EKONOMİ

ARAPLAR VE TÜRKİYE BOYKOTU!

“Ciddi bir boykot var gibi gözüküyor. Sosyal medyada bu konuyla ilgili ciddi paylaşımlar var. Türk ürünlerinin boykotu adıyla bir hashtag açılmış durumda. Birkaç gündür sürüyor, yoğun bir şekilde devam ediyor.”

‘SUUDİ LER ABD İLE İLİŞKİSİNİ KULLANIP ARAP BİRLİĞİ’Nİ DE TÜRKİYE BOYKOTUNA KATMAYA ÇALIŞIYORLAR, BAŞARI ŞANSLARI AZ’

boykotta İsrail’le normalleşme ve Türk mallarına alternatif bulmuş olmak etkili olabilir

İslam Özkan:

“Riyad ABD ile ilişkisine güvenip Arap Birliği’ni Türkiye’ye karşı boykota katmaya çalışıyor ama başarı şansı az.”

Gayriresmi olarak Türk mallarının satın alınmaması için son günlerde kendi ülkesinde boykot kampanyası yürüten Suudi Arabistan’a Türkiye’den ilk dolaylı yanıt Ticaret Bakanlığı’ndan geldi.

PETKİM’in BAŞVURUSU ÜZERİNE TİCARET BAKANLIĞI, POLİETİLEN İLE İLGİLİ OLARAK ARABİSTAN ALEYHİNE DAMPING SORUŞTURMASI BAŞLATTI.

PETKİM’in başvurusu üzerine harekete geçen Ticaret Bakanlığı, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi mevzuatı uyarınca Suudi Arabistan Krallığı menşeli “alçak yoğunluk polietilen” ile ilgili soruşturma açılmasına karar verdi. Arabistan’dan yapılan polietilen ithalatının 2017 yılından itibaren giderek yükseldiğini saptayan Bakanlık, bu nedenle yerli üretimin fiyatlarının sürekli düştüğünü bildirdi.

YERLİ ÜRETİCİYİ ZARARA UĞRATTI

Soruşturmaya başlanırken, bakanlığın ilgili kurulu “Başvuru aşamasında sunulan deliller ve ithalata ilişkin resmi istatistikler esas alınarak yapılan tespitler ışığında, dampingli olduğu iddia edilen ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde maddi zarara/zarar tehdidine yol açtığı değerlendirilmiştir” dedi.

İthalat Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü soruşturmada yerli üreticiler ve meslek kuruluşlarının 22 Kasım 2020 tarihine kadar konuyla ilgili görüşlerini iletebilecekleri bildirildi.

ARABİSTAN İLK KEZ SORUŞTURULUYOR

Ticaret Bakanlığı 2019’da tamamladığı soruşturmalar arasında Aribastan ile ilgili hiçbir karar bulunmuyor. Türkiye, 2019’da Almanya, Çin, Hindistan, Tayvan, Tayland, Endonezya, Güney Kore, Malezya, Pakistan ve Vietnam hakkında haksız rekabet ile ilgili kararlar aldı.  

ABD SORUŞTURMASI DA VAR

Ticaret Bakanlığı 2020 yılında da 43 ayrı soruşturma başlatırken bunların yine aynı ülkelerle ilgili olduğu görüldü. Sadece 14 Nisan’da Hırvatistan, 24 Haziran 2020’de ise ABD hakkında soruşturma açılmış olması da dikkat çekti.

ALÇAK YOĞUNLUKLU POLİETİLEN NEDİR?

Alçak yoğunluklu polietilen (LDPE,  Low-density polyethylene) petrol kökenli bir termoplastiktir. Tümüyle esnek yarısaydam ya da opak olan ve neredeyse kırılmayan bu malzeme, poşet, sera örtüsü, mutfak eşyası ve oyuncak imalatında kullanılıyor. 

SUUDİ ARABİSTAN KRALLIĞININ, TÜRKİYE’YE YÖNELİK GENİŞ ÇAPLI BOYKOT KAMPANYASI TARTIŞILIYOR.

Suudi devleti boykotu resmi olarak ilan etmemişken, Suudi kamuoyunda boykot hareketi sosyal medya eşliğinde dalga dalga yayılıyor. Riyad’ın Türkiye ve Türk mallarına yönelik boykotuna Arap dünyasını da katmaya çalıştığı değerlendirmeleri öne çıkıyor.

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Başkanı Aclan Al Aclan, ekim başında yaptığı boykot çağrısını tekrarlarken, Suudi ülkede bulunan Türk şirketlerini boykot etmelerini istedi.

Gelişmeleri Arap kaynaklarını yakından takip eden gazeteci İslam Özkan ile konuştuk.

‘RİYAD ABD İLE İLİŞKİLERİNİ VE ARAP BİRLİĞİ ÜZERİNDE HEGEMONYASINI KULLANARAK BOYKOTU YAYMAYA ÇALIŞIYOR’

İslam Özkan:

“Suudi Arabistan ABD ile ilişkilerini ve Arap Birliği üzerindeki hegemonyasını kullanarak Türkiye’ye yönelik boykot meselesini yaymaya çalışıyor. Riyad’ın Arap ülkelerini yanına alması halinde Ankara’ya güçlü bir darbe indireceğini düşünüyorum..

Fas, Tunus ve Mısır gibi ülkelerin telaffuz edildiğini belirtmeliyim.. Özellikle İhvan nedeniyle daha önce Mısır’da Türkiye’ye karşı hareketlenme yaşanmış olsa bile şu anda Türk mallarının alternatifi görülmediği için resmi bir ambargo söz konusu değil ve Suudi girişimi propaganda düzeyinde kalıyor”

Suudi Arabistan

İslam Özkan:

“Ciddi bir boykot var gibi gözüküyor. Sosyal medyada bu konuyla ilgili ciddi paylaşımlar var. Türk ürünlerinin boykotu adıyla bir hashtag açılmış durumda. Birkaç gündür sürüyor, yoğun bir şekilde devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde tt de olmuş. Şu anda Suudi Arabistan’da en çok konuşulan konulardan biri bu. Ama tüm Arap dünyasına yayıldığını söylememiz için henüz erken..

Fas’ta bu konuyla ilgili gelişmeler var. Suudi Arabistan tabii ki BAE ile birlikte ekonomik nüfuzunu, para gücünü, Amerika ile olan ilişkilerini, Arap Birliği üzerindeki hegemonyasını kullanarak Arap dünyasında büyük bir etki yaratmaya çalışıyor ve bütün ülkeleri yanına alma arzusunda.. Türkiye’ye karşı diğer Arap ülkelerini de yanına alırsa daha güçlü bir darbe indirebileceğini düşünüyor..

Sosyal medyadaki paylaşımlarda sanki Mısır da bu işin içine girmiş gibi görünüyor. Mısır da henüz böyle bir ambargo resmi olarak ya da gayrı resmi olarak uygulama durumu yok. Rabia olaylarından sonra Mısır’daki askeri darbenin hemen ardından Müslüman Kardeşler’e yönelik imha operasyonunun ardından Türkiye ile ilişkiler gerilmişti. O dönemde de gündeme geldi aslında. Boykot uygulasak mı şeklinde. Fakat ekonomik olarak bunun çok fazla getirisinin olmayacağı, Mısır ekonomisinin zarar göreceği düşünüldü ki Mısır en çok Türkiye’den ev aletleri ithal ediyordu o dönemde. Türkiye’den hem belli bir kalitede hem de belli bir ucuzlukta alıyordu. Diyelim ki Avrupa Birliği’nden ithal ettiğinin dörtte bir fiyatına ama kalite olarak o kaliteye yakın ya da yarı kalitede bir ürün ithal ediyordu. Türkiye’den başka bir ülkeden ithalat yapmanın aslında çok da anlamlı olmadığını söyleyerek vazgeçmişlerdi o dönemde. O yüzden Suudi Arabistan’ın söylediği propaganda düzeyinde kalıyor.”

‘SALMAN’A DİL UZATTI BU HALE GELDİ ALGISI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR’

Özkan, Suudilerin boykot hamlesinde Arapçada ‘dijital sinek’ diye anılan sosyal medya trollerinin etkili olarak kullanıldığını belirtirken, yanı sıra medyanın da öncü rol oynadığını aktardı.

Kraliyete yakın Ukaz gazetesi dahil olmak üzere Suudi medyasındaki makalelerden örnek veren Özkan, Türkiye’deki ekonomik krizde Riyad’la ters düşme ve Suudi boykotunun rol oynadığı gibi bir algı yaratılmaya çalışıldığı görüşünü dile getirdi..

İslam Özkan:

“Ukaz diye bir gazete var Suudi Arabistan’da çıkan ve kraliyet ailesine çok yakın. Tam bir propaganda aygıtı olarak çalışan bir gazete. Türkiye’de de yasak. İki yazı gördüm burada, bir tanesinin yazarı Halit Süleyman. Türk ürünlerinin boykot edilmesiyle ilgili bir makale yazmış. Türk Lirası’nın serbest düşüşü başlıklı yazıyı yazan kişi de Ali Muhammed el Hazimi. Şöyle bir algı yaratmaya çalışıyorlar boykotla beraber. ‘Son dönemde doların aşırı değerlenmesi, Türk Lirası’nın düşüşü ve yoğun değer kaybetmesi aslında bizim sayemizde oldu’ gibi aslında doğrudan olmasa da ima yoluyla ‘Erdoğan bizimle aramızı bozdu, bu hale geldi. Suudi Arabistan’la ilişkilerine özen göstermedi, bu hale geldi. ‘Kral Selman’a dil uzattı, bu hale geldi’ gibi bir algı yaratmaya çalışıyor..

Suudi Arabistan’da trollere elektronik/dijital sinek diyorlar. Suudi Arabistan troller ordusunu en iyi tanzim eden ülkelerden bir tanesi. Özellikle muhalifler, İhvan üzerinde yoğun bir baskı aracı olarak kullanan ülkelerden bir tanesi. Böyle bir baskı havası diğer trol olmayan normal insanları da etkileme amaçlı kullanılıyor. Buradaki tüm amaç yeni kralın, ondan daha etkili olan Muhammed Bin Salman’ın iradesine boyun eğdirmek. İşin enteresan tarafı sadece Türk ürünleri değil, aynı zamanda Suudi Arabistan’da işletme, dükkan, lokanta çalıştıran birçok Türk var, onların da boykot edilmesi çağrıları var..

Bir Suudinin Twitter mesajına bakıyorum şu an, Türk lokantaları, tatlı satan Türk dükkanları, Türk berberler, mobilya mağazaları demiş, en sonuna da ithal edilen tüm Türk malları diye etiketlemiş. Dolayısıyla Suudi Arabistan’da bulunup da belki Türk malı satmıyor, Suudi Arabistan malı satıyor veya Türk ürünü satsa bile Suudi Arabistan’da ithal edilen orada bulunan ürünlerden yapılan tatlılar, yemekler onları dahi eğer Türk vatandaşının sahip olduğu bir yerde satılıyorsa, onların da boykot edilmesi çağrısında bulunuyor.”

HACCI ETKİLEMEZ AMA UMRE KISMEN ETKİLENEBİLİR

Özkan’a göre boykot kampanyasından hac etkilenmez ancak umre kısmen etkilenebilir.

Özkan, Suudi Arabistan ile daha büyük krizler yaşayan İran için bile haccın bir sorun teşkil etmediğini dile getirdi.

İslam Özkan:

“Haccı etkileyeceğini zannetmiyorum. Çünkü geçmişte İran ile Türkiye ile yaşadığından çok daha büyük krizler yaşandı. Kabe olayları oldu, İranlı hacılar 1987’de öldürüldü. Çok yakın zamanda yoğun krizler yaşadılar. Bu hac işi biraz daha farklı, belli kotalar var. Onları tanımak durumunda, o anlamda bir durum yok. Ama Umre belki kısmen etkilenebilir. Onun da çok etkileneceğini zannetmiyorum.”

“SUUDİ VATANDAŞLARINA BASKIYLA TÜRKİYE’DE ALDIKLARI MÜLKLERİ SATTIRABİLECEKLERİNDEN EMİN DEĞİLİM”

Özkan, Suudi vatandaşlarının Türkiye’den daha önce almış oldukları  gayrımenkullerin bir sorun olacağını düşünmezken, boykotun bundan sonrası için yansımalarının olabileceği görüşünde..

Ancak Arap dünyasındaki otoriterleşme ve Suudi Arabistan rejiminin güçlü prensleri bile cezalandırabilen karakterine atıf yapan Özkan, ülke dışında Türkiye yahut dünyanın başka bölgelerinde mülk edinen Suudi vatandaşlarının kendilerini garantiye almaya çalışmalarının engellenmesinin de zor olduğunu dile getirdi:

İslam Özkan:

“Suudi vatandaşlarının Türkiye’den aldığı gayrimenkuller meselesinde şöyle bir düşüncem var. Bundan sonraki alımlarla ilgili olarak bir baskı ya da yaptırım söz konusu olabilir. Şu ana kadar Türkiye’den alım yapan Suudi Arabistanlı vatandaşların ellerindekileri satması yönünde bir baskı ya da buna bir yaptırım uygulama biraz sıkıntılı ya da mantıksız olabilir. Bunun birçok nedeni var ama en temellerinden bir tanesi şu. Arap dünyasında çok ciddi bir otoriterleşme sorunu var, yarın ne olacağı belli değil. En önemlisi hukukun üstünlüğü sorunu var. Tüm dünyada var belki ama bu ülkelerde çok daha yoğun..

Suudi Arabistan’ın bir anayasası yok, özel mülkiyeti korumaya ilişkin herhangi bir şey yok. Kralın bir emriyle herhangi bir özel mülkiyete rahatlıkla el konulabilir. 2017’de Prens el Velid bin Talal başta olmak üzere ki kendisi Twitter ortaklarından biri, birçok prens falakaya yatırılmıştı. Otelin bir yanı ‘işkencehaneye’ dönüştürülmüştü. Prensler, Suudi Arabistan’ın içinden geçmekte olduğu ekonomik krizi atlatmak için yardımda bulunmaya zorlanmışlardı..

Genel olarak bakıldığında Suudi Arabistan vatandaşlarının bir kısmı kendilerini güvencede hissetmiyorlar. Dolayısıyla Avrupa ya da dışarıdan baktıklarında demokratik gördükleri Türkiye gibi bazı ülkelere yatırımlarda bulunuyorlar ki yarın bir gün ülkelerinde bir darbe olduğunda ya da ani bir siyasi değişim olduğunda ya da kendilerine yönelik hiç umulmadık gayrihukuki bir şey olduğunda anında başka bir ülkeye geçebilsin. Onları ihtiyati bir şey olarak elinde tutuyor Suudi Arabistan vatandaşları. O yüzden bunları satmaları yönündeki baskılar çok etkili olabilir mi ondan çok emin değilim. Bir de kimin ne aldığını çok fazla bilemeyebilirler. Suudi Arabistan bir istihbarat devleti olabilir ama bir yere kadar vatandaşlarını takip edebilir. Zaten çoğu da önlemini almış durumda. Farklı ülkelerdeki tanıdıkları üzerinde bu daireleri aldıkları için bundan önceki satışı yapılmış dairelere yönelik herhangi bir şey yapabileceklerini düşünmüyorum. Ama bundan sonraki daire satışlarını engeller. Zaten Kaşıkçı cinayetinden bu yana zaten çok ciddi anlamda Suudi Arabistan’dan alım yapılmıyor.”

“KRALİYETTEN RESMİ AÇIKLAMA GELMEDİĞİ SÜRECE ANKARA RESMİ AÇIKLAMA YAPMAYACAK”

Ankara’nın Suudi boykotu girişimine karşı şu ana dek sessiz kaldığını belirten Özkan, Suudi Ticaret Odası Başkanı’nın açıklamasının ‘resmi yetkili’ olarak sayılmadığını söyledi.

Özkan, kraliyet yetkilileri yahut bakanlar açıklama yapmadığı müddetçe Ankara’nın resmi açıklama yapmayacağı görüşünü dile getirdi.

Özkan’a göre, Riyad zaten Dünya Ticaret Örgütü’nden (DTÖ) ceza almamak için boykot kararını henüz resmi makamlara taşımayacak:

İslam Özkan:

“Ankara bu konuyla ilgili şu ana kadar sessiz kaldı. Ama önümüzdeki günlerde açıklama yapabilirler. Çünkü aslında Suudi yetkililerden de şu ana kadar bir açıklama yok. Riyad Ticaret Odası Başkanı Al Ajlan’ın yaptığı açıklama var, bir resmi yetkili sayılmaz. Bugün itibariyle herhangi bir görevi olmayan prenslerden biri Abdurrahman bin Musaid bin Abdülaziz el-Suud açıklama yaptı, onun da resmi bir görevi yok. Veliaht Salman bin Abdülaziz’den ya da babasından ya da bir ticaret, maliye, ekonomiden sorumlu bakandan herhangi bir açıklama gelmiş değil. Benim anladığım kadarıyla Suudi Arabistan resmi bir ağızdan açıklama yapmadığı sürece Türkiye’den de resmi bir açıklama gelmeyecek. Zaten örtülü bir süreç. Bu resmi bir boykot değil sadece kağıt imzalatılıyor ya da psikolojik baskı uygulanıyor. Sosyal medya üzerinden hashtag’ler açılıyor ya da gazetelerde yayımlanıyor. Dünya Ticaret Örgütü’nden ceza almamak için ve bunun başka sıkıntıları da olacağı için Suudi Arabistan doğrudan böyle bir kampanya başlatmış değil. Zaten bu kampanya yeni değil. Şu anda çok daha vurucu bir hamle ya da gerçekten Türkiye’ye olan şeyleri bitirmek için yapılmış bir kampanya var ortada. Ama bundan önce başlatılmış bir süreç var zaten. Bu sık sık gündeme geldi. Yine sosyal medyada hashtag’ler açıldı. Bu boyuta belki hiç gelmemişti.”

TÜRKİYE’NİN ARAP DÜNYASINA MÜDAHALELERİ RAHATSIZLIK YARATTI, KAŞIKÇI VAKASINDAN BERİ DURUM GERGİNDİ, BİR CEVAP VERİLMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORLAR

Türkiye’nin Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’deki askeri girişimlerinin Suudileri rahatsız ettiğini, Cemal Kaşıkçı cinayetiyle de ilişkilerin son derece gerildiğini anımsatan Özkan, Riyad’da artık söz düellosundan daha büyük bir kapışmaya yönelik evrilme olduğu ve Ankara’ya cevap verilmesi görüşünün gündemde olduğunu aktardı:

İthalat-İhracat-Ticaret

TÜRKİYE’NİN ALTERNATİFİNİ İSRAİL MALLARINDA BULACAK…

İslam Özkan:

“Çeşitli açıklamalar var. Bir açıklamaya göre Türk ürünlerinin alternatifi yoktu. Mutlaka alternatifi vardı ama o fiyat ve kalitede alternatifi yoktu. Başka yerden de bunu temin etme durumu söz konusu değildi. Ama BAE ve Bahreyn, İsrail ile normalleşmeyi sağladıktan sonra İsrail ürünlerinin Bahreyn üzerinden Suudi Arabistan’a girme olasılığı var..

Dolayısıyla Türkiye’nin alternatifini İsrail mallarında bulacak deniyor..

Artık krizin doruğa çıktığı, yani 2017’den itibaren başlayan bir süreç var..

Bu Katar’a yönelik boykotla başlayan bir süreç. Daha sonra Kaşıkçı olayıyla yavaş yavaş bir ivme, şu anda pik yapmış durumda..

Mısır ve Türkiye’den rahatsız olan başka Arap ülkeleri de baskı yapıyor göründüğü kadarıyla..

İşin içinde İsrail de var. Doğu Akdeniz meselesinden dolayı Mısır ve İsrail’i rahatsızlığını buna ekleyebiliriz. Bir de Libya’da Türkiye’nin doğrudan askeri müdahale içerisinde olması da buna eklenirse, muhtemelen Suudileri kızdırmış olan hususlar ya da harekete geçirme noktasında ivme kazandıran konular bunlar diye yorumlar yapılıyor..

Türkiye’nin özellikle son 4-5 sene içerisinde Suriye’den itibaren Libya ve Doğu Akdeniz’de ortaya koyduğu tutum nedeniyle onlar tarafından tırmandırıcı bir şey olarak algılanıyor. Dolayısıyla işin artık karşılıklı söz düellosundan fiili bir çatışmaya doğru evrildiğine dair bir inanç var. Buna bir cevap verilmesi gerektiğini düşünüyorlar kendilerince ve Türkiye’ye karşı böyle bir hamle başlatmış durumdalar. Önümüzdeki süreçler daha da kontrolden çıkarsa, belki bunun resmi bir boykota dönüşmesi de mümkün.”

“ARAP DÜNYASINDA BOYKOTUN KARŞILIĞI OLMASI ZOR AMA İSRAİL İLE NORMALLEŞME TÜRK MALLARINA ALTERNATİF YARATABİLİR”

Özkan, boykot girişiminin bütün bir Arap dünyasında karşılığının olacağını düşünmüyor..

Ancak Özkan’a göre özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn’in İsrail ile normalleşme anlaşmaları Türk mallarına alternatif yaratabilir:

İsmail Özkan:

“Sosyal medyadaki Suudi trollere sorsanız, bütün Arap dünyasının Türkiye’yi boykot etmeye başladığını söyleyecekler. Şu aşamada bu çok doğru değil. Mısır bile henüz boykot etmeye başlamış değil. Tunus’u, Fas’ı dahil ediyorlar. Fas’taki durum biraz şöyle. Fas’ta 1200 Türk ürününe vergi artışı uygulanmış vaziyette. Tam bilmiyorum Fas’ta yüzde 23’ten 27’ye, yüzde 4’lük bir artış var. Özellikle hazır giyim, konfeksiyon ihracatı fazla yapılıyor. Fas’ta ciddi anlamda Türk ürünlerinin satışını engelleme ya da düşürme gibi bir şeyi olacak mı ondan emin değilim. Rekabet koşullarına bakmak lazım. Mutlaka Türk ürünlerinin rakipleri de vardır. Sadece Türkiye’ye uygulanacak. Bu Türkiye açısından çok büyük dezavantaj. Ama bu kadarlık bir artışın bütünüyle ticareti engelleyeceğini düşünmüyorum. Sanki bana çok gerçekçi gelmiyor. Bir neden daha var gerçekçi gelmeyen. Fas’ta Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda. Koalisyon ortakları var, muhtemelen Türk ürünleriyle ilgili açıklamayı yapan Fas Adalet ve Kalkınma Partisi’nden değil. Başka bir partiden dahi olsa iktidarın büyük ortağı FAS AKP’si. İhvan’ın bir kolu olan FAS AKP’si Türkiye ile en iyi ilişkilere sahip olan ülkelerdeki siyasi partilerden biridir. Şu anda Başbakan Saadeddin Osmani daha düne kadar Türkiye’de yaşayan bir insandı. Burada dersler veriyordu, konferanslar veriyordu siyaset bilimi üzerine. Faslı diğer AKP’li yetkililer Türkiye’ye çok sık geliyorlar. Bu kadar içli dışlı oldukları bir ülkeye karşı seyirci kalırlar mı böyle bir olaya, çok zannetmiyorum. Ama biraz bir şey var gibi. Bir de denk de gelmiş olabilir. Faslı Bakan yaptığı açıklamada 1 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediyor Türkiye ile yaptığı ticaret anlaşmasından dolayı. Fas aleyhine bir cari açık dengesi ya da ithalat-ihracat açığından bahsediyorlar. Bunun ticari yollardan giderilmeyip de vergi ya da başka şeyler üzerinden giderme yönünde alınan kararlar tamamen tesadüf de olabilir. Bu döneme denk gelmiş olabilir. Çünkü boykot kararı her zaman konuşuluyor. Dolayısıyla şu an için en azından tüm Arap dünyasında böyle boykot olması söz konusu değil. Arap Birliği üzerindeki nüfuzunu kullanarak Suudi Arabistan yönetimi bütün Arapları işin içerisine katmaya çalışıyor.”

TÜRKİYE’Yİ BOYKOT HER SUUDİ TÜCCARIN SORUMLULUĞUDUR “

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Başkanı:

“Türk hükümetinin hükümetimize, ülkemize ve vatandaşlarımıza yönelik süregelen saldırgan tutumu nedeniyle Türkiye’ye dair, ithalat, yatırım ya da turizm olsun her şeye boykot uygulamak her Suudi tüccar ya da tüketicinin sorumluluğudur.”

Bazı Suudi ve Türk tüccarlar bir yıldan uzun süredir Türkiye’den ithal ürünlere gayri resmi boykot uygulandığını ifade ediyorlardı.

Suudi Arabistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler son zamanlarda dış politika ve İslamcı gruplara yönelik tutum nedeniyle gerildi. Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2018 yılında Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğu’nda öldürülmesi gerilimi tırmandırmıştı.

SUUDİ PRENS TÜRK KAHVESİ İÇMEYİ REDDETTİ

Riyad Valisi ve Suudi Meclisi Üyesi Prens Faysal bin Bandar El Saud, kendisine verilen kahvenin Türk kahvesi olduğunu öğrenince içmeyi reddetti.

Suudi Prens Abdullah Bin Sultan El Saud’un Twitter hesabında paylaştığı videoda Faysal bin Bandar, arabasındayken kendisine ikram edilen kahvenin Türkiye’den geldiğini duyunca içmeyi reddediyor.

Videoyu paylaşan Abdullah Bin Sultan El Saud:

“Ben, bir Suudi vatandaşı olarak, Türkiye’de yapılan herhangi bir ürünü, hatta sadece Türkiye gümrüklerinden geçmiş bile olsa boykot edeceğimi duyuruyorum, ta ki (Türkiye) bizimle ilgili politikasını değiştirene kadar… Ne bizim ne de hükümetimizim onların ürünlerine ihtiyacı var.”

Videonun yayılmasının ardından bazı sosyal medya kullanıcıları Prens’i tiye aldı ve Türkiye yerine asıl ABD için boykot çağrısı yapması gerektiğini savundu.

Kullanıcılar, ABD Başkanı Donlad Trump’ın Riyad’a yönelik “Bizim desteğimiz olmadan iki hafta bile orada duramazsınız’” sözlerini hatırlattı.

BOYKOT KRİZİ HANGİ TARAFI DAHA ÇOK ETKİLER?

Türk ve Suudi uzmanlar yorumladı:

Riyad’ın Türk mallarını boykot çağrıları, iki ülkeyi yeniden büyük bir krizin eşiğine getirdi.

Peki, Suudi Arabistan’ın söz konusu adımları, ikili ticari ilişkileri nasıl ve ne boyutta etkiler? Hangi taraf söz konusu gerilimden daha fazla zarar görür?

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim hızla tırmanmaya devam ediyor.

Söz konusu gerilimin son kilometre taşı Suudi yetkililerin, Türk mallarına yönelik boykot çağrıları oldu. 

Riyad’ın bir süredir Türk ürünlerine dönük sürdüğü fiili ve kısmi ambargoSuudi Arabistan Ticaret Odaları Başkanı Aclan el-Aclan’ın “Türkiye’ye dair, ithalat, yatırım ya da turizm olsun her şeye boykot uygulamak her Suudlu tüccar ve tüketicinin sorumluluğudur” sözleriyle farklı bir boyut kazandı.

Aclan’ın bu açıklamasını, Suudi Prens Abdulrahman Bin Musa’ad Al Saud’un Türkiye’den ihraç edilen ürünlere boykot çağrısı takip etti. 

BOYKOT ÇAĞRILARI NEDEN DEĞİL SONUÇ!

Riyad’dan gelen bu açıklamalar, Türkiye’nin 3 milyar dolardan fazla ihracat yaptığı ve toplam 5 milyar doların üzerinde karşılıklı ticareti olan ülkeyle yaşadığı krizin nedeni değil, sonucu niteliğinde. 

Bir süredir bölgesel politikaları sebebiyle karşı karşıya gelmenin eşiğinde olan iki ülke arasındaki gerilim, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda katledilmesiyle had safhaya varmıştı.

Bugün gelinen noktada ise Türkiye, 1 yılda yarım milyonun üzerinde ziyaretçisini ağırladığı Suudi Arabistan’la yeni bir kopuşun eşiğinde. 

TÜRK MESLEK KURULUŞLARI ENDİŞELİ

Riyad’ın bu tepkisinin Türkiye’de de yansımaları oldu.

Türk ekonomisinin önde gelen sivil toplum ve meslek kuruluşları Suudi yetkilileri, ticari ve ekonomik ilişkilerdeki sorunları çözmek için adım atmaya davet etti. 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) dahil pek çok kuruluşun ortak açıklamasında el-Aclan’ın açıklamasından dolayı hayal kırıklığına uğradıklarını ifade edilerek:

 “Bu konu ikili ekonomik ilişkilerin boyutunu da aşarak küresel tedarik zincirleri açısından da sorun haline gelmiştir” denildi.

“BOYKOT ÇAĞRILARININ HİÇ BİR TARAFA FAYDASI YOK”

Peki, Suudi Arabistan’ın Türk mallarına boykot çağrısı ikili ticari ilişkileri nasıl ve ne boyutta etkilenir?

Hangi taraf söz konusu gerilimden daha fazla zarar görür?

Türk ve Suudi ekonomi uzmanları değerlendirdi. Suudi ekonomi analisti Tameem Jad’a göre, bu çıkışın hiç bir tarafa faydası yok:

Uzman:

“Ne yazık ki Erdoğan döneminde Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler bir parça kötüleşti, bunu itiraf etmek gerekir. Suudi hükümeti, birçok işadamı ve politikacının girişimiyle bu konuyu ihtiyatlı bir şekilde düşünecek, bunun yanı sıra elbette ki her Türkiye vatandaşının Erdoğan hükümetinin politikasını desteklemediğini anlıyoruz. Suudi Arabistan pazarında gıdadan tıbbi cihazlara pek çok Türk menşeli ürün bulunuyor. Devletler arasındaki ticaret son derece yoğun bir şekilde sürüyor..

Bunun da ötesinde Türkiye’de oldukça fazla Suudi turist var, kapsamlı bir ticaret savaşı çıkarsa, bu kişilerin sayısı önemli ölçüde azalacak. Dolayısıyla ticaret savaşının aslında hiç kimseye yararı olmaz. Ancak Türkiye’ye fiilen Suudi menşeli ürünler tedarik edilmiyor. Bu nedenle ticari ilişkilerin kesilmesinin Suudi ekonomisini sert bir şekilde vuracağından emin değilim. Ancak tekrar edeyim ki bu, herhangi bir fayda da sağlamaz.”

Ekonomi uzmanı Apuhan:

“Türkiye, bu tutuma karşılık vermeli..

Türkiye, Suudi Arabistan’ın bu tutumuna karşı ayniyle cevap vermeli ve gerek ticari gerek diplomatik alanda Suudi Arabistan’ı sıkıştırmalı. Sonuç itibariyle ülkemizde bir gazeteciyi öldürttüler ve zaten bu ayıbı Türk topraklarında işleyerek aslında bize karşı da bir komplo kurmuş oldular” diyor.  

“TÜRKİYE, YENİ PAZARLAR BULUR, SUUDİ LERE YAKIŞAN İNŞAAT İŞLERİNİ İSRAİLLİ FİRMALARA YAPTIRMAK OLUR”

Suudi Arabistan’a yapılan teslimatların Türk mallarının ihracatındaki payı ne denli önemli?

Apuhan:

 “Suudi Arabistan’a yaptığımız ihracat az değil; ancak Türkiye’yi sarsacak kadar önemli bir paya da sahip değil. Ülkede Türk şirketlerinin üstlendiği inşaat projeleri zaten Kaşıkçı cinayetinden sonra durma noktasına gelmişti. Sonuç itibariyle Türk firmaları yeni pazarlar bulacaklardır. Zaten, Suudi Arabistan yönetimine yakışan da bu inşaat işlerini Türk firmaları yerine İsrail şirketlerine yaptırmak olur..

Türk ekonomisi herhangi bir ülkenin ya da birliğin boykot kararı ile dibi görecek kadar basit temeller üzerinde yükselmiyor. Suudi Arabistan, Türkiye’yi haritada yeri bile zor bulunan ülkelerle karıştırıyor ve büyük hata yapıyor.. 

Bunun orta vadede Türk ekonomisine zararı değil yararı olur. Çünkü gerek iş adamlarımız, gerek bürokrasimiz bu yönetime güven olmayacağını ve hiçbir zaman söz konusu ülkede yürütülen projelerin güvenli olmayacağını anlamış oldular.” 

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ ÇÖZÜM MERCİİ Mİ?

Peki, iki ülke arasında imzalanmış ticaret anlaşmalarının mevcudiyeti düşündüğünde Türkiye, Suudi Arabistan’ı Dünya Ticaret Örgütü’ne şikayet etse bundan bir sonuç alabilir mi?

Apuhan:

“Elbette yapılan anlaşmalar çerçevesinde Türk tarafı şikayetçi olabilir. Peki, bu şikayetlerden bir şey çıkar mı? Hayır, bir şey çıkmaz. Zaten DTÖ işlevini kaybetmiş bir örgüt. Kaldı ki bence isteyen ülke, istediği ülkenin mallarına karşı boykot kararı alabilmeli. Suudi Arabistan buyursun boykot kararını genişletsin. Orta vadede zararlı çıkan kendileri olacaklardır.”

SUUDİ ARABİSTAN’DAN TÜRKİYE’YE YÖNELİK YENİ AMBARGO İDDİASI

Vatandaşlarına ‘Evleri satın’ baskısı yapıyor

Türk ürünlerine karşı ambargo kampanyaları ile gündemde olan Suudi Arabistan’ın Türkiye’de ev satın alan vatandaşlarını izlemeye aldığını, Arap yatırımcılara ‘evleri satın’ baskısı yaptığı öne sürüldü.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim hızla tırmanmaya devam ederken, Türk ürünlerine resmi olmayan bir şekilde ambargo uyguladığı belirtilen Riyad’ın Türkiye’den ev alan Suudi vatandaşlarına ‘evleri satın’ baskısı yaptığı iddia edildi.

Riyad, Türkiye’den ev alan Suudi vatandaşları izlemeye aldı.

Suudi yönetiminin bizzat vatandaşlarını arayarak Türkiye’deki mülklerini satmalarını istediği belirtildi. Ülkenin İç İstihbarat Birimi’nin (Mabahith) para çıkışlarını yakın takibe almaya başladığı, Türkiye’ye 100 bin doların üzerinde para gönderen çok sayıda Suudi vatandaşına da para cezası kesildiği de ifade edildi.

Suudi Arabistan Genel İstihbarat Müdürlüğü’nün de Türkiye ile yakın ilişkisi bulunan iş adamlarını bu ticaretten vazgeçmeleri yönünde ağır baskı altına aldığı belirtildi.

“VELİAHT’IN TALİMATIYLA YAPILIYOR”

Türkiye’den ev alan Suudi vatandaşlarından evlerini satmaları, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın talimatı ile isteniyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’den en fazla konut alan ikinci ülke, Irak’ın ardından Suudi Arabistan. TÜİK’e göre yabancılara son beş yılda 122 binden fazla konut satıldı. Bu konutların yüzde 10.3’ünü (10 bin 653) Suudi vatandaşları aldı.

Sputnik – Ceyda Karan

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top