GENEL

“BİZİM ESAS BEKLEDİĞİMİZ DEPREM, BU DEĞİLDİR!”

Ege Denizi’nde Sisam Adası açıklarında gerçekleşerek İzmir’i vuran deprem…Enkaz kaldırma çalışmaları sürdükçe bilançonun büyüklüğü de gözler önüne serildi.

“İZMİR KÖRFEZİ’NİN KUZEY KESİMİ 332 SENEDİR ENERJİ BİRİKTİRİYOR!”

“İzmir’i vuran deprem… Bizim esas beklediğimiz deprem, bu değildir. Bu, 90 kilometre uzaklıktaki bir depremin etkileridir”

Ege Denizi’nde Sisam Adası açıklarında gerçekleşerek İzmir’i vuran deprem…Enkaz kaldırma çalışmaları sürdükçe bilançonun büyüklüğü de gözler önüne serildi.

Depremin merkez üssünün Bayraklı’ya 90 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen 50’yi aşkın binanın yıkılması, binlercesinin de hasar görmesi tartışılıyor. 

“DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ 6,9, AFAD DA GÜNCELLEDİ”

Sözlerine, depremin büyüklüğünün 6,6 değil 6,9 olduğunu belirterek başlayan Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi ve Türkiye Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Koçyiğit, uluslararası deprem istasyonlarının bu veriyi paylaşmasının ardından AFAD’ın da güncelleme yaptığını ifade etti. 

ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Koçyiğit:

“Bayraklı’daki binaların yıkılma nedenlerini üç ihtimale bağlıyorum..

İzmir’in Bayraklı İlçesi’nin yarısı ovada kalıyor ve zayıf zeminde bulunuyor. Öncelikle binaların yıkıldığı yerlerde zemin ile yapı arasındaki ilişkinin incelenmesi şart.”

“ZEMİN ÖZELLİĞİ PARSEL BAZINDA BİLE DEĞİŞEBİLİR, NEDEN BİR BİNA YIKILDI, DİĞERİ YIKILMADI DİYE BAKMAYALIM”

Prof. Dr. Ali Koçyiğit:9

“Bir bina yerle bir olurken, yanı başındakinin hasar almamasına ilişkin… 

Zemin özelliği parsel bazında bile değişebilir, neden bir bina yıkıldı, diğeri yıkılmadı diye bakmamak gerekli.”

İzmir deprem AA.jpg
Depremde en ağır yıkım yaşanan apartmanlar Rızabey, Doğanlar, Barış Sitesi, Karagöl, Yalçın ve Emrah Yılmaz Erbek Apartmanları olarak belirlendi

/ Fotoğraf: AA

“ÖNCELİKLE BAYRAKLI’DA ZEMİN İLE YAPI İLİŞKİSİ İNCELENMELİ”

Yerbilimci Koçyiğit, bir kez daha, yıkımların ana nedeninin zemine uygun bina yapılmaması olabileceğini vurguladı:

“Bayraklı’nın yarısı yamaçta yarısı ovada. Düz kesim, deprem açısından zayıf zemin, depremin etkisini büyüten zemin. Deprem dalgaları, o zeminden geçerken deprem hızı aniden düşer. Örneğin kaya zemindeki deprem dalgasının hızı sabit ya da sabite çok yakındır. Saniyede 5-7 kilometre arasında. Yer altı suyundan zengin zeminse, hız 200-300 metreye düşer. 10 katı azalma olur, o alan daha uzun süre sarsıntıya uğrar. O zeminde sabit yapı varsa, daha çok sarsılır ve yıkılır. Bayraklı’nın yapısının yarısı zayıf zemin. Yapı ile altındaki zeminin ilişkisine bakmak gerekli, aynı zeminde biri yıkılıyor, diğeri sağlam kalıyor.”

“DEPREM DALGASININ HAREKET YÖNÜ İLE GEÇTİĞİ ZEMİN ÜZERİNDE KURULU YAPILARIN, BU DALGALARIN KONUMUNA GÖRE OLMASI ÖNEMLİ”

Prof. Dr. Ali Koçyiğit:

“Türkiye’de etkin bir yapı denetim sistemi bulunmuyor..

Deprem dalgasının hareket yönü ile geçtiği zemin arasındaki ilişkinin yanı sıra yapıdaki malzemelerin incelenmesi de şart..

İkinci olasılık şudur; deprem dalgasının hareket yönü ile geçtiği zemin üzerinde kurulu yapıların, bu dalgaların konumuna göre olması önemlidir. Üçüncü olasılık ise yapıyla ilgili ve tamamen inşaat mühendislerinin alanıdır. Yapıdaki malzeme, üst yapı projesi ve temelin dizaynı, yapının kaldırma gücü gibi hesaplamalara bakılmalı. İzmir’deki depremde binaların yıkılmasının gerçek nedeni, bu üç ihtimal değerlendirilerek bulunacak.” 

“BU DEPREM BİZİM ESAS BEKLEDİĞİMİZ DEPREM DEĞİL, 90 KM UZAKLIKTAKİ DEPREMİN ETKİLERİ”

Prof. Dr. Ali Koçyiğit:

Yıkılan, ağır hasar alan yapılara bakıldığında depremde kırılmanın Sisam Adası’nın kuzeyinde gerçekleştiğini, yıkımın olduğu Bayraklı’nın ise merkezüssüne 90 km uzaklıkta olduğuna değinmeliyim..

Gölcük depreminde en çok etkilenen yerlerdendi Avcılar. O da uzaktı ama neden bu kadar etkilendi? İşte burada zemin ile yapı arasındaki ilişki devreye giriyor. Depremde çıkan enerji (dalgalar) , gök yönü kuzeydoğuya doğru oldu. Neden Seferihisar’da küçük de olsa tsunami oldu ama neden Seferihisar, Orhanlı gibi yerlerde yıkım olmadı? Çünkü buralarda 1992 ve 2003 senelerinde 6 ve 5,6 büyüklüğünde deprem oldu. Enerjisini boşalttı, daha önce atlattılar, enerji birimi yok orada, o yüzden yıkıntı Bayraklı kadar yüksek değil. Bu deprem bizim esas beklediğimiz deprem değildir.” 

Koçyiğit, cuma günü meydana gelen 6,9’luk sarsıntıda yaşananların ancak 90 kilometre uzaklıktaki bir depremin etkileri olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Ali Koçyiğit ODTÜ.jpg
Prof. Dr. Ali Koçyiğit / Fotoğraf: ODTÜ

Prof. Dr. Ali Koçyiğit:

“İzmir Körfezi’nin kuzey kesimi, kaplıca fayın geçtiği yer, 332 senedir enerji biriktiriyor..

9 yıl önce çıkarılan yasaya..Yapılması gereken kentsel dönüşümün bugünkü şekilde olmaması gerektiğini söylemeliyim.?

2011’de yasa çıkarıldı, Türkiye Deprem Stratejisi Eylem Planı. Oradaki raporlardan birinde, Türkiye genelinde depreme dayanıklı olmayan yapıların dönüştürülmesi ifadesi vardı. Ancak kentsel dönüşüm, bugün açıklandığı şekilde değildi. Kentsel dönüşüm, deprem tehlikesi taşıyan alanların dönüştürülmesidir, sadece binaların dönüşmesi değildir.”

“İMAR AFFINA KARŞIYIM, AFFEDİLECEK BİNA VAR, AFFEDİLMEYECEK OLAN VAR”

Prof. Dr. Ali Koçyiğit:

“Yapılması gereken her şeyin bilindiğini ancak hayata geçirilmediğini ifade etmek istiyorum..

Teoride her şey hazır ama pratikte sıfır..

Belediyelerde imar konusunda yeterli sayıda uzmanın bulunmadığını da biliyorum..

Genel anlamda imar affına karşıyım. Zayıf zemin üzerine yapılırsa, kullanılan malzeme hatalıysa, bu yapıların affedilmesi kabul edilebilir değil! Neyi affedebileceğimiz ile neyi affetmeyeceğimizi bilememiz gerekir. Affedilecek bina var, affedilmeyecek olan var. Belediyelerin bu konuda uzmanlarla donatılması gerekir, ama o da yok!”

İLGİLİ HABER

Independent/ Lale Elmacıoğlu

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top