söyleyen Fikri Sağlar:

“Bu kampanya, AKP’nin kendisi gibi düşünmeyen, yaşamayan insanlara ve toplum kesimlerine karşı kara propaganda ve nefret dilini bilinçli bir tercih olarak kullandığını bir kez daha göstermiştir..

Linç kampanyasına maruz kaldım..

Kafasını kuma gömenlerden, ekseni kayanlardan, sağa-sola şirin görünmeye çalışanlardan olmadan bu gerçeği anlatmaya ve siyasal İslamcı ideolojinin laik demokratik Cumhuriyeti yıkma hedefine milyonlarca yurttaşımızla birlikte karşı çıkmaya sonuna kadar devam edeceğim.” 

FİKRİ SAĞLAR: “ELEŞTİRİLERİM HERHANGİ BİR İNANCI AŞAĞILAMAYA YÖNELİK DEĞİL.”

“İfadelerimin, inançları gereği başını örtenlere yönelik olmadığı açıktır. Türbanı kullanarak İslam dinini siyasal amaçlarına alet edenlere yöneliktir.”

CHP’li eski bakan ve milletvekili Fikri Sağlar:

“Türban irticai faaliyetlerin şeriat isteyenlerin üniformasıdır, başörtüsü yüzyıllar boyunca Anadolu’da bir geleneksel giysidir arada fark var. Kendimden söylemek istiyorum ben yargılandığım zaman türbanlı bir hakimin karşısına gittiğimde benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var.”

KILIÇDAROĞLU’NDAN FİKRİ SAĞLAR’A SERT TEPKİ

“Başörtüsü takar takmaz başka bir şey yapar yapmaz o ayrı bir şey o onun özel yaşam tarzıdır. Ona benim saygı duymam lazım”

Kılıçdaroğlu’ndan Fikri Sağlar’a sert tepki

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

“Ya çağın neresindeyiz biz ya? Kişi başörtüsü takar takmaz o onun tercihidir. Benim görevim onun tercihine saygı duymaktır. Böyle bir ayrımcılığı asla kabul etmiyorum ve doğru bulmuyorum..

Nasıl paylaşırım arkadaşlar? Ya çağın neresindeyiz biz ya? Kişi başörtüsü takar takmaz o onun tercihidir. Benim görevim onun tercihine saygı duymaktır.

Efendim hakim böyle olursa ya da şöyle olursa… Hakim hukukun üstünlüğüne ve vicdani kanaatine göre karar verirse gerçek anlamda hakimdir ve benim başımın üzerinde yeri vardır.

Başörtüsü takar takmaz başka bir şey yapar yapmaz o ayrı bir şey o onun özel yaşam tarzıdır. Ona benim saygı duymam lazım.

Ama ben saygı duyarken ondan ne bekleyeceğim gerçek anlamda adalet dağıtmasını bekleyeceğim. Adalet dağıttığı süre içinde hiçbir sorunum yok.

Kaldı ki bizim parti meclisinde de var. Üstelik hukuk mezunu arkadaşlarımız da var parti meclisinde görev yapıyor. Evet dolayısıyla böyle bir ayrımcılığı asla kabul etmiyorum ve doğru bulmuyorum.”

FİKRİ SAĞLAR’IN YAPTIĞI AÇIKLAMA ŞU ŞEKİLDE: 

Fikri Sağlar: Eleştirilerim herhangi bir inancı aşağılamaya yönelik değil

“Türkiye Kamuoyuna

 30.12.2020 tarihinde Halk TV’de katıldığım Sn. Şirin Payzın’ın programında bir bütünlük içerisinde açıkladığım düşüncelerimin, bir kara propaganda makinesine dönüşen AKP tarafından bağlamından kopartılarak ve çarpıtılarak sosyal medyada bir linç kampanyasına dönüştürülmeye çalışıldığını ibretle izliyorum.

18 yıldır iktidarda olan AKP’nin, ülkemizi ekonomik çöküşe sürüklemiş, demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri, yurttaşların can ve mal güvenliğini yok etmiş, 84 milyonun kaderini tek adamın insaf ve iradesine terk etmiş ve hiçbir soruna çare üretemeyen tükenmiş, rantçı ve baskıcı siyasetini ayakta tutabilmek için bu ucuz iftira, yalan ve karalama yöntemlerine başvurduğu artık halkımızca da bilinen ve kabul edilen bir gerçektir.

Hakkımdaki bu kara propagandaya ve saldırılara cevap verme ihtiyacı içerisinde değilim. Çünkü bu kara propaganda siyasetini üreten tükenmiş AKP’nin tam da bunu istediğini biliyorum. Bu durum dahi başlı başına ülkede demokrasinin, özgürlüklerin, adaletin, özellikle de düşünce hürriyetinin ne denli ayaklar altına alındığının, AKP’nin yerleştirmeye çalıştığı tekçi zihniyetin ve faşizan uygulamalarının vardığı noktayı gözler önüne sermektedir.

Türkiye halkına açıklama yapmak zorunda olanlar, demokrasi, özgürlük, adalet ve eşitlik isteyen, uygar bir Türkiye’de barış ve kardeşlik içinde yaşama hasreti çeken, emeğin sömürülmediği, üretilen ve hakça bölüşülen insanca yaşanılan adil bir düzen isteyen, herkesin inanma ve inanmama özgürlüğünün teminatı olan laikliğin korunmasını isteyen, Cumhuriyet’in kurucu değerlerini özümsemiş ben ve benim gibi milyonlarca yurttaşımız değildir. Bizlere açıklama yapmak ve hesap vermek zorunda olan, din üzerinden sürekli mağduriyet edebiyatı yapan, yurttaşların temiz dini inançlarını siyasal amaçları için sömüren, boğazına kadar yolsuzluğa batmış, anti-demokratik, baskıcı ve tekçi AKP zihniyetidir. “Türban, irticai faaliyetlerin, şeriat isteyenlerin üniformasıdır. Başörtüsü, yüzyıllar boyunca Anadolu’da bir geleneksel giysidir. Bununla arasında çok büyük fark var.

Ben yargılandığım zaman türbanlı bir hakimin karşısına gittiğimde, benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var” şeklindeki ifadelerimin, inançları gereği başını örtenlere yönelik olmadığı açıktır.

İfadelerimde görülebileceği gibi, türban ile başörtüsü arasındaki farkı net olarak ortaya koyuyor ve asıl olarak AKP’nin yargıyı militanlaştırmasını eleştiriyorum. Türban gibi simgeler, özellikle 19. yüzyıldan sonra emperyalizmin Ortadoğu’da nüfuz kurma amacıyla desteklediği ideolojik çevrelerce araçsallaştırılmıştır. İçki karşıtlığı, faiz karşıtlığı, yılbaşı kutlaması karşıtlığı gibi bazı sembolik araçlarla birlikte, türban da siyasal islam ideolojisinin alametifarikalarından biridir.

Bu semboller 19. yüzyılda geleneksel imparatorlukları yıkmaya çalışan emperyalizmin bölücü faaliyetlerinin, 20. yüzyılda ise özellikle anti-komünist mücadelede müslümanları piyade birliği olarak gören kapitalizmin nüfuz ve kontrol araçları olarak kullanılmıştır.

Ayrıca bu semboller otoriter siyasal islamcı yönetimler altında yaşayan toplumlardaki ayrıştırmanın, kutuplaşmanın ve ötekileştirmenin en önde gelen simgeleri olmuştur. Türkiye’de türban, siyasal islamcı ideolojinin dış destekle bir tarafta Milli Görüş, diğer tarafta FETÖ yapısı altında güçlenmeye başladığı 70’li yıllarda ortaya atılmıştır. Laik Cumhuriyet’in kurucu değerlerini aşındırmayı ve İslam’ı siyasete alet ederek gerici ve otoriter bir yönetim kurmayı hedefleyen kesimlerin “sözde özgürlük sembolü” haline gelen türban, ne Kur-an’da, ne de İslami gelenekte yeri olmayan bir ideolojik simgedir. İlahiyat profesörü Bahriye Üçok, Kuran-ı Kerim’de türbanın var olmadığını dile getirmiş, bundan rahatsız olan malum kesimler tarafından menfur bir bombalı saldırıda öldürülmüştür.

Bugün de türban ile ilgili kullandığım ifadelerime iktidar çevrelerinden gelen eleştiri ve hakaretler, aynı nefret söyleminin, faşist ve baskıcı anlayışın ürünüdür ve şahsımı hedef göstermeye yöneliktir. Bu çerçevede, türban ile ilgili eleştirilerim herhangi bir inancı aşağılamaya ya da küçük düşürmeye yönelik değil, türbanı kullanarak İslam dinini siyasal amaçlarına alet edenlere yöneliktir. Nitekim aynı programda başörtüsü ile ilgili yaptığım özgürlükçü değerlendirmelerim ortadadır.

Tüm siyasal islamcı yönetimlerde olduğu gibi, AKP de türban ve benzeri siyasal islamcı simgelerle ilgili eleştirileri, sanki İslam dini eleştiriliyormuş gibi kamuoyuna yansıtmaya çalışarak, türban üzerinden toplumdaki kutuplaşmayı tırmandırmaktadır.

AKP, kendisiyle aynı düşünmeyen ve yaşamayan diğer tüm yaşam tarzlarını dışlamayı, ötekileştirmeyi, ayrıma tabi tutmayı, her türlü aşağılama ve hakareti yapmayı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularını ve kurucu değerlerini en aşağılık şekilde “eleştirmeyi” kendisine hak görürken, tamamen bir siyasal simge olduğu konusunda hiçbir şüphe bulunmayan türban hakkındaki düşüncelerime yönelik kara propaganda faaliyeti yürüterek, nasıl bir çifte standartla hareket ettiğini ve demokrasiyi zamanı geldiğinde inilecek tramvay olarak görmeye devam ettiğini bir kez daha dışa vurmuştur. Asıl tartışılması gereken, AKP’nin bu ikiyüzlü siyaseti ve demokrasiyi kullanarak onu yok etmeye çalışmasıdır. Kamuoyunun takdirine saygıyla sunarım.”

ERDOĞAN YENİ YILA BÖYLE BAŞLADI

Erdoğan, eski CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar’ın ”Türbanlı hakimin adaleti yerine getireceğinden kuşkuluyum” açıklamalarına karşılık:

”Bu zat artık bu çağda yaşamıyor çok gerilerde kaldı.”

Erdoğan yeni yıla böyle başladı

BAŞÖRTÜSÜ TEPKİSİ

Eski CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar’ın “Türbanlı bir hakimin karşısına çıktığım zaman adaleti yerine getireceği konusunda kuşkum var” sözlerine karşılık “CHP zihniyetinin faşist anlayışının günümüze yansımasıdır” ifadelerini kullanan ERDOĞAN:

“Bu zat artık bu çağda yaşamıyor çok gerilerde kaldı. Bu faşist anlayış hala yaşamını sürdürüyor. Başörtülü olan hakim olamaz diye bir şart yok. Bay Kemal yanına 2 tane başörtülü alıp milleti kandırmaya çalışmasın. Bıraksın bunları. Yanına 20 tane başörtülü alsan da artık senin ne olduğunu biliyoruz. Taciz var, tecavüz var hırsızlık var. CHP’nin nereden nereye geldiği ortada. En güzel cevabı 2023’te benim milletimin vereceğine eminim.”

CHP’li SEVGİ KILIÇ’TAN ERDOĞAN’A YANIT

Erdoğan’ın ‘vitrin mankeni’ benzetmesi yaptığı CHP PM üyesi avukat Sevgi Kılıç’tan cumhurbaşkanına yanıt geldi.

Erdoğan: “Oy almak için bazı yerlerde görüyorsunuz işte başörtülü birkaç kişiyi yanlarında adeta böyle vitrin mankeni gibi getirip koymak kimseyi artık aldatmıyor, geçti o işler.”

CHP PM üyesi avukat Sevgi Kılıç:

“Sayın AKP Genel Başkanının bana vitrin mankeni demek suretiyle biz kadınlara yapmış olduğu hakareti şiddetle kınıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kollarından gelen bir  Parti Meclisi Üyesi olarak bir kez daha söylüyorum;

İlk seçimde Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında inanç, etnik köken, kılık kıyafet veya başka hiçbir ayrım olmadan kadınlar toplumun her alanında eşit haklara sahip olacak ve toplumsal barış sağlanacak. Sözümüz söz!”

KAFTANCIOĞLU DA AÇIKLAMA YAPTI

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu:

“Sembolik diyerek kendi partisindeki kadınları aşağılayan Erdoğan vitrin mankeni diyerek PM üyemiz Sevgi Kılıç ve il yöneticimiz K. Celayir olmak üzere tüm kadınları aşağılamıştır Çok yakında meydanlarda yuhalattığı ve aşağıladığı bütün kadınlar kendisine güle güle diyecek..

Emperyal güçlerin vitrin mankeni olanlar öğrenecek, kadınlar konu mankeni değil öznedir hem de hakikatli bir özne!

Tek adama karşı çok kadın…”

AKP SÖZCÜSÜ ÇELİK’TEN ‘TÜRBANLI HAKİM’ TEPKİSİ: “YILIN SON FAŞİST SALDIRISI”

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Eski Devlet ve Kültür Bakanı Fikri Sağlar’ın “türbanlı hakimler”le ilgili sözleri üzerine CHP’yi hedef aldı.

AKP Sözcüsü Çelik'ten 'türbanlı hakim' tepkisi: Yılın son faşist saldırısı

AKP Sözcüsü Ömer Çelik:

“CHP’li Fikri Sağlar’ın “türbanlı hakimin adil olacağından kuşkuluyum” ifadesi tam bir bölücülük örneğidir; kendi deyimi ile lafını iade edersek “ideolojiktir” ve “militanca”dır! Demokrasi ve hukuk düşmanı barbar bir zihniyettir. Adaleti ve insanlığı tehdit eden kılık kıyafet değil bu faşist zihniyettir. Türbanlı bir hakimin adil olamayacağı görüşü barbarca ve nefret suçu içeren bir yaklaşımdır, şiddetle kınıyoruz…

CHP içinde barbar zihniyetteki bu kafalar, karanlık anlayışları hala topluma dayatma peşindeler. Bu, CHP içinde kronikleşmiş bir vakadır.”

ERDOĞAN’A BÜYÜK TEPKİ

“Utanmadan söyledi, malzemesi elinden alınınca öfkesi açığa çıktı.”

Erdoğan’ın CHP’de görev alan başörtülü kadınlar için ‘vitrin mankeni’ ifadesi kullanmasına Saadet Parti’li Avukat Ali Aktaş:

“Utanmadan söyledi hem de bunu. Yıllarca kullandığı mağduriyet malzemesi elinden alınınca öfkesi açığa çıktı” diyerek tepki gösterdi.

Aktaş, Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın yönetimindeki KADEM’i de konuyla ilgili açıklama yapmaya çağırdı.

Erdoğan'a büyük tepki: Utanmadan söyledi, malzemesi elinden alınınca öfkesi açığa çıktı

Saadet Parti’li Avukat Ali Aktaş, Erdoğan’ın sözlerine sosyal medya hesabı üzerinden şöyle tepki gösterdi:

“Erdoğan, CHP’deki başörtülülere “vitrin mankeni” dedi. Utanmadan söyledi hem de bunu; üstelik öfkeli de. Yıllarca kullandığı mağduriyet malzemesi elinden alınınca öfkesi açığa çıktı..

Başörtülü kadınlar “kimlik siyaseti”nin malzemesi olmamak ve bir partiye tapulu imiş muamelesi görmekten onların mücadelesi sayesinde kurtulacak..

AKP’ye yakınlığıyla bilinen, Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın da yönetiminde bulunduğu “kadın” kuruluşu KADEM de “Herhalde bir açıklama yaparsınız.” 

KILIÇDAROĞLU’NDAN ERDOĞAN’A: “BİR KADINA DAHA AĞIR HAKARET EDİLEMEZ.”

Erdoğan’ın CHP’deki başörtülü kadınlarla ilgili ‘vitrin mankeni’ ifadesine CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir kadına bundan daha ağır hakaret edilemez” diyerek tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın özür dilemesini istedi.

‘GERÇEKTEN ACIYORUM’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu:

“Bir kadına bundan daha ağır hakaret edilmez. Doğru değil yani. Ne demek ya vitrin mankeni? Dönüp bir kendisine baksın bakalım. İnsan gerçekten üzülüyor. O koltuğun, hakkını ver sen. Oturduğu koltukla millete vatandaşa, başını açana, başını kapatana her türlü hakareti yapabiliyor. Ne demek ya vitrin mankeni? Kendi partisinden olursa hiçbir sorun yok, başka bir partiden olursa vitrin mankeni. Hangi akılla hangi mantıkla bunu söylüyor? Hangi bilgiyle, hangi birikimle bunu söylüyor? Ben Erdoğan’ın bütün başı örtülü kadınlardan açık ve net özür dilemesini bekliyorum. Yazıktır günahtır ya. Toplumu ayrıştırmak, toplumu kavga eder hale getirmek yetmedi mi arkadaş. Biraz da sesini kes ya. İnsanlara hakaret etmekten vazgeç, senden yana olan herkes çok iyi karşında olan düşman. Ne düşmanı ya? Bu ülkede yaşıyoruz beraber yaşıyoruz ya. Başı açık başı kapalı kadını erkeği yaşlısı genci beraber yaşıyoruz. Bırakın ya 2021’in birinci günü milletin yüzü gülsün bari. Gerçekten acıyorum Allah akıl fikir versin buna.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşner:

“Ülkemizde son 1 yılda, 386 kadın katledilmişken; çıkıp utanmadan kadınlara hakaret edeceğine, git önce görevini yap, kadınların güvenliğini sağla.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top