GENEL

MAHPUSLAR PANDEMİNİN BAŞLADIĞI GÜNDEN BUGÜNE YAŞADIKLARINI ANLATTI!

“Durumu acil olmayan ancak sağlık sorunları bulunan mahpuslar için revire sevkler arttırılmalı, hapishanelerde düzenli doktor bulunması sağlanmalıdır.”

MALTEPE AÇIK CEZAEVİ’NDE 50 KİŞİLİK COVİD-19 KARANTİNA ŞİMDİ İDDİASI

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi Maltepe Açık Cezaevi’ndeki Covid-19 karantina iddiasını Meclis gündemine taşıdı.

Hakverdi, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e sordu:

“İstanbul Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir bloktaki 250 mahkûmdan 50’sinin Covid-19 olduğu ve H Blok’ta karantinaya alındıkları bilgisi doğru mudur?”

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi:

“Cezaevlerinde yaşanan kapasite yetersizliği nedeni ile kalabalık koğuşlarda kalmak zorunda olan mahkumlar, yetersiz havalandırma, hijyen malzemesi eksikliği, yeteri kadar sağlık personelinin bulunmaması ve gerekli tedbirlerin alınmaması nedeni ile pandemi sürecinde büyük risk altında bulunmaktadır.”

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ AÇIKLADI: “CEZAEVLERİNDE VAHİM TABLO”

Açık cezaevlerinde koronavirüs izinleri gerekçesiyle mahkûm sayısının azalması nedeniyle mevcut mahkûmların günde 16-17 saat çalıştırıldığı; hasta mahkûmlar ile sağlıklı mahkûmların bir arada tutulduğu belirtildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, mahkûm ve yakınlarından çok sayıda telefon aldığını belirterek:

“Bu resmen angaryadır. Derhal bu uygulamadan vazgeçilmelidir” dedi.

POZİTİFLE AYNI YERDE

İlgezdi, Maltepe Açık Cezaevi’nde Covid-19 pozitif mahkûmlar ile sağlıklı mahkûmların aynı yerde tutulduklarını belirterek şunları dile getirdi:

“Yaklaşık bin mahkûmun 150 kadarı Covid-19 pozitif ve buna rağmen tüm mahkûmlar bir arada. Mahkûmların hastalar ile ayrı yerde kalma talepleri cezaevi yönetimi ve gardiyanlarca kabul edilmiyor. Hatta bazı mahkûmlara gardiyanların ‘grip gibi bu hastalık geçer’ dediği iddiaları gündeme geliyor.”

İlgezdi, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle de konuyu TBMM gündemine de taşıdı. 

TEMASLILARIN TEMASSIZ OLANLARLA AYNI ORTAMI KULLANDIKLARI BİLGİSİNE ULAŞTIK

Mahkumlar, avukatları ve mahkum yakınlarıyla yaptıkları görülmelerde Maltepe Açık Cezaevi’nde Covid-19 vakalarının endişe verici düzeye ulaştığının ortaya çıktığını belirten Hakverdi:

“Cezaevi idaresinden aldığımız bilgiye göre bugün itibariyle İstanbul Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda bin 447 mahkûm kalıyor. Mahkumlarla yaptığımız görüşmede ise bir blokta bulunan 250 mahkûmdan 50’sinin Covid-19 hastalığına yakalandığı ve H Blok’ta karantina altına alındığı, bu hastalarla temaslı olanların ise temassızlarla hala aynı ortamı kullandıkları bilgisine ulaştık. Tüm bu iddiaları Bakanlık tarafından araştırmalı, gerekli tedbirler ivedilikle alınmalıdır.”

Cezaevlerinde mahkumların pandemi sürecinde büyük risk altında olduğunu belirten Hakverdi’nin Adalet Bakanı Gül’den konuya ilişkin yanıt talep ettiği soruları ise şu şekilde sıralandı:

-1447 mahkûmun bulunduğu İstanbul Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir bloktaki 250 mahkumdan 50’sinin Covid-19 olduğu ve H Blok’ta karantinaya alındıkları bilgisi doğru mudur?

-Cezaevinde hastalığa yakalanan mahkumlarla temaslı olan mahkumların diğer mahkumlarla aynı ortamda bulunduğu doğru mudur?

-Kurumda kaç personel görev yapmaktadır? Bu personellerden kaçı bugüne kadar Covid-19 hastalığına yakalanmıştır?

-Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumunda kaç sağlık personeli görev yapmaktadır? Covid-19 hastalığına yakalanan mahkumlara nasıl bir tedavi uygulanmaktadır?

-Cezaevinde salgına dair alınan önlemler nelerdir? Son dönemde başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’de artan vakalar sonrası cezaevlerinde ek önlemler alınmış mıdır?

KORONA VİRÜSÜ: CEZAEVİNDE NELER YAŞANDI?

Korona virüsü pandemisinde en çok hak ihlalinin yaşandığı yerlerden biri cezaevleri oldu.

Sağlığa erişme, karantina koşulları, hijyen sorunu, haberleşme hakkı… Bu sorunlar cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinden sadece bazıları.

Bu sorunlara bir yenisi daha eklendi: Grip aşısına ücret dayatması.

BOLU CEZAEVİ’NDE TUTULAN MAHPUSLAR PANDEMİNİN BAŞLADIĞI GÜNDEN BUGÜNE YAŞADIKLARINI ANLATTI.

Korona virüsü salgınında en çok etkilenen yerlerden biri de cezaevleri oldu..

Birçok tutuklu ve hükümlü, aileleri aracılığıyla ya da sivil toplum kuruluşlarına yaşadıkları hak ihlallerini ileterek seslerinin duyulmasını ve çözüm üretilmesini istedi.

Mahkumların özellikle belirttiği hak ihlallerinden bazıları:

  • Koğuş kapasitelerinin çok üstünde mahkum barındırılması,
  • Sağlığa erişim haklarının ihlal edilmesi,
  • Cezaevlerinde hijyen sorunu ve
  • Ailelerle görüş kısıtlaması..

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Hüseyin Barsak, korona virüsünün başladığı tarihten bugüne kadar neler yaşadıklarını anlattı..

Yine Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mehmet Akpolat adlı başka bir mahpus da birçok kronik hastalığı bulunmasına rağmen kendisine grip aşısı yapılmadığını ve aşı yaptırmak için ücret dayatmasıyla karşılaştığını dile getirdi..

Ağırlaştırılmış Müebbet Alan Temsilcisi Ezgi Yusufoğlu, sorunları anlatırken, “Devlet temel hak ve özgürlükleri ihlal etmemek ve bu hak ve özgürlükleri korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür” ilkesini hatırlattı..

“GÖRÜŞ KISITLAMASI İHLALİ”

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Hüseyin Barsak, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne gönderdiği mektupta şu mesajları verdi:

– “Mart ayından son iki aya kadar kapalı açık görüşler kaldırıldı. Son iki aydır ayda bir kişi ve bir sefere mahsus, ikinci ayda ise bayram vesilesi ile iki kişi ve iki sefer kapalı görüş verilmesi dışında görüşler halen normale dönmedi..

– Mart ayından bu yana cezaevi içinde yapılan sohbet, spor, atölye… Tüm sosyal etkinlikler kaldırıldı. Haftada bir sefere mahsus telefon telefona çıkma dışında, içerde kapalı kalmaktayız. Oysa şu an personel normale dönmüş. Hepimizle temas içinde olmasına rağmen ortak sosyal aktivitelerin yapılmaması anlaşılır değil.”

“SAĞLIĞA ERİŞİM SORUNU: 14 GÜN KARANTİNA NEDEN KABUL EDİLMEDİ?”

Mahpusların bu süreçte yaşadığı sorunların başında sağlığa erişim hakkının engellendiği iddiası olmuştu.

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Hüseyin Barsak:

“İlk üç ay boyunca revire çıkarılmadık. Son iki aydır revir kısmen çalışmaya başladı. Fakat doktor haftada bir yarım öğün geldiği için ihtiyacı karşılayamıyor. Haftalarca revire çıkmak için beklemek durumunda kalıyoruz. Hatta bazen ayları buluyor. Bu sıkıntının giderilmesi için il sağlık müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’na fazladan doktor talebimizi defalarca iletmemize rağmen bu talebimiz karşılanmış değil. İlk üç ay boyunca tüm hastane sevkleri durduruldu. Acil ve ağır konula dahil…”

Pandemide mahpuslara hastaneye sevk etme işlemi için şart konuldu. Bu şartlardan biri de 14 gün tek başına bir hücrede kalmak. Ancak mahpuslar bu şartı kabul etmedikleri için hastanelere gitmeyi reddetti.

Peki mahpuslar neden bunu kabul etmedi?

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Hüseyin Barsak

“Karantina koşuları son derece ağır, hijyenik olmayan bir şekilde olması pek çok hastanın bunu göze alamaması, beraberinde hastaneye gitmekten imtina etmesine yol açmakta. Bu da objektif olarak sağlık sorunlarına yol açmakta.”

Yine cezaevlerinde en çok konuşulan konulardan biri de mahpusların maskelere ulaşamaması ve cezaevlerindeki hijyen sorunu oldu.

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Hüseyin Barsak:

“Pandemi boyunca ayda bir sıvı sabun ve çamaşır suyu dağıtıldı. Birkaç defa kronik rahatsızlığı olanlara maske ve eldiven dağıtıldı. Koğuşlar ayda bir dezenfekte edildi. Fakat birçok defa talep etmemize rağmen oda dışına çıkıldığında kimseye maske ve eldiven verilmedi. Bu durum hastanede de böyle devam etti. Bu ciddi bir tedbirsizlik olarak ortada duruyor. Üstelik cezaevinde virüs yayılmasına rağmen bu sorun devam ediyor.”

“YENİ İNFAZ YASASI HAKLARIMIZI ELİMİZDEN ALDI

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Hüseyin Barsak:

“Yeni infaz yasasından dolayı da birçok sorun yaşıyoruz..

  • Öncelikle infaz yasasından bizlerin yararlanamaması eşitlik ilkesine aykırı.
  • İnfaz yasasıyla birlikte dışarıyla tek iletişim kanalımız, bilgi alma hakkımız elimizden alındı. Yeni Yaşam gazetesine ulaşmamız engellendi.
  • Xwebun, Demokratik Modernite çok keyfi bir şekilde bize ulaştırılması engellenmekte.
  • Yeni infaz yasasıyla daha önce ihtiyaç olan her türlü giyim, kitap ‘hediye’ kavramı içine sıkıştırıldı.
  • Hediyeyi de iki ayda bir, dini bayram ve doğum günleri dışında almama yasası çıkartıldı. Örneğini bir çorap, iç çamaşır ihtiyacı olursa iki aylık süreyi veya doğum günümüzü beklememiz gerekiyor.”

“GRİP AŞISI İÇİN ÜCRET DAYATMASI”

Bolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Hüseyin Barsak:

“Aağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslar bu yaşanılan sorunların iki katını yaşıyor..

Kantinde satılan ürünler dışarda satılan fiyatından katbekat daha fazla..”

Haftalarca gündemde tartışılan grip aşısı sorunu cezaevlerinde de aynı şekilde yaşanmakta.

Yine Bolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Mehmet Akpolat adlı mahpus ise birçok kronik hastalığı bulunmasına rağmen aşı yaptıramadığını ve tüm girişimlerin sonuç bırakıldığını anlattı. Akpolat grip aşısı yapılmasıyla ilgili kendilerine ücret dayatması yapıldığını da aktardı..

ÇÖZÜM NASIL OLMALI?

Ağırlaştırılmış Müebbet Alan Temsilcisi Ezgi Yusufoğlu:

“Bu süreçte en önemli sorun mahpusların sağlığa erişim haklarının ihlal edilmesi ve hasta mahpusların tedavilerinin aksamasıdır. Mahpusların revir ve hastane sevklerinin zamanında yapılmaması, hastane sevki sonrasında karantinaya alındıkları hücrelerin günlük ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olması ve hijyenik olmaması, özellikle ağır hasta mahpusların bu hücrelerde kişisel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması tarafımıza en sık aktarılan sorunlardandır. Mahpusların karantina koşullarında iletişim araçlarından mahrum bırakılmaması, havalandırma sürelerinin artırılması, karantina hücrelerinin düzenli olarak dezenfekte edilmesi, mahpusların hijyen kitlerine ücretsiz ulaşımlarının sağlanması gerekmektedir. Devlet temel hak ve özgürlükleri ihlal etmemek ve bu hak ve özgürlükleri korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Anayasanın 56. Maddesinde herkesin sağlıklı yaşam hakkına sahip olduğu belirtilerek insanların hayatlarını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmelerini sağlamak devlete bir yükümlülük olarak yüklenmiştir.”

Öte yandan salgının başladığı günden bugüne kadar Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Çağdaş Hukukçular Derneği, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube İstanbul Diş Hekimleri Odası, İstanbul Ses Anadolu, Bakırköy, Şişli Şubeleri, İstanbul Tabip Odası, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Toplum Hukuk Araştırmaları Vakfı, Türkiye İnsan Hakları Vakfı gibi kurumlar ‘Covid-19 Salgınında Mahpusların Tedavi ve Sağlık Hakkı’ adlı bir açıklamaya ortak imza attı.

Bu bildiride ise şu ifadelere yer verildi:

– Durumu acil olmayan ancak sağlık sorunları bulunan mahpuslar için revire sevkler arttırılmalı, hapishanelerde düzenli doktor bulunması sağlanmalıdır.

– Bu sebeple 30.04.2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol’ün sağlık hizmet sunumunun Pandemi döneminde sürece uygun revize edilerek uygulamaya konulması gerekmektedir.

– Hastaneye sevkler sonrası 14 günlük karantinadan kaynaklanan sorunları azaltabilmek için ceza infaz kurumlarındaki sağlık personeli sayısının artırılması, Kampüs tipi ceza infaz kurumlarında yer alan hastanelerin kullanımının arttırılması, devlet veya araştırma hastanelerinde bulunan imkanlar bu hastanelere de sağlanması gerekmektedir. Sağlık Hizmetine erişimde mahpuslara maske, eldiven, tulum gibi koruyucu malzemeler verilerek mahpusların muayene ve tedavilerini daha steril koşullarda gerçekleştirmeleri sağlanmalıdır.

– Hastane dönüşlerinde uygulanan 14 günlük karantina koşulları iyileştirilmelidir. Karantina hücrelerinin sayısı arttırılarak çok kalabalık ortamlar oluşturulmamalıdır. Farklı hastanelere sevk olan mahpuslar, adliyelere sevk olan veya yeni tutuklanan mahpuslar ile aynı karantina hücrelerinde tutulmamalıdır. Karantina hücresine sürekli yeni kişiler getirilerek hali hazırda karantinada olan mahpusların karantina süreleri uzatılmamalıdır.

– Karantina hücrelerinde izolasyondan kaynaklı sorunları azaltabilmek için; mahpusların normalde kaldığı hücrelerde bulunan kişisel eşyalarını ve kitaplarını karantina hücrelerine getirebilmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca karantina hücrelerinde mahpusların günlük ihtiyaçlarını karşılayacakları ve sosyal faaliyetlerine devam ettirebilecekleri su ısıtıcı, semaver, radyo, televizyon gibi eşyalar bulundurulmalıdır. Karantina hücrelerinde kalan mahpuslara sabun, deterjan, dezenfektan gibi temizlik malzemeleri idare tarafından ücretsiz olarak verilmelidir. Karantina hücreleri idare tarafından düzenli aralıklarla dezenfekte ettirilmelidir. Karantina hücrelerinde kalan mahpuslar normal hücrelerde olduğu gibi havalandırmaya çıkabilmelidir. İzolasyonun mahpuslar üzerindeki etkisini azaltmak için karantinada olmayan mahpusların belirli saatlerde ortak havalandırmalarda bir araya getirilmelidir.

İLGİLİ HABER

Duvar / Hacı Bişkin

Cumhuriyet / Mahmut Lıcalı

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top