GÜNDEM

BURHAN KUZU DETAYI…ALİYE!

”Arkadaşlarımla alem yapmak için kadın bulması için birini aradım…”

ALİYE UZUN KONUŞTU !

”Alem yapmak için kadın bulması amacıyla birini aradım, beni AKP Beşiktaş Kadın Kolları Başkanı Aliye Uzun’a yönlendirdiler. Kadınları o gönderiyor…”

İranlı uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti’yi Türk vatandaşı olabilmesi için eski AKP Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burhan Kuzu ile tanıştıran Aliye Uzun konuştu.

Aliye Uzun, bir dönem AKP Beşiktaş Kadın Kolları Başkan Yardımcısı olduğunu, Kuzu ile bu vesileyle tanıştığını ifade etti. 

Uzun, Zindaşti ile bir süre “flört ettiklerini” ve İranlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı alabilmesi için ücret karşılığı aracılık ettiğini söyledi.

ALİYE UZUN’UN AÇIKLAMALARI:

 Zindaşti ile ne zaman tanıştınız?

Aliye Uzun:

“Zorlu AVM’nin açılışında tanışmıştım. ‘Dünya çapında bir firmanın sahibiyim’ dedi. Benim “Aliye’s” adlı dergim vardı, dergiden bahsettim. AKP’den olduğumu söyledim. Zindaşti, ‘Büyük yatırım yapmak istiyoruz, bir araya gelebilir miyiz?’ dedi. Sunum yaptılar; kule etrafında dönen güneş enerjisi sistemleri filan… ‘Yapmak istediğimiz yatırım, bir milyar doların üzerinde’ dedi. Sonuçta milliyetçiyim. İnsanların Türkiye’ye yatırım yapmasını istiyorum..

Teşkilatta çalıştığım için Burhan Hoca (Kuzu) ile yakın tanışıyorum; hocamı aradım. ‘Yatırım yapmak isteyen biri var, fiyat çok yüksek’ dedim. ‘Hemen bir araya getir, konuşalım’ dedi. Getirdik bir araya..

Zindaşti, ‘Vatandaş olursam daha iyi yatırım yaparım’ dedi. Sizden, benden iyi Türkçe konuşuyor. Annesi Hakkariliymiş..

Vatandaşlık Genel Müdürlüğü, Burhan Hocama ‘Dosyası kabarık, kimlik veremeyiz. Siz de uzak durun’ demiş. Burhan Hoca beni uyardı. Biz görüşmeyi kestik.”

 Zindaşti’ye kadın tedarik ettiğiniz doğru mu?

Aliye Uzun:

“Tamamen yalan!”

 Zindaşti ile sevgili oldunuz mu?

Aliye Uzun:

“Sevgili… Olduk mu? Şey döneminde benimle ilgileniyor gibi davrandı, flörtleşme gibi bir şey oldu. Bu olay ortaya çıkınca bir daha görüşmedim.”

 İfadelerde, Zindaşti ile gönül ilişkiniz olduğu belirtiliyor.

Aliye Uzun:

“Öyle bir gelişme oldu ama devamı gelmedi.”

 Flört ederken Zindaşti’nin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu bilmiyor muydunuz?

Aliye Uzun:

“Hayır, bilmiyordum. Bana şirketleri olduğunu söyledi. Gerçek ismini bile söylemedi.”

 Kuzu, aranızdaki duygusal ilişkiyi biliyor muydu?

Aliye Uzun:

“Bilmiyordu.”

 Zindaşti, Türk vatandaşlığı için kendisinden 650 bin TL istediğinizi, derginize 100 bin TL ödediğini iddia ediyor. Para aldınız mı?

Aliye Uzun:

“Hayır, almadım. Çalışma prensibim şöyle: Sözleşme yaparım, ücret tayin edilir. Para iş bitince alınır.”

 Dergi için 100 bin verdiğini söylüyor.

Aliye Uzun:

“Galiba verdi ama vatandaşlıkla alakası yok.”

 100 bin TL mi verdi?

Aliye Uzun:

“Daha düşük bir rakam galiba. İsmail Bey, dünyada danışmanlık firmaları var. Ben bu işten ücret alıyorum.”

 Bir fiyat bildirdiniz diye anlıyorum.

Aliye Uzun:

“Tabii ki. İş takibi ve danışmanlık yapıyorum. Bunu ücret karşılığı yapıyorum.”

 Zindaşti vatandaş olsa ne kadar alacaktınız?

Aliye Uzun:

“Hatırlamıyorum, geçmiş zaman…”

 Kuzu’ya bir ödeme yapacak mıydınız?

Aliye Uzun:

“Hayır, parayla pulla işi olmayan tek insan Burhan Hoca’dır. Mevlana gibi, yolda geçen herkese yardımı olur.”

 Başkalarına da vatandaşlık için aracı oldunuz mu?

Aliye Uzun:

“Hayır, olmadım.”

 AKP’li kimliğinizi neden bu ilişkiler için kullanıyorsunuz?

Aliye Uzun:

“Kim dedi kullanıyorum diye?”

 Zindaşti dedi.

Aliye Uzun:

“Beyefendi, bu adam yatırım yapmak istedi. Sonuçta ABD’ye gittiğiniz zaman onlar da herkese kapısını açıyor.”

 Siz de vatandaş olmasına aracılık ettiniz.

Aliye Uzun:

“Aracılık ettim, bu kadar.”

MAFYA AYAĞI VAR SİYASİ AYAK NEREDE?

Ergenekon Davası’nda altı yıl tutuklu kalan Tuncay Özkan, Zindaşti’nin Fetullahçı Savcı Zekeriya Öz tarafından gizli tanık yapıldıktan sonra salıverilmesine dikkat çekiyor. Bugün dillendirilen “FETÖ Borsası” iddiası gibi, geçmişte “Ergenekon Borsası”nın kurulduğunu iddia eden Özkan, şunları söylüyor:

CHP İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı Tuncay Özkan:

“Ergenekon dosyasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan 100’ü aşkın iş adamı vardı. Bu iş adamları içinde Türkiye’nin ilk 10’u da var. O günkü iddia, Öz’ün para alıp iş adamlarını bıraktığı ve iş takibi yaptığı şeklindeydi. Şimdi anlıyoruz ki Zindaşti çıkar uğruna bırakılmış. Ergenekon Borsası’nda, insanlar Ergenekon ile irtibatlandırılmamak için ne kadar ödedi? Zindaşti kaç para karşılığında bırakıldı?

Burhan Kuzu’ya soruyorum: Bu işin neresindesin? Uyuşturucu ayağı var, mafya ayağı var, kadın satıcısı ayağı var. Siyasi ayak nerede? Türkiye, yakın geçmişindeki tehlikeli ilişkileri açıklayamazsa geleceğini kirletir.”

KONUYU ÖZETLİYEYİM

1- Fotoğrafta, Burhan Kuzu ve İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti var.

2- Zindaşti, İstanbul’da yakalanır. İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimi C.Ö. tarafından hemen tahliye edilir. Tahliyenin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı derhal tahliyeye itiraz edip tutuklama kararı çıkarttırdıysa da Zindaşti kayıplara karışır.

3- HSK hemen soruşturma açar. Hakim ifadesinde şöyle der:
“İktidar partisinden eski milletvekili beni sürekli arayarak bu şahsın mutlaka tahliye edilmesi gerektiği yönünde telkinde ve baskıda bulundu. Devletin bu konuda bir duyarlılığı olduğunu belirtti.”

4- “Eski milletvekili”nin Burhan Kuzu olduğu anlaşılır. Ama Burhan Kuzu, “Ben ne o İranlıyı tanırım ne de o hâkimle görüşmem oldu. Hele hele duygusallık dediğin para işleri benim asla yapmayacağım işler. Bu bilgiyi kim verdi size bilmem” der.

5- Yukarıdaki fotoğrafı Cumhuriyet gazetesi yayımlar. Fotoğraflarının ortaya çıkmasının ardından, Burhan Kuzu Zindaşti ile yemek yediğini kabul eder  ve ” 2011 veya 2014… Vatandaşlık için yardım istedi. Vatandaşlık Genel Müdürlüğü’ne müracaat etti. Ben de genel müdürü aradım yardımcı olmalarını istedim. Müdür bir ay sonra bana döndü, ‘hocam bu adamın sıkıntıları falan var’ dedi. Ben de sıkıntı varsa kalsın dedim. Bir daha da görmedim adamı, ilk ve son görüşümdü.” bunları anlatır.

29 Mart 2016

İranlı uyuşturucu baronu Zindaşti’nin emniyette verdiği ifade…

Zindaşti: ”Arkadaşlarımla alem yapmak için kadın bulması için birini aradım. Aradığı kişi beni Aliye Uzun’a yönlendirdi. Kadınlar geldi… Aliye Uzun kendisini bana, “AKP Beşiktaş Kadın kollarında görevliyim, benim Ak Parti’de çevrem var” diyerek tanıttı.”

Zindaşti: ”Aliye Uzun bana ‘Sana vatandaşlık alabilirim’ dedi, bende kendisine; ‘Vatandaşlık alırsan sana Range Rover cip hediye edeceğim’ dedim. Aliye Uzun cip istemedi. 500 bin lira karşılığında Türk vatandaşı yapacağını söyledi. Aliye Uzun işlemleri başlatmak için 150 bin lira para istedi bende kabul ettim.”

Zindaşti: “Aliye Uzun ile ilişkim devam etti, bir dergi basımı konusunda kendisine 50 bin lira vererek yardım ettim, dergi işleri için toplamda 100 bin lira para harcadım…”

Zindaşti: ”Aliye Uzun ile iş yapmaya devam ettim. Bir yat almak istediğimi Aliye Uzun’a bildirdim. Aliye Uzun da bana, Ömer Erdal Akkartal isimli bir arkadaşı olduğunu ve onun da yatını sattığını söyledi. Yatı almak için 1 Milyon 300 bin euroya anlaştık. Fakat şüphelenip araştırma yaptım ve şahsın beni dolandırmak istediğine kanaat getirdim.. Bu olaylardan sonra Erdal ve Aliye ile arayı açtım. ”

Zindaşti: ”Aliye Uzun sonraki zaman içerisinde vatandaşlık başvurusu ile ilgili gelişme var bahanesi ile bana ulaşmaya çalışır ve Ekrem Öztunç isimli yeğenim ile görüşür. Beni uygunsuz resimlerimi paylaşmak ile tehdit edip, derginin vergisini ödememi istedi. Ben bu vergi borcunu ödemeyince devreye Erdal Akkartal girdi ve restleştik. Restleşmeden sonra ben ve 3 adamım Erdal Akkartal’ın verdiği adrese gittik ve çatışma yaşandı.. Benim bir adamım vuruldu ve olay yerinden kaçtık. Polise gitmedim. Erdal Akkartal da “Benim aranmam var polise gitmedim kapatalım” dedi ve olayı kapattık.”

İşte tüm bu savunmada geçen iddialarda bahsedilen Aliye Uzun, Cumhuriyet gazetesinin yayınladığı fotoğrafta Burhan Kuzu’nun yanında oturan kişinin ta kendisi.

Aliye Uzun kim ?

1- Mecidiyeköy’deki Trump Towers’a Erdoğan’ın posterini astıran bir isim.

2-AKP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Av. Şeyma Döğücü ve Başkan yardımcılarının ziyaret ettiği Ahmet Hakan’ın Hürriyet’teki köşesinde “kahraman” diye bahsettiği bir isim.

3-Sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflarda Erdoğan’a yakın olduğu izlenimi veren kişi.

4-Erdoğan ve eşi Emine Hanım ile birlikte fotoğrafları bulunuyor. Erdoğan ile gittiği yurt dışı ziyaretleri kapsamında, Saray’da, Cumhurbaşkanı danışmanları ile hatta Binali Yıldırım ve eşi ile çekilmiş onlarca fotoğrafı var.

5- Aliye Uzun ile bağlantılı olan iki dergi var. İlk derginin isimi ALİYES.

6- ALİYES Dergisinin 2014 yılı Mart ayında çıkan sayısında karşınıza kim çıkar sizce! Burhan Kuzu!

7-İkinci dergi “Business Woman” adı ile devam ediyor. Bu dergi 2017 yılında yayın hayatına başlamış. Ne tesadüf Aliye Uzun adı ile 2017 yılında 1000 lira sermayeli bir şirket Uzun Yayıncılık adını almış.

8- Aliye Uzun AKP’nin ve Cumhurbaşkanlığının en üst kademesinde bulunan kişiler ile gezdiği açık ortada olan hatta kendini resmi görevliymiş lanse ederek gezen bu kişi.

Neresinden bakarsanız bakın iddialar rezalet. İlişkiler rezalet. Bu kişiler bu noktalara nasıl ulaşıyorlar? Bu paranın kaynağı ne? Bu kişilerin siyasi bağlantıları kimler?

Bu iddiaların tamamı aydınlatılmalı ve kamuoyu bilgi sahibi yapılmalıdır.

ALİYE UZUN MESAJ ATTI SONRA SİLDİ

Bu haberleri yapanların hepsi ahlaksızdır. Benim savcılıkta ifadem var bu adamın baron olduğunu ve yaptığı birçok gayriresmi işi ben dilekçe verip şikayette bulunuyorum. Dünya kadınlar gününde benim gibi delikanlı varsa çıksın karşıma. Bir haber yapıyorsan iyice çalış ifadeleri vereceksen benim ifademi de yaz. Bu seçim arifesi AK Parti’ye bizim gibi Türkiye’ye yatırımcı getiren insanlara zarar vermek için yapılıyor bu haberler. 
Eveet Zindaşti’ye ben getirdim. Adam Türkiye’ye büyük yatırımlar yapmak istedi. Daha sonra benimle ilgili şikayetini geri aldı ama ben almadım. Size bu bilgileri veren hakim savcı bir zahmet yasak olan benim ifademi size versin kim deşifre etmiş Zindaşti’yi okuyun bakalım. Zindaşti’yi kendisini deşifre eden birine herhalde bir sürü iftira atacaktı. Siz çok bilmiş itirafçılar madem Atatürkçüsünüz ülkenin şehit torunu böyle delikanlı bir kadına sahip çıkmıyorsunuz. Gerekli bütün yasal işlemler başlatılacaktır. Benim ne yaptığımı çok merak etmişsiniz ben tüm dünyadan Türkiye’ye yatırımcı getiriyorum. Sizin haritada yerini bile bilmediğiniz yerlerde iş yapıyorum. Dinime, Kuramına laf eden şerefsizler. Rabbim sizi tez zamanda helak etsin. Hepiniz vatan hainisiniz. Ben Allah’tan başka kimseden korkmoyuroum. Ben kefenimi giydim, bu davada şavaşıyorum.Bizi Kimse yıldıramaz.”

İstanbul’da, lüks mağazaların sıralandığı Bağdat Caddesi, 7 Nisan 2019 günü patlayan kurşun sesleriyle yerinden sıçradı.

Başından vurulan genç adam caddede boylu boyunca yatarken, tetikçi ve suç ortağı ters yönlere doğru kaçtı.


Polis cesedin yanındaki aracın arka koltuğunda ağlar vaziyette bir çocuk buldu.

Adı, Efe Nazım Ünğan’dı.

Efe, 13 yaşındaydı.

Babası, gözlerinin önünde vurulmuştu, Efe’nin.

Cesetten “Ali Gören” adına düzenlenmiş sahte kimlik çıktı.

Kimlik numarası üzerinden yapılan taramaya göre öldürülen bu kişi, cinayet de dahil birden çok suçtan aranan, 38 yaşındaki İlhan Ünğan’dı.

İlhan’ın ağabeyi Orhan Ünğan, Amerikan Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’nin (DEA) kayıtlarında uyuşturucu baronu olarak nitelendiriliyordu. İran’dan Hollanda’ya, Sırbistan’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir ağ kurmuştu.

Lakabı “Hayalet Orhan”dı.

DEA’ya göre, Hayalet Orhan, gemilerle taşıdığı 2.1 tonluk uyuşturucunun 2014’te Yunanistan’da ele geçmesinden İranlı Naci Şerifi Zindaşti’yi sorumlu tutuyordu.

Ancak Hayalet Orhan, bu iddiayı reddediyordu. Yunanistan’da yakalanan uyuşturucuyla ilgili, Türkiye’de hakkında açılmış iki soruşturmada takipsizlik kararı verilmişti.

ERGENEKON’DA TANIK OLDU, KURTULDU

1974’te İran’da doğan Zindaşti ülkesinde 175 kilo eroinle yakalanınca idama mahkum edildi. Tahran’daki Evin Cezaevi’nde infazını beklerken, Türkiye’ye kaçtı.

Üzerinde, “Kemal Sharifi Seydani” adına sahte kimliği vardı.

2002’de bir kişiyi fidye için kaçırdı.

Büyükçekmece’de 2007 yılında 77.300 kilogramlık eroin yakalatınca tutuklandı.

Bir daha gün yüzü göremeyeceğini düşünürken, 2010’da tahliye oldu.

Tahliyenin “sırrı” çok geçmeden anlaşıldı!

İmdadına Fetullahçı Savcı Zekeriya Öz koşmuştu.

Şerifi, Ergenekon soruşturmasında “Gizli Tanık Terazi” adıyla ifade verdi.

Şerifi’nin iddiaları üzerine…

İstanbul 13. ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanları Erkan Canak ve Zafer Başkurt, uyuşturucu çeteleriyle ilişkilendirilerek, görevden el çektirildi.

Gerçekte bu iki hakim, Fetullahçı çetenin Balyoz ve Ergenekon davalarında çıkmasını arzu ettikleri kararlara engel olacakları düşünüldüğü için bu operasyona uğradı.

Zindaşti, “hizmeti” sayesinde tahliye oldu.https://86bf748c00906131f553354f1a0e62c7.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-37/html/container.html

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı almak için çok kez başvurdu. En yoğun çaba sarf edenlerden biri de dönemin AK Parti Milletvekili, bugünün Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu’ydu. Neyse ki devlet vatandaşlık vermedi.

Zindaşti, “Hayalet Orhan”ın uyuşturucu gemisini ihbar edince en kanlı narkotik savaşlarından biri Türkiye’de çıktı.

DUBAİ’DEN KANADA’YA…

Büyükçekmece’de 26 Eylül 2014’de seyir halindeki lüks bir araç silahlarla tarandı.

Maktüllerden biri, Zindaşti’nin kızı Arzu’ydu.

Diğeri de yakın adamı olan Ekrem Öztunç’un kardeşi Devrim…

Zindaşti, cinayetten Hayalet Orhan’ı sorumlu tuttu.

Hayalet Orhan suçlamaları reddetse de yaşanacaklara engel olamadı.

Üç ay sonra…

Küçükçekmece’de, 22 Aralık 2014’te restoranda yemek yiyen Hacı Osman Sezen ve Turgay Akar öldürüldü.

Bu iki kişinin Ünğan’a çalıştığı, Zindaşti’nin kızı ve adamını öldürdüğü iddia ediliyordu.

İstanbul Emniyeti’nden polis Ergül Kapukaya’nın cinayetten 18 gün önce iki kişinin adını Zindaşti’ye verdiği ortaya çıktı.

Kapukaya, Zindaşti’ye çalışan tek polis değildi.

Polis Gönen Karakaya ve Fatih Yılmaz da Zindaşti’nin adamıydı.

Cinayetler dur durak bilmedi.

Dubai’de yaşayan İran asıllı Türk vatandaşı olan Çetin Koç, 4 Mayıs 2016’da evinin otoparkında öldürüldü.

Katillerin aynı gün Kanada’dan gelip bu ülkeye döndüğü belirlendi.

Üç katilden Orosman Garcia Arevaldo ise o ay Kanada’da bir yaban mersini tarlasında öldürülmüş halde bulundu.

Bu cinayete karşılık…

Dubai’de vurulan Çetin Koç’un Tahran’da yaşayan kardeşi araçla kaçırılıp kaybedildi.

Son olarak…

Ünğan’ın avukatı Kudbettin Kaya, 6 Kasım 2017’de Bakırköy’de yemek yediği bir restoranda öldürüldü.

EN YAKIN ADAMINI SATIN ALDI

İddiaya göre İlhan Ünğan, intikam için harekete geçti. Hedef olarak Zindaşti’nin avukatını seçti. Bu kişilerin adresine ulaşabilmek için polis memurları Erkan Kocabaş ve Güven Güzel’den yardım aldı.

Ancak Ünğan’ın bilmediği bir şey vardı:

Zindaşti, kendisinin en yakın adamı Tolga Hakan Ceyhan’ı satın almıştı.

Ceyhan, bir taraftan Ünğan ile Zindaşti’ye karşı eylem planlarken, diğer taraftan Ünğan’ı vuran Efkan Öveç’i ayarladı.

Cinayet günü bulundukları konumu tetikçiye yolladı.

Sonra da, birazdan öldürülecek olan Ünğan’ın masasına oturdu.

Ateş açılınca Kantarcı Rıza Sokak’a girip kaçtı.

Şu an İran’da olduğu sanılıyor.

Zindaşti, cinayetleri azmettirdiği için 2018’de sekiz adamıyla tutuklandı.

Burhan Kuzu’nun hakim ve savcılar üzerinde kurduğu baskı sonucu “özgürlüğüne” kavuştu. Kuzu ve Hakim Cevdet Özcan, bu işlemden ötürü yargılanıyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29 Eylül’de çıkan iddianamesinde Zindaşti’nin eylemleri bu kadarla kalmıyor.

İran’a yönelik rejim karşıtı GEM TV’nin sahibi Saeed Karimian ile ortağı Mohammed Mer Almutairi’nin 29 Nisan 2017’de öldürülmesi de eylemler arasında yer alıyor.

Zindaşti, dördü cinayet olmak üzere 20’yi aşkın suçtan yargılanacak.

Tabi, artık bulunabilirse!

Yeniçağ-Murat AĞIREL/ sözcü – İsmail Saymaz

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top