EKONOMİ

“TÜRKİYE, AB ÜLKELERİ İÇİNDE ASGARİ ÜCRETTE SONDAN ÜÇÜNCÜ SIRADA”

TÜİK verileri dikkate alınır ve asgari ücretin en az enflasyon kadar artacağı varsayılırsa, asgari ücret ortalama ücret gelirinin yaklaşık yüzde 90’ı düzeyine gelecek.

TÜRKİYE’DE ORTALAMA ÜCRETLER ‘ASGARİ ÜCRET’ SEVİYESİNE İNDİ

Son yıllarda ücretlerde yaşanan artışların düşük seviyelerde kalması, ortalama ücretleri asgari ücret seviyesine çekti

Türkiye’de genel ücretlere yapılan artışların düşük kalması, asgari ücrete yapılan artışların ardından ortalama ücretler ile asgari ücretin farkının azalmasına neden oldu.

2020 itibariyle bu fark daha da kapandı. Aralık ayında yapılacak asgari ücret artışıyla, TÜİK verileri dikkate alındığında daha yavaş artan ortalama ücrete daha da yaklaşacak. Bu durum, ülkedeki kişi başına gelirin en alt ücret seviyesine yaklaştığını, genel ücret seviyesinin düştüğünü gösteriyor.

TÜİK verileri dikkate alınır ve asgari ücretin en az enflasyon kadar artacağı varsayılırsa, asgari ücret ortalama ücret gelirinin yaklaşık yüzde 90’ı düzeyine gelecek.

Anket yoluyla yapılan TÜİK 2019 yılını kapsayan 2020 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na göre, 2019 yılında memurların da dahil olduğu, ücret ve maaş gelirleri, kişi başına yıllık 34 bin 286 TL ve bu tutara göre aylık 2 bin 853 TL olarak hesaplandı.

SGK’nın bildirimlerden hesapladığı günlük kazanç tutarı ise ortalamada 158,32 TL ve buna göre aylık kazanç ortalaması ise 4 bin 749,7 TL. Bu tutarın bekar ve evli olmayan bir kişi için hesaplanması halinde aylık net karşılığı ise 3 bin 285 TL düzeyinde gerçekleşiyor.

Asgari Geçim İndirimi adı altında uygulanan asgari ücretteki gelir vergisi indirimi nedeniyle 2020 yılında ele geçen net asgari ücretin ortalaması ise 2 bin 401,9 TL düzeyinde bulunuyor.

Asgari ücrete 2021 yılı için OVP tahmini olan yüzde 10,5 düzeyinde zam yapılması halinde, asgari ücret yine ortalamada 2 bin 654 TL’ye ulaşacak.

Böyle bir durumda asgari ücret, 2021 yılında yaklaşık olarak SGK verilerine göre aylık ortalama maaşın 80,79’u, 2019 yılı TÜİK hesaplamasının ise yüzde 93’ü seviyesine gelmiş olacak.

2020’de ortalama gelirin arttığını varsaysak dahi yüzde 90’ın üzerinde gerçekleşebilecek. DİSK tarafından 2019 için yapılan bir hesaplamada da yakınlaşmaya dikkat çekilmişti.

EMEKLİ MAAŞLARI DA ASGARİ ÜCRETE YAKALANDI

Ortalama emekli maaşları ile asgari ücret de yakınlaşmasını sürdürdü. SGK 2012 sonundan itibaren 4-A (ücretli çalışanlar) emeklilerinin ortalama maaşlarını yayımlamıyor. DİSK-AR tarafından emekli aylıklarına yönelik yapılan araştırmada, Ekim 2020 itibariyle 13,2 milyon emeklinin 7,9 milyonu-yüzde 60’ının asgari ücretten düşük aylık aldığı hesaplandı. DİSK-AR çalışmasına göre 2002-2015 arasında emekli aylıkları ortalaması asgari ücretin üzerindeydi. Bu oran 2019’un ilk döneminde yüzde 89,9 olarak gerçekleşti. 2020 sonu itibariyle emeklilerin ortalama maaşı, asgari ücretin yüzde 99,3’ü seviyesinde bulunuyor.

Türk-İş: Dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 517, yoksulluk sınırı 8 bin 198 TL

Öte yandan Türk-İş, dört kişilik ailenin açlık sınırını 2.517 TL, yoksulluk sınırını ise 8.198 TL olarak açıkladı.

Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının (mutfak masrafı) bir yıl öncesine göre 414 TL, temel ihtiyaçlar için yapması gereken toplam harcamanın ise 1.348 TL arttığına dikkat çekildi.

EVDEN ÇALIŞMA YAYGINLAŞIRSA ÇALIŞANLARIN ÜCRETLERİ DÜŞER Mİ?

Facebook’un kalıcı olarak evden çalıştırmayı düşündüğü çalışanlarının maaşlarını düşüreceği iddia edildi.

Uzmanlar ve işverenler:

‘Türkiye’de evden çalışma yaygınlaşmasa bile, önümüzdeki süreçte küçülme nedeniyle ücretlerde düşüş olabilir’ dedi

Koronavirüs salgını sürecinde pek çok şirket elamanlarını evden çalıştırma kararı aldı. Binlerce çalışanı olan Facebook’ta bu şirketlerden biri

ABD basınında çıkan haberlere göre Facebook, salgından sonra da evden çalışmayı personelinin yarısı için kalıcı hale getirmeyi planlıyor.

Facebook, evden çalışmaya devam edecek elemanlarının maaşlarını ise yaşadıkları yerlerdeki maliyetlere göre düşürmeye hazırlanıyor.

Koronavirüs süreciyle birlikte yaygınlaşan evden veya diğer adıyla uzaktan çalışmanın Türkiye’de salgından sonra da devam etmesi, hatta zaman içinde birçok meslek grubunda yaygınlaşması bekleniyor.

Gerek çalışanlar gerekse işveren açısından artıları ve eksileri olan evden çalışmada, çalışanlar açısından en merak edilen soru ise Facebook örneğinde olduğu gibi maaş indirimlerine gidilip gidilmeyeceği.

Bu soruyu Türkiye’deki uzmanlara ve işveren ve çalıyanlara sorduk.

Evden çalışma yaygınlaşmasa da salgın sonrası yaşanacak olası ekonomik daralmadan dolayı Türkiye’de maaşlarda genel anlamda bir düşüş yaşanabileceği iddia edildi.

İŞTE O GÖRÜŞLER…

“Uzaktan çalışmada maaşlarda bir düşüş olacaktır”

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren, meslek gruplarında yöneticilik de yapan iş insanı İlker Karataş, evden çalışmanın kalıcı hale gelmesi halinde ücretlerde düşüş olabileceğini iddia ederek, gerekçesini şöyle anlattı:

İlker Karataş / İşveren:

“İşverenler olarak çalışanlarımıza bazı imkanlar sunuyoruz. Yol ve yemek parası gibi.  Uzaktan çalışmanın başlamasıyla çalışanın bu giderleri olmayacağından en azından bu rakamlardan dolayı maaşlarda bir düşüş mutlaka olacaktır.”

“Ekonomik küçülme maaşlara da yansır”

Karataş, maaşlarda bir düşüş yaşanabileceğini iddia etti!

Önümüzdeki süreçte tüm dünyada salgın nedeniyle bir küçülme yaşanacağını söyleyen Karataş:

“Hepimiz bir takım kısıtlamalara gideceğiz. Dolayısıyla bu beraberinde tasarrufu getirecek. Bu bir kelebek etkisi. İstemesen de bu iş maaşlara yansır. Maliyetleri ne kadar düşürürsek lehimize olacak. Ama ne zamana kadar. Hayat normalleştikçe herkes para kazanmaya başladıkça bu ücretlere de yansır.”

“Evden çalışma, çalışanları birçok hak kaybına uğratacaktır”

Sendikal mücadelenin içinde yer alan Çetin, evden veya uzaktan çalışma modeline karşı olduklarını belirterek, gerekçelerini şöyle sıraladı:

Nebile Irmak Çetin / DİSK Genel İş Sendikası Şube Başkanı:

“Çünkü güvencesiz çalışma biçimi olmakla birlikte çalışanları birçok hak kaybına uğratacaktır. Düşük ücret, örgütsüzlük, hak arama mücadelesine karşı etkisizleştirmek, sigorta primlerinin eksik yatırılması, kıdem tazminatının ortadan kaldırılması, part-time çalışma modelinin yaygınlaşması, toplumsallaşmadan uzaklaştırılan izole edilen bireyselcilik ve bunlar gibi sayabileceğimiz bir çok örnekle birlikte çalışanların aleyhinde bir durumdur.”

“Her krizde maaşlar azalır”

Ekonomist Prof.Dr. Zeynep Ökten ise salgın nedeniyle genel olarak ücretlerin düşebileceğini iddia etti.

Prof.Dr. Zeynep Ökten / Ekonomist:

“Her krizde maaşlarda artış değil, azalış olur. Dışarıda ne kadar işsiz varsa içeride çalışanların üzerinde baskılama da o kadar artar ve alternatifi var diye maaşları o kadar azalır.  2008 krizinde düşen maaşlar yeni yeni toparlanmaya başlamışken şimdi de bu kriz geldi. Maaşlar daha uzun süre düşük kalır.”

“Bir sürü şirket salgını fırsatçılık olarak görmeye başladı”

Sözlerini sürdüren Ökten devamında şu iddiada bulundu:

“Bir sürü şirket salgını fırsatçılık olarak görmeye başladı. Tamamiyle çıkarcı bir şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Tamam batan şirketler var ama o diğerleri için onu ucuza kapatacakları bir ortam da yaratır. Her kriz şirketler açısından ücretlerin üzerine binen bir fırsat gibidir. Her krizde ücretler geride kalır. Krizler gelir dağılımı adaletsizliğini arttırarak ücretlilerin zararına çalışır.”

“Çalışanın rızası yoksa işveren uzaktan çalışmada ücret değişikliği yapamıyor”

Kurumsal şirketlere eğitim danışmanlığı yapan Duman’a göre uzaktan çalışmada işveren ve işçi arasındaki sorunları en aza indirmek için uzaktan çalışmanın kurallarının yazılı olarak belirlenmesi, uzaktan çalışma yönetmeliğinin oluşturulması gerekiyor.

Aksi takdirde izin, ücret, özlük hakları gibi konularda işveren ile bazı sorunlar yaşanabildiğini kaydeden Duman, sözlerini şöyle sürdürdü:

Canan Duman / Kurumsal Eğitmen – Yazar

“İş sözleşmesi yoksa işveren, uzaktan çalışmada işçinin ücretinde değişiklik yapamıyor, işçinin tüm hakları aynı kalıyor. Değişiklik için işçinin rızası önem kazanıyor. İşverenin yapacağı değişikliği de 6 iş gününde işçiye tebliğ etmesi gerekiyor. İşçinin rızasının olmaması durumunda işçinin haklarını koruyarak iş akdini feshetme imkânı bulunuyor. Ekonomik sebepler nedeniyle işveren ücretsiz izin verebiliyor ancak bunun için de çalışanın rızası ve yazılı onayı gerekiyor.”

“Evden çalışma için yasal düzenleme gerekiyor”

Evden çalışmanın kanunlarda ‘’esnek çalışma’’ ya da ‘’uzaktan çalışma’’ ismiyle bilindiğini belirten Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, gittikçe yaygınlaşacak olan bu uygulamanın olumlu özelliklerinin yanında, olumsuz sonuçlarının da ortaya çıkabileceğini belirterek şunları söyledi:

“Olumlu sonuçları daha da pekiştirerek işçi,işveren,devlet ve toplum menfaatini öne çıkaracak, tüm bu kişi ve kurumların olumsuz durumlarını ortadan kaldıracak yasal düzenlemeleri yaparak yeni çalışma modeline hazır hale gelmemiz gerekiyor. Tüm tarafları koruyan ve uyulmaması durumda tüm tarafların karşılaşacakları maddi yaptırımlar uyum sürecini hızlandırır.”

Evde çalışmanın ücretler üzerine olumsuz etkisi olmaz ama..

Evde çalışmanın ücretlerin üzerinde olumsuz etkisinin olmayacağını iddia eden Erdursun, buna karşın sözlerini şöyle tamamladı:

Özgür Erdursun / Sosyal Güvenlik Uzmanı:

“Tüm iş hayatında koronavirüs salgını sonrasında en önemli sorunun işsizlik olacağını ve işsizliğinde ücretleri düşüreceğini düşünüyorum.”

“TÜRKİYE, AB ÜLKELERİ İÇİNDE ASGARİ ÜCRETTE SONDAN ÜÇÜNCÜ SIRADA”

İki yıla yakındır süren ekonomik kriz ve krize bağlı olarak artan döviz kurları, Türkiye’yi AB üyesi ülkeleri arasında asgari ücret noktasında sürekli olarak geri bir seviyede tutmaktadır

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, asgari ücret ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 22 AB ülkesi içinde 20. sırada olduğunu belirtti.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un, “Mevcut brüt 2 bin 943 lira ve net 2 bin 324 lira asgari ücret AB üyesi ülkelere kıyasla çok iyi bir seviyede” açıklamasını anımsatan Ağbaba, “Çalışma Bakanı’nın iddia ettiği gibi Türkiye asgari ücret noktasında AB üyesi ülkeler arasında iyi bir konumda değil, sondan üçüncü sırada bulunuyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba:  


 “İki yıla yakındır süren ekonomik kriz ve krize bağlı olarak artan döviz kurları, Türkiye’yi AB üyesi ülkeleri arasında asgari ücret noktasında sürekli olarak geri bir seviyede tutmaktadır.” .

İLGİLİ HABER

Independent Türkçe, Dünya, İHA / Ali Kemal Erdem

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top