SAĞLIK

TOPLU TAŞIMA DÜŞÜNÜLEN DEN DAHA MI GÜVENLİ?

“Toplu taşıma kullanımının okul, işyeri, ibadethane, spor müsabakaları ve mahallelerde bir araya gelmeye kıyasla daha tehlikeli olduğuna ilişkin net bulgular elde edilmedi.”

TOPLU TAŞIMADA VİRÜS BULUŞMASINA İLİŞKİN KORKULAR ABARTILI OLABİLİR

Araştırmada yaygın kanının aksine bulgular elde edildi

New York Üniversitesi’nden (NYU) bilim insanları, toplu taşımada virüs bulaşmasına ilişkin korkuların abartılı olabileceğini söyledi.

Robert F. Wagner Kamu Hizmeti Okulu ve Rudin Toplu Taşıma Merkezi’nden araştırmacılar, toplu taşıma kullanımıyla mevsimsel grip ya da zatürre gibi hastalıklardan ölüm oranları arasında bir ilişki olmadığını ortaya koydu.

Plos One’da yayımlanan araştırmada, Hastalık Korunma ve Kontrol Merkezi’nin (CDC) 121 şehirde 10 yıllık süre zarfında yaşanan zatürre ya da grip kaynaklı can kayıplarına dair bilgileri, ABD Nüfus Dairesi’nden toplu taşıma kullanımı verileriyle karşılaştırmalı olarak incelendi.

Çalışma, temel olarak toplu taşımanın daha fazla kişi tarafından yoğun olarak kullanıldığı şehirlerde enfeksiyonların daha yaygın olup olmadığını belirlemeyi amaçladı.

Fakat bilim insanları, bu iki unsur arasında somut bir bağlantı bulamadı.

Çalışmanın yazarları, şu sonuca vardı:

“Toplu taşıma kullanımının okul, işyeri, ibadethane, spor müsabakaları ve mahallelerde bir araya gelmeye kıyasla daha tehlikeli olduğuna ilişkin net bulgular elde edilmedi. Aynı şekilde, toplu taşıma kullanımının halk arasında, toplu taşımayı bizzat kullanmayanlar da dahil, grip virüsünün bulaşma oranını artırıp artırmadığına ilişkin de net sonuçlara varılmadı.”

Örneğin, analizlerde toplu taşıma kullanım oranının en yüksek olduğu yerlerden New York, aynı zamanda grip ve zatürreden ölüm oranlarının en düşük olduğu yer çıktı.

Çalışma Kovid-19 pandemisinden önce yapılmış olsa bile, koronavirüs de mevsimsel gribe benzer şekilde yayıldığından, bilim insanları sonuçların şu anki pandemi için de geçerli olabileceğini belirtti.

Maryland Üniversitesi Kamu Sağlığı Bölümü’nde, virüslerin hava yoluyla bulaşması üzerine çalışmalar yapan çevre sağlığı uzmanı Profesör Donald Milton ise sonuçları inandırıcı bulmadığını belirtti.

Profesör, şunları söyledi: 

“Bu çevresel analizin değeri bana pek anlaşılır gelmedi. Nüfus yoğunluğunu göz önüne alan, toplu taşıma kullanım oranlarıyla grip ve zatürreden can kaybı oranları arasında (bu hastalıklardan ölenlerin çoğu yaşlı kişiler, artık çalışmıyor ve en işlek saatlerde toplu taşımayı kullanmıyor olabilirler) doğrudan ilişki tespit edilmediğine dair bulgular, toplu taşıma kullanımının riskini anlamama yardımcı olmuyor.”

TOPLU TAŞIMA DÜŞÜNÜLEN DEN DAHA MI GÜVENLİ?

Yeni çalışmalar, alınan önlemlerin işe yaradığını gösteriyor

Sky News’ün haberine göre dünyanın farklı bölgelerinde yapılan bilimsel araştırmalar, koronavirüsün toplu taşımada korkulduğu kadar çok bulaşmadığını gösterdi.

 Leicester Üniversitesi’den Dr. Julian Tang,  alınan önlemlerin toplu taşıma araçlarını “dünyanın en güvenli yerleri” yaptığını ifade etti. Solunum konusunda uzman olan Tang, aynı önlemler kalabalık sokaklarda ve mekanlarda alınsa genel vaka sayısında düşme görüleceğini öne sürdü. 

Fransa’da yapılan bir araştırma da mayıs başından eylül sonuna kadar ülkede tespit edilen 2 bin 830 koronavirüs kümelenmesinin yalnızca yüzde 1,2‘sinin toplu taşımadan kaynaklandığını ortaya koydu. Üçte ikisinin sebebiyse iş yerleri, okul, üniversite, sağlık kuruluşları ve etkinlikler olarak belirtildi. 

Dünyanın en fazla insan yoğunluğuna sahip yerlerinden Hong Kong, toplu taşımaya bağımlılığıyla biliniyor. 100 bin kişi üzerinden hesaplanan koronavirüs bulaşma oranı ABD’de 2 bin 198, İspanya’daysa bin 602 olarak bildirilirken bu oranın Hong Kong’da yalnızca 68’de kalması, pek çok uzmana göre maske kullanımının başarısını gösteriyor. 

Dr. Tang’se Uzak Doğu’daki bu olgunun toplu taşıma kısmının altını çizdi: 

“Asya’da toplu taşımada çok tedbirli olma kültürü eskiden beri var, o yüzden Singapur ve Hong Kong’dakiler virüsten haberdar olur olmaz maske kullanımına geçti. 
Japonya’daysa metroda konuşmaya izin verilmiyor. Dünyanın en kalabalıklarından birisi Tokyo Metrosu olmasına rağmen maske taktıkları için güvende kalabildiler.”

Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği (UITP) Genel Sekreteri Muhammed Mezgani de şöyle konuştu:

“Pandeminin başında toplu taşıma damgalandı ve böylece tren istasyonları, trenler ve otobüsler erkenden dezenfekte edildi ve neredeyse her ülkede yüz maskesi zorunlu hale getirildi. 
Ulaşım sistemlerinde havalandırma daha iyi hale getirilince, ortamlar diğer küçük alanlardan çok daha güvenli oldu.”

Kovid-19’un genellikle konuşma, öksürme, hapşırma ve nefes vermeyle yayılan damlacıklarla geçmesi ve havada asılı kalan minik parçacıkların da hasta edebilmek için çoğunlukla daha fazla zamana ihtiyaç duyması, seyahat süresinin kısalığı düşünüldüğünde maskeyle yapılan, çok da kalabalık olmayan ve iyi havalandırmaya sahip toplu taşıma araçlarını güvenli kılıyor. 

Ancak uzmanlar yine de tedbirli olunmasını ve temasa dikkat edilmesini salık veriyor. 

NE OLMUŞTU?

Toplu taşıma araştırması: Trende 2,5 metre mesafeden koronavirüse yakalanma riski var

Bilim insanları, hastalığı taşıyan birinin yanına oturmanın virüsü size bulaştırma ihtimalini yüzde 3,5 olarak belirledi

İsrail’deki bir trende maske takan insanlar (AFP) / cafemedyam

Araştırmaya göre tren yolcuları, iki saatlik bir yolculukta hastalığı taşıyan birine iki buçuk metreden daha yakın oturmaları halinde koronavirüse yakalanabiliyor.

Bilim insanları ayrıca bir saatlik seyahatlerde bir metrenin üzerinde sosyal mesafenin güvenlik için gerekli olduğunu tespit etti.

Çin’deki yüksek hızlı tren hatlarını baz alan çalışma, Çin Bilimler Akademisi de dahil olmak üzere ülkedeki çeşitli örgütlerin iş birliğiyle yürütüldü.

Virüsün 19 Aralık’la 6 Mart arasındaki yayılımını kapsayan inceleme, hastalığı kapan birinin üç koltuk yanında ve 5 koltuk önünde veya arkasında bulunan yolcuların ortalama yüzde 0,32’sinin hastalığa yakalandığı sonucunu verdi.

Hastalığı taşıyan birinin yanındaki koltukta seyahat eden yolcular, yüzde 3,5’lik ihtimalle bulaş riskinin en yüksek olduğu kesim olarak belirlendi.

Aynı sırada oturanların bulaştırma oranı yüzde 1,5 olarak tespit edildi.

Araştırmanın başındaki Dr. Shengjie Lai şöyle dedi:

“Çalışmamız trenlerde Kovid-19 yayılım riskinin daha fazla olduğunu gösterse de, kişinin hastalık taşıyıcı bir kişiye göre koltuğunun konumunun ve seyahat süresinin hastalığın bulaşması açısından ciddi bir fark yaratabileceğini gösteriyor.
Bulgular, Kovid-19 salgını boyunca yolcu yoğunluğunu düşürmenin, kişisel hijyen önlemlerinin teşvikinin, yüz maskesi kullanımının ve muhtemelen araca binmeden önce ateş ölçümü yapılmasının önemine işaret ediyor.”

Southampton Üniversitesi’nin WorldPop projesi kapsamında yürütülen araştırma Clinical Infectious Diseases’de yayımlandı.

WorldPop yöneticisi ve öğretim üyesi Andy Tatem de şu ifadeleri kullandı:

“Çalışmamız,hastalık vakalarının ve yüksek hızlı trenlerde yakın çevrelerinde olanların epidemiyolojik olarak araştırılmasından elde edilen veriye dayanan ve Kovid-19’un toplu taşımada yayılmasına dair kişisel bazda riskin sayısal ölçümünü yapan ilk çalışma..


Bulaşma riskinin yalnızca hastalık taşıyıcısına mesafeyle değil, aynı zamanda bu kişinin yakınında bulunulan süreyle de ilgili olduğunu bize gösteriyor..


Bunun uluslararası düzeyde yetkilileri, yayılımı azaltmada virüse karşı korunma önlemlerini almak konusunda yardımı dokunacak şekilde bilgilendireceğini umuyoruz.”

Yüz maskesi takmak Birleşik Krallık’taki tüm toplu taşıma  araçlarında zorunlu.

Ulaştırma Bakanlığı’nın toplu taşıma kullananlara dönük yönergesi, yolculara 2 metre mesafeyi sağlayamadıkları durumlarda, “mümkün mertebe” 1 metrelik mesafeyi korumayı ve düzenli el yıkamayla mümkün olan en az yüzeye dokunma gibi “uygun önlemler” almayı salık veriyor.

BİYOLOJİ PROFESÖRÜ BROMAGE, KOVİD-19’UN EN HIZLI HANGİ MEKANLARDAN YAYILDIĞINI İLİŞKİN AÇIKLAMALARDA BULUNDU

ABD’li profesör:

“Virüs yüzde 90 oranında ev, iş yeri, toplu taşıma ve restoranlardan bulaşıyor”

Fotoğraf: AP / cafemedyam

ABD’de bulunan Dartmouth Üniversitesi Biyoloji Profesörü Prof. Erin Bromage, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) nasıl yayıldığını ilişkin yeni bilgiler paylaştı.

CNN International ile gerçekleştirilen röportajda önemli açıklamalar yapan Bromage, virüsün yüzde 90 oranında ev, iş yeri, toplu taşıma, toplanma alanları ve restoranlardan bulaştığını söyledi.

Bromage, Kovid-19’a yakalanmamak için bu mekanlardan uzak durulması çağrısı yaptı.

İçinde birçok kişiyi barındıran kapalı alanlarda virüsün bulaşma riskinin çok yüksek olduğunun altını çizen ABD’li profesör, dışarda kabalık ortamlardan hızla uzaklaşılması gerektiğini söyledi.

Bromage, koronavirüsün evde bulaşma oranının da yüksek olduğunu belirtirken, aile içinde bulaşma vakasına çok fazla rastlandığını kaydetti.

İş yerlerindeki yetersiz önlemlerden bahseden Bromage: “Birçok iş yerinde sosyal mesafe ve havalandırma konularına dikkat edilmiyor. Bu da virüsün yayılmasını tetikleyen etmenlerden biri” şeklinde konuştu.

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe, Washington Post

Derleyen: Yasin Sofuoğlu


Independent Türkçe, Sky News

Independent Türkçe için çeviren: Şafak Küçüksezer

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top